Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Mike Pompeo uyardı: “Türkiye’nin Çin’e bağımlılığı ABD ile askeri iş birliğini zora sokabilir”

Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Türkiye’nin Huawei ve diğer Çinli teknoloji şirketlerine artan oranda bağımlılığının ABD’nin, NATO müttefiki Türkiye ile askeri iş birliğini zora sokabileceği uyarısında bulundu.

BOLD – ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Washington Examiner’a verdiği röportajda, “Türkiye’nin Huawei ve diğer Çinli şirketlere bağımlılığının artmasının ABD ile askeri işbirliğini olumsuz etkileyebileceği” uyarısında bulundu.

“İşleri daha da zorlaştırıyorlar” diyen Pompeo, Türkiye’de önemli miktarda veri bulunduğuna dikkat çekti.

Pompeo, “Şu anda Türkiye’de önemli miktarda veriye sahip olmanız ve bu verilerin Çin Komünist Partisi’nin elinde olduğu gerçeği her zamankinden daha dikkatli olmamız gerektiği anlamına geliyor.” ifadesini kullandı.

ABD-TÜRKİYE İLİŞKİLERİNE ZARAR VERECEK

Huawei ve ZTE gibi Çinli telekom şirketleri son yıllarda Türkiye’deki varlıklarını arttırmış durumda. Söz konusu genişleme, Ankara-Washington hattında zaten gergin durumdaki askeri ilişkilere rahatsız edici bir siber güvenlik sorunu da ekliyor.

Türkiye’deki en büyük telekomünikasyon şirketi konumundaki Turkcell geçtiğimiz Şubat ayında cep telefonu uygulamaları altyapısını kullanmak üzere Çin teknoloji devi Huawei ile anlaşma imzaladı. Böylece Turkcell Huawei Mobil Hizmetler (HMS) adı verilen ve uygulama mağazasıyla bulut hizmeti veren sistemi Çin dışında kullanan ilk sağlayıcı oldu.

Trump yönetimi, Huawei firmasının İngiltere ve Almanya gibi Avrupa ülkelerinde de kamu güvenliğini ilgilendiren projelerden men edilmesi için bu ülkelere uzun süredir baskı uyguluyor.

Washington, NATO müttefiki ülkeleri bu tür iş birliklerinin, Çin’in istihbarat teşkilatlarıyla bağlantılı teknoloji şirketlerinin (casusluk) faaliyetlerine maruz kalma riskindense Amerikan askerlerini geri çekilmeye zorlayabileceği konusunda uyarmıştı.

“Savunma ve güvenlik ağlarımızın güvende olduğundan emin olmalıyız.” diyen Pompeo, Washington Examiner’a verdiği mülakatta, “Türkiye içinde veya Çin etkisi altındaki başka herhangi bir ülkede (Çin’in) faaliyetlerinin artmasından etkilenecek olan sadece askeri ve güvenlik ağlarımız değil. Aynı zamanda Amerikan verilerinin korunduğundan da emin olmalıyız.” değerlendirmesinde bulundu.

“BUNUN GERÇEK BİR BEDELİ VAR”

Çin’in ‘Bir Kuşak Bir Yol Girişimi’ni bir imparatorluk inşasının yanı sıra Çin Komünist Partisi’nin stratejik noktalarda siyasi nüfuz elde etme adına “yağmacı” kredi kullandırma yolu olarak tanımlayan ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, Türkiye’nin Pekin’le yaptığı anlaşmalarla ilgili benzer endişeleri dile getirdi.

Çin’in sağladığı kredilere atıfta bulunan Pompeo, “Bunun gerçek bir bedeli var, ön ödeme değil. Çin Komünist Partisi’nin kaynaklarını kabul etmenin gerçek bir bedeli olacaktır. En nihayetinde bu ülkelerdeki insanlar daha kötü durumda olacak. Bu sadece Güneydoğu Asya ya da Türkiye için değil, ABD için de geçerli.” şeklinde konuştu.

Çin’in diğer ülkelerde zemin kazanmak için devlete ait işletmeleri kullanarak hegemonya yaratmaya çalıştığını öne süren Pompeo, “Onların (Çin) ilk kuralı gelip bir şeyler çalmaktır. ikincisi, onu Çin Komünist Partisine getirmektir. Ardından da devlet destekli bir girişimle dünyaya açılmak.” sözleriyle Pekin’e karşı tedbirli davranmaya çağırdı.

Pompeo, ABD Başkanı Donald Trump’ın da Çin’in bu ‘taktiğini’ ciddiye aldığını sözlerine ekledi.

ÇİN’İN TÜRKİYE’YE YATIRIMLARI

Washington Examiner’ın haberinde, Stanford Üniversitesi’nden Ayça Alemdaroğlu ile Chicago Üniversitesi’nden Sultan Tepe’nin Foreign Policy dergisi için kaleme aldıkları makaledeki analizlerine de yer verildi. Bu analizler kaynak gösterilerek, “Çin’in Türkiye’ye 2016-2019 yılları arasında 3 milyar dolar yatırım yaptığı ve önümüzdeki yıl sonuna kadar bu rakamı iki katına çıkarmayı planladığı” kaydedildi.

Haberde, “2020 yılı içinde Çin’in İhracat ve Kredi Sigortası Şirketi’nin, ‘Tek Kuşak Tek Yol’ kapsamındaki projelerinde kullanılmak üzere Türkiye’nin Varlık Fonu’na 5 milyar dolar tutarında yatırım vaadinde bulunduğu” ifadeleri yer aldı.

İNCİRLİK ÜSSÜNÜN AKIBETİ

Washington Examiner, Pompeo’nun Huawei konusunda Türkiye’ye yönelik uyarılarının Senato Dış İlişkiler Avrupa Alt Komisyonu’nun kıdemli üyelerinden Wisconsin Senatörü Ron Johnson’ın İncirlik açıklamasının ardından geldiğine dikkat çekti.

Cumhuriyetçi Senatör Johnson, 23 Eylül’de yine Washington Examiner internet sitesine verdiği röportajda, ABD’li stratejistlerin Amerikan askerlerinin Adana’daki İncirlik Üssü’nden çekilmesi olasılığına hazırlandığını belirtmiş, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için de “Gittiği yol iyi değil. Doğrusunu söylemek gerekirse Türkiye’deki varlığımız tehdit altında” ifadelerini kullanmıştı.

ABD’li senatör, İncirlik’e alternatif olarak Yunanistan’ın Girit Adası’nın değerlendirildiğini söylemişti.

Alman Büyükelçi Erdmann’dan AB’ye çağrı: Erdoğan’ın nefesi kesilene kadar sabırlı olmalı

Dünya

Hizmet Hareketi gönüllülerine hakaret ve saldırıya ‘ağır ceza’

Belçika’da Hizmet Hareketi gönüllülerini hedef alan saldırganlardan 3’ü para cezası alırken 14 kişi hakkında Ağır Ceza Mahkemesinde dava açılıyor.

BOLD – Belçika’da AKP rejimini nefret söyleminin neden olduğu şiddet olaylarıyla ilgili önemli bir dava görüldü. 15 Temmuz sonrasında Belçika’da Hizmet Hareketi gönüllülerini ve Fedactio ile De Gouden Meridiaan isimli dernekleri hedef alan şüpheliler yargılandı.

Hizmet Hareketi’ne mensup insanlara sözlü ve fiili saldırıda bulunan AKP yandaşı bazı Türk vatandaşları, Gent’teki Islah Mahkemesi tarafından suçlu bulundu.

Dava konularından biri, Facebook’taki bazı hesaplardan Gülen Hareketi’ne mensup insanlara yönelik aktif bir şekilde nefret ve şiddetin körüklenmesiydi. Söz konusu davada 14 kişi bu tür Facebook mesajlarından ve paylaşımlarından dolayı yargılandı. Facebook’taki sayısız mesaj nedeniyle, birçok AKP yandaşı gerçek hayatta da Belçika’daki Gülen Hareketi’ne mensup insanlara saldırmaya hakkı olduğunu savundu. Bu saldırıların bir kısmı da yine bu davada ele alındı.

1.600 AVRO PARA CEZASI

Hürü Örnek ve Sultan Yıldırım isimli saldırganlar, Gent’teki Fedactio binalarını tahrip etti. Söz konusu binalara Gülen Hareketi mensuplarını aşağılayan ve onları terörist olmakla suçlayan duvar yazıları yazıldı. Ahmet Başoğlu adlı bir başka saldırgan da daha sonra söz konusu binaların pencerelerini kırdığı için yargılandı.

Mahkeme, 16 Kasım 2020 tarihinde kararını verdi. Hürü Örnek ve Sultan Yıldırım, 1.200’er euro para cezalarına çarptırıldı. Ahmet Başoğlu ise 6 ay ertelemeli hapis ve 1.600 euroluk para cezası aldı.

Islah Mahkemesi, Facebook paylaşımları sebebiyle yargılanan 14 kişiyle ilgili de görevsizlik kararı verdi ve şahısların Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanması gerektiğine hükmetti.

Ağır Ceza Mahkemeleri, en ciddi cezai suçlar için ayrılmış ve bir halk jürisinden oluşuyor. Nefret suçu işledikleri belirtilen 14 kişiyle ilgili jürili Ağır Ceza Mahkemesinde yeni bir dava süreci başlayacak.

Okumaya devam et

Dünya

Alman der Spiegel: Uydu görüntüleri Roselina-A’nın silah kaçakçılığına işaret ediyor

Alman der Spiegel dergisi, Alman askerlerinin aradığı Rosaline-A’dan uzun süredir kuşkulanıldığı, uydu görüntülerinin geminin Libya’ya silah sevkiyatında kullanıldığına işaret ettiğini iddia etti.

BOLD – Der Spiegel dergisi, İrini misyonunda görevli analistlerin geminin daha önce de Libya’nın Mısrata limanında zırhlı askeri araçları boşalttığını uydu görüntüleriyle tespit ettiğini öne sürdü.

Spiegel’in haberinde güvenlik kameralarından elde edilen görüntülere göre, Rosaline-A’nın Kasım ayında demirlediği Ambarlı Limanı’nda da gemiye şüpheli malların yüklendiği iddia edildi. Bunun üzerine de, Libya’ya silah ambargosunu denetlemeyi hedefleyen İrini misyonu komutanlarının gemiyi kontrol etme kararı aldığı belirtildi.

GEMİDEKİ 150 KONTEYNERDEN ÇOK AZI KONTROL EDİLDİ

Haberde, İrini misyonu bünyesindeki Alman fırkateyni Hamburg’da görevli askerlerin geçen Pazar günü Bingazi açıklarında gemiyi durdurarak, arama yapmaya başladığı, ancak Türkiye’nin tepkisi üzerine operasyona son verildiği hatırlatıldı. Alman askerlerin gemide bulunan yaklaşık 150 konteynerden çok azını kontrol edebildiği ve kontrol edilen konteynerlerde silah bulunmadığı belirtildi.

TÜRKİYE’NİN SERT TEPKİSİ ŞÜPHELERİ ARTTIRDI

Spiegel, Türkiye’nin gösterdiği sert tepkinin Avrupa Birliği (AB) diplomatları tarafından gemide yasa dışı mallar bulunduğu yönündeki şüphenin doğru olduğunun bir göstergesi olarak değerlendirildiğini yazdı. Spiegel’in güvenlik çevrelerinden edindiği bilgilere göre, AB’nin İrini misyonunun uzun zamandır Rosaline-A’yı takip ettiği, geminin sadece bu yıl sekiz kez Türkiye’den Libya’ya gittiği belirtildi.

GEMİ UZUN SÜREDİR TAKİP EDİLİYOR

Alman haber ajansı DPA da AB’nin gizli bir raporuna dayandırdığı haberinde, geminin Libya’ya yasa dışı silah sevkiyatı yaptığından uzun süredir kuşkulanıldığını iddia etti. Haberde, geminin geçen Pazar günü Alman askerleri tarafından aranmasından önce Birleşmiş Milletlerin silah ambargosu uzmanlarının gemiye ilişkin özel bir rapor hazırladığı belirtildi.

AB’nin Mart ayı sonunda kabul ettiği İrini misyonu, Libya’da yasa dışı yollardan silah sevkiyatının yanı sıra petrol ve akaryakıt kaçakçılığını engellemeyi hedefliyor.

Akdeniz’de Alman askerlerinden silah yüklü Türk gemisine baskın

Türkiye’nin Libya’ya silah gönderdiğine ilişkin görüntüler BBC’de: Türkiye’nin hayalet gemileri

Okumaya devam et

Dünya

Almanya’da naylon poşet yasağı Federal Meclis’ten geçti

Almanya’da market ve mağazalarda naylon poşet sunumuna yasak getiren yasa Federal Meclis’ten geçti. Ülkede naylon poşetler 2016’dan beri parayla satılıyordu.

BOLD – Almanya’da süpermarketlerde naylon poşetlere yasak getiren yasa Federal Meclis’te kabul edildi. Yasaya göre süpermarketler 2022 yılından itibaren, kasalarda verilen 15 ila 50 mikrometre kalınlığındaki standart poşetleri tamamen kaldırmak zorunda olacak.

Çok kullanımlık dayanıklı kalın torbalarla sebze-meyve reyonlarında sunulan ince poşetler yasak kapsamının dışında tutuldu.

Yasak öncesindeki geçiş süreci ise sektörden gelen talepler nedeniyle başlangıçta planlanan altı ay yerine 12 aya uzatıldı.

PLASTİK TÜKETİMİNİN SADECE YÜZDE 1’İ

Uluslararası çevre kuruluşu WWF, naylon poşetlerin Almanya’daki plastik tüketiminin sadece yüzde 1’ini oluşturduğuna işaret ederek yasağın sadece sembolik anlam taşıdığını belirtti.

Almanya’da hükümetle Alman Ticaret Birliği arasında 2016 yılında varılan anlaşmayla market ve mağazalarda naylon poşetlerin ücretlendirilmesi karara bağlanmış, pek çok süpermarket zinciri naylon poşetleri kaldırarak yerine dayanıklı plastik çanta veya bez çantalar sunmaya başlamıştı.

Rus uzmanlardan korona aşısı uyarısı: Garanti yok, her yıl vurulmalı

Okumaya devam et

Popular