Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

MİT kontrolünde yasa dışı silah ticareti: Katar’dan gelen 7 konteynır dolusu dolar üsse taşındı

Eski Özel Kuvvetler Komutanlığında görevli eski Yüzbaşı Nuri Gökhan Bozkır, MİT kontrolünde Asya ve Afrika’daki sıcak savaş noktalarına yasa dışı silah satıldığını açıkladı. Silah ticaretinin içinde bizzat yer alan Bozkır, iddiasına ilişkin fotoğraf ve video görüntüleri de paylaştı.

BOLD – Türkiye bir kez daha yasa dışı silah ticareti yapma suçlamasıyla karşı karşıya. Daha önce de birçok kez benzer iddialar gündeme taşınırken son olarak hafta sonu Türkiye’ye ait bir yük gemisine, kaçak silah taşıdığı iddiası ile Libya açıklarında Alman Ordusu tarafından baskın yapıldı.

Özel Kuvvetler Komutanlığında görev yapan eski Yüzbaşı Nuri Gökhan Bozkır, Türkiye’nin yasadışı silah sevkiyatı ve para transferlerine ilişkin dikkat çeken iddiaları gündeme taşıdı. Silah ticaretinde bizzat görev aldığını belirten Bozkır, 2007 yılında yurtdışındaki bağlantıları sayesinde ticarete başladığını ve Gürcistan, İran, Afganistan, Bosna Hersek ve Azerbaycan gibi silahlı çatışmaların olduğu ülkelere; ekipman, yiyecek ve insani yardım malzemeleri tedarik ettiğini söyledi.

“SURİYELİ TÜRKMENLERE SİLAH SATTIM”

ukraynahaber.com’da yer alan habere göre Bozkır, müşterileri arasında Suriye’deki Türkmen aşiretlerinin de olduğunu söyledi. Ayrıca Suriye’deki iç çatışmaların açık savaşa dönüştüğü 2012 yılında Suriyeli ortağı, Türkmen grupların saha komutanı Halil Harmid’e silah tedarik etmeye başladığı bilgisini de verdi.

MİT KONTROLÜNDE YAPILDI

Yasak silah ticaretini detaylarıyla anlatan Bozkır, Suriye’ye silah sevkiyatına, Türk makamlarının da olumlu yaklaştığını ve sevkiyatın Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlilerinin kontrolünde gerçekleştiğini ileri sürdü. Suriye’ye önceleri, hafif silahlar ve mühimmat giderken daha sonra taşınabilir füze sistemleri, patlayıcılar ve ayrıca silah yedek parçaları götürüldü.

KATAR’DAN 7 KONTEYNIR DOLAR GELDİ

Bozkır yaptığı kimi silah sevkiyatlarıyla birlikte para alışverişlerinin görüntülerini de kaydetti. O görüntüler ise Strana’da yayınlandı. Konteynırların fotoğraflarını paylaşan ve “Gözümle görmesem inanmazdım” diyen Bozkır, silahların paralarının Katar üzerinden dolar olarak konteynırlarla Türkiye’ye getirildiğini ve 7 konteynır dolusu doların askeri üsse taşıdığını iddia etti. Tüm silah ve para trafiği ise MİT’in kontrolünde gerçekleşti.

BOZKIR: MİT TİCARETTEN EKSTRA PARA ALDI

2012’den 2015’e kadar Doğu Avrupa ve Orta Asya’dan Türkiye adına resmi şekilde silah satın aldığını belirten Bozkır, eski Varşova Paktı ve Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkelerinden gelen silahları Suriye’ye götürdüğünü belirtti. 2012 ve 2015 arasında Türkmenlere 49 sevkiyat yaptığını anlatan Bozkır, silah ve mühimmatın üzerine yiyecek ve sebze yüklediklerini bu şekilde kamufle ettiklerini kaydetti. Her bir sevkiyatın iki ila dört milyon dolar olduğunu ifade eden Bozkır, silah tüccarlarına ödemelerin nakit olarak yapıldığını parayı yurtdışına büyük valiz ve çantalarla MİT yardımıyla çıkardıklarını da anlattı.

Bozkır ayrıca parayı teslim alırken maliyeti iki-üç milyon dolar şişirdiklerini, aradaki farkı ise MİT’in aldığını iddia etti. Kendisi de her bir ticaretten 10 bin dolar aldı.

MİT TIRLARI DURDURULUNCA UKRAYNA’YA GÖNDERİLDİ

Yine Bozkır’ın verdiği bilgiye göre silah taşıyan TIR’lar Türkiye’de polis tarafından durdurulunca MİT, kendisinden acilen yurtdışına çıkmasını istedi. İsmi veri tabanında işlenmeden iki saat önce adına Ukrayna’ya bir bilet alındı ve havalimanına kadar MİT tarafından götürüldü. Ondan “yakalanan mallarla ilgili tüm sorunlar çözülene kadar da Ukraynalı eşi ve çocuğuyla yurtdışında kalması” istendi.

HABLEMİTOĞLU SUİKASTINA KARIŞTI MI?

Bozkır’ın iddiasına göre 2018’de Erdoğan’a yakın nüfuzlu işadamlarından silah ticareti teklifi geldi. Ancak teklifi kabul etmeyince ismi Türk yetkililer tarafından Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu suikastına karıştırıldı ve İnterpol’ün listesine konuldu.

ERDOĞAN İADESİNİ BİZZAT İSTEDİ

Türkiye Bozkır’ın iadesini talep etti. Araya AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan da girdi ve bizzat Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy’den iade istedi. Bozkır ise röportajında, kendisi gibi önemli tanıkların Türk hapishanelerinde şüpheli bir şekilde öldüğünü anlattı. MİT tarafından kaçırılmaktan korktuğunu belirten Bozkır, Ukrayna makamlarından ek koruma ve siyasi sığınma başvurusunda bulundu. Ancak Ukraynalı yetkililer bu konuda henüz bir karar almadı.

Gündem

İstediğiniz üniversiteden noter onaylı sahte üniversite diploması 500 lira

Sahtekârlar 500 TL’ye lise ve üniversite diploması basıyor. Sahte diplomalar, noter sureti ve e-Devlet çıktısı ile birlikte adrese teslim ediliyor.

BOLD – Sahte diploma basan şebeke, internetten ilan veriyor. Ücretsiz kargoyla sahte diplomaları adrese teslim ediyor. Birgün’den Mustafa Kömüş’ün haberine göre sitenin tanıtım yazısında şu ifadeler yer alıyor:

“Sahte Diplomalar özel kuşe kâğıdına dijital baskı olarak hazırlanmaktadır. Noterli suret beraberinde gönderilmektedir. Tüm üniversitelerin diplomaları mevcuttur. Lise ve dengi okullarında diploma tasarımları bulunmaktadır. Belgeleriniz maksimum 1 hafta içinde sizlere ulaştırılmaktadır. Ücretsiz kargo ile gönderim yapılmaktadır.”

HER YERDE KULLANABİLİRSİNİZ!

Bölüm fark etmeden 500 TL’ye diploma yaptıklarını aktaran site yetkilisi, “Noterli sureti beraberinde gönderiliyor. 4 gün içinde kargo ile teslim ediyoruz. Önce taslak hazırlıyoruz. Size WhatsApp’tan resmini atıyoruz, sonra ödeme yapıyorsunuz, biz de baskıya verdikten sonra kargoya veriyoruz. Özel sektörde sorun yaşamazsınız. Her yerde kullanırsınız. Siteden form doldurmanız gerekiyor. Diploma yanında e-Devlet çıktısı veriyoruz. Onun için ekstra bir ücret almıyoruz. Form doldurduktan bir saat sonra diplomanız hazır.”

Öte yandan başka bir site de ise 75 dolara diploma yanında transkript gibi belgeler de satılıyor. Bu sitede e-posta yoluyla hizmet veriliyor.

Daha önce de başkaları adına yüksek lisans ve doktora tezi yazıldığı ortaya çıkmış ve son olarak YÖK bu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunduğunu açıklamıştı.

Yüksel Direnişçileri şarkı notalarında

Okumaya devam et

Gündem

Yüksel direnişçisi Acun Karadağ tahliye oldu: Ne olacak gördüğümüz işkenceler

Yüksel Caddesinde düzenledikleri ‘İşimizi geri istiyoruz’ eylemleri yüzünden tutuklu bulunan KHK’lılardan hakkında tahliye kararı verilen Acun Karadağ, maruz kaldıkları işkencelerin hesabını mahkemede sordu.

BOLD – Ankara’nın Yüksel Caddesi’nde sembolleşen ‘İşimizi geri istiyoruz’ eylemini düzenleyen KHK’lı 4 isim gözaltına alındıktan sonra sevk edildikleri mahkemece 22 Ağustos’ta tutuklandı. 6 sanık, Acun Karadağ, Alev Şahin, Nazan Bozkurt, Mehmet Dersulu, Armağan Özbaş ve Mahmut Konuk’un yargılandığı, Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki ikinci duruşmada tutuklular Acun Karadağ, Alev Şahin, Mehmet Dersulu ve Nazan Bozkurt hazır bulundu.

DİRENMEYE KARAR VERDİM

Kimlik tespitinin ardından sanıkların savunması alındı. Söz alan tutuklu sanıklardan Alev Şahin: “1999 yılında ben lise son sınıfta iken büyük deprem gerçekleşti. Çürük yapılardan kaynaklı binlerce insanımız betonlar altında kaldı. Daha o zaman mimar olmaya karar verdim. Hayatımda aldığım ilk ve tek talimat göçük altında sesimi duyan var mı diyen insanlarımızdan gelmişti” dedi. Bir gece yarısı KHK ile ihraç edildiğini aktaran Şahin, aynı gece işi için eylem yapacağını duyurduğunu ve direnmeye karar verdiğini anlattı.

kimseden talimat almadığını yineleyen Şahin: “Kendi işim için direnirken işi ve ekmeği için direnen başka pek çok emekçi ile dayanışma gösterdim. Ve onlar da benim direnişimi ziyaret ettiler. Direnişimizin sesini duyurmak için kullandığımız araçlar suç unsuru gibi gösteriliyor. Dosyaya suç delili gibi sunulan tapeler, evimden alınan eşyalar aslında benim hayatımda işim için direnmekten ve işi için direnenlerle gösterdiğim dayanışmadan başka bir şey olmadığını ortaya koymaktadır” dedi.

HEM EMNİYETTE HEM DE CEZAEVİNDE ÇIPLAK ARAMA

Gözaltında “Abla” lakaplı bir kadın polisin cinsel saldırı boyutuna varan işkencesine maruz kaldığını anlatan Şahin: “Bunun için ‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’ sloganı attım, savcı işkenceye uğramamı sorgulayacağına bunu suç unsuru gibi dosyamıza koydu. Dün de bu duruşma için Kayseri’den Sincan 3 No’lu L Tipi Hapishanesine getirildiğimizde çıplak aramaya maruz bırakıldık” ifadelerini kullandı.

BERAAT ETTİK NE OLACAK GÖRDÜĞÜMÜZ İŞKENCELER

Evrensel’de yer alan habere göre, Sincan 3 No’lu L Tipi Hapishanesi’nde çıplak arama işkencesine tabi tutulduğunu belirten tutuklu sanıklardan Acun Karadağ da: “Direnişimizin masum hak arama eylemi olmaktan çıktığını söylüyor iddianame. Hak arama eylemi özü itibariyle masumdur. Ne zaman masum olmaktan çıkmış olabilir bir hak arama eylemi? Defalarca gözaltına alındık, işkence gördük. Kesilen para cezaları iptal edildi, açılan davalardan beraat ettik. Ee ne olacak gördüğümüz işkencelere ilişkin davalar açılacak mı polislere? İçişleri Bakanı bu dosyayla işte bu suçlarını bastırıyor” diye konuştu.

Mehmet Dersulu ve Nazan Bozkurt savunmalarında suçlamaların asılsız olduğunu ve beraatlerini talep etti.

Savunmaların ardından mütalaasını açıklayan savcılık sanıkların tutukluluk halinin devamını istedi. Verilen aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti ise tutuklu sanıklardan Acun Karadağ’ın tahliyesine, Alev Şahin Mehmet Dersulu ve Nazan Bozkurt’un tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşma 5 Nisan’a ertelendi.

Adalet reformu bu olsa gerek! AKP’den ‘tatil’ müjdesi

Okumaya devam et

Gündem

Adalet reformu bu olsa gerek! AKP’den ‘tatil’ müjdesi

Adalet reformu paketinin konuşulduğu günlerde, adliye koridorlarının müdavimlerinden muhalif yazar Gökçe Fırat’ın AYM üyeliğine seçilen İrfan Fidan hakkındaki paylaşımı “Hukuk reformu bu olsa gerek” yorumlarına neden oldu.

BOLD – Adalet reformu, Türkiye’de adalete olan güvenin azalması be Batı ile ilişkilerin çıkmaza girmesinin  ardından iktidarın öncelikli konuları arasında girdi.

İktidar mensupları yaklaşık 128 kanunda değişiklik öngören paketin büyük memnuniyet uyandıracağını iddia ediyor. AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugünkü grup toplantısı sonrası AKP’li hukukçu milletvekillerinin paketteki değişikliklere dair demeçleri basında yer aldı.

RESMİ TATİL MÜJDESİ

AKP MYK’ya sunulan paket sonrası açıklama yapan AKP’li Cahit Özkan reformlarla ilgili şunları kaydetti: “Başta insan hak ve özgürlüklerinin korunmasını hedef alıyor. Yargı bağımsızlığı ve adil yargılanma hakkı AKP’nin dünden bugüne yapmış olduğu bütün reformlarında yer alıyor. Yine hukuki öngörülebilirlik ve şeffaflık, makul yargılanma usulü getiriliyor.

“Sadece Türkiye’de değil, Avrupa’da bile olmayan Türkiye’de yaşayan gayrimüslim ya da farklı din ve inançta olan vatandaşlarımızın kendileri için kutsal sayılan ve ayinlerinin, bayramlarının olduğu günlerde resmi tatil getiriyoruz.

“Kadın, yaşlı, engelli, çocuk bunların özellikle pozitif ayırımcılıklarla korunmasına yönelik engelleri kaldıracağız. Bu konuda yerel yönetimlere bazı sorumluluklar verilecek. İnsan hakları konusunda üst düzey toplumsal farkındalık oluşturacağız.”

Özkan’ın açıklamaları bir çok kronik sorunun bulunduğu yargı sistemi ve işleyişiyle ilgili düzenleme bekleyenleri pek de memnun etmedi.

REFORM SÖYLEMLERİNİN GÖLGESİNDE FİDAN’IN YÜKSELİŞİ

Özellikle geçen hafta İrfan Fidan’ın Anayasa Mahkemesi (AYM) üyeliğine seçilmesi AKP’nin reform niyetlerinin farklı olduğu yorumlarına neden olmuştu.

Fidan’ın üyeliği bir çok hukukçu tarafından skandal olarak yorumlanırken, Fidan’ın seçilebilmesi için AYM seçimlerinin ertelendiği bile iddia edildi.

FİDAN HAKKINDAKİ İDDİALAR

Fidan AKP için oldukça önemli bir isim. 17/25 Aralık Yolsuzluk dosyalarını kapan isim olarak bilinen eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan, Selam Tevhid soruşturmasının şüphelilerine bilgi sızdırmakla da suçlanıyor.

Gezi iddianamesinin de baş mimarı olan Fidan, ‘ABD’yi dolandırmak’ ve ‘kara para aklamak’ ile suçlanan SBK Holdingin sahibi Sezgin Baran Korkmaz’ın yurtdışına kaçmadan önce mal varlığı hakkındaki tedbir kararını kaldırdığı da iddialar arasında.

FAZLADAN 3 YIL

İrfan Fidan, İstanbul’daki görevi sırasında AKP muhaliflerinin davalarını da yakından takip etti. İktidara yönelik eleştirileri ve yazı yüzünden tutuklanan Ulusal Parti Genel Başkanı ve Türk Solu başyazarı Gökçe Fırat, Fidan’ın AYM üyeliğine seçilmesinin ardından şunları kaydetti: “2017 yılında ilk duruşmada tahliye edilmiştim. Cezaevi kapısında İrfan Fidan’ın talimatıyla tekrar tutuklandım. O soruşturmadan beraat ettim.
Fazladan 3 yıl hapis yattım. Şimdi AYM’de benim dosyama İrfan Fidan bakacak. Hukuk reformu bu olsa gerek.”

“İrfan Fidan’ın AYM üyesi yapılmasında Anayasa’ya karşı çok açık bir hile yapılmıştır”

Okumaya devam et

Popular