Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Türkiye’nin Z raporu

Sedat Peker’in İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Saray’a kadar uzanan suç iddialarının üzerinden aylar geçti. Uluslararası suçları da ortaya döken Peker’in iddiaları dünya medyasının da gündeminde. Fakat iddialara konu olanlara hiçbir şey olmadı. Gazeteci ve bürokratlar işinin başında, Soylu hala bakan, Toklu hala hakim. Hürriyet, Kanal D ve CNN Türk için Ziraat’tan aldığı kredileri ödemediği ortaya çıkan Demirören hakkında herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığı ise belli değil.

BOLD – Sedat Peker, 2 aydır Youtube kanalı ve sosyal medya hesaplarından, çeşitli siyasetçi, bakan, iş insanı, eski güvenlik görevlileri, bürokratlar, yargı mensupları ve gazetecilerle ilgili iddialarda bulunuyor.

Muhalefet partilerinden bu iddiaların araştırılması ve savcılığın harekete geçmesi çağrıları gelirken Özellikle Erdoğan, Peker’in suç örgütü lideri olmasına ve yurt dışında olmasına vurgu yaparak bu iddiaların ciddiye alınmaması gerektiğini söylüyor.

Erdoğan’ın grup toplantısında Sedat Peker’i ciddiye almadıklarını söylese de Peker’in açıkladığı isimlerin panik hali basına yansıyor. İddialara karşı iktidar partisi üyesi siyasiler de dahil muhataplarından haftalardır arka arkaya açıklamalar geliyor.

İddialarla ilgili 5 saat canlı yayın yapan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 17 Mayıs’ta da Peker hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına ‘hakaret’ ve ‘iftira’ gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.

Sedat Peker, Soylu’yu Fetö yaftasıyla iş insanlarının malına çökme, uyuşturucu ticareti yapmakla suçladı. Soylu suç duyurusunda iddialar ile ilgili araştırma yapılmasını talep etti.

PEKER’E KORUMA

Sedat Peker’e koruma verilmesi skandalına da dönemin Emniyet Genel Müdürü, bugün AKP milletvekili olan Selami Altınok ile bugün Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Çalışkan’ın adı karıştı.

10 BİN DOLAR ALAN SİYASİ

Sedat Peker’in videoları yayımlamaya başlamasının ardından en çok tartışılan konulardan biri de, kendisinden bir siyasetçinin her ay 10 bin dolar aldığına yönelik iddialar oldu. Bu iddiayı Peker değil, Süleyman Soylu dile getirdi.

Metin Külünk

Sedat Peker ise, “Ama öyle her ay giden 10 bin yok, seçim zamanı geldiğinde arabasına para bırakırdım. Daha çoğunu verdim. 10 bin değil, 150 bin değil daha fazlasını verdim” diye açıklama yaptı. AKP’li siyasetçinin Metin Külünk olduğu iddia edildi.  Külünk’ten konuya dair açıklama gelmedi.

ZİRAAT’IN ÖDENMEYEN KREDİSİ

Peker, Hürriyet ve CNN Türk’ü satın alan Yıldırım Demirören’in Ziraat Bankasından kullandığı 750 milyon dolarlık krediyi de ödemediğini ortaya döktü.

Peker’in açıklamaları, gazeteci olarak çalışan ve Soylu’ya yakın iki ismi de etkiledi. Önce Peker, bazı gazetecilerin Soylu ile arasında arabuluculuk yaptığını söyledi. Sonra bu isimlerin Hadi ve Süleyman Özışık kardeşler olduğu bazı haberlere yansıdı. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de aynı iddiaları dile getirdi ancak Hadi Özışık haberleri yalanladı.

Ancak Özışık, Peker’in kendisiyle yaptığı görüntülü telefon konuşmasını kaydettiğini bilmiyordu. Peker, bu görüşmeyi yayımladıktan sonra Soylu, Hadi ve Süleyman Özışık’la ilgili suç duyurusunda bulundu. Bir gün sonra polis, Özışık kardeşlerin evlerinde ve işyerlerinde arama yaptı.

VEYİS ATEŞ VE PARAMOUNT OTEL

Soylu’nun hakkındaki iddialara yanıt için çıktığı Habertürk’teki yayınında moderatör olan Veyis Ateş’in İsmail Saymaz ve Merdan Yanardağ’ı manipüle ettiğini iddia eden Sedat Peker, Ateş’in ipini çekti.

Sezgin Baran Korkmaz’ın Soylu’nun uyarısıyla yurt dışına çıktığını iddia eden Peker, Korkmaz’ın ultra lüks Paramount adlı otelinde birçok hakim, savcı, emniyet müdür ve gazetecinin kaldığını öne sürdü. Veyis Ateş’in de ismini verdi. Korkmaz, Veyis Ateş’in kendisinden 10 milyon euro istediği ses kaydını paylaştı.

Bu videodan sonra Veyis Ateş, Habertürk’teki haber bültenlerini sunmadı, Ateş’in yıllık izinde olduğu duyuruldu. Daha sonra Ateş’in yüklü tazminatla iş akdine son verildiği öğrenildi.

BELEŞÇİ HAKİM

Peker, Baran Korkmaz’ın otelinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Esat Toklu’nun da kaldığını ve son yıllarda “zenginleştiğini” iddia etti.

Toklu, Hakimler ve Savcılar Kurulu’na (HSK) bir dilekçe de vererek kendisi hakkındaki iddiaların incelenmesini istedi. Bunun üzerine inceleme başlatıldı. Görev yeri değiştirilen Toklu, hakimliğe devam ediyor.

UYUŞTURUCU ROTASI VE YILDIRIMLAR

Peker’in eski Başbakan Binali Yıldırım’ın oğlu Erkam Yıldırım’ın Venezuela’ya giderek ‘uyuşturucu trafiği için yeni rota aradığı iddiasını ortaya attığı gün, Binali Yıldırım, oğlunun TBMM Venezuela Dostluk Grubu’yla birlikte ülkeye gittiğini ve yanında Kovid-19 salgınında yardım amacıyla test kiti ve maske götürdüğünü söyledi.

İddia gündem olmaya devam edince Binali Yıldırım, “oğlunun iş imkanı olup olmadığını görmeye gittiğini” giderken de yanında bu malzemeleri götürdüğünü söyledi.

Binali Yıldırım’a yakın isimlerden AKP milletvekili Serkan Bayram, o güne ait gümrük kayıtlarında test kiti ve maske bulunmadığının haberleştirilmesinin ardından bir basın toplantısı düzenleyerek “Bir uçağın alabileceği yük kapasitesi bellidir. Yanında giderken hediyelik eşyalar vardır.1-2 koli maske, kit, hediyelik eşyalar, yanında giden gıda ihtiyaçları noktasında Türk Büyükelçiliğimizin çalışanları vardır. Türk vatandaşlarıyla bir araya geldik. Buradan kimseye ekmek çıkmaz” dedi.

SURİYE’YE GİDEN SİLAHLAR

Sedat Peker, Suriye’deki Türkmenlere gönderdiği yardımların içine SADAT’ın kurucusu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eski danışmanı Adnan Tanrıverdi’nin silah yüklediği; Cumhurbaşkanı Danışmanı Metin Kıratlı’nın da buna dahil olduğu anlattı. Peker’in bu ifşası MİT Tırları iddialarını da doğrulamış oldu.

KİMSEYE BİRŞEY OLMADI

Mehmet Ağar ve Korkut Eken’in 90’lı yıllarda işledikleri suçlarla başlayan Sedat Peker’in ifşaları, İçişleri Bakanı Soylu, AKP’li milletvekilleri Tolga Ağar ve Metin Külünk, gazeteciler, yargı mensupları ve iş insanları, eski başbakan ve çocuklarıyla Saray’a kadar uzandı. Günün sonunda, Soylu hala bakan, milletvekilleri görevlerinin başında, Demirören gazete ve televizyonların sahibi, hakim Toklu hakim, gazeteciler ise gazeteci. Kara para otobanına dönen Paramount Otel’de bedava tatil yapan Savunma Sanayi Başkanı İsmail Demir de görevine devam ediyor.

Son Paramount beleşçisi

Analiz

Tayyip Erdoğan ve Hulusi Akar’a YAŞ öncesi havada mesaj

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2013’ten bu yana birlikte yürüdüğü Ulusalcılar ile yol ayrımına geldi. Erdoğan’ın Yüksek Askeri Şura’da 2 bine yakın Ulusalcı askeri ordudan atması bekleniyor. Bu kararın alınacağı YAŞ’a günler kala Erdoğan ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’a havada mesaj veriliyor.

BOLD ANALİZ – Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararları gelecek hafta başında açıklanacak. Geçen yıl 45 dakika süren ve en hızlı YAŞ olarak tarihe geçen toplantı gibi bu yıl da kararların kısa süren bir toplantının ardından açıklanacağı bekleniyor. YAŞ’ta Kara Kuvvetleri Komutanı Ümit Dündar’ın emekli edilmesi, ayrıca 2 bine yakın ulusalcı rütbeli askerin de ordudan ihraç edilmesi planlanıyor.

ACİL İNİŞ YAPTILAR

Ulusalcı ekibin tasfiye edileceği YAŞ’a günler kala önce AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın sonra da Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın bindikleri hava taşıtları acil iniş yapmak zorunda kaldı. Bu durum akıllara “bir mesaj mı verilmek istendi” sorularını getirdi. Geçen hafta Erdoğan’ın helikopteri hava muhalefeti nedeniyle Rize’ye zorunlu iniş yaptı. Dün de Antep’ten havalanan Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın bulunduğu uçak Adana 10. Tanker Üs Komutanlığına inmek zorunda kaldı.

4 YILDA İKİ GENERAL KAZADA ŞEHİT OLDU

Geçen Mart ayında Bingöl’den Tatvan’a gitmek üzere havalandıktan sonra kaza kırıma uğrayıp Bitlis’te düşen helikopterde bulunan 8. Kolordu Komutanı Korgeneral Osman Erbaş şehit oldu. Yine 31 Mayıs 2017 tarihinde Şırnak’ın Uludere ilçesi Şenoba beldesinden kalkan, içinde Tümgeneral Aydoğan Aydın ve 2 albayın da bulunduğu helikopter kalkıştan 3 dakika sonra yüksek gerilim hattına takılarak kaza kırıma uğradı. Kazada Aydın’la birlikte 13 asker şehit oldu.

“Susma anlat KHK’lı”

Okumaya devam et

Analiz

AB’nin Afgan mülteciler planı hazır, AKP ise muhalefet ile Suriyeli kavgasında: Gitseler ekonomi çöker

Avrupalı liderler Taliban’dan kaçan Afganların komşu ülkelerde kalmaları gerektiğini vurgularken, AB’nin de Afganistan’a komşu ülkeler için yeni bir mali yardım paketi hazırladığı duyuruldu. Afganların en çok yöneldikleri ülkelerin başında gelen Türkiye’ye mülteci akını sürerken, sessizliğini koruyan AKP muhalefetle Suriyeli mültecilerin geleceğini tartışıyor.

BOLD – Taliban’ın Afganistan’daki ilerleyişi sonrası her gün binlerce Afgan genç Avrupa’ya gidebilmek için Türkiye’ye giriş yapıyor.

Afgan gençler Avrupa’ya gitmek istese de Avrupalı liderlerin bu mülteciler konusunda planı farklı. Bir çok Avrupalı lider konu ile ilgili uluslararası basına peş peşe açıklamalar yapıyor.

Almanya Başbakanı Merkel de Afgan mülteciler için Türkiye’yi adres gösterdi. Merkel, “Türkiye sığınmacılarla ilgilenmek konusunda sıra dışı bir iş yapıyor. Bu anlaşmanın devam etmesini istiyorum, insanlar için en iyisi bu” dedi.

Bugün de Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz, Afgan sığınmacılar için Almanya, Avusturya ya da İsveç’tense Türkiye’nin sığınmak açısından daha doğru yer olduğunu söyledi.

Reuters haber ajansı, geçen hafta AB’nin göç akınını sınırlandırabilmek üzere Afganistan ve Afganistan’a komşu ülkeler için yeni bir mali yardım paketi planladığını bildirdi.

AKP VE CHP’NİN SURİYELİ TARTIŞMASI

Geçtiğimiz günlerde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “İktidara geldiğimizde Suriyelileri kendi ülkelerine göndermek istiyoruz” dedi.

Euronews’e konuşan AKP Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay da Kılıçdaroğlu’na cevap verdi. Kılıçdaroğlu’nun sözleri için “Pratik olarak bu mümkün değil” diyen Akay, “Ülkenize sığınmış, belli koşullarda göçmen ve mülteci statüsü elde etmiş olan insanları apar topar, paldır küldür dışarı atmak veya göndermek diye bir durum zaten söz konusu olamaz. Bunu yapamayacağını biliyor Kılıçdaroğlu. Belki de bilmiyordur, danışmanları kendisine söylemiyordur. Neden yapamaz? Bu sadece mültecileri sevip sevmemek ile alakalı değil sadece. Netice itibariyle ülkeye sığınan Suriyeli mülteciler belli bir hukuki statü elde etmiş oluyorlar. Uluslararası göçmen hukukuna göre bu insanlar gerekçesiz bir biçimde herhangi bir suç işlememişlerse gönderemezsiniz” dedi.

EKONOMİ ÇÖKER

“Türkiye’nin Suriyeli mültecilerle yaşamak zorunda. Bu bir kader biraz da… Bundan kaçamadığımız gibi, bu bir imtihan. Bizim onları nasıl yönettiğimize bakmamız gerekiyor. Bir açıdan baktığımızda da göç bir toplumu dirilten bir şeydir. Canlandıran bir etki de yapar. Bakın Türklerin Alman ekonomisine yaptığı katkıdan bahsediliyor. Bu yönde çalışmalar var. Beyin niteliğinde Türkler yetişiyor orada. Belki Suriyelilerin de ilk gelenleri sanayi, inşaat alanında çalışanlar olarak kalacaklar ama Suriyelilerin Türkiye’ye yaptığı katkı ile Türkiye Arap dünyası ile arasında çok ciddi bir köprü oluşturacak. Çok önemli bazı yerlerden Suriyelileri bir çekin, Suriyeliler bir gitsin ülke ekonomisi çöker” diye konuştu.

AB, Türkiye’ye Afgan mülteciler için ‘yeni yardım paketi’ sözünden çark etti

Okumaya devam et

Analiz

Odatv fitili ateşledi: AKP’nin adım adım sansür planı

Muhaliflere yönelik saldırı, ölü tehdidi ve ardından gelen hapis cezası öngören kanun teklifi, hükumetin yeni bir sansür çalışması içerisinde olduğu görüşünü güçlendirdi. Ali Özkaya, sosyal medyada dezenformasyon yayanlara 5 yıla kadar hapis cezası öngören yeni kanun çalışması hakkında konuştu, vatandaştan “Tarih böyle ikiyüzlülük görmedi” tepkisi geldi.

BOLD – Geçtiğimiz hafta gazeteci Erk Acarer’e Berlin’deki evinde yapılan bıçaklı saldırı ve sonrasında basına düşen muhalif gazeteci ölüm listesi çokça tartışıldı.

Bu iki olay yurtdışında bile muhalif basının nasıl bir baskı altında olduğunu gözler önüne serdi.

ODATV’DEN ‘FON’ HABERİ

Olaylar unutulmaya yüz tutmuşken Türkiye’deki bazı medya kuruluşlarının ABD’li bir sivil vakıf tarafından fonlandığının ortaya çıkması gündeme oturdu.

Odatv’nin yazdığı ABD’li sivil derneklerden fon alan gazeteciler, AKP yanlısı medyanın hedefi oldu. Gazeteci örgütleri ve gazeteciler ‘fon’ söylemlerinin yeni bir sansüre dönüşmesinden endişeli. Gazeteci Banu Güven ise fon söylemlerinin iktidarın ekmeğine yağ sürdüğünü belirtti.

HÜKUMET HAREKETE GEÇTİ

Gazeteci Adem Yavuz Arslan ise , Oda TV’nin başlattığı tartışmaya Fahrettin Altun ve RTÜK’ün de katıldığını hatırlatarak “Yandaş medya hep birlikte ‘5. kol faaliyeti yapılıyor’ diye ayağa kalktı” dedi. Arslan, ‘fondaş medya’ meselesinin ne olduğunu ve hazırlanan sansür yasası ile Oda TV haberinin ilgisini anlattı.

‘Fon’ söylemlerinin sansüre evrilmesi gündemdeyken Saray’dan beklenmedik bir hamle daha geldi.

HAPİS CEZASI

AKP Afyon Milletvekili ve Anayasa Komisyonu Başkanvekili Ali Özkaya, “Sosyal medyada dezenformasyon yapanlara 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve sosyal medyayı bir süre kullanamama gibi cezalar getirilmeli” önerisini yaptı.

Hürriyet gazetesinden Gizem Karakış’ın haberine göre, AKP Ekim ayında hapis cezası öngören kanunu Meclis gündemine getirmeyi planlıyor.

Konunun sansürle ilgisi olmadığını savunan Özkaya, “Daha önce de sosyal medya ile ilgili bir kanun çalışması yapmıştık. O zaman da aynı tartışmalar yaşandı, ‘sansür’ denildi fakat niyetin sansür olmadığı görüldü. Pek çok AB ülkesi Türkiye ile aynı tehdidi yaşıyor. Toplumun geniş kitlelerini baskı altına alıyor, normal hayatta suç olan sosyal medyada da suç fakat fake hesaplar nedeniyle suçla etkin mücadele yapılamıyor. Bu çözülmeli, herkesin kimliği bilinmeli. Sosyal medyada bir yalan haberi ya da terör suçunu, dezenformasyonu milyonlarca insan duyuyor” dedi.

TARİH BÖYLE İKİYÜZLÜLÜK GÖRMEDİ

AKP’nin hapis cezası hamlesi sosyal medyada tepki topladı. Bir sosyal medya kullanıcısı AKP yanlısı medyanın söylemlerine atıfta bulunarak yeni kanun hakkında “Tarih böyle ikiyüzlülük görmedi” yorumunda bulundu.

AKP’ye erişim engeli yetmedi sosyal medyaya hapis cezası geliyor

Okumaya devam et

Popular

Shares