Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Başkanlık sistemi geldikten sonra ne oldu raporu: Dip yaptık

Başkanlık Sistemi geldikten sonra ülkenin, ekonomi, eğitim, özgürlükler, yargı, dijitalleşme gibi konulardaki değişimi raporlaştırıldı. Hemen her alanda dip var.

BOLD – CHP, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 10 Temmuz 2018’de yemin ederek kabinesini açıkladığı başkanlık sisteminde geçen 2 yılda Türkiye’de yaşananları ortaya koydu. Rapora göre, Türkiye ekonomi, yargı ve özgürlüklerde rekor seviyede geriledi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Fethi Açıkel’in hazırladığı raporda, başkanlık sistemiyle yönetilen Türkiye’nin özgür olmayan ülkeler statüsüne girdiği belirtildi. Türkiye, hukukun üstünlüğü sıralamasında 50 sıra birden gerileyerek, 126 ülke arasında 109’ncu oldu.

Bu sürede ekonomi geriye giderken, Türk Lirası 4 kat değer kaybetti. Gıda ve enerji fiyatları artarken, basın özgürlüğü sıralamasında 154’ncü sıraya geriledi.

CHP’li Açıkel, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde geçen başkanlık sisteminin 2 yıllık bilançosunu çıkardı. Cumhuriyet’in haberine göre Açıkel, yeni sistemin esasen bir hükümet sistemi olmaktan çok, kişiselleşmiş bir siyasetle şekillenen dar bir aile, ahbap ve zümre kabinesi olduğuna; kendi içinde dahi yeterince tartışılmadan kararlar alındığı için kararların millete ve gelecek kuşaklara maliyetinin gün geçtikçe arttığına dikkat çekti.

Türkiye’nin ekonomi, özgürlükler ve yargı alanında gerilemeye dikkat çeken CHP’li Açıkel’in raporunda şunlar kaydedildi:

TÜRKİYE ÖZGÜR OLMAYAN ÜLKELER ARASINA GİRDİ

Freedom House’un 2019 yılı raporunda Türkiye, 100 üzerinden 31 puan alarak özgür olmayan ülkeler statüsünde değerlendirilmiş ve temel özgürlükler bakımından, Pakistan, Irak gibi ülkelerden daha az özgür olarak nitelendirilmiştir.

SİYASAL HAKLAR SIRALAMASINDA OECD’DE SONUNCU

Türkiye, siyasal hak ve özgürlükler bakımından 41 OECD ülkesi arasında son sırada yer almaktadır. İfade özgürlüğü konusunda ise 149 ülke arasında 129. sırada bulunmaktadır.

YARGI BAĞIMSIZLIĞINDA 50 SIRA BİRDEN GERİLEDİ

Türkiye, hukukun üstünlüğü sıralamasında 126 ülke arasında 109. sıradadır. Yargı bağımsızlığı sıralamasında 2007’de 50. sıradayken 2019’da 104. sıraya gerilemiştir. Basın özgürlüğü konusunda Türkiye 2002’de 100. sıradayken, 2020’de 154. sıraya gerilemiştir.

EKONOMİ TEPETAKLAK

Türk lirası, son 13 yılda 124 ülkenin para birimine karşı değer kaybetmiştir. AKP döneminde Türk Lirası, Avro ve dolar karşısında yaklaşık 4 kattan fazla değer yitirmiştir. Makroekonomik göstergelerin istikrarına dair yapılan sıralamada Türkiye, son dokuz yılda 64. sıradan 129. sıraya gerilerken, enflasyon endekslerinde 141 ülke içerisinde 131. ülke konumuna kadar düşmüştür.

GIDA ENFLASYONU EN YÜKSEK ÜLKE

Ekonominin kötü yönetimi, gıda ve enerji fiyatlarında büyük artışlara neden olmuştur. Türkiye, 35 OECD ülkesi içerisinde 2018’de gıda enflasyonu en yüksek ülke oldu. AKP’nin belirlediği asgari ücret, açlık sınırı seviyesindedir. Türkiye’deki asgari ücret, Avrupa’daki 30 ülke arasında en düşük 4. asgari ücrettir.

GELİR ADALETSİZLİĞİ ARTTI

Türkiye, Dünya Bankası’nın yaptığı beşli sınıflamaya göre, gelir dağılımında en kötü dördüncü grupta, 38 OECD ülkesi arasında ise 34. sırada yer almaktadır. AKP, sosyal devlet anlayışından uzaklaşmakta, yoksullaşan halk kesimlerinin toplumdan kopuşunu önlemek için bir politika geliştirmemektedir. Türkiye, sosyal adalet bakımından 41 OECD ülkesi arasında 40. sıradadır.

ÜNİVERSİTELİ İŞSİZ REKORU

Üniversite mezunu işsizlerin sayısı 2020 yılı itibarıyla 1,5 milyona yaklaşmış ve artmaya devam etmektedir. Çalışan her 3 üniversite mezunundan 1’i ise eğitimini aldığı alanda iş bulamamaktadır.

DİJİTAL REKABETTE ÜRDÜN’ÜN GERİSİNDE

Türkiye, dijital rekabet gücü sıralamasında 63 ülke arasında Meksika ve Ürdün’den sonra 52. sırada yer almaktadır. OECD ülkeleri arasında yüksek teknoloji ihracatı en düşük olan ülke Türkiye’dir.

BARIŞÇIL ÜLKE DEĞİL

AKP Türkiyesi artık barışçıl bir ülke olmaktan uzaklaşmıştır. Türkiye, Küresel Barış Endeksi’nde 163 ülke arasında 152. sırada yer almıştır.

BAŞKANLIK SİSTEMİ DÖVİZE YARADI

Çalışmada rakamlarla ekonomide yaşanan gerilemeye de yer verildi. Buna göre 9 Temmuz 2018’de 4,53 TL olan dolar kurunun 9 Temmuz 2020’de 6,86 TL olduğu; 2 yıl önce 183 TL olan gram altının bugün 400 TL olduğu; dört kişilik bir ailenin açlık sınırının bin 783 TL’den bugün 2 bin 431 TL’ye çıktığı ifade edildi. Çalışmada, genç işsizlik oranının yüzde 17,7’den yüzde 24,6’ya çıktığı da belirtildi.

İktidar yanlısı yazar Basri Yalçın, ısrara dayanamadı Erdoğan’ın yerine geçecek iki ismi açıkladı

Politika

Cumhurbaşkanlığı seçiminde CHP’nin bin 645, AKP’nin ise 3 bin sandıkta görevlisi yoktu

Muharrem İnce’nin Cumhurbaşkanlığı seçiminde 13 bin sandıkta partinin görevlisi olmadığı iddiasına CHP’den cevap geldi. Parti kaynakları, CHP’nin bin 645, AKP’nin ise 3 bin sandıkta görevlisi olmadığını açıkladı.

BOLD – Cumhurbaşkanlığı seçiminde Türkiye genelinde 188 bin sandık bulunduğunu belirten CHP kaynakları, Cumhurbaşkanlığı seçiminde sandıkların yüzde 98’ine hâkim olunduğunu belirtildi.

Muharrem İnce, “Bin Günde Memleket Hareketi” adıyla başlattığı hareketi anlattığı toplantıda, 24 Haziran 2018 seçimlerinde CHP’nin 13 bin sandıkta görevlisinin bulunmadığını, 4 milyon oyun sokakta bırakıldığını iddia etmişti. CHP’de önceki gün yapılan yazılı açıklamada söz konusu iddiayla ilgili, “CHP seçim sandıklarına bütün seçim dönemlerinden daha fazla sahip çıkmıştır. Sadece kendisi değil, Millet İttifakı’nı oluşturan siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşlarının desteği ile bu çalışma yürütülmüştür” açıklaması yapmıştı.

CHP kaynakları, ittifaklar ve yapılan işbirlikleriyle görevli bulunmayan sandık sayısının 1645 olduğu bilgisini paylaştı. AKP’nin aynı seçimde 3 bin sandıkta görevlisinin olmadığına dikkat çeken CHP, sandıklara hâkim olduklarını savundu. AKP’nin aynı seçimde 3 bin sandıkta görevlisinin olmadığına dikkat çekti.

İNCE 2 YILDIR BİLGİ TALEP ETMEDİ

CHP kaynakları, kamuoyunda tartışılan iddialarla ilgili bütün verilerin partide kayıt altında olduğunu, Muharrem İnce’nin de seçimin ardından 2 yıldır partiden bu konuda hiçbir talepte bulunmadığına da dikkat çekti.

AKP’de İstanbul Sözleşmesi için alternatifli çalışma: Şerh ya da yeni sözleşme

Okumaya devam et

Politika

AKP’de İstanbul Sözleşmesi için alternatifli çalışma: Şerh ya da yeni sözleşme

AKP, imzasını çekmeyi düşündüğü İstanbul Sözleşmesi ile ilgili iki ayrı çalışma yapıyor. AKP’nin planına göre, sözleşmeden çıkılmayacak ancak 4. maddede geçen cinsel yönelim ve toplumsal cinsiyet kimliği ifadelerine şerh konulacak.

BOLD – Bakanlıklar ve AKP’nin hukukçu kurmaylarının, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması durumunda yasal düzenleme ya da yeni sözleşmenin açıklanması alternatifi hazırladığı da belirtiliyor. Son karar yarın AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılacak MYK toplantısında verilecek.

Hürriyet’ten haberine göre AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul Sözleşmesi ile ilgili “Artık kendi çerçevemizi kendimiz belirlememiz gerekiyor” sözlerinin ardından sözleşmeyle ilgili çalışmalar hızlandı.

ŞERH KONULMASI GÜNDEMDE

Alınan bilgiye göre Adalet Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve AKP’nin hukukçu kurmayları sözleşmeyle ilgili alternatifli çalışmalar yaptı. İstanbul Sözleşmesinde tartışmalara neden olan “Temel haklar, eşitlik ve ayrımcılık yapılmaması” konusunu düzenleyen 4. maddede geçen ‘cinsel yönelim’ ve ‘toplumsal cinsiyet kimliği’ ifadelerine şerh konulabileceği belirtiliyor. AKP’li kurmaylar, “Böyle bir hazırlık da var. Kadına şiddete karşı sıfır tolerans anlayışı içinde, mücadelemizi sürdüreceğiz. Fakat kamuoyunda tartışılan maddelerle ilgili şerh gündeme gelebilir” dedi. AKP içindeki çalışmada hangi maddeye neden karşı çıkıldığının da anlatılacağı ifade ediliyor.

SON KARARI ERDOĞAN VERECEK

İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması durumunda nelerin yapılması gerektiğiyle ilgili de 2 ayrı yol haritası belirlendiği, hazırlanan taslakların salı günü Erdoğan’ın da katılacağı MYK toplantısında değerlendirileceği kaydedildi. Erdoğan’ın talimatına göre çalışmaya son şekli verileceği bildirildi.

ŞERH MADDESİ

AKP’nin şerh düşmeyi planladığı İstanbul Sözleşmesinin 4. maddesinde sözleşmeyi imzalayan devletlerin toplumun farklı grupları arasında ayrım yapılmayacağı belirtiliyor. Sözleşmenin ilgili maddesi şöyle: “Taraf devletler bu Sözleşme’de öngörülen korumayı hiçbir ayrıma (cinsiyet, toplumsal cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasi görüş veya farklı görüşe sahip olma, ulusal veya sosyal köken, herhangi bir etnik azınlık, mülkiyet, doğum, cinsel yönelim, toplumsal cinsiyet kimliği, yaş, sağlık durumu, medeni durum, göçmen ya da mülteci olma, engelli olma veya diğer bir duruma dayalı ayrıma) yer vermeksizin, bütün gruplara sağlamakla yükümlüdür.”

Okumaya devam et

Politika

Akşener net: “Başıma silah dayasalar Cumhur İttifakı’nda yer almam”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin başlattığı, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın destek verdiği ‘evine dön’ çağrısı hakkında İyi Parti lideri Meral Akşener’den, “Partili Cumhurbaşkanlığı sisteminde Cumhur İttifakı içinde yer almamız mümkün değil! Başıma silah dayasalar mümkün değil” çıkışı geldi.

BOLD – Siyaset gündemini meşgul eden ‘evine dön’ çağrısı etrafındaki tartışmalar sürerken İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’den konuyla ilgili yeni bir açıklama geldi. KRT TV Söz Meclisi programında Çiğdem Akdemir’e konuk olan Meral Akşener, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin davetini AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a yönelik ‘parmak sallama’ gibi algıladığını belirtti.

ERDOĞAN MESAJIMI ALGILADI BAHÇELİ’NİN KASTI MEÇHUL KALDI

“Sayın Devlet Bahçeli, aslında 6 ayda bir partimize davet çıkarıyor. Ama beni hariç tutardı şimdiye kadar. İlk defa beni davet etti. Bu ev sözü yani özellikle kocaman yazılmış ev sözü MHP’ye dön anlaşıldı. Fakat ben o mesajı benden ziyade Sayın Erdoğan’a yönelik parmak sallama gibi algıladım. Dün mü önceki gün mü yapılan açıklamanın da aynı şekilde yapıldığını düşünüyorum. Parlamenter sistemle ilgili aynısını düşünüyorum. Çünkü, ben de cevap olarak dedim ki Sayın Erdoğan’a, ‘Ya ortağınla biraz ilgilen, biraz ilgisiz kalındığı zaman dönüp her seferinde bize bir şey söylüyor’ Erdoğan benim mesajımı algıladı. Benim eve dönme çağrısını tercüme etti. ‘Eve dön’ çağrısında evi MHP değil Cumhur İttifakı diye tanımladı. Sayın Bahçeli’nin neyi kastettiği meçhul kaldı” diye konuştu.

BİRBİRİNE SİNKAFLI KÜFREDENLER ETLE TIRNAK OLDU

İyi Parti’yi kolay şartlar altında kurmadıklarını, bir ev gibi düşünülürse helal lokma yenilen bir ev olduğunu ifade eden Akşener, Cumhur İttifakı bileşenlerini, “Birbirlerine sinkaflı küfür edenler etle tırnak gibi bir araya geldi. Ben bunu yapmam. Partili Cumhurbaşkanlığı sisteminde Cumhur İttifakı içinde yer almamız mümkün değil! Başıma silah dayasalar mümkün değil” şeklinde eleştirdi.

Rektör atamalarına sert tepki: Liyakatsizlerin ülkesi olduk!

Okumaya devam et

Popular