Bizimle iletişime geçiniz

Medya

Habertürk RTÜK’ün cezasına böyle isyan etti: İnfaz kararıdır

RTÜK’ün yayın durdurma ve para cezasına tepki gösteren Habertürk yönetiminden, “Mesele demokratik, çoğulcu ve katılımcı yayıncılığın ülkemizdeki geleceğiyle ilgilidir” açıklaması geldi.

BOLD – Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Kurul Başkanı Ebubekir Şahin başkanlığında 28 Kasım tarihinde Habertürk’te yayınlanan “Gerçek Fikri Ne” isimli yayını görüştü.

Yayında, CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır Tank Palet Fabrikası’nın Katar’a satılmasını ima ederek “Cumhuriyet tarihinde ilk kez devletin ordusu Katar’a satılmış” ifadelerin kullanmıştı. Milli Savunma Bakanlığının da tepkisini çeken olay yargıya taşındı.

Yaşanan gelişmelerin ardından RTÜK Üst Kurul da yayının yapıldığı kanal için harekete geçti. Üst Kurul, İzleme ve Değerlendirme Dairesi uzmanlarının hazırladığı raporu masaya yatırdı.

ÜST SINIRDAN CEZA

Raporda, yayındaki ifadelerin Türkiye Cumhuriyeti devletini ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ni aşağıladığı görüşünü onaylayan RTÜK, 6112 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde yer alan “Türkiye Cumhuriyeti Devletinin varlık ve bağımsızlığına, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne …aykırı olamaz” ilkesinin ihlali nedeniyle yayıncı kuruluş hakkında 5 kez program durdurma ve en üst sınırdan idari para cezası müeyyidesi uygulanmasına karar verdi.

Habertürk hakkında, kanundaki aynı maddeyi bir yıl içerinde yeniden ihlal etmesi durumunda 10 gün yayın durdurma cezası verilebilecek. Aynı yıl içerisinde üçüncü tekrarda ise yayıncının lisansı iptal edilebilecek.

HABERTÜRK’TEN SERT TEPKİ

RTÜK Üst Kurulunun kararının ardından Habertürk yönetiminden çok sert bir yazılı açıklama geldi. Yapılan yazılı açıklamada

“RTÜK’ün bugün CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın canlı yayınlanan tartışma programında kullandığı ve kanalımızın görüşlerini yansıtmayan ifadeler dolayısıyla Habertürk TV’ye verdiği ceza, programı izleyen her hakkaniyet sahibi izleyicinin kabul edeceği gibi, sadece haksız ve hukuka aykırı olmakla kalmayıp aynı zamanda katılımcı demokrasiye ve çoğulcu yayıncılığa yönelik bir infaz kararıdır.

Habertürk TV sürdürdüğü tarafsız, objektif ve çoğulcu yayıncılık anlayışı gereğince katılımcı demokrasinin hakkıyla işleyebilmesi için farklı siyasal görüşteki konukları ile ülke gündemindeki meseleleri tartışan bir yayın organıdır. Yayınlarımızda yayıncılık ile ilgili Anayasal, yasal ve ahlaki ilkelere maksimum özen gösterilmekte ve ayrıca evrensel yayıncılık ilkeleri de her zaman göz önüne alınmaktadır. Nitekim bu özelliğimiz kamuoyu tarafından takdir ve tasvip edilmekte ve bu sebeple de her yıl ülkenin en çok izlenen haber kanalları arasında zirvede yer almaktayız.

Belirtmek isteriz ki RTÜK’ün verdiği bu karar sadece Habertürk TV’ye uygulanan haksız bir müeyyideden ibaret değildir. Mesele özü itibarıyla demokratik, çoğulcu ve katılımcı yayıncılığın ülkemizdeki geleceği ile ilgilidir.

Bu bilinçle; bu haksız, hukuka aykırı ve antidemokratik müeyyideye karşı her türlü yargısal denetime başvuruda bulunacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz” denildi

Karar tepki gösteren RTÜK Üyesi Okan Konuralp de sosyal medya hesabından “Yaptırıma dayanak olan uzman raporunun eksik olması, bazı ifadelerin değerlendirilmesinde yanlışlıklar bulunduğu gerekçeleriyle kurulun oy çokluğuyla aldığı karara katılmadım. Karar, hukuki ve vicdani dayanaktan yoksun bir karardır.

Katar’a satışların araştırılmasına AKP ve MHP engeli

Medya

Gazeteci Cengiz Çandar yakalama kararına isyan etti

Cengiz Çandar, IŞİD saldırısında ölen Ayşe Deniz Karacagil için sosyal medyada yazdıkları nedeniyle ifadeye çağrıldı. Ancak savcılığa gitmeyen Çandar hakkında yakalama kararı çıkartıldı. Çandar, kendisine ulaşılamadığı için çıkarılan yakalama kararına tepki gösterdi.

BOLD – Gazeteci Cengiz Çandar hakkında 2017 yılında yaptığı bir sosyal medya paylaşımı yüzünden yakalama kararı çıkarıldı.

Çandar, Gezi eylemleri sırasında “Kırmızı fularlı kız” olarak tanınan ve Rojava’da IŞİD saldırısında hayatını kaybeden Ayşe Deniz Karacagil için, “Kırmızı Fularlı Kız, Gezi’nin içimizi ısıtan en güzel gülüşlü meleği. Rakka önünde toprağa düşüp yıldızlara yükselerek içimizi yine yaktı” ifadelerini kullanmıştı.

İLK DURUŞMA GÖRÜLDÜ

30 Mayıs 2017’deki bu paylaşımı yüzünden Çandar hakkında dava açıldı. Karacagil’in ölümüne ilişkin üzüntüsünü dile getiren Çandar’a ‘suçu ve suçluyu övmek’ gerekçesiyle açılan davanın ilk duruşması dün İstanbul 30. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.

İsveç’te bulunan Çandar’ın duruşması, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) tarafından takip edildi. MLSA, dava sonrası yaptığı bilgilendirmede mahkemenin Çandar’ın savunmasının İsveç’ten istinabe yoluyla alınması için talimat yazısı yazılmasına hükmettiğini ve Çandar hakkında savunmasının alınmasına yönelik yakalama kararı çıkarılmasına da karar verildiğini belirtti.

Yakalama kararına Çandar tepki gösterdi. Çandar, “Bursa’da bir arazi davası ile ilgili olarak bana tebligat iletilebilir iken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın beni bulamamış olması inandırıcı olmaktan çok uzak” dedi.

SON DERECE YAKIŞIKSIZ

Rudaw’a açıklamalarda bulunan Çandar: “İstanbul’da görülmeye başlanan bir dava ile ilgili olarak savunmamın alınması için hakkımda yakalama kararı çıkartılmasını ülkemde adalet mekanizmasının içine düşürüldüğü durumu ortaya koyan bir yeni olumsuz örnek olarak görüyorum. Üzüntü duydum” ifadelerini kullandı.

5 yıldır nerde olduğunun belli olduğunu belirten Çandar: ” İsveç’te Stockholm Üniversitesi’nde ‘Saygın Araştırmacı’ sıfatıyla ve ülkenin en önde gelen düşünce kuruluşlarından biri olan İsveç Uluslararası İlişkiler Enstitüsü’nde Kıdemli Orta Doğu Uzmanı olarak bulunduğum yer aldığım konferanslar ve yaptığım çok sayıda yayın ile biliniyor. Adresim Türkiye’nin Stockholm Başkonsolosluğu’nda kayıtlı” dedi.

40 yıllık gazeteci olduğunun altını çizen Çandar hakkında yakalama kararının son derece yakışıksız olduğuna vurgu yaptı.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo Çin’in Uygur zulmüne ‘soykırım’ dedi

Okumaya devam et

Medya

Akit çalışanı Murat Alan’dan sağlıkçı ve askere çirkin benzetme: ‘Rüşvetimi ver susayım’ mantığı

Akit TV’de Sabri Balaman’ın sunduğu Ters Kutuplar adlı programa katılan Yeni Akit’in Haber Müdürü Murat Alan, sağlıkçı ve askerlerin tepkisini çeken ifadeler kullandı.

BOLD – Türkiye’de koronavirüs pandemisinin başladığı günden bu yana sağlıkçıların özlük hakları tartışma konusu. İzin ve tayin haklarının yanı sıra emeklilik ve istifa hakları bile askıya alınan sağlıkçılar hükumet tarafından verilen sözlerin tutulmamasından şikayetçi.

Öte yandan, Yeni Akit Haber Müdürü Murat Alan katıldığı bir programda sağlıkçılara yönelik tepki çeken ifadeler kullandı. Altı bin liradan aşağı maaş alan hemşire olmadığını söyleyen Murat Alan, sağlıkçıların sürekli ‘özlük hakları’ meselesini gündeme taşımasından şikayet etti.

KANALI DEĞİTİRSİNLER

Yaşanılan kriz sırasında özlük hakları gibi konuların gündeme gelmemesi gerektiğini söyleyen Alan: “Afrin’e ordumuz gideceği zaman subaylarımızın ‘bizim özlük haklarımızı verin’ demesi gibi. Yahu biz bunu mu konuşuyoruz? TSK’nın oraya nasıl gireceğini mi konuşacağız, yoksa sizin özlük hakları konusunu mu? Bu ne biliyor musunuz? ‘Rüşvetimi ver susayım’ mantığı gibi bir şey” ifadelerini kullandı.

Alan, sözlerini tepkiyle karşılan izleyiciler için de “kanalı değiştirsinler o zaman” dedi.

ALAN HAKKINDA SUÇ DUYURUSU

Alan’a sosyal medyada da tepki vardı. Sağlık çalışanlarının sorunlarını gündeme taşıyan Sağlık Çalışanları Hak ve Mücadele Derneği yönetimi, Alan hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı. Dernek tarafından yapılan paylaşımda: “Sağlık Çalışanlarını rüşvet almakla itham eden ve toplumu kin ve düşmanlığa sevk edici açıklamalar yapan Yeni Akit Gazetesi Haber Müdürü Murat Alan hakkında Savcılığa suç duyurusunda bulunulacaktır. Hiç kimse vatanseverliğimizi sorgulayamaz!” denildi.

İnsan kaçırma Freedom House gündeminde: Türkiye illegal geri getirmelerde lider

Okumaya devam et

Medya

Emekliye her gün zam müjdesi veren Takvim gazetesi kapanıyor

Her gün emekliye zam, ikramiye ve promosyon müjdesi vermesiyle ünlenen hükumete yakın Takvim gazetesi kapanıyor. 28 Şubat’ta kağıt baskısına son verecek olan gazete dijital ortamda yayın hayatına devam edecek. 

BOLD – İktidara yakın Turkuvaz Medya Grubu bünyesinde yer alan ve her gün birinci sayfadan emekliye zam haberleri yayımlamasıyla ünlenen Takvim gazetesinin de kapatılacağı iddia edildi.

SON BASKI 28 ŞUBAT’TA

Ömer Faruk Kalyoncu’nun sahibi olduğu Kalyon Holding’e bağlı Turkuvaz Medya Grubu’na ait hükumete yakın Takvim gazetesinin kapanacağı iddia edildi. Her gün ilk sayfadan emeklilere zam, ikramiye ve promosyon müjdesi veren Takvim, Medyaradar’ın haberine göre kağıt baskısına son verecek. Bunun için ise koronavirüsle mücadele kapsamında hayata geçen kısa çalışma ödeneğinin uzatıldığı 28 Şubat tarihi beklenecek. O tarihten sonra Takvim dijital olarak yayın hayatına devam edecek.

 

20 yıllık AKP iktidarının utancı: Yoksulluk intiharları!

Okumaya devam et

Popular