Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

399 kadından cezaevleri için çağrı: Yaşanan süreç zamana yayılmış cinayet

Ayşe Hür, Şebnem Korur Fincancı, Pınar Aydınlar, Mücella Yapıcı ve Nesrin Nas’ın da arasında bulunduğu 399 kadın, cezaevlerinde yaşam hakkının güvence altına alınması çağrısı yaptı: “Şu anda yaşanan hukuki süreç yavaşlatılmış, zamana yayılmış cinayet.”

BOLD – 399 kadın, koronavirüs için en riskli yerlerden biri olan cezaevlerinde olan tutuklu ve hükümlülerin sağlık ve yaşam haklarının güvence altına alınmasını istedi.

İnfaz yasası değişikliğinde siyasi mahpusların kapsam dışı bırakılmasının toplum vicdanını yaraladığı belirtilen açıklamada, “Öncelikle yaşamı savunuyoruz. Cezaevlerinde hiç kimse can güvenliğinin sağlanamadığı koşullarda tutulmamalı. Yaralama suçluları, kadınlara ve çocuklara şiddet uygulayanlar tahliye edilirken sadece düşüncesini açıklayanların, siyasetçilerin içerde tutulmasını biz kadınlara kimse meşru gösteremez. Siyasi mahpusların İnfaz Yasası’ndaki değişiklik kapsamına alınması sağlanarak eşitsizliğin giderileceğine, hukukun ve vicdanın esas alınacağına inanmak istiyoruz” denildi.

Açıklamada, “Salgına karşı sadece çeşitli yasaklamalar getirilmiş, ceza evlerinde sağlık ve yaşama hakkıyla ilgili önlemler alınmamış, hatta mahpuslar kendi hallerine terk edilmiş görünmektedir Şu anda yaşanan hukuki süreci yaşam hakkının ağır ihlali ve “yavaşlatılmış/ zamana yayılmış cinayet” olarak değerlendirmekteyiz” ifadeleri kullanıldı.

399 kadının açıklaması şöyle:

İNFAZDA EŞİTSİZLİK GİDERİLMELİ

“Kadınlar, İnfaz Yasası’ndaki Eşitsizliğin Giderilmesini; Hükümlü ve Tutukluların Yaşam ve Sağlık Hakkının Korunmasını İstiyor.

Biz kadınlar biliyoruz ki bu zorlu günlerde yaşamın her alanında olduğu gibi hapishanelerde de kadınlar en zorlu süreçleri yaşıyor. Hapishanelerin, korona virüs salgını açısından en riskli yerlerden olması ve dolulukları nedeniyle çıkartılan son derece adaletsiz İnfaz Yasası’nda siyasi mahpusların kapsam dışı bırakılması toplum vicdanını yaralamıştır. Öncelikle yaşamı savunuyoruz. Cezaevlerinde hiç kimse can güvenliğinin sağlanamadığı koşullarda tutulmamalı. Yaralama suçluları, kadınlara ve çocuklara şiddet uygulayanlar tahliye edilirken sadece düşüncesini açıklayanların, siyasetçilerin içeride tutulmasını biz kadınlara kimse meşru gösteremez. Siyasi mahpusların İnfaz Yasası’ndaki değişiklik kapsamına alınması sağlanarak eşitsizliğin giderileceğine, hukukun ve vicdanın esas alınacağına inanmak istiyoruz.

MAHPUSLAR KENDİ HALLERİNE TERK EDİLDİ

Şu sıralar hapishanelerle ilgili olarak yayınlanan raporlar, avukatların ve ailelerin verdiği bilgiler kaygımızı arttırmaktadır. Salgına karşı sadece çeşitli yasaklamalar getirilmiş, ceza evlerinde sağlık ve yaşama hakkıyla ilgili önlemler alınmamış, hatta mahpuslar kendi hallerine terk edilmiş görünmektedir.

MUHALİFSE NE HALİ VARSA GÖRSÜN…

“Muhalifse ne hali varsa görsün” denilmediğine güvenmek istiyoruz. Mahpusların bağışıklık sistemleri zaten güçsüzken kadınların daha farklı ihtiyaçları sağlanmadığı gibi bu günlerde sıcak yemek servisi de durdurulmuş, sadece kuru gıda verilmeye başlanmıştır. Gerekçe olarak, yemeklerin açık cezaevlerinde yaptırıldığı, bu cezaevlerindeki hükümlülerin tahliyesi nedeniyle yemek verilemediği belirtilmiştir. Tutuklu ve hükümlülerin kaldıkları yerler ayda bir dezenfekte edilmekte, yeterli temizlik ve hijyen malzemesi verilmemekte, maske ve eldiven dağıtılmamaktadır. Kantinde virüse etkili alkollü dezenfektan bulunmamakta, kantin fiyatları fahiş rakamlara varmaktadır.

KANDIRA CEZAEVİNDE YOĞUN İHLALLER VAR

Her alanda süren cinsiyet ayrımcılığının bir yansıması olarak kadın siyasetçilerin, eş başkanların tutulduğu Kandıra gibi ceza evlerinde, paylaşmaya çalıştığımız ihlallerin daha yoğun olduğu gözleniyor. Siyasette kadınlar bin bir mücadeleyle açtıkları alanlarda kadın görünürlüğünü ve temsiliyetini sağlamak, seslerini duyurmak için çabalarken, cezaevlerinde kadın siyasetçiler görünmezleşiyor. Bu da maruz kaldıkları ihlallerin daha az gündeme gelmesi anlamına geliyor.

KAYGI VERİCİ

Pek çok cezaevinde, revir ya da hastane sevki imkanı bulamayan, toplu görüşme olanakları kaldırılan, kargo, mektup ve kitap alamayan, günlük kantin alışverişi iki haftaya çıkarılan mahpuslar, kendi aileleriyle, avukatlarıyla görüşemezken her gün infaz koruma memurlarıyla karşılaşmaktadır. Siyasi mahpus fazlalığı nedeniyle fiziki mesafenin korunması imkanı da bulunmayan bir çok cezaevinde olduğu gibi, özelikle de Gülten Kışanak, Sebahat Tuncel, Selma Irmak, Çağlar Demirel, Figen Yüksekdağ, Aysel Tuğluk, Gülser Yıldırım, Nurhayat Altun ve Edibe Şahin gibi bir çok siyasetçi kadının da kaldığı Kandıra Ceza Evi’ndeki siyasi mahpuslardan gelen haberler kaygı verici.

YAVAŞLATILMIŞ CİNAYET

Tutuksuz yargılama taleplerinin acilen hayata geçirilmesi mümkünken, dosyaları bilmeyen ve “sorumluluk” almak istemeyen nöbetçi mahkemeler, dosyalara incelemeden “tutukluluk halinin devamına” biçiminde üç kelimeyi sıralayarak bu salgın günlerinde Kandıra cezaevinde ki 9 siyasetçi kadın ve tüm mahpusların can güvenliklerini hiçe saymaktadırlar. Şu anda yaşanan hukuki süreci yaşam hakkının ağır ihlali ve “yavaşlatılmış/ zamana yayılmış cinayet” olarak değerlendirmekteyiz.

DERHAL TAHLİYE

Bütün bu nedenlerle, hükümlü ve tutukluların yaşam ve sağlık haklarının güvence altına alınması için:

Öncelikle ceza infaz kurumlarında yaşam hakkı korunmayan kadınlar, çocuklar ve dezavantajlı gruplar, ayrımcı İnfaz Kanunu’nda eşitlik sağlanarak derhal serbest bırakılmalıdır.

Hükümlü de olsa salgında en yüksek riski taşıyan kronik hastalığı bulunanların ve yaşlıların cezalarını evlerinde çekmelerinin, tutukluların adli kontrolle tahliye edilmelerinin sağlanmasını;

Grip belirtisi gösteren tüm mahpusların tedavi için derhal hastaneye sevkini;

Mahpusların güçlü ve düzenli beslenmeleri için sıcak yemek servisinin acilen tekrar başlatılmasını;

Tüm kullanım alanlarının sık sık dezenfekte edilmesini, mahpuslara hijyen ve temizlik malzemelerinin, maske ve eldivenlerin ücretsiz sağlanmasını;

Adalet Bakanlığının açıkladığı rapora göre, açık cezaevlerinde görevli onlarca infaz koruma memurunun korona virüs testi pozitif çıkmıştır. İnfaz koruma memurlarının günlük teste tabi tutulmalarını;

Adalet Bakanlığının tutuklu yakınlarını güncel kararlarla ilgili bilgilendirmesini, haftada bir gün olan 20 dakika telefon konuşma hakkının 20’şer dakika biçiminde düzenlenerek, mahpus yakınlarının endişelerinin giderilmesini;

Cezaevlerinin tabip odalarınca denetlenmesini;

Kadınlar olarak bir kez daha talep ediyoruz.”

İmzacılar:

Ada Ümmühan Köse, Adalet Kaya, Arzu Eylem Kayaoğlu, Arzu Kurt, Arzuhan Halis, Aslı Takanay, Asya Ülker, Atiye Arıkan, Ayfer Saki, Ayla Çelik, Aylin Barcın, Aylin Doğan, Aylin Yüksel, Aynur Cengiz, Aynur Dik, Aynur Hayrullahoğlu, Aynur Lale, Aynur Özoğurlu, Aysel Hoşgit, Aysel Sağır, Ayseli Saki, Ayşe Acinikli, Ayşe Berktay, Ayşe Erdem, Ayşe Erzan, Ayşe Gökkan, Ayşe Gözen, Ayşe Güney, Ayşe Hür, Ayşe Mattli, Ayşegül Başar, Ayşegül Başer, Ayşegül Devecioğlu, Ayşegül İyidoğan, Ayşegül Uygun, Ayşen Candaş, Banu Eriş, Banu Paker, Başak Salihler, Berciş Mani, Beril Eyüboğlu, Beritan Kalbişen, Berrin Uyar, Beyza Çelenligil Kutay, Beyza Üstün, Bircan Yorulmaz, Birgül Sönmez Şimşek, Burcu Acar, Buse Üçer, Canan Arın, Candan Dumrul, Candan Yıldız, Cemile Baklacı, Cemile Kuzu, Cemre Baytok, Cennet Nurdan Parlak, Cevriye Aydın, Cihan Aydın Bozkurt, Çağdaş Demet Güler, Çağdaş Demir, Çağla Akdere, Çağla Demir, Çağla Yolaşan, Çiğdem Çidamlı, Çiğdem Kozan, Çiğdem Yalçın, Damla Eroğlu, Delal Revşen Fındıkcı, Deniz Derinyol, Deniz Devrim Dede, Deniz Erdoğdu, Deniz Polattaş, Deniz Tuna, Deniz Tunç, Deniz Türkali, Derya Apaydın, Devrim Avcı Özkurt, Dilan Dirayet Taşdemir, Dilcen Kaya, Dilek Çankaya, Dilek Gökçin, Dilek Güzel, Dilek Hattatoğlu, Dilek Sevgi Ataç, Dilşa Deniz, Dilşat Aktaş, Duygu Tuna, Ebru Atakan Öztatar, Ebru Simeklioğlu, Ebru Sorgun, Ebru Yıldırım, Ecem Öztürk, Ekin Yeter, Elif Aytaç, Elif Bulut, Elif Ege, Elif Ergin, Elif Taşdöğen, Elif Yetiğin, Elvan Olkun, Emel Ataktürk, Emine Erel, Emine Tak, Emine Uşaklığil, Eren Keskin, Esma Yaşar, Esra Baş, Esra Çiftçi, Esra Erin, Esra Koç, Esra Mungan, Evin Doğu, Evin Kışanak, Evren Altınel, Evren Kocabıçak, Evrim İnan, Eylem Sarıoğlu Aslandoğan, Eylem Zengin, Ezgi Güngördü, F. Ceren Akçabay, Fatma Aytaç, Fatma Balpetek, Fatma Baş, Fatma Bayram, Fatma Gök, Fatma Koçyiğit, Fatma Tanyeri, Fatmagül Berktay, Fatoş Pütün, Feride Eralp, Feryal Saygılıgil, Fethiye Çetin, Feyha Karslı, Fiğen Ertem, Filiz Fırtına, Filiz Karakuş, Filiz Kerestecioğlu, Filiz Şahin, Firdevs Hoşer, Firdevs Yazıcı, Fulya Dağlı, Funda Ekin, Füsun Doğan, Füsun Ertuğ, Gamze Abay, Gamze Gökoğlu Şimşek, Gamze Özkök, Gaye Onurer, Gönül Dinçer, Gönül Korkmaz, Gönül Sevindir, Gulan Çağın Kaleli, Gurbet Uçar, Gül Altay, Gülay Kılıçaslan, Gülcihan Şimşek, Gülfer Akkaya, Gülfiye Aktaş, Gülistan Kılıç Koçyiğit, Güliz Kaptan, Güliz Sağlam, Gülnur Elçik, Gülnur Acar Savran, Gülnur Aksop, Gülseren Kayır, Gülseren Pusatlıoğlu, Gülsevil Erdem, Gülsüm Ağaoğlu, Gülşah Kaya, Gülşah Şahir, Gülşenay Dalveren, Gülşin Ketenci, Gültan Ergün , Gülyeter Aktepe, Güneş Yılmaz Baştuğ, Hacer Ansal, Halime Güner, Hamiyet Akkaya, Handan Koç, Hande Gülen, Hande Karahan, Hanife Yüksel, Hasbiye Günaçtı, Hasibe Rengin Güvenç, Hatice Ödemiş, Hazal Yaşacan, Heval Yıldız Karasu, Hicran Danışman, Hilal Alkan, Huri Özdoğan, Hülya Dinçer, Hülya Osmanağaoğlu, Hülya Uygun, Işıl Özgentürk, İdil Uğurlu, İlke Işık, İlknur Alcan, İnci Bilaloğlu, İnci Hekimoğlu, İncilay Erdoğan, Jale Gökoğlu, Julide Kural, Kamile Dinçsoy, Kardelen Taş, Kumru Başer, Kübra Kurtoğlu, Lale Bakırezer, Latife Demirci Kahya, Latife Fegan, Leman Yurtsever, Leyla Han Tüzel, Leyla Kaplan Kertiş, Liz Amado, Lütfiye Bozdağ, Mebuse Tekay, Mehtap Aksan, Mehtap Okuyan, Melda Erbatur, Melek Göregenli, Melek Ulugay Taylan, Melike Çınar, Meral Camcı, Meriç Eyüboğlu, Meryem Koray, Meryem Turan, Mihri İnal Çakır, Miray Demir, Mizgin Irgat, Mukaddes Erdoğdu Çelik, Mukaddes Yüksel, Munise Görgül, Mücella Yapıcı, Müge Yamanyılmaz, Müjgan Arpat, Nadire Mater, Nagehan Avcil, Nakiye Boran, Naran Özka, Nazan Üstündağ, Nazlı Andan, Nebiye Arı, Nebiye Merttürk, Necmiye Alpay, Nefise Sormageç, Nehir Kovar, Nesrin Nas, Nesrin Sungur Çakmak, Nesrin Şenol, Nesteren Davutoğlu, Neşe Özgen, Neşe Sönmez, Neşe Yaşin, Nihan Aksakallı, Nil Mutluer, Nilgün Doğançay, Nilgün Toker, Nilgün Yurdalan, Nimet Demir, Nimet Tanrıkulu, Nurcan Özkaplan, Nupelda Çelik, Nur Betül Çelik, Nur İlhan, Nur Yazıcı, Nurhan Ercan, Nurten Ertuğrul, Nurten Tuc, Okşan Koçkar Erdoğan, Olcay Korkmaz, Oya Baydar, Oya Ersoy, Oya Öznur, Oya Sönmez, Öğet Öktem, Özengül Ergün, Özge Savaş, Özgül Saki, Özgür Sevgi Göral, Özlem Arıcı, Özlem Devrim Bahar, Özlem Marc, Özlem Özkan, Özlem Özkan, Özüm Vurgun, Pelin Songül Çiçek, Perihan Koca, Perihan Meşeli, Pınar Aydınlar,Pınar Dokuz, Pınar Erol Pur, Pınar Saip, Rengin Ergül, Reyda Ergün, Reyhan Yalçındağ,Rojda Yıldırım, Rozerin Seda Kip, Ruken Gülağacı, Rüya Kurtuluş, Saynur Gürçay, Seher Kalkan, Selin Çağatay, Selin Top, Selin Yılmaz, Selma Atabey, Semiha Arı, Semra Somersan, Semra Ulusoy, Serap Eroğlu, Serra Akcan, Sevda Çetinkaya, Sevgi Atay, Sevgi Binbir, Sevgi Özlem Gülmez, Sevgi Zülfükar, Sevil Aracı Bek, Sevil Öcal, Sevim Çelikcan, Sevim Erdem, Sevim Lektemur, Sevna Somuncuoğlu, Sezen Yılmaz, Sıdıka Özdemir, Sibel Perçinel, Simten Coşar, Songül Beydilli, Songül Soytürk, Sozdar Ortaç, Sultan Güner, Suzan İşbilen, Suzan Saner, Şahika Hancı, Şahika Yüksel, Şaneşin Aydın, Şaziye Önder, Şebnem Korur Fincancı, Şehbal Şenyurt, Şehide Zehra Keleş, Şehriban Parlak, Şemsa Özar, Şemse Kutsal, Şener Büyükbektaş Macit, Şengül Yüksel, Şevin Kaya, Şeyda Talu, Şiva Alizade, Şöhret Baltaş, Şule Şilan Işık, Şükran Şakir, Tebessüm Yılmaz, Tennur Koyuncuoğlu, Tuğçe Canbolat, Tuğçe Ercan, Tuğçe Özçelik, Tül Akbal,Tülin Eroğlu, Tülin Semayiş, Türkan Kaytan, Türkan Tanse, Ülker Sayın, Ümide Aysu,Ümmühan Kursun, Viki Çiprut, Viyan Kınalı, Yakın Ertürk, Yaprak Damla Yıldırım, Yaprak Zihnioğlu, Yasemin Ahi, Yasemin Bektaş, Yasemin Göksu, Yasemin Gülbol, Yasemin Özgün, Yaşere Kılıç, Yelda Kocak, Yeşim Dinçer, Yeter Tabak, Yıldız İmrek, Yonca Demir, Yonca Verdioğlu, Yüksel Selek, Z. Gizem Sayın, Zale Karademir, Zarife Akbulut, Zehra Arat, Zehra Şenoğuz, Zekiye Arikel, Zelal Yıldırım, Zeynep Çelik, Zeynep Gambetti,Zeynep Kıvılcım, Zeynep Oral, Zeynep Tanbay, Zöhre Dalkıran, Zübeyde Tüfekçi, Züleyha Gülüm.

Silivri Cezaevi B12 koğuşundaki tutukluların test sonuçları pozitif çıktı!

Gündem

Eski MİT’çi Altaylı’nın Erol Olçok ve Davutoğlu’na verdiği gizli belge deşifre oldu

Eski MİT’çi Enver Altaylı’nın telefonundaki ‘Rusya istihbaratına ait’ denilen belge yayınlandı. Devletin gizli kalması gereken belgesini yayınlamanın suç olduğunu belirten Altaylı, aynı belgeyi Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a en yakın isim Erol Olçok ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’na verdiğini açıkladı.

BOLD – Gülen Hareketine yönelik yargılamalar çerçevesinde tutuklanan ve 42 yıl 6 aya kadar hapis cezası talebiyle yargılanan eski Milli İstihbarat Teşkilatı mensubu Enver Altaylı, telefonunda bulunan ve ‘Rusya’ya ait istihbarat belgesi’ olduğu belirtilen dosyaya ilişkin savunma yaptı.

Independent bahsedilen belgeyi yayınlayınca Türkiye Cumhuriyeti devletinin gizli belgesi dünya kamuoyunun önüne düştü. Independent Türkçe’de de yer alan habere göre Altaylı, savunmasında 2017 Ağustos’unda tutuklanmasına, devletin hassas kurumlarına sızmış Rus ajanları ve bazı Rusçu yazarların neden olduğunu söyledi.

RUS İSTİHBARAT TEŞKİLATINA AİT BELGE

Haberde, FSB Müdür Yardımcısı Sirotkin tarafından FSB Başkanı Brotnikov’a sunulduğu belirtilen ve Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın dosyasına giren rapor da yayınlandı. Altaylı’nın telefonundan çıkan Rusya Federasyonu İstihbarat Teşkilatı (FSB) Başkanı Alexander Bortnikov’a sunulmak üzere, FSB Müdür Yardımcısı General Sirotkin Gennadyeviç tarafından Türkiye’nin istikrarsızlaştırılması için hazırlandığı belirtilen bir rapor çıktı.

‘DEŞİFRE EDİLMESİ SUÇ’

Bu raporun iddia makamı tarafından dosyaya konularak deşifre edilmesinin suç olduğunu söyleyen Altaylı, mahkemeyi de uyardı: “Gizli tutulması Türkiye’nin güvenliği açısından, Türkiye-Rusya ilişkileri açısından şart olan bu belge iddia makamı tarafından dünyaya ilan ediliyor. Suç işliyor. Ruslar böylelikle, Türk devletinin elinde olan gizli bir bilgiden haberdar edilmiş olmaktadır. Yani beni casuslukla suçlayan iddia makamı, aslında devletin gizli bir bilgisini Ruslar ile paylaşmaktadır.”

‘EROL OLÇOK’A VERDİM’

Altaylı, Türkiye’nin 24 Kasım 2015’te hava sahasını ihlal eden Rusya Federasyonu Hava Kuvvetleri’ne ait SU-24 savaş uçağını düşürdükten sonra hazırlandığı belirtilen raporu, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminde şüpheli şekilde öldürülen Erol Olçok’a verdiğini ve onun aracılığıyla üst düzey devlet görevlilerine ulaştırılmasını sağladığını anlattı.

‘DAVUTOĞLU’NA ULAŞTIRILMASI İÇİN BİLGİN’E TESLİM ETTİ’

Altaylı savunmasında, Rusya’nın, Türkiye’ye karşı atacağı adımların yer aldığı raporu, dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’na ulaştırması için Çankaya Köşkü’nde bir araya geldiği Başbakan Başdanışmanı Feridun Bilgin’e teslim ettiği bilgisini de verdi. Altaylı, bu belgeyi devlet görevlilerine teslim ettiği için kendisinin suçlanamayacağını, böyle bir yargılamanın ancak Rusya Federasyonu savcıları tarafından yapılabileceğini belirtti.

BİLGİN DOĞRULADI: RAPORU DAVUTOĞLU’NA TESLİM ETTİM

Independent Türkçe’ye konuşan Feridun Bilgin, Altaylı’yla bir araya geldiklerini ve FSB’nin üst düzey yöneticileri tarafından hazırlandığı ileri sürülen raporu aldığını ifade etti. Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun liderliğindeki Gelecek Partisi’nin Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Bilgin, “Raporu başbakana teslim ettim. İlgili kurumlar gereğini yapmıştır” ifadesini kullandı.

Biden’dan umduğunu bulamayan Erdoğan rotayı Putin’e çevirdi

Okumaya devam et

Gündem

AKP yargısı IŞİD’e merhametli: Türk askerlerinin yakılma videosunu çeken IŞİD’liyi serbest bıraktı

AKP yargısının IŞİD’i kollayan yeni bir kararı daha ortaya çıktı. Türk askerlerinin yakılma videosunu çeken IŞİD’li Ömer Y.’nin serbest bırakıldığı ortaya çıktı. Geçen hafta da iki Türk askerinin yakılarak şehit edilmesinde fetva veren “IŞİD kadısı” Alwi’nin de adli kontrolle serbest bırakıldığı, Gaziantep’te dükkân işlettiği belirlenmişti.

BOLD – Türk askerleri Sefter Taş ve Fethi Şahin’in Suriye’de yakılarak şehit edilme görüntüleri Türkiye’de infiale yol açmıştı. Şehit edilen Mehmetçiklerin aileleri faillerin bulunması için her yolu denedi. Ancak AKP medyası olayın üstünü kapattı. Yakalanan IŞİD’lilerin de sessiz sedasız cezaevinden tahliye edildiği ortaya çıktı.

IŞİD’IN MEDYA BAKANLIĞI ÇALIŞANI

IŞİD’in “medya bakanlığı” olarak adlandırılan yapılanmasında çalışan ve iki Türk askerinin yakılma görüntülerini çekip servis eden Ömer Y.’in İstanbul’da yargılandığı mahkeme tarafından, 16 Nisan 2020 tarihinde tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildiği ortaya çıktı. Ömer Y.’nin şu an nerede olduğu bilinmiyor.

IŞİD Medya Sorumlusu Ömer Y.

2018’DE TUTUKLANDI, 2020’DE SERBEST KALDI

ANKA Haber Ajansı’nın haberine göre Ömer Y, 2018 yılında Ankara Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığı’nda alınan ifadesinin ardından adliyeye sevk edildi. Tutuklanan Ömer Y. hakkındaki soruşturma dosyası, “yetkisizlik” kararı ile İstanbul’a gönderildi. IŞİD’li sanık hakkındaki yargılama İstanbul’da sürerken 16 Nisan 2020 tarihinde tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi.

GAR KATLİAMINDA DA DİNLENECEKTİ

IŞİD militanı Ömer Y., 2018 yılında Ankara’da yakalanmıştı. IŞİD’in öldürdüğü Türk askerlerinin yakılma anının görüntülerini çektiren ve servis eden sanığın ifadesi, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’na ilişkin yargılama dosyasına da girmişti. Ömer Y. 24 Kasım 2021 tarihinde 10 Ekim katliamına ilişkin firari sanıklar yönünden devam eden dosya kapsamında da tanık olarak dinlenecekti.

“SEDAT PEKER VE MİLLETVEKİLİNE SUİKAST DÜZENLEYECEKTİK”

Ömer Y. 2018 yılında alınan ifadesinde IŞİD’in askeri yapılanmasını anlatmıştı. Sanık ifadesinde, “20 Temmuz 2015 Suruç, 10 Ekim Ankara Tren Garı ile 20 Ağustos Gaziantep düğün saldırıları emrini Ebu Zeynep Halebi verdi. Türkiye’deki saldırıları organize eden Abullatif Efe kod isimli Yunus Durmaz’ın IŞİD’in dış istihbarat birimi çalışanıydı. IŞİD’in Muğla’nın Bodrum, İzmir’in Çeşme ve Aydın’ın Didim ilçelerine yönelik saldırı planı yapıyordu. Organize suç örgütü yöneticiliğinden hakkında yakalama kararı çıkarılan Sedat Peker ve bir milletvekiline IŞİD suikast düzenleyecekti. IŞİD’e katılan Türkler ‘Fursanül Hilafe Ketibesi’ne giriyordu. Ketibe’nin başında Gaziantepli Cengiz Dayan vardı” iddialarını gündeme getirmişti.

23 bin kişinin atıldığı TSK’da ankesör soruşturması: 51 gözaltı

Okumaya devam et

Gündem

23 bin kişinin atıldığı TSK’da ankesör soruşturması: 51 gözaltı

ByLock ve ankesör iddiasıyla 23 bin kişinin ilişiğinin kesildiği TSK’da ankesör soruşturmaları devam ediyor. Ankesörlü telefonla arandıkları gerekçesiyle Ankara merkezli 19 ilde 51 TSK personeline gözaltı kararı verildi. Bu kişiler arasında daha önce ilişiği kesilmiş 4 askeri öğrenci de bulunuyor.

BOLD – 15 Temmuz sonrası askeri okulla ilişiği kesilmiş, ancak yaşı küçük olduğu için hakkında işlem yapılamayan askeri okul öğrencilerine yönelik gözaltılar devam ediyor. Bu yıl başından beri gözaltına alınan askeri okul öğrenci sayısı 700’ü geçerken, bugün Ankara merkezli 19 ilde başlatılan soruşturmalar kapsamında daha önce ilişiği kesilmiş 4 askeri okul öğrencisi için gözaltı kararı verildi.

GÖREVDE OLAN 14 ASKER DE SORUŞTURMA DOSYASINDA

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, Gülen Hareketi’nin Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içindeki yapılanması iddiasıyla yapılan soruşturmada toplam 51 şüpheli hakkında Ankara merkezli 19 ilde gözaltı kararı verildi. Aktif görevde olan 2 binbaşı, 1 yüzbaşı, 1 üsteğmen, 1 teğmen, 7 astsubay, 2 uzman çavuş, daha önce ilişiği kesilen 3 albay, 3 yarbay, 2 binbaşı, 4 astsubay, 1 uzman çavuş olmak üzerek 27 askeri personel ile daha önce ilişiği kesilmiş 4 askeri öğrenci hakkında gözaltı kararı verildi. 51 kişinin gözaltına alınması için çalışma başlatıldı.

SUÇLARI ANKESÖRLE ARANMAK

Ankara genelinde çeşitli semtler ve daha önce görev yaptıkları yerlerde bulunan büfe, bakkal, market gibi umuma açık iş yerlerinde bulunan kontörlü sabit hatlar veya ankesörlü telefonlar kullanılarak arandıkları delil olarak sunuluyor.

TSK’DA ATILAN PERSONEL SAYISI 23 BİNİ GEÇTİ

Bylock, ankesörle aranma gibi deliller öne sürülerek Türk Silahlı Kuvvetlerinden ihraç edilenlerin sayısı ise 23 bini geçti. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, iki ay önce bu konuda yaptığı açıklamada Gülen Hareketi ile mücadele kapsamında toplam 23 bin 364 kişinin Türk silahlı kuvvetlerinden ihraç edildiğini açıklamıştı.

108 Kürt siyasetçinin yargılandığı gün Erdoğan’dan ‘Kürt Sorunu’ yorumu: Çözdük, aştık, bitirdik

 

 

Okumaya devam et

Popular

Shares