Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Gergerlioğlu: Milletin vekilliği uyduruk siyasi kararlarla düşmez

HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, milletvekilliğini düşürecek Yargıtay kararını “Beni zulmedenler seçmedi ki milletvekilliğim bitsin. Milletin vekilliği uyduruk siyasi kararlarla düşmez ki!” sözleriyle eleştirdi. Bir Yargıtay üyesi ise kararın usul ve esasa aykırı olduğunu belirterek şerh düştü.

BOLD – Yargıtay’ın 2 buçuk yıl hapis kararını onadığı HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, karara tepki gösterdi. Kararın hukuken değil siyaseten alındığını vurgulayan Gergerlioğlu “Beni zulmedenler seçmedi ki milletvekilliğim bitsin. Milletin vekilliği uyduruk siyasi kararlarla düşmez ki! İnsan hakları kazanacak” sözleriyle tepkisini gösterdi.

GERGERLİOĞLU’NUN VEKİLLİĞİ DÜŞÜRÜLECEK

Yargıtay 16’ıncı Ceza Dairesi “örgüt propagandası” gerekçesi ile Gergerlioğlu’na verilen 2 yıl 6 aylık hapis cezasını onadı. Yasalara göre bu karar Meclis Genel Kurulunda okunacak ve Gergerlioğlu’nun milletvekilliği düşecek. Dokunulmazlığı da kararla beraber kalkacak olan Gergerlioğlu cezaevine girecek.

“TAMAMEN SİYASİ BİR KARAR”

Karara tepkisini sosyal medya hesabından gösteren Gergerlioğlu, “KHK ile ihracım sonrası açılan adli soruşturmada ‘PKK terör örgütü propagandası’ ithamıyla 2.5 yıl ceza almıştım. Ceza T24’deki halen yayında olan bir haberi paylaşmadan verildi. T24’e açılan dava yok, haber hala yayında. Tamamen siyasi bir karardır. Ayrıntıları pazartesi açıklarım” dedi.

Toplumun her kesiminin uğradığı insan hakkı ihlallerine karşı verdiği mücadele ile dikkatleri çeken Gergerlioğlu “Beni zulmedenler seçmedi ki milletvekilliğim bitsin. Seçilmeden önce de bu milletin her sorunu için vardım. Beni milletin zulme uğrayan tüm fertleri seçti, herkes için milletvekili oldum. Milletin vekilliği uyduruk siyasi kararlarla düşmez ki! İnsan hakları kazanacak” ifadesini kullandı.

“ÇIPLAK ARAMA” MÜCADELESİ AKP’Yİ RAHATSIZ ETTİ

Özellikle son haftalarda çıplak aramaya karşı verdiği mücadele ile AKP’nin tepkisini çeken Gergerlioğlu kararın siyasi olduğunun altını çizerek “Ayrımsız her zulme uğrayanın yanındaydım. İktidarın cevabı bu oldu! Hızlandırılmış bir Yargıtay kararı.! Bir üyenin şeklen ve esasen bu inanılmaz bir karar demesine rağmen!” değerlendirmesinde bulundu.

ÜYE ŞERHİ: ESAS VE USUL YÖNÜNDEN YASALARA AYKIRI

Gergerlioğlu’nun dikkatleri çektiği ve oy çokluğu ile alınan kararda, 21 sayfalık onama kararının 16 sayfasını, itiraz eden üyenin karşı oy yazısı oluşturdu. Şerhte Gergerlioğlu’nun yalnızca 20 Ağustos 2016 tarihinde T24 haber sitesinin haberini paylaştığı, yargılama sürecinde esas ve usul yönünden yasalara aykırı hareket edildiği kaydedildi.

GERGERLİOĞLU’NUN PAYLAŞTIĞI HABER HALA YAYINDA

Karşı oy yazısında Gergerlioğlu hakkında verilen cezaya konu olan sosyal medya paylaşımının T24 adlı haber sitesinin haberi olduğu, “KCK: AKP çözüm politikası geliştirirse Kürt sorunu bir ayda çözülür” başlıklı habere ilişkin T24 sitesi hakkında herhangi bir soruşturma ve erişim yasağı getirildiğine yönelik dosyada bir bilgi ve belge bulunmadığı, Gergerlioğlu’nun habere ek olarak “PKK: devlet adım atarsa barış bir ayda gelir” şeklinde ibare yazdığı tespitine yer verildi.

Bu noktada usul yönünden yapılan hataya ilişkin ise şunlar kaydedildi:

“Mahkeme esas itibariyle PKK terör örgütünün çözüm süreciyle ilgili olarak yayınladığı bir bildirinin sanığın kendi internet sitesinde yayınlamasından sorumlu tutmuştur. Zaten bu nedenle de cezada artırım yapmıştır. Kabule göre, sanığın eylemi TMK 7/2 değil, TMK 6/2 maddesinde düzenlenen ‘Terör örgütlerinin; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösteren veya öven ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik eden bildiri veya açıklamalarını basanlar veya yayınlayanlar…’ şeklinde düzenlenen suç kapsamında kaldığı, mahkemenin kabulüne göre sanığın TMK 7/2 değil, daha özel nitelikte düzenleme olan TMK 6/2. maddeye göre cezalandırılması gerekmektedir. Gerçekten de sanığın eylemi suç olarak kabul edildiği takdirde TMK 6/2 maddesi bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği görüşündeyiz.”

YASALARA GÖRE YARGILAMANIN DURMASI GEREKİYOR

Karşı görüş bildiren Yargıtay üyesi, 24 Haziran 2018’deki seçimlerde milletvekili seçilmesinin ardından Gergerlioğlu hakkında yargılamanın durması gerektiğini, yargılamaya devam edip hüküm oluşturmanın usul ve yasalara aykırı olduğunu belirtti. Yargıtay üyesinin bir diğer itirazı ise Gergerlioğlu hakkında hüküm verilecekse bile bunun Terörle Mücadele Kanunu (TMK) 7/2’den değil, TMK 6/2’den olabileceği bu nedenle de istinafın kararının Yargıtay tarafından bozulması gerektiğini ifade etti.

Gündem

Sosyetede Sedat Peker temizliği

Türkiye’nin gündemine oturan Sedat Peker videoları şarkıcıları ve ünlüleri telaşlandırdı. Peker ile fotoğraf paylaşan, Peker’i öven tweetler atan sanatçılar sosyal medya hesaplarını temizlemeye başladı.

BOLD – Yayınladığı 5 videoyla 15 milyondan fazla izlenen suç örgütü lideri Sedat Peker magazin dünyasında da sarsıntıya sebep oldu. Peker’le fotoğraflarını sosyal medya hesaplarına koyan ünlüler, paylaşımlarını silmeye başladı.

PEKER’İN YANINDA OLMAKLA ÖVÜNENLER

Peker’in, AKP ve Saray çevresiyle ilgili kirli ilişkileri açıklaması sonrası Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dan çekinen ünlü isimler, ne yapacağını şaşırdı. Geçmişte Peker’i öve öve bitiremeyenler YouTube videolarının ardından sosyal medya temizliğine başladı.

BÜLENT SERTAÇ İLE TEKNEDE ŞARKI

Sanatçı Demet Akalın, “Reis diye yazılır adamı diye okunur. İyi ki doğdun can Reis” paylaşımı yapmış. Şarkıcı Gökhan Özen ise “Mangal yürekli adam” şarkısını Peker için yazdığı ortaya çıktı. Bülent Sertaç’ın da Peker ile teknede şarkı söylerken çekilmiş videoları yer alıyor.

İŞTE PEKER SEVER SANATÇILAR

Polis fezlekesinde Peker dostu sanatçılar olarak şu isimler sıralanıyor: Ebru Gündeş, Hande Yener, Emel Müftüoğlu, Elif Karlı, Seda Sayan, Davut Güloğlu, İsmail Türüt, Mehmet Ali Erbil, Stelyo Pipis, Bülent Serttaş, Demir Karahan ve Onur Sarıkaya.

Okumaya devam et

Gündem

Ankara 22. Ağır Ceza ‘çeviride sahtecilik’ yaparak Demirtaş’ı tahliye etmedi

Kobani Davası’nda ilk tutukluluk incelemesinde bir skandal yaşandı. Mahkeme, AİHM Büyük Dairesi’nin Selahattin Demirtaş kararını yanlış tercüme etti. Ardından da hatalı çeviriyi gerekçe göstererek tutukluluk halinin devamına hükmetti.

BOLD – Halkların Demokratik Partisi (HDP) yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 28’i tutuklu 108 siyasetçinin yargılandığı Kobani Davası’nın ikinci duruşması sürüyor. Duruşmada, mahkeme heyetinin ilk tutukluluk incelemesinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi tarafından 22 Aralık 2020’de HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında verdiği tahliye kararını yanlış çevirdiği ortaya çıktı.

Davaya bakan Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi, avukatların ve Demirtaş’ın tüm ısrarlarına rağmen AİHM Büyük Daire’nin “tahliye” kararının çevirisini “Bizi bağlamıyor” diyerek, dosyaya almamıştı. Ancak mahkeme heyetinin Kobani Davası’nda tutuklu bulunan kişiler hakkında yaptığı ilk tutukluluk incelemesinde, AİHM kararını yanlış çevirerek, tutukluluk halinin devamına gerekçe olarak sunmuştu.

Mahkeme, AİHM kararında geçen “Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasına atfen” denilen bölümü yanlış çevirerek, AİHM kararının “sadece Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasına ilişkin” olduğuna dair ibareyle tutukluk halinin devamına karar verdi. Mahkeme, AİHM kararını hangi kaynaktan çeviri yaptığına dair bilgi yer almazken, Demirtaş Kobani Davası’nın görülen 2’inci duruşmasında “Kaynak AKP-MHP” dedi.

ÇEVİRİDE SAHTECİLİK

Konuyu duruşmada gündeme getiren Demirtaş, mahkeme heyetinin AİHM kararının çevirisinde sahtecilik yaptığını belirtti ve “Mahkeme heyeti sadece korsan çeviri yapmakla yetinmemiş çeviride sahtecilik yapmış. AİHM kararını aleyhime kullanabilmek için hile yapmış, AİHM kararındaki en kritik cümle tutanağa yanlış geçmiş. Bu ağır bir suçtur ve belgelerle kesinleşmiştir” ifadelerini kullandı.

Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 8 Şubat’ta yapılan tutukluluk incelemesinde, Demirtaş’ın bahsettiği “kasıtlı çeviri” şu şekilde yer almıştı:

“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Selahattin Demirtaş Türkiye Davası kararında 63. paragrafta Selahattin Demirtaş hakkında Diyarbakır Savcılığının 39 ayrı ceza soruşturmasını tek bir dosyada birleştirdiğini, hali hazır yerel mahkemeler önünde başvurucu hakkında yedi ayrı ceza davasının devam ettiğini, söz konusu soruşturmalar ve kovuşturmaların bu başvurunun konusunu oluşturmadığını belirterek verdiği kararın Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma ile ilgili olacağını belirtmiştir. AİHM aynı kararda 4 Kasım 2016 tarihi sonrasında 12 HDP milletvekiline yapılan operasyon sonucunda sanığın yakalandığını, Diyarbakır 2. Sulh Ceza Mahkemesinin kararıyla tutuklandığını, itirazın 3. Sulh Ceza Hakimliği tarafından reddedildiğini belirtmiştir. AİHM başvurucu hakkında yukarıda belirtilen inceleme konusu tutukluluğu ile ilgili karardan sonra başvurucunun 20 Eylül 2019 tarihinde hükmedilen ve halen devam eden ikinci tutukluluğu (Mahkememiz dosyasındaki tutuklanması) değil 4 Kasım 2016’dan 7 Aralık 2018’e kadar devam eden tutukluluğunun inceleme konusu olmadığını, ilk tutukluluğunun inceleme konusu olduğunu belirtmiştir. Söz konusu mahkememizdeki tutuklulukla ilgili Anayasa Mahkemesine yapılan başvuru halen derdesttir. Dolayısıyla mahkememiz dosyasında mevcut olan tutuklulukla ilgili herhangi bir inceleme yapılmamış olduğundan ve bu durum da AİHM tarafından teyit edildiğinden bahsi geçen kararın mahkememiz yönünden bağlayıcılığı bulunmamaktadır.”

Okumaya devam et

Gündem

KOAH hastası Enes Cengiz cezaevinde ikinci kez korona oldu

Cezaevlerinde koronavirüs vakaları artmaya başladı. 6 aydır tek kişilik hücrede tutulan KOAH hastası Enes Cengiz’in testi ikinci kez pozitif çıktı.

BOLD – Batman Yüksek Güvenlikli T Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Veysel Karani Belediyesi eski Eşbaşkanı Enes Cengiz, 6 aydır hiçbir gerekçe sunulmadan tek kişilik koğuşta kalmasına rağmen koronavirüse yakalandı.

“BABAMIN SAĞLIĞI TEHLİKEDE”

Enes Cengiz’in Era Cengiz, Twitter hesabından yaptığı açıklamada “Tek kişilik küçük bir odaya bu kadar baskının yapılması babamın sağlığını tehlikeye atmış durumda. Ve tüm sorumlu Batman Yüksek Güvenlikli Cezaevinin idaresidir. Cezaevi müdürü 11 Mayıs’ta babam için ‘Testi pozitif değil, hastaneye gittiği için izolasyonda’ dediği gün babam Kovid-19 oluşunun 5. günündeydi. 6 aydır tek kişilik odada tutulmasına rağmen ‘Burada tek başına kalan kimse yok’ dedi.” dedi.

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan bir soruşturma kapsamında 21 Aralık 2016 yılında gözaltına alınan Demokratik Bölgeler Partisi’nin (DBP) Baykan’a bağlı Veysel Karani Belde Belediyesi Eşbaşkanı Enes Cengiz, sevk edildiği adliyede “Örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklandı ve yerine kayyım atandı. Hakkında Siirt 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılan Cengiz’e, aynı suçlama ile 7 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Cengiz, tutuklu bulunduğu Siirt E Tipi Kapalı Cezaevi’nden 8 ay önce Batman’ın Beşiri ilçesinde bulunan Yüksek Güvenlikli T Tipi Kapalı Cezaevi’ne sevk edildi. Sevk edildiği cezaevinde 2 ay boyunca 3 kişilik koğuşa alınan Cengiz, daha sonra hiçbir gerekçe gösterilmeden tek kişilik odaya alındı ve 6 aydır tek başına bir odada kalıyor.

Cezaevinde Kovid-19 için yeterli tedbirlerin alınmadığı ve tutukluların bulunduğu odalara haftada 3 kez baskın yapıldığı belirtilirken, tek başına bir odada olan Enes Cengiz koronavirüse yakalandı. 7 Mayıs günü yapılan PCR testi pozitif çıkan Cengiz, haftalık telefon görüşmesinde yaşadıklarını ailesi aracılığıyla anlattı.

“SÜREKLİ BASKIN YAPILDIĞI İÇİN VİRÜS KAPTI”

Cezaevi yönetiminin keyfi uygulamalarda bulunduğunu belirten Enes Cengiz’in kızı Esra Cengiz, “Babam 4 yıl Siirt Cezaevi’nde kaldıktan sonra Beşiri’ye getirildi. Ancak 2 ay 3 kişilik odaya alındı. Daha sonra hiçbir gerekçe gösterilmeden tek kişilik odaya alındı. Sürekli baskın olduğunu ve eşyalarında dağıtıldığını söyledi. 6 aydır tek başına bir odada kalıyor. Haftada 2 ya da 3 kez baskın oluyor. Yapılan baskınlarda herhangi bir koronavirüs önlemi de alınmadığından kaynaklı babam tek kişilik hücrede virüse yakalanmış. Tek kişilik odaya bu kadar baskın neden yapılıyor” diye sordu.

DUYARLILIK ÇAĞRISI YAPTI

Babasının yetkililerin sorumsuzluğu yüzünden virüse yakalandığını kaydeden Cengiz, “Zaten babamın Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) var. Onun dışında bel ve boyun fıtığı da var. Geçen sene bel fıtığı ameliyatı oldu. Topuk dikeni hastalığına da yakalanmış. Bu hastalıklar virüse yakalanan biri için kritik durum oluşturuyor. Özellikle nefes darlığı için. Cezaevi yönetiminin buna ilişkin acil bir şekilde tedbir alması gerekiyor” ifadelerini kullandı. Cezaevi uygulamalarının keyfi bir şekilde devam ettiğine dikkat çeken Cengiz, babasına bir şey olması halinde sorumlusunun cezaevi idaresi olacağını kaydederek, kamuoyuna duyarlılık çağrısı yaptı.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0