Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Sağlık Bakanlığı pandemide görev alan sağlıkçıları meslekten ihraç etmek için savunma istedi

OHAL Temmuz 2018’de kaldırıldı ancak kamuda çalışanların bakanlık onayı ile işten çıkarılmasını düzenleyen yasa bu ay sonunda yürürlükten kalkıyor. AKP’nin başta TSK olmak üzere kamuda görev yapan muhaliflerle ilgili ihraç kararlarına hız vereceği belirtiliyor. Bununla ilgili ilk işaret Sağlık Bakanlığı’ndan geldi. Bakanlık, birçok personelden terör gerekçesiyle savunma istedi.     

BOLD – Sağlık Bakanlığı, birçok sağlıkçıdan “terör örgütlerine üye oldukları” iddiasıyla “gizli” ibareli bir belge göndererek savunmalarını istedi. Bu durum kamuda yeni bir ihraç dalgasının mı geldiği sorularını akıllara getirdi.

YEDİ GÜN İÇİNDE SAVUNMA İSTENDİ

2018 yılında OHAL kaldırılırken 375 sayılı KHK’ye eklenen geçici bir maddeyle, kamu kurumlarında görev yapanların, oluşturulan kurulların teklifi üzerine bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılmasının önü açıldı. Üç yıllığına çıkarılan kanun bu ay sonunda yürürlükten kalkmasına bir ay kala Sağlık Bakanlığı birçok sağlıkçıdan savunma istedi. Sağlık Bakanlığı tarafından sağlıkçılara “gizli” ibareli bir zarf içerisinde gönderilen belgede, “Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulu’nca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum ve gruplara üyeliğiniz mensubiyetiniz, iltisakınız yahut bunlarla irtibatlı olduğunuz değerlendirildiğinden savunmanızı yedi gün içerisinde gönderiniz” denilmesi dikkat çekti.

DELİL OLMADAN TESPİT VAR DENİYOR

Bakanlığın savunmasını istediği sağlıkçılardan Benan Koyuncu, BirGün’den İsmail Arı’ya yaptığı açıklamada, “15 Temmuz sonrasında açığa alındım. Terör örgütleriyle ilişkim sorgulandı ve soruşturmadan bir şey çıkmayınca iki aylık açığa alınma sürecinin ardından yeniden göreve döndüm. Başka bir hastaneye atamam çıkınca da tekrar güvenlik soruşturmasına girdim. Arşiv taraması yapıldı ve Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) bir grup veya örgütle ilişkim olmadığını belirtti. İki yıldır Çankırı’da pandemi hastanesinde çalışıyorum” dedi. Koyuncu, bakanlığın KHK ile açığa alınan, güvenlik soruşturulmalarına takılan ve haklarında bir delil bulunamadığı için mesleğine geri dönenlere ‘Terör örgütleriyle ilişiğiniz tespit edilmiştir’ dediğinin altını çizdi.

NEYLE SUÇLANILDIĞI BELLİ DEĞİL

İsminin açıklanmasını istemeyen bir sağlıkçı da “Bakanlığa verdiğimiz savunmada neyle suçlandığımızı sorduk. Yeni bir ihraç dalgası mı başlayacak? Sağlık Bakanlığı zaten bir mahkeme gibi ‘terör örgütleriyle ilişkiniz var’ diye karar vermiş. Çocukların sesi olamayanlar sağlıkçılar uğraşıyor” dedi.

VERİLMİŞ KARAR SORUŞTURMA KILIFI İLE SUNULMAKTA

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) da Sağlık Bakanlığı’nın uygulamasına tepki gösterdi. SES’ten yapılan açıklamada “Bakanlık savunma istemekte ama suçlamanın gerekçelerini bildirmemektedir. Bilgi ve belgelerden bahsetmekte ama istenildiğinde bu bilgi ve belgeleri paylaşmamaktadır. Özetle soruşturmamakta, savunma hakkı vermemekte, zaten verilmiş bir kararı bir soruşturma kılıfıyla sunmaya çalışmaktadır” denildi.

1 TEMMUZ’A KADAR İSTİFALARI YASAKTI

Artan koronavirüs salgını nedeniyle yasaklanan sağlıkçıların istifası, normalleşme ile birlikte 1 Temmuz’dan itibaren serbest bırakıldı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca imzasıyla il sağlık müdürlüklerine gönderilen yazıda sağlık çalışanlarına uygulanan istifa kısıtlamasının 1 Temmuz itibarıyla sona ereceği duyuruldu. Buna göre pandemi sürecinde istifa kısıtlaması bulunan çalışanlar 1 Temmuz itibariyle istedikleri takdirde istifa edebilecek.

İŞTEN ATMA YETKİSİ BAKANA VERİLDİ

15 Temmuz bahanesiyle getirilen OHAL, 2018 yılının temmuz ayında kaldırıldı ancak kamu çalışanlarını işten atma yetkisi bakana verildi. Bu konu ile ilgili Resmi Gazete’nin 31.07.2018 tarihli mükerrer sayısında 25.07.2018 tarihli 7145 Sayılı Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Geçici 35. Madde’de, “31 Temmuz 2018’den itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisaki yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; mahalli idareler personeli, valinin başkanlığında toplanan ve vali tarafından belirlenen kurulun teklifi üzerine İçişleri Bakanı’nın onayıyla kamu görevinden çıkarılır” denildi.

 

Madımak Katliamı’nda ölenlerin aileleri hala adalet bekliyor

Gündem

Askeri öğrencilere gece yarısı operasyonu: Bu yıl gözaltına alınanların sayısı 900’e dayandı

15 Temmuz sırasında yaşları 18’den küçük olduğu için gözaltına alınamayan ihraç askeri öğrencilere operasyonlar sürüyor. İzmir ve Ankara merkezli operasyonlarda 160 eski askeri okul öğrencisi hakkında gözaltı kararı verildi. Bu yıl gözaltına alınan askeri okul öğrencisi sayısı 900’e yaklaştı.

BOLD – Gülen Hareketi’ne yönelik ankesör operasyonları devam ediyor. Son olarak İzmir, Ankara ve Balıkesir merkezli üç operasyonda 327 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Bunların 160’ı eski askeri okul öğrencisi olması dikkat çekti.

ASKERİ OKUL ÖĞRENCİLERİNE GECE SAAT 01.00’DE OPERASYON

İzmir’de ankesörlü telefon kullandıkları iddiasıyla 110’u eski askeri öğrenci olmak üzere 158 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, MİT’ten gelen listeler sonrası Gülen Hareketi mensubu oldukları iddiasıyla 158 kişi hakkında gözaltı kararı verdi. 158 kişiden 110’nun 15 Temmuz sonrası ilişikleri kesilen askeri okul öğrencisi öğrenildi. Bu kapsamda, İzmir merkezli 41 ilde eş zamanlı operasyon başlatıldı. İzmir İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, önceden belirlenen adreslere saat 01.00 sıralarında baskın yaptı. Çok sayıda kişi gözaltına alındı.

KONTÖRLÜ TELEFONDAN 50 ÖĞRENCİ HAKKINDA GÖZALTI KARARI

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen iki ayrı Gülen Hareketi soruşturması kapsamında 123 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Yargı çalışanlarıyla telefonla görüştüğü iddiasıyla 73 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ayrıca 15 Temmuz sonrası atılan 50 eski askeri öğrenci hakkında Ankara merkezli 18 ilde gözaltı kararı verdi. Tamamı daha önce ilişiği kesilmiş olan askeri öğrencilere isnat edilen suç ise kontörlü telefonlardan aranmak.

BALIKESİR MERKEZLİ MUVAZZAF ASKERLERE SORUŞTURMA

Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığınca 22 ilde Gülen Hareketi mensubu iddiasıyla 7’si muvazzaf asker, biri polis memuru 46 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Başsavcılık koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, ankesörlü ya da kontörlü telefonlarla ardışık arandıkları iddia edilen 46 kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Bu yakalamak için Balıkesir, Afyonkarahisar, Ankara, Antalya, Bayburt, Bursa, Elazığ, Eskişehir, Hatay, Isparta, İstanbul, İzmir, Kars, Kayseri, Kocaeli, Malatya, Manisa, Mersin, Muğla, Samsun, Tunceli ve Van’da belirlenen 55 adrese yönelik eş zamanlı operasyon başlatıldı.

 

Muhalefetten Erdoğan’ın başını döndüren taktik

Okumaya devam et

Gündem

Polis kurşunuyla ölen Dilek Doğan’ın annesi: Her yıldönümünde dünya bana cehennem oluyor

Polis kurşunuyla hayatını kaybeden Dilek Doğan’ın ailesinin adalet arayışı 6 yıldır sonuçsuz kaldı. Anne Aysel Doğan, “6 yıl acıyla geçti gitti. Ne hissedebilirim ki? Bir anne ne hisseder? Adalet isterken yine adaletsizliğe uğradık” diye konuştu.

BOLD – 18 Ekim 2015’te, İstanbul’un Küçük Armutlu semtindeki evine yapılan polis baskınında vurulan ve 25 Ekim’de yaşamını yitiren 24 yaşındaki Dilek Doğan’ın ailesinin adalet arayışı 6 yıldır sonuçsuz kaldı.

DİLEK’İ ÖLDÜREN POLİS 45 GÜN CEZAEVİNDE YATACAK

Dilek Doğan’ın ölümündeki davadan yargılanan sanık polis Yüksel Moğultay’a 17 Mart 2017’de “bilinçli taksirle öldürme” suçundan altı yıl üç ay hapis cezası verildi. Yargıtay cezayı onarsa sanık polis yalnızca 45 gün cezaevinde kalacak.

DİLEK DOĞAN DAVASI AİHM’E TAŞINACAK

Aile, Türkiye’de bulamadığı adalet arayışını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşımayı planlıyor. Anne Aysel Doğan, “6 yıl acıyla geçti gitti. Ne hissedebilirim ki? Bir anne ne hisseder? Adalet isterken yine adaletsizliğe uğradık” dedi.

ACISINI DA CEZASINI DA BİZ ÇEKİYORUZ

Kızının vurulma yıl dönümünde Cumhuriyet gazetesine konuşan anne Aysel Doğan, “Bu 6 yıl, üzerimizde ağır bir yük, bir acıyla geçti gitti. Ne hissedebilirim ki? Bir anne ne hisseder? Adalet isterken yine adaletsizliğe uğradık. Oğlum adalet istedi diye 19 yıl ceza verdiler. Hakkında hiçbir kanıt, belge yok.” dedi.

HERKES BU ADALETSİZLİĞİ YAŞIYOR

Türkiye’deki hukuksuzlukları sıralayan Doğan, “Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki bu adaletsizliği yaşayan sadece biz değiliz, herkes yaşıyor. Dilek tek kızımdı, bir taneydi. Ona yaşamayı çok buldular. Onun yokluğunda gözümüz bir şey görmüyor. Yaşarken ölüyüz deniliyor ya öyle bir şey. İnsan öldürenin bir cezası olur, adalet olur. Yokluğunu, acısını biz çekiyoruz üstüne biz cezalandırılıyoruz. Yüreğimiz paramparça her yıl dönümü geldiğinde sanki dünya bana cehennem oluyor. Adalet istiyoruz.” diye konuştu.

AİLENİN AVUKATLARI DA CEZAEVİNE ATILDI

Baba Metin Doğan ise, “O günkü gibi aynı acıyı yaşıyoruz. Öldüren kişi bir mermi cezası bile almadı. Avukatlarımızın hepsi de cezaevinde şu an. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gideceğiz ama avukatımız yok. Dileğin bir ağabeyi hapiste şu an. Görüş cezası verilmiş, gidip göremiyoruz. Diğer ağabeyi de baskılardan dolayı yurt dışına gitti. Aile darmadağın” ifadelerini kullandı.

TÜGVA haberine erişim engeli TÜGVA’lı hakimden

Okumaya devam et

Gündem

TÜGVA haberine erişim engeli TÜGVA’lı hakimden

TÜGVA ile ilgili habere erişim engeli kararı veren Osmaniye 2. Sulh Ceza Mahkemesini hakimi Muhsin Kadir Yılmaz’ın da TÜGVA listelerinde adı olduğu ve torpille hakim olarak atandığı iddia ediliyor.

BOLD – Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın kurucusu olduğu Türkiye Gençlik Vakfı‘nın (TÜGVA) devlet içinde kadrolaştığına dair haberlere mahkeme kararıyla erişim engeli gelmeye başladı.

Metin Cihan’ın sosyal medyadan yayınladığı ve TÜGVA’nın kamudaki atamalarda torpil yaptığını iddia ettiği belgelerle ilgili haberlere getirilen ilk engel kararını İfade Özgürlüğü Derneği paylaştı.

İLK ERİŞİM YASAĞI KARARI OSMANİYE’DEN

Derneğin web sitesinde yer alan bilgiye göre, İlerihaber.org’da yer alan TÜGVA ile ilgili bir haber “kişilik hakları ihlali” gerekçesiyle, Osmaniye 1. Sulh Ceza Hakimliği‘nin 15 Ekim 2021 tarih ve 2021/4983 sayılı kararı ile erişime engellendi.

Öte yandan, akademisyen Ayşe Aydoğdu ve gazeteci Canan Kaya sosyal medyadan kararı alan mahkeme ile ilgili çarpıcı bir bilgi paylaştı. Erişim engeli kararı alan 2. Sulh ceza hakimi Muhsin Kadir Yılmaz’ın da TÜGVA listelerinde adı olduğu iddia edildi.

Söz konusu habere erişim engeli kararı ile ilgili Aydoğdu paylaşımında, “TÜGVA’nın listelerinde adı olan ve torpille hakim olarak atanan, 2. Sulh ceza hakimi Muhsin Kadir Yılmaz’ın talebi üzerine getirildi” ifadelerini kullandı.

Gazeteci Canan Kaya da: “TÜGVA haberlerine erişim engeli getiren Osmaniye Sulh Hukuk Hakimi de TÜGVA kadrosundan hakim olmuş” dedi.

17/25 Aralık yolsuzluk operasyonu ve TÜGVA’nın doğuşu

Okumaya devam et

Popular

Shares