Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Devletin bütçesi cezaevlerine akıyor

Cezaevlerinin merkezi yönetim bütçesinden aldığı pay 6 milyar 993 milyon 138 bin TL’ye yükseldi. Cezaevleri bu bütçe ile başta Saray olmak üzere birçok kurumu geride bıraktı.

BOLD – Cezaevlerine ayrılan bütçe, aynı yıl Cumhurbaşkanlığı, TBMM, Milli İstihbarat Teşkilatı gibi birçok kurumun yanında 6 bakanlığın bütçesini de geçti. Altı bakanlığın bütçesi de cezaevleri bütçesinin gerisinde kaldı.

BİRÇOK KURUMUN BÜTÇESİNİ GERİDE BIRAKTI

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun soru önergesini yanıtlayan Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, 2019 yılında cezaevleri için merkezi yönetim bütçesinden 6 milyar 993 milyon 138 bin lira ayrıldığını belirtti. Bu bütçe ile cezaevleri Cumhurbaşkanlığı da dahil birçok kuruma 2020 yılı için ayrılan bütçeyi geçmiş oldu. Cumhurbaşkanlığı’nın 2019 yılı bütçesi 2 milyar 818 milyon 899 bin lira, TBMM’nin bütçesi 1 milyar 748 milyon 982 bin lira, Milli İstihbarat Teşkilatı 2 milyar 157 milyon 761 bin liraydı.

6 BAKANLIĞIN BÜTÇESİ CEZAEVLERİNİN BÜTÇESİNDEN AZ

Bunun yanında cezaevlerinin bütçesi 6 bakanlığın da bütçesini aştı. Dışişleri Bakanlığı’nın 2019 yılı bütçesi 4 milyar 635 bin 760 lira, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın 2 milyar 44 milyon 280 bin lira, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 4 milyar 168 milyon 578 bin lira, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 2 milyar 544 milyon 238 bin lira, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 2 milyar 573 milyon 286 bin lira, Ticaret Bakanlığı’nın 5 milyar 689 milyon 948 bin liraydı.

BİLGİ VERMEYİ REDDEDEN 4 KİŞİ TUTUKLU

Bakan Gül, cezaevindeki mahpus sayısı için Tanrıkulu’na Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne bakmasını önerirken, TCK’nın 166’ıncı Maddesi’nde düzenlenen bilgi vermeme suçundan 4 kişinin cezaevinde bulunduğunu açıkladı. Söz konusu madde şöyle: “Bir hukukî ilişkiye dayalı olarak elde ettiği eşyanın, esasında suç işlemek suretiyle veya suç işlemek dolayısıyla elde edildiğini öğrenmesine rağmen, suçu takibe yetkili makamlara vakit geçirmeksizin bildirimde bulunmayan kişi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.”

‘Mağdur çığlık atmadı’ diyen hakim tecavüz sanığını serbest bıraktı

Gündem

10 yaşındaki Hüseyin ailesine para bulabilmek için evden kaçtı

Şanlıurfa Eyyübiye’de kaybolan ve 5 gün sonra Gaziantep’te bulunan 10 yaşındaki Hüseyin Alpak, para kazanmak için evden ayrıldığını söyledi: “Kardeşlerime yiyecek, eve televizyon, kendime de bisiklet almak istiyordum.” Yedi çocuklu ailede Hüseyin’in eve gelişinin sevinci yaşanıyor.

BOLD – Alpak ailesi 5 gündür 10 yaşındaki oğulları Hüseyin’i arıyordu. Yüzleri güldüren haber Gaziantep’ten geldi. Şanlıurfa Eyyübiye’deki evlerinden yola çıkan Hüseyin, otobüsle geldiği Antep’te polislerce bulundu ve 5 gündür devam eden endişeli bekleyiş sona erdi.

10 yaşındaki Hüseyin, 7 çocuklu Alpak ailesine maddi yardım için evden ayrıldığını belirtti.

BEŞ GÜNDÜR YAŞADIKLARIMIZI ANLATAMAM

Baba Salih Alpak, oğlunun evin geçimine katkı sağlama düşüncesiyle Eskişehir’e gitmeye çalıştığı bilgisini verdi. “Bana destek için Eskişehir’e gidip çalışmak istediğini anlattı. Maddi durumumuzun iyi olmadığını evde televizyon olmadığını kendisinin de istediği bisikleti almak için ve kardeşlerine elbise almak için çalışıp para kazanmak istediğini anlattı. Bunları sorun yapmamasını ve çalışıp alacağımı, bunu bir daha tekrarlamamasını istedim o da bana bir daha evden ayrılmayacağını söyledi. Oğlumuz geldiği için çok mutluyuz. 5 günde yaşadıklarımızı anlatamam” dedi.

OTOBÜSTEN HERKES İNİP BEN TEK KALINCA ALIP POLİSE GÖTÜRDÜLER

10 yaşındaki Hüseyin de serüvenini şu sözlerle dile getirdi: “Para kazanıp kardeşlerime yiyecek, eve televizyon kendime de bisiklet almak istiyordum. Evden ayrıldıktan sonra otogarda bir otobüse gizlice bindim. Otobüs Gaziantep’te durunca herkes indi ve tek ben kalınca nereye gideceğimi sordular ben de Eskişehir’e gitmek isteğimi söyleyince beni polise teslim ettiler. Bir süre çocuk yurdunda kaldım ve sonrasında aileme kavuştum çok mutluyum.”

Girmediği ameliyatlarla vurgun yapan eski rektör ‘Bunlar fetö taktiği’ diyerek kendini savundu

Okumaya devam et

Gündem

Okullar korona tehdidi altında açılıyor: Veliler ve eğitimciler kaygılı

Özel okullar 15 Ağustos, devlet okulları 31 Ağustos’ta yüz yüze telafi eğitimine başlayacak. Salgının etkisini artırdığı ortamda alınan karardan veliler ve eğitimciler endişeli. Veli-Der Ankara Şube Başkanı Hülya Daran Deveci, “Kaygılıyız” derken Eğitim-Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, “Her okulda sağlık görevlisi bulundurulması zorunlu” hatırlatması yaptı.

BOLD – Koronavirüs pandemisi Türkiye genelinde son dönemde yayılımını artırdı. Birçok ilde vaka sayılarındaki yükseliş uzmanları korkutuyor. Tam da bu ortamda Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), okulların açılacağını ilan etti. Buna göre özel okullar 15, devlet okulları 31 Ağustos itibarıyla yüz yüze telafi eğitimine başlayacak. Fakat karar velileri ve eğitim camiasının çoğunluğunu endişeye sevk etti.

ÇOCUKLARIN PSİKOLOJİSİ SÜREÇTEN OLUMSUZ ETKİLENDİ

Duvar’dan Serkan Alan’a konuşan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, hazırlıkların tamamlanmadığını belirtip “Her okulda sağlık görevlisi bulundurulması zorunlu” dedi. Veli-Der Ankara Şube Başkanı Hülya Daran Deveci’ye göre ise öğrencilerin psikolojisi süreçten olumsuz etkilendi: “Çocuklarımıza da bizlere de bu travmayı yaşatmaya kimsenin hakkı yok.”

İLGİLİ TÜM KESİMLER BİR ARAYA GELİP GÖZDEN GEÇİRMELİ

Eğitim sezonunun başlamasına değil, okulların, bilim insanlarının onayladığı ölçüde gerekli önlemler alınmadan açılmasına karşı olduklarını kaydederek “Derslerin, teneffüslerin süreleri ve derslerin içerikleri eğitim sendikaları ve öğretmenlerle yeniden düzenlenmeli. Özel okullarda yüz yüze telafi eğitimi kararı tekrar ilgili tüm kesimlerin bir araya geldiği, başta TTB, hızlı şekilde değerlendirilmeli” tavsiyelerini dillendirdi.

MEVCUT FİZİKİ YAPI YETERSİZ KURALLAR UYGULANAMAZ

Okulların açılışına dair Sağlık Bakanlığı Bilimsel Danışma Kurulu’nca yayımlanan ‘Kovid -19 Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberi’ndeki kuralların, mevcut fiziki yapının yetersizliği sebebiyle uygulanmasının mümkün olmadığını söyleyen Veli-Der Ankara Şube Başkanı Deveci de, “Dört metrekareye bir kişi ve sosyal mesafeye uyma kurallarını uygulayabilecek okullarda alan yok. Atölyeler, kütüphaneler, sosyal alanlar dersliğe dönüştürülüyor. Pek çok okul hâlâ ikili eğitim veriyor. Bu koşullarda okulların açılması biz veliler için kabusa dönüşmüş durumda” ifadelerini kullandı.

Koronavirüs salgınında son 24 saat: 1185 yeni tanı 15 ölüm

Okumaya devam et

Gündem

Rektör Hüseyin Bağ’dan eşine özel personel ilanı

Pamukkale Üniversitesi Rektörü Hüseyin Bağ

Pamukkale Üniversitesi Rektörü Hüseyin Bağ’ın, daha önce enstitüde sekreter olarak işe başlattığı eşi Derya Bağ’ı Personel Daire Başkanlığı’na atamak için adrese teslim ilan yayınladığı ortaya çıktı. İlandaki kriterleri taşıyan ve kadroya başvuran tek kişi rektörün eşi oldu.

BOLD –  Rektör Bağ, eşini daha önce İslami Bilimler Enstitüsü’ne sekreter olarak atamış, ardından da Dil Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi’ne bilgisayar işletmeni olarak görevlendirmişti.

Pamukkale Üniversitesi Rektörü Hüseyin Bağ, bu kez de Personel Daire Başkanlığı kadrosuna eşini atamak için ‘adrese teslim’ ilan yayınladı. 7 Temmuz’da yayımlanan Pamukkale Üniversitesi Rektörlüğü Personel Daire Başkanlığı kadrosu için açılan ilanın kriterlerini karşılayan ve başvuran tek kişi eşi Derya Bağ oldu.

ARAP DİLİ VE EDEBİYATI MEZUNU OLMAK

Rektörlüğün yayınladığı ilanda, personel dairesi başkanlığına başvuracak adaylar için şu kriterler sıralandı: “Arap Dili ve Edebiyatı, Arapça Öğretmenliği ya da Fars Dili ve Edebiyatı bölümleri lisans mezunu olmak. Dil alanında tezli yüksek lisans yapmış olmak. Lisans mezuniyeti sonrasında en az 10 yıl eğitim ve öğretim alanında deneyim sahibi olmak. Yabancılara Türkçe öğretimi sertifikasına sahip olmak. Belgelendirmek kaydıyla branş dili yanı sıra en az orta düzeyde ikinci bir yabancı dil bilmek ya da ikinci yabancı dil alanında hazırlık sınıfını başarıyla tamamlamış olmak. Arapça öğretmenliği haricindeki bölümlerden mezun olanlar için pedagojik formasyon sertifikasına sahip olmak.”

EŞİNİ TARİF ETTİ

Derya Bağ’ın Pamukkale Üniversitesinde bulunan özgeçmişinde söz konusu kriterlerin tamamını karşılaması dikkat çekti. Bağ’ın aldığı eğitim ve sertifikaları şöyle: Gazi Üniversitesi Arapça hazırlık , Gazi üniversitesi Arapça öğretmenliği, Pamukkale Üniversitesi, Dil Bilimi ve Kültür Araştırmaları Yüksek lisans, Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi sertifikası, İlköğretim sınıf öğretmenliği sertifikası, Ayrıca 10 yıl çeşitli okullarda görev yaptı.”

MAKAM ŞOFÖRÜNÜ ŞUBE MÜDÜRÜ YAPTI

PAÜ Rektörü Hüseyin Bağ, makam şoförünü önce yüksekokula sekreter olarak atayıp, bir mesai günü sonrası da şube müdürü yapmasıyla gündeme gelmişti. Rektör Bağ, üniversite bünyesinde yarı zamanlı çalışan 150 öğrenciyi ‘bütçe yetersizliği’ gerekçesiyle işten çıkarmıştı.

Girmediği ameliyatlarla vurgun yapan eski rektör ‘Bunlar fetö taktiği’ diyerek kendini savundu

Okumaya devam et

Popular