Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Türkiye’nin en önemli koronavirüs uzmanına bakanlıktan veto

Türkiye’de koronavirüsü alanında çalışmalar yürüten KHK mağduru Doç. Dr. Mustafa Ulaşlı, virüsü en iyi tanıyan uzmanlardan biri olarak tanındı. Ancak Sağlık Bakanlığı, Ulaşlı’nın göreve iade edilmemesine onay verdi. Bunu da mevzuata uygun buldu.

BOLD – Türkiye koronavirüs salgınında eleştirilerin odağındayken virüs hakkında çalışmaları olan KHK mağduru Doç. Dr. Mustafa Ulaşlı’nın hastalıkla mücadele için tam 10 ay önce göreve iade edilmesi talep edildi. Talep HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’ndan geldi. Gergerlioğlu, koronavirüsüyle ilgili Amerika ve Hollanda’da çalışmalar yürüten Ulaşlı için Sağlık Bakanlığına önerge verdi. Mezopotamya Ajansından Diren Yurtsever’in haberine göre önergeye 10 ay sonra gelen cevapta, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından iptal edildiğini ancak Anayasa’nın 153’üncü maddesi gereğince “iptal kararları geriye yürümez” ifadesi öne sürüldü. Ulaşlı’nın ihracının ve işe iade edilmemesinin AYM’nin iptal kararından önceki mevzuata uygun olduğu belirtildi.

Ulaşlı, ihraç edildikten sonra hakkında açılan soruşturmanın takipsizlikle sonuçlanması ardından Olağanüstü Hal Komisyonu’na işe iade başvurusu yapmış ancak başvurusu da “aklanmasına” rağmen reddedilmişti.

İNSANLIĞA FAYDASI OLACAK BİR İŞ

Konuyu Meclis’e taşıyan HDP’li Gergerlioğlu, Bakanlığın kararını değerlendirdi. Gergerlioğlu, AYM’nin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması uygulamasını iptal ettiğini bu nedenle önceden alınan kararların da iptal edilmesi gerektiğini belirtti. Ulaşlı’nın korona tedavisinde yurt dışında çalışmalar yapan nitelikli bir bilim insanı olduğunu belirten Gergerlioğlu, “Salgın ilk çıktığında Mustafa Ulaşlı’nın hizmet vermesi için bir kampanya yapmıştık. Sağlık Bakanı ile de bizzat telefonda görüşmüştüm. İnsanlığa faydası olacak bir kişi, uyduruk gerekçelerle ihraç edilmiş. Sonradan AYM’nin iptal ettiği güvenlik soruşturması nedeniyle ihraç edilmiş durumda. Önceden alınmış kararlar olsa bile bunlar hep Anayasa’ya aykırıdır. AYM de iptal etmiş. O yüzden güvenlik soruşturması ile ilgili verilen kararların iptal edilmesi gerekir” dedi.

Gergerlioğlu, Ulaşlı’nın koronavirüs konusunda çok önemli katkılarının olabileceğini vurgulayarak, “Başka ülkeler emekli olmuş veya istifa etmiş doktorları geri çağırdığı halde, Türkiye’de elimizde nitelikli bilim insanları dışarıda tutulmaya devam edildi. Bunlar hep siyasi gerekçelerle oldu. Bakanlığın da burada büyük bir vebali vardır. Çünkü bu insanların vereceği fayda, insanlığa verilecek bir faydaydı” ifadesinde bulundu.

7 YIL BOYUNCA KORONA ÜZERİNDE ÇALIŞTI

Doç. Dr. Mustafa Ulaşlı, ABD Princeton Üniversitesi’nde 3 yıl, Hollanda’daki Groningen Üniversitesi’nde 4 yıl korona virüsü üzerine çalıştı. 1 Eylül 2016’da Gaziantep Üniversitesi Tıbbi Biyoloji Ana ilim Dalı ve Genetik Bölümü’nden KHK ile ihraç edildi. Mustafa Ulaşlı, “Bu virüsün genetiği konusunda belki benim kadar çalışan kimse yoktur. Bu mücadeleye ben de katılmak istiyorum. Bu zor dönemde masumiyeti ispatlanmış tüm sağlık çalışanlarının görevlerine geri dönmesi lazım” diyerek korona ile mücadelede aktif çalışma talebinde bulundu. HDP milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, konuyu Meclis gündemine taşıyarak Ulaşlı’nın koronavirüs ile mücadele kapsamında çalışmalara katılması talebinde bulundu. Türkiye’de koronovirüs üzerinde kapsamlı çalışmaları olan ve virüsü “en iyi tanıyan” kişi olarak belirtilen Ulaşlı’nın gündeme gelmesi sonucu Sağlık Bakanlığı, Ulaşlı ile görüşebileceğini söylemiş ancak görüşme gerçekleşmemişti. Ulaşlı, “virüsü en iyi tanıyan” kişilerden biri olması nedeniyle Türkiye’de aşı çalışmalarında “umut” olarak görüldü.

Gündem

İşte Uşak’taki çıplak aramanın belgesi

Uşak Emniyeti’nde çıplak arama dayatmasına maruz kalan kız öğrencilerinden 1 kişi, Uşak Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Belgeyi Gergerlioğlu paylaştı.

BOLD – HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun TBMM’de gündeme getirdiği ve aylardır Türkiye’nin gündeminden düşmeyen Uşak Emniyeti’ndeki çıplak aramayla ilgili yapılan suç duyurusunun belgesi ortaya çıktı. Gergerlioğlu’nun Twitter hesabından yayınladığı Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan suç duyurusunda Uşak Kaçakçılık Şube Müdürlüğü’nde çıplak aramadan geçen bir kız öğrenci yaşadıklarını anlattı.

Öğrenci ifadesinde 31 Ağustos 2020’de önce İzmir Bozyaka’daki Çevik Kuvvet Polis Merkezi’ne, daha sonra Uşak KOM’a götürüldüğünü ve burada çıplak arandığı söyledi. “İzmir’de altımı çıkarttırmamışlardı” diye Uşak’taki kadın polislere itiraz eden öğrenci, “Çıkaracaksın” diye kendisine bağırıldığını, korkudan mecburen çamaşırlarını çıkarmak zorunda kaldığını belirtti. Öğrenci ayrıca özel gününde olduğunu belirtmesine rağmen çantasında bulunan pedin saatlerce kendisine verilmediğini, sonra bir erkek polis tarafından verildiğini aktardı.

Öğrenci, sorgu sırasında ise kendisine psikolojik işkence ve baskı yapıldığını, “İsim vermezsen hem sana hem ailene zarar veririz, savcıya da uslu durmadığını söyleriz” diye tehdit edildiğini de sözlerine ekledi.

“GERÇEĞİ ÖRTMEK NAFİLE ÇABA”

Suç duyurusunun belgesini paylaşan Gergerlioğlu, “Ve işte belgesi! Uşak’taki öğrencilerin suç duyurusu! “İnanamıyorum” dedi, “Onurlu kadın 1 yıl beklemezdi” dedi! Ama kral çıplak. Bana ne kadar iftira edilse de var! Gerçeği örtmek nafile çaba. Çıplak arama var. Söylediğimizden daha fazlasını yaşamış öğrenci!” ifadelerini kullandı.

NE OLMUŞTU? 

Cemaat soruşturmaları kapsamında 23’ü kız öğrenci olmak üzere toplam 27 kişi 31 Ağustos 2020’de gözaltına alındı. Yer olmadığı için Uşak KOM ve Asayiş Şube’de 5 gün kalan çoğu başörtülü öğrenciler burada çıplak arama dayatmasına maruz kaldı. Öğrenciler, 4 Eylül’de Uşak Adliyesinde mahkemeye çıkarıldı. Öğlen 13.30’da başlayan mahkeme 18.00’de bitti ve 22 öğrenci yurt dışı çıkış yasağıyla serbest bırakıldı. 1’i öğrenci olmak üzere 5 kişi ise tutuklandı. Öğrenciler 5 gün boyunca avukatlarıyla sadece resmi ifadeleri alınırken görüşebildi. Onun dışında özel görüşmek isteyenlerin talepleri reddedildi. Ayrıca öğrencilerle “özel mülakat” adı altında resmi olmayan, psikolojik baskının çok fazla boyutta olduğu görüşmeler yapıldı. Bir öğrenci bu sorgu sırasında 3 kez bayıldı, dışarı çıkarılıp hava aldırıldıktan sonra sorgusuna devam edildi.

Bold Medya’nın ortaya çıkardığı olayı, Ömer Faruk Gergerlioğlu sürekli gündeme getirdi. AKP Denizli Milletvekili Cahit Özkan çıplak aramanın belgesini istedi. AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin ise Gergerlioğlu’nu Meclis’e terörize etmekle suçladı ve Türkiye’de çıplak aramanın olmadığını, özellikle mütedeyyin kadınlara yapılmasına asla müsaade etmeyeceklerini söyledi.

Bunun üzerine sadece Uşak’ta değil, Türkiye’nin her yerindeki gözaltı merkezleri ve cezaevi girişlerinde çıplak aramaya maruz kalan her kesimden kadın yaşadıklarını video çekerek sosyal medyadan yayınladı. Daha sonraki açıklamalarında çıplak aramanın 60 yıldır yapıldığını kabul etmek zorunda kalan ve “Onurlu, ahlaklı kadın 1 yıl beklemez hemen konuşur” diyen Özlem Zengin’e tepkiler devam ediyor.

 

Kız öğrencilere işkence: Külotunu indirip otur-kalk yaptırdılar!

Okumaya devam et

Gündem

Bu dava Türkiye’nin özeti

İki kız çocuğunu taciz ettiği için 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılan, daha sonra fetö söylemini kullanarak tahliye edilen Yaşar Özdemir davasını gazeteci Cevheri Güven yorumluyor.

BOLD – Yaşar Özdemir (72) iki kız çocuğuna cinsel istismar suçlamasıyla tutuklandı ve 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Ancak kısa süre sonra özgür kaldı ve hakkındaki suçlamalar düşürüldü. Özdemir’i bu ağır suçtan kurtaran üç faktör, günümüz Türkiyesi’nin özeti gibi. Özdemir önce avukatını kovup AKP’li bir avukatla anlaştı, ardından taciz ettiği kız çocuklarının ailesini Gülenist olmakla suçladı. Son olarak asker oğlu Suriye’de YPG’ye karşı savaşırken “şehit” olunca, günümüz Türkiye’sinde Özdemir’i hapisten çıkarmak hiç de zor olmadı. Özdemir şimdi özgür, iki kız çocuğu ise travma tedavisi görüyor.

İki çocuğu tacizden 16 yıl alan Yaşar Özdemir’e ‘fetö’ ve ‘şehit’ söylemiyle tahliye

Okumaya devam et

Gündem

AKP döneminde tutuklu ve hükümlü sayısı yüzde 500 arttı

Ceza infaz kurumlarının kapasitesi öğrenci yurtlarının kapasitesinden on kat fazla arttı. Cezaevlerindeki yatak sayısı 2018-2019 döneminde yüzde 10 artarken aynı dönemde öğrenci yurtlarının kapasitesi yalnızca yüzde 1,24 oranında yükseldi.

BOLD – AKP iktidarında tutuklu ve hükümlü sayısının katlanarak arttığı ortaya çıktı. Bu artış rakamlara da yansıdı. 2018 ve 2019 yılını kapsayan bir yıllık süreçte cezaevlerindeki yatak sayısı yüzde 10 arttı. Buna karşın öğrenci yurtlarındaki kapasite yüzde 1,24 arttı.

Birgün’ün haberine göre Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre de 2015 yılında 177 bin 262 olan ceza infaz kurumlarının yatak kapasitesi 2019 yılında 291 bin 546 olarak kayıtlara geçirildi. Ceza infaz kurumlarının yatak kapasitesindeki 2015-2019 döneminde yaşanan değişim ise yüzde 64 olarak kaydedildi.

5 KAT ARTIŞ

Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısı nisanda çıkarılan afla 100 bin kişi tahliye edildiği halde 291 bin 546’e yükseldi. Cezaevlerine girenlerin en çok işlediği suç ise hırsızlık olarak kayıtlara geçti. AKP’nin iktidara geldiği 2002’den 2019’a kadar cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısı ise 5 kat arttı. 2002’de 59 bin 429 olan tutuklu ve hükümlü sayısı 2019’da 291 bin 546 oldu.

AKP TÜRKİYE’Sİ 2’İNCİ SIRADA

2020’de Türkiye, 47 ülke arasında ikinci sırada yer aldı. İlk sırada ise Rusya bulunuyor. Bununla birlikte kapasite fazlasına çözüm arayan AKP; 2014’te 14, 2015’te 18, 2016’da 38, 2017’de 12, 2018’de 15, 2019’da 26 ve 2020’de 18 cezaevi yaptı. Toplam 178 yeni cezaevi yapıldı. Bu yıl ise 39 yeni cezaevi daha açılacak. Toplam cezaevi sayısı 375.

Diğer yanda cezaevlerinin kapasitesinde bir yıl içinde yaşanan değişim, öğrenci yurtlarının kapasitesindeki değişimi neredeyse ona katladı. Ceza infaz kurumlarının 2019 yılındaki yatak sayısı, 2018 yılına göre yüzde 10 arttı. Aynı dönemde öğrenci yurtlarının yatak sayısındaki artış yüzde 1,24’te kaldı.

Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın verilerine göre 2018 yılında 669 bin 64 olan öğrenci yurtlarındaki yatak sayısı, 2019 yılında 677 bin 413’e çıktı.

2015 yılında toplam kapasitesi 454 bin 631 olan öğrenci yurtları, dört yılda açılan yeni yurtlar ile birlikte 677 bin 413’e yükseldi. Yükseköğrenim öğrencilerine barınma hizmeti sunan öğrenci yurtlarındaki 2015-2019 dönemindeki kapasite değişimi yüzde 49 oldu.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0