Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

İsrail ve Mısır’dan sonra Birleşik Arap Emirlikleri’ne de zeytin dalı

Dış politikada son dönemde yaşanan yalnızlığı gidermek için İsrail ve Mısır ile görüşmelere başlayan AKP hükumeti, Birleşik Arap Emirlikleri’ne de zeytin dalı uzattı. İki ülke geçen yıl Libya konusunda yaşadığı görüş ayrılığı nedeniyle biribirine tehdit eder noktaya gelmişti.

BOLD – Türkiye’nin son dönemde ilişkileri yeniden canlandırmak için zeytin dalı uzattığı ülkeler arasında Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) de katıldı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, BAE Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayid Al Nahyan ile hafta içinde telefonda bir görüşme gerçekleştirdi.

Tarafların birbirlerinin Ramazan ayını tebrik etmeleri bilgisi dışında ne Ankara ne Abu Dabi görüşmenin içeriğine ilişkin bilgi verdi. Ancak taraflardan son dönemde verilen sıcak mesajlar, Çavuşoğlu-Al Nahyan görüşmesinde ilişkilerin düzeltilmesi konusunun ele alınmış olabileceğini gösteriyor.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Türkiye’nin ilişkileri düzeltmek istediğini ancak BAE tarafının da somut adımlar atması gerektiğini, Türkiye’ye düşmanlık gibi görünen adımlardan kaçınması gerektiğini kaydetmişti. BAE’nin Şubat ayında görevden alınan dışişlerinden sorumlu devlet bakanı Enver Gargaş da geçen aylarda Türkiye ile ilişkilerin normalleşmesinden yana olduklarını kaydetmişti.

Türkiye -BAE yakınlaşma sürecini tetikleyen gelişme, aralarında Suudi Arabistan ve BAE’nin de olduğu Körfez İşbirliği Ülkelerinin Katar’a 2017’den bu yana uyguladıkları ambargoyu kaldırması oldu. Katar’ın bölgedeki en yakın müttefiki olan Türkiye, ambargo süresince Doha’ya desteğini askeri boyuta da taşımıştı. Katar’ın yeniden Körfez ile ilişki kurmasının araları son derece gergin olan Türkiye ve BAE ilişkilerine de olumlu etki ettiği belirtiliyor.

Türkiye ile BAE ilişkileri, 2013 yılında Mısır’da yaşanan darbe nedeniyle sarsılmıştı. 2011’de başlayan Arap Baharı sürecini kendi varlığı için en büyük tehdit olarak gören BAE ve Suudi Arabistan, Sisi’nin darbesini desteklemişler ve karşı çıkan Türkiye ile ilişkilerini sertleştirmişlerdi.

HULUSİ AKAR’DAN TEHDİT GİBİ AÇIKLAMALAR

İki ülke daha sonra Libya meselesinde de karşı karşıya geldi. Türkiye Libya’daki iç savaşta Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükumeti’ni desteklerken; BAE ülkenin doğusundaki Tobruk merkezli Libya Temsilciler Meclisi ve ona bağlı Libya Ulusal Ordusu’nu destekledi.

Libya’da iç savaşın yoğunlaştığı 2019-2020 döneminde iki ülke destekledikleri taraflara ciddi biçimde askeri destek verdi. BM silah ambargosuna rağmen savaşan taraflara silah yardımı yaptılar.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, 2020 yılı Temmuz ayında El Cezire televizyonuna verdiği röportajda Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Suudi Arabistan’ın Libya’da General Hafter’e verdikleri desteği kesmeleri gerektiğini belirtmişti.

AKAR: DOĞRU YER VE ZAMANDA BAE’DEN HESAP SORACAĞIZ

Hulusi Akar, BAE’nin Libya ve Suriye’de Türkiye’ye karşı zararlı hareketlerde bulunduğunu belirterek, doğru yer ve zamanda bu ülkeden hesap sorulacağını söylemişti.

Akar, “BAE, bize zarar vermek amacıyla Türkiye’ye düşman terör örgütlerini destekliyor. BAE küçüklüğünü ve etkisini göz önünde bulundurarak bunu yapmamalı” ifadelerini kullanmıştı.

Akar’ın açıklamaları sonrası Birleşik Arap Emirlikleri’nin Dışişleri’nden Sorumlu Devlet Bakanı Enver Gargaş Türkiye’ye tepki göstermiş ve Türkiye’nin Arap ülkelerinin işlerine karışmayı bırakması gerektiğini belirtmişti.

Enver Gargaş, Twitter’dan paylaştığı mesajında “Türk Savunma Bakanı’nın tahrik edici açıklaması, ülkesinin diplomasisindeki yeni bir düşüşü gösteriyor. İlişkiler tehditlerle yönetilemez, günümüzde ve bu asırda sömürgeci hayallere yer yok. Türkiye’nin Arapların içişlerine karışmaması daha uygun olur” ifadelerini kullanmıştı.

Rabia unutuldu: AKP, Meclis’te Türkiye-Mısır dostluk grubu kurulması için teklif verdi

Dünya

Yerli aşı Turkovac’a Almanya’dan vize yok

AKP Hükumeti’nin “yerli ve milli aşı” olduğunu belirtip halka dayattığı Turkovac, Almanya’dan olur alamadı. Almanya, Turkovac’ı olanların hiç aşı olmamış sayılıp ülkeye alınmayacağını duyurdu.

BOLD – Almanya, Türkiye’nin ilk yerli aşısı olan Turkovac’ı olanların ülkeye alınmayacağını duyurdu. Turkovac olanların hiç aşı olmamış sayılacaklarını belirten Almanya, AB’nin tanıdığı aşıları yaptıranların ülkeye girebileceklerini açıkladı.

HİÇ AŞI OLMAMIŞ SAYILACAKLAR

Türkiye’den sonra en çok Türk’ün bulunduğu Almanya, Türkler’e vize şartlarını güncelledi. Güncellemeye göre, ‘Almanya’da geçerli sayılan aşılardan yaptırmayanlar, hiç aşı olmayanlar; negatif testi olsa bile’ ülkeye alınmayacak. Turkovac aşısı olanlar Almanya’ya alınmayacak, hiç aşı olmamış sayılacaklar. AB’nin tanıdığı aşıları yaptıranlar ülkeye girebilecek.

VİZE OLANLARDAN DA ONAYLI AŞI TALEP EDİLECEK

Tam aşılarını olmayıp da, Almanya’ya girmesinde zorunluluk bulunanlar (duruşma, mahkemede şahitlik gibi) ancak bunu kanıtlarlarsa, karantina şartıyla girebilecek. Aşılarını yaptırmamış olanlar, vize başvurusunda bulunabilecek ancak vizesi olsa bile Moderna, BioNTech, AstraZeneca ya da Johnson&Johnson aşısı olmamışsa, Almanya’ya alınmayacak.

TURKOVAC’A SİNOVAC VE SPUTNİK MUAMELESİ

Sözcü’de yer alan habere göre Türk aşısı Turkovac da, Çin aşısı Sinovac ve Rus aşısı Sputnik gibi Almanya’da tanınmıyor. Turkovac yaptıranlar, iki dozunu bu aşıdan tamamlasa bile Almanya’ya alınmayacak. Türkiye’den seyahat kısıtlamaları sürdüğü için, koronavirüs kurallarına hep uyulması da talep edilirken, aşılarla ilgili Robert Koch Enstitüsü’nün sitesine bakılması önerildi. Bu sitede, AB’nin tanıdığı dört aşı dışında aşı bulunmuyor.

3. DOZ SONUÇLARI AÇIKLANMADI

Alman ARD televizyonu, Türk aşısı Turkovac’ın henüz bütün test sonuçlarının açıklanmadığını ve şüpheyle yaklaşımlar olduğunu duyurdu. ARD, Kayseri Erciyes Üniversitesi’nin etkinliğini yüzde 100 olarak açıklamasına rağmen, aşının etkisinde şüpheler olduğunu duyurdu. ARD, bilim adamlarının çalışmanın üçüncü doz sonuçlarının açıklanmasını talep ettiklerinin altını çizdi.

 

Batan ülkenin malları bunlar, yetişen kapıyor

Okumaya devam et

Dünya

‘Tekmeci danışman’ göreve başlamadan Almanya’da protestolar başladı

Soma maden faciasının yaşandığı günlerde polislerin yere yatırdığı bir maden içisini tekmeleyen dönemin başbakanı Erdoğan’ın özel kalem müdürü yardımcısı Yusuf Yerkel’in Frankfurt Başkonsolosluğu’na ticari ataşe olarak atanmasına tepkiler artıyor. Frankfurt Başkonsolosluğu önünde “Yerkel’i istemiyoruz” eylemi yapıldı.

BOLD – 2014 yılında 301 işçinin yaşamını yitirdiği Soma maden faciasında polislerin yere yatırdığı eylem yapan madenci Erdal Kocabıyık’ı tekmeleyerek Türkiye’nin gündemine oturan dönemin Başbakanı Erdoğan’ın “Özel Kalem Müdür Yardımcısı” Yusuf Yerkel’in aylık 6 bin Euro maaşla Frankfurt Başkonsolosluğu’na “Ticaret Ataşesi” olarak atanmasına tepkiler dinmiyor.

Bugün Almanya’daki sendikalar, başta Türk-Alman Toplumu olmak üzere, çeşitli Türk-Alman dernekleri, Alman SPD, Yeşiller, Sol Parti temsilcileri, Frankfurt Başkonsolosluğu önünde, “Yerkel‘i istemiyoruz” eylemi yaptı.

PERSONA NON GRATA (İSTENMEYEN ADAM)

Dondurucu soğuğa rağmen eyleme katılım oldukça yüksekti. Eylemde protestocular “Persona non grata” (istenmeyen adam) ve “Yusuf Yerkel‘i istemiyoruz” pankartları taşıdı.

Alman ‘IG Metall’ Sendikası temsilcisi ve parti temsilcileri birer konuşma yaptı.

Alman Sendikalar Birliği adına konuşan ve 6 büyük Alman sendikasını temsil eden Genel Müdür Philipp Jacks, “Böyle bir çağda, böyle bir atama olmaz. İşçi döven birini istemiyoruz. Frankfurt ve Hessen olarak kabul etmiyoruz. Bu atama Türk-Alman dostluğuna hizmet etmiyor” diye konuştu.

Polisin geniş güvenlik önlemleri aldığı eyleme Alman medyası da büyük ilgi gösterdi.

Eyleme katılan yaklaşık 30 dernek, STK ve kişi tarafından dün de “Bay Yerkel’i‚ istenmeyen şahıs’ olarak ilan ediyoruz” denilen ortak bir bildiri yayınlanmıştı.

ALMANYA AKREDİTE EDECEK Mİ?

Görevine başlamayan Yerkel’in geçtiğimiz günlerde ‘vize istenmeyen pasaportla’ Frankfurt’a geldiği ve ev baktığı basına yansımıştı.

Yerkel, henüz resmi olarak göreve başlamadığı için Alman hükumetinin bu konuda ne gibi bir tavır takınacağı ve Yerkel’i akredite edip etmeyeceği bilinmiyor.

Bir diplomatın başka bir ülkede görev yapabilmesi için ev sahibi ülke tarafından akredite edilmesi gerekiyor. Ev sahibi ülke, bu kişiye akredite vermezse diplomatı resmi muhatap olarak almıyor ve o kişinin görevini yapması oldukça zorlaşıyor.

Böyle durumlarda gönderen ülke diplomatını geri çekmek zorunda kalıyor.

Almanya’da yeni göreve başlayan koalisyondaki Sosyal Demokrat’ların işçi hakları konusundaki hassas tavrı ve Yeşiller’in Erdoğan’a karşı tepkisel tutumu bilinen bir gerçek. Angela Merkel’in Başbakanlıktan ayrılmasının ardından Sosyal Demokrat Başbakan Olaf Scholz’un bu konudaki tavrı dikkatle takip ediliyor.

Tekmeci danışmana Almanya’da tepki: Berlin, Yerkel’e akredite verecek mi?

Okumaya devam et

Dünya

İşkenceye af yok: Suriyeli istihbaratçıya Almanya’da müebbet hapis cezası verildi

Suriye’de yönetimi altındaki cezaevinde 27 kişiyi öldürmek ve binlerce kişiye işkence yapmak suçlamasıyla insanlığa karşı suç işlemekten dolayı Almanya’da yargılanan Suriyeli eski istihbaratçı, işkenceden müebbet hapis cezası aldı.

BOLD – Almanya’da görülen davada Suriyeli eski istihbaratçı Anwar R., iç savaş döneminde işlenen 27 ayrı cinayetten ve insanlığa karşı suç işlemekten suçlu bulunup müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

CEZAEVİNDEKİ BİNLERCE KİŞİYE İŞKENCE YAPMAKTAN CEZA ALDI

Almanya’da, Koblenz Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde görülen davada, eski Suriyeli istihbaratçı Anwar R., 27 ayrı cinayetten ve insanlığa karşı suç işlemekten suçlu bulundu, müebbet hapis cezasına çarptırıldı. 58 yaşındaki sanık, Suriye’deki iç savaşta binlerce insana yapılan işkencelerden sorumlu tutuluyor. Şam’da o dönem albay rütbesine sahip olan Anwar R.’nin yönetimi altındaki cezaevinde Nisan 2011 ile Eylül 2012 dönemleri arasında en az 4 bin kişinin şiddet gördüğü ve işkenceye maruz kaldığı ifade ediliyor.

ALMANYA’DAKİ SURİYELİLER SUÇ DUYURUSU YAPTI

DW Türkçe’nin haberine göre Esad yönetiminin işlediği suçlarla ilgili davalar Avrupa’da özellikle Almanya’da daha sık görülmeye başlandı. Almanya, Suriyelilerin hapishanelerde işkence gördüklerini bildiren suç duyuruları yapması üzerine evrensel yargı ilkesi gereğince, yabancı bir ülkede insanlığa karşı işlenen suçlar, savaş ve soykırım davalarına ilişkin yargı süreci başlatabiliyor.

 

Yoğun bakımda yatan Yusuf Bekmezci’nin eşine ziyaret izni verilmedi

 

Okumaya devam et

Popular

Shares