Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Türkiye AB savunma projesinde yer almak için başvurdu

Türkiye‘nin, AB ülkelerinin savunma alanında ortak çalışmalarına çerçeve oluşturan Yapılandırılmış Daimi İşbirliği (PESCO) projesinde yer almak üzere başvurduğu ileri sürüldü. Türkiye ile ilgili kararda Güney Kıbrıs ve Yunanistan’ın tepkisi belirleyici olacak.

BOLD – Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin savunma alanında yoğun işbirliğine çerçeve oluşturan Yapılandırılmış Daimi İşbirliği’nin (PESCO) bir projesinde yer almak üzere resmen başvurdu.

Alman Welt am Sonntag gazetesinin diplomatik kaynaklara dayandırdığı habere göre Türkiye, yer almak istediği PESCO projesinin koordinasyonundan sorumlu olan AB ülkesi Hollanda’ya bu konuda geçen hafta resmi başvuru yaptı.

Türkiye’nin yer almak istediği milyarlık projenin ‘askeri hareket kabiliyetinin iyileştirilmesini’ içerdiği bildiriliyor. Hollanda, askeri birliklerin ve askeri araç ile teçhizatın Avrupa içinde naklinin iyileştirilmesine dair projeninin koordinasyonunu yürüten üye ülke.

Kasım 2020’den bu yana AB üyesi olmayan ülkeler de PESCO projelerine katılabiliyor. PESCO 24 AB üyesi ülkesi müşterekliğinde yürütülüyor.

AB ÜYESİ OLMAYAN ÜLKELER HANGİ ŞARTLARLA KATILABİLİYOR?

Avrupa Birliği dönem başkanlığını Almanya’nın yönettiği 2020’nin ikinci yarısında, AB üyesi olmayan ülkelerin de PESCO projelerinde yer alabilmesinin önü açılmıştı.

AB üyesi olmayan ülkelerin belli siyasi, yasal ve maddi kriterleri yerine getirmesi şartıyla projelere dahil olması mümkün. Bu kriterlerin başında da söz konusu ülkenin AB’nin değerlerini paylaşması, ayrıca AB ülkeleri ile iyi komşuluk ilişkileri ilkeleri çerçevesinde davranması, ortak güvenlik ve savunma çıkarlarıyla çelişecek adımlar atmaması şartı bulunuyor.

Mayıs ayı başında Brüksel’de düzenlenen AB ülkeleri savunma bakanları toplantısında Türkiye’nin dahil olmak istediği projeye ABD, Kanada ve Norveç’in de katılabilmesi yönünde izin çıkmıştı. PESCO projeleri, katılımcı ülkelerin tamamı veya bir kısmının iştiraki ile yürütülebiliyor. AB Konseyi de projeye dahil olmak isteyen AB üyesi olmayan ülkelerin gerekli şartları yerine getirip getirmediğini denetlemekle yükümlü.

2017 yılında kurulan PESCO, proje üyesi ülkelere savunma kabiliyetlerini işbirliği içinde geliştirme, operasyonel hazırlık yürütme ve askeri kuvvetlerin katkılarını artırma imkanı tanıyor. PESCO kapsamında şu ana kadar eğitim, kara formasyon sistemleri, deniz ve hava sistemleri, siber güvenlik gibi alanlarda biri tamamlanmış, 46 da süren proje bulunuyor.

GÜNEY KIBRIS VE YUNANİSTAN’IN TAVRI BELİRLEYİCİ OLACAK

Geçen yıl Doğu Akdeniz’deki gerilimlerin yaşandığı göz önünde bulundurulduğunda Türkiye’nin AB’nin ortak savunma projesine iştirak için başvuruda bulunmasına Yunanistan ile Güney Kıbrıs’ın tepkisinin ne olacağı merak konusu. Welt am Sonntag gazetesine konuşan, adını vermek istemeyen diplomatlar, “Türkiye ile PESCO çerçevesinde yapılacak bir işbirliğinin AB ile NATO arasındaki işbirliğini iyileştirimesi dışında Türkiye ile Güney Kıbrıs ve Yunanistan arasında da normalleşme sağlamasını umut ediyoruz” dedi.

PESCO, Avrupa Birliği’nin güvenlik ve savunma alanındaki hareket kabiliyetini iyileştirme ve söz konusu alanlardaki zaafiyetin kapatılması amacını hedefliyor. Avrupa’da askeri birliklerle araç ve teçhizatların nakliye ve hareketliliğini kapsayan ve Türkiye’nin de dahil olmak üzere başvurduğu iddia edilen proje 46 PESCO projesinden sadece biri.

Avrupalı yetkililere göre, birliğin koyduğu şartlar dolayısıyla Rusya ve Çin, PESCO projelerinde yer alamaz. Son dönemde Avrupa Birliği ile ilişkileri bozulan Türkiye’nin de yer almaması gerekiyor. Avrupalı diplomatlar Türkiye’nin projeleri alınması durumunda kapının bütün ülkelerin katılımına açılmış olacağını belirtiyor.

EURACTIV sitesi, Kasım ayında yaptığı haberde Türkiye’nin Güney Kıbrıs’la problemleri çözülmediği sürece, Doğu Akdeniz’de de Yunanistan ve Fransa ile yaşadığı gerilim dinmeden Türkiye’nin PESCO projelerine alınmamasının kararlaştırıldığını iddia etmişti.

Türkiye’nin projeye katılımını ‘Truva Atı’ gibi gören Güney Kıbrıs ve Yunanistan’ın Ankara’nın başvurusuna karşı çıkması bekleniyor.

Arabistan Türkiye’nin verileri inandırıcı bulunmuyor

Dünya

Türk hacı adayları bu yıl da kutsal topraklara gidemeyecek

Suudi Arabistan salgın gerekçesiyle ülke içerisinde yaşayan sınırlı sayıda hacı adayını kabul edeceğini açıkladı. Bu açıklama sonrası Diyanet de Türk hacı adaylarının geçen yıl olduğu gibi bu yıl da kutsal topraklara gidemeyeceğini duyurdu.

BOLD – Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan hacı adaylarını üzecek bir haber geldi. Başkanlık, Türkiye’den hacı adaylarının bu yıl kutsal topraklara gidemeyeceğini duyurdu.

ARABİSTAN’DA YAŞAYANLAR HAC YAPABİLECEK

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı, bugün yaptığı açıklamada, koronavirüs nedeniyle sadece Suudi Arabistan’da yaşayan sınırlı sayıdaki hacı adayına izin verileceğini duyurdu. Bu gelişmenin ardından Diyanet İşleri Başkanlığı, koronavirüs nedeniyle 2021 yılı hac ibadeti için Türkiye’den hacı adaylarının kutsal topraklara gidemeyeceğini duyurdu.

GEÇEN YIL DA TÜRK HACI ADAYLARI GİDEMEMİŞTİ

Diyanet tarafından yapılan açıklamada, geçen yıl da hac için gidilmediğine dikkat çekilerek, “Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı, Kovid-19 salgını sebebiyle bu sene de hac ibadeti için sadece Suudi Arabistan’da yaşayan sınırlı sayıdaki hacı adayına izin verileceğini açıkladı. Bu karar sebebiyle 2021 yılı hac döneminde diğer ülkeler gibi ülkemizden de hac ibadeti için kutsal topraklara hacı adayı kabul edilmeyecektir. Konu ile alakalı detaylar önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşılacaktır” denildi.

YAYINLANAN GENELGEYE GÖRE 45 BİN KONTENJAN AYRILACAKTI

Suudi Arabistan yönetimi iki ay önce hac ibadeti ile ilgili detayları ve kontenjanı açıklamıştı. Yayınlanan genelgeye göre bu yıl hac ibadeti için yerli ve yabancı hacıları da içeren sadece 60 bin kişilik kontenjan açıldığı bildirilmişti. Genelgede 45 bin hacı adayının yurtdışından, 15 bin hacı adayının ise yurtiçinden kabul edileceği belirtilmişti. 18-60 yaş arasında olacağı ifade edilen hacı adaylarının aşı olmuş, sağlıklı kişiler olmaları gerektiği ifade edilmişti.

 

Erdoğan’ın Soylu’yla ilgili planı var 14 Haziran’ı bekliyor

 

Okumaya devam et

Dünya

Türkiye Karadeniz’deki gazı çıkarmak için ABD’li şirketlerin kapısını çaldı

Karadeniz’de bulunan gazı çıkarmak ve işletmek için yabancı şirketlere soğuk bakan AKP hükumeti, bu konuda da çark etti. Ankara, Karadeniz’de bulduğu doğalgaz için ABD’li şirketlere yöneldi. 3,2 milyar dolar olarak hesaplanan projenin sadece TPAO tarafından gerçekleştirilemeyeceği ortaya çıkmıştı.

BOLD – Reuters haber ajansına konuşan bir Türk yetkili, Türkiye’nin Karadeniz’deki keşfettiği doğalgaz ile ilgili verileri gazın çıkarılmasında olası işbirliği ihtimali dolayısıyla ABD’li enerji şirketleri Chevron ve Exxon Mobil ile paylaştığını açıkladı.

YABANCI ŞİRKETLERE SOĞUK BAKILIYORDU…

AKP hükumeti, Türkiye’nin şimdiye kadarki en büyük keşfi olan ve geçen yıl dünyanın en büyükleri arasında yer alan tahmini 540 milyar metreküplük Sakarya Gaz Sahası’nı kendi başına geliştirip işletme konusunda ısrarcı iddi.

ABD şirketleriyle yapılacak herhangi bir resmi çalışma, Rusya’nın da hak iddia ettiği Karadeniz’de bir sürtüşmeye neden olabilir.

Sakarya Gaz Sahası’ndaki doğalgaz ticari olarak çıkarılıp Türkiye’ye ulaştırılırsa Ankara’nın enerji için Rusya, İran ve Azerbaycan’a bağımlılığının azalması bekleniyor.

İsminin açıklanmaması koşuluyla Reuters’a konuşan Türk yetkili, şimdiye kadar hükümetin Ağustos ayında açıklanan gaz keşfinde yabancı şirketlerin katılımına soğuk baktığını ifade etti. 

Türk yetkili, “Ama şimdi… Exxon Mobil ve Chevron, Türkiye Petrolleri ile bir araya geldi ve keşifle ilgili verileri aldı”  dedi.

Chevron, ticari konularda yorum yapmayı reddederken; Exxon Mobil’in bir sözcüsü, “İki şirket teknik verileri gözden geçirdi ve bu alanda birlikte çalışmak için daha fazla zaman ayırmaya karar verdi” dedi.

2023’TE ÜRETİME GEÇİLMESİ PLANLANIYOR

Türkiye, 2023’te güneybatı Karadeniz sahasından (Sakarya Gaz Sahası) gaz pompalamaya başlamayı planlıyor, ancak önce açık deniz boru hattı ağını ve işleme tesislerini inşa etmesi gerekiyor. Gaz alanından 2027’den itibaren en yüksek üretime ulaşılması bekleniyor.

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçen hafta Sakarya sahasında bulunan gazın miktarını 2 kere yükseltti ve 135 milyar metreküplük ilave ile toplam bulunan gaz rezervini 540 milyar metreküpe çıktığını söyledi.

Enerji Bakanı Fatih Dönmez de bu hafta bir panelde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin enerji arama ekibinin sahanın jeolojik yapısını iyi bildiğini ve daha fazla gaz keşfi olacağından eskisinden çok daha emin olduğunu söyledi.

Türkiye’nin Karadeniz’de ‘çok daha fazla’ gaz olduğuna inandığını belirten Dönmez, Karadeniz’de ve Doğu Akdeniz’de çalışmalar devam ederken ABD’li şirketlerle işbirliği kurulabileceğini ve bir anlaşmaya varılabileceğini söyledi.

PROJENİN MALİYETİ 3,2 MİLYAR DOLAR

Bloomberg Haber Ajansı, Şubat ayında yaptığı bir haberde, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) Sakarya Gaz Sahası’ndaki doğalgazı çıkarma ve sahile ulaştırmanın maliyetini 3,2 milyar ABD doları olarak hesapladığını ve TPAO’nun bunun tek başına altından kalkamayacağı için yabancı ortak arayışında olduğunu bildirmişti.

Bu kapsamda TPAO yönetiminin, doğalgazı üretmek için aralarında büyük firmaların da bulunduğu birçok yabancı şirket ile ön görüşme yaptığı ifade edilmişti.

 

Erdoğan’ın müjdelediği doğalgaz için ortak bulunamıyor

Okumaya devam et

Dünya

Cumhurbaşkanlığı yetkilisi: S-400’den geri adım atmak mümkün değil

İngiliz haber ajansı Reuters, üst düzey bir Türk yetkilinin S-400’ler konusunda, “Türkiye’nin ulusal güvenlik meselesiyle ilgili bir konuda geri adım atmak mümkün değil” dediğini aktardı.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Joe Biden 14 Haziran’da Brüksel’de görüşecek. Uluslar arası haber ajansı Reuters, görüşmeyle ilgili kapsamlı bir analiz yazdı. Ajans, “Görüşme ABD Başkanı’nın Türkiye’ye yönelik soğuk tavrı ve gerilimin gölgesinde yapılacak” yorumunu yaptı.

TRUMP GİBİ DEĞİL

Ajans, “Erdoğan ilk temas için Biden’ın göreve gelmesinden sonra 3 ay beklemek zorunda kalmıştı. Onda da Nisan ayında Biden, Erdoğan’ı arayarak Ermeni Soykırımı’nı tanıyacağını açıkladığı garip bir telefon görüşmesi yaşanmıştı. Koltuğu Biden’a bırakan Donald Trump ile yakın bir ilişki kuran Erdoğan, daha eleştirel ve mesafeli bir Beyaz Saray ile karşılaştı ve bu da rahatsızlığa sebep oldu” ifadesine yer verdi.

“GERİ ADIM ATMAK MÜMKÜN DEĞİL”

İki ülke arasında birçok konuda anlaşmazlık olduğuna dikkat çeken Reuters’a konuşan üst düzey bir Türk yetkili ise S-400’ler konusunda, “Türkiye’nin ulusal güvenlik meselesiyle ilgili bir konuda geri adım atmak mümkün değil” dedi.

“KOLAY BİR GÖRÜŞME OLMAYACAK”

Cumhurbaşkanlığında görevli başka üst düzey bir yetkili ise, “Biden ile güzel bir dönem neden NATO Zirvesi’nde başlamasın ki? Kolay bir görüşme mi olacak? Çok büyük bir ihtimalle hayır, fakat kimsede bu konuda umutsuz değil” dedi.

S-400’ler için yeni çözüm önerisi: NATO üssü seçeneği masada

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0