Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Dışişleri heyeti Kahire yolunda: Direksiyonda Mısır var!

Mısır’la 8 yıl sonra diplomatik temas kuran Ankara, ikili iş birliği için Kahire’de müzakere masasına oturacak. AKP hükumetinin özellikle diplomatik alanda yalnızlığını sona erdirmek için çıktığı yolculukta uzmanlara göre görüşmelerde ‘sürücü koltuğunda’ Kahire oturuyor.

BOLD – İkili ilişkilerin 8 yıldır düşük profilde tutulduğu Mısır’la, Libya ve Doğu Akdeniz’de Türkiye karşıtı cephe güçlenince diplomatik temas kurma yoluna giden Ankara, ikili işbirliğini geliştirmek için Kahire’ye özel bir heyet gönderiyor.

İlk yüzyüze temas için Dışişleri Bakan Yardımcısı Sedat Önal başkanlığında Türk heyeti, bugün Kahire’ye gidiyor.

Türk heyeti 5-6 Mayıs tarihlerinde Kahire’de Devlet Başkanı Abdülfettah Sisi yönetimiyle müzakere masasına oturup iki ülkenin kısa, orta ve uzun vadedeki işbirliği alanlarını belirlemeye çalışacak.

Bu ziyaretin asıl ve özel amacı ise Türkiye ile Mısır arasında ‘güven artırıcı adımlar’ı belirlemek, kurumlar arasında karşılıklı diyalog kanallarını açıp, geliştirmek olarak belirlendi. Görüşmelerde Mısır tarafına, Mısır Dışişleri Bakan Yardımcısı Hamdi Sanad Loza başkanlık edecek.

Mısır Dışişleri Bakanlığı’ndan görüşmeye ilişkin yapılan açıklamada, “Söz konusu istikşafi görüşmelerde, iki ülke arasındaki ilişkilerin ikili ve bölgesel bağlamda normalleştirilmesine yönelik atılması gereken adımlar üzerinde durulacaktır’’ denildi.

KAHİRE’NİN ELİ GÜÇLENDİ

Son 10 yılda Doğu Akdeniz’de Yunanistan ve Güney Kıbrıs öncülüğünde gelişen Türkiye karşıtı cepheye İsrail, Mısır ve hatta Fransa dahi katılmıştı. Ankara, yalnızlığını gidermek için Libya’ya yaklaşmış, Trablus yönetimi ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin bir anlaşamaya imza koymuştu.

Son dönemde Türkiye bu yalnızlığı gidermek için İsrail ve Mısır’a yaklaştı. İsrail ve Mısır’la ilişkilerin ilk bozulduğu dönemler Ankara ile temas kurmakta istekli olan Tel Aviv ve Kahire yönetimleri, uluslararası ortamın Türkiye aleyhine döndüğünün farkında olarak son zamanlarda daha temkinli davranıyorlar.

Mısır’da yayın yapan hükumet yanlısı El Vatan gazetesinden Ahmed El Katib, Mart ayında yaptığı paylaşımda Kahire’nin Ankara’ya ilişkileri normalleştirmek için 10 şart sunduğunu yazmıştı.

Gazeteci Katib’in Kahire’nin Ankara ile müzakerelere başlamak adına öne sürdüğü 10 şart arasında özellikle Doğu Akdeniz, Libya ve Suriye’ye ilişkin şartlar öne çıkmıştı.

Kahire yönetiminin Türkiye’nin özellikle Libya’daki askeri ve siyasi varlığından rahatsız olduğu biliniyor. Bu kapsamda Ankara’dan Libya’daki askerlerini ve Suriyeli paralı savaşçıları çekmesini istediği ifade ediliyor.

GÖRÜŞMELERDE KAHİRE’ SÜRÜCÜ KOLTUĞUNDA’

Mısır konusunda önde gelen siyasi uzmanlardan Nervana Mahmoud, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Türkiye’nin Mısır’ın taleplerini dinleme konusunda istekli olduğunu ve görüşmelerde Kahire’nin ‘sürücü koltuğunda’ olacağını ifade etti.

Suudi Arabistan Haber Kanalı Al Hadath’ın konuya ilişkin bir haberini de paylaşan Mahmoud, “Öyle görünüyor ki Türkler Mısır’ın taleplerini dinleme konusunda istekli. Bu habere göre, Mısır ve Türkiye arasındaki sorunlu konuları görüşmek için birçok komite oluşturuldu. Steven Cook’un bana söylediği gibi , ‘Mısır sürücü koltuğunda’ “ifadelerini kullandı.

2013 YILINDAKİ ASKERİ DARBE VE SONRASI

Türkiye, Mısır’da 2013 yılının Temmuz ayında Abdülfettah es-Sisi’nin Muhammed Mursi’yi darbeyle devirmesine en sert ve en uzun tepki veren ülkeler arasında yer almıştı. Türkiye ve Mısır, darbeden sonraki süreçte diplomatik ilişkilerini maslahatgüzar seviyesine çekmişler ve temaslarını en alt düzeye indirmişlerdi.

Türkiye’nin darbeye karşı çıkması, Sisi’yi ağır dille eleştirmesi Mısır’ın yeni yönetiminin en büyük destekçileri olan Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) de tepkisine neden olmuş ve Ankara’nın bölgesel ilişkilerinde olumsuz sonuçlar doğurmuştu.

Müslüman Kardeşlerin Mısır’da terör örgütü ilan edilmesinin ardından hareketin pek çok üyesi Türkiye’ye kaçmıştı.

Bu süreçte iki ülke dışişleri bakanları arasında çeşitli vesilelerle kısa görüşmeler gerçekleştirilirken, Mısır’ın Ankara Büyükelçiliğiyle İstanbul Başkonsolosluğu ve Türkiye’nin Kahire Büyükelçiliğiyle İskenderiye Başkonsolosluğu faaliyetlerine devam etti.

İLİŞKİLERİ NORMALLEŞTİRME ADIMLARI

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye ile Mısır arasında diplomatik temasların önkoşulsuz başladığını geçen Mart ayında açıklamış, ardından Erdoğan, “Mısır ile istihbari, diplomatik ve ekonomik olarak zaten iş birliği sürecimiz devam ediyor. Bunda herhangi bir sıkıntı söz konusu değil. Neticelere göre daha ileri düzeye de taşırız” açıklaması yapmıştı.

2013’ten bu yana üst düzey ilk temas ise Nisan ayında telefonda gerçekleşmişti. Çavuşoğlu ve Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri telefonda, “Ramazan ayını karşılıklı tebrik amacıyla” görüşmüştü.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 15 Nisan’da katıldığı canlı yayında, Türkiye ve Mısır arasında, önce istihbaratlar arasında açılan kanalın, dışişleri bakanlıkları aracılığıyla devam etmesi konusunda mutabık olunduğunu ifade etmişti. Çavuşoğlu, heyetin, bakan yardımcıları düzeyinde olacağını, daha sonra kendisinin Mısırlı mevkidaşıyla görüşebileceğini belirtmişti.

İHVAN KANALLARINA MÜDAHALE VE DOSTLUK GRUBU KURULMASI

Türkiye ile Mısır arasında temasların artmasının ardından, İstanbul’dan yayın yapan Müslüman Kardeşler’in (İhvan) televizyon yayınlarına Ankara’nın talimatıyla müdahale edildi. İstanbul’dan yayın yapan Mısırlı muhalif kanallar uyarının ardından canlı yayın ve haber akışlarına son verdi. Kanallarda dizi ve dini programlar yayınlanmaya başlandı. Kahire yönetiminin, İhvan’a ait kanalların Sisi yönetimine yönelik eleştirilerinden büyük rahatsızlık duyduğu ifade ediliyordu.

AKP Hükumeti, Nisan ayı sonunda Mısır’la ilişkileri normalleştirme adımları kapsamında TBMM’de Mısır ile parlamentolar arası dostluk grupları kurulmasına ilişkin meclis başkanlığına teklif sundu ve teklif TBMM Genel Kurulunda oylanarak kabul edildi.

KAHİRE’DEN ANKARA’YA JEST

Bu açıklamalardan önce iki ülke arasında olumlu bir gelişme yaşandı. Mısır, Doğu Akdeniz’de hidrokarbon faaliyetleri için çıktığı ihalede ilan ettiği alanı 28. meridyenin doğusunda, yani Türkiye’nin 2019’da Birleşmiş Milletler’e bildirdiği Türk kıta sahanlığının güney sınırında sınırlandırmıştı.

Bakan Çavuşoğlu, Mısır’ın Türkiye’nin kıta sahanlığına saygı gösteriyor olmasını olumlu karşıladıklarını kaydederken, Kahire’nin bu tavrını geçen sene Yunanistan ile imzaladığı deniz yetkilendirme anlaşması sırasında da gösterdiğini anımsattı.

Türkiye’nin tepkisine neden olan 6 Ağustos 2020 tarihli anlaşmayla Yunanistan ve Mısır, Doğu Akdeniz’de deniz sınırlarını belirlemiş ancak Kahire yönetimi Atina’nın girişimlerine karşın sınır çiziminin Meis Adası’ndan başlatılmasına karşı çıkmıştı. Yunanistan da böylece adaların otomatik olarak kıta sahanlığı yarattığı tezinden geri adım atmış olmuştu.

Bakan Çavuşoğlu geçen sene yaptığı açıklamalarda da Mısır’ın Türk kıta sahanlığının güney sınırını kabul ediyor olmasından Ankara’nın memnuniyet duyduğunu kayda geçirmişti.

“Türk Hava Kuvvetleri eskiyor”

Analiz

Sedat Peker halkın genleriyle oynadı: Bu halk bunları yemiyor artık

Muhalefetin yapamadığını yapan Sedat Peker’in AKP-mafya kirli ilişkilerini ortaya döktüğünden beri halk daha fazla sorgulayıcı oldu. HDP’ye yapılan kanlı saldırının altındaki asıl nedeni irdeleyen vatandaşlar, olayın gerçek faillerini ve nedenini yıllar sonra bir mafyanın itiraflarında değil, şimdi öğrenmek istiyor. Resmi açıklamalara bile şüpheli yaklaşan vatandaş, son uyuşturucu operasyonunu da inandırıcı bulmadı. Operasyonu duyuran Bakan Mehmet Muş’u sosyal medyada soru yağmuruna tutan vatandaşlar, Oğuzhan Asiltürk’ün kurultay hamlesinin altındaki çıkar hesaplarını da doğru tahmin etti.

BOLD – Sedat Peker’in yayınlarına başladığı dönemde, AKP Hükumeti muhalefetin çapı kadar eleştirilebilirken şimdi topyekun baskı altında . Peker, gazeteci kisvesi altında her akşam tartışma programında boy gösteren tetikçilerin gerçek yüzlerini, yandaşlaşan yargıdaki çürümüşlüğü, mafyacılık oynayan siyasetçilerin milyar dolarlara varan uyuşturucu, silah kaçakçılığı ve yolsuzluğunu tek tek anlattı.

İktidarın aymazlığına tepki vermemekle eleştirilen fakat Peker’den sonra hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını anlayan halk, resmi açıklamalar dahil her habere temkinli yaklaşıyor.

TİCARET BAKANINLIĞINDAN KOKAİN OPERASYONU

Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Gümrük Muhafaza ekipleri tarafından Mersin Limanı’nda 1 ton kokain yakalandığını açıkladı. Yakalanan miktarın Türkiye’de bugüne kadar ele geçirilen en fazla kokain miktarı olduğu belirtildi.

Bakan Muş, sosyal medya hesabından, “Ticaret Bakanlığımız Gümrük Muhafaza ekipleri tarafından Mersin Limanı’nda 1 ton kokain yakalaması yapılmıştır. Bu yakalama, Türkiye’de bugüne kadar yapılmış en büyük çaplı kokain yakalamasıdır. Bu başarılı operasyondan ötürü Gümrük Muhafaza ekiplerimizi tebrik ediyorum” dedi.

PEKER AYDINLATTI

Bakan Muş’un açıklamaları kamuoyunu memnun etmedi. Sedat Peker’in uyuşturucu trafiğine dair verdiği bilgiler kamuoyunun konu hakkında aydınlanmasına neden oldu.

Sedat Peker’i takip edenler Bakan Muş’u sosyal medyada soru yağmuruna tuttu. Muş’un paylaşımına yorum yazan takipçileri ‘Kokain’in sahibi kim’, ‘Adres neresi’, ‘Size güven kalmadı’, ‘Sedat Peker söylemişti’, ‘İmha görüntülerini paylaşın’ ifadeleri kullandı.

HDP’YE SALDIRININ ASIL NEDENİ

HDP İzmir İl binasını basıp, binayı ateşe veren Onur Gencer adlı silahlı saldırgan, rehin aldığı parti üyesi Deniz Poyraz’ı öldürdü. Olayın ardından gözaltına alınan Gencer’in sosyal medya hesabındaki paylaşımları dolaşıma girdi. Paylaşımlar Gencer’in siyasi görüşü hakkında bilgiler veriyor.

Saldırı, 7 Haziran 2015 sonrası Türkiye’yi kaosa götüren süreci hatırlattı. Şanlıurfa’daki provokasyonlarla başlayan süreç, 1 Kasım 2015’te AKP’nin yüzde 50 oy aldığı seçime kadar ülkeyi kan gölüne çevirdi.

Sosyal medyada konuyla ilgi yapılan paylaşımlarda saldırının, erken seçim habercisi olabileceği vurgulandı.

Zaten Sedat Peker de takipçilerini saldırı konusunda sosyal medyada uyardı. Peker paylaşımında provokasyon uyarısında bulunarak, “Kıymetli dostlarım, İzmir HDP il başkanlığına yapılan provokasyon amaçlı saldırının çok daha büyüklerini ne yazık ki önümüzdeki zamanlarda yaşayacağız. Eğer benim tecrübeme ve samimiyetime inanıyorsanız hiçbir şartla sokağa çıkmayın” dedi.

ASİLTÜRK’ÜN KURULTAY ÇIKIŞI

Saadet partisi Yüksek İstişare Kurulu başkanı 87 yaşındaki Oğuzhan Asiltürk, yeni bir heyecan, yeni bir soluk sloganıyla kurultay fitilini dün ateşledi. Erdoğan’la uzun süreden beri görüşen Asiltürk’ün kurultay çıkışı da sosyal medyada oldukça manidar bulundu. Sosyal medya kullanıcıları haklı çıkaran bir gelişme yaşandı bugün.

Jandarma İstihbarat’ın bir ihalesini 10 yıldır kazanan MRD Bilişim, bu yıl da ihaleyi 3,8 milyon dolara aldı ancak İçişleri Bakanlığı tarafından diskalifiye edildi. İhale Asiltürk’ün yeğenine verildiği ortaya çıktı. Asiltürk’ün yeğenine ihale için partisinde kazan kaldırdığı yorumları yapıldı.

Brüksel dönüşü Erdoğan’ı kapıda bekleyen tehlike: ‘Hamdolsun’ pahalıya patlar mı?

 

Okumaya devam et

Analiz

“Vatan, millet, devlet” diyen Cem Küçük’ün Paramount sefası

Cem Küçük

Televizyon ekranlarından AKP’ye muhalif gazetecileri ölümle tehdit eden Cem Küçük’ün Paramount Otel’de bedava kaldığı ortaya çıktı. Milli İstihbarat Teşkilatı’nın sözcüsü gibi davranan Küçük’ün en çok kullandığı kelimeler vatan, millet, devlet.

BOLD ANALİZ – Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in ‘Çakma Mitçi’ dediği Cem Küçük gündeme oturdu. AKP’yi eleştirenlere her fırsatta tehditler savuran Küçük’ün Sezgin Baran Korkmaz’a ait olan ve ‘çökülen’ Paramount Otel’de bedava ağırlandığı ortaya çıktı.

VATAN MİLLET DEYİP, LÜKS OTELDE GECELEMEK

Paramount Otel’de bedava ağırlanan yargı mensupları, gazeteciler ve siyasetçiler ile Cem Küçük’ün ortak bir noktası bulunuyor. Devlet, millet ve vatan edebiyatı yapan bu isimler, geceliği 105 bin TL olan odalarda konaklamaktan çekinmedi. Bu isimlerin Paramount Otel’de neyin karşılığında bedava ağırlandıkları da bilinmiyor.

RASİM OZAN KÜTAHYALI VE VEYİS ATEŞ İLE AYNI

Küçük, gazetecilik mesleğiyle Rasim Ozan Kütahyalı ile tanıştı.  İstanbul Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun olan Küçük, 2012 senesinde Yeni Şafak’ta yazılar yazdı, Habertürk’ten istifa etmek zorunda kalan Veyis Ateş gibi TVNET’de programlar yaptı.

YOLDAŞI TRT 1 ANA HABER SUNUCUSU ERSOY DEDE

Yeni Şafak ve TVNET’den ayrılan Küçük, ardından Star gazetesi ve 24 TV’de siyaset programı yaptı. Küçük, TRT1 Ana Haber sunucusu Ersoy Dede ile yaptığı programlarda toplumun muhalif kesimlerini hedef aldı. Şu anda Türkiye gazetesinde yazarlık yapan Küçük, TGRT ekranlarında da program sunuyor.

Okumaya devam et

Analiz

Tayyip Erdoğan 7 Haziran’ı hatırlattı HDP il binası basıldı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, bir hafta önce “7 Haziran seçimlerinin asla unutulmaması gerekiyor” açıklaması yaptı. HDP  İzmir İl Başkanlığı binasına giren O.G isimli şahıs rehin aldığı HDP’li Deniz Poyraz’ı katletti.

BOLD ANALİZ – AKP, 7 Haziran 2015 seçimlerinde tek başına iktidarı kaybetti. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, HDP’nin oyu yüzde 13’ü çıkınca çözüm süreci masasını devirdi. 1 Kasım 2015’e kadar Türkiye’nin dört bir yanında asker, polis ve sivil yaşamını yitirdi. Ülke genelinde yaşanan şiddet dalgası sonrası AKP oylarını yüzde 49,7’ye çıkartarak yeniden tek başına iktidar oldu. HDP’nin oyları düştü.

7 HAZİRAN HATIRLATMASINI KİMSE ANLAYAMADI

Cumhurbaşkanı Erdoğan 9 Haziran 2021 tarihinde TBMM’de yaptığı AKP Grup Toplantısı’nda 7 Haziran hatırlatması yaptı. Erdoğan, “Türkiye 2013’teki Gezi olaylarıyla başlayan karanlık senaryonun ikinci veçhilesiyle 7 Haziran’da karşılaşmıştır. Eski Türkiye özlemlerinin tekrar canlandırılmaya çalışıldığı 7 Haziran 2015 seçimlerinin asla unutulmaması gerekiyor.” dedi. Erdoğan’ın bu sözlerinin ne anlama geldiğini muhalefet partileri ve gazeteciler çözemedi.

HDP BİNASINI ATEŞE VERMEYE ÇALIŞTI

Erdoğan’ın açıklamalarının üzerinden bir hafta geçtiğinde HDP İzmir İl Başkanlığı’na yönelik saldırı olayı yaşandı. Saat 11:05 sıralarında eski sağlık çalışanı O.G. olarak açıklanan saldırgan, Konak’ta İsmet Kaptan Mahallesi Hürriyet Bulvarı üzerinde bulunan HDP İl Binası’na girdi. Camları kıran ve binayı yakmaya çalışan saldırgan, içeride bulunan parti çalışanı Deniz Poyraz’ı rehin aldı. Saldırgan, Poyraz’ı bir süre sonra silahla vurarak katletti.

SALDIRGAN ÇELİK YELEKLE ÇIKARILDI

Olayın duyulması üzerine operasyon düzenleyen polis, saldırgan O.G’yi gözaltına aldı. Saldırgan, çelik yelek giydirilerek binadan çıkarıldı.

HDP: SORUMLUSU İÇİŞLERİ BAKANLIĞI

HDP Genel Merkezi’nden yapılan yazılı açıklamada ise şu bilgiler verildi: “Aylardır partimizin iktidar partisi, İçişleri Bakanlığı tarafından hedef gösterilmesi, provokasyon amacıyla bazı ailelerin örgütlendirilerek il binalarımızın önüne yönlendirilmesi sonucu bu sabah saat 10:30 sıralarında İzmir İl binamıza silahlı saldırı gerçekleştirildi. 35-40 yaşlarında olduğu belirtilen silahlı saldırgan, içeride parti çalışanımız Deniz Poyraz’ın da bulunduğu sırada il binamızı bastı. Çevreye ateş açan ve binayı ateşe veren saldırgana uzun süre müdahale edilmedi. Saldırıda parti çalışanımız Deniz Poyraz yoldaşımız katledildi.”

KOBANİ DAVASINDA PROVOKASYON

HDP, son günlerde HDP’ye yönelik artan provokasyon girişimlerine dikkat çekerek, “Dün Sincan’da görülen Kobanî Kumpas Davasında yapılan provokasyon provası sonucu bugün bu saldırının gerçekleştirilmesinin amacı ve mesajı bellidir. Bu çok tehlikeli provokasyonu gerçekleştirenler, olayın azmettiricileri; partimizi, il örgütlerimizi hedef gösteren iktidardır, provokatörleri yönlendiren İçişleri Bakanlığıdır.” ifadeleri kullandı.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0