Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Bahçeli’den “Sözde Cumhurbaşkanı” yorumu: Kılıçadaroğlu makus sondan kurtulamayacak

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli “Sözde Cumhurbaşkanı” sözleri sebebiyle, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef aldı. Bahçeli Kılıçdaroğlu için “Kendisini bekleyen makus sondan asla kurtulamayacaktır” derken, sözlerini hukuka ve milli iradeye savaş açmak olarak yorumladı.

BOLD – MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, son gelişmelerle ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamasında “Sözde Cumhurbaşkanı” polemiği ve HDP’nin kapatılması tartışması ön plana çıktı.

KILIÇDAROĞLU’NA SERT SÖZLER

Kılıçdaroğlu’nun basın özgürlüğü tartışmalarını değerlendirirken Erdoğan için “Sözde Cumhurbaşkanı” tabirini kullanmasını eleştiren Bahçeli, “CHP Genel Başkanı’nın hukuka ve milli iradeye savaş açması kendisini bekleyen makus sondan da asla kurtaramayacaktır” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu’nu sert sözlerle hedef alan Bahçeli’nun açıklamaları şöyle:

“Türkiye Cumhuriyeti sokakta kurulmamış, sokak sokak eylem yapan görevli ajanlara rehin bırakılmayacaktır.

ABD’nin seçilmiş Başkanı’na ve seçim sonuçlarına saygı duyan, ama Türkiye Cumhuriyeti’nin seçilmiş Cumhurbaşkanı’na sözde diyen CHP Genel Başkanı’nın hukuka ve milli iradeye savaş açması kendisini bekleyen makus sondan da asla kurtaramayacaktır.

Sayın Cumhurbaşkanı’na sözde demek öz itibariyle Türk milletine, demokrasi kültürüne, milli egemenlik ilkelerine hakarettir, hıyanettir, hürmetsizliktir.

Zalimlerin ve Türkiye düşmanlarının yeminli sözcüsü olan Kılıçdaroğlu, FETÖ’ye, PKK’ya, MLKP’ye, DHKP-C’ye tutunmaktan, bu hain örgütlerle yol yürümekten derhal vazgeçmeli, teröristlerle bağını kesmelidir.

Yoksa suç ve terör örgütleriyle irtibat ve iltisakının vebali kendisinin siyasi sonunu süratle hazırlayacak, milletimiz bu namertliği affetmeyecektir.”

BAHÇELİ HDP’NİN KAPATILMASI ÇAĞRISINI YİNELEDİ

Bahçeli, HDP’nin kapatılması çağrısını da tekrar etti ve “Şayet kapatma davasının açılması tavını kaybedip tavsamaya havale edilirse Milliyetçi Hareket Partisi Siyasi Partiler Kanunu’nun 100’üncü maddesine müzahir olarak gereğini zamanı geldiğinde inanmışlıkla yapacaktır” dedi.

Bahçeli’nin HDP’nin kapatılması tartışmalarında söyledikleri şöyle:

“PKK/KCK’nın kuklası olan HDP ve diğer marjinal terör partileri Anayasa’nın 68’inci maddesinin 4’üncü fıkrasını açıkça çiğnemişler ve suç işlemişlerdir.

Bunun yanı sıra Anayasa’nın 69’uncu maddesine göre, bölücülüğün ve terörün odağı haline gelmiş partilerin kapatılması inkar edilemez bir amir hükümdür.

HDP, 6-8 Ekim olaylarının, hendek terörünün ve bölücülüğe mihmandarlık yapmasının bedelini kanun, millet ve tarih önünde kesinlikle ödemelidir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, bilhassa 6-8 Ekim olaylarıyla ilgili hazırlanan ve hukuken açık ihbar niteliği taşıyan iddianameyi temel alarak HDP hakkında acil ihtiyaç olan kapatma davasını süratle açabilecektir.”

Bahçeli Boğaziçi Üniversitesi’ne AKP’li Melih Bulu’nun atanmasının ardından başlayan protestoları da HDP’nin kapatılması tartışmaları üzerinden değerlendirdi. Bahçeli “Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör atanmasına itiraz edenlerin, sırtlarını dönerek şovmenlik yapanların, terör örgütleriyle aynı kümeye girenlerin 6-8 Ekim olaylarından ders almaları, sivil itaatsizlik çarpıklığına özenmemeleri samimi tavsiyemdir. Terör örgütlerinin tazyik ve tahrikleriyle “Üniversitelere kayyum istemiyoruz” temalı protestolarla ABD’deki Kongre işgalinin aynı döneme denk gelmiş olması dikkat çekici ve tek kaynaktan beslenen bir eylem türüne işaret etmektedir” dedi.

AKŞENER’E YÜKLENDİ: ÇİFT TARAFLI VE İKİ YÜZLÜ

Bahçeli açıklamasında İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e de seslendi ve “İYİ Parti Başkanı’nın da heyecanla rezervini yaptığı terörist Demirtaş ile kahvaltı programını meçhul bir tarihe erteleyip masa edebiyatına son vermesi eve dönüş yolunda kendisini bihakkın rahatlatacaktır. Ne idüğü belirsiz İyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçmek için masa kurulsun diyen bu şahıs bilmelidir ki, çift taraflı davranan ve ikiyüzlü olan bizatihi kendisidir” dedi.

Politika

Milletvekillerine dokunulmazlık tehdidi: 1.300 fezleke bekliyor

Dokunulmazlığın kaldırılması talebiyle 25 milletvekili hakkında hazırlanan 33 fezleke daha Meclis Başkanlığına sunuldu. Bu fezlekelerden 28’si HDP’li milletvekillerine ait. Toplamda ise bin 300’den fazla fezleke Meclis’te bekliyor.

BOLD – HDP’nin kapatılması tartışmaları devam ederken milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılması talebiyle Meclis Başkanlığına 25 milletvekili hakkında 33 fezleke gönderildi. Fezlekelerin 28’i HDP’liler için hazırlandı.

20 HDP’LİYE 28 FEZLEKE

29 fezlekenin 20’si HDP, biri Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) milletvekilinin işlediği belirtilen suçları kapsıyor. İddia edilen suçlar arasında “terör örgütü propagandası yapma”, “suçu ve suçluyu övme”, “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” ve “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” yer alıyor.

CHP’Lİ VEKİLLER İKİNCİ SIRADA

Diğer yandan CHP Milletvekilleri Ali Mahir Başarır’ın fezlekesi “hakaret”, Candan Yüceer’in fezlekesi “ses ve görüntülerin kayda alınması”, Ömer Fethi Gürer’in dosyası ise “basit yaralama” suçunu içeriyor. Demokrat Parti Milletvekili Cemal Enginyurt’un fezlekesinde ise “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma”, “silahlı yağma” suçlamaları yöneltiliyor.

Meclis Başkanı Mustafa Şentop 22 Şubat’ta yaptığı açıklamada “Meclise ulaşan bir fezleke yok. Meclis’te başka fezlekeler de var. Meclise gelince karma komisyona iletiyoruz. Meclise geldiğinde gereken yapılır” demişti. Fezlekeler dün akşam saatlerinde Meclis Başkanlığı’na ulaştı.

ERDOĞAN: ELLER HEMEN İNER KALKAR

Diğer yandan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise dün partisinin grup toplantısı sonrasında “Süreç neyse bu süreç aynen işleyecektir. Bu konular Meclis’e gelir, Meclis Komisyonları müzakerelerini yapar. Genel Kurul’da da eller hemen iner kalkar” diye konuştu.

HDP FEZLEKELERİ ÖNE ÇEKİLEBİLİR

Gara’da yaşananlar sebebiyle HDP’li vekiller hakkındaki fezlekelerin öne alınabileceği belirtiliyor. Muhtemel bir oylama durumunda siyasi partiler “grup kararı” alamıyor, ancak tutum belirleyebiliyorlar. Dokunulmazlık fezlekelerinin görüşmelerinde, anayasa değişikliği gibi nitelikli çoğunluk aranmadığı için AKP ve MHP’nin oyları, dokunulmazlıkların kaldırılması için yeterli.

Ancak iktidar bloğunun, “millet ittifakı” ortakları CHP ile İYİ Parti’yi karşı karşıya getirebilmek için “dokunulmazlık” dosyalarını siyaseten koz olarak kullanabileceği konuşuluyor.

CHP’de genel eğilim “yargının siyasallaştığı ve büyük ölçüde iktidarın güdümüne olduğu” gerekçesiyle dokunulmazlıkların kaldırılmasına destek verilmemesi yönünde. Bununla birlikte İyi Partili bazı isimler HDP’li vekillerin dokunulmazlığının kaldırılmasına “evet” diyeceklerini açıkladılar.

SÜREÇ NASIL İŞLİYOR?

Süreçte ilk olarak hakkında suç isnadı olan milletvekili hakkındaki dokunulmazlığın kaldırılması talebi Adalet Bakanlığına sunuluyor. Bakanlık, talebi gerekçeli bir yazıyla Cumhurbaşkanlığına, Cumhurbaşkanlığı ise TBMM Başkanlığına iletiyor.

KOMİSYONLARIN KARARLARI ÖNEMLİ

Meclis Başkanlığına gelen fezlekeler ilk olarak “Gelen Kağıtlar” listesinde yayınlanarak Anayasa ve Adalet Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona havale ediliyor. Fezlekeler, Karma Komisyonda bekletilebiliyor ya da komisyonda gündeme alınabiliyor. Fezlekelerin gündeme alınması halinde Karma Komisyon hangi fezlekeye ait dosyayı değerlendireceğine karar veriyor.

Ardından oluşturulan Hazırlık Komisyonu, en geç 1 ay içinde dosyayı inceleyerek raporunu hazırlıyor. Hazırlık Komisyonu, dokunulmazlığın kaldırılması yönünde karar alırsa dosya Karma Komisyona havale ediliyor. Karma Komisyon da 1 ay içinde Hazırlık Komisyonu raporunu ve eklerini görüşerek sonuçlandırıyor.

DOKUNULMAZLIK DEVAM ETTİRİLEBİLİR

Karma Komisyon, dokunulmazlığın kaldırılmasına veya kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar verebiliyor. Dokunulmazlığın kaldırılması yönünde karar verilirse, raporları doğrudan Genel Kurul gündemine giriyor. Genel Kurul, raporu kabul ederek dokunulmazlığın kaldırılmasını kararlaştırabileceği gibi, raporu reddederek yargılamanın dönem sonuna ertelenmesine de karar verebiliyor. Erteleme kararı ise milletvekilliği devam ettiği sürece geçerliliğini koruyor.

Genel Kurul’daki oylama genel uygulamaya göre açık olarak yapılıyor. Genel Kurulda dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin oylamada, karar yeter sayısı (151) yeterli oluyor. Her milletvekili ve fezleke için ayrı oylama yapılıyor. Bir milletvekili için birden fazla fezlekesi varsa, her biri için ayrı ayrı oylama gerekiyor. Genel Kurul kararından sonra milletvekilinin dokunulmazlığı, söz konusu dosya için kaldırılmış oluyor.

Dokunulmazlığı kaldırılan milletvekilinin dosyası Cumhurbaşkanlığına, oradan da Adalet Bakanlığı ardından da ilgili savcılığa gönderiliyor. Sonrasında ise yargılama süreci kaldığı yerden devam ediyor.

Dokunulmazlığın kalkması milletvekilliğinin kalktığı anlamına gelmiyor. Eğer yargı kararı kesinleşirse o zaman kara Genel Kurul’da okunuyor ve milletvekilliği düşüyor.

Okumaya devam et

Politika

Guardian Çakıcı’nın Erdoğan için önemini yazdı: Başka çaresi yok!

AKP’nin popülaritesinin azaldığı bu günlerde Tayyip Erdoğan’ın iktidarda kalmak için MHP’den başka çaresi olmadığını belirten Guardian gazetesi, Alaattin Çakıcı analizi yayımladı.

BOLD – İngiliz Guardian gazetesinde Bethan McKernan imzasıyla çıkan “Türk gangsterler gölgelerden sıyrılıp kamusal alana çıkıyor” başlıklı makalede, Türkiye’nin en kötü şöhretli gangsteri, olarak tarif edilen çete lideri Alaattin Çakıcı anlatılıyor. Çakıcı’nın cezaevinden çıkışıyla birlikte Türkiye’de karanlık figürlerin kucaklandığı yeni bir siyasi iklimin ortaya çıktığına dikkat çekiliyor.

GEÇMİŞİN OYUNCULARI

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Çakıcı’nın dostluklarına ilişkin tarihsel bilgilerin de paylaşıldığı makalede, “Geçmişin oyuncuları hapiste ya da dışarıda saklanarak onlarca yıl geçirdikten sonra kamusal alana cesur bir şekilde yeniden giriyorlar…” ifadeleri yer aldı. Makalede, “Eroin, Organize Suçlar ve Modern Türkiye’nin İnşası” kitabının yazarı, California Donanma Yüksek Lisans Okulu’ndan Prof. Ryan Gingeras’ın sözlerine de yer verildi. Gingeras’ın, “Çakıcı gibi gangsterlerin yeniden ortaya çıkması, mafyanın geri dönüşünü değil, bu adamların Türk sağında halk idolleri haline gelme şeklini temsil ediyor” sözleri hatırlatıldı.

SORUNLU MÜTTEFİK

McKernan, siyasal İslamcı Erdoğan’ın ‘sorunlu müttefiki’ olarak nitelendirdiği Bahçeli’nin, seküler tarzda bir milliyetçiliğe inandığını ve bu durumun, önemli iç ve dış politika meselelerinde Erdoğan ile arasında anlaşmazlık yarattığının altını çizdi. McKernan’a göre, “Son 20 yılda diğer bütün potansiyel siyasi ortaklarını yabancılaştıran Erdoğan’ın, AKP’nin popülaritesinin azaldığı bu günlerde, iktidarda kalmak için MHP’ye bağlı kalmaktan başka çaresi yok.”

Okumaya devam et

Politika

“AKP ve MHP dışında herkes ülkenin gidişatından rahatsız”

Herkes İçin Adalet Kampanyası kapsamında EMEP’i ziyaret eden HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, AKP ve MHP dışında tüm kesimlerin ülkenin gidişatından rahatsız olduğunu vurguladı. “Yol temizliğine ihtiyaç var” dedi.

BOLD – HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Herkes İçin Adalet Kampanyası kapsamında Emek Partisini (EMEP) ziyaret etti. Buldan başkanlığındaki HDP heyetini, EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz ve partililer karşıladı. Ziyarette Türkiye gündemine ilişkin açıklama yapan Buldan, şu ifadeleri kullandı:

“Bu ülkede herkesin adalete ihtiyacı var. Sadece HDP ve Kürtlerin değil, bu ülkede çok büyük haksızlık ve hukuksuzlukların yaşandığını görüyoruz. 15 Temmuz askeri darbe girişiminden sonra AKP’nin bunu bir fırsata çevirdiğini, ülkeyi KHK ile yönettiği, büyük adaletsizlikleri ülkeye yaydığını biliyoruz. Kampanya, Haziran ayına kadar devam ettireceğiz ama mücadele Haziran’da bitmeyecek.”

TEMEL PROBLEM ADALETSİZLİK

“Yol temizliğine ihtiyaç var” diyen Buldan, AKP ve MHP dışında Türkiye’de herkesin gidişattan rahatsız olduğuna dikkati çekti. Buldan, şunları söyledi: “Görüşmelerde Türkiye’nin temel problemleri, adaletsizlik, hukuksuzluk, yargıdaki ucube kararlar, Türkiye halklarının bu kararlarla karşı karşıya kaldığı durum, bunun yanında Türkiye’de belki bir kez daha tartışmaya açılan yeni anayasa meselesini muhalefet partileriyle konuştuk ve konuşmaya devam edeceğiz. Yürürlükteki anayasa, Türkiye’nin sorunlarına çözüm olacak bir anayasa değil. Yeni anayasa için ortamın düzeltilmesi gerekiyor. Hakaret, inkar dilinin, sorunların askeri ve güvenlikçi politikalarla çözme anlayışı olan iktidarın ülkeye yeni bir anayasa vereceğini düşünmüyoruz. ”

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0