Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

“Navalny oteldeki su şişesine konulan kimyasalla zehirlendi”

Rus muhalif Alexey Navalny’nin, 20 Ağustos’ta zehirlendiği Noviçok sinir gazının Sibirya’nın Tomsk kentinde uçağa binmeden önce kaldığı oteldeki su şişesinde bulunduğu açıklandı.

BOLD – Rus muhalif Alexey Navalny 20 Ağustos’ta Sibirya’nın Tomsk şehrinden yola çıkmış ve Navalny’nin rahatsızlanması üzerine Omsk şehrine acil iniş yapmıştı. Rus yetkililerden izin çıkmasının ardından muhalif lider Omsk şehrinde tedavi gördüğü hastaneden Berlin’e gönderilmişti. Alman uzmanlar, Navalny’nin Noviçok sinir gazıyla zehirlendiğini açıklamıştı.

Navalny’nin ekibi, havaalanında uçağa binmeden önce içtiği çayda zehir olabileceğini söylemişti. Ancak perşembe günü, ekibin idare ettiği Navalny’ye ait Instagram hesabında “Şimdi anlıyoruz: Otel odasından havalimanına gitmek için çıkmadan önce yapılmış” ifadeleri paylaşıldı.

Navalny’nin ekibi, Kremlin’in kendisini güçlü bir muhalif lider olduğu için zehirlendiğini iddia ederken Kremlin, bu iddiaları reddediyor. Rusya’daki doktorlar Navalny’de sinir gazına rastlamadığını açıklamıştı.

Rusya’da konuyla ilgili resmi bir soruşturma yürütülmedi.

Navalny’nin zehirlendiğine yönelik açıklamaları sonrası Berlin ve Moskova arasında gerilim yaşanmış; perşembe günü de Avrupa Parlamentosu, uluslararası bir soruşturma yürütülmesi çağrısı yapmıştı.

OPCW, TEKNİK YARDIM SAĞLIYOR

Bu arada Birleşmiş Milletler’e bağlı Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) 17 Eylül’de yaptığı açıklamada, Almanya’ya Navalny’nin durumunun araştırılması konusundan teknik yardım sağladıklarını belirtti.

Açıklamada, Navalny’den biyomedikal numunelerin alındığı ve bu numunelerin OPCW tarafından belirlenen laboratuvarlar tarafından inceleneceği kaydedildi. Analiz sonuçlarının da Alman yetkililerle paylaşılacağı belirtildi.

RUSYA’DA MUHALİF İSİMLERE YÖNELİK SALDIRILAR

Son yıllarda öldürülen ya da hedef alınan Kremlin karşıtı isimler arasında araştırmacı gazeteci Anna Politkovskaya, eski Rus güvenlik yetkilisi Aleksandr Litvinenko, eski Rusya Başbakan Yardımcısı ve muhalefet lideri Boris Nemtsov ve eski Rus çifte ajan Sergei Skripal yer alıyor.

Skripal ve kızı Yulia, 2018 yılında İngiltere’nin Salisbury kentinde Novichok’la zehirlenmiş, soruşturmayı yürüten İngiliz ekip Rus güvenlik kurumlarını suçlamıştı. Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) tarafından yapılan testlerde de zehirli bir maddenin kullanıldığı doğrulanmıştı.

Uygurlar evlerinde bile rahat değil: Çinli memurlar, zorla evlere yerleştiriliyor

Dünya

ABD: Çin’in Uygur politikaları din özgürlüğüne en büyük tehdit

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde yoğunlukla yaşayan Uygur Türklerine yönelik baskılarının “din özgürlüğüne en büyük tehdit” olduğunu belirtti.

BOLD  – Mike Pompeo, resmi ziyaret kapsamında bulunduğu Endonezya’da, ülkenin en büyük İslam örgütlerinden Nahdlatul Ulama’ya bağlı Ansor Gençlik Hareketinin düzenlediği etkinlikte konuştu.

Pekin yönetiminin ”sözde terörle mücadele adı altında” Uygur Türklerine baskı yaptığını vurgulayan Pompeo, “bölge halkının dini hassasiyetlerini göz ardı ettiğini ve aile bağlarını zayıflatma girişimi içinde olduğunu” belirtti.

Pompeo, Çin hükumetinin Uygur politikalarını terörle mücadele ve yoksulluğu azaltma çabalarının parçası olarak göstererek dünyayı ikna etmeye çalıştığının altını çizdi.

Çin hükumetinin Endonezyalı Müslümanları da Uygur meselesinden uzak durması konusunda ikna etmeye çalıştığını dile getiren Pompeo, Çin politikalarının, din özgürlüğünün geleceğine yönelik en büyük tehdit olduğunu ifade etti.

Hindistan, Sri Lanka ve Maldivler ziyaretinin ardından Endonezya’ya gelen Pompeo, buradaki temasları sonrası Vietnam’ı ziyaret edecek.

ÇİN’DEKİ “UYGUR” TOPLAMA KAMPLARI

Çin’in dünyaya eğitim merkezi olarak lanse ettiği toplama kamplarında ABD Dışişleri Bakanlığı verilerine göre 3 milyon civarında Uygur Türkü zorla tutuluyor.

Uygurlar, asimilasyon ve kültürel soykırım olarak tanımladıkları toplama kamplarına götürülen kişilerin çocuklarının ellerinden alındığını ve bir daha göremediklerini belirtiyor.

Binlerce Uygur çocuk, ailelerinden koparılmış durumda.

Toplama kamplarına götürülenlerin büyük bir kısmından bir daha haber alınamıyor.

39 ülkeden Çin’e “Uygur” mektubu gönderdi: Türkiye imza atmadı

Okumaya devam et

Dünya

AB: Dağlık Karabağ’da üç ateşkese rağmen çatışmaların devam etmesi kabul edilemez

Avrupa Birliği Ermenistan ve Azerbaycan arasında üç defa ateşkes ilan edilmesine rağmen çatışmaların sürmesinin “kabul edilemez” olduğunu açıkladı. Bu arada Azerbaycan, Ermenistan’a ait 2 Su-35 savaş uçağını düşürdüğünü açıkladı. Azerbaycan’da ise sivil kayıplar artıyor.

BOLD – Avrupa Komisyonu Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Sözcüsü Peter Stano, Dağlık Karabağ’da savaşan iki tarafı da bir an önce müzakerelere dönmeye davet etti.

Tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan eden ve hiçbir ülkenin tanımadığı Dağlık Karabağ’ın savunma bakanlığı tarafından bugün açıklanan son sayılara göre bölgede hayatını kaybeden Ermeni askerlerin sayısı 1.119 oldu. Bugün de 51 askerin öldüğü açıklandı.

Azerbaycan ise hayatını kaybeden askerlerin sayısını açıklamıyor.

Rusya’nın tahmini ise iki tarafta bugüne kadar 5 bin kişinin hayatını kaybettiği yönünde.

“ERMENİSTAN’A AİT 2 SU-25 SAVAŞ UÇAĞINI DÜŞÜRDÜK”

Azerbaycan ordusu, Ermenistan’a ait 2 Su-25 savaş uçağını düşürdüğünü açıkladı.

Azerbaycan Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, yerel saatle 13.18 ve 13.20 civarında cephenin Gubadlı istikametinde Ermenistan’a ait 2 Su-25 savaş uçağının Azerbaycan mevzilerine saldırı girişiminde bulunduğu belirtildi.

Açıklamada, iki uçağın da Azerbaycan hava savunma güçlerince imha edildiği kaydedildi.

AZERBAYCAN’DA SİVİL KAYIPLAR ARTIYOR

Azerbaycan Başsavcılığı, 27 Eylül’den 29 Ekim’e kadar Ermenistan’ın saldırılarının neden olduğu can kayıplarını açıkladı.

Buna göre, söz konusu dönemde aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 90 Azerbaycanlı sivil yaşamını yitirdi, 392 kişi yaralandı.

Ermenistan’ın saldırılarında 2 bin 406 ev, 92 apartman ve 423 kamu binası kullanılamaz hale geldi.

Ermenistan’ın düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerden 11’inin çocuk olduğu kaydedildi. Ayrıca 8 çocuğun da saldırılarda yaralandığı ifade edildi.

Tayyip Erdoğan’ın paralı askerleri Biden’in gündeminde

Okumaya devam et

Dünya

Fransa’nın Nice şehrinde bıçaklı saldırı: En az üç kişi öldü

Fransa’nın Nice kentindeki Notre Dame Kilisesi’nin içinde ve dışında düzenlenen bıçaklı saldırıda en az 3 kişi hayatını kaybetti, birçok kişi yaralandı.

BOLD – Fransa’nın Nice kentinde Notre Dame Kilisesi yakınlarında düzenlenen bıçaklı saldırıda üç kişi yaşamını yitirdi. Fransız polis yetkilileri, saldırıda çok sayıda kişinin de yaralandığını teyit etti.

Fransız basını, saldırıda iki kadın ve bir erkeğin öldüğünü açıkladı.

Nice Belediye Başkanı Christian Estrosi Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, Notre Dame Kilisesi’nin içinde veya yakınında bıçaklı bir saldırı düzenlendiğini belirterek, polisin saldırganı yakaladığını bildirdi. Estrosi, eylemin bir terör saldırısı olduğunu ifade etti.

Estrosi, gazetecilere açıklamasında ‘polis müdahalesinde yaralanan şüphelinin ‘Allahu Ekber’ diye bağırdığını’ söyledi.

Saldırganın, kilise içindeki bir kadının başını gövdesinden ayırarak ve yine kilise içindeki bir erkeği bir kaç bıçak darbesiyle öldürdüğü aktarıldı. Saldırgan ayrıca, kiliseden dışarı kaçan başka bir kadını bir kafenin yakınında bıçak darbesiyle öldürdü.

Polis tarafından ateş açılarak yaralı yakalanan saldırgan ise hastaneye nakledildi.

Fransız terörle mücadele savcıları, saldırı ile terör bağlantısı olup olmadığı konusunda soruşturma başlattı. Saldırı sonrası bölge polis tarafından kordon altına alındı. Kilise etrafı tamamen tahliye edilirken, bomba arama ve imha ekipleri, olası bir bombalı saldırı ihtimaline karşı çalışma başlattı.

Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, saldırı haberinin ardından incelemelerde bulunmak üzere Nice’e gittiği açıklandı.

FRANSA’DA TERÖR SALDIRILARI

Nice kenti, 2016 yılında “14 Temmuz Ulusal Gün” kutlamaları sırasında yine bir terör saldırısıyla sarsılmıştı. Bir saldırganın kamyonla kutlama yapan kalabalığın içine girmesi sonucu 86 kişi hayatını kaybetmişti.

Çok sayıda kişinin yaralandığı saldırıyı IŞİD üstlenmişti. Saldıranın Tunus doğumlu bir Fransız vatandaşı olduğu bildirilmişti.

Nice’te 2016’daki saldırıdan günler sonra da Rouen’deki bir kilisede Papaz Jacques Hamel sabah ayini sırasında boğazı kesilerek öldürülmüştü.

Fransa’nın başkenti Paris’te de 16 Ekim’de ifade özgürlüğü ile ilgili dersinde Hazreti Muhammed ile ilgili Charlie Hebdo’nun tepki çeken karikatürlerini gösteren öğretmen Samuel Paty başı kesilerek öldürülmüştü.

FRANSA MÜSLÜMAN KÜLT KONSEYİ’NDEN KINAMA

Fransa Müslüman Kült Konseyi (CFCM) Twitter hesabından saldırıyı kınadı. Açıklamada “Nice’teki Notre-Dame Bazilikası yakınlarında gerçekleştirilen terör saldırısını kınıyoruz” dendi ve hayatını kaybedenlerin ailelerine baş sağlığı diledi.

Erdoğan karikatürüne maslahatgüzar seviyesinde tepki

Okumaya devam et

Popular