Bizimle iletişime geçiniz

Medya

Helikopterden atılan köylüleri haber yapan 4 gazeteciye tahliye

Van’da helikopterden atılarak işkence edilen iki köylünün haberini yaptıktan sonra tutuklanan beş gazetecinin yargılanmasına başlandı. Mahkeme, tutuklu gazeteciler Adnan Bilen, Cemil Uğur, Şehriban Abi ve Nazan Sala’nın tahliyesine karar verdi.

BOLD – Van’ın Çatak İlçesinde helikopterden atılarak işkence gördüğü ortaya çıktıktan sonra hastanede hayatını kaybeden Servet Turgut ile Osman Şiban hakkındaki haberleri yaptıktan sonra tutuklanan 4 gazetecinin yargılanmasına başlandı.

Van 5. Ağır Ceza Mahkemesinde başlayan davada 9 Ekim 2020 tarihinde tutuklanan Mezopotamya Ajansı muhabirleri Adnan Bilen ve Cemil Uğur, Jinnews muhabiri Şehriban Abi, gazeteci Nazan Sala ile tutuksuz yargılanan muhabir Zeynep Durgut SEGBİS üzerinde katıldı.

Duruşmada savunma yapan gazeteci Adnan Bilen, “Burada yapılan yargılama, tüm muhalif gazetecilerin yargılanmasıdır. Bu yargılama tarihe not düşülecektir. 20 yıldır gazeteciyim. Binlerce haber ve röportaj yaptım. Bugüne kadar bunlarla ilgili hiç yargılanmadım. Dosyaya sadece telefon konuşmaları ve fotoğraflar konmuş. Emniyet’te telefon görüşmesini kimle yaptığım soruldu. Görüştüğüm kişi Van Tabip Odası başkanıydı. Kendisini haber için aramıştım. Diğer telefon görüşmem de bir avukatlaydı. Onunla da müvekkili hakkında konuştum” dedi. Mahkeme başkanı, Bilen’in savunmasına, “Kendinle ilgili kısımları anlat” diyerek müdahale etti.

BASIN OLMAZSA SİZ DE ÖZGÜR OLMAZSINIZ

Tutuklu gazeteci Nazan Sala ise, iddianamede savcı tarafından sarı basın kartı bulunmadığı gerekçesiyle gazeteci sayılmamalarına tepki gösterdi. 2019 yerel seçimleri sonrasında Van Büyükşehir Belediyesi basın biriminde belediyeye kayyım atanıncaya kadar müdürlük yaptığını kaydeden Sala, “Cezaevine geldiğimde karantinada kaldım. Günlerce, hatta aylarca kalan da var. Ben hayatımı koğuş arkadaşlarım vasıtasıyla sürdürebildim. Biz gazetecilere, özellikle Kürt gazetecilere uygulanan bir müdahale söz konusu. Bir ülkede basın özgür olmazsa kimse özgür olmaz, siz de olmazsınız” ifadelerini kullandı.

Helikopterden atılan vatandaşların haberini yapan gazeteciler, ilk duruşmada tahliye edildi

HABER YAPMAK SUÇ MU?

Tutuklu gazeteci Şehriban Abi ise, çalıştığı JinNews’in resmi bir haber ajansı olduğunu kaydetti. Abi, “Tutukluluğumuzun 5’inci ayında iddianame hazırlandı. İddianame denilse de… 2020 yılının ilk dört ayında teknik takip yapılmış. Ben kadın ve çocuk istismarı haberleri yaptım. Bu haberleri yapmak suç mudur?” dedi.

HELİKOPTER HABERİNDEN DOLAYI TUTUKLANDIM

Tutuklu Gazeteci Cemil Uğur da, savunmasında helikopterden atılan köylülerle ilgili haberinden dolayı tutuklandığını söyledi. Uğur, “Ben gazeteciyim ve burada gazetecilik yargılaması yapılıyor. Bana sorulan telefon görüşmesi, haber kaynağımla yaptığım görüşmedir. İki yurttaşın helikopterden atıldığına dair haberi yaptığım için tutuklandım. Bu suç değildir. Haberimizin kaynakları, hastane raporları ve görgü tanıklarının beyanlarıdır. Bu tarz işkence haberleri yüksek kamu yararı taşır. Telefonda bulunan görüntüleri görmedim ve sosyal medyada paylaşmadım. Gazetecilik görevimi yerine getirdiğim için yapılan suçlamayı kabul etmiyorum çünkü gazetecilik suç değildir” şeklinde konuştu.

Ardından tutuksuz yargılanan gazeteci Zeynep Durgut da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla TV’ye yaptığı haber paylaşımının suç sayıldığını, suçsuz olduğunu belirterek beraatini istedi.

SAVCI, VAN’DA PENGUEN BELGESELİ BEKLİYOR

Duruşmada savunma yapan Adnan Bilen’in avukatı Murat Timur ise “İddianamede savcı neden magazin, spor haberleri yok’ demiş. Kendi değerlendirmeleri üzerinden penguen belgeseli bekliyor sanırım. Ancak Van’da penguen yok. Van kedisi haberi mi bekliyor?” diye sordu.

Savunmaların ardından kısa bir ara veren mahkeme, tutuklu dört gazeteci hakkında tahliye kararı verdi. Dava 2 Temmuz’a ertelendi.

Af çözüm olmadı: AKP 39 yeni S Tipi hücre cezaevi inşa ediyor

Medya

BirGün bunu da mı görecektik?

Muhalif ve insan haklarına duyarlı olduğu iddiasıyla yayın yapan BirGün gazetesinin, Furkan Vakfı üyelerine camide biber gazlı saldırı haberinde kullandığı ‘gerici’ ifadesi şaşkınlık yarattı.

BOLD – Gaziantep’te itikaf ibadeti geleneğini sürdürmek isteyen Furkan Vakfı üyeleri, dün polis engeliyle karşılaştı. Pandemi bahanesiyle camiyi basan polis, postallarıyla camiye girmeye çalışırken, onlara vakıf üyeleri engel oldu. Botlarını çıkararak tekrar camiye dalan polis, oruçlu cemaatin yüzüne biber gazı sıktı. Müdahale sonrası 50 vakıf üyesi gözaltına alındı. Polisin camide ibadet etmek isteyenlere yönelik sert müdahalesi büyük tepki topladı.

Basında da geniş yer bulan olay BirGün gazetesinde, en az polis baskını kadar tepki çeken bir başlıkla servis edildi. Gazete haberi sosyal medya hesabından: “Camide itikaf yapmak isteyen gerici Furkan Vakfı üyelerine polisten biber gazlı müdahale” olarak duyurdu.

AKP’Yİ BESLEYEN DİL

İnsan hakları konusunda duyarlı olduğu iddiası taşıyan gazeteye HDP’li Hüda Kaya’dan çok sert tepki geldi. Kaya paylaşımında: “Bu nasıl bir muhalefet dilidir? Bu rezil AKP zihniyetini bu dil besliyor. Böyle iktidara bu dil ile mi muhalefet edilir? Gericilik sadece dincilikte yoktur. Her ideolojinin, her yapının bağnazlığı bir gericiliktir” ifadelerini kullandı.

ELİMİZDE BİR ŞEY KALMAZ

CHP İstanbul Milletvekili Cihangir İslam da vakıf üyelerine geçmiş olsun dileklerinin ardından BirGün’ün başlığını eleştiren bir paylaşımda bulundu. İslam, “Bir arada yaşamanın, sivil toplumu güçlendirmenin, toplum sözleşmesinin önündeki en büyük engel ideolojik dilin ve kavramların ‘öteki’ye dayatılması. Bu dil gazeteciliği teslim aldığında elimizde ‘Pravda ve Al Ahram’lardan gayrı bir şey kalmaz” dedi.

SAKINCALI DİL

BirGün’ün dilini gazetecilik açısından sakıncalı bulan gazeteci Cünety Akman da, “Birgün’ün “gerici” sıfatını kullandığı o sosyal medya paylaşımı siyaseti boşverelim gazetecilik açısından da hatalı. Başkalarının olası hatası bu hatayı ortadan kaldırmıyor” dedi.

Denize girecek kadar Almancam var

Okumaya devam et

Medya

Diyanet TV TRT olma yolunda: Sermayesini 25 milyon TL’ye çıkardı

2018 yılında Türkiye Diyanet Vakfının iştiraki olarak 275 bin lira sermayeyle kurulan Diyanet TV’nin, üç yılda sermayesini 25 milyon 275 bin TL’ye çıkarması dikkat çekti.

BOLD – Türkiye Diyanet Vakfı tarafından 17 Mayıs 2018 tarihinde kurulan Diyanet TV, sermayesinde artışa gitti. 22 Nisan 2021 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre, Diyanet TV’nin yayıncı şirketi Vakıf Medya Sanat Radyo Televizyon Anonim Şirketi, sermayesini 25 milyon 275 bin TL’ye çıkardı. Şirket, Mayıs 2018’de 275 bin TL sermaye ile kurulmuştu.

ANKA’nın haberine göre, Diyanet TV’nin yayıncı şirketi Vakıf Medya’yı yöneten Türkiye Diyanet Vakfı’nın mütevelli heyeti başkanlığını Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş yapıyor. Diyanet Vakfının mütevelli heyetinde, Ankara Ticaret Odası Başkanı ve AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın kuzeni Gürsel Baran da yer alıyor.

16 Ağustos 2018 tarihinde TRT’nin uydu frekanslarından yayın hayatına başlayan Diyanet TV, 1 Aralık 2018 tarihinden itibaren kendisine tahsis edilen TURKSAT frekansları üzerinden yayına devam etti. UTELSAT uydusu üzerinden Avrupa ülkelerine, YAMAL uydusu üzerinden Orta Asya ülkelerine de erişen kanal, Digitürk, D-Smart, Tivibu, Turkcell TV üzerinden de izleyicilere ulaşıyor.

Diyanet esnaftan ödeyemediği kirasını faiziyle istedi

Okumaya devam et

Medya

Yürü ya Şenol: Turkcell’de 56 bin lira maaşlı koltuğa oturdu

Yenilenen İstanbul seçimleri sonucunu 15 saat boyunca açıklamayan Anadolu Ajansının Genel Müdürlüğü görevinden kısa süre önce alınan Şenol Kazancı, 1 hafta geçmeden Varlık Fonunun yönettiği Turkcell’e yönetim kurulu üyesi oldu. Kazancı’nın 56 bin TL maaş alacağı açıklandı.

BOLD – 6 yıldır sürdürdüğü Anadolu Ajansı Genel Müdürlüğü görevinden alınan Şenol Kazancı, Türkiye Varlık Fonunun (TVF) en büyük hissedarı olduğu Turkcell’in yönetim kurulu üyeliğine getirildi.

Turkcell’den, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan açıklamada şirket yönetimine TVF’nin aday göstermesiyle 3 yıl süreyle görev yapmak üzere Kazancı’yla birlikte Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Bülent Aksu, Figen Kılıç, Ziraat Bankası eski Genel Müdürü Hüseyin Aydın ve Berat Albayrak’ın Hazine ve Maliye Bakan Yardımcılığı yapan Tahsin Yazar seçildi.

Turkcell’in açıklamasında, “TVF’nin önergesinin oylanması neticesinde, SPK uygun görüşü ile Bağımsız Yönetim Kurulu üyeliklerine Afif Demirkıran, Nail Olpak, Hüseyin Arslan’ın ve Yönetim Kurulu üyeliğine Julian Michael Sir Julian Horn-Smith’in Yönetim Kurulu üyesi olarak 3 yıl süreyle görev yapmak üzere seçilmelerine” karar verildiği belirtildi.

NET MAAŞI 56 BİN TL

Şirketten KAP’a yapılan bildirimde, 3 yıl süreyle atamaları yapılan yönetim kurulu üyelerinin aylık net kazancı ise 56 bin TL olacağı vurgulandı.

Turkcell yönetimine atanan Kazancı, Anadolu Ajansı Genel Müdürlüğünü 7 Nisan’da Kartal İmam Hatip Lisesi mezunu TRT Genel Müdür Yardımcısı Serdar Karagöz’e devretmişti.

Amiraller Bildirisi’nde ikinci dalga: 7 emekli amiralin evi aranıyor

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0