Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Gergerlioğlu: 15 Temmuz gecesi yapılan pazarlıklar bilinmiyor

15 Temmuz’un lanetli bir gece olduğunu söyleyen Ömer Faruk Gergerlioğlu, o gece ne tür pazarlıklar yapıldığının bilinmediğini ve aydınlatılmayan çok nokta olduğunu söyledi.

BOLD – OHAL döneminde yayınlanan KHK’lar ile ihraç edilen isimler arasında yer alan HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu Artı TV’de yayınlanan Gün Başlıyor programında Nazım Alpman’ın konuğu oldu. 15 Temmuz’dan sonra yaşananların aydınlatılamadığına dikkat çeken Gergerlioğlu, darbe gecesi yapılan pazarlıkların bilinmediğini söyledi. İlan edilen OHAL ile birlikte binlere insanın mağdur olduğunu söyleyen Gergerlioğlu, “Bir gece darbe yapılmaya çalışıldı, ama darbenin devamı dört yıl sürdü” dedi. 15 Temmuz gününe ait HTS kayıtlarının ortaya çıkarılmadığını ve darbenin yeterince araştırılmadığını vurgulayan Gergerlioğlu’nun değerlendirmeleri:

“DARBEDEN EN ÇOK ZARAR GÖREN DEMOKRATLAR VE HUKUKA İNANANLAR OLDU”
  • 15 Temmuz 2016 gecesi lanetli bir geceydi. Sonrasında da yüz binlerce kişinin mağdur olduğu bir geceydi. Demokrasi ve hukukun sadece o gece değil, daha öncesinden ayaklar altına alındığı, darbe mekaniğinin başlatıldığı bir dönemi yaşıyorduk. İktidar ve kol kola girdiği ilişkiler ve gelişen gerginlikler 15 Temmuz’u getirdi. 15 Temmuz’da hukuk ve demokrasiye yönelik darbe sesi vardı. Bizler iktidarı eleştirsek de iktidarın askeri yollarla düşürülmesine ilk andan itibaren karşı çıktık ve darbeyi lanetledik. Sonrasında ise darbeden en çok zarar görenler demokratlar, hukuka inanalar oldu.
“AYDINLATILMAYAN ÇOK NOKTA VAR”
  • 15 Temmuz 2016’da bir darbe girişimi yapıldı, ama darbenin karanlıkta kalan yönleri oldu. Cuma günü saat 14:00 ile 20:00 arasındaki HTS kayıtları ortada yok ve aydınlatılamayan çok nokta var. Kamuoyu vicdanı rahat değil, ne gibi pazarlıklar o aşamada yapıldı bilen yok; ama önemli şüpheler ve iddialar var. İlan edilen OHAL ve sonrası ise bir başka darbe dönemini yaşattı. 15 Temmuz’da bir darbe girişimi yaşandı, 20 Temmuz’da ise bir başka darbe yapıldı. OHAL ile beli kırık olan demokrasi yere serildi. Zorbaca uygulamalar yapan iktidarın niyetinin ne olduğu ortaya çıktı. Darbe tartışması üstünde kendi iktidarını sağlamlaştırmaya çalışan bir iktidarın olduğunu son dört yılda görmüş olduk. İktidar her kendisini eleştireni ‘vatan haini, darbeci’ diye niteledi. Hukuk ayaklar altına alındı. Hukuku ayaklar altına alanlar cezalandırılmalıydı, ama bu hukuksuz bir biçimde yapıldık. Anayasaya aykırı olan KHK’lar ile kurumlar kapatıldı, insanlar ihraç edildi ve çaresiz bırakıldı.
‘BİR GECE DARBE YAPILMAYA ÇALIŞILDI, DEVAMI 4 YIL SÜRDÜ’
  • HDP’nin kazandığı belediyelerden sadece 10 belediye kaldı. Kimi kamudan ihraç edildiği için mazbatası elinden alındı kimine kayyum atandı. Toplumun her kesimine yönelik hukuksuzluk furyası başladı. Ellerine büyük bir gerekçe ve Allah’ın lütfu geçmişti. Bunu da gülerek dile getirmişlerdi. Bir gece darbe yapılmaya çalışıldı, ama darbenin devamı dört yıl sürdü.

“İNSANLARIN CEZAEVLERİNE İSTİFLENDİĞİNİ GÖRDÜK”

Türkiye tarihinin en büyük beyin göçünün yaşandığı zamanları yaşadık. Akademi de ihraçlar ile iktidarın denetimindeki kuruma dönüştü. Üniversiteler üniversite olmaktan çıktı. Hukuk fakültesine veteriner dekanlar atanmaya başlandı. Bilim üretimi yüzde 30 oranında düşüş gösterdi. Sadece OHAL mağdurları ve yakınları kaybetmedi, bütün bir toplum kaybetti. Toplumda önemli bir depremin yaşandığını görüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti tarihin en büyük cezaevi doluluk oranları bu dönemlerde gördük. Türkiye’de 120 bin kişilik kapasite olmasına rağmen, 300 bin kişinin cezaevlerine doldurulduğunu gördük. İnsanların cezaevlerine istiflendiğini gördük.

“KENDİ MAHALENİZDEN ÇIKIN”

Tüm topluma ‘İktidarın hukuksuz uygulamalarına karşı bir araya gelelim’ diyoruz. Bunlar KHK Platformları kurduk ve her kesimden insanların katıldığı platformlar oldu. Bizler bir demokrasi mücadelesi veriyoruz ve herkese ‘Kendi mahallelerinizden çıkın’ diyoruz. Bunların yapılması ile bu karanlık günlerin geçeceğine inanıyoruz. Bizim çağrımız bir demokrasi çağrısıdır, ön yargıları bırakıp birbirimize temas etmeliyiz diyoruz. İstikbale yönelik umutsuz bakmıyoruz ve umut doluyuz.”

Politika

Süleyman Soylu kısa mesajla Saray’ı vurdu: “Devlet para istemez”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, milyonlarca telefona gönderdiği mesajda “Biz bize yeteriz” kampanyasıyla korona salgını döneminde halktan IBAN ile para isteyen Saray’ı hedef aldı. Yıllardır kullanılan dolandırıcı uyarısı mesajına “Devlet para istemez” ifadesi eklendi. 

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu görevden alacağı iddiası Ankara kulislerinde sıklaştı. Soylu da Saray’ın taviz vermediği itibarına yönelik suikastlar düzenlemeye devam ediyor. Soylu, son olarak halka gönderdiği mesajlarda korona için para toplayan Saray’ı hedef aldı.

SİZDEN PARA İSTEYENLERE İNANMAYIN

İçişleri Bakanlığı tarafından rutin olarak yıllardır halka gönderilen mesajlarda “Sizleri telefonla arayarak kendilerini polis, asker veya savcı olarak tanıtıp, sizden para, altın isteyen şahıslara inanmayın. Böyle bir durumda hemen 155 Polis İmdat ihbar hattını arayın” uyarıları bulunuyor.

ÇÜNKÜ DEVLET PARA İSTEMEZ

Bakanlığın son gönderdiği mesajlara eklenen “Devlet para istemez” cümlesi dikkat çekti. Son uyarı mesajında şu ifadelere yer verildi: “İçişleri Bakanlığı önemle duyurur; Sizi polis, asker veya savcıyım diyerek arayıp, hesap ya da kimlik bilgileriniz terör örgütünün eline geçti gibi sözlerle sizden para veya banka hesap bilgilerinizi isteyen dolandırıcılara itibar etmeyiniz. Çünkü devlet para ve hesap numarası istemez.”

ERDOĞAN HALKTAN PARA İSTEDİ

Geçen yıl koronavirüsün Türkiye’de görülmeye başlamasının ardından AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan dar gelirlilere ilave destek sağlamaya yönelik “Biz Bize Yeteriz” isimli kampanya başlattı. Kampanya için kamu bankalarında açılan hesap numaralarını ve IBAN’larını paylaşan Erdoğan, isteyenlerin de SMS göndererek bağış yapabileceğini duyurmuştu. Diğer ülkeler halka karşılıksız yardım yaparken Erdoğan’ın halktan para istemesi büyük tepki çekmişti.

Karamollaoğlu Saray’ın heyecanını deşifre etti: A haber bile gelmiş

Okumaya devam et

Politika

Hakan Dağdeviren’in annesine kavuşma hayalini bitirdiler

AKP Hükumetinin, insan haklarında iyileştirme vadeden infaz paketi lösemi hastası Hakan Dağdeviren’in annesine kavuşma hayalini hüsranla bitirdi. 15 yaşından küçük çocuğu bulunan kadınları cezaevlerinden tahliye edecek madde tasarıdan çıkarıldı. Anne ve babası tutuklu Hakan’ın ailesine kavuşması başka bir vakte kaldı.

BOLD – Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, kadın mahkumlara çocuk kriteri getiren madde çıkarılarak TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. Kanun, AKP’li Cumhurbaşkanı’nın onayının ardından yürürlüğe girecek.

3 BİN ÇOCUKLU KADIN TUTUKLU BU KANUNU BEKLİYORDU

Kadın hükümlünün, 15 yaşını doldurmamış çocuğunun bulunması durumunda, cezasının infazının çocuğun 15 yaşını doldurmasına kadar ertelenebilmesine ilişkin madde, teklif metninden çıkarıldı. Bu durum cezaevlerindeki 3 bin çocuklu kadın tutukluyu üzdü. Sözkonusu düzenlemenin Meclis’e sevkedilmesinde, anne ve babası Gülen Hareketi yapılanmasına üyelik iddiasıyla tutuklu bulunan ve lösemi teşhisi konulan 11 yaşında Hakan Dağdeviren’in durumu etkili olmuştu. Düzenleme ile 15 yaşından küçük çocuğu bulunan kadın hükümlülerin cezasının infazı, çocuğun 15 yaşını doldurmasına kadar ertelenmesi öngörülüyordu.

Kanunla, hükümlülerin ziyaret süresi 1 saatten 1,5 saate çıkarılıyor; tutuklu ve hükümlüler bakımından hasta ziyareti amacıyla verilen mazeret izinleri arasında beklenmesi gereken asgari bir aylık süre şartı kaldırılıyor.

MAHKUMLARA E POSTA İMKANI GETİRİLDİ

Bulundukları ceza infaz kurumundan başka bir kuruma nakil talebinde bulunan hükümlülerin maddi durumlarının yetersiz olduğunu belgelendirmeleri durumunda, bu hükümlülerden nakil giderleri alınmayacak. Hükümlüler, gerekli teknik altyapının bulunduğu kurumlarda Adalet Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde elektronik yöntemlerle de mektup alıp gönderebilecek. Hükümlü tarafından resmi makamlara veya savunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgrafların, alıcısı dışındaki kişilerin erişimini engelleyici tüm tedbirler alınarak, hükümlünün talebine göre posta yoluyla veya elektronik ortamda alıcısına ulaştırabilecek.

YABANCI HÜKÜMLÜLERİN DURUMLARINI İÇİŞLERİ BAKANLIĞI DEĞERLENDİRECEK

Kanuna göre yabancı hükümlüler hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezalarının infazına karar verildiği takdirde, sınır dışı edilme işlemleriyle ilgili olarak, bu hükümlülerin durumları İçişleri Bakanlığınca değerlendirilecek. Böylece, yabancı hükümlünün koşullu salıverilmesi veya cezasının infazının tamamlanması halleri bakımından uygulanan bu tedbir, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına karar verilmesi hali bakımından da uygulanacak.

CEZAEVLERİNDE 17 BİN KADIN BULUNUYOR

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun açıkladığı Türkiye’de Kadın Hakları İhlalleri Raporu’na göre cezaevlerinde 17 bin kadın tutuklu ve hükümlü kadın bulunuyor ve bu kadınların yanında 800’ü 3 yaş altı bebek olmak üzere 3 bin çocuk anneleriyle birlikte cezaevinde kalıyor. Türkiye’nin de üyesi olduğu Avrupa Konseyi, 2020 ceza istatistikleri raporuna göre ise Türkiye, Konsey’in 47 üyesi arasında, cezaevi kalabalıklığı ve tutsak çocuk sayısında Türkiye Avrupa lideri! Rapor, AKP’nin Türkiye’yi resmen açık bir cezaevine dönüştürdüğünü gözler önüne serdi.

Balyoz: Kumpas mı darbe mi?

Okumaya devam et

Politika

Karamollaoğlu Saray’ın heyecanını deşifre etti: A haber bile gelmiş

Oğuzhan Asiltürk’ün Saadet Partisi’ni AKP’ye bağlama girişimi Milli Görüş camiasını hareketlendirdi. 86 yaşındaki Asiltürk’ün kongre çağrısı üzerine SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu basın toplantısı düzenledi. Karamollaoğlu “A Haber bile gelmiş. Heyecan var herhalde” dedi.

BOLD – Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Asiltürk, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Saray’daki görüşmesinden sonra partisini Cumhur İttifakına dahil etmek için kolları sıvadı. 86 yaşındaki Asiltürk, dün sosyal medyadan kurultay çağrısı yaptı.

PARTİLİLERDEN ALKIŞ

SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, kurultay çağrısına “Asiltürk’ün açıklamaları kendisini bağlar” cevabı verdi. Karamollaoğlu, bugün düzenlediği basın toplantısı öncesinde ise AKP medyasında oluşan heyecanı esprili bir şekilde dile getirdi. Karamollaoğlu’nun “Bugün kalabalıksınız. A Haber bile gelmiş. Heyecan var anlaşılan” sözleri partililerden alkış aldı.

NUMAN KURTULMUŞ VE SÜLEYMAN SOYLU ÖRNEĞİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, benzer parti operasyonunu HAS Parti ve Demokrat Parti’ye yapmıştı. Numan Kurtulmuş ve beraberindekileri AKP’ye transfer eden Erdoğan, HAS Parti’yi siyasi arenadan silmişti. Erdoğan, ardından Demokrat Parti’den Süleyman Soylu’ya AKP rozeti taktı. Kurtulmuş’a bakanlıklar verdikten sonra AKP Genel Başkanvekilliği görevine kadar getirdi. Süleyman Soylu’yu ise AKP Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı, Çalışma Bakanlığı ve son olarak İçişleri Bakanlığı koltuğuna oturttu.

Medyanın yüzünü kızartanlar Saray’a göre hâlâ gazeteci

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0