Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Bakanları en çok Yüce Divan’a gönderen iktidar AKP oldu

17-25 Aralık soruşturmasında adları geçen AKP’li bakanlar Zafer Çağlayan, Egemen Bağış, Muammer Güler ve Erdoğan Bayraktar’ı Yüce Divan’a göndermeyen AKP hükumeti, iktidara geldikten sonra yargılanmalarını istediği eski başbakan ve bakanlar nedeniyle Yüce Divan’a en çok bakan gönderen hükumet oldu. AKP’nin oylaması sonrası Yüce Divan’a giden Mesut Yılmaz, Yüce Divan’da yargılanan ilk ve tek başbakan oldu. 

BOLD – Eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın itirafları sonrası 17-25 Aralık soruşturmaları yeniden gündeme geldi. Soruşturma dosyasında adı geçen İçişleri Bakanı Muammer Güler, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış, 2015 yılı Ocak ayında yapılan oylamada AKP’nin oylarıyla aklandı. Kendi bakanlarını TBMM’de aklayan AKP’nin kendinden önceki hükumetlerin bakanlarını Yüce Divan’a göndermesi ise dikkat çekti.

DEVLETİN ZİRVESİNİ AYM YARGILIYOR

1961 yılında kurulan Anayasa Mahkemesi (Yüce Divan) Cumhurbaşkanını, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanını, Cumhurbaşkanı yardımcılarını, Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları, bakanları, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay Başkan ve üyelerini, Başsavcılarını, Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Hâkimler ve Savcılar Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini görevleriyle ilgili suçlardan dolayı yargılıyor. Yüce Divan’da, savcılık görevini Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı veya Cumhuriyet Başsavcıvekili yapıyor.

İLK YARGILAMA 1964 YILINDA YAPILDI

Yüce Divan’da ilk yargılama 1964 yılında yapıldı. Eski Ticaret Bakanı Mehmet Baydur, “arpa davası” nedeniyle Yüce Divan’da yargılandı ve beratına karar verildi. Sonraki yargılama ise 1980 darbesi sonrasında gerçekleşti. 1981 yılında yargılanan Sosyal Güvenlik Eski Bakanı Hilmi İşgüzar beş yıl ağır hapis, dört yıl sekiz ay hapis, 5 milyon 251 bin 600 lira ağır para cezası, memuriyetten temelli yoksun kılınması cezası aldı.

Yine aynı yıl yargılanan Gümrük ve Tekel Eski Bakanı Tuncay Mataracı hakkında ise 36 sene ağır hapis, 787 milyon 386 bin 166 lira ağır para, memuriyetten temelli yoksun kılınmasına, şoför ehliyetinin altı yıl süreyle geri alınmasına karar verildi. 1982 yılında Bayındırlık Eski Bakanı Şerafettin Elçi, iki yıl dört ay hapis, 4 bin 666 lira ağır para, 14 ay süre ile memuriyetten yoksun kılınmasına, ehliyetnamesinin iki yıl dört ay süre ile geri alınması cezası aldı. 1982 yılında yine Yüce Divan’da yargılanan Bayındırlık Eski Bakanı Selâhittin Kılıç’ın beratına karar verildi.

ÖZAL KENDİ BAKANINI YÜCE DİVAN’A GÖNDERDİ

1985 yılında dönemin başbakanı Turgut Özal, aynı zamanda kendi kabinesinde görev yapan Devlet Bakanı İsmail Özdağlar’ı Yüce Divan’a gönderdi. Özdağlar hakkında iki yıl hapis, 30 bin lira ağır para, iki yıl süre ile memuriyetten yoksun kılınmasına, yargılama gideri olan 281 bin 410 TL’nin alınmasına ve yargılanan iki kişinin beraatına karar verildi. 1993 yılında Yüce Divan’a gönderilen Bayındırlık ve İskan Eski Bakanı İsmail Safa Giray, Bayındırlık ve İskan Eski Bakanı Cengiz Altınkaya beraat etti.

AKP ESKİ BAKANLARI YÜCE DİVAN’DA YARGILATTI

2002 yılı kasım ayında iktidara gelen AKP hükumeti ise Yüce Divan’a en çok dosya gönderen hükumet oldu. AKP 2004 yılında eski başbakan Mesut Yılmaz ve Bayındırlık ve İskan eski Bakanı Yaşar Topcu, Devlet eski Bakanı Güneş Taner, Devlet Eski Bakanı ve Başbakan Yardımcısı H. Hüsamettin Özkan, Devlet eski Bakanı Recep Önal, Bayındırlık ve İskan Eski Bakanı Koray Aydın, Enerji ve Tabii Kaynaklar Eski Bakanı M. Cumhur Ersümer (iki kez) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Eski Bakanı Zeki Çakan’ı Yüce Divan’a gönderdi. Yüce Divan’a gönderilen tek başbakan olan Mesut Yılmaz’a verilen ceza 2000 yılında çıkarılan ve kamuoyunda Rahşan Affı olarak bilinen af nedeniyle ertelendi. Topçu, Taner, Ersümer de yargılamada aldıkları cezalar ertelenirken, Yüce Divan’a gönderilen diğer bakanlar olan Çakan, Önal ve Özkan ise beraat etti.

Mahkeme karar verdi: Sezgin Baran Korkmaz Türkiye’ye iade edilecek

 

 

BOLD ÖZEL

“Oğlum annesinin yanından ayrılınca bir hafta konuşmadı”

Tutuklu anaokulu öğretmeni Elif Yalçın’ın 22 aylık oğlu Salih Enes, 5 aydır annesiz. Eşi hapse girince çok zorlandıklarını söyleyen Ahmet Yalçın, “Oğlum annesinden ayrılınca eve gelene kadar yolda hiç konuşmuyordu. Bir hafta sonra kendine geliyordu. Etkilenmesin diye uğraşıyoruz ama anne gibi olmuyor.” dedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL 

Küçük bebekleri olduğu halde tutuklanan annelerin ve çocukların maruz kaldığı hak ihlalleri her gün artıyor. Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan anaokulu öğretmeni Elif Yalçın, cezası Yargıtay tarafından onaylandığı için 5 Mayıs 2021’de tutuklanıp Gebze Kadın Kapalı Cezaevine gönderildi. Bank Asya hesabı ve ByLock kullandığı iddiasıyla hapse konulan Elif Yalçın’ın 22 aylık oğlu Salih Enes, 5 aydır annesinden ayrı.

“ANNE SÜTÜ VE EK GIDAYLA BESLENİYOR”

Bold Medya’ya konuşan Ahmet Yalçın, “Eşimi almaya gelmeden önce aradılar. ‘Koronavirüs filyasyon ekibindeniz’ dediler. Oysa biz evdeydik, bir yere gittiğimiz yoktu. Oğlum anne sütü ve ek gıdayla besleniyor. İlk zamanlar oğlumu yanına götürdük. Bir ay yanında kaldı. Cezaevinin şartları çok zor. Eşim oğlumuzdan ayrılmaya dayanamadı ama kendi nefsim için bunu yapamam deyip mecburen bize verdi. Salih Enes normalde uysal bir çocuktu. Şimdi hırçınlaştı.” dedi.

İlk dönemler çok zorlandıklarını belirten Yalçın, “Enes’i annesinin yanından alıyorduk. Gebze’den eve gelene kadar yolda hiç konuşmuyordu. Bir hafta sonra kendine geliyordu. Etkilenmesin diye biz ilgileniyoruz ama anne gibi olmuyor, içimiz parçalanıyor.” ifadelerini kullandı.

10 KİŞİLİK KOĞUŞTA 23 KİŞİ KALIYOR

Elif Yalçın, HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu‘na geçtiğimiz günlerde mektup yazarak cezaevi koşullarını ve tutuksuz yargılanma talebini dile getirmişti: “20 aylık bebekli emziren mahpusum. 10 kişilik yerde 23 kişi kalınca sürekli yanımda kalamıyor. Yanıma alınca da oyun alanı bulamıyor. Bebeğim yemekteyken bir köfte daha istedi. Yoktu. Birlikte ağladık. Ev hapsi bile olsa tutukluluğum bitmeli.” demişti.

“SUÇ İŞLEMESELERDİ DİYENLERİ ANLAMIYORUM”

Kendisi de 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan ve dosyası Yargıtay’da bulunan Ahmet Yalçın, yetkililere ve kendilerine “terörist” muamelesi yapanlara seslendi: “Suç işlemeselerdi diyenleri anlamıyorum. Dosyalarda suç yok. Hırsızlık, gasp, adam öldürme, yolsuzluk, ihaleye fesat… Hiçbiri yok. Olan varsa yargılansın ama dosyalarda yok bunlar. Bunlar şucu, delil bu. O yüzden bunlar terörist deniliyor özetle. Hak mı bu?

“BİZE TERÖRİST DİYENLER GELSİN EVİMİZE MİSAFİR OLSUN”

Terörist olup olmadığını merak ettiğiniz insanlarla vakit geçirin, evine misafir olun, sohbet edin. Ettiğiniz laflardan utanacaksınız garanti veriyorum. Oğlum 1.5 yaşında annesiz kaldı. Eşim okul öncesi öğretmeni ve hiç devlet memuru olmadı benim gibi. Yazık günah değil mi bu çocuk 5 aydır annesiz? Elektronik kelepçe ile evde dursun çocuğuna baksın dedik onu da kabul etmediler.

“HER GÜN ANNESİNİN FOTOĞRAFINI ÖPÜYOR”

Ben yavruma her gün annesinin fotoğraflarını öptürüyorum unutmasın diye. İnsan insana bunu yapar mı? Merhametiniz varsa kendinizi sigaya çekip bir düşünün. Salih Enes gibi kaç çocuk çok daha kötülerini yaşıyor. Yetmedi mi bunlar?”

 

“20 aylık bebekli, emziren bir mahpusum”

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Koronavirüs testi pozitif çıkan Serpil Can mahkemeye özel kıyafetle getirildi ve tutuklandı 

Koronavirüs testi pozitif çıkan ev hanımı Serpil Can 14 Ekim’de Bursa’da tutuklandı. Mahkemeye koronavirüs tulumu giydirilerek getirilen Can, şu anda Yenişehir Devlet Hastanesi’nin mahkum koğuşunda kalıyor.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Bursa’daki evinde 13 Ekim 2021’de gözaltına alınan Serpil Can, kontrol için götürüldüğü hastanede koronavirüs testi pozitif çıkmasına rağmen mahkemeye beyaz renkli koronavirüs tulumu giydirilerek getirildi ve tutuklandı.

Bold Medya’nın ulaştığı video görüntülerinde Serpil Can, Bursa 1. Sulh Ceza Hakimliği’ne önünde ve arkasında tek sıra halinde iki görevli eşliğinde getiriliyor.

ŞEKER HASTASI

Bursa Yenişehir Cezaevine gönderilen Can’ı cezaevi yönetimi, hasta olduğu için kabul etmedi. 33 yaşındaki Serpil Can şu anda Yenişehir Devlet Hastanesi’nin mahkum koğuşunda kalıyor. Hastaneden ailesine verilen bilgiye göre sağlık durumu iyi.

Aynı zamanda şeker hastası olan Can’ın tutuklanmadan önce evinde grip şikayetiyle yattığı belirtildi. Bir tanığın ifadesine dayanılarak 14 Ekim’de tutuklanan Serpil Can, Bank Asya hesabı, ByLock ve kapatılan eğitim kurumlarında SSK kaydı olduğu iddiasıyla yargılanıyor.

İKİ ÇOCUĞU VAR

4 ve 7 yaşında iki çocuğu bulunan Serpil Can’ın eşi Mehmet Can Kasım 2016’da tutuklandı. O günlerde ikinci çocuğuna hamile olan Serpil Can doğum için gün sayıyordu, 45 günü kalmıştı. 18 ay hapis yattıktan sonra serbest bırakılan ve 8 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırılan Mehmet Can da ev hapsinde bulunuyor.

 

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

İtalya İnsan Hakları Federasyonu’nun Bylock raporu AİHM’e sunuldu

İtalya İnsan Hakları Federasyonu, AİHM’nin önünde 21 aydır bekleyen G. Sağlam davasına özel bilirkişi raporu hazırladı. Türkiye’de yasaların muhalifleri susturulmak için kullandığına dikkat çekilen raporda, ByLock’un barışçıl kullanımının suç sayılmasına geniş yer verildi. Rapor AİHM’e sunuldu.

BOLD ÖZEL – İtalya İnsan Hakları Federasyonu, Türk makamları tarafından Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) suistimal edildiğine dair bir bilirkişi raporu hazırladı. Merkezi Belçika’da olan Tutuklu Avukatlar İnisiyatifi (The Arrested Lawyers Initiative) işbirliği ile hazırlanan raporda, ByLock adlı şifreli anlık mesajlaşma uygulamasının barışçıl kullanımının suç sayılmasına geniş yer verildi.

BYLOCK İDDİASIYLA HALEN TUTUKLU

İtalyan, İngiliz ve Türk hukukçular tarafından hazırlanan rapor, 21 aydır Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin önünde bekleyen G. Sağlam davasına sunuldu. Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 23 Temmuz 2016’da gözaltına alınıp bir gün sonra tutuklanan G. Sağlam, Kocaeli Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ByLock  kullandığı iddiasıyla 7 yıl 6 ay cezasına çarptırıldı. Halen tutuklu olan Sağlam, 18 Şubat 2020’de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne “suçların ve cezaların kanuniliği ilkesinin ve kişi hürriyeti hakkının ihlali” nedeniyle başvurdu.

RAPOR AİHM’E SUNULDU

İtalya İnsan Hakları Federasyonu, G. Sağlam davasının Türkiye’de çok fazla kişiyi ilgilendirdiğine ve olayın ayrıntılarına dair rapor hazırlamak istediğini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine bildirdi. Sadece yetkin gördüğü kurumların bu tür başvurularını ve raporlarını kabul eden AİHM, Federasyon’un talebini uygun buldu ve raporu hazırlaması için 18 Ekim’e kadar süre verdi. İtalya İnsan Hakları Federasyonu, raporu bugün yüksek mahkemeye sundu.

MOGELLI: TERÖRDEN EN ÇOK HÜKÜM GİYEN İNSAN TÜRKİYE’DE

İtalyan İnsan Hakları Federasyonu (FIDU) Başkan Yardımcısı Eleonora Mongelli, rapora ilişkin yaptığı açıklamada “Türkiye, terörle bağlantılı suçlamalardan hüküm giymiş en fazla mahkûm nüfusuna sahip ülke durumundadır. Avrupa Konseyi’nin hazırladığı bir rapora göre, Avrupa Konseyi üyesi ülkelerde terörden hüküm giyen toplam 30.524 mahkûmdan 29.827’si Türk cezaevlerinde bulunuyor.” dedi.

TERÖR ÖRGÜTÜ ÜYELİĞİ TESPİT İÇİN KULLANILAN KRİTERLER YASAL EYLEMLER

“Terörle mücadele yasaları, yoğun bir şekilde Türkiye insan hakları savunucularını ve aktivistlerini susturmak için kullanılıyor” diyen Mongelli, kişilerin silahlı terör örgütüne (Gülen Hareketi/ fetö-pyd davaları) üye olup olmadığının tespit edilmesi için kullanılan kriterler listesinin yasal eylemler olduğunu söyledi. Mongelli, bu kriterlerin yalnızca yasal faaliyet veya yasal olarak kurulmuş kuruluşlarla etkileşimlerden ya da Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde (AİHS) güvence altına alınan hak ve özgürlüklerin kullanılmasından ibaret olduğunu söyledi.

İtalyan İnsan Hakları Federasyonu’nun hazırladığı, 12 sayfadan oluşan rapora bu linkten ulaşılabilir: https://fidu.it/wp-content/uploads/THIRD-PARTY-INTERVENTION-BY-FIDU-logo-12.10.2021.pdf

 

DP lideri Uysal’dan Erdoğan’a: Tıbben kontrolden geçirilmeli

Okumaya devam et

Popular

Shares