Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

‘Halkın psikolojisi bozulmasın’ diye selaların okunması engellendi

Salgın sonrası yatsı namazı öncesi okunan selaların, halkın psikolojisine olumsuz etki yaptığı gerekçesiyle Toplum Bilimleri Kurulu tarafından durdurulduğu ortaya çıktı.

BOLD – Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya, birden bire kesilen yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle okunan selaları köşesine taşıdı. Selaların ağırlıklı olarak Cuma ve cenaze namazı öncesi okunduğuna dikkat çeken Sarıkaya, halkın psikolojisine olumsuz etki yaptığı gerekçesiyle, selaların Toplum Bilimleri Kurulu tarafından durdurulduğunu iddia etti. Bilim Kurulunun tavsiyesini dikkate alan Diyanet İşleri Başkanlığı da, yatsı namazı öncesi okunan sela uygulamasına son verdi.

Sarıkaya’nın selaları konu edindiği yazısı söyle; Tıp doktorlarının oluşturduğu Bilim Kurulu’nun aldığı kararlar veya önerileri hakkında toplantıları sonrası bilgi sahibi oluyoruz. Sağlık Bakanı Koca, neredeyse her toplantı sonrası basın mensuplarının karşısına çıkıp, Koronavirüs Bilim Kurulunun tavsiyeleri hakkında bilgi veriyor

NEREDEYSE HİÇ VERİ YOK

En azından toplantıda nelerin ele alınıp alınmadığını öğrenme olanağına kavuşuyoruz. Ancak kuruluşundan bugüne beş hafta geçen, Bilim Kurulu sonrası oluşturulan, işin bir de sosyoloji, iletişim, psikoloji, din sosyolojisi ve istatistik gibi alanlarda çalışacak, işin toplum yönünü ele alacak Toplum Bilimleri Kurulunun çalışmaları hakkında neredeyse hiç veri sahibi değiliz.

Birkaç gündür Toplum Bilimleri Kurulu üyelerine ulaşıp neler yaptıkları hakkında konuşuyorum. Öncelikle yaptıklarından fazla bilgi sahibi olamamış olmamızın nedeni, daha göreve başladıkları gün aralarında aldıkları, ‘Her şey hazır olmadan, bir mesafe kat etmeden çıkıp açıklama yapmayalım’ kararıymış.

Bu karar doğrultusunda sessiz kalmayı yeğlerken, bugüne kadar neleri ele aldıkları, nasıl bir yol haritası çıkarmaları gerektiği konusunda da dün bir kez daha bir araya gelmişler.

DUYMAZ OLDUK

Bu sürede epey iş başarmışlar. Örneğin sürekli olarak cuma namazı öncesi duymaya alışık olduğumuz, koronavirüs döneminde de neredeyse her vakit öncesi okunan selâ konusu…

Bir süredir aniden kesildi ve duymaz olduk. Meğer Toplum Bilimleri Kurulu’nda alınan bir karar sonucu Diyanet İşleri Başkanlığı ile konuşularak sonlandırılmasına karar verilmiş.

Gerekçe olarak da selânın cuma namazları öncesi haricinde ağırlıklı olarak bir ölümü haber vermek için okunduğu, dolayısıyla toplumsal psikolojiye olumsuz etki yarattığına dikkat çekmişler.

Tavsiyeleri hükumete iletilmiş ve okunmaması kararı alınmış.”

Gündem

Torpil skandalının kahramanı AKP’li rektör cami yapımı için IBAN paylaştı

Arkadaşını rektörlüğünü yaptığı Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Genel Sekreterliğine getirmesiyle tanınan, AKP’li Rektör Cem Zorlu cami için vatandaştan para istedi

BOLD – Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, kampüs içerisinde inşaatı başlayacak olan cami için destek istedi. Sosyal medya hesabından caminin tanıtımını yapan Zorlu, IBAN numarası paylaşarak maddi yardım talep etti.

Zorlu paylaşımında, “66 metre yüksekliğindeki minareleri ile Konya’mızın her tarafından görülebilen 15.000 kişilik muhteşem camimizin inşaatına başlıyoruz” ifadelerini kullandı.

ARKADAŞINI GENEL SEKRETER YAPTI

Eski AKP Milletvekili de olan Zorlu daha öncede bir arkadaşını bir holdingde görev yapan arkadaşını üniversitenin genel sekreteri yapmasıyla gündeme geldi.

Zorlu’nun arkadaşı TİMAV Yönetim Kurulu Başkanı Ecevit Öksüz, Temmuz 2019’da üniversiteye genel sekreter yapıldı. Öksüz, genel sekreter yapılmadan önce, AKP’li bir belediyede Özel Kalem olarak açıktan atamayla memurluğa başlatıldı ve memur olur olmaz üniversiteye atandı. Konya’daki özel bir holdingte “Kurumsal iletişim direktörü” olarak görev yapan Öksüz, geçen 22 Temmuz’da üniversiteye transfer oldu ve genel sekreter yapıldı.

OĞLU DA HOLDİNG DE İŞE BAŞLADI

Öksüz’ü üniversiteye aldıran Rektör Zorlu, 4 gün sonra da kendi oğlunu, Öksüz’ün çalıştığı holdingte işe başlattı. Rektör Zorlu’nun oğlu İstanbul Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi Süleyman Yasir Zorlu, Öksüz’ün çalıştığı özel holdingin yönetim kuruluna atandı.

AKP’nin ‘Sen kimsin’ sorusuna halktan cevap gecikmedi: Çaresizlikten kendini yakan adamım ben

Okumaya devam et

Gündem

Bedelli Serdar Ortaç Azerbaycan için gerekirse askere gidecek!

Askerliğini bedelli olarak yapan şarkıcı Serdar Ortaç, Azerbaycan için gerekirse askere gidebileceğini açıkladı. Ermenistan-Azerbaycan gerilimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

BOLD – Azerbaycan ve Ermenistan arasında yaşanan çatışmalarla ilgili Şarkıcı Serdar Ortaç da konuştu. Türkiye gazetesinde yer alan habere göre “Askerin varsa askerinle savaşırsın, sivillerin üzerine füze atmazsın. Ermeni halkına bir sözüm yok ama başlarındaki adam ruh hastası” diyen Ortaç, “Azerbaycan için gerekirse askere gider misiniz?” sorusuna da şöyle yanıt verdi: “Bana görev gelirse tabii ki yaparım. Ama bana gelene kadar Azerbaycan kendi askeriyle koruyor vatandaşını.”

Askerlik yapmamak için kendini Meksika’da işçi gibi gösteren Ortaç, askerlikten kaçmak için çifte pasaport kullandığı gerekçesiyle 61 gün Mamak Askeri Cezaevinde yatmıştı. Hapisten çıkan Ortaç, daha sonra askerliğini Sivas 5. Piyade Er Eğitim Tugay Komutanlığı 178. Piyade Er Eğitim Alayında bedelli olarak yaptı.

Okumaya devam et

Gündem

Umut yolculuğu Diyarbakır Otogarı’na sığındı

Asya ve Orta Doğu ülkelerinden yola çıkan birçok mültecinin hedefi İstanbul, ya da Türkiye üzerinden Avrupa’ya gidebilmek. Bu hedefle yola çıkan onlarca mülteci bugünlerde Diyarbakır Otogarı’nı mesken edinmiş durumda. Göçmenler kötü şartlarda hayat mücadelesine devam etmeye çalışıyor.

BOLD – Afganistan’da yıllardır devam eden savaş ve ekonomik sıkıntılardan kaçıp, umutların peşine düşen göçmenler İran üzerinden Türkiye’ye geliyor. Öncelikli hedefleri İstanbul’a ulaşmak. Aradıklarını bulamazlarsa da Türkiye üzerinden Avrupa’ya geçmek. Ancak umut yolculuğu türlü sıkıntılarla dolu.

İran üzerinden Türkiye’ye gelmek isteyen Afganlar, kimi zaman güvenlik güçleri tarafından yakalanıp ülkelerine gönderiliyor. Göçmenler bu sebeple insan kaçakçılarına yaklaşık 1000 dolar vererek Türkiye’ye kadar geliyor. Türkiye sınırından geçmeyi başaranlar Ağrı ve Van üzerinden Diyarbakır’a oradan da İstanbul’a gitmeye çalıyorlar.

GÖÇMENLER DOLANDIRICILARIN ELİNE DÜŞÜYOR

Ancak kimlik ya da pasaportları olmadığı için firmalar bilet vermiyor. Bu noktada devreye giren dolandırıcılar ise 200 liralık bileti göçmenlere 1000 liraya satıyor. Göçmenler çoğu zaman da İç Anadolu’daki şehirlerden birinde kırsal bir noktada “Burası İstanbul” denilerek indiriliyor.

OTOGARDA YAŞAM MÜCADELESİ

Yola çıkamayanlar ise bu günlerde Diyarbakır Otogarı’nın bahçesine adeta hapsolmuş durumdalar. İddiaya göre göçmenlerin otogara girişi yasak. Lavaboyu kullanamıyorlar. Göçmenler, soğuyan havaya rağmen otogarın bahçesinde serdikleri ince kilimlerin üzerinde beklemeye devam ediyorlar. Su ihtiyaçlarını ise otogar çalışanlarının uzattığı hortumla gideriyorlar.

Bazı göçmenler sınırlarda güvenlik güçlerine yakalandıkları zaman, çıplak arama ve kötü muameleye maruz kaldıklarını ileri sürülüyor. Sınır dışı edilmeleri halinde aynı durumu yaşamaktan korktuklarının belirtiyorlar. Göçmenlerden Ahmet Aşeman “Terminal içine almıyorlar. Biz de insanız, savaştan kaçtık, mecburduk. Otogar yetkilileri suyu bile kapattılar. Benim mesleğim fırıncılık. Biz buradan İstanbul’a gitmek ve orada iş bulup çalışmak istiyoruz. Bizim yetkililerden istediğimiz şey şu: Bizi İstanbul’a yollasınlar. Burada açız ve kimse yardım eli uzatmıyor” diye konuştu.

 

 

Okumaya devam et

Popular