Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de karasuları kaç deniz mili?

Türk halkı, Erdoğan’ın politik hedeflerine söylem desteği vererek kendileri için iktidar alanı açmaya çalışan, duruşlarını Kemalist ve tam bağımsızlık yanlısı olarak tanımlayan, gerçekte kime hizmet ettikleri zamana ve şartlara göre değişen askerlerin ortaya attığı Mavi Vatan kavramı üzerinden yoğun bir deniz propagandasına maruz kalıyor. Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olmasına rağmen şimdiye kadar denizcileşememiş, siyasi, askeri ve ekonomik alanlarda denizlerden yeterince istifade edememiş bir ülke için denizciliğin ülke gündemini işgal etmesi, halkın bu konuda bilinçlenmesi olumlu bir gelişme olarak değerlendirebilir.

FATİH YURTSEVER | BOLD ANALİZ

Ancak yapılan tartışmaların hamasetten öteye gidememesi, derinlikten yoksun olması, her şeyden önemlisi de Türkiye’nin menfaatinden daha ziyade Erdoğan ve koailisyonunun menfaatine odaklı olması, yakın vadede başta Doğu Akdeniz olmak üzere tüm denizlerde Türkiye’nin hak ve menfaatlerini tehlikeye atıyor. Gerçek sorunların konuşulmasını perdeliyor.

KARADENİZ’DE GÜÇ DENGESİ RUSYA’DAN YANA

Rusya, Kırım’ı ilhak ettikten sonra Karadeniz’de güç dengesini kendi lehine çevirdi. Yunanistan, ABD’nin Üç Deniz İnisiyatifi ile Karadeniz, Baltık Denizi ve Adriyatik’i birbirine bağlayacak, Doğu Avrupa, Balkanlar ve Baltık Ülkeleri üzerinde kontrol sağlamasına hizmet edecek politikalarına verdiği destek karşılığında alacağı silahlı insansız hava araçları, keşif gözetleme sistemleri ve F-35 uçakları ile Ege Denizi’nde güç dengesini kendi lehine değiştirecek.

DOĞU AKDENİZ’DE İŞLER KARIŞIK

Doğu Akdeniz’de ise durum içinden çıkılmaz bir hal almış durumda. Oluşan Türkiye karşıtı koalisyonda gedik açmak için İsrail’e uzatılan el havada kaldı. Mısır Yunanistan Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) Sınırlandırma Anlaşması da daha önce zafer sarhoşluğu içerisinde yoğu propagandası yapılan Türkiye-Libya anlaşması gibi, BM’de tescil edildi. AB’nin mart ayında yapacağı zirveden çıkabilecek olası yaptırımları engellemek için Oruç Reis gemisinin sismik araştırma gemisin faaliyetleri Antalya Körfezi ve açıkları ile sınırlandırıldı.

MAVİ VATAN VE KARASULARIMIZIN DURUMU

İzlenen yanlış ve hamasi Mavi Vatan politikası sayesinde üç tarafımız denizler yerine hak ve menfaatlerimize karşı oluşturulmuş koalisyonlar ile çevrildi. Peki, uğruna bu kadar şeyi kaybetmeyi göze aldığımız, temelde egemenliğimizin olmadığı sadece egemen haklara sahip olduğumuz Kıta sahanlığı ve MEB kavramlarını Mavi Vatan ile ön plana çıkarırken, devletimiz egemenliği altında bulunan karasularımızda durum nedir? Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de karasuları kaç deniz milidir?
1982 BM Deniz Hukuk Sözleşmesi (BMDHS)’ne göre her devlet karasuları genişliğini tespit etme hakkına sahip. Ancak karasuları genişliği 12 deniz milinden fazla olamaz. Türkiye’nin karasuları Lozan’da 3 deniz mili olarak belirlendi. 1964 yılında yürürlüğe giren karasuları kanunu ile genişlik 6 deniz miline çıkarıldı. Bu kanuna göre 6 deniz milinin üzerinde karasuyu ilan etme durumu mütekabiliyet esasına bağlandı.

Halen yürürlükte olan karasuları kanunu ise 1982 yılında yürürlüğe giren 2674 sayılı karasuları kanunu. Bu kanunun birinci maddesi; Türk karasularının genişliği altı deniz milidir. Cumhurbaşkanı, belirli denizler için, o denizlerle ilgili bütün özellikleri ve durumları göz önünde bulundurmak ve hakkaniyet ilkesine uygun olmak şartıyla, 6 deniz milinin üstünde karasuları genişliği tespit etmeye yetkilidir.” hükümlerine haiz. 2674 sayılı kanun da karasuları genişliği 6 deniz mili olarak belirlenmesine rağmen 29 Mayıs 1982 tarihinde Bakanlar kurulu mütekabiliyet esasları doğrultusunda 8/4742 sayılı karar ile Karadeniz ve Akdeniz’de 1964 yılında yürürlüğe giren kanun ile uygulanan durumun sürdürülmesine karar verildi.

BM’YE GÖRE TÜRKİYE’NİN DOĞU AKDENİZ’DEKİ KARASULARI BELLİ DEĞİL

Karasuları açısından Karadeniz ve Ege’de durum net olmasına rağmen (Karadeniz:12 deniz mili, Ege Denizi: 6 deniz mili) Doğu Akdeniz için aynı şey söz konusu değil. BM kaynaklarında diğer kıyıdaş ülkelerin Doğu Akdeniz’de karasuları 12 deniz mili iken, Türkiye’nin karasularının kaç deniz mili olduğuna dair bir bilgi mevcut değil. Fiili uygulamada ise Türkiye 1980’li yıllarda Millî Savunma Bakanlığının aldığı bir karara istinaden Doğu Akdeniz’de karasularını Antalya Kemer’den geçen boylamın batısından 6 deniz mili, doğusunda ise 12 deniz mili olarak uygulamaktadır. Doğu Akdeniz’de MEB ilan edilmediğinden, Kemer’in batısında kıyılarımızdan itibaren 6-12 deniz mili arasındaki deniz alanı uluslararası açık deniz alanı olarak kabul edildiği için, üçünü ülkeler tarafından kullanılıyor. İronik bir şekilde Mavi Vatan derken, hakkımız olan karasularımıza sahip çıkmayarak üçüncü ülkelerin kullanımına açıyoruz.

Bu konu, bugüne kadar dikkat çekmemiş olabilir. Ancak Libya ile yapılan MEB sınırlandırma anlaşmasının tetiklemesi ile sonuçlanan Yunanistan-Mısır MEB sınırlandırma anlaşması, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki karasuları konusunu daha hassas hale getirdi. Muhtemel bir çok taraflı müzakere ortamında, Türkiye’nin hak ve menfaatlerini daha sağlam bir şekilde müzakere edebilmesi için, Doğu Akdeniz’in tamamında karasularını 12 deniz mili olan ilan etmesi ve bunu derhal BM’ye deklare etmesi gerekiyor.

Hülasa; Mavi Vatan hamaseti ile kahramanlık hikayesi yazıp, yelkenlerine rüzgâr basanları ve cebini dolduranları sessizlikle izleyen Dışişleri meslek memurlarının tarihe not düşmek adına duruma el koyup, seslerini yükseltmelerini istemekten başka bir çıkar yolu görünmüyor. Mavi Vatan derken anavatan elden gidiyor.

Analiz

ABD aşkına: Önce ‘damat’ ardından ‘eylem planı’ en sonunda da ‘Hakan Atilla’

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşemediği ABD’nin yeni başkanı Joe Biden’le ilişkileri Halbank davası öncesi geliştirmek istiyor. Bu kapsamda damat Albayrak’la başlayan istifa süreci Borsa İstanbul Genel Müdürü Hakan Atilla ile devam etti.

BOLD – Borsa İstanbul Genel Müdürü Hakan Atilla, görevinden istifa etti. Atilla’nın istifası damat Berat Albayrak’ın istifası ile başlayan ABD ile ilişkileri geliştirmek için atılan adımlardan biri olarak yorumlandı.

BİDEN’İN BAŞKAN SEÇİLMESİ PLANLARI ALT ÜST ETTİ

Geçen yıl Kasım ayında ABD başkanlığını Joe Biden’in kazanması AKP’li Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan’ın tüm planlarını alt üst etti. Daha önce eski başkan Donald Trump ile görüşüp Halkbank davası üzerinde baskı kurmaya çalıştığı gündem olan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Joe Biden’in başkan seçilmesi sonrası ilişkileri geliştirmek için birçok bir çaba içine girmesi dikkat çekti.

İLK KURBAN DAMAT OLDU

Joe Biden’in başkan seçildiğinin kesinleşmesinin ardından Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak istifa etti. New York Times gazetesi “Biden’ın kazanmasının ardından Erdoğan’ın ayarlama yaptığını” öne sürdü. Haberde, Albayrak’ın görevlerinden birinin 45. ABD Başkanı Trump’ın kızı ve danışmanı Ivanka Trump ve damadı ve aynı zamanda danışmanı olan Jareed Kushner ile yakın temasta kalmak olduğunu belirtildi.

SARAY BEKLENMEYENİ YAPTI, İNSAN HAKLARI EYLEM PLANI HAZIRLADI

ABD ile yakınlaşma kapsamında Kasım ayı ortasında Saray yönetimine batı ve ABD’den gelen insan hakları konusundaki eleştirileri azaltmak isteyen Erdoğan, “İnsan Hakları eylem Planı” hazırlığı içinde olduklarını duyurdu. Erdoğan, “Yeni dönemin yol haritası olacak” dediği “İnsan Hakları Eylem Planı”nın ana başlıklarının Adalet Bakanlığınca oluşturulduğunu, söz konusu planın son halinin ekonomik hayatın tüm paydaşlarıyla da çalışılarak önümüzdeki günlerde verileceğini ifade etti. Hükumet ortağı MHP’nin engelleme çabalarına karşın eylem planı geçen hafta kamuoyu ile paylaşıldı.

ERDOĞAN’IN BEKLEDİĞİ TELEFON GELMEDİ

Kasım ayındaki seçimlerde Biden’in başkan seçilmesi sonrası ilişkileri geliştirmek için erken davranmak isteyen Erdoğan yönetimi, Aralık ayı içinde görüşme talebini Biden’ın ofisine ilettiler ancak aylar geçmesine rağmen görüşme talebine geri dönüş yapılmadı. 20 Ocak’ta başkanlık koltuğuna oturan Biden, ilk ayını dünya liderleriyle rutin telefon görüşmeleri yaparak geçirmesine karşın aradığı liderler arasında Erdoğan yer almadı.

AKP’Lİ BÜYÜKELÇİYE GECİKMELİ ONAY

Biden’in seçilmesinin ardından yeni ABD yönetimi ile köprü olması için Aralık ayı başında Türkiye’nin Washington Büyükelçiliği’ne atama kararı alınan Tokyo Büyükelçisi AKP’li Hasan Murat Mercan’ın kararnamesi ABD’den gelen geç onay sonrası şubat ayı sonunda yayımlanabildi.

ATİLLA’NIN İSTİFASI İÇİN İZİN DÖNÜŞÜ BEKLENMEDİ

Biden’in Erdoğan’a yönelik tutumu, AKP yönetimini yeni adımlar atmaya itiyor. Bu kapsamda ABD’de görülen Halkbank davasında hapis yatan Borsa İstanbul Genel Müdürü Mehmet Hakan Atilla kendi isteğiyle istifa etti. İzne ayrılan ve ay sonunda istifa edeceği öne sürülen Atilla’nın istifası için izin dönüşünün beklenmemesi dikkat çekti.  

Üç kız kardeşin 8 Mart’ı: İkisi sürgünde biri ise tutsak!

Okumaya devam et

Analiz

İşte kadın kanıyla yazılan AKP tarihi

Samsun’daki dayak görüntüleri Türkiye’deki kadına yönelik şiddeti yeniden tartışma konusu yaptı. AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında 66 olan kadın cinayetleri, 2007 yılında bine çıktı. 18 yılda 7 bin 600 kadın öldürüldü. Son 8 yılda 480 bin kadın yaralanırken, 1,6 milyon kadın koruma talep etti. Muhalefet kadına yönelik şiddetin, iktidarın yarattığı yoksulluk, eğitimsizlik ve cezasızlık kültürünün ürünü olduğunu belirtti.

BOLD – Türkiye’nin kanayan yarası kadına şiddet haberi bu kez de Samsun’dan geldi. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü arifesinde bir kadın, 5 yaşındaki kızının gözleri önünde, 3 yıl önce boşandığı İbrahim Zarap tarafından öldüresiye dövüldü. Saldırgan, çevredeki vatandaşlarca etkisiz hale getirilerek polise teslim edildi. Emniyetteki ifadesinde olaya müdahale eden vatandaşlar tarafından darp edildiğini söyleyen zanlı, şikayetçi olacağını belirtti. Adliyeye sevk edilmesinin ardından İbrahim Zarap tutuklandı. Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı, ise darp edilen kadın ile çocuğunun koruma altına alındığını açıkladı.

AKP iktidarında kadın cinayetleri 7 kat arttı. CHP Ankara Milletvekili Tekin Bingöl’ün hazırladığı rapora göre, 2002 yılından itibaren 18 yılda Türkiye’de en az 7 bin 600 kadın öldürüldü. AKP’nin iktidara geldiği 2002’de Türkiye’de öldürülen kadın sayısı 66 iken, 2007 ve 2009 yıllarında öldürülen kadın sayısı binin üzerine çıktı. 2019’da da 474 kadın öldürüldü. 2020’de 25 Kasım’a kadar geçen 330 günde 270’e yakın kadın öldürüldü. Kadın cinayetleri salgın döneminde de hızla artarken, “şüpheli” kadın ölümleri de aynı dönemde katlanarak arttı.

460 BİN KADIN YARALANDI

6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında hizmet veren Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri’nde (ŞÖNİM) 2013 yılından 2020 Ocak ayı sonuna kadar 460 bin 815 kadın yararlandı.

SON 8 YILDA 1,6 MİLYON KADIN KORUMA TALEP ETTİ

2012’de kadına yönelik şiddeti önlemek amacı ile kabul edilen 6284 sayılı Kanun kapsamında son 7 yılda koruma kararı talebiyle açılan dava sayısı 1 milyon 608 bin 657’ye ulaştı. Koruma talep eden kadınların 463 bin 590 başvurusunun çeşitli gerekçelerle reddedildi.

AYRIMCILIK KADROLAŞMAYA DA YANSIYOR

Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü verilerine göre, bürokraside üst düzey yöneticilerin yüzde 88,62’si erkek ilen sadece yüzde 11,38’i kadın kadrolardan oluşuyor. Toplam kamu çalışanlarının ise yüzde 39,36’sı kadın iken devlet kadrolarının yüzde 60,64’ünü erkekler oluşturuyor.

CEZASIZLIK KÜLTÜRÜNÜN ÜRÜNÜ

Bingöl, kadına şiddetin sosyal adaletsizlik, eğitimsizlik ve yoksulluğun yanı sıra cezasızlık kültürünün de ürünü olduğunu söyledi.

AKP ŞİDDETİ MEŞRULAŞTIRIYOR

‘Erkeklere sesleniyorum; kendinize gelin’ diyen AKP’lilerin insan aklıyla dalga geçtiklerini söyleyen Bingöl: “AKP iktidarı, şiddeti var eden bütün temelleri derinleştirerek kadının toplumsal hayattaki varlığını tehdit etmektedir. Cumhuriyet’ten günümüze kadınların kazanılmış bütün haklarını hedef alan AKP, yaratılan cezasızlık kültürü ile kadına yönelik şiddeti meşrulaştırmaktadır” dedi.

Eski eşini sokak ortasında tekmeleyen İbrahim Zarap tutuklandı

Okumaya devam et

Analiz

İnsan Hakları Eylem Planı kayıplarını arayan aileleri görünür yapar mı?

Öğretmen Yusuf Bilge Tunç 577, öğrenci Gülistan Doku 425, Hürmüz Diril 422, Mehmet Bal 406, Hüseyin Galip Küçüközyiğit 66 gündür kayıp. Başvurdukları devlet kapılarından eli boş dönen kayıp yakınları seslerini sosyal medyadan duyurmaya çalışırken, Erdoğan’ın İnsan Hakları Eylem Planı ‘endişeli ailelere umut olur mu?’ sorusu gündeme geldi. Açıklandığı gün bir liselinin sosyal medya paylaşımları yüzünden evinde gözaltına alınması,  planın samimiyetinin sorgulanmasına neden oldu.

BOLD – Düşünce suçları, KHK’lar, zorla kaybettirilme, işkence ve adil olmayan yargılanma gibi insan hakları ihlalleri yüzünden ekonomiden dış politikaya kadar bir çok alanda gerileme yaşayan AKP Hükumeti, dün İnsan Hakları Eylem Planı’nı açıkladı.

PLANIN 9 AMACI

128 sayfalık plan metninde amaçlar şöyle sıralanıyor: “1) Daha güçlü bir insan hakları koruma sistemi, 2) Yargı bağımsızlığı ve adil yargılanma hakkının güçlendirilmesi, 3) Hukuki öngörülebilirlik ve şeffaflık, 4) İfade, örgütlenme ve din özgürlüklerinin korunması ve geliştirilmesi, 5) Kişi özgürlüğü ve güvenliğinin güçlendirilmesi, 6) Kişinin maddi ve manevi bütünlüğü ile özel hayatının güvence altına alınması, 7) Mülkiyet hakkının daha etkin korunması, 8) Kırılgan kesimlerin korunması ve toplumsal refahın güçlendirilmesi, 9) İnsan hakları konusunda üst düzey idari ve toplumsal farkındalık.”

GÜVEN VE İNANDIRICILIK SORUNU VAR

Genel olarak olumlu vaatleri barındıran İnsan Hakları Eylem Planı, vaatlerin yerine getirileceği konusunda güven ve inandırıcılık sorunu yaşıyor.

1,5 YILDIR ZORLA KAYBETTİRİLEN İNSANLAR

15 Temmuz sonrası Cemaat mensuplarının kaçırıldığı haberleri sık sık basında yer aldı. Bunlardan bazıları aylar sonra birden bire polis merkezlerinde ortaya çıkarken, Hüseyin Küçüközyiğit, Yusuf Bilge Tunç gibi isimler hala kayıp. Eski bir öğretmen olan Tunç’tan 577 gündür haber alınamıyor. Kayıp olan Gülistan Doku, Hürmüz Diril, Mehmet Bal’dan da bir yılı aşkın süredir haber alınamıyor. Kayıpları arayan yakınları devlet kapılarından eli boş dönerken, bazen de gözaltına alınıyor.

KAYIPLARI OLAN ÜLKENİN DAHA ÖNEMLİ GÜNDEMİ OLABİLİR Mİ?

66 gündür kayıp hukuk müşaviri olan Hüseyin Galip Küçüközyiğit’in kızı Nursena Küçüközyiğit babası için sosyal medyada zaman zaman kampanya başlatıyor. “Babam nerede” diye soran Nursena Küçüközyiğit bir paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Bir ülkede insanların kaybedilmesinden daha önemli bir gündem olabilir mi?”

Yakınlarını sosyal medyada arayan aileler Erdoğan’ın açıkladığı planın eyleme dönmesini bekliyor.

Öte yandan Erdoğan’ın ‘İnsan Hakları Eylem Planı’nı açıklamasının üzerinden 24 saat geçmeden Bursa’da bir liseli sosyal medya paylaşımları nedeniyle evine giden polisler tarafından gözaltına alındı. Olay planın samimiyetinin sorgulanmasına neden oldu.

Liselinin Erdoğan’ın İnsan Hakları Eylem Planı’yla imtihanı

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0