Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

AB Komisyonu’ndan üye ülkelere yeni göç anlaşması: Kişi başı 10 bin avro

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun, üye ülkelere daha önce uygulanmayan kota sisteminin yerine yeni bir göç ve iltica anlaşması önerisinde bulunduğu açıklandı.

BOLD – Avrupa Komisyonu uzun zamandır beklenen ve daha önce birçok kez ertelenen ‘Avrupa Birliği Göç ve iltica Paktını’ açıkladı. Söz konusu reform, üye ülkeler arasında ‘zorunlu dayanışma mekanizması’ oluşturulmasını hedefliyor.

Avrupa Komisyonu’nun İç İşlerinden sorumlu üyesi Ylva Johansson, AB’nin yasa dışı göçmenlerin ülkelerine geri dönüşleri konusunda daha etkili olmayı amaçladığını söyledi.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, 2015’teki göç akınından beri sığınmacıların nasıl dağıtılacağı ve iltica başvuruları reddedilenlerin nasıl geri gönderileceğine çözüm bulunamaması nedeniyle yeni bir tasarı hazırladı.

Tasarıyla, göçmenleri kabul etmeyen üyelerin, bu kişilerin AB’ye ilk giriş yaptığı ülkeye destek olması ve göçmenleri ülkelerine göndermesi bekleniyor.

AB Komisyonunun Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyine yasal düzenlemeler hakkında gönderdiği belgeye göre, iltica başvurusu yapanlar, düzensiz göçmenler ve uluslararası korumadan yararlananların yerleştirildiği ülkeye, yerleştirilen kişi başı 10 bin avro ödenecek. Bu ödeme AB bütçesinden yapılacak.

Yerleştirilen kişinin yanında refakatçisi bulunmayan çocuk olması halinde bu kişiler için de 12 bin avro ödeme yapılacak. Durumu karmaşık olan kişiler için daha fazla ödeme yapılabilecek. Ayrıca yerleştirme yapılacak ülkeye transfer için 500 avro ödenecek.

“SORUMLULUK PAYLAŞIMI VE DAYANIŞMA”

Anlaşmanın bir diğer unsurunu üyeler arasındaki adil sorumluluk paylaşımı ve dayanışma oluşturuyor. Buna göre, üye ülkelerin tamamının sorumluluk alması ve dayanışma sergilemesi isteniyor.

Göç baskısı altında olan üyelere, diğer ülkelerin esnek biçimde katkıda bulunması talep ediliyor. Bu katkılar arasında iltica başvurusu yapanların ilk geldikleri ülkelerden başka üye ülkelere götürülmesi, AB içinde kalmasına mümkün olmayan kişilerin geri gönderilmesi veya diğer operasyonel destekler gibi konular bulunuyor.

Yeni sistemin “gönüllü iş birliği ve esnek destek” temelinde başlaması planlanıyor ancak üye ülkelerin birine veya birkaçına yönelik göç baskısının artması halinde daha sıkı katkıların yapılması istenecek.

SÜREÇLER HIZLANDIRILACAK

Önerilen yeni sistemde işlemlerin hızlandırılması ve daha verimli hale getirilmesi, entegre sınır işlemlerine geçilmesi, AB sınırlarına girmeden önce veya bir kurtarma operasyonunun hemen sonrasında kimlik tespit, sağlık, güvenlik ve parmak izi taraması, bu bilgilerin ortak veri sisteminde toplanması hedefleniyor.

Taramadan sonra gelen kişilerin başvuru kategorilerine göre veya normal bir iltica işlemine yönlendirilmesi, ardından iltica başvurusunun kabulü veya reddedilmesi hızlıca sağlanacak. Bu süreçte AB’nin ilgili kurumları işlemleri daha sıkı takip edecek ve operasyonel destek verecek.

ÜÇÜNCÜ ÜLKELERLE ORTAKLIKLAR

Yeni sistemde AB’nin üçüncü ülkelerle duruma özel ve her iki tarafın çıkarını gözetecek ortaklıklar kurması amaçlanıyor. Bu yolla insan kaçakçılığı gibi ortak zorlukların giderilmesi, geri kabul anlaşmalarının ve düzenlemelerinin etkin uygulaması için yasal yolların geliştirilmesi hedefleniyor. AB üyelerinin geri kabul konusunda üçüncü ülkelerle iş birliğinin desteklenmesi konusunda tam bir birlik içinde hareket etmesinin altı çiziliyor.

Yeni sistemin işlerliğini artırmak için “AB Geri Dönüş Koordinatörü” makamı oluşturulacak ve her ülke bu yapı içinde çalışmak üzere kendi ulusal temsilcisini atayacak.

Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi, Komisyonun önerisini inceleyecek ve uzlaşma sağlanırsa gerekli yasal düzenlemeleri çıkaracak. AB Komisyonu, bu sürecin yıl sonuna kadar tamamlanmasını istiyor.

Avrupa Birliği’ne sığınma başvuruları yüzde 69 azaldı

Dünya

Papa’dan Midilli’de mültecilere destek mesajı: Ege ‘Ölü Deniz’e dönüşmesin

Katolik Kilisesi’nin ruhani lideri Papa Francesco, Yunanistan ziyareti sırasında Midilli adasındaki göç merkezine giderek, sınırları değil insanları korumaya öncelik verme çağrısı yaptı. Papa, “Mare nostrum’un (bizim deniz) mare mortuum’a (ölü deniz) dönüşmesine izin vermeyelim” dedi.

BOLD – 2013’te göreve gelmesinden bu yana göçmenlerin yaşadıklarına dünyanın dikkatini çekme amaçlı eylem ve söylemlere ağırlık veren Katolik Kilisesi’nin ruhani lideri Papa Francesco, Yunanistan’ın Midilli adasındaki göçmen kampına giderek burada yaptığı konuşmayla Avrupa’ya ve dünyaya bu konuda mesajlar verdi.

Göçmen kampı ziyareti sırasında ‘sınırları değil insanları korumaya öncelik verme’ çağrısı yapan Papa Francesco, “Mare nostrum’un (bizim deniz) mare mortuum’a (ölü denizi) dönüşmesine izin vermeyelim” dedi. Papa’nın 50 kadar göçmeni de İtalya’ya götürmesi bekleniyor.

“SİZİN YANINIZDA OLDUĞUMU SÖYLEMEYE GELDİM”

Papa Francis ve Yunanistan Cumhurbaşkanı Katerina Sakellaropulu

Yunanistan Cumhurbaşkanı Katerina Sakellaropulu’nun da katıldığı buluşmada yaklaşık 200 göçmene hitap eden Papa, “Buraya, sizin yanınızda olduğumu söylemeye geldim” dedi.

2016’da da Midilli’yi ziyaret eden Papa, buradaki kamplardan bir grup Suriyeli göçmeni beraberinde Roma’ya götürmüştü. Papa, bugün adaya geri dönüşünde, “Buraya yaptığım ziyaretin üzerinden 5 yıl geçti. Bunca zaman sonra göç meselesinde çok az şeyin değiştiğini görüyoruz” diye konuştu.

Diğer birçok ülke gibi Yunanistan’ın da hala göç konusunda “baskı altında” olduğunu söyleyen Papa, “Üzülerek kabul etmeliyiz ki Avrupa’da hala bu meseleye kendilerini ilgilendirmeyen bir iş gibi yaklaşmakta ısrar edenler var” eleştirisini yaptı.

Papa, göçmenlerin “insana yakışmayan” koşullara mahkum edildiğini vurguladı ve Avrupa’yı işaret ederek “Dünyada insan haklarını teşvik etmekten geri kalmayan bu kıtada, bu insanların her birinin haysiyeti de her şeyin üzerinde tutulmalı” çağrısı yaptı.

“İÇE KAPANMALAR VE MİLLİYETÇİLİK FENA SONUÇLAR DOĞURUR”

Herhangi bir ülke ismi vermese de Avrupa’da özellikle son aylarda sınırlarda yaşanan göçmen dramlarına atıf yaptığı anlaşılan Papa, Nobel Barış Ödüllü Elie Wiesel’den alıntıyla, “İnsan hayatı tehlikeye girdiğinde, insan onuru tehlikeye girdiğinde ulusal sınırlar önemini yitirir” dedi.

Papa, “Tarihin de öğrettiği gibi içe kapanmalar ve milliyetçilikler feci sonuçlar doğurur” uyarısında bulundu.

Akdeniz’i aşarak Avrupa’ya ulaşmaya çalışırken hayatını kaybeden göçmenleri de anan Papa, “Sahillerde cansız yatan küçük bedenlerin görüntülerinden hızla kaçarak uzaklaşmayalım” diyerek şöyle devam etti:

“Binlerce yıl boyunca farklı halkları ve uzak diyarları birleştiren Akdeniz bugün mezar taşları olmayan soğuk bir mezarlığa dönüşmekte. Birçok medeniyetin beşiği olan bu su havzası şimdi ölümün aynasına benziyor. ‘Mare nostrum’un (bizim denizimiz) kasvetli bir ‘mare mortuum’a (ölüm denizi) dönüşmesine izin vermeyelim.”

GÖÇMEN TRAJEDİSİNİ MEDENİYETİN DENİZDE BATIŞINA BENZETTİ

Akdeniz’deki göçmen trajedisini medeniyetin denizde batışına benzeten Papa, “Lütfen, bu medeniyet batışını durduralım!” diye seslendi.

Tanrı’nın yanı sıra insanlara, “her bir insana” da yalvardığını söyleyen Papa, “Korkudan kaynaklanan felç halini, öldüren kayıtsızlığı aşalım” dedi.

GÖÇMENLERİN SİYASİ PROPAGANDA UNSURU HALİNE GETİRİLMESİNİ ELEŞTİRDİ

Birçok toplumda göçmenlerin siyasi propaganda için, korku vasıtasıyla “kamuoyunu sürüklemek” amacıyla kullanıldığı eleştirisini yapan Papa şunları söyledi:

“Peki neden yoksulların sömürülmesinden, unutulan ya da çoğu zaman cömertçe finanse edilen savaşlardan, insanların hayatları pahasına yapılan ekonomik anlaşmalardan, gizli silah ticareti manevralarından söz edilmiyor? Bunların sonucunda bedel ödeyen zavallı insanlarla değil, sebeplerle mücadele edilmeli!”

YİNE GÖÇMENLERİ GÖTÜRECEK

2 Aralık’ta başladığı Kıbrıs ve Yunanistan ziyaretini yarın sonlandırarak Vatikan’a dönecek olan Papa Francesco’nun, 50 kadar göçmeni de Vatikan sponsorluğunda İtalya’ya götürmesi bekleniyor.

Papa, 2016’daki Midilli ziyaretinde de, 3 aileden oluşan 12 Müslüman göçmeni beraberinde Roma’ya getirmişti. Bu kez ise göçmenlerin ayrı bir organizasyonla İtalya topraklarına getirilmesi planlanıyor.

İhraç savcı İbrahim Gündüz ve eşi Nurdan Gündüz Ege Denizi’nde hayatını kaybetti

Okumaya devam et

Dünya

Endonezya’da Semeru Volkanı patladı: En az 13 ölü, onlarca yaralı

Endonezya’nın Doğu Cava eyaletinde bulunan Semeru Yanardağı’nda meydana gelen patlamada ölü sayısı 13 olarak açıklandı. Patlamanın ardından çevre köyler külle kaplandı, oluşan toz ve duman bulutu güneşi engelledi ve ortalık karanlığa gömüldü.

BOLD – Endonezya’nın Java adasındaki Semeru volkanının patlaması sonucu en az 13 kişi öldü, 98 kişi de yaralandı. Volkanın etrafında yaşayan çok sayıda kişi dev kül bulutlarının yükselmeye başlamasıyla birlikte bölgeyi boşalttı.

Görgü tanıkları çevre köylerin külle kaplandığını, bulutların güneşi engellediğini ve ortalığın karardığını aktardı.

Patlamadan bölgedeki 11 köy etkilendi. Yetkililer, yaralıların bir kısmında ağır yanıklar olduğunu belirtti. Cumartesi günü yerel saatle 14.30, Türkiye saatiyle 10.30’da gerçekleşen patlama nedeniyle beş kilometrelik bir güvenlik çemberi oluşturuldu.

HAVAYOLLARINA UYARI

Yüksekliği 15 kilometreye ulaşan kül bulutları nedeniyle havayolu şirketlerine uyarı gönderildi.

Avustralya’daki Volkanik Kül Tavsiye Merkezi (VAAC) külün, volkanın zirvesinden çıktıktan sonra güneydoğu yönünde Hint Okyanusu’na doğru ilerlediğini aktardı. Külün yükseldiği 15 kilometre seviyesinin pek çok uçağın yükselebileceği seviyenin üzerinde olduğunu ve bu yüzden uçakların bulutun etrafından dolaşması gerekeceği vurgulandı.

Volkanik küller, uçak motorlarına girmeleri durumunda motorların hasar görmesine veya tamamen durmasına yol açabiliyor.

Pilotların görüş mesafesini etkileyen kül bulutları, hava kalitesini de düşürdüğü için uçaklarda oksijen maskelerinin açılmasına yol açıyor.

PASİFİK ATEŞ ÇEMBERİ

Aktif bir volkan olan Semeru, sıklıkla 4 kilometre yüksekliğe kadar kül püskürtüyordu. Cumartesi günkü patlama ise normalin dört katına yakın bir büyüklüğe işaret ediyor.

Denizden 3 bin 676 metre yükseklikte olan Semeru en son bir yıl önce patlamış, binlerce kişinin tahliye olmasına yol açmıştı.

‘Pasifik Ateş Çemberi’ deprem ve volkan kuşağındaki Endonezya’da, yaklaşık 130 aktif yanardağ bulunuyor.

Cavit Çağlar, “Türkiye Rusya savaşını ben engelledim” dedi, detay vermekten kaçındı

Okumaya devam et

Dünya

ABD istihbaratı: Rusya 175 bin askerle saldıracak

Washington Post gazetesi ABD İstihbaratı raporu yayınladı. Rapora göre Rusya 175 bin askerle Ukrayna’ya harekat yapacak. Haberden sonra ABD Başkan Joe Biden’ın birkaç gün içerisinde Putin ile telefonda görüşeceği açıklandı.

BOLD – ABD medyasında yer alan haberlere göre ABD istihbarat yetkilileri, Rusya’nın Ukrayna’ya 2022’de askeri saldırı planladığı konusunda uyarı yaptı. Washington Post gazetesi, ABD yönetiminden adı açıklanmayan bir yetkilinin bunun tahminen 175 bin Rus askeri personelini kapsayacağını söylediğini yazdı.

RUSYA’DAN İDDİALARA CEVAP

Gazeteye sızdırılan istihbarat belgesinde, Rus kuvvetlerinin konuşlandığı 4 yerin konumu da yer aldı. Ukrayna sınırındaki Rus asker sayısının 94 bin olduğu, bu sayının zaman içinde 175 bine çıkabileceği belirtildi. Belgede ayrıca, Rus birliklerinin sürekli sınıra gidip geldiği ve bunun hedef şaşırtma amacı taşıdığı öne sürüldü.

Rusya Parlamentosu Üst Kanadı Başkan Yardımcısı Konstantin Kosachev ise Rus medyasına yaptığı açıklamada, saldırı planlandığı yönündeki iddiaları reddederek, “Saldırı için herhangi bir hazırlık yapılmamaktadır” dedi.

 

Okumaya devam et

Popular

Shares