Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Yandaş Mehtap Yılmaz’dan ölüme götüren nefret kampanyası

Kanser hastası KHK’lı polis Ümit Gökhasan’ın ölümü, AKP yanlısı Mehtap Yılmaz’ın nefret söylemini akıllara getirdi. Gökhasan’ın cezaevinde kanserle mücadele ettiği günlerde Mehtap Yılmaz, Gökhasan’ın tahliye edilmemesi için sosyal medyadan kampanya düzenledi.

BOLD – Cezaevinde kanser olan, midesinin tamamı ve bağırsaklarının bir bölümü alınmasına rağmen uzun süre tahliye edilmeyen KHK’lı polis komiseri Ümit Gökhasan hayatını kaybetti. Ölüm haberi, küfür, hakaret ve iftira içerikli yazılarıyla tanınan iktidar yanlısı yazar Mehtap Yılmaz’ın, sosyal medya hesabından Gökhasan’ın tahliye edilmemesi için yaptığı kampanyayı tekrar gündeme taşıdı.

Cemaat soruşturmaları kapsamında 8 Mart 2017’de tutuklanan Ümit Gökhasan’ın hastalığı uzun süre teşhis edilemedi. Ocak 2020’de mide kanseri teşhis konuldu. 13 Şubat 2020’de Eskişehir Osmangazi Tıp Fakültesi Hastanesinde midesinin tamamı ve yemek borusunun yarısı alındı. Tahliyesi beklenen Gökhasan, ameliyatın ardından tekrar cezaevine gönderildi.

YANDAŞ İSİMDEN TEPKİ ÇEKEN KAMPANYA

Bir yanda bu acılar yaşanırken küfür ve hakaret içerikli yazılarıyla tanınan Mehtap Yılmaz tahliyeyi engellemek için sosyal medyadan kampanya başlattı. “Fetö’cü KHK’lı Ümit Gökhasan tahliye edilmesin AYM! Adalet Bakanlığı! Abdülhamit Gül!” ifadelerini kullandı.

Gökhasan’ın vefatının ardından sosyal medyada birçok kişi Yılmaz’ın nefret ve insanlık suçu olarak tanımlanan kampanyasını sosyal medyadan yeniden gündeme taşıdı.

Diğer yandan Mehtap Yılmaz’ın eski yazıları ve paylaşımları da bir kez daha gündeme geldi. Üçüncü havalimanı inşaatında grev yapan işçiler için “it“ diyen Yılmaz, “3. Havalimanındaki tahtakuruları nereli? Bu işte bir tezeklik arayacaksın! Şayet bu itler, bitlendik falan diyorsa da üzerlerine biber gazı  sıkıp, içlerindeki şeytanı çıkaracaksın… Birilerinin bu itlerin kafasındaki bitleri ayıklayıp içeri tıkması lazım“ ifadelerini kullanmıştı.

Zaman zaman iftira ve hakaretleri ile AKP içinden bile tepkiler alan Yılmaz, Bülent Arınç’ın yasak ilişki yaşadığını, bu ilişkiden gayri meşru bir çocuğunun olduğunu ayrıca çocuğu ve kadını yüzüstü bıraktığını yazmıştı. Yılmaz bir başka paylaşımında ise Arınç için “Sümüklü Homo“ tabirini kullanmıştı.

Skandal bir başka paylaşımında Saadet Partisi lideri Temal Karamollaoğlu’nu ve İngiliz eşini hedef alarak “İngiliz tipi sekülerizm aha da bu işte! Çok meraklıysan kendi hayatına uygula” diyerek “İngiltere’de eş satma geleneği” yazısını paylaşmıştı.

Mehtap Akar, Hulusi Akar’ın Genelkurmay Başkanı iken kendisine yaptığı hasta ziyareti ile de gündeme gelmişti.

Gündem

Selçuk Özdağ Süleyman Soylu’yu saldırganları cesaretlendirmekle suçladı

Evinin önünde saldırıya uğrayan Gelecek Partili Selçuk Özdağ, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nu açıklamalarına sert tepki gösterdi. Saldırıya ilişkin “tepkisel” açıklamasını skandal olarak yorumlayan Özdağ, Soylu’nun açıklamalarıyla saldırganlara cesaret verdiğini belirtti.

BOLD – Evinin önündeki saldırıda yaralanan Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu sert sözlerle eleştirdi.

“SALDIRGANLARI CESALENDİREN DE BUDUR”

Olayın ardından açıklama yapan Soylu, saldırıların organize değil tepkisel olduğunu ileri sürmüştü. Bu açıklamaya tepki gösteren Özdağ “İşte saldırganları cesaretlendiren de budur. Saldırganların adresi bellidir. Yönlendirenler, kışkırtanlar bellidir. Gereği yapılmadığı takdirde bu saldırılar devam edecek, Türk siyaseti giderek daha çok itibarsızlaşacaktır” dedi.

SOYLU’YA TEPKİ

Sosyal medya hesabından açıklamalarda bulunan Özdağ, “… daha zanlıların ifadesi alınmadan İçişleri bakanı sayın Soylu’nun olayı tepkisel diye nitelendirmesi tam bir skandaldı” ifadesini kullandı.

Soylu’nun açıklaması ile olayı asıl noktadan uzaklaştırdığını ileri süren Özdağ “Bu söz olayı bağlamından çıkaran örgütsel arka planını görmezden gelen bir sözdü. İşte saldırganları cesaretlendiren de budur. Gönül isterdi ki en sert tepkiyi sayın Soylu göstersin, ama tam tersi oldu” dedi. Ayrıca Türkiye’nin geldiği noktayı “Bir yerde siyasetçiler, gazeteciler susturulmaya çalışılıyorsa orada söz bitmiş, kavga başlamış demektir. Bu ülke suni kavgalardan çok çekti. Seçmeni tutma adına toplumu birbirine düşman edecek politikalar izlendi. Bir yerde şiddet varsa ülkeyi yönetenlerin de bunda büyük sorumluluğu vardır” sözleriyle değerlendirdi.

MHP’YE VE ÜLKÜCÜLERE: KULA KULLUK ETMEKTİR

İsim vermeden MHP’ye ve ülkücülere de eleştiriler yönelten Özdağ “Böyle bir saldırı bekliyor muydum? Hayır beklemiyordum. En azından içinden çıktığım bir camiadan beklemiyordum. Ağırıma giden de budur! Milliyetçilik milletin sözcüsü, tercümanı, vicdanı olmayı gerektirir. Körü körüne parti veya lider bağlılığının milliyetçilikle veya herhangi bir dava ile alakası yoktur. Bu bir kişinin, hırslarına, ihtiraslarına bağlanmak, kula kulluk etmektir” dedi.

Okumaya devam et

Gündem

Göçmen kaçakçılarına 12 ilde operasyon: 94 kişiye gözaltı kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 12 ilde göçmen kaçakçılarına yönelik eş zamanlı operasyon başlattı. Operasyonlarda hakkında gözaltı kararı olan 94 kişiden 72’si yakalandı.

BOLD – İstanbul Kaçakçılık ve Örgütlü suçlar bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul merkezli 12 ilde göçmen kaçakçılığı operasyonu başlatıldı. Soruşturmada 94 kişi hakkında gözaltına kararı verilirken 72 şüpheli gözaltına alındı.

Hürriyet’in haberine göre örgütlü şekilde göçmen kaçakçılığı yaptıkları ileri sürülen kişilere yönelik operasyonlarda suç örgütüyle irtibatlı şekilde kaçak yollarla Türkiye’ye giren Afganistan, Pakistan, Bangladeş, Irak ve Suriye uyruklu 1477 düzensiz göçmen de yakalandı.

Zanlıların emniyetteki işlemlerinin sürdüğü, firari 22 kişinin yakalanmasına çalışıldığı bildirildi.

Soruşturma kapsamında düzenlenen ara operasyonlarda ise gözaltına alınan 13 şüphelinin tutuklandığı, 8 tekneye de el konulduğu öğrenildi.

Okumaya devam et

Gündem

Şehir hastanelerinin 4 yıllık kirası ile 500’er yataklı 63 hastane yapılabilirdi

Şehir hastaneleri bütçeyi boşaltmaya devam ediyor. Yapılan hesaplamalara göre 13 şehir hastanesine 4 yılda verilen kira ile 500’er yataklı 63 devlet hastanesinin yapılabileceği ortaya çıktı.

BOLD – Şehir hastaneleri tartışması devam ediyor. Yayımlanan Cumhurbaşkanlığı 2021 Yılı Yatırım Programına göre Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) modeliyle yapılan 13 şehir hastanesinin yalnızca kira bedelleri için 2017-2021 yılları arasında 21 milyar 794 milyon Türk Lirası ayrıldığı ortaya çıktı.

İKİ KATI YATAK OLABİLİRDİ

Cumhuriyet’te yer alan habere göre onuyu değerlendiren CHP Balıkesir Milletvekili Op. Dr. Fikret Şahin, “2021 yılı programında Balıkesir’e yapılması planlanan 400 yataklı Balıkesir Devlet Hastanesi’nin yatak başı maliyetinin 695 bin TL olduğu göz önünde bulundurulduğunda, 4 yılda 13 şehir hastanesinin sadece kira ödemelerine ayrılan parayla 500 yataklı en az 63 devlet hastanesi yapabilirdik. Böylece elimizde tam 31 bin 358 hastane yatağı olurdu” dedi. Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) modeliyle yapılan 13 şehir hastanesinin ise yalnızca 17 bin 509 yatak kapasitesine sahip olduğunu anımsatan CHP’li Şahin, “Eğer Sağlık Bakanlığı, 21 milyar TL’yi devlet hastanesi yapımında harcasaydı, hem elimizde daha fazla yatak olacaktı hem de Kovid-19 pandemisiyle çok daha etkin bir şekilde mücadele etmiş olacaktık” ifadelerini kullandı.

MECLİS’TE BEKLİYOR

2019’un ağustos ayında Meclis’te verdiği kanun teklifini anımsatan Şahin, “İlk yapılması gereken, sözleşmelerin derhal Türk Lirası üzerinden yeniden düzenlenmesidir. Ardından bu hastaneler kamulaştırılmalıdır” dedi.

Okumaya devam et

Popular