Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Gökhan Açıkkollu’nun eşi Tülay Açıkkollu, Tribünal’de tanık olarak dinlendi: Maskeli polisler eşimi ters kelepçeli halde darp ettiler

Türkiye Tribünali Halk Mahkemesinde 15 Temmuz sonrası gözaltında uğradığı işkence sonucu hayatını kaybeden öğretmen Gökhan Açıkkollu’nun eşi Tülay Açıkkollu tanık olarak dinlendi. Açıkkollu, “Eşimi evde gözaltına alırken ve polis arabasında darp ediyorlar. Eşimin gözlüğü bir düşüşle kırılacak türden bir cam değildi. Dayakla kırılmış olmalıydı. Hiçbir avukat eşimin davasıyla ilgilenmek istemedi” dedi.

BOLD – Türkiye Tribünalinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin eski başkanı başkanlığında 6 hakimden oluşan mahkeme heyeti, İstanbul Emniyetinde uğradığı işkence sonrası hayatını kaybeden öğretmen Gökhan Açıkkollu’nun eşi Tülay Açıkkollu, eşini ölüme götüren süreci anlattı.

Erdoğan Rejimi’nin insan hakkı ihlallerinin yargılandığı Türkiye Tribünali’nde tanık olarak dinlenen Tülay Açıkkollu, şunları anlattı:

“22 Temmuz’da eşimi son kez gördüm. Trene bindirdik, vedalaştık…İçimizde öyle bir sıkıntı vardı ki… o bilet kontrolünden geçerken birbirimize baktık.. Hakkını helal et dedim, o da sen de helal et dedi. Bu, eşimi son görüşüm oldu. İstanbul’dan bizi aradı. Okul müdürüm aradı, açığa alınmışım dedi. Şeker hastasıyım ilaçlarım problem olacak dedi. Görevine geri dönersin diye teselli ettim. Telefonu kapattım bir saat sonra benim okul müdürüm aradı. Birer saat arayla açığa alındığımızı öğrendik. Hayatınız bir anda alt üst oluyor.

24 Temmuz sabahı ben TEM’den arıyorum. Eşinizi gözaltına aldık haberiniz olsun dedi ve kapattı. Telefonu sürekli arıyorum, şeker hastası olduğunu söylüyorum, nerede olduğunu öğrenmek istiyorum, ilaçlarını ulaştırmak istiyorum. Telefonu açan kişi burada doktor var bakarlar diyor. Başka bilgi veremiyoruz deyip telefonu kapatıyorlar. En son birisine Allah rızası için ne olur yerini söyleyin dedim. Adam Allah rızasını ne karıştırıyorsun deyip telefonu kapattı. En son vatan emniyette olduğunu öğrendim. Ben eşimin ilaçlarını 4 günün sonunda ulaştırabildim.

MASKELİ POLİSLER EŞİMİ TERS KELEPÇEYLE DARP ETTİ

Eşim evde gözaltına alındığı sırada polisler apartmanı birbirine katmış. Maskeli polisler eşimi sorguya çekmeye başlamışlar. Yüzüstü yere yatırıp ters kelepçe takmışlar. Eşim stresle birlikte şeker krizine girmiş. Oradaki yönetici insülün yapılması gerekiyor demiş. Eşime kelepçeli halde insülün vurmuşlar. O şekilde sorgulamaya ve darp etmeye devam ediyorlar. Hatta o kadar darp etmişler ki apartman yöneticisi dayanamayıp burada kalmak istemiyorum demiş. Hayır çıkamazsın bu işlemler bitene kadar kalacaksın demiş polisler. Gövde gösterisi halinde eşimi götürüyorlar. Arabada da darp etmeye devam ediyorlar. Ben bunları savcılıktaki dosyalardan ve eşimin doktor muayenesi raporundan öğrendim.

HİÇBİR AVUKAT EŞİMİN DAVASIYLA İLGİLENMEDİ

Hiçbir avukat eşimin davasıyla ilgilenmek istemedi. Avukat da çok korkuyordu. Benimle görüşmek istemedi. Çok çaresizdik. Avukat eşimin gözlüğünün kırıldığını söyledi. Dedim ki: ‘Kocam çocukken göz ameliyatı oldu. Özel bir cam kullanıyor. Çok pahalı, gözlüklerini sürekli taktığı için kırılması kolay olmayan bir cam aldık. Eşimin gözlüğü bir düşüşle kırılacak türden bir cam değil dedim. Bunun nedeni dayak ya da dövülmek olmalıdır. Kesinlikle suç duyurusunda bulunacağım’ dedim. Avukat önce duraksadı sonra, ‘Hayır, sanmıyorum’ dedi.”

Gündem

İstanbul Barosu Başkanlığı’na 3’ncü kez Mehmet Durakoğlu seçildi

İstanbul Barosu başkanlığı için 7 adayın yarıştığı seçimde mevcut baro başkanı Mehmet Durakoğlu yeniden seçildi. Durakoğlu, “İstanbul Barosu’nda yönetimde olabilmek için omurga gerekir. Bu omurgaya sahip olduğumuz için kazandık. Bu kaleyi asla ama asla teslim etmeyeceğiz” dedi.

BOLD – Dünyanın en büyük barosu sayılan İstanbul Barosu’nda pandemi nedeniyle ertelenen seçimler dün Haliç Kongre Merkezi’nde yapıldı.

Seçimi, Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu’nun adayı olan Mehmet Durakoğlu kazandı. Resmi sonuçlara göre Durakoğlu, 26 bin 30 geçerli oyun yüzde 8 bin 503’ünü alarak seçimi kazandı. Diğer adayların aldıkları oy şöyle: Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu Yükseliş Hareketi’nden Hasan Kılıç 6 bin 155, Avukat Hakları Grubu’ndan Gökhan Ahi 6 bin 13,  Çağdaş Avukatlar Grubu’ndan Ata Yazıcıoğlu 1687, Özgürlükçü Demokrat Avukatlar Grubu’ndan Sezin Uçar 1674, İstanbul Milliyetçi Avukatlar Grubu’ndan Kaptan Yılmaz 1109, Bağımsız Avukatlar Grubu’ndan İshak Şadi Çarsancaklı 956.

OMURGA SAHİBİ OLDUĞUMUZ İÇİN KAZANDIK

Seçim sonuçlarının belli olmasının ardından Mehmet Durakoğlu, “Mustafa Kemal’in Askerleriyiz” sloganlarıyla alkışlandı. Durakoğlu, yaptığı konuşmada şunları söyledi: “İstanbul Barosu’nda yönetimde olabilmek için omurga gerekir. Bu omurgaya sahip olduğumuz için kazandık. Onun için biz şimdi burada Mustafa Kemal’den bahsediyoruz. Onun için kalenin hala burada dimdik durduğundan bahsediyoruz. Bu kaleyi asla ama asla teslim etmeyeceğiz.

Mehmetçiklerin katledildiği Boğaziçi Köprüsündeki TÜGVA’lıları korku saldı

Okumaya devam et

Gündem

Demet Akalın’ın eşi Okan Kurt’tan “Erdoğan’ın berberi sokağı sahiplendi” iddiası

Restoranının yan komşusuyla kavga edip karakolluk olan şarkıcı Demet Akalın’ın eşi Okan Kurt, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın berberi, ‘ben bu sokağın sahibiyim’ diyor” ifadelerini kullandı.

BOLD – Sahibi olduğu Hirahan Restoran’da yan komşusuyla kavga edip karakolluk olan şarkıcı Demet Akalın’ın eşi Okan Kurt, ilginç bir iddiada bulundu.

Kavganın çıkma nedeninin AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın berberi olduğunu belirten Kurt, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın berberi, ‘ben bu sokağın sahibiyim’ diyor” dedi.

Eşi komşusuyla kavga eden Demet Akalın ise duruma sosyal medya hesabından tepki gösterdi.

Eşinin hayatı için endişe ettiğini belirten Akalın “Okan’ı dışarı çıkartmıyorlarmış, polisi de içeri sokmuyorlarmış. Beykoz Emniyeti nerede! Okan’ın can güvenliği yok” diyerek isyan etti.

Mehmetçiklerin katledildiği Boğaziçi Köprüsündeki TÜGVA’lıları korku saldı

Okumaya devam et

Gündem

Mehmetçiklerin katledildiği Boğaziçi Köprüsündeki TÜGVA’lıları korku saldı

Yeniden gündeme gelen 15 Temmuz gecesi köprüdeki TÜGVA’lılar, bugüne kadarki sessizliklerini bozarak iddiaları yalanlamaya başladı. Gazeteci Bülent Koruyucu durumu, ” O zamanlar burunlarından kıl aldırmıyorlardı. Korku yürekler düştü demektir” sözleriyle özetledi.

BOLD – Türkiye, bir süredir ortalığa saçılan Bilal Erdoğan’ın kurucusu olduğu TÜGVA’ya ait skandal belgeleri konuşuyor. Gazeteci Metin Cihan’ın, kendisine vakfın eski çalışanlarından gelen belgeleri kamuoyu ile paylaşmasıyla AKP’lilerin TÜGVA üzerinden devlette kadrolaştığı ortaya çıkmıştı.

Gazeteci Erk Acarer, TÜGVA ile ilgili bir iddiayı yeniden gündeme taşıdı. Acarer, 15 Temmuz’da köprüde er ve askeri öğrencilerin katledilmesiyle ilgili önemli bir iddiayı uzun bir aradan sonra yeniden gündeme getirdi.

LİNÇ EDENLERİN ARASINDAYDI

Acarer çoğu öğrenci, er – erbaş bir çok Mehmetçik’in Boğaziçi Köprüsünde işkenceye maruz kaldığını hatırlatarak, “15 Temmuz’da köprüde kemerle asker dövüldü, linç edilenler oldu. Kesici aletten, kemere kadar hepsi Suriye’de görülen pratikler. Suriye’de kafa kesiliyordu. O pratik köprüye taşındı. Köprüde iki askeri okul öğrencisinin kafası kesildi. Beş aylık bir erin kafası taşla ezildi. Askeri öğrenci Ragıp Enes Katran’ın otopsi raporunu ilk olarak İsmail Saymaz yayınladı ilk olarak. Öğrenci Murat Tekin’in otopsi raporunu ben yayınladım. Er Burak Dinler’in kafasının taşla ezildiği görüntülerde tespit edildi. Darbeyi önlemek köprüde asker kafası kesmek değildi. TÜGVA Genel Merkez Üniversite Koordinatörlüğü Teşkilatlandırma Sorumlusu Mehmet Fatih Demirci, askerleri linç edenlerin arasında” dedi.

Acarer’in haberinin ardından Demirci sosyal medyadan bir duyuru paylaşarak kendisini savundu. TÜGVA mensubu olduğu için hedef olduğunu iddia eden Demirci, köprü sadece bir askeri tokatladığını ileri sürdü.

BURUNLARINDAN KIL ALDIRMIYORLARDI

Gazeteci Bülent Koruyucu’dan da konuyla ilgili bir paylaşım geldi. Koruyucu Acarer’in iddialarının yıllar öncede gündeme geldiğini fakat o zamanlar TÜGVA’lıların siyasi hava nedeniyle iddiaları çok da umursamadığını söyledi.

Demirci’nin teslim olmuş askerlere var gücüyle tekme salladığı fotoğrafı da paylaşan Koruyucu, “Eleman daha önce de deşifre edilmişti ama o zamanlar burunlarından kıl aldırmıyorlardı. Şimdi hem açıklama hem inkar büyük gelişme… korku yürekler düştü demektir.

Erdoğan kanlı planların yapıldığı ‘Mahrem Odalar’ın neresinde

Okumaya devam et

Popular

Shares