Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

İki adaletsizlik hikayesi: İlhan Sami Çomak ve Kadri Sancar

Daha çocuk yaşta 27 yıl hapis cezası verilen Kadri Sancar, 27 yıldır hapis yatan yazar İlhan Sami Çomak gibi hak ihlallerine mi maruz kalacak?

BOLD ANALİZ – Biri Mardin’den, diğeri Bingöl’den iki adaletsizlik hikayesi… Şair-yazar İlhan Sami Çomak bir ömürdür hapiste. Kadri Sancar’ın da ömrünü hapiste geçirmesine sebep olacak bir mahkeme kararı verildi.

İlhan Sami Çomak, 1973 Bingöl doğumlu. 1994’te İstanbul Üniversitesi Coğrafya Fakültesi öğrencisiyken örgüt adına orman yaktığı iddiasıyla gözaltına alındı. Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nde (DGM) yargılandı. İşkenceyle düzenlenen tutanaklar esas alınarak müebbet hapis cezasına çarptırıldı. 27 yıldır hapiste.

Yazar Barış Arat’a göre dosyasında somut tek delil yok. Günlerce gazetelerde elinde bidonlarla orman katili olarak gösterilen Çomak, kendisine atfedilen orman yangını suçlamasından beraat etti. Yangınları çıkardığını işkence altında “itiraf ettiği” polis ifadesini DGM bile inandırıcı bulmadı.

Aynı mahkeme “Sanığın silahlı çatışmaya girip girmediği kesinlikle belirlenememiştir” demesine rağmen Genç-Lice-Kulp üçgeninde PKK’nin silahlı çatışmalarına katılmak suçlamasından Çomak hakkında müebbet hapis cezası verdi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 2007 yılında aldığı kararla İlhan Çomak’ın adil yargılanmadığına ve yargılanmanın yenilenmesine hükmetmesine rağmen bu sonucu değiştirmedi. 2016’da bir kez daha aleyhte karar çıktı. Dosyası 2016’dan beri Anayasa Mahkemesi’nde bekliyor.

“Herkes bana yaşatılan adaletsizliği hiç olmazsa bir yakınına anlatmalı. Ortada tutarlı bir kötülük var.” diye haykıran İlhan Sami Çomak uzun yıllardır insanın soluğunu kesen bir hukuk mücadelesi veriyor. Bugüne kadar sesini duyan olmadı.

17 YAŞINDAYKEN TUTUKLANAN KADRİ SANCAR

Kadri Sancar ise sokağa çıkma yasağının ilan edildiği Aralık 2015’te Mardin’in Dargeçit ilçesinde gözaltına alındı. Dargeçit’te silah ve patlama sesleri üzerine 15-16 yaşlarındaki Kadir Sancar, Ö.K, İ.A, B.A, H.T, R.A. ve S.D. isimli çocuklar bir eve sığındı.

Çatışmaların sona ermesinin ardından, bulundukları eve yapılan baskında özel harekât timlerince gözaltına alınan 7 çocuk, devletin egemenliği ve bütünlüğünü bozmak, örgüt üyeliği ve “ateşli silahlar kanununa muhalefet etmek iddialarıyla tutuklanarak Mardin Midyat M Tipi Hapishanesi’ne konuldu. Çocuklar, daha sonra İzmir Aliağa’daki Şakran Çocuk ve Gençlik Hapishanesi’ne gönderildi.

Soruşturmayı yürüten savcı, baskın sırasında çocukların emniyet ekiplerine taciz ateş açtığını ve kısa süreli bir silahlı çatışma yaşandığı iddia edildi. Çocukların kaçmak için emniyet güçlerine mukavemet gösterdiği de öne sürüldü.

Çocuklar ise savcılık sorgularında hendeklere merak ettikleri için gittiklerini, yüzleri maskeli kişilerin barikat kurarken kendilerinden yardım istediğini söyledi. Korktukları için orada kaldıklarını söyleyen çocuklar çatışma başladığında bir eve girmek zorunda kaldıklarını ifade etti. Evin sahibi Aysel S.’nin üstlerinde silah olmadığı için kendilerini eve aldığını söyleyen çocuklar, “Evine zorla girmedik. Eve sabah gittik, akşam polisler bizi yakaladı” dedi.

Kriminal polisin “çocukların ellerinde barut izine rastlanmadığı” yönündeki raporuna rağmen Midyat Ağır Ceza Mahkemesi’nde 8 Eylül 2016’da görülen karar duruşmasında çocuklara yaşlarından büyük cezalar verildi. Kadri Sancar 27 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Cezası Yargıtay tarafından onaylanan Sancar, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu. Maruz kaldığı hukuksuzluğun bir an önce bitmesini bekliyor. Cezaevinde sağlık problemleri yaşayan ve tedavisi geciktirilen Sancar’ın ailesi de seslerinin duyulmasını istiyor.

Kardeşinin geleceğinden ve sağlığından endişe eden İslam Sancar, “Kardeşim hapse girdiğinde daha bir çocuktu. 17 yaşındaydı. Şimdi 23 oldu. Bir çocuğa 27 yıl müebbet hapis cezası verildi. Hepatit B hastası. Karaciğeri zarar gördüğü için ilaç kullanıyor.” diyor.

“Kendimi kınıyorum İlhan bey, 27 yıldır yaşadığınız çileden habersiz olduğum için”

Gündem

Feyzioğlu’nun seçim müziği de Erdoğan’ınki gibi çalıntı çıktı

Kovid–19 salgını gerekçesiyle bir yıl ertelenen TBB Genel Kurulu, hafta sonu Ankara’da yapılacak. Mevcut başkan Metin Feyzioğlu’nun seçim müziği, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 2014 seçimlerinde kullandığı müzik gibi çalıntı çıktı. 

BOLD – Sanatçı Suavi, 4–5 Aralık tarihlerinde Ankara’da yapılacak Türkiye Barolar Birliği (TBB) 36. Olağan Genel Kurulu’nda aday olan mevcut başkan Metin Feyzioğlu’nun kendisine ait bir müziği izinsiz kullanmasına tepki gösterdi.

AKP TARAFINDAN TBB GENEL KURULU BİR YIL ERTELENMİŞTİ

AKP’nin “lebalep” dolu salonlarda kongrelerini yapmasına karşın Saray’a yakın Metin Feyzioğlu’nun başkanı olduğu Türkiye Barolar Birliği’nin salgından dolayı bir yıl ertelenen genel kurulu hafta sonu yapılacak. Baroların art arda destek açıklaması yaptığı Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan seçilmeye daha yakın görülürken, Saray’ın adayı Feyzioğlu’nun durumunu Anadolu barolarının tavrı belirleyecek.

DERHAL SONLANDIRIN, YAPTIĞINIZ KORSANLIK

Seçimlerde aday olan Saray’a yakınlığı ile bilinen mevcut başkan Feyzioğlu’nun Sanatçı Suavi’nin bir eserini izinsiz seçim müziği olarak kullandığı ortaya çıktı. Bu duruma sosyal medya hesabı üzerinden tepki gösteren Suavi,
“Sn. Metin Feyzioğlu.
Siz bir avukatsınız ve Türkiye Barolar Birliği seçimleri için kampanya şarkısı olarak “Tükenme” adlı eserimizi kullanmışsınız.

Bunu hangi hak, hukuk ve yetkiyle yaptığınızı merak ediyorum ve derhal sonlandırmanızı istiyorum.
Çünkü bu korsanlıktır” dedi.

ERDOĞAN’IN SEÇİM ŞARKISI DA ÇALINTI ÇIKMIŞTI

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 2014 yılındaki yerel ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kullandığı ‘Dombıra’ isimli şarkının izinsiz kullanıldığı ortaya çıkmıştı. ‘Dombıra’nın ‘asıl sahibi‘ Arslanbek Sultanbekov, sözleri değiştirilip Erdoğan’a uyarlanan şarkısının izinsiz kullanılması nedeniyle dava açacağını duyurmuştu. Uğur Işılak tarafından sözleri değiştirilen şarkı için daha sonra Arslanbek Sultanbekov’dan izin alınmıştı. Sultanbekov adına site yöneticileri tarafından yapılan açıklamada şöyle denilmişti:

“Arslanbek Sultanbekov ‘Dombıra’ adlı eserini hiçbir siyasi partinin seçim müziği olarak kullanmasını istememiştir.

Yapılan çalışmalar Arslanbek Sultanbekov’un izni dışındadır. Konu hakkında söz konusu eseri uyarlayan kişi ile görüşülecek ve hukuki süreç başlatılacaktır. “

 

 

İhraç savcı İbrahim Gündüz ve eşi Nurdan Gündüz Ege Denizi’nde hayatını kaybetti

Okumaya devam et

Gündem

İhraç hakim: Yeter artık, Meriç’te boğulmak istemiyoruz

İhraç hakim Sevil Yılmaz, ihraç savcı İbrahim Gündüz ve eşi Nurdan Gündüz’ün Yunanistan’a geçmek isterken boğularak ölmelerine tepki göstererek, “Kim ne yapıyorsa yapsın artık. Meriç’te boğulmak istemiyoruz” dedi. 

BOLD – Osmaniye T Tipi Cezaevinde 15 ay hapis yatan KHK’lı savcı İbrahim Gündüz (36) ve eşi KHK’lı katip Nurdan Gündüz, Türkiye’deki hak ihlallerine maruz kalmamak için Yunanistan’ın Kos Adası’na geçmeye çalışırken boğularak can verdi. Gündüz’ün yaşamını yitirmesine ihraç meslektaşlarından tepki geldi.

UYDURUK GEREKÇELERLE İHRAÇ EDİLDİK

Gündüz gibi kendisi de 15 Temmuz sonrası KHK ile meslekten atılan hakim Sevil Yılmaz, sosyal medya hesabından yayınladığı videoda ihraç hakim ve savcılara yapılanlara tepki gösterdi. Dünyanın hiç bir hukuk düzeninde kabul görmemiş uyduruk gerekçelerle ihraç edilmiş eski bir hakim olduğunu belirten Yılmaz, “Bugün eski bir cumhuriyet savcısı arkadaşımın eşiyle birlikte Meriç’ten geçerken boğularak öldüğü haberini aldım. Çok üzgünüm” dedi.

MERİÇ’TEN GEÇERKEN ARTIK BOĞULMAK İSTEMİYORUZ

İhraç edilmelerinin üzerinden yaklaşık 5.5 yıl geçtiğini hatırlatan Yılmaz, “5.5 yıldır elimizi üzerimizden çekmediniz. Bizler hakimiz. Kimimiz pazarcılık yapıyor, kimimiz temizliğe gidiyor. Kimimiz inşaatlarda çalışıp ölüyor. Kimimiz de Meriç’ten geçerken boğularak can veriyor. Bizler hakimiz, bizlere mesleğimizi geri verin. Bizlere anayasal haklarımızı, yaşam haklarımızı geri verin. Kim ne yapacaksa yapsın artık. Biz Meriç’ten geçerken artık boğulmak istemiyoruz. Biz yaşamak istiyoruz” dedi.

 

 

https://www.boldmedya.com/2021/12/03/ihrac-savci-ibrahim-gunduz-ve-esi-nurdan-gunduz-ege-denizinde-hayatini-kaybetti/

Okumaya devam et

Gündem

Cinsel saldırı suçundan 10 yıl ceza ancak tutuklama yok: Musa Orhan davasında karar çıktı

18 yaşındaki İpek Er’e cinsel saldırıda bulunduktan sonra ölümüne neden olduğu suçlamasıyla yargılanan Uzman Çavuş Musa Orhan’ın davasında karar çıktı. Mahkeme, tutuksuz yargılanan Orhan’a 10 yıl hapis cezası verdi. Orhan’ın tutuklama talebi ise mahkemece reddedildi.

BOLD – Siirt’te 18 yaşındaki İpek Er’i ‘nitelikli cinsel saldırıya maruz bırakarak intihara sürüklemek’ suçlamasıyla tutuksuz yargılanan Uzman Çavuş Musa Orhan’a 10 yıl hapis cezası verildi.

Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuksuz yargılanan Musa Orhan, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi’nden (SEGBİS) katıldı. Orhan’ın avukatı ile İpek Er’in annesi Hikmet ve babası Fuat Er ile avukatları salonda hazır bulundu.

Savcının önceki duruşmadaki mütalaasını tekrar ettiği duruşmada, avukatların mütalaaya ilişkin beyanları alındı. Orhan’ın avukatı, beraat talebinde bulundu. İstinat edilen suçları reddeden Orhan da, beraatini istedi.

CİNSEL SALDIRIDAN SUÇLU BULUNDU

Verilen aranın ardından mahkeme heyeti, tutuklama talebini reddederek, cinsel saldırı suçundan Orhan’a 10 yıl hapis cezası verdi. Heyet, Orhan hakkında adli kontrol kararı ile yurt dışına çıkış yasağı getirildiğini de açıkladı.

Bu arada, duruşmada, avukat tarafından İpek Er’in yazdığı mektubun okunması sırasında maktulün anne ve babası fenalaştı.

Uzman Çavuş Musa Orhan’a 10 yıl hapis cezası verilirken, hakkındaki tutuklama talebi ise reddedildi.

NE OLMUŞTU?

Batman’da 16 Temmuz’da intihar girişiminde bulunan İpek Er, 18 Ağustos’ta yaşamını yitirmişti. Genç kadın intihar mektubunda Musa Orhan’ın kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu anlatmıştı. Bunun üzerine tutuklanan Orhan, 25 Ağustos’ta tahliye edilmişti.

Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde eylül ayında görülen son duruşmada, mahkeme sanığın tutuklanması taleplerini reddetmişti.

5 yaşındaki Mahir annesiyle birlikte hapse girdi

Okumaya devam et

Popular

Shares