Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Gergerlioğlu’nun mahkumiyet kararında hukuka aykırı 18 hata

HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nu hakkında verilen hapis kararına tepkiler sürüyor. İhraç hakim Kemal Karanfil, Gergerlioğlu’na verilen hapis cezası ve Yargıtay’ın onama kararıyla ilgili hukuka aykırı 18 hatayı madde madde sıraladı.

BOLD – Terör örgütü propagandası yaptığı iddiasıyla 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan HDP Kocaeli Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu hakkında verilen kararın hukuka aykırı yönlerini, ihraç hakim Kemal Karanfil Tespit TV adlı Youtube kanalında değerlendirdi.

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, yazdığı yazılar ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 21 Şubat 2018’de ‘PKK/KCK propagandası yapma’ suçlamasıyla 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Karar geçen hafta Yargıtay tarafından onaylandı.

Yargıtay’ın cezayı onaylamasını skandal olarak değerlendiren Karanfil, kararda 18 hukuka aykırı nokta belirledi. Karanfil, kararın Gergerlioğlu’nun susturmak için verilen kasıtlı bir karar olduğunu söyledi. Karanfil, “18 fahiş hata, aslında hata denilmez, kasıtlı uygulama gösteriyor ki yargılama değil, saraydan vekile ve TBMM’ye suikast girişiminde bulunulmuş” dedi.

İŞTE O HUKUKSUZLUKLAR

1- Kovuşturma koşullarına uyulmadı.

2- Dava konusu suç, Anayasa’nın madde 14 ve madde 83-2’deki istisnalardan değil.

3- Anayasa madde 14, tam tersi yönde yorumlandı.

4- Anayasa madde 14 ile ilgili doktrin görüşleri-Yargıtay ve AYM uygulaması dikkate alınmadı

5- Kanunilik İlkesi ihlal edildi.

6- Türk Ceza Kanunu madde 21 göz ardı edildi.

7- Manevi unsurun tespiti ile ilgili kriterlere uyulmadı

8- Anayasa, TCK, 3713 sayılı yasalarda Avrupa Birliği Uyum Yasaları çerçevesinde yapılan insan haklarına dayalı yasal değişiklikler dikkate alınmadı.

9- Avrupa Birliği uyum yasaları dikkate alınmadı.

10- 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7-2 maddesindeki değişiklikler göz ardı edildi.

11- 3713- sayılı madde 7-2’nin oluşması için gerekli koşullar yok sayıldı.

12- Anayasa Mahkemesi’nin birebir benzer, Kadri Enis Berberoğlu kararı görmezden gelindi.

13- İstinaf ve Yargıtay, kararlarında belirttikleri ilkelere uymadılar.

14- Açık ve yakın tehlikenin nasıl oluştuğu izah edilmedi.

15- AİHM kararındaki ifadenin tam tersini uygulayıp bir de gerekçe olarak gösterdiler.

16- Hakimler tarafsız ve bağımsız değil. Hakimlerin büyük bölümü ‘yürütme organıyla uyumlu çalışacaklarını’ deklare eden AKP’nin kurduğu Yargıda Birlik Platformu’nun üyesidirler. Gergerlioğlu’nun yargılandığı Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Başkanı Muhiddin Paça denetleme kurulu üyesi.

17- Tabii Hakimlik İlkesi’ne aykırı olarak özel olarak dizayn edilen mahkeme ve Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nde davalar görüldü.

18- Gergerlioğlu’nun paylaştığı haber T24 ve SPUTNİK’te halen yayında.  Yargıtay, Gergerlioğlu kararında milletvekili ifadesinin “demokratik yaşam için doğrudan açık ve yakın tehlike oluştur”ması halinde Anayasa’nın 14. madde kapsamına gireceğini ve vekil yargılamasının devam edeceğini; Gergerlioğlu’nun paylaştığı T24 haberini bu kapsamda olduğunu söylüyor.

5651 Sayılı Yasanın 8/a hükmüne göre kamu düzeni ve milli güvenliğe tehdit oluşturan içerikler sulh ceza hakimliği kararıyla engellenebiliyor. Bugüne kadar 15.000 adres bu nedenle engellenmiş ama Gergerlioğlu’nun paylaştığı haber bunlardan biri değil ve hala yayında.

Devletin yetkilileri tarafından milli güvenlik ve kamu düzeni tarafından hiçbir tehlike oluşturmadığı saptanmış ve bu nedenle ilk 15.000’e bile girememiş bir haber Gergerlioğlu’nu mahkum ederken birden “açık ve yakın tehlike oluşturan” niteliğe dönüşmüş. Neden acaba?

Gündem

Yüz yüze eğitim sonrası öğretmen ölümleri arttı: Marttan bu yana neredeyse 250 ölüm!

Pandeminin ortaya çıktığı geçen yıl mart ayından beri 250’ye yakın öğretmen koronavirüsten dolayı yaşamını yitirdi. Hükumetin aldığı yüz yüze eğitim kararı sonrası öğretmen ölümlerinde meydana gelen artışa tepki gösteren eğitimciler, aşılanmada öncelik istedi.

BOLD – Yüz yüze eğitimin başladığı 1 Mart’tan bu yana 26 öğretmen koronavirüsten yaşamını yitirdi. Öğretmenlerin acil olarak aşılanması gerektiğini söyleyen Eğitim-İş, ölen ve koronavirüse yakalanan öğretmenlerin sayısının çok daha fazla olduğunu açıkladı.

ÖLÜMLER DAHA FAZLA, AZ GÖSTERMEK İÇİN FARKLI RAPORLAR DÜZENLENİYOR

Cumhuriyet’ten Sibel Bahçetepe’ye konuşan Eğitim İş Sendikası Genel Başkanı Orhan Yıldırım, pandeminin başından bu yana 250’ye yakın eğitimcinin koronavirüsten yaşamını yitirdiğini söyledi. Hastanelerde çok sık ‘bulaşıcı hastalık’ ya da ‘kalp durması’ gibi ölüm raporları düzenlendiğini hatırlatan Yıldırım, “Ama ’virüs sebebiyle öldü’ denen öğretmen sayısı 26. Aşılanan öğretmen sayısı yüzde 7-8’lerde. Mutant virüs gençlere de bulaşıyor. Böyle giderse eğitimcilerin hastalanma ve ölüm oranı artacak” dedi. Yıldırım, vaka ve ölümlerin önüne geçebilmek için eğitimcilerin bir an önce aşılanması gerektiğini vurguladı.

KOVİD-19’DAN ÖLEN ÖĞRETMENLERİN SAYISI ARTIYOR

İstanbul, İzmir, Edirne ve Kütahya’da 4 eğitimci son iki günde koronavirüs sebebiyle yaşamını yitirdi. Kütahya’nın Hisarcık ilçesinde, Dereköy İlk ve Ortaokulu’nda Müdür Yardımcılığı yapan 2 çocuk babası öğretmen Yakup Sevinç (47), koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti. İstanbul Ataköy Atatürk Ortaokulu’nda öğretmenlik yapan Nizamettin Uysal; bir aydır tedavi gören Edirne Keşan Anadolu Lisesi’nde İngilizce Öğretmeni Sadiye Durusoy Yağcı ile İzmir Bayraklı Mustafa Kemal Anadolu Lisesi’nde Fizik öğretmeni Berrin Gür Kovid-19 nedeniyle hayata gözlerini yumdu.

YÜZ YÜZE EĞİTİM SONRASI VAKA SAYISINDA PATLAMA YAŞANDI

Eğitim Sen’in açıkladığı “Yüz Yüze Eğitimde Vaka Tablosu”na göre; 15 Şubat-5 Mart’ta 95 öğretmende görülen vaka sayısı 6 katı, 97 öğrencide görülen vaka sayısı ise 10 katı aştı. 15 Şubat-5 Mart tarihlerinde 95 öğretmende görülen pozitif vaka ve temaslı sayısı, 5-12 Mart haftasında 141’e, 12-19 Mart haftasında 475’e, 19-26 Mart haftasında 669’a yükseldi. 15 Şubat-5 Mart tarihlerinde 97 öğrencide görülen pozitif vaka ve temaslı sayısı, 5 Mart-12 Mart haftasında 269’a, 12 Mart-19 Mart haftasında 433’e, 19 Mart-26 Mart haftasında 1125’e yükseldi. 15 Şubat-5 Mart tarihlerinde 10 hizmetli ve memurda görülen pozitif vaka ve temaslı sayısı, 5-12 Mart haftasında 22’ye, 12-19 Mart haftasında 35’e ve 19-26 Mart haftasında 43’e yükseldi.

Vatandaşa soğan patates, Erdoğan’a 5 milyonluk 2. Mercedes

Okumaya devam et

Gündem

RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin Halkbank’tan aldığı maaşı ‘yasal ve etik’ buluyor

Birçok kurumdan maaş aldığı ortaya çıkan Saray’a yakın RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, RTÜK dışında Halk Bankası Yönetim Kurulu üyeliğinden aldığı maaşın yasal ve etik olduğunu savundu. Görevini tarafsız ve özgürlükçü bir anlayışla yürüttüğünü savunan Şahin, kendisinin de bir siyasi görüşü ve kırmızı çizgileri bulunduğunu kaydetti.

BOLD – Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin, RTÜK dışında sadece Halkbank’tan maaş aldığını ve bunun etik olduğunu savundu. Hedef gösterilmek amacıyla maaşının gündeme getirildiğini öne süren Şahin, RTÜK üyeleriyle aynı maaşı aldıklarını kaydetti.

KIRMIZI ÇİZGİLERİM VAR

Sabah gazetesinden Tuğba Kalçık’a konuşan Şahin, “Görevimi tarafsız ve özgürlükçü bir anlayışla yürütüyorum. Benim de bir siyasi görüşüm, kırmızı çizgilerim var ama tarafsız davrandığımı düşünüyorum. Net bir tavrımız var. Kurallara uymayıp ceza alan bir kesim medya beni hedef gösteriyor. Mesela, bir haber kanalına verdiğim cezadan dolayı günlerce dezenformasyona maruz kaldım. Kurul tarafından aldığımız karardan dolayı da günlerce hedef gösterildim. Denetlediğimiz kanalda hakkımda yapılan haksız ithamlara cevap vermek zorunda kaldım. Orada yapılan yayınlardan dolayı da sosyal medyada linç edildim. Büyük haksızlık yapıldı bana” dedi.

AVRUPA BİZDEN ÇOK DAHA FAZLA YASAKÇI

Paralı platformların da denetlemeleri gerektiğini savunan Şahin, “Paralı platformları denetlediğimiz için bazıları ‘Paramızı veriyoruz, size ne?’ diyor ama öyle değil. Otobana da para ödüyorsunuz ama hız sınırına uymak zorundasınız. Bu platformlara da para ödeyebilirsiniz ama kurallara uymak zorundasınız. Dijital platformlardaki yayınlar bizim gelenek, göreneklerimize ve ahlaki yapımıza uymak zorunda. Bu sınırı aşamazlar. Sınır var diye eleştiriyorlar ama dijital platformlarda Türkiye, Avrupa’ya göre çok daha özgürlükçü düzenlemelere sahip. Avrupa bizden çok daha fazla yasaklayıcı politikalar izliyor. Ülkemizin değerini bilelim” dedi.

HABER SUNUCUSU SİYASİ AKTÖR GİBİ DAVRANIYOR

RTÜK’te yaptığı yenilikler ve uygulamalar nedeniyle hedef gösterildiğini savunan Şahin, “Çok önemli uygulamalara imza attık. Görevimi yerine getirdiğim için hakarete uğruyorum ve tehdit ediliyorum. Toplumu yanlış yönlendiren haberler yapılmasına, toplumun ahlaki değerlerini olumsuz etkileyecek dizilere karşı geldiğim için bir kesim tarafından hedefe kondum. Muhalefet televizyonda sınırsız biçimde muhalefet yapmak istiyor. Bunun bir sınırı var, aşamazsın. Mesela, haber sunucusu ama siyasi aktör gibi davranıyor. Yorum yaparak, taraflı biçimde sunuyor haberi ya da hakaret ediyorlar siyaset programlarında. Olmaz. Ceza verince de hakaret ediyorlar” dedi.

Vatandaşa soğan patates, Erdoğan’a 5 milyonluk 2. Mercedes

Okumaya devam et

Gündem

“Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümünde bir arpa boyu yol alınamadı”

Babası Muhsin Yazıcıoğlu’nun öldüğü helikopter kazasında olay yerinde uçan savaş uçaklarına vurgu yapan Furkan Yazıcıoğlu, “Dosyada bir arpa boyu yol alamadık. Yeni deliller, veriler geliyor, ama yargılama sürecinde bir adım ileriye gidemiyoruz” dedi.

BOLD – Büyük Birlik Partisi (BBP) kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun oğlu Furkan Yazıcıoğlu, babasının helikopter kazasıyla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kazanın oluşmasında bölgede alçaktan uçan jetlerin neden olduğuna vurgu yapan Yazıcıoğlu, yargılamada bir arpa boyu yol gidememeden şikayetçi oldu.

ALTTAKİ JET HELİKOPTERE BİNDİRME YAPIYOR

CNN Türk’te yayınlanan “Ne oluyor?” adlı programa katılan Yazıcıoğlu, helikopterin radardan nasıl çıktığını da anlattı. Yazıcıoğlu, “Gördüğümüz şu; orada eylemde operasyonda bulunmuş ana üç tane jet görüyoruz. Bu jetlerden bir tanesi operasyonu yapıyor. İki tane jet var burada ve alt alta uçuş yapıyorlar. Birbirlerine 80 metre daha yakın uçuş yapıyorlar. Bunu yapmalarının sebebi altta kalan jetin radarda görünmemesi. İki jet uçuyor ama radarda tek jet olarak görülüyor. Alttaki jet kopup dalışa geçiyor dalışa geçtikten sonra helikopterin üzerine bir bindirme yapıyor. Tekrar radarda göründüğü noktada da ses hızını aşmış bir şekilde tekrar görüyoruz onu” dedi.

TÜRBÜLANS OLUŞTURULUP HELİKOPTER DÜŞÜRÜLDÜ

Jetin oluşturduğu hava sirkülasyonuna da vurgu yapan Yazıcoğlu, “Bizi izleyenler yanlış anlamasınlar. Helikopterin öyle dibinden geçmesine falan gerek yok. Bunlar çok güçlü makineler. Savaş jeti bunlar. Sivil bir helikopteri çok rahat bir biçimde yaprak gibi atabilecek bir güce sahip. Etki mesafesi çok uzun. Birkaç metre yukarıdan bu eylemi bulunması bile bu hava koridorunu bile bile türbülans oluşturup helikopterin kontrolünü pilotun elinden almasına yetiyor. Ve bunu yaptıktan sonra tekrar tırmanışa geçiyor. Biz o tırmanışa geçtiği noktada da radarda onu ses hızını aşmış bir şekilde görüyoruz” dedi.

BİR ARPA BOYU YOL ALAMADIK

Yargılamanın ilerlemesi konusunda da şikayetçi olan Yazıcıoğlu, “Dosyada bir arpa boyu yol atamadık. Yeni deliller veriler geliyor ama maalesef ama hala yargılama sürecinde bir adım ileriye gidemiyoruz. Dört davamız vardı bizim; bir tanesi devam ediyor” diye konuştu.

Putin’den Erdoğan’a Montrö ayarı

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0