Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Aslı Özkısırlar ölürken hastane yatakları turizme açıyorlar

İzmir Tabip Odası Başkanı Lütfi Çamlı, yatakların boşalması için beklerken hayata veda eden Aslı Özkısırlar’ın ölümünü değerlendirdi. Pandemide kronik hastaların sağlık hakkı gasp edilirken AKP iktidarının sağlık turizmini teşvik ettiğine dikkat çekti.

BOLD – İzmir’de hastalığı nedeniyle 25 gün hastanelerde yatak boşalmasını beklerken ölen Aslı Özkısırlar’dan sonra AKP’nin sağlık politikası yeniden tartışılmaya başladı. Evrensel’den Eda Aktaş’ın haberine göre özellikle pandemi dönenimde birçok kanser ve kronik hasta temiz hastane olmadığı için kontrollerini yaptırıp tedavilerine devam edemedi. Diğer yandan ise hükumet pandemi bahanesiyle kurduğu sahra hastanesi başta olmak üzere birçok hastane üzerinden sağlık turizmi teşvikine devam ediyor.

İzmir Tabip Odası Başkanı Lütfi Çamlı, sağlığın ticarileştirilmesini ve en temel insani hak olan sağlığa erişim hakkının gün geçtikçe kullanılamaz haline gelmesini eleştirdi. Pandemi sürecinde Kovid-19 dışı hastaların sağlığa erişimde sorunlar yaşadığını aktaran Çamlı, şu bilgileri paylaştı:

  • Pandemi sırasında yeterli organizasyon yapılamadığı için kronik ve kanser hastalığı olanlar sağlığa erişimde ciddi sorunlar yaşadı.
  • Birçok hastanın takibinde aksamalar oldu.
  • Pandemi sırasında yönetilememe sorunlarından bir tanesi Kovid-19 dışı hastalığı olan hastaların sağlığa erişememesidir.
  • Aslı gibi birçok insan bu durumdan dolayı mağdur oldu.
  • Sağlığın ticarileşmesi, sağlıktan para kazanmaya çalışmak bir kere yanlış bir zihniyet.
  • Sağlığı kâr getiren bir taciri faaliyet olarak görmek, sağlık turizmi diye bir sektör oluşturmaya çalışarak ülkedeki sağlık sorunları çözülemez.
  • Toplum sağlığını ya da koruyucu hekimliği bir kere ön planda tutarak bu çerçevede gerekli alt yapıların, birinci basamağın özellikle güçlendirilmesi gerekli.
  • Bizim yıllardır savunduğumuz bir durum.
  • Sağlıktan para kazanma zihniyeti pandemi döneminde daha büyük sorunlara neden oldu.
  • Bugün aşı bile ticari, patentli bir ürün. Yani bir hak olması gerekirken, insanların ücretsiz bir şekilde, adil bir şekilde erişmesi gerekirken alınıp satılan, sipariş edilen ticari bir ürün.
  • Bu gerçekten üzücü bir durum. Dünyanın nasıl bir ahlaki çöküş içinde olduğunu, neoliberal politikaların nasıl acımasız bir duruma geldiğinin net göstergesi.
  • Bu bağlamda sağlığa erişim hakkı ciddi şekilde ihlal edildi.
  • Yaşanan sorunların sağlık sisteminin yanlış organize edilmesiyle de direkt ilintili.x
  • Bunca sıkıntı varken hâlâ sağlıktan para kazanmaya çalışmak, sağlık turizmine teşvik etmeye çalışmak gerçekten çok kabul edilemez bir düşünce.
  • Bu övünülerek anlatılıyor, sağlık turizminden şu kadar para kazandık falan diye ama sağlıktan ticari bir faaliyet olarak para kazanma düşüncesi bir kere temelden yanlış.

Gündem

Feyzioğlu’nun seçim müziği de Erdoğan’ınki gibi çalıntı çıktı

Kovid–19 salgını gerekçesiyle bir yıl ertelenen TBB Genel Kurulu, hafta sonu Ankara’da yapılacak. Mevcut başkan Metin Feyzioğlu’nun seçim müziği, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 2014 seçimlerinde kullandığı müzik gibi çalıntı çıktı. 

BOLD – Sanatçı Suavi, 4–5 Aralık tarihlerinde Ankara’da yapılacak Türkiye Barolar Birliği (TBB) 36. Olağan Genel Kurulu’nda aday olan mevcut başkan Metin Feyzioğlu’nun kendisine ait bir müziği izinsiz kullanmasına tepki gösterdi.

AKP TARAFINDAN TBB GENEL KURULU BİR YIL ERTELENMİŞTİ

AKP’nin “lebalep” dolu salonlarda kongrelerini yapmasına karşın Saray’a yakın Metin Feyzioğlu’nun başkanı olduğu Türkiye Barolar Birliği’nin salgından dolayı bir yıl ertelenen genel kurulu hafta sonu yapılacak. Baroların art arda destek açıklaması yaptığı Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan seçilmeye daha yakın görülürken, Saray’ın adayı Feyzioğlu’nun durumunu Anadolu barolarının tavrı belirleyecek.

DERHAL SONLANDIRIN, YAPTIĞINIZ KORSANLIK

Seçimlerde aday olan Saray’a yakınlığı ile bilinen mevcut başkan Feyzioğlu’nun Sanatçı Suavi’nin bir eserini izinsiz seçim müziği olarak kullandığı ortaya çıktı. Bu duruma sosyal medya hesabı üzerinden tepki gösteren Suavi,
“Sn. Metin Feyzioğlu.
Siz bir avukatsınız ve Türkiye Barolar Birliği seçimleri için kampanya şarkısı olarak “Tükenme” adlı eserimizi kullanmışsınız.

Bunu hangi hak, hukuk ve yetkiyle yaptığınızı merak ediyorum ve derhal sonlandırmanızı istiyorum.
Çünkü bu korsanlıktır” dedi.

ERDOĞAN’IN SEÇİM ŞARKISI DA ÇALINTI ÇIKMIŞTI

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 2014 yılındaki yerel ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kullandığı ‘Dombıra’ isimli şarkının izinsiz kullanıldığı ortaya çıkmıştı. ‘Dombıra’nın ‘asıl sahibi‘ Arslanbek Sultanbekov, sözleri değiştirilip Erdoğan’a uyarlanan şarkısının izinsiz kullanılması nedeniyle dava açacağını duyurmuştu. Uğur Işılak tarafından sözleri değiştirilen şarkı için daha sonra Arslanbek Sultanbekov’dan izin alınmıştı. Sultanbekov adına site yöneticileri tarafından yapılan açıklamada şöyle denilmişti:

“Arslanbek Sultanbekov ‘Dombıra’ adlı eserini hiçbir siyasi partinin seçim müziği olarak kullanmasını istememiştir.

Yapılan çalışmalar Arslanbek Sultanbekov’un izni dışındadır. Konu hakkında söz konusu eseri uyarlayan kişi ile görüşülecek ve hukuki süreç başlatılacaktır. “

 

 

İhraç savcı İbrahim Gündüz ve eşi Nurdan Gündüz Ege Denizi’nde hayatını kaybetti

Okumaya devam et

Gündem

İhraç hakim: Yeter artık, Meriç’te boğulmak istemiyoruz

İhraç hakim Sevil Yılmaz, ihraç savcı İbrahim Gündüz ve eşi Nurdan Gündüz’ün Yunanistan’a geçmek isterken boğularak ölmelerine tepki göstererek, “Kim ne yapıyorsa yapsın artık. Meriç’te boğulmak istemiyoruz” dedi. 

BOLD – Osmaniye T Tipi Cezaevinde 15 ay hapis yatan KHK’lı savcı İbrahim Gündüz (36) ve eşi KHK’lı katip Nurdan Gündüz, Türkiye’deki hak ihlallerine maruz kalmamak için Yunanistan’ın Kos Adası’na geçmeye çalışırken boğularak can verdi. Gündüz’ün yaşamını yitirmesine ihraç meslektaşlarından tepki geldi.

UYDURUK GEREKÇELERLE İHRAÇ EDİLDİK

Gündüz gibi kendisi de 15 Temmuz sonrası KHK ile meslekten atılan hakim Sevil Yılmaz, sosyal medya hesabından yayınladığı videoda ihraç hakim ve savcılara yapılanlara tepki gösterdi. Dünyanın hiç bir hukuk düzeninde kabul görmemiş uyduruk gerekçelerle ihraç edilmiş eski bir hakim olduğunu belirten Yılmaz, “Bugün eski bir cumhuriyet savcısı arkadaşımın eşiyle birlikte Meriç’ten geçerken boğularak öldüğü haberini aldım. Çok üzgünüm” dedi.

MERİÇ’TEN GEÇERKEN ARTIK BOĞULMAK İSTEMİYORUZ

İhraç edilmelerinin üzerinden yaklaşık 5.5 yıl geçtiğini hatırlatan Yılmaz, “5.5 yıldır elimizi üzerimizden çekmediniz. Bizler hakimiz. Kimimiz pazarcılık yapıyor, kimimiz temizliğe gidiyor. Kimimiz inşaatlarda çalışıp ölüyor. Kimimiz de Meriç’ten geçerken boğularak can veriyor. Bizler hakimiz, bizlere mesleğimizi geri verin. Bizlere anayasal haklarımızı, yaşam haklarımızı geri verin. Kim ne yapacaksa yapsın artık. Biz Meriç’ten geçerken artık boğulmak istemiyoruz. Biz yaşamak istiyoruz” dedi.

 

 

https://www.boldmedya.com/2021/12/03/ihrac-savci-ibrahim-gunduz-ve-esi-nurdan-gunduz-ege-denizinde-hayatini-kaybetti/

Okumaya devam et

Gündem

Cinsel saldırı suçundan 10 yıl ceza ancak tutuklama yok: Musa Orhan davasında karar çıktı

18 yaşındaki İpek Er’e cinsel saldırıda bulunduktan sonra ölümüne neden olduğu suçlamasıyla yargılanan Uzman Çavuş Musa Orhan’ın davasında karar çıktı. Mahkeme, tutuksuz yargılanan Orhan’a 10 yıl hapis cezası verdi. Orhan’ın tutuklama talebi ise mahkemece reddedildi.

BOLD – Siirt’te 18 yaşındaki İpek Er’i ‘nitelikli cinsel saldırıya maruz bırakarak intihara sürüklemek’ suçlamasıyla tutuksuz yargılanan Uzman Çavuş Musa Orhan’a 10 yıl hapis cezası verildi.

Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuksuz yargılanan Musa Orhan, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi’nden (SEGBİS) katıldı. Orhan’ın avukatı ile İpek Er’in annesi Hikmet ve babası Fuat Er ile avukatları salonda hazır bulundu.

Savcının önceki duruşmadaki mütalaasını tekrar ettiği duruşmada, avukatların mütalaaya ilişkin beyanları alındı. Orhan’ın avukatı, beraat talebinde bulundu. İstinat edilen suçları reddeden Orhan da, beraatini istedi.

CİNSEL SALDIRIDAN SUÇLU BULUNDU

Verilen aranın ardından mahkeme heyeti, tutuklama talebini reddederek, cinsel saldırı suçundan Orhan’a 10 yıl hapis cezası verdi. Heyet, Orhan hakkında adli kontrol kararı ile yurt dışına çıkış yasağı getirildiğini de açıkladı.

Bu arada, duruşmada, avukat tarafından İpek Er’in yazdığı mektubun okunması sırasında maktulün anne ve babası fenalaştı.

Uzman Çavuş Musa Orhan’a 10 yıl hapis cezası verilirken, hakkındaki tutuklama talebi ise reddedildi.

NE OLMUŞTU?

Batman’da 16 Temmuz’da intihar girişiminde bulunan İpek Er, 18 Ağustos’ta yaşamını yitirmişti. Genç kadın intihar mektubunda Musa Orhan’ın kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu anlatmıştı. Bunun üzerine tutuklanan Orhan, 25 Ağustos’ta tahliye edilmişti.

Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde eylül ayında görülen son duruşmada, mahkeme sanığın tutuklanması taleplerini reddetmişti.

5 yaşındaki Mahir annesiyle birlikte hapse girdi

Okumaya devam et

Popular

Shares