Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Doğu Akdeniz’deki faaliyetleri nedeniyle Türkiye’ye yaptırım çağrısı

ABD’li Demokrat Senatör Robert Menendez, Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerinden dolayı Türkiye’ye yaptırım uygulanmasını istedi. Menendez, Dışişleri Bakanı Pompeo’ya ayrıca John Bolton’un kitabında dile getirdiği Halkbank’la ilgili iddiaları da sordu.

BOLD – Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’ya bir mektup göndererek çağrıda bulunan senatör, “Doğu Akdeniz bölgesinin istikrarı için ABD’nin Yunanistan, (Güney) Kıbrıs ve İsrail ile ilişkileri elzem. Ancak son aylarda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yunan ve Rum ortaklarımıza karşı saldırılarını artırarak hem bölgenin istikrarını hem de ABD çıkarlarını tehdit ediyor” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’nin Birleşmiş Milletler’in Libya’ya yönelik silah ambargosunu deldiğini” belirten Menendez, Ankara’nın Libya ile vardığı anlaşma ile sadece Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın egemenliğini değil, uluslararası hukuku da “ihlal ettiğini” yazdı.

Demokrat senatör mektubunda, “ileride Türkiye’yi demokratik ve yapıcı bir NATO müttefiki olarak görmeyi içtenlikle umuyorum ancak saldırganlık karşısında çıkarlarımızı ve ortaklarımızı korumak için kendi hukukumuzdan yana olmalıyız” dedi.

MENENDEZ, POMPEO’YA HALKBANK’I SORDU

Başkan Donald Trump’ın eski ulusal güvenlik danışmanı John Bolton’ın Simon & Schuster Yayınevi’nden çıkan kitabı dün piyasaya çıktı. Trump yönetimi Bolton ve kitabını hedef almayı sürdürürken, Demokrat Partili Kongre üyeleri de kitapta yer alan ayrıntılar üzerinden Trump yönetimine yükleniyor.

Senato Dış İlişkiler Komisyonu’nun kıdemli üyelerinden Bob Menendez, Dışişleri Bakanı Pompeo’ya ayrıca Bolton’un kitabında yer alan iddialarla ilgili bir mektup da kaleme aldı.

Menendez, Bolton’ın kitabındaki iddiaların, “Başkan’ın ABD’nin dış politikasını kendi çıkarlarına göre şekillendirmesinde Dışişleri Bakanı Pompeo’nun rolüne dair yeni soru işaretlerini gündeme getirdiğini savundu.

Menendez, ”Başkan Trump’ın ulusal güvenliğimizin üzerinde gördüğü kendi çıkarları için ülkemizin dış politikasını sürekli manipüle etme çabalarında Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun rolünün açıklığa kavuşturulmasını” talep etti.

TRUMP’IN HALKBANK SORUŞTURMASINA MÜDAHALESİ

Kitapta, Başkan Trump’ın AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan gelen talep üzerine ABD’deki Halkbank davasına müdahale ettiği öne sürülüyor. Bolton, ABD Başkanı’nın geçmişte Halkbank davasına müdahale ederek savcıları değiştirme sözü verdiğini iddia etti.

Erdoğan’ın New York Güney Bölgesi savcılarınca İran yaptırımlarını delmekle suçlanan Halkbank’ın masum olduğunu belirttiği bir notu Mayıs 2018’de Trump’a ulaştırdığını belirten Bolton, ABD Başkanı’nın da Türkiye ve Çin’deki şirketlerle ilgili hukuki süreçlere müdahale ederek “sevdiği diktatörlere kişisel iyilikler yapmaya” istekli olduğunu gösterdiğini yazdı.

Bolton “Trump, Erdoğan’a konuyla ilgileneceğini ve Güney Bölgesi savcılarının kendi adamı olmadığını, Obama’nın adamı olduğunu ancak yerlerine kendi adamlarını yerleştirince sorunun da çözüleceğini söyledi” diye yazdı.

Trump’ın eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Bolton, kitabında, “adaletin engellenmesinin” Beyaz Saray için “bir hayat biçimi” olduğunu ifade etti.

John Bolton’ın Trump hakkında ciddi iddialar içeren kitabı satışa çıktı

Dünya

Dünyanın konuştuğu suikastta ABD, İsrail’i işaret etti

ABD’li yetkililer İranlı nükleer fizikçi Muhsin Fahrizade suikastını İsrail’in düzenlediği iddia etti. Tahran yakınlarında uğradığı saldırıda hayatını kaybeden Fahrizade için İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani de İsraili suçladı.

BOLD – New York Times gazetesi İran’ın nükleer programının mimarı olan nükleer fizikçi Muhsin Fahriza’denin öldürülmesinin arkasında İsrail’in olduğunu iddia etti. Gazete haberini 3 ABD’li yetkiliye dayandırdı.

NY TİMES’TAN İSRAİL İDDİASI

İran’ın nükleer programının mimarı olarak görülen Fahrizade, başkent Tahran yakınlarında uğradığı suikast sonucu yaşamını yitirmişti. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ise suikast ile ilgili İsrail’i suçlamıştı. İran’ın dini lideri Ayetullah Hamaney de Cumartesi günü saldırı ile ilgili paylaştığı mesajda, “faillerin kesin şekilde cezalandırılacağını” kaydetti.

Suçlama karşısında açıklama yapan İsrail Yerleşim Birimleri Bakanı Tzachi Hanegbi, “Suikastı kimin işlediğine dair hiçbir fikrim yok. Sorumlu olduğum için dudaklarım mühürlü değil, gerçekten hiçbir fikrim yok.” ifadelerini kullandı.

ABD’NİN HABERİ VAR MIYDI?

Failin kim olduğu iddiaları hakkında New York Times gazetesinden dikkat çeken bir haber geldi. İsmi verilmeyen 3 ABD’li yetkiliye dayandırılan haberde, suikastı İsrail’in düzenlediği ileri sürüldü.  Haberde ayrıca ABD’nin suikasttan önce haberinin olup olmadığı konusunun net olmadığını belirtti.

Saldırı ile ilgili İran medyasında çıkan haberlerde, olayda bir bombalı araç da kullanıldığı ileri sürüldü. İran Devrim Muhafızları’na yakın Sepah Cybery isimli sosyal medya hesabında ise suikasta 12 kişinin katıldığı öne sürüldü.

Fahrizade’nin ismi İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun 2018’de İran’ın nükleer programıyla ilgili yaptığı sunumda da öne çıkmıştı. Netanyahu, Fahrizade’nin ismini anıp “Bu ismi unutmayın” demişti.

Diğer yandan 2010 ve 2012 yılları arasında dört İranlı nükleer bilimci daha suikasta uğramış ve Tahran yönetimi bu eylemlerden de İsrail’i sorumlu tutmuştu. 3 Ocak 2020’de İran’ın Ortadoğu’daki en önemli ismi olarak gösterilen Kasım Süleymani de bir suikast sonucu ölmüştü.

Okumaya devam et

Dünya

Hizmet Hareketi gönüllülerine hakaret ve saldırıya ‘ağır ceza’

Belçika’da Hizmet Hareketi gönüllülerini hedef alan saldırganlardan 3’ü para cezası alırken 14 kişi hakkında Ağır Ceza Mahkemesinde dava açılıyor.

BOLD – Belçika’da AKP rejimini nefret söyleminin neden olduğu şiddet olaylarıyla ilgili önemli bir dava görüldü. 15 Temmuz sonrasında Belçika’da Hizmet Hareketi gönüllülerini ve Fedactio ile De Gouden Meridiaan isimli dernekleri hedef alan şüpheliler yargılandı.

Hizmet Hareketi’ne mensup insanlara sözlü ve fiili saldırıda bulunan AKP yandaşı bazı Türk vatandaşları, Gent’teki Islah Mahkemesi tarafından suçlu bulundu.

Dava konularından biri, Facebook’taki bazı hesaplardan Gülen Hareketi’ne mensup insanlara yönelik aktif bir şekilde nefret ve şiddetin körüklenmesiydi. Söz konusu davada 14 kişi bu tür Facebook mesajlarından ve paylaşımlarından dolayı yargılandı. Facebook’taki sayısız mesaj nedeniyle, birçok AKP yandaşı gerçek hayatta da Belçika’daki Gülen Hareketi’ne mensup insanlara saldırmaya hakkı olduğunu savundu. Bu saldırıların bir kısmı da yine bu davada ele alındı.

1.600 AVRO PARA CEZASI

Hürü Örnek ve Sultan Yıldırım isimli saldırganlar, Gent’teki Fedactio binalarını tahrip etti. Söz konusu binalara Gülen Hareketi mensuplarını aşağılayan ve onları terörist olmakla suçlayan duvar yazıları yazıldı. Ahmet Başoğlu adlı bir başka saldırgan da daha sonra söz konusu binaların pencerelerini kırdığı için yargılandı.

Mahkeme, 16 Kasım 2020 tarihinde kararını verdi. Hürü Örnek ve Sultan Yıldırım, 1.200’er euro para cezalarına çarptırıldı. Ahmet Başoğlu ise 6 ay ertelemeli hapis ve 1.600 euroluk para cezası aldı.

Islah Mahkemesi, Facebook paylaşımları sebebiyle yargılanan 14 kişiyle ilgili de görevsizlik kararı verdi ve şahısların Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanması gerektiğine hükmetti.

Ağır Ceza Mahkemeleri, en ciddi cezai suçlar için ayrılmış ve bir halk jürisinden oluşuyor. Nefret suçu işledikleri belirtilen 14 kişiyle ilgili jürili Ağır Ceza Mahkemesinde yeni bir dava süreci başlayacak.

Okumaya devam et

Dünya

Alman der Spiegel: Uydu görüntüleri Roselina-A’nın silah kaçakçılığına işaret ediyor

Alman der Spiegel dergisi, Alman askerlerinin aradığı Rosaline-A’dan uzun süredir kuşkulanıldığı, uydu görüntülerinin geminin Libya’ya silah sevkiyatında kullanıldığına işaret ettiğini iddia etti.

BOLD – Der Spiegel dergisi, İrini misyonunda görevli analistlerin geminin daha önce de Libya’nın Mısrata limanında zırhlı askeri araçları boşalttığını uydu görüntüleriyle tespit ettiğini öne sürdü.

Spiegel’in haberinde güvenlik kameralarından elde edilen görüntülere göre, Rosaline-A’nın Kasım ayında demirlediği Ambarlı Limanı’nda da gemiye şüpheli malların yüklendiği iddia edildi. Bunun üzerine de, Libya’ya silah ambargosunu denetlemeyi hedefleyen İrini misyonu komutanlarının gemiyi kontrol etme kararı aldığı belirtildi.

GEMİDEKİ 150 KONTEYNERDEN ÇOK AZI KONTROL EDİLDİ

Haberde, İrini misyonu bünyesindeki Alman fırkateyni Hamburg’da görevli askerlerin geçen Pazar günü Bingazi açıklarında gemiyi durdurarak, arama yapmaya başladığı, ancak Türkiye’nin tepkisi üzerine operasyona son verildiği hatırlatıldı. Alman askerlerin gemide bulunan yaklaşık 150 konteynerden çok azını kontrol edebildiği ve kontrol edilen konteynerlerde silah bulunmadığı belirtildi.

TÜRKİYE’NİN SERT TEPKİSİ ŞÜPHELERİ ARTTIRDI

Spiegel, Türkiye’nin gösterdiği sert tepkinin Avrupa Birliği (AB) diplomatları tarafından gemide yasa dışı mallar bulunduğu yönündeki şüphenin doğru olduğunun bir göstergesi olarak değerlendirildiğini yazdı. Spiegel’in güvenlik çevrelerinden edindiği bilgilere göre, AB’nin İrini misyonunun uzun zamandır Rosaline-A’yı takip ettiği, geminin sadece bu yıl sekiz kez Türkiye’den Libya’ya gittiği belirtildi.

GEMİ UZUN SÜREDİR TAKİP EDİLİYOR

Alman haber ajansı DPA da AB’nin gizli bir raporuna dayandırdığı haberinde, geminin Libya’ya yasa dışı silah sevkiyatı yaptığından uzun süredir kuşkulanıldığını iddia etti. Haberde, geminin geçen Pazar günü Alman askerleri tarafından aranmasından önce Birleşmiş Milletlerin silah ambargosu uzmanlarının gemiye ilişkin özel bir rapor hazırladığı belirtildi.

AB’nin Mart ayı sonunda kabul ettiği İrini misyonu, Libya’da yasa dışı yollardan silah sevkiyatının yanı sıra petrol ve akaryakıt kaçakçılığını engellemeyi hedefliyor.

Akdeniz’de Alman askerlerinden silah yüklü Türk gemisine baskın

Türkiye’nin Libya’ya silah gönderdiğine ilişkin görüntüler BBC’de: Türkiye’nin hayalet gemileri

Okumaya devam et

Popular