Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Cumhur İttifakı’nı üçüncü ortağı ‘yeraltı dünyasının çeteleri’

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AKP ve MHP’nin oluşturduğu Cumhur İttifakı’nın üçüncü ortağının ‘mafya’ olduğunu açıkladı. Bunun gerekçelerini de 9 maddede sıraladı.

BOLD – Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalar yaptı. CHP liderinin açıklamasından öne çıkan satır başları şunlar:

  • Mescid-i Aksa’da sabah namazından sonra Filistinlilere yapılan saldırı asla kabul edilemez. 300’e yakın insan hayatını kaybetti. İsrail’in yaptığı bir katliamdır.
  • Kapanma sonrasında aldıkları kararların bile ne kadar dengesiz olduğu ortaya çıktı. AVM’ler açık, çay bahçeleri kapalı. Allah bunlara akıl fikir versin.
  • Devlette liyakat sistemini yerle bir ettiler. Ekonomik ve siyasal bir buhranla vatandaş karşı karşıya iken saraydakiler keyif içinde yaşadı ve yaşıyor. Saray ile Türkiye arasında 180 derece fark var.
  • Bütün bunlar olurken şimdi kalkmışlar vatandaştan helallik istiyorlar. Nasıl bir helallik? Kör kuruşa muhtaç ettiğin esnaf sana helallik verecek mi? İşsiz bıraktığın milyonlarca genç sana helallik verecek mi? Yatağa aç giren aç çocukların anne ve babaları sana helallik verecek mi? Pazar artıklarından beslenen yüz binler sana helallik verecek mi? Dükkanı kapalı, aylardır kapalı, icra memuru kapıda bu adam sana helallik verecek mi?
  • Döviz yükseliyor kim bundan nemalanıyor? Beşli çete. Dolar arttıkça bunların keyfi yerinde. Öyle bir sözleşme yapmışlar ki sadece dolar artışından değil ABD’de enflasyon yükselirse onun da payını veriyorlar.
  • Beşli çeteden yakınırken şimdi karşımıza yeraltı dünyasının çeteleri çıkmaya başladı. Nasıl bir devlet yönetimidir bu devlet yönetimi? Bir ekonomik çeteler var, bir de yeraltı çeteleri var. Cumhur İttifakı’nın üçüncü ortağı ortaya çıktı. AK Parti, Millyetçi Hareket Partisi ve yeraltı dünyasının çeteleri.
  • Meşru bir partinin genel başkanı eğer bir yeraltı dünyasının liderini hapishanede ve hastanede ziyaret edip, onun için özel af çıkarılması için çalışırsa ve onun taleplerine iktidar partisi boyun eğip ‘tamam senin için af çıkarıyoruz’ derse, bu kişi üçüncü ortak olur mu, olmaz mı? Gücü nereden alıyor yeraltı çeteleri? Siyasi iktidardan alıyorlar.
MAFYA NASIL ÜÇÜNCÜ ORTAK OLDU
  • Diyecekler ki, “Nereden çıktı mafya, nasıl oldu da üçüncü ortak olur” anlatacağım:

1. Meşru bir partinin genel başkanı, yeraltı dünyasının liderini hapishane ve hastanede ziyaret edip, onun için özel af çıkarılması için çalışırsa, onun taleplerine iktidar partisi boyun eğerse ve hapishaneden çıkarırsa bu kişi üçüncü ortak olur mu olmaz mı? Güçlerini siyasi iktidardan alıyorlar.

2. 19 yıldır devleti yönetiyorlar. 19 yılın sonunda Türkiye’yi uyuşturucunun ve insan kaçakçılığının merkezi haline getirdiler. Bu hale gelmişse arkasında siyasi bir güç vardır. Üç örnek vereceğim:

– Kolombiya’dan Türkiye’ye gelen bir gemi var. 5 ton kokain yakalanıyor. Türkiye’de hangi adrese gelecekti bu? Bunu sormayan ortaktır, siyasi desteği vermiştir.

– Mersin Limanı’nda bir gemi yakalanıyor. 615 kilo kokain, duyan oldu mu? Hangi adrese gelecekti, sahibi kim?

– 25 Ağustos 2020’de Kocaeli’de 540 kilo kokain yakalandı. Kime gidiyordu bu? Niye üstü örtülüyor? Arkasında siyasiler olduğu için.

3. Yeraltı çetelerinin ardında siyasi destek olursa kimse bunlara dokunamaz. Yeraltı dünyasının aktörleri dünyanın gelirini elde ederler, beş kuruş vergi vermezler. Elde ettikleri gelirleri meşru bir ülkenin bankasına yatıramazlar. Bunlar paraları nerede tutuyorlar? Vergi cennetlerinde. Bunlar da ahlak, adalet var mı? Yok. Kim ortağı bunların? Mafya bunların ortağı.

4. Bir bakan getirdiler. Ticaret Bakanı, kocası ile bir şirket kurdu. Başladılar dezenfektan satmaya. Nüfus ticareti diyoruz biz buna. Suçtur bu. Kim dinleyecek bunu? Onlara göre koskoca bakan o da milleti soymuş ne olacak ki? Şimdi araştırma önergesi verdik bu bakan ile ilgili olarak. Adım gibi eminim, AK Parti ve MHP’li vekiller ‘gerek yoktur’ diyecektir. İnşallah yanılırım.

5. Nüfus ticareti kullanan, birisi de bakanlık yaptı. Çikolata kutuları içinde rüşvet aldı. Öbürü 1 milyon dolarlık rüşvet aldı. Bunları büyükelçi yaptılar. Akıl, mantık, adalet, inanç, iman, din nerede bunlar? Rüşvet alan birisini sen büyükelçi atıyorsun. Yeraltı dünyasından alıyor bu elçiyi? Sen büyükelçinin ne demek olduğunu biliyor musun? Arabasında Türk bayrağı taşıyacak, Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil edecek bu kişi? Mafya ile kol kola girerseniz bu tablo ortaya çıkar.

6. Bir ülkenin Hazine ve Maliye bakanını düşünün. Kanunlara aykırı olarak 128 milyar doları satıyor. Kime sattığını kimse bilmiyor. Mafyadan ne farkı var? Hesabını soran var mı? Yok. Soruyu soruyoruz, niye soruyorsunuz diyorlar. E vatandaşın hakkını kim savunacak? Biz savunacağız.

7. Mafyanın bir başka özelliği daha var. Devleti yönetenleri ele geçirmeye çalışır. Yeri gelir para verir, yeri gelir başka şeyler yapar. Zindaşti denilen birisi vardı. Uyuşturucu ticareti yapıyordu. Cumhurbaşkanının Başdanışmanı ile ilişkileri çok iyiydi. Hapse giren kişiyi telefon edip hapisten çıkardı. Niçin üçüncü ortak diyoruz? İşte bu yüzden. İktidar partisini ve onun küçük ortağını ne kadar finanse etti bilmiyoruz ama sözüm söz bunları ortaya çıkaracağız.

8. Hazine ve Maliye Bakanı istifa ederken önemli bir cümle kullandı. ‘At izi it izine karıştı’ dedi. ‘Kanunsuzluk o boyutlara ulaştı ki ben işin içinden çıkamıyorum’ demektir bu. Bu yeraltı dünyasının çeteleri ile birlikte hareket etmektir.

9. Devleti yönetenlerin adil olması lazım, kul hakkı yememesi lazım. Her kuruş verginin hesabını vermesi lazım. Ahlaklı olmaları lazım. Eğer devleti yöneten kişi mal varlığı dolayısıyla bir başka ülke tarafından tehdit ediliyor ve sesini çıkaramıyorsa o kişi yeraltı dünyasına teslim olan kişidir.

HANGİ SAVCI HAREKETE GEÇECEK
  • İçlerinde aklı başında insanlar da var. Cemil Çiçek gibi. ‘Bu iddiaların yüzde 1’i doğru olsa felakettir. Savcı harekete geçmelidir’ diyor. Hangi savcı harekete geçecek? Devletin düştüğü hale bakın. Sonunda İçişleri Bakanı, iddialar hakkında soruşturma açın talimatı verdi. Ne olacak ki? Bir gizlilik gelir.
  • Her alanı kirlettiler, devletin içinde ciddi bir çürüme var. ‘Mafya, yeraltı dünyası bizim ortağımız değil’ diyorlar. Sen bilmiyor musun Türkiye’de mafya liderleri bildiri yayınlıyorlar. Bildiride ‘Cumhur İttifakı’nı destekliyoruz’ diyor. Daha ne desin? ‘Hele Kılıçdaroğlu var ya, onun burnundan getireceğiz’ diye laflar ediyorlar. Sizin şahınız gelse benim sözümü kesemez.

Politika

Selin vurduğu Rize’de çay molası

Malatya’da eve ekmek götüremediğini söyleyen şoför esnafına ‘Al bu keyif çayını iç’ diyen Erdoğan, sel felaketinin vurduğu Rize’de vatandaşa yine çay fırlattı. Erdoğan’ı dinlemeye gelen kalabalığın isteksiz tavrı ise dikkatlerden kaçmadı.

BOLD – Partisinin geçen Ekim ayındaki Malatya İl Kongresine katılan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın konvoyu minibüs ve servis şoförleri tarafından durduruldu. Deprem ve pandemi sonrası işleri azalan esnaf Erdoğan’dan kredi müjdesi istedi.

AL KEYİF ÇAYI İÇ

Erdoğan “Eve ekmek götüremiyoruz” diyen şoför esnafına “Bu bana biraz abartılı geldi be” diyerek cevap verdi. Erdoğan daha sonra, yanında getirdiği şoförlere uzatarak “Al bu keyif çayını iç” dedi.

ERDOĞAN RİZE’DE DE ÇAY DAĞITTI

Erdoğan bugün de sekiz günde iki kere sel felaketi yaşanan, altı kişinin hayatını kaybettiği, iki kişinin de kaybolduğu Rize’ye gitti. Erdoğan’ın yaptığı ‘geçmiş olsun’ ziyaretinde çay dağıtmasına sosyal medyada tepki yağdı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba: “Bir Erdoğan klasiği! Rize’de sel yüzünden evi başına yıkılmış insanların başına çay fırlatıyor. Bu utanç görüntüleri sadece AKP Türkiyesi’nde olur.”

KEYİF ÇAYI MI?

CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun: “Sel afetinin yaralarını sarmak için Rize’ye gelen Sayın Erdoğan, yine yaraları sarmak adına Rizeli kardeşlerimize çay fırlatarak devletin tüm gücünü ziyadesiyle hissettirdi.(!) Yahu insaf! Vatandaşın evi, barkı, dükkanı sular altında kalmış. Ne çayı? Keyif çayı mı? Hem de Rize’de?”

SEL İÇİN GİTTİ ÇAY DAĞITTI

CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya: “Erdoğan sel felaketi için gittiği Rize’de miting yapıp, vatandaşa çay dağıttı. Çayın memleketinde, sel felaketine uğrayan vatandaşa miting yapıp, çay dağıtmak nedir?”

ŞAKA DEĞİL

CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız: “Sel olmuş; birçok ev zarar görmüş ve halk maddi açıdan çökmüş durumda ama hala çay dağıtıyor! Şaka değil, gerçek…”

AFETZEDELERİN KAFASINA ÇAY ATMAK

İyi Parti Yerel Yönetimler Başkanı Metin Ergun tepkisin şöyle dile getirdi: “’Afetzedelerin kafasına çay atmak’. Başka bir şey yazmaya gerek var mı?”

TEK EKSİKLERİ ÇAYDI ZATEN

İyi Partili Lütfü Türkkan ise “Rize’de evi sel altında kalan vatandaşın tek eksiği de çaydı zaten. Allah razı olsun” ifadelerini kullandı

KİTLE PEK SEVİNMEDİ

Erdoğan’ın çay dağıttığı sırada kalabalığın büyük çoğunluğunun isteksiz tavrı dikkatlerden kaçmadı. Görüntüleri paylaşan gazeteci Can Dündar da, “Kitleler çok sevinmiş gibi gelmedi bana” diyerek özetledi durumu.

AKP dış politikası: Türk gençleri Afganistan’a Afgan gençler Türkiye’ye

 

Okumaya devam et

Politika

Saray’dan fon açıklaması: Beşinci kola müsaade etmeyiz

Türkiye’de bazı medya kuruluşlarının ABD’den fon aldığı iddialarını yakından takip ettiklerini açıklayan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, “Beşinci kol faaliyetlerine müsaade etmeyiz” dedi.

BOLD – Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’dan bazı medya kuruluşlarına yabancı ülkelerden fon sağlandığına dair haberlere ilişkin açıklama yaptı. Altun, merkezi Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan bir vakfın Türkiye’de bazı medya kuruluşlarını fonladığına dair iddiaları yakından takip ettiklerini belirtti.

Türkiye Anayasası’nın haber alma ve verme özgürlüğünü güvence altına aldığını hatırlatan Altun, özgür basının, demokrasinin belkemiği olduğunu vurguladı. Medyanın, iç ve dış vesayet odakları tarafından ilgi duyulan bir alan olduğunu da bildiklerini aktaran Altun, şunları kaydetti:

  • Bazı yabancı liderlerin Türk siyasetini dizayn etme niyet ve gayretlerini açıkça ifade ettiği bir ortamda, hiçbir yabancı devlet ve kuruluşun medya sektörüne çeşitli fonlar sağlamasını söz konusu çıkar ve hedeflerden bağımsız yorumlayamayız.
  • Kimsenin şüphesi olmasın ki ne basın özgürlüğü ne de bir başka bahaneyle demokrasimizi kimsenin masasına meze yaptırmayız.
  • Yeni kisveler altında beşinci kol faaliyetlerine müsaade etmeyiz.
  • Yabancı devletlerin veya kuruluşların fonlarıyla ülkemizde faaliyet gösteren medya kuruluşlarına yönelik bir düzenleme ihtiyacı olduğu açıktır.
  • Bunun örneğini Amerika Birleşik Devletleri’nde görmemiz mümkündür.
  • Örneğin ABD’de yabancı devletler tarafından fonlanan medya kuruluşları, altı ayda bir ABD makamlarına çalışmaları hakkında detaylı bilgi vermek durumundadır.
  • Türkiye’de de benzer statüde faaliyet gösteren, doğrudan yabancı devletler tarafından fonlanan çeşitli medya kuruluşları bulunmaktadır.
  • Bunlarla ilgili kamu düzeninin korunması ve halkımızın doğru haber hakkının teminat altına alınması amacıyla, ihtiyacımız olan düzenlemeleri en kısa sürede tamamlayacağız.

Okumaya devam et

Politika

Erdoğan’a hakaret davaları katlandı: 3 yılda 29 bin kişiye dava

Başkanlık sistemine geçilmesiyle Cumhurbaşkanı’na hakaret davalarındaki artış dikkat çekti. 2018, 2019 ve 2020 yıllarında 29 bin 089 kişiye AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a hakaret iddiası ile dava açıldı.  Yargılananların 290’ı ise 18 yaşın altında bulunuyor.

BOLD – Adalet Bakanlığının 2020 yılı Adli İstatistikleri, Cumhurbaşkanına hakaret suçlarındaki artışı gösterdi. Başkanlık sistemine geçişin yapıldığı 2018 yılında 6 bin 326 dava açılırken bu sayı 2019 sonunda 13 bin 990’a yükseldi. 2020’de 8 bin 695 dava açıldı.

Sözcü’nün haberine göre AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a hakaret iddiası ile son 3 yılda, 29 bin 089 kişiye dava açıldı.Adalet Bakanlığı’nın 2020 yılına ilişkin Adli İstatistikleri’ne göre, 2020’de Cumhurbaşkanına hakaret suçlaması ile 152’si yabancı uyruklu 9 bin 773 kişi hakim karşısına çıktı. Bu kişilerden 84’ü 12-15, 206’sı da 15-18 yaş grubunda olmak üzere 290’ı çocuklardan oluşuyor. 18 yaş üzerinde ise 8 bin 235’i erkek, bin 96’sı kadın olmak üzere 9 bin 331 kişi yargılandı.

Dava açılanların 3 bin 655’i mahkumiyetle cezalandırılırken bin 519 kişi beraat etti. 3 bin 736 kişi hakkında ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi. Bin 13 kişi hakkında yetkisizlik, görevsizlik, 706 kişi hakkında ise davanın düşmesi, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi kararları verildi.

HER 3 DAVADAN BİRİNDE MAHKUMİYET

Açılan davaların yüzde 34.4’ü mahkumiyet, yüzde 35.1’i hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile sonuçlandı. Beraat edenlerin oranı 14.3’te kaldı. Başkanlık sistemine geçilen 2018 yılında 6 bin 326 dava açılırken bu sayı 2019 sonunda 13 bin 990’a yükseldi. 2020’de 8 bin 695 dava açıldı.

Erdoğan’ın Gülenistlere yaptığının Cumhuriyet tarihinde eşi yok

Okumaya devam et

Popular

Shares