Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Çete lideri Serkan Kurtuluş: Rahip Brunson’u öldürmem istendi suçu Gülen Cemaatine yükleyeceklerdi

Arjantin’de tutuklu bulunan silahlı çete lideri cihatçı Serkan Kurtuluş: “Rahip Brunson’u öldürmem istendi, suçu FETÖ’ye yıkacaklardı. Ortağım denedi ama başaramadı.”

CEVHERİ GÜVEN
BOLD ÖZEL – Suriye’de düşürülen Rus uçağının pilotunun öldürülmesi, organize suç örgütü faaliyetleri ve silah ticareti nedeniyle İnterpol’ün listesinde bulunan Serkan Kurtulmuş, tutuklu bulunduğu Arjantin’deki cezaevinde önemli ifşaatlarda bulundu.

Kurtulmuş, AKP yönetiminden Rahip Brunson’u öldürmesi yönünde talep geldiğini, suçun Gülen Cemaatine yıkılacağını söyledi.

ARJANTİN’DE TUTUKLU

Serkan Kurtuluş, Türkiye’de organize suç örgütü lideri olarak pekçok suçlamayla aranıyor. Kurtuluş’un Türkiye’de öne çıkması Suriye savaşıyla birlikte oldu. Suriye’ye silah ticareti yeraltı dünyasındaki isimleri bu bölgeye yönlendirdi. Kurtuluş’u Interpol’ün işaretlemesi ise düşürülen Rus uçağının paraşütle atlayan pilotunun öldürülmesine isminin karışmasıyla oldu. Kurtuluş, FETÖBORSASI olarak bilinen, işadamlarından şantajla para kopartan çetelerden birini İzmir’de organize etmekle suçlandı. Kurtuluş’un ortağı AKP eski İzmir İl Başkanı, aynı suçlamayla elektronik kelepçeyle ev hapsindeyken 31 Mayıs 2019’da polis yeleği giymiş kişilerce evinde vurularak öldürüldü. Serkan Kurtuluş, olayın ardından Türkiye’yi terketti önce Gürcistan sonra Arjantin’e geçti.

Kurtuluş, Interpol listesinde bulunması nedeniyle Arjantin’de saklandığı yerde gözaltına alındı ve halen Puerto Madero’da tutuklu bulunuyor. Siyasi sığınma prosedürü devam eden Kurtuluş, Arjantin’in önemli gazetelerinden Infobae’den gazeteci Federico Fahsbender’in sorularını yanıtladı.

RAHİP BURUNSON’U ÖLDÜRMEM İSTENDİ

Hayati tehlike nedeniyle Türkiye’den kaçtığını belirten Serkan Kurtuluş, Suriye savaşı, siyasi cinayetler dahil pekçok konuda çok şey bildiğini, AKP yönetimiyle beraber çalıştıklarını bu nedenle hayati tehlikesi bulunduğunu belirttiği röportajında Rahip Brunson’a suikast düzenleme planıyla ilgili çarpıcı bilgiler verdi.

Serkan Kurtuluş, Rahip Brunson’un öldürülmesiyle ilgili AKP’nin yöneticilerinden kendisine talep geldiğini ancak kabul etmediğini belirtirken, bir ortağının suikast düzenlemeye çalıştığını ancak başarısız olduğunu ifade etti. Kurtuluş şöyle konuştu:

“AK Parti, onu öldürmek ve suçu FETO’ya atmak istedi. Bir ajan arkadaşım (ortağım) onu ​​öldürmek istedi, ama yapamadı. Daha onrasında Gürcistan’a benim yanıma geldi . Çok sayıda belgem var, birlikte çalışıyoruz. Sonra ‘Andrew Brunson’u öldürmem gerektiğini’ bana bildirdiler. Onu öldürmeyi kabul etmedim. Onu öldüreceğim için bana para teklif etmediler. AK Parti sokakta güçlü olmak istiyordu, FETO ile problemleri vardı ve bu problemleri sokaktaki gücüyle bastırmak istedi. Bu yüzden benim gibi insanları organize etmek istediler, bu organize kendilerine çalışan insanlarla tekrar bir savaş çıkarma niyetindeydiler.

Serkan Kurtuluş’un bu sözleri üzerine gazeteci Fahnsbender „Brunson’u kim öldürmenizi istedi“ şeklinde açık soru yöneltti. Kurtulmuş’un cevabı şöyle oldu:

“AK Parti istedi, AK Parti’nin Izmirdeki büyük politikacıları.”

Serkan Kurtuluş

“AHMET ÇOK ŞEY BİLDİĞİ İÇİN ÖLDÜRÜLDÜ”

İzmir’de işadamlarına FETÖBORSASI çerçevesinde şantaj yapmak suçlamasıyla yargılanan AKP eski İzmir İl Başkanı Ahmet Kurtuluş’un öldürülmesiyle ilgili de konuşan Serkan Kurtuluş “Ahmet Kurtuluş’u çok şey bildiği için öldürdüler. İnsanları öldürerek suçu FETÖ’ ye yıkmak istediler bu sayede hem yargıdan hem kamu oyundan gerekli desteği alacaklardı.” dedi.

Öldürülen eski AKP İzmir İl Başkanı Ahmet Kurtuluş.

CUMHURBAŞKANI BİR TERÖR ÖRGÜTÜNE YARDIM YAPTI

Hayati tehlikesi bulunduğunu belirten Serkan Kurtuluş, özellikle Suriye’de savaştığı dönemde şahit oldukları nedeniyle ortadan kaldırılmak istendiğini söyledi:

“Ben savaştaydım(Suriye), Cumhurbaşkanı Erdoğan bir terör örgütüne yardım etti. Ben çok şey biliyorum, çok şey gördüm. Türkiye bu yüzden beni ortadan kaldırmak istiyor. Politik cinayetlerle ilgili çok şey biliyorum, çünkü beraberdik onlarla, çok kötü şeyler gördüm. Artık onlarla birlikte çalışmak istemiyordum Gürcistan’a geçip sığınma istedim ama orada bana öldürülme riskim olduğu söylendi. Şimdi de Türkiye burada beni hapishanede öldürmek istiyor.“

Serkan Kurtuluş (ortada)

“OLAYIN İÇİNDE MİLLİ GÜVENLİK VAR BİREBİR SUSURLUK“

2019 yılı Mayıs ayında öldürülen AKP İzmir eski İl Başkan Yardımcısı Ahmet Kurtuluş’un avukatı Özgür Senger, cinayetin ardından yaptığı açıklamada olayın devlet tarafından soğutulmaya çalışıldığını söylemiş ve konunun „Milli Güvenliği ilgilendiren boyutları var birebir Susurluk’un aynısı demişti.

FETÖBORSASI çerçevesinde tutuklandıktan sonra elektronik kelepçeyle ev hapsine alınan Ahmet Kurtulmuş, polis yeleği giyen bir kişi tarafından evinde öldürülmüştü. Ahmet Kurtuluş’un avukatı Senger, konuyla ilgili şöyle konuşmuştu:

“Ahmet Kurtuluş bildikleri, konuşmadıkları ve söylemedikleri yüzünden öldürüldü. Söyledikleri nedeniyle öldürülmedi. 2011-2017 yılları arasında üç dönem, Ak Parti İzmir İl Başkan Yardımcılığını yapmıştı. Alüminyum folyo fabrikası vardı. Serkan Kurtuluş (akrabalıkları yok soyisim benzerliği) adlı bir kişinin liderliğini yaptığı suç örgütün liderlerinden biri olduğu iddiasıyla tutuklandı. Hakkında dava açıldı. 5 ay tutuklu kaldı. Bu normal bir suç örgütü değil. Burada yalnızca silahlı eylemler gasp, insan kaçırma eyleminin dışında. Milli güvenliği ilgilendiren bazı konular da var. Bire bir Susurluk olayına benziyor.“

Cinayetin ardından Ahmet Kurtuluş‘un, suç örgütü lideri Sedat Peker’i cezaevinde ziyaret eden isimlerden biri olduğu da ortaya çıkmıştı.

RUS BÜYÜKELÇİ SUİKASTİNİN BENZERİ

19 Aralık 2016’da, Rusya Büyükelçisi Andrey Karlov da tıpkı Ahmet Kurtuluş gibi Suriye’de faaliyet gösteren cihatçı gruplarla irtibatlı polis memuru Mevlüt Mert Altıntaş tarafından öldürüldü. Suikastin ardından cinayet hükümet tarafından Gülen Cemaatine yıkılmaya çalışıldı. Yargılama sürecinde Altıntaş’ın Suriyeli cihatçı grup El Nusra’yla bağlantıları ortaya çıktı ancak savcılık bu delilleri dosyaya koymadı.

Serkan Kurtuluş’un da Suriye’de cihatçı gruplarla sıkı bağları olduğu görülüyor. Kurtuluş ve düşürülen Rus uçağının paraşütle atlayan pilotunu öldüren Alparslan Çelik’in fotoğrafları ve bağlantıları ortaya çıkmıştı.

Serkan Kurtulmuş ve Rus pilotu öldüren Alparslan Çelik’in Suriye’de beraber çekilmiş fotoğrafı.

Serkan Kurtulmuş ve Rus pilotu öldüren Alparslan Çelik’in Suriye’de beraber çekilmiş fotoğrafı.

ÇAKICI’YI CEZAEVİNDE ZİYARET ETMİŞTİ

Serkan Kurtuluş, yeraltı dünyasının ünlü ismi Alaattin Çakıcı’yı cezaevinde ziyaret etmişti. Çakıcı cezaevinden yazdığı mektuplardın birinde “Serkan Kurtuluş Bu Dünyada Ve Öbür Dünyada da Benim Kardeşimdir. Beni Seven Veya Sevmeyen Herkes Bunu Böyle Bilmeli.” yazmıştı.

BOLD ÖZEL

Cezaevinde bayıldıktan sonra beyin ölümü gerçekleşen KHK’lı öğretmen hayatını kaybetti

Bir KHK’lı öğretmen daha hayatını kaybetti. 30 aydır Siirt Cezaevinde tutuklu olan fizik öğretmeni Cengiz Karakurt geçen hafta karantina hücresinde bayılmıştı.

BOLD ÖZEL – Bir hafta önce cezaevinde bayılıp hastaneye kaldırılan KHK’lı öğretmen Cengiz Karakurt hayatını kaybetti. Aort yetmezliği olduğu için 10 yıl önce açık kalp ameliyatı olan Cengiz Karakurt, 15 Eylül sabahı tek kişilik karantina hücresinde baygın bir şekilde bulundu. Siirt Devlet Hastanesi’ne kaldırılan 41 yaşındaki öğretmen, hastanenin yoğun bakımında korona nedeniyle yer olmadığı için Siirt Özel Hayat Hastanesi’ne götürüldü. Bir haftadır yoğun bakımda yatan ve beyin ölümü gerçekleşen Karakurt, bu akşam üzeri öldü.

Bold Medya’ya konuşan eşi Hatice Karakurt, eşinin bir aydır hasta olduğunu, hastaneye götürüldüğünü ve her seferinde ‘üşütmüşsün’ deyip antibiyotik verilip gönderildiğini söylemişti. Karakurt, eşinin son kez 14 Eylül’de hastaneye götürüldüğünü ve cezaevinde kalmasında mahsur yoktur diye geri gönderildiğini de belirtmişti. Cengiz Karakurt, beyin ölümü gerçekleştikten bir gün sonra ise hemen tahliye edilmişti.

GERGERLİOĞLU: “MAHPUSLARIN HAYATI BÖYLE UCUZ OLMAMALI”

Cengiz Karakurt’un hastane sürecini takip eden HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu, “Siirt Cezaevinde riskli hasta grubunda olan ve günlerdir yoğun bakımda yatan KHKlı mahpus Cengiz Karakurt Covid 19 nedeniyle bugün vefat etti. Yine önemli ihmaller ve ihlaller var! Mahpusların hayatı böyle ucuz olmamalı. Tek kişilik koğuştaydı!” dedi.

KHK İLE İHRAÇ EDİLDİ

Cemaat soruşturmaları kapsamında 16 Nisan 2018’de tutuklanan fizik öğretmeni Cengiz Karakurt, 10 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Dosyası İstinaf Mahkemesinde bulunuyordu. En son Batman’da bir ortaokulda görev yapan Karakurt ikinci KHK ile ihraç edilmişti.

Tutuklu KHK’lı öğretmen hücrede beyin kanaması geçirdi

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Savcı cezaevindeki o gecenin tutanaklarını neden paylaşmıyor?

Tahliyesine 3 ay vardı. Hücrede ölü bulundu ancak ölüm nedeni hala sır… Komiser Yardımcısı Mustafa Kabakçıoğlu’nun ailesi, sorumluların bulunmasını ve cezalandırılmasını istiyor.

SEVİNÇ ÖZARSLAN – BOLD ÖZEL

24 gün önce Gümüşhane E Tipi Kapalı Cezaevinde hayatını kaybeden Mustafa Kabakçıoğlu’nun ölümünün arkasındaki şüpheler hala giderilmedi. Suç duyurusunda bulunan ailesi, “Savcı o gece tutulan tutanakları kamuoyuyla neden paylaşmıyor” diye soruyor.

HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu da Adalet Bakanlığına bir soru önergesi vererek açıklama yapılmasını istedi.

YÜKSEK TANSİYON, ASTIM VE PANİK ATAK HASTASIYDI

Mustafa Kabakçıoğlu, Giresun Emniyet Müdürlüğünde komiser yardımcısıyken Ağustos 2016’da ihraç edildi. Aynı ay Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklanıp Gümüşhane E Tipi Cezaevine gönderildi. Yüksek tansiyon ve astım hastası olan Kabakçıoğlu, bu süreçte aşırı kilo kaybetti. Panik atak hastalığı ortaya çıktı. Kanser ve Alzheimer hastalıkları olan annesinin durumunu defalarca mahkemeye sunarak tahliyesini talep eden Mustafa Kabakçıoğlu’nun dilekçeleri dikkate alınmadı. Dört yıldır cezaevinde olan Kabakçıoğlu’nun tahliye olmasına 3 ay kalmıştı.

Astım ve yüksek tansiyon hastası Kabakçıoğlu 20 Ağustos 2020’de koğuşta fenalaşınca hastaneye kaldırıldı. Çok öksürdüğü için dönüşte korona şüphesi nedeniyle karantina hücresine konuldu. 14 ve 16 yaşında iki çocuğu bulunan, 44 yaşındaki Kabakçıoğlu, karantinanın 9. gününde, 29 Ağustos 2020 sabahı hücresinde ölü bulundu. İddiaya göre sabaha kadar öksüre öksüre can verdi. Cenazesi, Trabzon Adli Tıp’a götürülen Kabakçıoğlu’na yapılan test sonucunda korona olmadığı ortaya çıktı. Samsun’dan Trabzon’a cenazeyi almaya giden ailesi Mustafa Kabakçıoğlu’nu Samsun’da defnetti.

Olayın şokunu üzerinden ancak atabilen aile bir hafta sonra Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı’na giderek suç duyurusunda bulundu. Mustafa Kabakçıoğlu’nun ölüm nedeninin araştırılmasını ve varsa sorumluların cezalandırılmasını istedi. Ancak henüz bir sonuç elde edilmiş değil.

SAVCI “AÇIKLAMA YAPACAĞIM” DEDİ

“Gelin cenazenizi alın” diye cezaevinden arandıklarında şok yaşadıklarını ve apar topar yola düştüklerini söyleyen Mustafa Kabakçıoğlu’nun amca oğlu Kaya Kabakçıoğlu, “Son zamanlarda astım bronşiti biraz artmıştı. 20 Ağustos 2020 tarihinde son telefon görüşmesi yaptığı günün gecesi saat 23.00 gibi acil servise kaldırılmış olduğunu sonradan öğrendik ve sonraki hakkı olan telefon görüşme günü olan 27 Ağustos Perşembe günü biz ailesini aramadı. Acile kaldırıldığı o geceden 9 gün sonra vefat haberini verdiler bize.” dedi.

Gümüşhane Cumhuriyet Savcısı Ahmet Tozluyurt ile 15 Eylül 2020’de görüştüklerini belirten Kaya Kabakçıoğlu, “Kendisi 16 Eylül Çarşamba günü basın toplantısı yoluyla açıklama yapacağım dedi ama hala herhangi resmi bir açıklama yapmadı. Bize 21 Eylül’de hastaneye götürdük dedi. Ama e-Nabız’da hastaneye götürüldüğüne dair herhangi bir belge yok. Savcı, ben ambulans çağırdım, ambulansın içinde oksijen verdik. Bunlar onların iddiaları. Her şey şüpheli.” diye konuştu.

“BİR HAFTA ÖNCE SAĞLIKLIYDI, BİZDEN KİTAP İSTEDİ”

Genç komiserin hastaneye götürülmediğini iddia eden Kabakçıoğlu, “Benim düşünceme göre ambulansın içinde tedavi yaptılar ve sonra tekrar cezaevine koydular. Çok öksürdüğü için de karantinaya aldılar ve 9. gün gece yarısı saat 2.30’da vefat ediyor. 5.45’te kapıyı açtıklarında ölü bulunuyorlar. Oturur vaziyetteymiş. Butona basmamış. Ya da bastı ise duyulmadı mı? Bilmiyoruz tabi, bunların hepsi soru işareti. Bir hafta öncesi telefon konuşmalarında sağlıklı konuşan, okumak için bizlerden kitap isteyen, bu dört yılda açık öğretim lisans programını yüksek puanlarla bitirip diplomasını alan, dört ay sonra bitecek ceza sonrası yapmak istediği hayallerden bahsederken ani vefat etmesi bizlerde büyük şüpheler uyandırmıştır.” ifadelerini kullandı.

“CESEDİNİ PİS BİR BATTANİYEYE SARMIŞLARDI”

Kaya Kabakçıoğlu

Bold Medya’ya konuşan Kaya Kabakçıoğlu, amca oğlunun vefatından sonra Trabzon Adli Tıp’ta yaşadıklarını ise şöyle anlattı:

“Sabahleyin bizi aradılar, Mustafa Kabakçıoğlu vefat etti, gelin cenazesini alın diye. Biz de apar topar Samsun’dan Gümühane’ye yola çıktık. Yarı yolda aradılar. Trabzon Adli Tıp’a götürdük, oraya gelin dediler. Gittik. Biz vardığımızda cenaze arabası yeni gelmişti. Bir tek beni aldılar içeri. Cesedini pis bir battaniyenin içine sarmışlardı. Adli tıpa cenazesi getirmişlerdi, ellerinde herhangi bir belge de yoktu. Oradaki görevli de cenazeyi getiren görevlilere bağırdı. ‘Bütün pis işlerinizi biz mi temizleyeceğiz. Ölümü için herhangi bir yazı yazılmamış, bir şey yapılmamış.’ dedi. Orada korona testi yapıldı. Sonuç negatif çıktı. Ölmeden önce kendisine ne tür bir tedavi uygulandı, ne yapıldı bilmiyoruz. Otopsi yapıldı. Sonucu henüz belli olmadı. Korona çıkmayınca defin için bana yazı verdiler. Cenazemizi alıp Samsun’da defnettik.”

“KAMUOYUNDAN SAKLANAN BİR ŞEY Mİ VAR?”

Bir hafta sonra Samsun Cumhuriyet Başsavcılığına gidip suç duyurusunda bulunan Kabakçıoğlu ailesi şu sorulara cevap verilmesini istiyor:

1. Mustafa Kabakçıoğlu’nun Gümüşhane cezaevinde, kapatıldığı tek kişilik karantina hücresinde öksüre öksüre ölümünden haberdar mısınız? Eğer haberdarsanız biz ailesine neden 24 gündür açıklama yapılmıyor?

2. Kamuoyundan saklanan bir şey mi var? Ağır hasta olduğuna Tanık olabilecek dahil hiçbir koğuş arkadaşlarının ve cezaevi personelinin bugüne kadar neden ifadesine başvurulmadı?

SAVCI “TEK KİŞİLİK HÜCRE” LAFINDAN RAHATSIZ OLDU

3. Mustafa Kabakçıoğlu rahatsızlığını bildirmesi üzerine ne gibi önlemler alındı? Yüksek tansiyon hastası olduğu bilinmesine rağmen Mustafa Kabakçıoğlı, neden tek kişilik hücreye alındı? Koğuştan sorumlu ceza infaz memurları tarafından nöbetçi cezaevi doktoruna götürüldü mü? Revirdeki doktor gördü ise ne teşhis koydu, ne gibi ilaçlar verdi? Bu süreçteki tıbbi müdahaleleri neden paylaşılmıyor, şüpheleri üzerinize çekiyorsunuz?

4. Olayla ilgili sosyal medyada haber sitelerinde kullanılan “tek kişilik hücre” lafından rahatsız olan Cumhuriyet savcısı Ahmet Tozluyurt, neden hücre olmadığını ispatlayacak kamera görüntü ve diğer belgeleri paylaşmıyorsunuz? Neden şüpheler bırakıyorsunuz?

5. En basit tıp bilgisine vakıf olanların da bildiği üzere tıpta durup dururken ölüm yoktur, peki Mustafa Kabakçıoğlu neden öldü? 20 Ağustos’ta fenalaşıp acile kaldırıldığı ve doktor gözetiminde tutulması gerektiği halde neden cezaevine gönderilmiştir? Hastaneden tekrar cezaevine gönderilen Mustafa Kabakçıoğlu’nun vefatından kim sorumludur? İlk başta Kovid-19 tedavisine başlanılmadı, daha sonra Kovid-19 olmadığı anlaşıldığında neden kendi koğuşunda götürülmedi? Hasta tutukluyu tek başına hücrede bırakmak, yakın gözetim altında tutmamak ölüme terk etmek değil midir?

“İDARİ SORUŞTURMA BAŞLATILDI MI?”

6. Adalet Bakanlığı ve Ceza Tevkifevleri bu skandal olay sonrası Gümüşhane E Tipi Ceza ve İnfaz Kurumu görevlileri hakkında idari soruşturma başlattı mı? Sorumlular hakkında yaptırım uygulanacak mı? Soruşturma başlattıysa kimler sorgulandı? O geceki nöbetçi savcı tutulan tutanakları kamuoyuyla neden paylaşmıyor?

7. Bizler Kabakçıoğlu ailesi ve yakınları defalarca sorup hiç cevap alamadığımız soruları tekrar tekrar soracağız ta ki vicdanları rahatlatacak, karanlıkta kalan soruları aydınlatacak açıklamalar ilgili ve sorumlu yetkililerden gelene kadar.”

CEZAEVİNDE HAYATINI KAYBEDEN MAHPUS SAYISI KAÇ?

Genç komiserin ölümünü kamuoyuna duyuran ve olayın ilk günden beri takipçisi olan HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün cevaplaması için bir soru önergesi verdi. Kabakçıoğlu ailesinin iddialarının doğru olup olmadığının araştırılmasını isteyen Gergerlioğlu önergesinde şu sordu:

“Mustafa Kabakçıoğlu isimli yurttaşın ölüm nedeni nedir? Ölümüyle ilgili açılmış bir soruşturma var mıdır? Neden tek kişilik koğuşa alınmıştır? Neden hastaneye sevk edilmemiştir? Halen cezaevinde kalan ve Mustafa Kabakçıoğlu’nun rahatsızlığına benzer şikayetleri olan mahpus sayısı kaçtır? Bu kişilerin aynı şekilde cezaevinde ölmemesi için ne yapılması gerekmektedir? Son 5 yılda cezaevinde hayatını kaybeden mahpus sayısı kaçtır? Cezaevlerine güveni sarsan bu ve benzeri olayların tekrarlanmaması güvenin tekrar tesisi için hükumetinizin alacağı önlemler nelerdir?”

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Dünya Enes Kanter’e uygulanan sansüre inanamadı!

Boston Celtics’in Miami Heat ile oynadığı Doğu Konferansı finalinin 2. maçında Türk spikerlerin uyguladığı sansür dünya basınına konu oldu. Arap ve Polonya basını skandal sansürü bakın nasıl haber yaptı…

MUHAMMET ALİ TOKSOY – BOLD MEDYA

3 senedir Enes Kanter’in maçlarını yayınlanmayan S Sport kanalı, Boston-Miami arasında oynanan Doğu Konferansı Final Serisi’ni yayınlamaya karar verdi. Maçı ESPN kanalı için anlatan ABD’li spiker başarılı Türk yıldıza övgüler yağdırırken S Sport sunucuları Uğur Ozan Sulak ve Kaan Kural, maçta 9 sayı, 6 ribaundla oynayan Enes Kanter’e sansür uygulayarak adını ağızlarına bile alamadı.

S Sport kanalının uygulamış olduğu bu sansür dünya çapında haber olmaya devam ediyor. Polonya’nın en büyük ve en prestijli spor gazetesi Przegląd Sportowy’nin başarılı muhabiri Jakub Wojczyński olayı Polonyalı basketbolseverler için haberleştirdi.

NBA ve Avrupa Basketbolunu yakından takip eden tecrübeli gazeteci, geniş kapsamlı bir yazı kaleme alarak, Enes Kanter’e uygulanan komik sansürü görmek için Türkçe bilmenize gerek yok ifadelerini kullandı. Avrupa Kupası maçları için Türkiye’ye de gelen ve Enes Kanter’in son yıllarda yaşadıklarını haberinde anlatan Jakub Wojczyński, yazısını NBA yıldızının düşüncelerini aktararak bitirdi:

“Türkiye diktatörün eline bırakılmamalı. Eğer Türk hükumetini eleştirirsen kötü birisin. Ben sadece özgürlük, demokrasi ve insan hakları için savaşıyorum. İnsanlar benim hikayemi NBA’de oynadığım için biliyor ama Türkiye’de hikayeleri benimkinden çok daha kötü olan binlerce aile var. Pek çok insan bana basketbola odaklanmamı ve siyaseti bırakmamı söyledi, ancak söylediklerim kesinlikle siyaset değil.”

ARAPÇA NBA TWITTER HESABI ŞAŞIRDI

Twitter üzerinden Arapça yayın yapan ve yaklaşık 100 bin takipçisi olan NBA hesabı Enes Kanter’e uygulanan sansürü şaşkınlıkla karşıladı. Doğu Finalinde Enes Kanter’in ribaund aldığını, sayılar attığını ancak Türk spikerlerin Boston Celtics maçı 4 kişi oynuyormuş gibi davrandığını ifade etti ve görüntüleri takipçileriyle paylaştı. İşte o tweet:

Enes Kanter’in Miami Heat karşısındaki ribaund ve sayılarını, ABD’li spikerler ile Türk spikerlerin karşılaştırmalı anlatımıyla, aşağıdaki YouTube linkinden izleyebilirsiniz.

 

 

Okumaya devam et

Popular