Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Bu da Saray’ın milli savaş uçağı

Rus hava savunma sistemi S 400 alımıyla başlayan kriz sonrası ABD’nin düşmanlarına uyguladığı CATSAA yaptırımlarına maruz kalan Türkiye, parçalarını ürettiği 5. nesil savaş uçağı  F 35’lerinden oldu. Ege’de hava üstünlüğünü Yunanistan lehine değiştiren gelişmeler sonrası Saray,  televizyonlardan oyuncakla milli muharebe uçağı tanıtımına başladı.

BOLD – ABD Savunma Bakanlığının (Pentagon), 2006’da katılımcıların imzasına açtığı F-35 Müşterek Taarruz Uçağı Programı (JSF) Ortak Mutabakat Zaptı’nı, Türkiye 26 Ocak 2007’de imzalayarak resmen projeye dahil oldu.

Türkiye ilk etapta 100 adet F-35A uçağı almayı taahhüt etti. 2018’de 4 F-35 uçağının mülkiyeti Türkiye’ye verildi. Ancak uçaklar ABD’de, Türk pilotların da katıldığı eğitim programlarına tabi tutuldu. Daha sonra ise 2 F-35 uçağının daha mülkiyeti verildi.

CATSAA YAPTIRIMLARI

Ancak Türkiye ile ABD arasında Rusya’da satın alınan S-400 hava savunma sistemleri nedeniyle yaşanan krizle bu 6 uçak Türkiye’ye transfer edilemedi. ABD’nin 2020 Savunma Bütçesi kapsamında bunların ABD Hava Kuvvetleri için alınması kararlaştırıldı. ABD Kongresi, Türkiye’ye ABD’nin düşmanlarına uygulanan CATSAA yaptırımlarının uygulanması kararı aldı.

Türkiye ayrıca uçak için 1005 parça üretiyordu. Türk firmalarının da bu üretime katılımı büyük oranda askıya alındı. ABD’nin Aralık 2020 itibarıyla da parçaların tamamı için yeni tedarikçiler buldu.

HAVA ÜSTÜNLÜĞÜ YUNANİSTAN’A GEÇEBİLİR

Barçın Yinanç’ın T24’teki yazısına göre, F35 projesinden çıkarılan Türkiye Ege’deki hava üstünlüğünü Yunanistan’a kaybedebilir.

CATSAA yaptırımları sonrası S-400’lerle ilgili en sert yaptırımın Türkiye’nin 5. jenerasyon F-35 uçak programından dışlanması olduğunu belirten Yinanç, “Yaptırım tehdidine karşılık ‘kendi uçağımızı kendimiz yaparız’ deniyor. Ancak Milli Muharip Uçağı’nın (MMU) seri üretime geçip hava kuvvetlerinin envanterine yüksek sayılarda girmesi en iyi senaryo ile 2035’i buluyor, ki daha ortada uçak yok” ifadelerini kullandı.

Türkiye halihazırda, ABD Kongresi’nin örtülü ambargosu nedeniyle yaşlanmakta olan F-16 filosunu modernize edemiyor.

MAKET SAVAŞ UÇAĞINI TANITTI

Saray’ın Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu üyesi, İstinye Üniversitesi İktisadi İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi (İİSBF) Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın CNN Türk ekranlarında Türkiye’nin savaş uçağını tanıttı.

Oyuncak bir savaş uçağını kameralara çeviren Çaşın, “Bu Milli Muharebe Uçağı’nın (MMU) aşağı yukarı bire bir şeysi. Bu 2023’te hangardan çıkıyor” dedi.

BUNU DA BEN ÜRETTİM

Çaşın’ın sosyal medyada dolaşıma giren açıklamaları alay konusu oldu. Maket uçak fotoğrafları paylaşan sosyal medya kullanıcıları Çaşın’ın sözlerini ti’ye aldı.

Kaymakama da külliye

Analiz

CHP’li Yavuzyılmaz gazeteci gibi araştırdı ballı maaşları tek tek deşifre etti

AKP hükumetinin baskısı Türkiye’de gazeteciliği bitirdi. Gazeteciler yolsuzlukları araştırmayınca devreye CHP Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz girdi. CHP’li vekil, şirketlerin genel kurul tutanaklarını, ticari sicil gazetesini tarayarak birden fazla maaş alan AKP’lileri tek tek ortaya çıkardı.

BOLD ANALİZ – TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) Komisyonu üyesi olan Deniz Yavuzyılmaz, her gün AKP’li siyasetçi ve bürokratların skandal maşlarını açıklıyor.

Yavuzyılmaz’ın belgesiyle yayınladığı yolsuzluk, usulsüzlük ve ballı maaş haberlerini son olarak TRT Genel Müdürü İbrahim Eren de doğrulamak zorunda kaldı. Eren, TRT’den 15 bin lira, TÜRKSAT’dan 14 bin 500 lira maaş aldığını açıklamak zorunda kaldı.

MANŞETİ KENDİSİ ATIYOR, BELGESİYLE YAYINLIYOR

CHP’li vekil, üçü bir yerde başlığıyla duyurduğu skandalla AKP’li 3 bürokratın PETKİM’den aylık 44 bin TL maaş aldığını gündeme getirdi. Mehmet Bostan, Osman Dinçbaş ve Mehmet Ceylan’ın maaşlarını belgeleriyle yayınladı. Yavuzyılmaz, yine PTT’nin Ankara’da 290 lojmanı olduğu halde, PTT Genel Müdür Yardımcılarına yıllarca yeni konut kiralandığını KİT Komisyonu raporlarıyla ortaya koydu. PTT üst düzey yetkililerine sınırsız akaryakıt kullanım yetkisini yayınladı.

GİZLENEN GERÇEKLERİ PAYLAŞIYOR

Kamuoyundan gizlenen gerçekleri de ortaya çıkaran Yavuzyılmaz, Milli Piyango’nun şans oyunları Şisal Şans’a devredildiği günden beri ikramiyelere yüzde 20 vergi getirildiğini de belgeleriyle ortaya koydu.

İşte Yavuzyılmaz’ın son 1 ayda ortaya çıkardığı çoklu maaş alan AKP’li isimler:

ŞAKİR ERCAN GÜL

AK Partili Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Şakir Ercan Gül’ün, aynı zamanda Sun Express A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi olduğunu tespit etti. Bakan Yardımcısı maaşı: 27 bin 917 TL, Sun Express Yönetim Kurulu 3 bin 750 Euro. Aylık toplam gelir: 67 bin 179 TL.

VARLIK FONU GENEL MÜDÜRÜNÜN MAAŞI

AKP’li Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü Salim Arda Ermut’un, aynı zamanda TÜPRAŞ Yönetim Kurulu Üyeliğine atandığını tespit etti. Genel müdür maaşı 14 bin 917 TL, TÜPRAŞ Yönetim Kurulu aylık ücreti: 52 bin TL olmak üzere aylık toplam gelir 66 bin 917 lira.

MAAŞTAN AYRI 18 BİN TL’LİK HUZUR HAKKI

Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Mehmet Emin Birpınar’ın aynı zamanda Emlak Katılım Bankası Yönetim Kurulu Başkanı olduğunu tespit etti. Bakan Yardımcısı maaşı: 27 bin 917 TL, Emlak Katılım Yönetim Kurulu Başkanı huzur hakkı 18 bin TL. Aylık geliri 45 bin 917 TL.

HEM DAİRE BAŞKANI HEM TÜPRAŞ’TA

AKP’li Hazine ve Maliye Bakanlığı Daire Başkanı Fatih Kılınç’ın aynı zamanda TÜPRAŞ Yönetim Kurulu Üyesi olduğunu tespit etti. Daire Başkanı aylık maaşı 12 bin 500 TL, TÜPRAŞ YK aylık ücreti 52 bin TL. . Aylık toplam gelir 64 bin 500 lira.

KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRÜ

Karayolları Genel Müdürü Abdülkadir Uraloğlu’nun aynı zamanda, TT Mobil İletişim Hiz. A.Ş.’de (Türk Telekom’ a ait bir şirket) Yönetim Kurulu Başkanı olduğunu tespit etti.

BIRAKTIK DİYENLERİN YENİ MAAŞLARINI DUYURDU

Kültür ve Turizm eski Bakanı Atilla Koç ve Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Hilmi Güler, Turkcell Yönetim Kurulu üyeliğinden ayrılmıştı. Bu ikilinin Kule Hizmet ve İşletmecilik A.Ş.’nin (Turkcell’e ait bir firma) Yönetim Kurulu Üyeleri olduklarını belgeledi.

HÜSEYİN AYDIN’IN ÇOKLU MAAŞLARI BİTMİYOR

Türkiye, AKP’li bürokrat Hüseyin Aydın’ın Türkiye Varlık Fonu Yönetim Kurulu üyeliğinden alınmasına odaklanırken, Yavuzyılmaz, Aydın’ın geriye kalan maaşlarını yayınladı. Turkcell Yönetim Kurulu aylık ücreti 56 bin TL, Ziraat Katılım Bankası Yönetim Kurulu Başkanı aylık ücreti 18 bin TL olmak üzere toplam 74 bin TL aldığını vurguladı.

 

Okumaya devam et

Analiz

Mafyadan al haberi

Hürriyet ve CNN Türk’ün alımında Demirören Grubu’nun Ziraat Bankası’ndan aldığı ve ödemedi kredi yüzünden kamunun 750 milyon dolar zarara uğratıldığı Sedat Peker tarafından dile getirilmese belki de hiç bilinmeyecekti. Bir kamu bankası olan Ziraat’ın verdiği devasa kredilerin takibini yapmayan ve Peker’in ifşaları sonrası vatandaşla birlikte şoke olan muhalefete de bu süreçte güven sarsıldı.

BOLD – Sedat Peker’in ifşa videoları sonrası Türkiye’de yer yerinden oynarken özellikle 8. videosundan sonra Peker, dünyanın da dikkatini çekmeyi başardı.

Saray ve AKP’lilerin bulaştığı uluslararası uyuşturucu trafiği, silah ve petrol kaçakçılığını anlatan Peker’in verdiği bilgiler aslında yeni değil. Bu olaylar iktidarın baskı politikası ve tehditleri yüzünden ana muhalefet partisi CHP başta olmak üzere kimsenin üzerine gidemediği olaylar.

SARAY GİZLEDİ MUHALEFET UYUDU

Fakat Peker 9. videoda olayı başka bir boyuta taşıdı. Sedat Peker, muhalefetin bilgisi dışında gelişen kamu zararlarını açıkladı. Ziraat Bankasından aldığı 750 milyon dolar kredi ile Hürriyet ve CNN Türk’ü yandaşlaştıran Demirören Grubu’nun kredileri de ödemediğini açıkladı. Varlık Fonu’na bağlı Ziraat Bankasındaki bu yolsuzluğa Saray’ın da sessiz kaldığı ortaya çıktı.

Kamuoyu 750 milyon doları iç edilirken muhalefetin bundan haberi olmadığı ortaya çıkmış oldu. İfşanın ardından harekete geçen HDP’li milletvekilleri kamu bankalarından alınan kredilerin geri ödenip ödenmediği, bu kredilerin kimlere, hangi usullerle verildiğinin araştırılması ve çekilen kredilerle gerçekleştirilen alım-satım yöntemlerinin ortaya çıkarılması amacıyla TBMM’de Araştırma Komisyonu kurulmasını talep etti. Soru önergesi AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.

HDP’nin haklı sorusu muhalefetin bugüne kadar olup bitenlerden haberi olmadığını bir kez daha gözler önüne serdi.

CHP de, ‘mafya-devlet ilişkisinin’ araştırılması için Meclis’e önerge verdi. CHP’nin önergesi yine AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.

CHP’nin muğlak soru önerisi de eleştirilerin hedefi oldu. Son günlerin moda değişiyle ‘mafya-devlet ilişkisi’ diye bir kavram söz konusu değil. Çünkü artık devlet diye bir şey yok, mafyaların bile midesini bulandıran bir sistem Türkiye’yi esir almış durumda. Muhalefetin bu durumu Sedat Peker’in izlenmesinin nedenini açıklıyor.

Sedat Peker, Süleyman Soylu’nun Thodex vurgunu ve kaçış planını açıkladı

 

Okumaya devam et

Analiz

İşte Erdoğan’ın gerçek korkusu: Ya uyanırlarsa!

17/25 Aralık yolsuzluk operasyonlarında bugünkü durumun bir benzerini yaşayan Erdoğan, o gün olduğu gibi yine gövdesini taşın altına koyarak etrafa saçılan pislikten sıyrılmaya çalışıyor. Yolsuzluk operasyonları ve 15 Temmuz sonrası gibi Türkiye’yi karanlığa sürükleyen süreçlerde, bu tavrıyla bir şekilde muhalefeti de yanına almayı başaran Erdoğan’ın taktiği aynı. Fakat bu sefer ibre Sedat Peker’den yana. Devletin polis ve savcısı yerine Erdoğan’a inanarak tarihi hatalar yapan muhalefet kimin yanında yer alırsa alsın araştırmalar halkın yüzde 66’sının Peker’e inandığını gösteriyor. Halkın uyanmaya başlaması da en çok Erdoğan’ı korkutuyor.

BOLD – Sedat Peker deliller ortaya koyarak Saray, AKP’li siyasetçiler ve bürokratların bulaştıkları uluslararası suçları ifşa etti. Peker, iddialarını yalanlayanları ve yalanlamaya teşebbüs edenleri pişman etti. Peker konusunda tavrı pek de net olmayan Erdoğan ise uzun süre sessizliğini korudu. Grup toplantısından grup toplantısına konuya değinen Erdoğan dünkü toplantıda niyetini iyice açık etti.

8 YIL ÖNCESİNİ HATIRLATTI

Erdoğan, ‘Yeminli millet düşmanı’ dediği Sedat Peker’in iddialarını Meclis kürsünden dile getiren muhalefeti sert bir dille uyardı. Erdoğan konuşmasında, “Bize iftira atan kesimlere baktığımızda arkalarında 3-4 örgütün bulunduğunu görürüz. Bunlardan biri PKK ve sivil görünümlü uzantılarıdır. Bir diğeri FETÖ terör örgütüdür. Diğeri ise eskiden beri Ermeni örgütlerinin artığı kuruluşlardır. Şimdi bir de organize suç örgütü mensuplarını eklediler. Bunların hepsi aynı kaynaklardan beslenmektedir. Tüm bu malzemeleri kişisel ikbal uğruna tekrarlayan bir kısım siyasetçileri de bu listeye eklememiz gerekiyor” dedi.

17/25 Aralık’ta olduğu gibi Erdoğan iddiaların peşine düşmek yerine karizmasını ortaya koyarak yalanlama ve hedef gösterme yolunu seçti. Muhalefete de aynını tembihledi.

Fakat yolsuz operasyonları sonrası bu taktiği başarılı olan Erdoğan, o dönemde oldukça aktifti. Gittiği her toplantı, miting ve açılışta ‘Paralel devlet’ suçlamasıyla operasyonlardan sorumlu tuttuğu Gülen Hareketini şeytanlaştırdı. Bunu yaparken medya ve muhalefet desteğini de arkasına aldı. Bir süre sonra Erdoğan, ‘Paralel’ masalına bir koç kişi ve kesimi inandırmayı başardı.

İŞLER DEĞİŞTİ

Erdoğan, Sedat Peker’e karşı aynı taktiği uygulayacağını açık etse de durum biraz farklı. Deprem felaketlerinde yaşanan acizlik, kötü pandemi yönetimi, halkı intihara sürükleyen ekonomik krizden bunalan halkın aynı hikayeye inanması zor. Ayrıca, hep bir adım önde olan Peker, kamuoyunun desteğini de aldı.

Sedat Peker’in iddialarına yargı mensuplarının soruşturma başlatma ihtimalinden değil, sandığa çağıracağı halktan korkuyor Erdoğan. Sedat Peker’in yüz milyonu geçen izlenme sayısı iktidarın ve Erdoğan’ın korkulu rüyası oldu. Medya ve muhalefetin desteğiyle yolsuzluğu ve yozlaşmayı gizlemeyi başaran Erdoğan’ın en büyük korkusu, tüm bu yaşananlarının ardından halkın uyanacak olması.

SEDAT PEKER’E KİM İNANIYOR?

MetroPOLL araştırma şirketinin yaptığı Sedat Peker anketinde ‘anlatılanların tamamına ya da çoğunı inandırıcı buluyorum’ diyenlerin oranı yüzde 48,2. ‘Bir kısmını inandırıcı buluyorum’ diyenlerle beraber bu oran yüzde 66’ya yülseliyor.

Peker’e hiç inanmıyorum diyenler ise sadece yüzde 22. Peker’in videolarında özellikle seslendiği kesim olan 18-40 yaş aralığındakilerin yüzde 27.1’i iddialara tamamen inandığını söylerken, bu oran 41 yaş ve üstü kişilerde yüzde 27.8 olarak gerçekleşti.

Peker’e inananların yüzdeleri başa baş gitmesine rağmen, Peker’e 41 yaş ve üstünün daha çok inandığı görülüyor.

EN ÇOK ÜNİVERSİTE MEZUNLARI İNANIYOR

Yapılan araştırmaya göre kadınlar Peker’in iddialarının tamamını erkeklere göre daha inandırıcı buluyor. Öte yandan eğitim durumuna göre değerlendirilen sonuçlar ise üniversite mezunlarının Peker’e daha çok inandığını gösteriyor.

PEKER’E EN ÇOK KİMLER İNANMIYOR?

Peker’in iddialarına en çok inanmayanlar ise erkekler, 41 yaş ve üstü kişiler ve ortaokul mezunu ve altında bir eğitim seviyesine sahip olanlar olarak ankete yansıdı.

Sedat Peker Hakan Fidan’ı yaktı

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0