Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Soma Davası: Tekmeyi madencinin yediği bir adaletsizlik hikayesi

Manisa’nın Soma ilçesinde 301 madencinin hayatını kaybettiği katliamın üzerinden 7 yıl geçti ancak sorumlular hala hesap vermedi. Tayyip Erdoğan’ın olayın ardından “Bunun yapısında, fıtratında var” sözleri hafızalara kazındı. 7 yıldır faillerin cezalandırılamadığı davaya yerel mahkemeden Yargıtay safhasına kadar birçok müdahale oldu. Hiçbir bürokrat ya da siyasetçiden hesap sorulmadı.

BOLD ANALİZ

Manisa’daki Soma Kömür İşletmeleri’nde 13 Mayıs 2014’te meydana gelen facia Türkiye tarihinin ‘en fazla can kaybıyla sonuçlanan maden kazası’ olarak kayıtlara geçti. Kazada 301 madencinin cansız bedenine ulaşıldı. Olayda 162 kişi de yaralandı.

Olayın ardından Soma’ya giden dönemin Başbakanı Erdoğan, “Bunlar olağan şeylerdir. Literatürde iş kazası denilen bir olay vardır. Bunun yapısında, fıtratında bunlar var. Hiç kaza olmayacak diye bir şey yok. Tabii işin boyutunun bu kadar fazla olması bizi derinden yaralamıştır” dedi. Erdoğan’ın sözleri tepki çekerken, aynı gün Soma’da protesto eylemleri yaşandı. Protestolara güvenlik güçleri sert şekilde müdahale ederken, Başbakanlık Özel Kalem Müdür Yardımcısı Yusuf Yerkel de yerdeki bir maden işçisini tekmeledi. Tekmeleme olayı günlerce gündemden düşmedi. Yusuf Yerkel’in Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi doktoru Servan Gökhan’dan tekme attığı ayağı için 7 günlük iş göremezlik raporu aldığı ortaya çıktı. Yerkel’in ceza almadığı olayda tekme atılan Erdal Kocabıyık adlı madenci işten çıkarıldı. Kocabıyık’a başbakanlık aracını tekmelediği iddiasıyla 548 lira para cezası verildi.

Başbakanlık Müşaviri Yusuf Yerkel, madenci tekmelerken… (Fotoğraf: Mehmet İnmez)

BAKANLIK OLAYDAN 2 AY ÖNCE OLUMLU RAPOR VERDİ

Maden kazasının meydana geldiği maden sahasını işleten Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’nin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından, 2012 ve 2013 yıllarında ikişer kez, 2014 yılında ise 13, 14, 17 ve 18 Mart’ta teftiş edildiği, iş sağlığı ve güvenliği açısından mevzuata aykırı bir durum bulunmadığı yönünde rapor düzenlendiği ortaya çıktı..

ALP GÜRKAN’A TAKİPSİZLİK

Maden kazasının ardından 19 Mayıs 2014’te Soma Holding Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan dahil 25 kişi gözaltına alındı. Gürkan’ın yanısıra genel müdür Ramazan Doğru, işletme müdürü Akın Çelik, maden mühendisleri Yalçın Erdoğan, Ertan Ersoy, vardiya amirleri Yasin Kurnaz, İsmail Adalı ve Hilmi Kazık tutuklandı. Eylül 2014’te Soma Holding’in kurucusu Alp Gürkan, şirket yöneticileri Haluk Sevinç ve Hayri Kebapçılar hakkında faciada sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verildi.

SORUŞTURMA İZNİ YOK

Faciadan iki ay önce iş sağlığı ve güvenliği açısından inceleme yapıp olumlu rapor veren müfettişler Emin Gümüş ve Ersin Bulut dahil 12 müfettiş ve İş Sağlığı ve Güvenliği Müdürü Kasım Özer hakkında soruşturma izni verilmedi.
Kasım 2014’te 301 kişinin ölümüyle ilgili dava açıldı. Tutuklu yargılanan yönetim kurulu başkanı Can Gürkan, genel müdür Ramazan Doğru, teknik nezaretçi Ertan Ersoy, işletme müdürü Akın Çelik, üretim müdürü İsmail Adalı, iş güvenliğinden sorumlu vardiya amirleri Mehmet Ali Günay Çelik, Yasin Kurnaz ve Hilmi Kazık hakkında ‘olası kastla öldürme’ suçundan 301 kez 20 ila 25 yıl, ‘neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama’ suçundan da 161 kez iki ila altı yıl; tutuksuz 37 sanık hakkında, ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birlikte birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma‘ suçlamasıyla iki yıldan 15 yıla kadar değişen hapis cezaları talep edildi.

Can Gürkan.

CAN GÜRKAN: EN ÇOK BİZ MAĞDUR OLDUK

Yargılama 13 Nisan 2015’te başladı. Duruşmalarda Can Gürkan’ın “En çok biz mağdur olduk” sözü madencilerin ailesinin tepkisini çekti. Gürkan, 9 Ağustos 2016’daki duruşmada da, “Ülkemiz PKK, DHKP-C, FETÖ saldırısı altındadır. Bu örgütler Soma’yı da yapmışlardır” ifadesini kullandı. Madenci ailelerinin avukatlığını yapan eski Çağdaş Hukukçular Derneği Başkanı Selçuk Kozağaçlı dahil bazı avukatları, mesleki faaliyetlerinden dolayı tutuklandı. Kozağaçlı’nın tutuklanmasına gerekçe yapılan dosyalardan biri de Soma davasıydı.

Soma’da 301 madenci hayatını kaybetti.

301 MADENCİNİN ÖLÜMÜ İÇİN 15 YIL VERİLDİ

11 Temmuz 2018’de mahkeme kararını açıkladı. ‘Bilinçsiz taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan Patron Can Gürkan’a 15 yıl, genel müdür Ramazan Doğru ve işletme müdür yardımcısı İsmail Adalı’ya 22 yıl 6’şar ay, işletme müdürü Akın Çelik’e ve maden mühendisi Ertan Ersoy’a 18 yıl 9’ar ay hapis cezası verildi. Can Gürkan’ın babası Alp Gürkan dahil 37 kişi ise beraat etti. Karar, istinaf mahkemesi tarafından onandı. Can Gürkan, 19 Nisan 2019’da tahliye edildi. Dava dosyası da Yargıtay’a taşındı.

YARGITAY’DA ÜYELER DEĞİŞTİ İTİRAZLA CAN GÜRKAN KURTARILDI

2 Ekim 2020’de Yargıtay 12’nci Ceza Dairesi sanıklara verilen cezayı az bularak mahkumiyet kararını bozdu. Can Gürkan dahil dört sanığa iddianamede talep edildiği gibi ‘olası kastla’ 301 kez öldürme ve 162 kez yaralama suçundan ceza verilmesi istendi. Ancak Yargıtay’ın kararına Yargıtay Başsavcılığı karar düzeltme talebinde bulundu. 12’inci Ceza Dairesi’nin beş üyesinden üçü değiştirildi. Başkan Ahmet Er ve üye hâkim Nadir Güngündeş koltuğunu korurken sanıklara daha ağır hapis cezası verilmesi isteyen üç üyenin dairesi değiştirildi. Daireden gönderilen üyelerin yerine eski adalet bakanlığı müsteşarı Kenan İpek, eski HSK genel sekreteri Fuzuli Aydoğdu ve eski Ceza ve Tevkifevleri genel müdürü Mustafa Yapıcı getirildi. Üye değişikliğinin ardından Yargıtay savcılarının yaptığı itiraz, 12’inci Ceza Dairesi tarafından oy çokluğuyla kabul edildi. Can Gürkan dahil dört sanığın ‘bilinçli taksirle ölüme sebep olma’ suçundan cezalandırılmasına karar verildi. Böylece, Can Gürkan’a en fazla 22 yıl hapis cezası verilmesine imkan verildi.

DOSYADA TUTUKLU YOK

CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özel, Yargıtay kararında imzası bulunan üç üyenin Soma A.Ş.’nin İstinye Park’taki gökdelenine girip çıktığını kamera kayıtlarından durumun anlaşılacağını açıkladı. Yargıtay’ın kararının ardından Genel Müdür Ramazan Doğru, İşletme Müdürü Akın Çelik, yardımcısı İsmail Adalı da savcılık kararıyla Şubat 2021’de tahliye edildi. Davada tutuklu sanık kalmadı. Yargıtay kararından sonraki ilk duruşmaya Can Gürkan, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Mahkeme, Can Gürkan dışındaki sanıkların duruşmaya katılma zorunluluğunu da kaldırdı.

Anne ve babasını trafik kazasında kaybeden tutuklu harbiyeliye cenaze izni verilmedi

Analiz

Saadet, Erdoğan’da olmayan vasıfları sıralayıp, AKP ile ittifaka kapıları kapattı

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, cumhurbaşkanı adayında aradıkları “olmazsa olmaz” ölçüleri sıraladı. Karamollaoğlu’nun açıkladığı ölçütlerin Saadet’le ittifak arayışlarını sürdüren AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’da olmaması dikkat çekti.

BOLD – Saadet Partisi ile ittifak arayışlarını partinin Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk ile yürüten AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’ndan üstü kapalı “hayır” cevabı geldi. Karamollaoğlu’nun cumhurbaşkanı adayında olmasını istedikleri sıfatların Erdoğan’da olmaması dikkat çekti.

ASİLTÜRK’LE GÖRÜŞMELER SIKLAŞTI

Saadet Partisi’nin son seçimde aldığı yüzde 2,8’lik oy oranını kendine katmak için Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Asiltürk’ü evinde ziyaret edip, Sarayı’ında ağırlayan Erdoğan, Asiltürk’ün yakınlarına ihale ve kamu kurumlarında makam vermeye devam ediyor. Son olarak 19-20 Temmuz günlerinde Kıbrıs Harekatı’nın yıldönümünde Ada’ya yapılan çıkarmada Asiltürk’ün Erdoğan’ın uçağında olması dikkat çekti.

GÜZEL AHLAKLI, ADİL, ŞEFFAF, GÜVENİLİR OLMALI

Saray’ın Milli Görüş hamlesine Saadet Partisi’nden üstü kapalı yanıt geldi. Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, TV5’te katıldığı programda cumhurbaşkanı adayında aradıkları olmazsa olmaz ölçüleri sıraladı. Cumhurbaşkanı adayının adil, şeffaf, güvenilir ve denetlenebilir olması gerektiğini ifade eden Karamollaoğlu, “Adalet olmazsa olmaz… Onun için şeffaflık, onun için denetlenebilirlik, onun için güzel ahlâk… Güzel ahlâk, başka bir şey. Güzel ahlâk, senin gibi inanmayan, senin gibi düşünmeyen, senin gibi yaşamayan insanların hakkını da savunabilmekle başlar” dedi. Karamollaoğlu’nun sıraladığı ölçütlerin Erdoğan’da olmaması dikkat çekti.

“TOPLUMA İHANET ETMİŞ Mİ ETMEMİŞ Mİ, BUNLARA BAKACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı adayı ararken bu kıstaslarda aramak mecburiyetinde olduklarının altını çizen Karamollaoğlu, “Onu nasıl bulacağız? Elbette bu şahsın bugüne kadarki hayatına bakacağız. Böyle mi davranmış hayatında? İster siyasetin içinde olsun ister siyasetin dışında olsun. Ticarette kimseyi dolandırmış mı? Bir yerde sözüne sadık kalmamış mı? Kendi temsil ettiği topluma bir yerde ihanet etmiş mi, etmemiş mi? Bunlara bakacağız. ‘Nefsine hakim olacak.’ Yani ‘Her şeyi ben bilirim.’ demeyecek” dedi.

 

38 gazeteci 24 Temmuz Basın Bayramına cezaevinde girdi

Okumaya devam et

Analiz

‘Koşan terleyen Cumhurbaşkanı’ sözü verdi uyuklayan Erdoğan oldu

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, KKTC’de partililerle bayramlaşma videosunda yorgunluktan metni okuyamadı. Göz kapakları sık sık kapanan Erdoğan’ın bu görüntüsü 7 yıl önceki “Protokol Cumhurbaşkanı olmayacağım koşan terleyen bir Cumhurbaşkanı olacağım” sözlerini akıllara getirdi. Türk tipi başkanlık yetkileri 3 yılda Erdoğan’ı çökertti.

BOLD ANALİZ – Erdoğan’ın Anadolu Ajansı kameralarına yaptığı bayramlaşma konuşmasında uyuklaması gündemden düşmüyor.

Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan, Erdoğan’ın uyuklamasını yoğun programına bağladı. Hakan, “Şu programın binde birini ben icra etmeye kalksam ayakta uyurum. Sadece Kıbrıs dönüşü en az bir hafta dinlenmek isterim. Hiçbir kuvvet beni Rize’ye götüremez. Diyelim gittim. Rize dönüşü kendime gelmem en az 10 gün alır” diye yazdı.

CAN DÜNDAR’DAN BÜLENT ECEVİT HATIRLATMASI

Gazeteci Can Dündar ise olayı başka bir pencereden değerlendirdi. Erdoğan’ın 2002 yılında dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’e yönelik sözlerini hatırlatan Dündar, “Kul kınadığını tatmadan ölmez” Hadis-i Şerifini paylaştı. Dündar, Erdoğan’ın uyukladığı fotoğrafları yine Erdoğan’ın “Başbakan Bülent Ecevit’in ciddi şekilde rahatsız olduğu açıkça anlaşılıyor. Bu görevi yerine getiremez. Ecevit istifa etmelidir” sözleriyle paylaştı.

KOŞAN VE TERLEYEN CUMHURBAŞKANI VAADİ

Uyuklama görüntüsü AKP seçmenini endişelendirirken, Erdoğan’ın 2014 yılındaki en büyük vaadi akıllara geldi. Dönemin Başbakanı Erdoğan. 7 Nisan 2014 tarihinde medya kuruluşlarının genel yayın yönetmenlerine röportaj vermişti. Erdoğan 24 gazeteci üzerinden seçmenlere, “Bu seçimden sonra sorumluluklar daha da farklı olacak. Protokol cumhurbaşkanı değil, terleyen, koşan, koşturan cumhurbaşkanı olacağım” mesajı ulaştırmıştı. Erdoğan, bu sözünü hem Başbakan, hem AKP Genel Başkanı hem Cumhurbaşkanı adayı olarak seçim meydanlarında tekrarlamıştı.

TÜM YETKİLERİN TEK ELDE OLMASI ERDOĞAN’I YORDU

Çemişkezek Mal Müdürü’nden Milli İstihbarat Teşkilat Başkanı’na, taşeron bir işçinin devlete işe alınmasından 81 ilin vali ve kaymakamının atanmasına kadar her şeyden tek başına sorumlu olan Erdoğan’ı yetkileri yordu. Türk tipi başkanlık sistemiyle yasama, yürütme, yargı ve ordunun başı olan Erdoğan, iddialı olduğu promterden konuşma işini bile eskisi kadar rahat yapamıyor.

Göz yuman AKP’li belediyeler, suçlanan halk

Okumaya devam et

Analiz

Göz yuman AKP’li belediyeler, suçlanan halk

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, memleketi Rize’de her yıl yaşanan ve bu yıl da meydana gelen sel ve heyelanla ilgili yine halkı suçladı. Geçen hafta halkın ağaçları kesip çay diktiği için sel meydana geldiğini belirten Erdoğan, dün de felaketin nedeni olarak yamaçlara yapılan 5-10 katlı binaları gösterdi. Felaketin habercisi binaların ruhsatını AKP’li belediye, HES’lerin inşaatına ise hükumet izin veriyor.

BOLD ANALİZ – Karadeniz’de her yıl tekrarlanan heyelan ve sel felaketleri bu yıl da meydana geldi. Dere yataklarına yapılan HES’ler, binalar ve maden aramaları için kesilen ağaçlar felaketin boyutunu büyütüyor.

5-10 KAT BİNA YAPMAYIN

Memleketi Güneysu’daki sel felaketi için bölgeye giden AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, yine halkı suçladı. AKP’nin iktidara geldiği günden beri yüksek oylarla seçilen AKP’li belediye başkanlarınca yönetilen Güneysu ve bölge belediyelerinin sorumluluğunu görmezden gelen Erdoğan, Rizelilerden yamaçlara yüksek katlı binalar yapılmamasını isteyerek, “Ne olur şu yamaçlarda 5 kat, 10 kat bina yapmayın” dedi.

AĞAÇLAR KESİLDİ ÇAYLIK YAPILDI

Geçen hafta da Rize’deki sel felaketi ile ilgili yine açıklama yapan Erdoğan, bölgede kazılmadık vadi bırakmayan Cengiz Holding yerine çay üreticilerini suçladı. Felaketin sebebi olarak bölge halkının ağaçları kesip çay dikmeleri olarak gösteren Erdoğan, “Dikey köklü ağaçlarımız vardı, onlar kalmadı çünkü onların yerine çaylıklar yapıldı. Dayılarımın yerleri olmak üzere tüm bunlar kaydılar, ciddi manada zararlar söz konusu” dedi.

TRABZON’DA DEREYE OTOGAR YAPILACAK

Erdoğan, dere içlerine yapılan yapılarla ilgili vatandaşları suçlasa da AKP’li belediyeler de dere içlerine tesis yapmaya devam ediyor. Son 90 yılda yaşanan sel ve heyelanlardan 360 kişinin öldüğü Trabzon’da AKP’li Büyükşehir Belediyesi dere yatağına otogar yapacak. AKP’li Trabzon Büyükşehir Belediyesi, Ortahisar ilçesinde, Değirmendere’nin de bulunduğu 30 bin 144 metrekarelik arsa üzerine yeni bir otogar yapılacağını açıkladı.

EYÜPSULTAN BELEDİYESİ DE CAMİ YAPIYOR

AKP’li İstanbul Eyüpsultan Belediyesi, Göktürk Mahallesi’nde, yeşil alan olarak bırakılan dere yatağındaki 2 dönümlük araziye kültür tesisi ve cami yapıyor. İSKİ, bölgenin dere yatağında olduğunu, taşkın tehlikesi bulunduğunu belirledi ve buraya hiçbir biçimde inşaat yapılmamasını istedi. Ancak AKP’li Eyüp Sultan Belediyesi, bu alanda kültürel tesis ve cami yapımını sürdürüyor.

 

Savcı hakimi böyle tehdit etti: İki saat sonra seni ByLock’çu yaparım

 

Okumaya devam et

Popular

Shares