Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Tunus ikinci Mısır mı olacak?

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said’in Başbakan Hişam el-Meşişi’yi görevden almasının ardından tansiyonun yükselmesi üzerine ülkede gece sokağa çıkma yasağı ilan edildi. AKP yönetiminden Tunus iç siyasetine yönelik  açıklamalar dolayısıyla Müslüman Kardeşler kökenli En-Nahda hareketinin de Mısır’daki İhvan’ın düştüğü tuzağa düşmesi ve şiddete bulaşmasından korkuluyor.

BOLD ANALİZ – Arap Baharı’nın fitilinin ateşlendiği ve yegane başarı hikayesi olarak görülen Tunus’ta gerilim yükseliyor. Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said’in Başbakan el Meşişi’yi görevden alması ve meclisi kısa süreyle kapatmasını ‘darbe’ olarak nitelendiren En-Nahda hareketi sokaklara indi. Cumhurbaşkanı Said, ülkede gece sokağa çıkma yasağı ilan etti.

AKP yönetimi Mısır’da olduğu gibi Tunus’ta da yaşanan gerginliğin baş aktörlerinden biri oldu.

AKP, Mısır’da Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin askeri darbeyle devrilmesi ve sonrasında yaşanan şiddet olaylarında olduğu gibi Tunus’ta da gerilimi azaltma yönünde girişimde bulunmak yerine yine taraf tutmaya ve gerilimi tırmandıracak söylemler kullanmaya başladı. Cumhurbaşkanı Said’in kararını ‘darbe’ olarak nitelendiren AKP, En-Nahda’yı ‘darbeye direnmeye’ çağırdı.

Tunus’ta Arap Baharı’nın bugüne kadar kazasız atlatılmasında, 2016 yılında ‘siyasal İslam’ı resmen terk ettiğini açıklayan En-Nahda Hareketi’nin itidalli davranması etkili oldu.

Ancak son olaylar sonrası sokağa inen Müslüman Kardeşler (İhvan) kökenli En-Nahda hareketinin Mısır’daki İhvan’ın düştüğü tuzağa düşmesi ve ülkenin şiddet sarmalına girmesinden korkuluyor.

GECE SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI İLAN EDİLDİ

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said’in Başbakan Hişam el Meşişi’yi görevden almasının ardından tansiyonun yükselmesi üzerine, ülkede gece sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

Cumhurbaşkanlığının Facebook hesabından yapılan açıklamada, bugünden itibaren geçerli olacak sokağa çıkma yasağının saat 19.00 ile 06.00 arasında geçerli olacağı ve 27 Ağustos’a kadar süreceği belirtildi. Sağlıkla ilgili acil durumlar ve gece çalışanlar ise yasak kapsamı dışında bırakıldı.

Geceleri sokağa çıkma yasağı ilan eden Cumhurbaşkanı Said, Pazartesi günü yayınladığı video mesajında halka itidal çağrısı yaparak, Başbakanı görevden alma kararının bir darbe olduğu yönündeki iddiaları reddetti. Said, “Ulus için en büyük tehlike iç patlamadır” ifadesini kullandı.

“Son kararlarımı darbe olarak adlandıranların anayasayla ilgili bilgilerini yeniden gözden geçirmesini öneririm” diyen Said, halka ‘sizi sokaklara çağıranların çağrılarına uymayın’ uyarısı yaptı.

Pazartesi günü ilerleyen saatlerde Nahda’ya yakın görülen Al Jazeera kanalı, güvenlik güçlerinin Tunus’taki ofislerine baskın düzenleyerek tüm ekipmanları fişten çektiğini ve çalışanlara ofisten çıkmalarını söylediğini duyurdu.

GÖREVDEN ALINAN BAŞBAKAN MEŞİŞİ GERİ ADIM ATTI

Said’in açıklamalarının ardından görevden alınan Başbakan Hişam el-Meşişi de bir açıklama yaparak “Karışıklığa sebebiyet veren bir konumda olmak istemediğini; Cumhurbaşkanı kimi seçerse görevi ona devredeceğini” belirtti.

Meşişi, yaptığı açıklamada “Tunus’a herhangi bir konumdan hizmet vermeye hazır olduğunu” ifade etti.

İKİ BAKAN DA GÖREVDEN ALINDI

Cumhurbaşkanı Said’in, Başbakan Hişam el Meşişi’yi salgın ve ekonomiyi düzgün yönetemediği gerekçesiyle görevden almasının ardından, Savunma Bakanı İbrahim Bartagi ve Adalet Bakanı Hasna Ben Süleymani’yi de görevden aldı.

Cumhurbaşkanı Said Pazar akşamı yaptığı açıklamada Başbakan el Meşişi’yi görevden aldığını ve kendi atayacağı bir başbakanla yürütmeyi devralacağını duyurmuştu. Said ayrıca, meclisin tüm yetkilerini 30 gün süreyle dondurduğunu ve milletvekillerinin dokunulmazlığını askıya aldığını bildirmişti.

Cumhurbaşkanı Said’in Başbakan el Meşişi’yi görevden alarak, parlamento çalışmalarını kısa süreliğine durdurma kararı ülkede tansiyonun yükselmesine yol açtı.

Kararın ardından Cumhurbaşkanı Said’i destekleyenler kararı sevinçle karşılamış, ülkenin en büyük siyasi partisi En-Nahda ve destekçileri yapılan hamleyi bir darbe olarak nitelendirmişti. Pazartesi günü iki grubun tepkisi de sokağa taştı. Başkent Tunus dışında Gafsa, Kayravan, Manastır, Sus ve Tuzer gibi birçok kentte sokak protestoları düzenlendi. Bunların bir kısmında grupların birbirleriyle, bir kısmı da ise güvenlik güçleriyle çatıştığı bildirildi.

MECLİS ABLUKADA

Cumhurbaşkanı Said’in emriyle askerlerin kontrolü aldığı meclise Pazartesi erken saatlerde bazı milletvekilleriyle gelen ve içeri girmeye çalışan Meclis Başkanı ve En-Nahda lideri Raşid el Gannuşi’nin içeri girmesini engellendi. İçeri alınmayan Gannuşi, bina önünde oturma eylemi başlattı.

Bu arada partilerinin ‘devrimin ve halkın iradesini koruma’ çağrısı yapmasının ardından En-Nahda destekçileri parlamento çevresinde toplandı. Bazı protestocular kapalı olan kapıya tırmanarak, meclis kapısının arkasındaki askerlere “kapıları açın” diye bağırdı.

Said yandaşlarının da meclis çevresinde toplanması sonrası, iki grup arasında güvenlik güçleri ayırana kadar kısa süreli arbede yaşandı. Olaylarda en az bir kişinin yaralandığı bildirildi.

Meclisteki birinci parti konumundaki El Nahda’nın lideri ve Meclis Başkanı Gannuşi ‘darbeye karşı halkı barışçıl mücadeleye’ çağırdı.

Türk halkının 15 Temmuz’a karşı sokağa çıkmasını örnek aldığını belirten Gannuşi meclisi sanal oturumlarla çalıştırma kararı aldı. El Nahda yetkilileri de kararların uygulanmaması için kurumsal itaatsizlik çağrısı yaptı.

ULUSLARARASI TOPLUMDAN ‘İTİDAL’ ÇAĞRILARI, AKP’DEN ‘DARBE’ AÇIKLAMASI

Tunus’taki gelişmeler uluslararası toplum tarafından da kaygı ile karşılandı. Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Tunus’taki tüm siyasi aktörleri uyararak şiddetten kaçınma çağrısı yaptı.

Alman Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Adebahr bugün Berlin’de yaptığı açıklamada, Alman hükümetinin Tunus’ta yaşananlar sebebiyle “çok kaygılı” olduğunu ve konuyu ilgili Tunuslu yetkililerle görüştüklerini söyledi. Adebahr, “Hızlı bir şekilde anayasal düzene geri dönmenin gerçekten önemli olduğunu düşünüyoruz” ifadesini kullandı.

ABD’den Beyaz Saray Basın Sözcüsü Jen Psaki, Tunus’un Arap Baharı’nın doğduğu yer olduğunu belirterek ‘demokratik ilkelere bağlı kalınması’ çağrısı yaptı.

Kremlin sözcüsü Dmitri Peskov ise Rusya’nın Tunus’taki gelişmeleri izlediğini belirterek “Bu ülke halkının istikrarını ve güvenliğini hiçbir şeyin tehdit etmeyeceğini umuyoruz” açıklamasında bulundu.

Birleşmiş Milletler’den (BM) de Tunus’la ilgili açıklama geldi. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in sözcüsü Ferhan Haq, “Tunus’taki tüm tarafları şiddetten uzak durarak huzuru ve barışı koruma çağrısı” yaptı. Tüm anlaşmazlıkların diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini söyledi.

Tunus’taki gelişmeleri ilk andan itibaren ‘darbe’ olarak niteleyen AKP iktidarı ise Tunus halkını ‘darbeye direnmeye’ çağırdı. Meclis Başkanı Mustafa Şentop ülkedeki gelişmeleri “Tunus’ta yaşananlar endişe vericidir; seçilmiş parlamentoyu ve milletvekillerini görev yapmaktan men eden kararlar anayasal düzene karşı darbedir” sözleri ile değerlendirmişti. Şentop sözlerini “Askeri/bürokratik darbe her yerde gayrimeşrudur; Tunus’ta da gayrı meşrudur. Tunus halkı anayasal düzene ve hukuka sahip çıkacaktır” şeklinde sürdürmüştü.

PROTESTOLAR HAFTALARDIR SÜRÜYORDU

Tunus’ta eski devlet başkanı Zeynel Abidin bin Ali’nin devrilmesi ile sonuçlanan eylemlerin ardından 10 yılı geçti. Bu sürede bazısı sadece birkaç ay görevde kalabilen dokuz hükümet başa geldi. Salgın nedeniyle yaşanan durgunluk halihazırda ekonomik krizdeki ülkede yaşayan halkın yoğun tepkisine yol açarken, bir süredir bu tepkiler sokak protestolarına dönüşmüştü. Başbakan Meşişi, geçen hafta Sağlık Bakanı’nı görevden almış, ancak tepkileri dindirememişti. kovid-19 vaka sayılarının fırladığı ve 18 binden fazla insanın yaşamını yitirdiği ülkede aşılama oranı yüzde 10 civarında.

Tunus’un darbe ile imtihanı

Analiz

Türkiye adalet ve hukukta dip yaptı: Mali ve Sudan’ın da gerisine düştü

AKP Hükumetinin yönettiği Türkiye hukuk ve adalet konularında adeta çakıldı. Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde 2020’de 128 ülke arasından 107’inci olan Türkiye, 2021 endeksinde ise 139 ülke arasından 117’inci sıraya geriledi.

BOLD ANALİZ –Bebekli kadın, yaşlı ve hastaları bile cezaevlerine atan AKP rejimi, her gün yeni bir cezaevi ihalesi yapıyor. Türkiye’nin dört bir yanına açılan cezaevi kampüsleri dünya basınında haber oluyor. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise bütün bu gerçekleri örtmek için yoğun çaba sarf ediyor.

“ÖZGÜRLÜKLER NOKTASINDA TÜRKİYE ABD’DEN İYİ” DEMİŞTİ

ABD’de CBS kanalına röportaj veren Erdoğan, gazeteci Margaret Brennan’ın insan hakları ihlalleri ile ilgili sorusuna, “Özgürlükler noktasında Türkiye buralarla mukayese edilemeyecek kadar, çok daha özgürdür” cevabını verdi.

BÜTÜN KATEGORİLERDE KÖTÜ DURUMDA

Son yayınlanan uluslar arası raporlar ise Erdoğan’ın gerçekleri çarpıttığını ortaya koyuyor. 2021 Dünya Hukukun Üstünlüğü Endeksi’ne (World Justice Project) göre 139 ülke Hukukun Üstünlüğü, Hükümetin Gücünün Sınırlandırılması, Yolsuzlukla Mücadele, Şeffaflık, Temel Haklar, Kişilerin Can ve Mal Güvenliği, Hukuki ve İdari Düzenlemelerin Uygulanması ve Vatandaşların Adalete Erişebilirliği gibi kriterlere göre sıralandı.

AB ÜLKELERİNİN ÇOK UZAĞINDA, AFRİKA ÜLKELERİYLE AYNI SIRALARDA

Türkiye bütün kategorilerde Avrupa Birliği ülkeleri ve ABD’nin gerisinde kalırken, Afrika ülkeleriyle aynı gruplarda yer bulabildi. Hukukun üstünlüğü sıralamasında geçen yıla göre 10 basamak birden gerileyen Türkiye, 117. sıraya geriledi. Arkasında Kongo ve İran yer aldı. 12 basamak daha gerilemesi halinde Türkiye hukukun üstünlüğünün en kötü olduğu 10 ülke arasına girecek.

İSKANDİNAV ÜLKELERİ HEP BAŞTA, ALMANYA 5. SIRADA

Hukuk üstünlüğü sıralamasında ilk 10’daki ülkeler şu şekilde sıralandı. Danimarka, Norveç, Finlandiya, İsveç, Almanya, Hollanda, Yeni Zelanda, Lüksemburg, Avusturya, İrlanda.

PAKİSTAN AFGANİSTAN, MISIR SONLARDA

Hukukun üstünlüğü sıralamasında son 10’da yer alan ülkeler ise şöyle: Bolivya, Pakistan, Nikaragua, Haiti, Moritanya, Afganistan, Kamerun, Mısır, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Kamboçya ve Venezuela.

ADALETE ERİŞEBİLİRLİKTE 113. SIRADA

Türkiye, endeksin Yolsuzlukla Mücadele başlığında, Özbekistan ve Etiyopya’nın hemen önünde 69’uncu sırada  yer bulabildi. Şeffaflık sıralamasında Afganistan’ın önünde 107’nci sırada yer alan Türkiye, Adalete Erişebilirlik başlığında ise Angola’nın ardından 113’üncü sıraya yerleşti.

Diğer kategorilerde de Türkiye’nin içinde bulunduğu vahim tablo şöyle:

Ülkelerin bulundukları coğrafi bölgelere göre değerlendirildiği endekste ise Türkiye, geçen yıl olduğu gibi yine son sırada yer aldı.

Hükümet Gücünün Sınırlandırılması: Zimbabve ve Çin’in gerisinde 134’üncü sırada

Gelir grubuna göre ülke sınıflandırmalarına bakıldığında ise Türkiye, orta üst gelir grubundaki 40 ülke arasında 38’inci sırada kendisine yer bulabildi

 

Oyları eriyen AKP, masada kazanacak sistem peşinde: Çipli kartla elektronik oy

Okumaya devam et

Analiz

Erdoğan, faizi indirmek için MB’de muhalifleri görevden aldı: Dolar 10 TL yolunda

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, Merkez Bankası’nda yaptığı gece yarısı operasyonu faiz indirimi döneminin kapısını sonuna kadar açtı. Merkez Bankası’nın önümüzdeki Para Politikası Kurulu toplantısında faizi 75 baz puan indirmesi bekleniyor. Bu hamle sonrası dolar, yıl sonuna kadar 10 lirayı aşabilir. Zam yağmuru yine vatandaşı vuracak.

BOLD ANALİZ – Türkiye Cumhuriyeti’nin en köklü kurumlarından Merkez tarihinin en karmaşık günlerini yaşıyor. Uluslararası gazeteler Erdoğan, Şahap Kavcıoğlu’nu görevden alacak, yerine yardımcısı Semih Tümen’i atayacak analizi yazdı. Analizin üzerinden iki gün geçmeden Erdoğan, gece yarısı operasyonu yaptı. Bu kez Merkez Bankası başkanı değişmedi. İkisi başkan yardımcısı olmak üzere üç Para Politikası Kurulu üyesi görevden alındı.

FAİZ İNDİRİMİ İSTEYEN ÜYELER KALDI

Böylece, faiz oranlarının belirlendiği kurulun yedi üyesinden üçü görevden alınmış oldu ve kurulda Mart 2021’de başlayan Şahap Kavcıoğlu dönemi öncesinden sadece Dr. Emrah Şener kalmış oldu. Diğer dört üye, Kavcıoğlu döneminde atanan üyeler olarak sıralandı.

3 KİŞİ YERİNE 2 KİŞİ ATANDI

Görevden alınan iki başkan yardımcısının yerine sadece bir kişi atandı bu isim ise Taha Çakmak oldu. Prof. Dr. Yusuf Tuna ise Para Politikası Kurulu üyeliğine getirildi. Taha Çakmak, Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurumu’nda Başkan Yardımcılığı görevini yürütüyordu.

Geçmişte TMSF ve BDDK yönetim kurullarında bulunan Prof. Dr. Yusuf Tuna ise son olarak Şekerbank’ta yönetim kurulu üyesi olarak görev yapıyordu.

İNDİRİME KARŞI OLANLAR GÖREVDEN ALINDI

Bloomberg’den Çağan Koç, konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberinde, “Görevden alınan Uğur Namık Küçük, son PPK toplantısında 100 baz puanlık faiz indirimine karşı çıkmıştı. Abdullah Yavaş ise Kovid-19’a yakalandığı için oy kullanmamıştı. Kaynaklara göre Erdoğan’ın faiz indirim çağrılarıyla aynı fikirde olmayan isimler görevden alındı” ifadelerine yer verdi.

SABAH GAZETESİ: AVA GİDEN AVLANIR

AKP Hükumetine yakın Sabah gazetesi yazarı Dilek Güngör ise Merkez Bankası’nda yaşanan kavgayı gözler önüne serdi. Güngör, “Merkez Bankası’nda ‘birilerinin’ ince hesabı tutmadı. Öyle olur bu işler ava giden avlanır” diyerek, Mayıs 2021’de Merkez Bankası Başkan Yardımcısı olarak atanan Prof. Dr. Semih Tümen ve ekibinin mevcut başkan Şahap Kavcıoğlu’nun yerini alabileceğine dair söylentileri hatırlattı.

DOLAR 10 LİRA YOLCULUĞUNDA

Erdoğan eliyle Merkez Bankası’nda yaşanan kaos döviz kurlarındaki yükselişi ateşlemeye devam ediyor. Dolar 9,13 liraya, Euro ise 10,60 liraya fırlarken, önümüzdeki dönemde gelecek faiz indirimleri yükselişi hızlandıracak. Doların ilk olarak 9,35 lira, ardından 9,50 lira direnç noktalarını geçeceği tahmin ediliyor. Ardından yıl sonuna kadar 10 lira sınırının test edileceği öngörülüyor.

Erdoğan’ın Merkez Bankası hamlesi 59 milyar liraya mal oldu

Okumaya devam et

Analiz

Türkiye, organize suçta Avrupa birincisi oldu: Ahmet Ümit ‘suç romanı yazmaya devam’ dedi

AKP Türkiye’si organize suç endeksinde Avrupa’da birinci, dünyada ise 4’ncü oldu. “İnsan kaçakçılığı” ve “silah ticareti” kategorilerinde de birinciliği kimseye kaptırmayan Türkiye, “devlete ilişik suç aktörleri” kategorisinde ise ikinci sırada yer aldı. Vahim tablo suç örgütü lideri Sedat Peker’in AKP iktidarıyla derin devlet ilişkisini dair ifşaatlarını bir kez daha gündeme getirdi.

BOLD – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Siyasi cinayetler olabilir” açıklaması tartışılırken çarpıcı bir araştırmanın sonuçları yayınlandı. Uluslararası Organize Suça Karşı Küresel İnisiyatif tarafından yayınlanan Küresel Organize Suç Endeksi Türkiye’deki korkutan tabloyu ortaya koydu.

ORGANİZE SUÇ PUANI SURİYE’DEN BİLE YÜKSEK

Endekste ülkeler ve bölgeler “suç”, “suç piyasası”, “suç aktörleri” ve “direnç” olmak üzere dört ayrı kategori ve alt kategorilerde puanlanıyor. Raporun Asya bölümünde incelenen Türkiye, suç puanında kıta ülkelerinden İran, Afganistan ve Irak’ın arkasından dördüncü sırada yer alıyor. Endekse göre Türkiye’nin 10 üzerinden 6,89 olarak hesaplanan organize suç puanı Avrupa ülkelerinin tamamından ve 10 yıldan uzun süredir savaş altında olan Suriye’den yüksek.

KONGO, KOLOMBİYA VE MYANMAR’IN HEMEN ARKASINDA

Türkiye’nin de bulunduğu Batı Asya bölgesi ise ortalama 5.78 suç puanıyla dünyada suçun en yüksek olduğu bölge oldu. Dünyada suç puanı en yüksek olan ülkeler ise Demokratik Kongo Cumhuriyeti (7,75) Kolombiya (7,66) ve Myanmar (7.59). Türkiye ise bu ülkelerin hemen arkasında yer alıyor.

İNSAN KAÇAKÇILIĞINDA TÜRKİYE BİRİNCİ

Rapordaki dört kategoriye göre Türkiye’nin durumu AKP Hükumetinin derin devlet ve mafya ile ilişkilerini gözler önüne serdi. Türkiye, 6,40 puanla suç piyasası kategorisinde dünya genelinde 13. sırada. Suç piyasası bölümünün alt kategorilerinde ise Türkiye insan ticaretinde 7,0, insan kaçakçılığında 9,0, silah ticaretinde 9,0, flora suçlarında 4,0, fauna suçlarında ise 3,0 puan aldı. İnsan kaçakçılığında dünya genelinde en yüksek puanı alan Türkiye, silah ticaretinde de ilk sırayı Demokratik Kongo ve Irak’la paylaşıyor.

DEVLETE İLİŞİK SUÇTA TÜRKİYE İKİNCİ

Siyasi cinayetler tartışması gündemdeki yerini korurken, endeksten gelen sonuçlar Türkiye’nin faili meçhuller dönemine geri döneceği sinyalini verdi. Suç aktörleri kategorisinde de 7,38 puanla 12’nci sırada yer alan Türkiye’nin bu bölümün alt kategorilerindeki puanları ise “mafya tarz gruplarda” 8,0, “suç şebekelerinde” 7,5, “devlete ilişik aktörler” de 9,0 ve “yabancı aktörlerde” 5,0 puana sahip. Devlete ilişik aktörler kategorisinde Suriye 10 tam puanla birinci sırada yer alırken onu 9 puanlı ülkeler Türkiye, Demokratik Kongo, Güney Sudan ve Afganistan takip ediyor.

TÜRKİYE’NİN SUÇA KARŞI DİRENCİ DÜŞÜK

Raporda “yüksek suç oranı-düşük direnç” kategorisinde bulunan 57 ülke arasında bulunan Türkiye, suça karşı direnç sıralamasında BM üyesi 193 ülke arasında 151’inci sırada yer aldı. Endekse göre dünyada suça karşı direnci en yüksek olan ülkelerse Finlandiya (8,42), Lihtenştayn (8,42), Yeni Zelanda (8,38), Danimarka (8,21) ve İzlanda (8,04) oldu.

SUÇ ROMANI YAZARI AHMET ÜMİT’TEN İLGİNÇ PAYLAŞIM

AKP rejiminin yönettiği Türkiye’de suç tablolarının arttığını duyuran roman yazarı Ahmet Ümit ilginç bir mesaj paylaştı. Ümit, “Canım ülkem Avrupa suç sıralamasında ilk sırada. Bu durumda Ahmet Ümit suç romanı yazmasın da ne yapsın?” diye yazdı.

Sızdırılan TÜGVA belgelerinden MİT’e yapılan personel alımları çıktı

Okumaya devam et

Popular

Shares