Bizimle iletişime geçiniz

Politika

28 Şubat’ın sembol derneğinde Perinçek kavgası

28 Şubat’ın ve Cumhuriyet Mitinglerinin ateşleyici derneğinin kurucusu ve 17 yıllık başkanı, “Derneği Perinçek ele geçirdi” diyerek istifa etti.

BOLD – Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) Kurucu Genel Başkanı ve 26’ıncı dönem CHP Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan, CKD’den istifa ettiğini açıkladı. Sarıhan istifa gerekçesini, “Derneği kuran ve yıllarca emek veren tüm arkadaşlarımın ve kendi emeğime olan saygı ile bugüne dek dernekle üyelik bağımı koparmadım. Ancak giderek gericiliğe teslim olan dernek politikaları karşısında istifayı yeğleyen arkadaşlarımıza ilişkin olarak dernek genel başkanı tarafından yapılan hakaret, karalama ve gerçeğin ters yüz eden açıklama karşısında duyduğum utanç ve iç yangısı ile istifa ediyorum” diye açıkladı.

17 YILLIK BAŞKANDI

“CKD’de, arkadaşlarımın oyları ile kurucu başkan ve on yedi yıl genel başkan olarak görev yaptım. Tüm kurucularımız, yöneticilerimiz ve şubelerimizle büyük bir kararlılıkla kuruluş ilkelerimize sahip çıkmaya çalıştık” diyen Sarıhan’ın açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“Kadının şiddetten korunmasından, laik eğitim ve demokratik Anayasa taleplerine her konuda emeğimizi tüm kadın arkadaşlarımızın emeği ile birleştirdik. Cumhuriyet Mitingleri’nin ateşleyicisi ve düzenleyicisi olduk. Ne var ki o dönemdeki adıyla İşci Partili arkadaşların, kongrede yarattıkları kavga ortamı nedeni ile ertelediğimiz genel kurulu, erteleme kararına karşın fiili durum yaratarak gasp eden parti taraftarları, bizim aday olmadığımız bu seçimde yönetime geldi. O tarihten başlayarak adım adım, dernek yönetimi, siyasi partilerden bağımsız olması gereken yapısını, önce İşci Partisi, ardından da aynı ismin devamı olan Vatan Partisi’nin kadın kollarına dönüştürdü. Anılan tarihten bu yana derneğin amacı doğrultusunda en ufak bir çalışma yapılmayarak, iktidar politikaları ile de özdeşleşen parti kuyrukçuluğu tercih edildi. Daha da ileri gidilerek, demokrasi ve özgürlük taleplerine düşman kesildi.”

CKD, 1997 YILINDA KURULMUŞTU

Cumhuriyet Kadınları Derneği, 28 Şubat sürecinde 1997 yılında kuruldu. ‘Gericiliğe Karşı Kadın Yürüyüşü’ olarak bilinen ve 50 bin kadının katıldığı yürüyüş, 28 Şubat döneminde gerilimi ateşleyen en önemli eylemlerden biriydi. CKD, hemen bu yürüyüşün ardından kuruldu ve yürüyüşün bakiyesine sahip çıktı. Dernek, daha sonra AKP’nin ilk hükümet yıllarında tekrar faal oldu ve “Cumhuriyet Mitingleri” olarak bilinen mitinglerin organizatörlerinden biri oldu.

GENAR: AKP’nin oyları CHP’yle eşitleniyor

Politika

Mustafa Varank Beyrut’taki patlamayı Kanal İstanbul’a bağladı

Beyrut’taki patlamaya neden olan amonyum nitratın, 6 yıl önce İstanbul Boğazından geçtiğini hatırlatan Varank, Kanal İstanbul’un güvenlik açısından gerekliliğine vurgu yaptı.

BOLD – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, onlarca kişinin hayatını kaybettiği ve binlerce Lübnanlının yaralandığı, Beyrut Limanındaki patlamaya ilişkin sosyal medya hesabından ilginç bir paylaşımda bulundu.

KANAL İSTANBUL STRATEJİK GÜVENLİK MESELESİ

Patlamaya neden olan 2 bin 750 ton amonyum nitratın, 6 yıl önce İstanbul Boğazından geçtiğini hatırlatan Varank, Kanal İstanbul projesinin önemini değindi. AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konula ilgili ısrarını da vurgulayan Varank, kanal için ‘Türkiye için stratejik bir güvenlik meselesidir’ dedi.

BASİT BİR KONU DEĞİL

Varank paylaşımında, ”Hepimizin yüreğinin yandığı patlamaya neden olan 2750 ton amonyum nitrat, 6 sene önce Beyrut’a giderken İstanbul Boğazı’ndan geçti. Sayın Cumhurbaşkanımızın ısrarla üzerinde durduğu Kanal İstanbul basit bir konu değil, Türkiye için stratejik bir güvenlik meselesidir” ifadelerini kullandı.

Varank’ın paylaşımına, Kanal İstanbul çevresinden yapılması planlanan yerleşimi hatırlatan takipçilerinden yorum yağdı.

İSİG: Salgının yayıldığı Vestel’de 1 işçi daha korondan hayatını kaybetti

Okumaya devam et

Politika

EYT’liler mücadeleyi Umut Partisi ile sürdürecek

İktidarın ısrarla taleplerini karşılamadığı ve düzenledikleri mitinglerle dikkat çeken emeklilikte yaşa takılanlar parti kurdu. Sayıları 6 milyonu aşan EYT’liler kendileri için ‘Umut Partisi’ adını seçi.

BOLD – İçişleri Bakanlığı’na başvuran emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) mücadelelerini parti çatısı altında devam ettirecek. İlk başvurularını 14 Nisan’da yapan EYT’liler, Umut Partisi adı altında resmen faaliyete başladı.

EN BÜYÜK MAKAMLARA KADAR LİYAKAT ESAS ALINACAKTIR

Sözcü’den Deniz Ayhan’ın haberine göre Genel Başkan Abdülkadir Bozkurt, bir hak arayışı çabasını siyasette taşıdıklarını belirtti. EYT’lilerin ve haksızlığa uğramış tüm vatandaşların sesi olacaklarını söyleyerek “Kamu yönetiminde ciddi revizyona gidilecektir. Gereksiz kamu harcamaları kısıtlanacaktır. En küçük kadrodan en büyük makamlara kadar liyakat esas alınacaktır. Torpil ve adam kayırmaca kesinlikle yapılmayacaktır. Kamuda etik ilkeler belirlenecektir. İşte bu ve benzeri sebeplerle Umut Partisi’ni kurduk” ifadelerini kurdu.

Muharrem İnce Mesut Yılmaz ile yeni parti istişaresi yapacak!

Okumaya devam et

Politika

Davutoğlu: Ekonomik ve siyasi kriz varsa, yeni siyasi arayışlar da olur

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, toplumun düğün, cenaze ve bayramlaşmada bile kutuplaştırıldığını söyledi. Türkiye’de ekonomik kriz yaşandığını belirtti. TÜİK’in rakamlarla oynadığını vurguladı.

BOLD – Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, bir ülkede ekonomik ve siyasi kriz varsa, yeni siyasi arayışların olacağının altını çizdi. TÜİK’in verilerle oynadığını savunan Davutoğlu, “Şimdi kim inanır enflasyonun yüzde 11-12 olduğuna?” dedi.

ARTIK CENAZELER DE BİLE AYRIM VAR

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Ahmet Davutoğlu, Fox TV’de Çalar Saat programına konuk oldu. Bir düğünde İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici ile aynı masada oturan Davutoğlu, beraber verdikleri fotoğrafa ilişkin, “Artık Türkiye’de öyle bir durum oluştu ki bazı liderler bazı düğünlere gidiyor, bazı liderler başka bazı düğünlere gidiyor. Cenazelerde de ayrım var. En acısı, son bayramlaşmada da olduğu gibi AK Parti ve MHP bizim bayramlaşma talebimizi bile reddettiler. Bayramlaşma konusunda bile kutuplaşan bir toplum, düğün resmine haklı olarak bir şey yükler” dedi.

İTTİFAKLARIN ÜZERİNDEN ÇOK SULAR GEÇECEK

Her liderle bir araya gelebileceğini belirten Davutoğlu, “Bu resme öyle bir anlam yüklenmesin, bunu bir ittifak işareti olarak görmek bahsettiğim yanlış algıdan dolayı ortaya çıkıyor. Türkiye’de siyasetin, ittifakların üzerinden daha çok sular geçeceği kanaatindeyim. Bu liderlerle ve başka liderlerle her zeminde bir araya gelirim ve Türkiye meselelerini konuşmak gerektiğinde herkesle konuşurum. Bir araya gelinemiyorsa, niye bir araya gelinemiyor diye sormak lazım” diye konuştu.

KRİZ VARSA YENİ SİYASİ ARAYIŞLAR OLUR

Bir ülkede ekonomik ve siyasi kriz varsa, yeni siyasi arayışların olacağını hatırlatan Davutoğlu, “Yeni siyasi arayışlar, bugünkü iktidarın ihtiyacı karşılamadığını, muhalefette de yeni seslere ihtiyaç duyulduğunu gösteren bir gelişme. Bu dönemde kurulan ilk parti olarak, diğer partilerin de önünü açacak şekilde korku eşiğini aştık. Bir cesur adıma, bir cesur sese ihtiyaç vardı ve biz o sesi, o kadroyu oluşturduk… Ben bunu biliyorum, içeride konuşuluyor. Burada önemli olan cesaretle bu sözü söylemek” dedi.

KİM İNANIR ENFLASYONUN YÜZDE 12 OLDUĞUNA

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) rakamları manipüle ettiğini ifade eden Davutoğlu, “Ardahan’da, Susuz’da kahvede oturdum, pazarı dolaştım, saatlerce insanları dinledim, işte anket orada. TÜİK binasında verilen rakamlarla Türkiye’yi anlamaya çalışanlar bu ülkeyi yönetemezler. O rakamların nasıl manipüle edildiğini herkes biliyor. Ekonomide yapılacak en büyük hata istatistiklerle oynamaktır. Yunanistan’ın neredeyse AB’den dışlanmasını sağlayacak kriz, istatistiklerin doğru olmamasındandı. Şimdi kim inanır enflasyonun yüzde 11-12 olduğuna?” diye konuştu.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ AİLE İÇİ ŞİDDETİN ÖNLENMESİYLE İLGİLİ

AKP tarafından tartışmaya açılan İstanbul Sözleşmesi’yle ilgili de değerlendirmelerde bulunan Davutoğlu, “İstanbul Sözleşmesi’nin başlığı şudur, kadına karşı şiddetin ve aile içi şiddetin önlenmesine yönelik uluslararası sözleşme. Esası budur, diğer bütün maddeler buna göre yorumlanır. Bunu bir yönetmelik veya yasa zannediyorlar, bu sadece bir çerçeve metindir. İstanbul Sözleşmesi bir genel ilkeler rehberidir, onu uygulayacak olan sizsiniz. Bu sözleşmede hiçbir yerde LGBT dahil, Türkiye’yi temel ahlaki meselelerde müeyyide altına sokan bir madde söz konusu değil” dedi.

Hindistan Başbakanı yıkılan Babür Camisi’nin yerine yapılacak tapınağa ilk tuğlayı koydu

Okumaya devam et

Popular