Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Eminağaoğlu: Mafya kanunları işliyor yargı oturmuş seyrediyor

Eski YARSAV Başkanı ve Savcı Ömer Faruk Eminağaoğlu, Sedat Peker’in iddialarıyla ilgili soruşturma başlatılmamasını yargının AKP’ye bağımlı olduğunu gösterdiğini söyledi. “Yargı oturmuş bunu seyrediyor. HSK, tarihinin en bağımlı dönemini yaşıyor. Ticaret Bakanı’nda görüldüğü gibi, AKP’den asla hesap sorulamıyor” dedi.

BOLD – Eski Cumhuriyet Savcısı Ömer Faruk Eminağaoğlu, organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in videolarındaki ağır iddialarına henüz hiçbir savcı tarafından soruşturma açılmamasına tepki gösterdi.

Gazete Kolektif’ten Miray Mert’e konuşan, Eski Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, yaşananları adeta bir mafya dizisine benzeterek bu dizideki karakterlerin ve rollerin gerçek olduğunu belirtti. Anayasa’nın AKP iktidarı için bağlayıcılığının kalmadığını, hukuk ve yargının, AKP’yi denetleyemeyecek, hesap soramayacak hale getirildiğini belirten Eminağaoğlu, Peker’in videolarıyla ilgili şunları söyledi:

KİRLİ İLİŞKİLER ORTAYA KONULUYOR

“Türkiye’de televizyonlar yayınladıkları dizilerle halkı ekranlara bağlamıştı. Bu yetmezmiş gibi şimdi de adeta bayramda gösterime giren yeni bir dizi gibi, bu mafya dizisinin her seferinde yeni bir bölümü, her bölüm hakkında da dizi kahramanlarının beyanları gündemde. Diğer dizilerden farkı ise bu dizideki karakterler gerçek ve bu karakterler kendi gerçek rollerini oynuyor. Kirli ilişkiler ortaya konuluyor. İşin en ilginç yani özellikle yargı oturmuş bunu seyrediyor. Evet bu anlatım şaka değil gerçek ve de içler acısı, yaşanan gerçekler de keşke bu kadar olsa. Yaşananlar, izlenenler ve bir kısmı toplum önüne konulan ilişkiler, bu ilişkilerin iktidar dahil güç odakları ile bağlantıları.

YARGI, TARİHİNİN EN BAĞIMLI DÖNEMİNİ YAŞIYOR

Anayasa’nın AKP için neredeyse bağlayıcılığın kalmaması bir yana, hukuk sistemi ve yargı öyle bir hale sokulmuş durumdaki, AKP iktidarını sınırlandıramıyor ve denetleyemiyor. Türkiye’de mahkemelerin bağımsızlığı ve yargıç güvencesinden sorumlu ve görevli olan organ HSK. 13 üyesi olan bu Kurul’un 13 üyesinin 13’ü de partili Cumhurbaşkanı ve de Cumhur İttifakı’nın sayısal çoğunluğuyla TBMM tarafından belirlenmiş durumda. HSK, tarihinin en bağımlı dönemini yaşıyor. Yargı organlarının, başsavcılıkların bu yaşananlar karşısında doğrudan soruşturma açması gerekirken, tüm bu yaşananları seyreden iktidar gibi yargının da yaşananları seyretmesi demek, yargının bağımsız olmadığı, hatta iktidara ne kadar bağımlı olduğu ve iktidarın da yaşanan ilişkilerin ne kadar içinde olduğu demek. Aksi halde bu sürecin yargı tarafından seyredilmesi düşünülebilir mi? Bir hukuk devletinde bu süreci seyreden savcı ve başsavcıların görevde kalması veya böyle hareketsiz kalan o savcı veya başsavcılara HSK’nın soruşturma açmaması, soruşturma açmayan HSK üyelerine bile soruşturma açılmaması düşünülebilir mi? Yani yargı hele de 2017 Anayasa değişikliği sonrası HSK’dan alıp ilgili başsavcılıklardan çıkarsak tepeden tırnağa bağımsızlığı elinden alınmış durumda.

YARGI SUSTU MAFYA ÖNE ÇIKTI

Her sınırlandırılamayan, denetlenemeyen iktidar gibi AKP iktidarı da, mafya ile söz düellosuna girerek, onlara koruma bile tahsis ederek, süreci seyrederek, onlara alan ve ortam yaratarak, hatta açık davranmayıp, ilişkileri konusunda anayasal organlar önünde hesap vermeyip kaçarak olabildiğince kirlenmiş durumda. İddialar karşısında alnım ak, veremeyecek hesabım yok demeden, ancak çatışma ve sataşma dili ile gündemin değiştiriliyor. Bu arada Peker’in açıklamaları karşısında yargı susunca yine mafya öne çıkıyor ve mafyadan devlet yasalarıyla değil mafya hesap sorar; mafya, mafya kanunları ile hareket eder, mafya kendi ilişkilerini ortaya dökmez misali mafyadan mafyaya cevaplar bile söz konusu oluyor.

YARGI AKP’LİLER İLE İLGİLİ ADIM ATMIYOR

Geçmişteki ve şimdiki İçişleri Bakanları da iç işlerini, iç düzeni sağlayan değil aksine bozan açıklamalardan ve bu çerçevedeki ilişkilerden de geri durmayınca devlet kanunları işlemiyor o zaman da sanki mafya kanunları işliyor. Daha çok yakın bir zamanda Ticaret Bakanı konusunda da görüldüğü gibi, AKP’den asla hesap sorulamıyor. Hatta hukuk düzeni içinde söz konusu olamayacak bir iş AKP üzerinden gerçekleştirildiğinde, hatta bir şekilde AKP’ye bulaştığında, hesap sormak bir yana neredeyse adeta meşruiyet kazanıyor. Türkiye’de hukukun üstünlüğünün yerini gücün hukuku almış durumda. Tüm bu ilişkilere bakınca görülenin tek adama dayalı parti devleti yaratan AKP iktidarında devletin hukuk düzenin işlemez hale geldiği, hesap sorulamayan bir iktidarın ortaya çıkıyor. FETÖ ile ilgili yaşananlar, diğer yandan çıkar amaçlı suç örgütü konularında yani mafyatik ilişkilerde yaşananlar, işte Peker ve Çakıcı konularında yaşananlar, 128 milyar dolar konusunda yaşananlar, öne çıkan ihaleler ve daha birçok konularda yaşananlar… Tüm bunlarda yargı ya hiç adım atmıyor ya da hukukun dışında ve mağduriyet yaratacak biçimde, sonradan her şeyin boşa çıkmasına yol açacak biçimde adımlar atıyor. Diğer yandan ise iktidar gücü karşısında hukuk ve demokrasi içinde hareket eden herkes üzerinde yargı da kullanılarak baskılar yaratılıyor.”

Soylu’nun zengin danışmanı ‘yabancı servisler’e sığındı

Gündem

Süleyman Özışık Sedat Peker’in 80 bin TL’lik düğün hediyesiyle poz vermiş

Sedat Peker’le 2 yıldır görüşmediğini açıklayan gazeteci Süleyman Özışık’a Peker cephesinden yine görüntülü yanıt geldi. Özışık’ın Peker tarafından gönderilen 80 bin TL’lik düğün hediyesini kabul edip ‘Sedat Peker’ yazılı çelengin önünde ailesiyle fotoğraf çektirdiği ortaya çıktı.

BOLD – Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’e yakınlığıyla bilinen Emre Olur, Peker ile iki yıl önce hakkında bir suç isnadı yokken görüşme yaptığını ve kendisine iftira atıldığını söyleyen gazeteci Süleyman Özışık’a sosyal medyadan cevap verdi.

Peker’in 2020 Eylül’de Özışık’ın düğününe 80 bin liralık mücevher ve çelenk gönderdiğini açıklayan Olur, “Neden kabul ettin?” diye sordu.

Peker’in video yayınlarında ismi geçen isimlerden Süleyman Özışık, 22 gün sonra hakkındaki iddialara ilişkin konuşarak, Peker ile en son 2 yıl önce görüştüğünü söylemişti. Özışık, şunları söyledi: ”Bu görüşmeden bir yıl sonra bu kişi benim cep telefonuma mesaj gönderdi, İstanbul Emniyeti’nde FETÖ’cü bir grup olduğunu, tespit ettiğini söyledi. Pek çok kaynağıma, devlet kademesine sordum, bir bulguya rastlamayınca konuyu kapattım. Aynı tarihlerde ağabeyim Hadi Özışık beni aradı, Peker’le Youtube çekimi yapacaktım, Soylu’ya sordum, ‘zinhar yapma’ dedi diye aktardı. Ben de ‘bence de o yayını yapma’ dedim. Hadi Özışık, sonraki süreci anlattı kendi yayınında. Benim adım bu meseleye hiç haberim yokken dahil olmuş oldu. Twitter’da beğen ikonuna istemsizce dokunmuş ve beğenmişim. Şimdi buradan beni Sedat Peker’in safına geçtiğim anlamına getirmişler, öyle manşetler atmışlar.”

GERÇEKLERİN ORTAYA ÇIKMAK GİBİ BİR HUYU VARDIR

Peker’e yakınlığı ile bilinen Emre Olur ise, Özışık’ın Twitter hesabından da paylaştığı söz konusu açıklamalarına görüntü yayınlayarak yanıt verdi. Olur, Özışık’ın 6 Eylül 2020’de gerçekleşen düğününe Peker’in hediye gönderdiğini belirterek, “Sedat Peker hediye olarak maddi değeri takriben 80.000 ₺ olan mücevher kolye göndermişti. Neden kabul ettin? Ayrıca büyük devasa bir Sedat Peker çelengi vardı. Onun önünde neden ailecek fotoğraf çekildiniz?” dedi.  Olur, daha sonra Süleyman Özışık’ın çocuğuna ait düğünde çekildiği anlaşılan bir görüntüyü, “Süleyman Özışık, Gerçeklerin, bir gün ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu vardır. Sn. Sedat Peker ile sadece 2 kere görüştüğünü beyan ediyorsun. Ancak video içeriğinde ismi geçtiğinde kolunla bir takım hareketler yapıyorsun bu gizli bir konuşma metodu mu?” notuyla paylaştı.

Olur’un yayınladığı fotoğrafta ise Özışık ailesinin Sedat Peker’in gönderdiği “Sedat Peker” yazılı bir çelengin önünde fotoğraf çektirdiği görülüyor.

Süleyman Özışık’tan Soylu’ya Peker tepkisi: Benim de bildiklerim var

Okumaya devam et

Gündem

MEB’deki yandaş atamalara MHP’li sendika da isyan etti

ABD Başkanı Joe Biden ve AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın pazartesi günü yapacağı görüşme öncesi MHP’ye yakın Türk Eğitim-Sen’den Saray’ı hedef alan ilginç bir paylaşım yapıldı. Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, liyakatsız atamalara tepki gösterip, “Vay eğitimimizin haline!” dedi.

BOLD – Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a ve Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’u etiketleyip, bir okula teklif edilecek müdür yardımcısı için bile siyasi parti referansı beklendiğini öne sürdü.

MEB’DEKİ ATAMALARA İSYAN ETTİ

Milli Eğitim Bakanlığı kadrolarına yapılacak atamalarda ehliyet ve liyakat anlayışının yerini AKP referansının aldığına dair iddiaları bu kez MHP’li sendika dillendirdi. Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı: “Bir il milli eğitim müdürü, proje okuluna teklif edilecek müdür yardımcısı için siyasi parti il başkanından referans bekliyorsa vay eğitimimizin haline! Sınavla öğrenci alan okullarımıza, referansla yönetici atıyoruz? Daha ne söyleyelim ki!”

ATAMA BEKLEYENLERE CEVAP VERMEK BU KADAR MI ZOR?

Atama bekleyen öğretmenlere cevap verilmemesini de eleştiren Geylan, “Ek atama talep eden genç öğretmenlerimiz aylardır mücadele ediyor. Yapmadıkları, söylemedikleri bir şey kalmadı. Bu kardeşlerimize bir cevap vermek bu kadar mı zor? CB Sayın @RTErdogan artık meslektaşlarımıza müjdeyi vermelidir” dedi. Geylan paylaşımlarını, Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ve Milli Eğitim Bakanlığı hesaplarını etiketleyerek bitirdi.

 

 

 

Erdoğan’ın Soylu’yla ilgili planı var 14 Haziran’ı bekliyor

Okumaya devam et

Gündem

Sedat Peker’den Tosuncuk iddiası: Yüce devletimiz bu şahsı neden getirmiyor?

Suç örgütü lideri Sedat Peker, Çiftlikbank yolsuzluğu sonrası yurt dışına kaçan ‘Tosuncuk’ lakaplı Mehmet Aydın’ın hangi ülkede olduğunu açıkladı. Peker, “Bolivya’da falan değil, Belarus’ta. Belarus’tan trafik kazası yapmış bir şahsı Interpol kararıyla alıp Türkiye’ye getiren yüce devletimiz, bu şahsı acaba neden getirmiyor?” dedi.

BOLD – Sedat Peker, sosyal medya hesabından binlerce kişiyi kâr vaadiyle dolandırdığı gerekçesiyle aranan ve ‘Tosuncuk’ olarak bilinen Mehmet Aydın’ın yeriyle ilgili iddiada bulundu.

Mehmet Aydın’ın Belarus’ta olduğunu öne süren Peker, şunları kaydetti: “Çiftlikbank’ın kurucusu olan Mehmet Aydın isimli şahıs Bolivya’da falan değil, Belarus’ta. Belarus’tan trafik kazası yapmış bir şahsı Interpol kararıyla alıp Türkiye’ye getiren yüce devletimiz, bu şahsı acaba neden getirmiyor?

Kırk yaşından küçük kardeşlerim, Belarus’tan bu şahsı getirmeyen devletimizin içinde görevli olan bazı insanların bu paradan pay aldığı ortadadır. Bu şahsın yanına Belarus’a gidip onu ziyaret eden kişiler, aracı olan kişiler bellidir.” ifadelerini kullandı.”

Sedat Peker’den Demirören’le ilgili yeni dosya: Milangaz’a nasıl çöktüğünüzü anlatacağım

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0