Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Akşener: Parlamenter sisteme geçmek kaydıyla Erdoğan’la masaya otururum

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, parlamenter sisteme geçmesi şartıyla AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la aynı masaya oturacağını söyledi.

BOLD – Akşener, “Cumhurbaşkanı beni çağırdı diyelim ki. Ben ona derim ki; parlamenter sisteme geçmek kaydıyla buyurun oturup konuşalım. Dürüst bir biçimde “Meral Hanım sizinle görüşebilir miyim dese?” buyrun derim” ifadesini kullandı.

Fox TV’de İsmail Küçükkaya’nın sunduğu Çalar Saat Programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Akşener, AKP hükumetini ekonomi konusunda eleştirdi. Akşener, “Ekonomi rezalet bir durumda. Damat Bey bir paket açıkladı, kredi verecekler. Nereye verecekler inşaat sektörüne. Dostlarını kurtarıyor Sayın Erdoğan” dedi.

Akşener şunları söyledi:

PARLAMENTER SİSTEME GEÇMEK KAYDIYLA ERDOĞAN’LA KONUŞURUM

“Bunların hepsi olabilir, diyorum ki yanlış. Cumhurbaşkanı beni çağırdı diyelim ki. Ben ona derim ki; parlamenter sisteme geçmek kaydıyla buyurun oturup konuşalım. Dürüst bir biçimde “Meral Hanım sizinle görüşebilir miyim dese?” buyrun derim. Fikirlerini bana anlatsa, benim ona söyleyeceğim şey şu; 2010 referandumu Türkiye’yi felakete götürecek dedim. Evren’e öyle şeyler oldu ki, başörtüsü ile dövüşerek çıktı, ayet hadis okuyarak çıktı. 82 Anayasası’nı siz hazırladınız kardeşim. O zaman şöyle dediler; “Biz bu anayasası Allah korkusu ile hazırladık besmele ile hazırladık” Ben dedim ki herkesi götürecek bu, keşke haklı çıkmasaydım, haklı çıktım. Gençliğinizden beri tanıyoruz birbirimizi.

EKONOMİ REZALET DURUMDA

En karanlık gecem 2016 Nisan referandumu gecesi. Türkiye’nin geleceği adına kaygılandım. Ben Erdoğan’a derim ki parlamenter sisteme geçmek kaydıyla masaya otururum.Ben prensipler ve ilkeler üzerinden yürüyorum. İki yılda gelinen noktada nefes alamıyorsunuz. Ekonomi rezalet bir durumda.

BABACAN İYİ BİR EKONOMİST

Babacan iyi bir ekonomist sakin bir insan. Bugünkü iktidara uzun süre paydaşlık yaptıkları için orada işleri zor. Cevap vermeleri gereken sorular var. Ama bizden çok rahat bir dönemde parti kurdular.Biz en büyük zorlukları çektiğimiz için biraz daha kurumsallaşmada rahatlar. Ben iki partinin de kurulmasını hep destekle karşıladım. Şeçenek, rekabet yaratmak seçmen için iyidir.Cumhur İttifakı olmadan da bu masa toplanabilir. Ben çok çağrı yaptım. Londra lobisi bize saldırıyor dediklerinde bir beraberlik fotoğrafı lazım gelir. Sadece Sayın Erdoğan’a çağrı yapmadım, Sayın Bahçeli’ye, Sayın Kılıçdaroğlu’na. Cumhur ittifakı birleşenlerine çağrıda bulundum.

MAAŞI OLMAYANA 500 TL VERİLSİN

Esnafa faizsiz 10 bin TL kredi verilsin. Onlar kendilerini çevirebilsinler. Maaşı olmayan, işi gitmiş zorda olan insanlara kişi başı 500 TL verelim en azından tüketim yapabilsinler.

ERDOĞAN DOSTLARINI KURTARIYOR

Sayın Erdoğan ve arkadaşlarının hızlı para için bir tercihi oldu o da inşaat sektörü. İnşaat bitsin demiyorum ama öncelik sıralarını ayarlamanız lazımdı. Damat Bey bir paket açıkladı, kredi verecekler. Nereye verecekler inşaat sektörüne. Dostlarını kurtarıyor Sayın Erdoğan. Ama o vatandaş 15 yıllık bir borçlanmaya girdiğinde çocuklarımızın torunlarımızın başına yeni borçlar açma 2001 olayındaki gibi bir çıkmaza çıkacak.”

“Bedeli ne olursa olsun bu memlekete adaleti ve demokrasiyi getireceğiz!”

Politika

Ali Babacan’ın 17/25 çıkışı: Tehdit mi ediliyor?

Ali Babacan 17/25 Aralık yolsuzluk dosyalarının tekrar ele alınmasını istedi. Siyasetbilimci Savaş Genç’e göre bir tehdit olmasa Babacan bu konuyu gündeme getirmezdi.

BOLD – Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan “Mecbur kalınmadıkça erken seçim olabileceğini düşünmüyorum” dedi. Babacan, 17 Aralık soruşturmalarının mini bir darbe olduğunu ancak dosyaların yeniden incelenmesi gerektiğini söyledi.

Siyasetbilimci Prof. Savaş Genç, Babacan’ın bu sözleri tehdit hissetmesi nedeniyle söylediğini ifade etti. Genç sosyal medya hesabından “Çok ama çok sert! Babacan kendini tehdit altında hissetmeden bu tür bir çıkış yapmaz. Sakın beni tehdit etme bildiklerimi açıklarım diyor.” paylaşımını yaptı.

ERKEN SEÇİM OLMAZ

Medyascope’ta Ruşen Çakır’ın sorularını yanıtlayan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan “Erdoğan’ın erken seçim konusunda nasıl bir planı olduğunu düşünüyorsunuz?” sorusuna “Erken seçim olabilmesi için iki durumun olması gerekir. Devlet Bahçeli’nin desteğini çekmesi gerekir. Bir de sosyal, siyasal ve ekonomik şartların zorlaması gerekir” dedi.

Seçim kararının Cumhurbaşkanlığı ve TBMM tarafından alınabileceğini belirten Babacan şöyle konuştu:

“31 Mart yerel seçimleri AK Parti açısından kötü bir şekilde sonuçlandı. Herhangi bir seçimde benzer bir çalışmayla muhalefet partilerinin etkili olma ihtimali gerçek. Mecbur kalmadıkça zorunlu kalmadıkça erken seçim olabileceğini düşünmüyorum. Bunun olabilmesi için iki şeyin söz konusu olması gerekiyor.

İktidar ortağının desteğini yani Bahçeli’nin desteğini çekmesi. Bunun olup olmayacağını öngörmek zor.

Ülkedeki şartlarının yönetilemez olması. Sosyal siyasal ve ekonomik şartların zorlaması yani iktidarın meşruiyetini kaybetmesi.”

VEKİL TRANSFERİNE KAPIYI KAPATMADI

Babacan, Kılıçdaroğlu ve Akşener’in erken seçim söz konusu olduğunda milletvekili verebileceği yönündeki soruyla ilgili de “Bu konuda bir gündemimiz yok. Olağanüstü bir durum olursa o zaman konuşulur” diye kaydetti.

MİNİ DARBEYDİ AMA DOSYALAR TEKRAR İNCELENMELİ

17-25 Aralık yolsuzluk iddiaları süreciyle ilgili soruyu da yanıtlayan Babacan “Yargı ve polis teşkilatına nüfuz etmiş bir grubun belli dosyaları uzun zamanca bekleterek o günkü iktidara yönelik minik bir darbe teşebbüsüydü. Ancak o dosyaların bir noktada tekrar incelenmesinde de bir fayda görürüm doğrusu” diye konuştu.

“Bugün yargının siyasi etki altında olduğu çok açık. Türkiye’de güçler ayrılığı değil güçler birliği var. TBMM’nin yürütme erkini denetleyebilmesi lazım ama bugün böyle bir şeye cesaret etmeleri mümkün değil” diyen Ali Babacan, dönemin Adalet Bakanı Sadullah Ergin’inle ilgili soruya da “Yasa ya da anayasada yapılan bir değişikliğin dönemin hükümet başkanın iradesi dışında olamayacağını” söyledi.

ALLAHIN LÜTFU BİLE DENDİ

“15 Temmuz darbe teşebbüsünden sonra Türkiye’de çok farklı bir ortam oluştu. ‘Allah’ın lütfu’ ifadesi bile kullanıldı, o ortam istismar edildi” ifadesini kullanan Babacan, “Darbeyi planlayan, teşebbüs eden kim varsa ağır cezalar almalı ki bir daha askeri darbeler gündeme gelmesin ama haksız yargılamalar da oldu ” diye konuştu.

LGBTİ+’lar konusunda ne düşündüğü konusunda gelen bir soruyu da yanıtlayan Babacan “Devletin kimsenin yaşam tarzını değiştirme görevi olamaz. Herkesin yaşam tarzına saygılıyız. Ama aile kurumunun güçlü tutulması da anayasal görevlerden biridir” dedi.

Türkiye’nin ilk imzacılarından biri olan ve kadına yönelik şiddetin önlemesi konusunda uluslararası anlaşma niteliği taşıyan İstanbul Sözleşmesi konusunda AKP’li Numan Kurtulmuş’un “gerekirse sözleşmeden çıkılır” sözleri için “İşine gelince öyle işine gelmeyince böyle olmaz. Bu konuda toplumsal mutabakat olmalı” diye konuştu.

Sosyal medyanın kısıtlanması konusunda iktidarın düzenlemeye gidebileceğinin hatırlatılması üzerine de Babacan “Teknolojiyle savaşılmaz. Teknoloji susturmak beyhude çabalar. Ülkenin gençleriyle savaşamazsınız” dedi.

Türkiye ekonomisinin Koronavirüs salgınından önce de kötü olduğunu ifade eden Babacan, rakamların ortada olduğunu, Türkiye’de 2019’dan beri çalışan insan sayısının azaldığını söyledi. Babacan Cumhurbaşkanlığı sisteminin sistemsizlik olduğunu belirterek “Son iki yılda 3 milyon 600 bin insan işini kaybetti” diye konuştu.

Yeni gelen Özel Tüketim Vergileriyle (ÖTV) ilgili soruyu da yanıtlayan Babacan “Alkollü içkilerdeki vergi kopmuş gitmiş durumda, kabul edilebilir değil. Komşularımızda yarı fiyatına, üçte bir fiyatına alkol satılıyor. Türkiye’de bu vergilerin yüksek olması kaçakçılığı doğuruyor” dedi.

Dünyaca ünlü ekonomist Daron Acemoğlu’nun DEVA Parti’sinde yer alıp almayacağı yönündeki soruyla ilgili Babacan “Daron beyle partimizi kuruluşunda önce bir araya geldik. Parti taslağımızı gönderdim. Görüşlerini büyük bölümünü de parti programımıza nakşettik. Onun kuvvetli olduğu alan bilim dünyasıdır. Bize de çalışmalarımız konusunda destek veriyor” diye kaydetti.

ENFLASYONDA YÜZDE 12’Yİ ANLATAMAZLAR

Enflasyon rakamlarının tartışmalı olduğunu ifade eden Babacan “İnsanlara yüzde 12 enflasyonu anlatamazsınız. Bu kadar krizden bahsedeceğiz. Sanayi üretim kapasitesi düşecek ama işsizlik azaldı diyeceksiniz. Böyle bir şey olabilir mi?” dedi.

Güç kullanılan makamların, hele hele bu devlet gücüyse bunun süreyle ve yasayla sınırlaması gerekiyor diyen Babacan, üç dönem kuralının AKP’de işletilemediğini, mutlak gücün mutlak olarak yozlaştırdığını belirtti.

Okumaya devam et

Politika

AKP’li Mustafa Şentop ikinci kez Meclis Başkanı seçildi

AKP Tekirdağ Milletvekili Mustafa Şentop, ikinci kez TBMM Başkanı oldu. Şentop, TBMM Genel Kurulundaki üçüncü tur oylamada 328 oy aldı.

BOLD – TBMM Başkanlığı seçiminde AKP’nin ikinci kez aday gösterdiği Tekirdağ Milletvekili Mustafa Şentop, CHP Ankara Milletvekili Haluk Koç, HDP İstanbul Milletvekili Erol Katırcıoğlu, İyi Parti Gaziantep Milletvekili İmam Hüseyin Filiz ile Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Erkan Baş ile yarıştı.

AKP adayını destekleyecek olan MHP, aday göstermedi. Anayasa ve TBMM İç Tüzük hükümlerine göre, TBMM Başkanlığı seçimi, gizli oyla yapıldı. İlk tur oylamasında AKP’nin adayı Mustafa Şentop 324, CHP’nin adayı Haluk Koç 131, HDP’nin adayı Erol Katırcıoğlu 50, İyi Partinin adayı Hüseyin Filiz 34, TİP’in adayı Erkan Baş ise 9 oy aldı. İlk tur oylamasında adaylar, TBMM üye tam sayısının 3’te 2 çoğunluğu olan 400 oya ulaşamadı. Başkanlık seçimi için 2’nci tur oylamasına geçildi.

Gizli yapılan 2. tur oylamada Şentop 329, Koç 133, Katırcıoğlu 53, Filiz 36 aldı. 2. tur oylamada da adaylar, 400 oya ulaşamadı. Başkanlık seçimi için 3. tur oylamaya geçildi. Şentop 328, Koç 134, Katırcıoğlu 51, Filiz ise 37 oy aldı. 7 oy geçersiz sayıldı. Genel Kuruldaki üçüncü tur oylamaya 557 milletvekili katıldı.

Buna göre, Mustafa Şentop, üçüncü tur oylamada üye tam sayısının salt çoğunluğu olan 301’in üzerinde oy alarak yeni Meclis Başkanı seçildi.

Okumaya devam et

Politika

“Merhaba Habertürk ben adını saymadığınız 5. aday Erkan Baş”

Meclis Başkanı adaylarından TİP Genel Başkanı Erkan Baş, adayların tanıtımını yapan Habertürk kanalında adının es geçilmesine sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla tepki gösterdi.

BOLD – Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, 27. Dönem ikinci devre Meclis Başkanını seçmek için bugün 15.00’de toplandı. Meclis Başkanlığı için AKP’den Mustafa Şentop, CHP’den Haluk Koç, HDP’den Erol Katırcıoğlu, İyi Parti’den İmam Hüseyin Filiz, TİP’ten de Genel Başkan Erkan Baş aday oldu.

ADAYLARI TEK TEK TANITTI

Seçimin 3. tura kalması ve Mustafa Şentop’un seçilmesine kesin gözüyle bakıldığı oylamaya basın büyük ilgi gösterdi. Meclis Başkanlığı yarışı için yayın yapan Habertürk adayları, canlı yayında tek tek tanıttı. Kanala bağlanarak adayları sıralayan Habertürk Ankara muhabiri Saliha Çolak, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş’ı saymadı.

SANSÜRE TEPKİ GÖSTERDİ

Baş, sansürü sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla protesto etti. Baş paylaşımında, “Merhaba Habertürk, Ben Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş. 5 aday var diye yazıp 4’ünü sayarken adını anmadığınız 5. aday. 23 Nisan günü TBMM kürsüsünde konuşurken canlı yayını kestiğiniz kişi. Daha çok görüşeceğiz, adımı öğrenmenizi tavsiye ederim” ifadelerini kullandı.

Bakanı koltuğunda eden Cengiz-Limak-Kalyon’un kaybettiği ihale yeniden yapılıyor

Okumaya devam et

Popular