Connect with us

BOLD ÖZEL

Soylu’nun suçlular albümüne bir isim daha: Yüzlerce kişiyi dolandırdı

Trabzon’da yaşayan ve araba alım satımı yapan Mustafa Nas, Süleyman Soylu ile çektirdiği fotoğrafları kullanıp birçok insanı dolandırmaya devam ediyor. Trabzon Emniyeti, Nas hakkında bugüne kadar hiçbir işlem yapamadı. Yapanların ise görev yerlerinin değiştirildiği öğrenildi.

BOLD ÖZEL – Süleyman Soylu’nun suçlular albümüne bir kişi daha eklendi. Aslen Gümüşhane Kelkit doğumlu olan Mustafa Nas, Süleyman Soylu ile çektirdiği fotoğrafları kullanarak birçok insanı dolandırdı. Bir araya gelip bir Whatsapp grubu kuran mağdurlar, dertlerini Türkiye’de yaşayan gazetecilere anlatamadı. Kendilerini dinleyen birkaç gazeteci de Soylu’nun adını duyunca bir dolandırıcıyı haber yapmaktan vazgeçti.

İçişleri Bakanı’na ulaşıp dert yanan mağdurlara Soylu’nun cevabı “Şahsı tanımıyorum” oldu. Hakkında birçok suç duyurusu bulunan ve ceza davası açılan Mustafa Nas’ın dosyalarına ise takipsizlik verildi. Hukuk mücadelesi başlatan mağdurlardan Ferdi Erdoğan’ın ise işyeri kundaklandı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) yazılan şikayet dilekçelerinden de bugüne kadar bir sonuç çıkmadı.

Araba alım satımı yaparak yüzlerce kişiyi dolandıran Mustafa Nas’ın dolandırdığı isimlerden Çağlar Özer’in iddiasına göre bakanlığa kadar uzanan bir şebeke Mustafa Nas’ı koruyor. Çağlar Özer, bunca insanı mağdur eden Nas’ın elini kolunu sallayarak hala ortalıkta dolaşmasının ve hakkında açılan davaların kapatılmasının başka bir açıklaması bulunmadığını vurguluyor.

Mustafa Nas, arabasını satmak isteyen insanları farklı farklı şirketler üzerine kayıtlı ama karşılığı olmayan çeklerle dolandırıyor.

Mustafa Nas’ın dolandırdığı isimlerden biri de pek çok bakanlığın organizasyon işlerini yapan Ankara’daki organizasyon ve tur şirketi Samtur Organizasyon ve Tanıtım‘ın sahibi Mehmet Yıldırım.

Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürü Ozan Altuğ’u yakından tanıyan Mehmet Yıldırım, Altuğ’u arayarak dolandırıldığını ve Mustafa Nas’ı araştırmasını rica ediyor. Ancak kısa bir süre sonra Altuğ ve ekibinin yeri değiştiriliyor. Altuğ, şu anda Samsun’da Yabancılar, Asayiş, Çocuk Şube Müdürlükleri ve Merkez İlçelerden Sorumlu İl Emniyet Müdür Yardımcısı olarak görev yapıyor.

Mustafa Nas, Süleyman Soylu ve ünlü kişilerle çektirdiği fotoğrafları @nas961 adlı hesabından paylaşıp güven kazanarak birçok insanı dolandırdı, hala daha dolandırdığı iddia ediliyor.

BİR DOLANDIRICI EMNİYET MÜDÜRÜNE NASIL KARŞI ÇIKABİLİYOR?

Çağlar Özer, dolandırılan mağdurlardan kurdukları Whatsapp grubunda, bir araya gelebilen yaklaşık 20 kişi olduğunu, utanıp ortaya çıkamayan, dolandırılmayı kendine yakıştıramayan başka işadamları da bulunduğu ifade ediyor. Özer’in iddiasına göre Mustafa Nas, nakit transferlerini dikkat çekmemek için kız kardeşi Seda Nas’ın eşi Mehmet Çalış’a ait İş Bankası hesabının üzerinden yapıyor.

Bold Medya’ya ulaşıp nasıl dolandırıldığını anlatan Çağlar Özer, “Bakın işin en garip tarafı şu: Mustafa Nas’ın emniyetin kendisini araştırdığını öğreniyor ve Ozan Altuğ’un karşısına çıkıyor. Altuğ, Nas’a “Araba almışsın, çek vermişsin. Bir savcının arabası başına bela alırsın. Çekin ödemesini yap” diyor. Mustafa Nas emniyet müdürüne ‘Ben ticaret yapıyorum. Ödemezsem ne olacak. Seni ilgilendirmez” mealinde konuşuyor. Aralarında bir atışma oluyor. Ben ilk başta buna inanmadım. Uydurma gibi geldi. Bir dolandırıcı emniyet müdürüne nasıl posta koyabiliyor diye düşündüm. Sonra ne oldu biliyor musunuz? Ozan Altuğ ve ekibinin yeri dağıtıldı.” dedi.

İŞİN UCU BAKANLIĞA KADAR UZANIYOR

CİMER’e de başvurup Ozan Altuğ’un başına gelenlerin araştırılmasını, Mustafa Nas’ın İçişleri Bakanı ile nasıl bir ilişkisi olduğunu soruşturulmasını istediğini belirten Çağlar Özer, “Mustafa Nas insanları bu kadar nasıl dolandırıp görev yerlerini nasıl değiştirtebiliyor. Her arabasına özel olarak NAS plaka alıyor. Bunları nasıl yapıyor? Kimse Soylu’ya kondurmuyordu, böyle ufak şeylerle uğraşmaz diye. Soylu’nun baş danışmanın Trabzon’da 5 milyonluk bir ev aldığı, 1,5 milyonluk arabası olduğu ortaya çıktı. Bu işin ucu bakanlığa kadar uzanıyor” diye konuştu.

DOLANDIRACAĞI KİŞİLERİN ÖNCE GÜVENİNİ KAZANIYOR

Mustafa Nas, dolandıracağı kişilerin önce güvenini kazanıyor. İlk başta arabaların parasını ödüyor. Sonra satın aldıklarının ise bir kısmını ödemeyip ortadan kayboluyor. Dolandırdığı kişileri de “Kimse resmi yollardan parasını geri alamadı” diye tehdit ediyor.

Çağlar Özer, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı’na üç yıl önce yaptığı başvurunda Nas tarafından nasıl dolandırıldığını şöyle anlatıyor:

SORULDU: 29/08/2018 tarihli şikayet dilekçesi ve altındaki imza bana aittir. Dilekçe içeriğimi aynen tekrar ederim. Ben Kosifler Oto Samsun Şubesi’nde ikinci el araç alım satım biriminde işçi olarak çalışmaktayım.

Yaklaşık 1 yıl kadar önce şikayetçi olduğum Mustafa Nas ile araç alım satım işi nedeniyle tanıştım. Kendisine 2. El Mercedes C180 marka 55 SY 775 plakalı araç çalıştığım şirket tarafından satıldı. Ancak Bayburt İli’nde Develioğlu isimli Arçelik bayisi üzerine bu aracı almıştı. Bu işyerinin sahibi de Taha Murat Develioğlu idi. Hatta bu aracın bedeli 40.000-50.000 TL eksik gönderildi. Mustafa Nas bu bedeli gün içerisinde temin edip göndereceğini söylemişti. 3 saat içerisinde bu parayı çalıştığım şirkete gönderdi.

Mustafa Nas’a 0 KM BMW 5.20İ marka araç çalıştığım şirket tarafından satıldı. Bu araç yaklaşık 300.000 TL bedelidir. Bu aracı Ertan Telli isimli kişi üzerine aldı. Bu arabanını plakası 34 NAS 05’dir. Kendi soy ismine özel, özel plaka yaptırmıştı. Ertan Telli’nin ise İzmir İli’nde Mesiva Oto’nun sahibi olduğunu öğrendim.

Ayrıca Mustafa Nas’a 2015 model bir Volkswagen Golf marka araç satılmıştı. Bu aracı teslim ederken de İlker Kaplan adına vekalet çıkarmamı istemişti. Bunun ödemesini de yaptı. Bu şekilde bazı işlerini İlker Kaplan üzerinden yürütüyordu. Bu araçların satışlarıyla Kosifler Oto’da satım biriminde çalışmam nedeniyle ben ilgilendim.

Kendisine araçları neden üzerine almadığını sordum. Sicilinin eski ortağı nedeniyle bozulduğunu, bu nedenle araçları kendi üzerine almadığını söyledi. Ayrıca kendisini özellikle güvenilir bir kimse gibi tanıtarak nas961 kullanıcı adıyla Instagramda bulunan Instagram hesabından beni takip etti. Burada bir çok ünlü iş adamı ve sanatçılarla fotoğrafları vardı. Kendisini bu şekilde güvenilir bir kimse olarak tanıttı. Ayrıca yukarıda belirttiğim gibi araç alımları yaptığı için benim kendisine güvenmemi sağladı.

Yaklaşık 4 ay önce 2018 yılı Mayıs ayı içerisinde bana kendisinin ödemesi olduğunu ve benim kullandığım ancak dayım Yunus Koç adına kayıtlı 44BY 444 plakalı 2015 model Volkswagen Passat marka aracı kendisine vermemi istedi. Ödemesi olduğunu ve sıkıştığını, bu arabayı satarak paraya çevireceğini söyledi. Ancak aracı satacağı Trabzon İli’nin piyasası Samsun piyasasından düşük olduğu için benden arabayı satıp parasını kendisine göndermemi istedi. Bu parayı 25 Haziran tarihinde geri ödeyeceğini ve 120.000 TL olarak ödeyeceğini söyledi. Ben de kabul ederek 44 BY 444 plakalı aracı 110.000 TL’ye sattım. Bu paranın 105.000 TL’sini Mehmet Çalış’ın Park/Trabzon Şubesi’nde bulunan TR8300064000 0017 5020 8870 98 IBAN numaralı hesabına gönderdim. Kendisinin Mehmet Çalış’ın IBAN numarasını vermesinin sebebi kendi sicilinin bozuk olmasıdır. Ben parayı gönderdiğime dair dekont suretlerini dilekçem ekinde sundum.

Parayı gönderdikten sonra başlarda bana geri iade edeceğini söylemesine rağmen belli bir süre sonra bana ödemeye yapmayacağını bu işleri daha önce çok kez yaptığını, bu güne kadar da yasal yollardan parasını almak isteyen kimsenin parasını alamadığını söyledi.

Şüphelinin bu beyanlarından sonra yapmış olduğum araştırma neticesinde şahsın aynı yöntemi kullanarak mağdurlarda güven tesis etmek suretiyle kandırıp hataya düşürüp bir çok kişi dolandırdığını, mağdur ettiğini ve bu yolla maddi menfaat elde ettiğini öğrendim. Ben kendisiyle yukarıda belirttiğim şekilde ticaret yapmaya başladığımda Trabzon’da galericilik yapmakta olan Melih Solak “merak etme paranı bende bil” demesine rağmen sonrasında Mustafa Nas’ın güvenilmez birisi olduğunu söyledi. Ben kendi araştırmalarım sonucunda benim gibi mağdur olan kişilerle görüştüm ve Mustafa Nas’ın bir çok dolandırıcılık suçundan yargılandığını öğrendim.

Ben beni dolandıran Mustafa Nas’dan davacı ve şikayetçiyim. Ben bu olayda Mustafa Nas’a Trabzon İli’nde bulunan Kantekin Petrol Ofisi’nin sahibi Temel Kantekin’in, Melih Solak’ın, Bayburt İli’nde Develioğlu Arçelik bayisinin sahibi Taha Murat Develioğlu’nun İzmir İli’nde bulunan Ertan Telli’nin iştirakleri olabilir. Bu kişilerin de araştırılmasını istiyorum dedi.

BOLD ÖZEL

Şanlıurfa’da “düğün” operasyonu: “Nişanlımı tek kişinin ifadesiyle tutukladılar, haziranda düğünümüz vardı”

Şanlıurfa’da geçen hafta aynı evde kaldıkları için 7 kişi tutuklandı. Tutuklular arasında bulunan Mevlüde Keleş’in 19 Haziran’da nikahı vardı. 4 aylık hamile Ayşe Özbey Karaduran 5 ay önce, S.Y. on gün önce evlenmişti. Teknik takip yapılarak fotoğrafları çekilen Keleş, S.Y. ve Karaduran’ın düğün için çıktıkları alışveriş, içinde “düğün” kelimesi geçen ve şifre zannedilen telefon konuşmaları ile Halfeti’ye yaptıkları gezi örgütsel faaliyet olarak değerlendirildi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Şanlıurfa Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü, 17 Mayıs’ta aralarında kız öğrencilerin de bulunduğu 11 kişiyi gözaltına aldı. Bir gün sonra 7 kişi tutuklanarak Şanlıurfa Cezaevine gönderildi. Tutuklular arasında bulunan Mevlüde Keleş, kız kardeşi Kübra Keleş, Ayşe Özbey ve S.Y. aynı evde kaldıkları için örgüt üyesi olmakla itham ediliyor.

Düğün hazırlığı yapan Mevlüde Keleş’in nişanlısı HPD Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu‘na ulaşarak seslerini duyurmasını istedi.

Keleş’in nişanlısı ise “Nişanlım 5 yıldır Urfa’da öğretmenlik yapıyordu. İlahiyat mezunu. 19 Haziran’da da resmi nikah kıyacaktık. Tek kişinin ifadesiyle tutuklandı. Her genç kızın hayali olan evlilik nişanlım için de yarıda kaldı. 2 aile perişan. Zordayız. Sesimizi duyuramıyoruz” dedi.

ÜNİVERSİTEDE OKURKEN TANIŞMIŞLARDI

Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde okurken birlikte kalan Mevlüde Keleş, Ayşe Özbey Karaduran ve S.Y. mezun olduktan sonra Şanlıurfa’da özel okullarda ücretli öğretmenlik yapmaya başladı. Hatta S.Y. valinin ve onun koruma müdürünün kızına ders bile veriyordu.

Üç arkadaş birbirlerini tanıdıkları için iş hayatına atılınca da yine birlikte kalmaya karar verdiler. Evde ayrıca Mevlüde Keleş’in kız kardeşi Kübra Keleş de vardı. Geçen yıl ise yanlarına Harran Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği bölümünü kazanan S.E. adlı başka bir kız öğrenci geldi.

DÜĞÜN ALIŞVERİŞİ YAPMAK, “DÜĞÜN” KELİMESİ GEÇEN KONUŞMALAR SUÇ SAYILDI

Bold Medya’nın ulaştığı bilgilere göre, bir yıldır teknik takip yapılarak fotoğrafları çekilen Mevlüde Keleş, S.Y. ve Ayşe Özbey’in düğün için çıktıkları alışveriş, içinde “düğün” kelimesi geçen telefon konuşmaları ve hep birlikte Urfa’nın tarihi şehri Halfeti’ye yaptıkları gezi örgütsel faaliyet olarak değerlendirildi. Düğün kelimesi şifre zannedildi.

Ayrıca itirafçı olan S.E.’nin ifadesine dayanılarak evlilik hayali kuran genç kızlar, yeni yuva kuran kadınlar, hamileler tutuklanıp hapse gönderildi. S.E. ifadesinde ise “Namaz kılıyorlar, Risale okuyorlar, beraber dini sohbet ediyorlar, internetten dini içerikli video izliyorlar” dedi.

“SOMUT BİR ŞEY OLMADAN HAYATIMIZ KARARTILDI”

Mevlüde Keleş’in 19 Haziran’da resmi nikahı, 26 Haziran’da ise düğünü vardı. Davetiyesi bile hazırdı. S. Y. kaldıkları evden çoktan ayrılmış, 7 Mayıs 2022’de dünya evine girmişti. Ayşe Özbey Karaduran ise 5 ay önce evlenmişti. Şu anda Şanlıurfa Cezaevinde olan Ayşe Karaduran 4 aylık hamile.

Bold Medya’nın ulaştığı Mevlüde Keleş’in nişanlısı, “Sadece nişanlım değil, beraber kaldığı kız kardeşini de tutukladılar. Somut hiçbir şey olmadan tanık ifadesiyle hayatları karartıldı. Bütün hayallerimiz yerle bir oldu. Evi düzenledik, eşyalarımızı aldık, nişanlım devlet okulunda ücretli öğretmenlik yapıyordu. Bylock yok, Bank Asya yok, hiçbir şey yok.” ifadelerini kullandı.

Mevlüde Keleş ve nişanlısı.

Gelinliğini yeni alan Mevlüde Keleş ve nişanlısı…

 

Şanlıurfa’da da kız öğrencilere operasyon: 7 kişi tutuklandı

Okumaya Devam Et

BOLD ÖZEL

Felçli kadınlara hapiste işkence: Ağrılardan duramıyorum, resmen işkence çektiriyorlar

İkisi de felçli olan Mehtap Şentürk ve Şerife Sulukan, İzmir Menemen R Tipi Cezaevine sevk edildi ve aynı koğuşa konuldu. Butona dahi basamayan Mehtap Şentürk, dünkü telefon görüşünde annesine “Resmen işkence çektiriyorlar” dedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Geçen hafta salı günü Sincan Cezaevinden İzmir Menemen R (Rehabilitasyon) Tipi Cezaevine sevk edilen felçli Mehtap Şentürk, dün ailesiyle yaptığı telefon görüşünde kendisine resmen işkence çektirdiklerini söyledi.

Kendisi gibi felçli olan Şerife Sulukan ile aynı koğuşa verilen Mehtap Şentürk, butona dahi basacak durumda olmadığı için acil durumlarda onun yerine Sulukan basıyor. Ancak yanlarına kimse gitmiyor ya da çok geç gidiyorlar. Gitseler bile “Burası annenin evi değil, cezaevi. Tek hastamız sen değilsin. Hiç durmadan böyle butona basıp duracak mısın? Hep seninle ilgilenemeyiz” diye azarlanıyor.

Hasta tutukluların cezalarının infazı için yapılan R Tipi cezaevlerinden hastalar iyileşmiyor tam tersine daha kötü oluyor. Tuvalet ihtiyacı için bez kullanmak zorunda olan, çok fazla kas ağrısı çeken ve tansiyonu sürekli yükselen Mehtap Şentürk son bir haftada çok acı çektiğini belirtti.

“BİR HAFTADA ÇOK YIPRATMIŞLAR”

Sesinin duyurulmasını isteyen Mehtap Şentürk’ün annesi, kızıyla yaptığı telefon görüşmesini gözyaşlarıyla anlattı:

Mehtap Şentürk

“Mehtap Sincan Kadın Kapalı Cezaevinde kalıyordu geçtiğimiz salı gününe kadar. Ben de yanında refakatçi olarak kaldım. Adli Tıp’tan İzmir Menemen Cezaevi denildi. 1 aylık bir gözlemden sonra tekrar adli tıpa götürülecek. Adli Tıp ona göre karar verecekmiş.

Bugün ilk telefon görüşmemizi yaptık ve Mehtap’ı çok yıpratmışlar şu bir haftada. Anne, hiç ilgilenmiyorlar dedi. Tansiyonu hep düşük çıkıyordu kampüste kalırken. 6-9. 6-10 gibi seyrederdi. 9’u görünce hemşireler bile mutlu oluyordu. Şimdiki tansiyonu Mehtap’ı rahatsız edecek derecede 10-12, yüksek seyretmeye başlamış.

“TEK BAŞINA BİR ODAYA KOYUP KAPIYI KİLİTLEMİŞLER”

İlk gün tek başına bir odaya koyup kapıyı kilitlemişler üzerinden. Tek başına bir odada kalmış. Mehtap’ın panik atağı var, çok kötü olmuş. Ertesi güne kadar hiç ilgilenmemişler. Kas ağrıları çok fazla olduğu için ara ara ayağını, bacağını birisinin hareket ettirmesi gerekiyor, yoksa ağrısından duramıyor. Ağrısından ağlıyor. ‘Çok ağrılarım var ve çok acı çekiyorum. Çağırdığım zaman gelmiyorlar diyor. ‘Tek hastamız sen değilsin, burası da annenin evi değil, cezaevi’ diyorlarmış. Ağrılarımdan duramıyorum resmen işkence çektiriyorlar diyor. Ben insanım ve acı çekiyorum deyip feryat ediyor.

“ELİNE BUTON VERMİŞLER, BASAMIYOR”

Eline buton vermişler, butona basamıyor. Ertesi gün yüzde 89 engelli Şerife Sulukan’ı yanına vermişler. Butona basamayan kızımın yerine o hanım butona basıyormuş. Tansiyonu yüksek olduğu için gece ilacını içmek için çağırdıklarında da gelmiyorlarmış.

“İŞKENCEDEN FARKI YOK”

Mehtap kabızlık problemi çektiği için tuvalet ihtiyacını benim yardımımla gideriyordu. Menemen Cezaevinde bayanlar yardımcı olmamış, erkekler üzerine bir örtü örterek tuvalete götürüp, bırakmışlar. Mehtap tuvalette çok zorluk çekmiş. (Ağlıyor) 

“HANİ BURASI REHABİLİTASYON MERKEZİYDİ”

Hani burası rehabilitasyon merkezi idi. Mehtap sizi haberdar etmemi ve sesi olmanızı rica etti. Bir anne olarak çaresizliğimi dile getirmeye çalıştım. Lütfen bana ve kızıma ses olur musunuz?”

FELÇLİ KADINLAR CEZAEVİNDE

Gülen Hareketi’ne üyelik iddiasıyla yürütülen soruşturmalar kapsamında 7 yıl hapis cezasına çarptırılan ve cezası onaylandığı için 3 Mart’ta tutuklanan fen bilgisi öğretmeni, yüzde 85 engelli Mehtap Şentürk (34), üç ay Sincan Cezaevi içindeki kampüs hastanesinde kaldıktan sonra 17 Mayıs 2022’de İzmir Menemen R Tipi Cezaevine gönderildi.

Adli Tıp Başkanlığı, 14 yıldır MS hastası olan fen bilgisi öğretmeni Mehtap Şentürk’e geçen hafta ‘cezaevinde kalabilir’ raporu verdi. Tekerlekli sandalyeye mahkum olan Şentürk, tuvalet dahil kişisel hiçbir ihtiyacını tek başına gideremiyor. Yemek yiyemiyor, yürüyemiyor. Altı da birlikte yaşadığı annesi tarafından bezleniyordu.

Gülen Hareketi’ne üyelik iddiasıyla 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan KHK’lı öğretmen Şerife Sulukan ise 3 Mayıs 2022’de Edirne’de tutuklandı. 20 ay önce felç geçiren ve yüzde 89 engelli kalan KHK’lı öğretmen Şerife Sulukan banyo dahil kişisel hiçbir ihtiyacını tek başına karşılayamıyor. Mehtap Şentürk’ten birkaç gün önce Menemen Cezaevine sevk edilen Şerife Sulukan ve Şentürk, felçli ve engelli iki kadın olarak cezaevi şartlarında yaşam mücadelesi veriyor.

Şerife Sulukan

Adli Tıp, felçli Mehtap Şentürk’e ‘cezaevinde kalabilir’ raporu verdi: Tek ilkeleri süründürmek

 

Felçli ve yüzde 89 engelli KHK’lı öğretmen Şerife Sulukan tutuklandı

 

Okumaya Devam Et

BOLD ÖZEL

Hamile tutuklu Ceyda Nur Eroğlu’nun çırpınışları: Bebek bezi gönderin, doğuma az kaldı

Doğumuna günler kalan 9 aylık hamile tutuklu Ceyda Nur Eroğlu, ailesiyle yaptığı en son telefon görüşünde bebeği için bez, battaniye ve kıyafet istedi. Ceyda Nur Eroğlu, “Anne ne olur avukata söyle, bana rapor alsın, burada doğum yapmak istemiyorum” dedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Edirne Kadın Kapalı Cezaevinde 4 Mayıs’tan beri tutuklu olan 9 aylık hamile Ceyda Nur Eroğlu‘nun doğumuna çok az kaldı. Geçen hafta perşembe günü ailesini arayarak yenidoğan bebek bezi, bebek battaniyesi ve çamaşır isteyen Eroğlu, “Burada doğum yapmak istemiyorum” dedi.

Gülen Hareketi’ne üyelik iddiasıyla yürütülen soruşturmalar kapsamında 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan  ve dosyası 2 yıldır Yargıtay’da bulunan Ceyda Nur Eroğlu, hapiste doğurmak üzere. Annesini lisedeyken kanserden kaybeden Ceyda Nur Eroğlu, kayınvalidesiyle yaptığı telefon görüşünde bebeği ve kendisi için kıyafet ve bez istedi.

Bold Medya’da konuşan kayınvalide Eroğlu, “Gelinim lisedeyken annesi kanserden vefat etmiş. Tek annesi benim. İki defa beni aradı. En son perşembe günü görüştük. Yenidoğan bebek bezi istedi. Battaniye koydum. Ferace, yüz havlusu, çocuk için tulum aldım. Cuma günü hemen alışveriş yapıp istediklerini kargoyla gönderdim.” dedi.

Anne Eroğlu, gelininin “Ben iki doktora gittim, ağrılarım olduğunu söyledim ama rapor vermedi. Anne ne olur avukata söyle, bana rapor alsın, burada doğum yapmak istemiyorum.” dediğini de aktardı.

YARGITAY’IN EMSAL KARARI

5275 Sayılı Ceza İnfaz Kanuna göre “hapis cezasının infazı, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş bulunan kadınlar hakkında” geri bırakılması gerekiyor.

Gülen Hareketi’ne üyelik iddiasıyla 9 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılan 7,5 aylık hamile Huriye Acun da dosyası Yargıtay aşamasındayken geçen yıl 7 Temmuz 2021’de tutuklandı. Acun Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin verdiği kararla 18 Ağustos 2021’de tahliye edildi.

Yargıtay’ın Acun hakkında verdiği karar emsal gösterilerek Ceyda Nur Eroğlu için de mahkemeye başvuru yapıldı ancak henüz bir sonuç alınamadı. Ceyda Nur Eroğlu’nun eşi Süleyman Eroğlu da aynı cezaevinde tutuklu bulunuyor.

“EŞİM İKİ KİLO VERMİŞ”

Öte yandan 16 Mayıs’ta Şanlıurfa’da tutuklanan 4 aylık hamile Ayşe Karaduran eşi Mehmet Akif Karaduran eşiyle bugün yaptığı kapalı görüşten sonra eşinin iki kilo zayıfladığını ve durumunun iyi olmadığını Twitter hesabından duyurdu.

9 aylık hamile Ceyda Nur Eroğlu tutuklandı

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar