Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Erdoğan, Koca ve 81 valiye koronadaki sorumlulukları nedeniyle suç duyurusu

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve 81 ilin valisini, korona salgınındaki ölümlerin artmasından sorumlu tutan Halkın Kurtuluş Partisi, suç duyurusunda bulundu.

BOLD – Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) Genel Sekreter Yardımcısı Av. Tacettin Çolak ve Avukat Fettah Ayhan Erkan’ın Çağlayan Adliyesinde yaptıkları suç duyurusunda, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sağlık Bakanı Koca ve 81 ilin valisinin ‘1593 Sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’na aykırı hakaret ederek görevi kötüye kullanma’ suçunu işledikleri iddia edildi.

HKP avukatları tarafından başsavcılığa verilen dilekçede, şu ifadelere yer verildi:

“Kovid-19 salgını nedeniyle ülkemizde ilk vaka görüldüğü günden bugüne vaka sayısı, vaka sayılarındaki artışa oranla vefat sayısı da hızla artmaktadır. Gelinen süreçte ise salgının artık kontrolden çıktığı, vaka ve vefat sayısının resmi açıklamalardan çok daha fazla olduğu namuslu bilim insanları ve sağlık çalışanlarımız tarafından dillendirilmekte, hatta bizzat tarafımızca görülmektedir.”

Dilekçede, “Yapılan son açıklamalar, başta AKP Genel Başkanı olmak üzere, Sağlık Bakanı ve diğer yetkililerin gerek vaka sayılarında gerekse ölüm sayılarında gerçekleri söylemediklerinin, kamuoyuna doğru bilgi vermediklerinin de itirafıdır” denildi.

Sağlık Bakanı Koca’nın 26 Kasım tarihinde yapmış olduğu konuşma hatırlatılarak, “Namuslu bilim insanlarımızın, sağlık çalışanlarımızın ve partimizin aylardır dillendirdiği üzere, yetkili ve sorumlu konumunda bulunanların hem vaka sayıları, hem ölüm sayıları noktasında doğruları söylemediklerinin, Kovid-19 pandemisi ile ilgili bilimin emrettiği önlemleri almadıklarının da itirafı niteliğindedir” ifadelerine yer verildi.

VİRÜSÜN YAYILMASINA HİZMET ETTİLER

Ulusal bayramlara ve baroların kongrelerine yasak getirildiği hatırlatılan dilekçede, şu değerlendirmeler yapıldı:

“23 Nisanlara, 19 Mayıslara, 30 Ağustoslara, 29 Ekimlere, 10 Kasımlara, baroların kongrelerine yasak koyan şüpheliler, AKP kongrelerine yasak getirmeyerek virüsün yayılmasına hizmet etmişlerdir. Ve tüm bunlar yetmezmiş gibi Kurban Bayramı öncesinde; ‘Bu salgından kurtuluyoruz inşallah, iki bayramı birlikte yapacağız’, diyerek insanlarımıza bu salgın bitiyor artık, tehlike geçmiş durumda diye düşündürterek, insanlarımızın salgını hafife almalarına neden olmuşlardır. Şüpheliler, 1 Mayıs’tan itibaren de ekonomik alandaki eksik gedik kısıtlamaları da kaldırarak artık her şeyin normale döndüğü mesajı vermişler, halkımızın bu açıklama ve uygulamalardan etkilenerek virüsün etkisinin geçtiği algısını uyandırmışlar, dolayısıyla virüsün rüzgâr hızıyla yayılmasına neden olmuşlardır.”

Hıfzıssıhha Kanunu’nun 83, 76 maddeleri hatırlatarak, “İşte bu madde Devletin sosyal devlet olma özelliğinin bir sonucudur. Ancak AKP iktidarı, Cumhuriyetin olmazsa olmaz birçok temel ilkelerinde olduğu gibi sosyal devlet ilkesini de ortadan kaldırmış, halk yararına olan temel hükümler yok sayılmıştır ve 276 madde sağlıklı istatistik verilerin kamuoyu ile paylaşılması gereğini, gerekçeleriyle birlikte sorumlularını da açıklamıştır. Ancak yukarıda da sunduğumuz gibi bu maddelere de tüm şüphelilerin aykırı hareket ettiği aşikârdır” denildi.

Erdoğan, Koca ve 81 İl Valisinin Türk Ceza Kanunu’nun 257. maddesine göre görevi ihmal suçu işlediklerini ifade eden HKP avukatları dilekçede, “Bu maddeye aykırı hareket ederek binlerce insanımızın hastalanmasına, vefat etmesine, açlık ve yoklukla baş başa kalmalarına sebep olan şüpheliler hakkında soruşturma başlatılmasını talep etmek zorunlu olmuştur” ifadelerine yer verildi.

Gündem

İstediğiniz üniversiteden noter onaylı sahte üniversite diploması 500 lira

Sahtekârlar 500 TL’ye lise ve üniversite diploması basıyor. Sahte diplomalar, noter sureti ve e-Devlet çıktısı ile birlikte adrese teslim ediliyor.

BOLD – Sahte diploma basan şebeke, internetten ilan veriyor. Ücretsiz kargoyla sahte diplomaları adrese teslim ediyor. Birgün’den Mustafa Kömüş’ün haberine göre sitenin tanıtım yazısında şu ifadeler yer alıyor:

“Sahte Diplomalar özel kuşe kâğıdına dijital baskı olarak hazırlanmaktadır. Noterli suret beraberinde gönderilmektedir. Tüm üniversitelerin diplomaları mevcuttur. Lise ve dengi okullarında diploma tasarımları bulunmaktadır. Belgeleriniz maksimum 1 hafta içinde sizlere ulaştırılmaktadır. Ücretsiz kargo ile gönderim yapılmaktadır.”

HER YERDE KULLANABİLİRSİNİZ!

Bölüm fark etmeden 500 TL’ye diploma yaptıklarını aktaran site yetkilisi, “Noterli sureti beraberinde gönderiliyor. 4 gün içinde kargo ile teslim ediyoruz. Önce taslak hazırlıyoruz. Size WhatsApp’tan resmini atıyoruz, sonra ödeme yapıyorsunuz, biz de baskıya verdikten sonra kargoya veriyoruz. Özel sektörde sorun yaşamazsınız. Her yerde kullanırsınız. Siteden form doldurmanız gerekiyor. Diploma yanında e-Devlet çıktısı veriyoruz. Onun için ekstra bir ücret almıyoruz. Form doldurduktan bir saat sonra diplomanız hazır.”

Öte yandan başka bir site de ise 75 dolara diploma yanında transkript gibi belgeler de satılıyor. Bu sitede e-posta yoluyla hizmet veriliyor.

Daha önce de başkaları adına yüksek lisans ve doktora tezi yazıldığı ortaya çıkmış ve son olarak YÖK bu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunduğunu açıklamıştı.

Yüksel Direnişçileri şarkı notalarında

Okumaya devam et

Gündem

Yüksel direnişçisi Acun Karadağ tahliye oldu: Ne olacak gördüğümüz işkenceler

Yüksel Caddesinde düzenledikleri ‘İşimizi geri istiyoruz’ eylemleri yüzünden tutuklu bulunan KHK’lılardan hakkında tahliye kararı verilen Acun Karadağ, maruz kaldıkları işkencelerin hesabını mahkemede sordu.

BOLD – Ankara’nın Yüksel Caddesi’nde sembolleşen ‘İşimizi geri istiyoruz’ eylemini düzenleyen KHK’lı 4 isim gözaltına alındıktan sonra sevk edildikleri mahkemece 22 Ağustos’ta tutuklandı. 6 sanık, Acun Karadağ, Alev Şahin, Nazan Bozkurt, Mehmet Dersulu, Armağan Özbaş ve Mahmut Konuk’un yargılandığı, Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki ikinci duruşmada tutuklular Acun Karadağ, Alev Şahin, Mehmet Dersulu ve Nazan Bozkurt hazır bulundu.

DİRENMEYE KARAR VERDİM

Kimlik tespitinin ardından sanıkların savunması alındı. Söz alan tutuklu sanıklardan Alev Şahin: “1999 yılında ben lise son sınıfta iken büyük deprem gerçekleşti. Çürük yapılardan kaynaklı binlerce insanımız betonlar altında kaldı. Daha o zaman mimar olmaya karar verdim. Hayatımda aldığım ilk ve tek talimat göçük altında sesimi duyan var mı diyen insanlarımızdan gelmişti” dedi. Bir gece yarısı KHK ile ihraç edildiğini aktaran Şahin, aynı gece işi için eylem yapacağını duyurduğunu ve direnmeye karar verdiğini anlattı.

kimseden talimat almadığını yineleyen Şahin: “Kendi işim için direnirken işi ve ekmeği için direnen başka pek çok emekçi ile dayanışma gösterdim. Ve onlar da benim direnişimi ziyaret ettiler. Direnişimizin sesini duyurmak için kullandığımız araçlar suç unsuru gibi gösteriliyor. Dosyaya suç delili gibi sunulan tapeler, evimden alınan eşyalar aslında benim hayatımda işim için direnmekten ve işi için direnenlerle gösterdiğim dayanışmadan başka bir şey olmadığını ortaya koymaktadır” dedi.

HEM EMNİYETTE HEM DE CEZAEVİNDE ÇIPLAK ARAMA

Gözaltında “Abla” lakaplı bir kadın polisin cinsel saldırı boyutuna varan işkencesine maruz kaldığını anlatan Şahin: “Bunun için ‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’ sloganı attım, savcı işkenceye uğramamı sorgulayacağına bunu suç unsuru gibi dosyamıza koydu. Dün de bu duruşma için Kayseri’den Sincan 3 No’lu L Tipi Hapishanesine getirildiğimizde çıplak aramaya maruz bırakıldık” ifadelerini kullandı.

BERAAT ETTİK NE OLACAK GÖRDÜĞÜMÜZ İŞKENCELER

Evrensel’de yer alan habere göre, Sincan 3 No’lu L Tipi Hapishanesi’nde çıplak arama işkencesine tabi tutulduğunu belirten tutuklu sanıklardan Acun Karadağ da: “Direnişimizin masum hak arama eylemi olmaktan çıktığını söylüyor iddianame. Hak arama eylemi özü itibariyle masumdur. Ne zaman masum olmaktan çıkmış olabilir bir hak arama eylemi? Defalarca gözaltına alındık, işkence gördük. Kesilen para cezaları iptal edildi, açılan davalardan beraat ettik. Ee ne olacak gördüğümüz işkencelere ilişkin davalar açılacak mı polislere? İçişleri Bakanı bu dosyayla işte bu suçlarını bastırıyor” diye konuştu.

Mehmet Dersulu ve Nazan Bozkurt savunmalarında suçlamaların asılsız olduğunu ve beraatlerini talep etti.

Savunmaların ardından mütalaasını açıklayan savcılık sanıkların tutukluluk halinin devamını istedi. Verilen aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti ise tutuklu sanıklardan Acun Karadağ’ın tahliyesine, Alev Şahin Mehmet Dersulu ve Nazan Bozkurt’un tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşma 5 Nisan’a ertelendi.

Adalet reformu bu olsa gerek! AKP’den ‘tatil’ müjdesi

Okumaya devam et

Gündem

Adalet reformu bu olsa gerek! AKP’den ‘tatil’ müjdesi

Adalet reformu paketinin konuşulduğu günlerde, adliye koridorlarının müdavimlerinden muhalif yazar Gökçe Fırat’ın AYM üyeliğine seçilen İrfan Fidan hakkındaki paylaşımı “Hukuk reformu bu olsa gerek” yorumlarına neden oldu.

BOLD – Adalet reformu, Türkiye’de adalete olan güvenin azalması be Batı ile ilişkilerin çıkmaza girmesinin  ardından iktidarın öncelikli konuları arasında girdi.

İktidar mensupları yaklaşık 128 kanunda değişiklik öngören paketin büyük memnuniyet uyandıracağını iddia ediyor. AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugünkü grup toplantısı sonrası AKP’li hukukçu milletvekillerinin paketteki değişikliklere dair demeçleri basında yer aldı.

RESMİ TATİL MÜJDESİ

AKP MYK’ya sunulan paket sonrası açıklama yapan AKP’li Cahit Özkan reformlarla ilgili şunları kaydetti: “Başta insan hak ve özgürlüklerinin korunmasını hedef alıyor. Yargı bağımsızlığı ve adil yargılanma hakkı AKP’nin dünden bugüne yapmış olduğu bütün reformlarında yer alıyor. Yine hukuki öngörülebilirlik ve şeffaflık, makul yargılanma usulü getiriliyor.

“Sadece Türkiye’de değil, Avrupa’da bile olmayan Türkiye’de yaşayan gayrimüslim ya da farklı din ve inançta olan vatandaşlarımızın kendileri için kutsal sayılan ve ayinlerinin, bayramlarının olduğu günlerde resmi tatil getiriyoruz.

“Kadın, yaşlı, engelli, çocuk bunların özellikle pozitif ayırımcılıklarla korunmasına yönelik engelleri kaldıracağız. Bu konuda yerel yönetimlere bazı sorumluluklar verilecek. İnsan hakları konusunda üst düzey toplumsal farkındalık oluşturacağız.”

Özkan’ın açıklamaları bir çok kronik sorunun bulunduğu yargı sistemi ve işleyişiyle ilgili düzenleme bekleyenleri pek de memnun etmedi.

REFORM SÖYLEMLERİNİN GÖLGESİNDE FİDAN’IN YÜKSELİŞİ

Özellikle geçen hafta İrfan Fidan’ın Anayasa Mahkemesi (AYM) üyeliğine seçilmesi AKP’nin reform niyetlerinin farklı olduğu yorumlarına neden olmuştu.

Fidan’ın üyeliği bir çok hukukçu tarafından skandal olarak yorumlanırken, Fidan’ın seçilebilmesi için AYM seçimlerinin ertelendiği bile iddia edildi.

FİDAN HAKKINDAKİ İDDİALAR

Fidan AKP için oldukça önemli bir isim. 17/25 Aralık Yolsuzluk dosyalarını kapan isim olarak bilinen eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan, Selam Tevhid soruşturmasının şüphelilerine bilgi sızdırmakla da suçlanıyor.

Gezi iddianamesinin de baş mimarı olan Fidan, ‘ABD’yi dolandırmak’ ve ‘kara para aklamak’ ile suçlanan SBK Holdingin sahibi Sezgin Baran Korkmaz’ın yurtdışına kaçmadan önce mal varlığı hakkındaki tedbir kararını kaldırdığı da iddialar arasında.

FAZLADAN 3 YIL

İrfan Fidan, İstanbul’daki görevi sırasında AKP muhaliflerinin davalarını da yakından takip etti. İktidara yönelik eleştirileri ve yazı yüzünden tutuklanan Ulusal Parti Genel Başkanı ve Türk Solu başyazarı Gökçe Fırat, Fidan’ın AYM üyeliğine seçilmesinin ardından şunları kaydetti: “2017 yılında ilk duruşmada tahliye edilmiştim. Cezaevi kapısında İrfan Fidan’ın talimatıyla tekrar tutuklandım. O soruşturmadan beraat ettim.
Fazladan 3 yıl hapis yattım. Şimdi AYM’de benim dosyama İrfan Fidan bakacak. Hukuk reformu bu olsa gerek.”

“İrfan Fidan’ın AYM üyesi yapılmasında Anayasa’ya karşı çok açık bir hile yapılmıştır”

Okumaya devam et

Popular