Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Gergerlioğlu: AKP, 2024’e kadar 500 bin kapasiteli cezaevi hedefliyor

HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu, AKP iktidarının 2024 yılındaki hedefinin 500 bin kapasiteli cezaevleri açmak olduğunu söyledi. Gergerlioğlu, “2023’te de iktidarda kalırsa ülke kocaman bir cezaevine dönecek” dedi.

BOLD – Bu sabah Karar TV’de Elif Çakır ve Yıldıray Oğur’un konuğu olan HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, KHK’lılarla ilgili yapılan hukuksuzlukları ve cezaevlerinde mahpusların maruz kaldığı hak ihlallerini dile getirdi.

Cezaevlerindeki mevcut kapasitenin 250 bin civarında olduğunu belirten Gergerlioğlu, “Şu anda 300 bin mahpus var. 70 bin insan çıktığı halde, son durum bu. Kocaeli Cezaevinde 10 kişilik koğuşta 34 kişi kalıyorlar ve siz hala insanları denetimli serbestlik hakkını vermeden cezaevinde tutmaya çalışıyorsunuz.” dedi.

“ADALETE DÖNMEK GİBİ BİR NİYETLERİ YOK”

AKP’nin 2024’teki hedefinin cezaevi kapasitesini 500 bine çıkarmak olduğunu belirten Gergerlioğlu, “Bu iktidar 2023’te de eğer iktidarda kalırsa ülke kocaman bir cezaevine dönecek. Adalete hukuka dönün diyoruz. Cezaevindeki doluluktan mı şikayetçisiniz diyorlar, yeni cezaevleri yaparız, diyorlar. Adalete dönmek gibi bir niyetleri yok. Yönetmelikle anayasayı çiğniyorlar” ifadelerini kullandı.

“AVRUPA BİRLİĞİ RAPORTÖRÜ BENİ KARDEŞ VEKİL STATÜSÜNE ALDI”

Halen Antalya L Tipi Cezaevinde tutuklu olan 4. evre kanser hastası Ayşe Özdoğan ve hasta mahpuslar hakkında bilgi veren Gergerlioğlu, “Avrupa Birliği’nin Türkiye raportörü Türkiye’den beri kardeş vekil statüsüne almış ve ihlalleri benden dinlemek istemiş. Hasta mahpusları anlatırken daha oraya gelmeden Mustafa Kabakçıoğlu’nun beyaz plastik sandalyedeki ölümünü sordu. Yargı olayı kapatmaya çalışıyor. Muzaffer Özcengiz’in ölümü cinayet gibiydi. aynı şekilde Halime Gülsu’nun bıraktığı mektuplar, insanlığa bir çağrıydı. Kimse duymadı.” diye konuştu.

“KHK’LILAR SESSİZ SEDASIZ SONUÇ BEKLİYOR”

Gergerlioğlu’nun konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

“Benim gördüğüm KHK konusunda iktidar yaptığı zulümden çok memnun. Buradan kendiliğinden geri adım atacağını düşünmüyorum. Erdoğan eleştirileri almadan yoluna devam ediyor. Toplumun buna büyük tepki var. Anadolu’yu dolaşıyorum, her bir yandan feryatlar yükseliyor. Mağduriyet had safhada. Ama Anadolu insanı sessiz. KHK’lıların çoğunluğu sol kesime nazaran sessiz sedasız sonuç bekleyen insanlar. Bu sebeple sesleri istenildiği kadar çıkmıyor.

“KHK MESELESİNİ ÇÖZER KAZANIR”

KHK’lılar 3-4 sene öncesine göre daha örgütlü mücadele ediyorlar. 50’den fazla ilde platformalar oluşturuldu ama yeterli değil, iktidarın umurunda değil. İktidarın vicdanı yok. Tek bir camiadan değil farklı camialardan insanların bir araya gelmesiyle oluşuyor yapılar. Başka partiler de artık KHK sorununu görüyorlar. KHK’lar yasalaşmıştır. Yapılması gereken somut çözüm KHK’ların iptal edilmesidir. Hukuka geri dönülmesi ve eğer bir durum varsa memurların 657’ye değerlendirmesi gerekir.

“KHK’LI ÖĞRETMEN ÖZEL OKULUN SERVİSİNDE BİLE ŞOFÖR OLAMIYOR”

KHK’lı öğretmenlerin özelde iş bulmasına engel olmaya çalışıyorlar. Bir tek KHK’lı doktorlar özel hastanelerde çalışabiliyor. Mesela mühendislere engel var. Öğretmenler özel okullarda çalışamıyorlar. Kaçak göçek çalışanlar olabiliyor. Az ücret veriliyor, sigortası yapılmıyor, hakkı yeniyor. Hatta özel okulun servisinde bile öğretmenin şoför olmasına izin vermiyorlar. Belgeleriyle mevcut bu durumlar bende.

“BU YIL 1500 DOKTOR YURT DIŞINA GİTMİŞ, 8 BİN CİVARINDA İSTİFA VAR”

“Şu anda yoğun bir şekilde yurt dışına gitme trendi var. KHK’lıların kendileri, çocukları, hatta KHK’lı olmayanlar da gitmek istiyor. Şu anda herkes KHK’lıların duygularını hissetmeye başladı. KHK’lı olmasa da herkes bu ülkeden umudunu kesmiş. Geçen yıl 1000 doktor yurt dışına gitti, bu sene 1500. 8 bin civarında da istifa var. Hekim arkadaşlar Cumhuriyet tarihinde olmadık bir şekilde ümidini kesmiş, yurt dışına gitmeye çalışıyor.

“BAŞVURULARIN YÜZDE 90’I REDDEDİLDİ, 10 BİN KİŞİ BEKLİYOR”

“OHAL Komisyonu’na bugüne kadar 125 bin 600 kişi başvurdu. 152 bin civarında KHK’lı vardı. Bakanlıklar ihraç etmeye devam ediyor. Özelden ihraç edilenler var. 250 bin civarında KHK’lı var. OHAL Komisyonu başvuruların yüzde 90’ını reddetti. Şu anda 10 bin kişi bekliyor. Aslında kabul verecekler ama reddetmek için bahane arıyorlar. 23 Ocak 2017’de OHAL Komisyonu kuruldu. Halen işini bitirmedi.

“AYŞE ÖZDOĞAN 17 GÜNDÜR İŞKENCE ÇEKİYOR”

“Ayşe Özdoğan 17 gündür cezaevinde işkence çekiyor. Bir doktor olarak Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin raporunu inceledim. 4. evre maksiler sinüs kanseridir, diyor. Adli Tıp’ın kararı çok yanlış bir karardır. Kanser cezaevinde ilerliyor. Denizli başsavcısını da aradım. ‘Devletimin adil kararı sonucu cezaevine konulmuştur, diyecek bir şey yoktur’ dedi. O adil kararların ne olduğunu ben çok iyi biliyorum. Özdoğan şu anda 3 kişilik koğuşta kalıyor. İnfaz erteleme için tekrar başvuru yapıldı. Cumhurbaşkanına hakaretten içeri giren Bekir Güven diye bir hasta tutuklu vardı. Bir hafta içinde ona infaz erteleme verildi. Aynı şey neden Özdoğan için yapılmıyor?

84 yaşında, yürüyemeyen Mehmet Emin Özkan’a ‘seni çıkarmayız’ dediler. Birçok hastalığı olan Yusuf Akbaba hala Denizli Cezaevinde yatmaya devam ediyor. “Bugün 70-80 yıl ceza verdim, günün hasılatı bu” diyen hakimleri gördük. Vicdan olmazsa, bir yere tayin edilirim kriterine bakarsanız verirsiniz cezaları.

“AHMET DİZLEK’İ İTELEYE KAKILA AMELİYAT ETTİREBİLDİK”

Ahmet Dizlek Kandıra Cezaevinde yatan bir hasta. Ekim 2019’da belgesini getireyim, metastatik mide kanseri. Mahpus 2 sene boyunca onkolojiye, cerrahiye oraya buraya gidip geliyor oradan oraya gönderiliyor ama adamcağız iki senedir ne kemoterapi alabilmiş ne tedavi olabilmiş. Bir doktor olarak bütün belgelerini inceledim. Sonunda bize ulaştılar. Kanser artık bütün vücuduna yayılmış, bitmiş artık adam. ne onkolojik bir işlem yapılmış ne de cerrahi. Cerrahi oraya yollamış, ona geç gitmiş, cezaevi geç göndermiş, fakülte çağırmammış, hasta mahpusların durumu bu. İteleye kakıla ameliyat ettirebildik.”

Selahattin Demirtaş: Artık Erdoğan bitmiştir

Gündem

Sincan Cezaevinde tutuklulara etkin pişmanlık dayatması: Kabul etmeyene tahliye yok

Ankara Sincan Cezaevinde tutuklulara etkin pişmanlık dayatması raporlara da yansıdı. Çağdaş Hukukçular Derneği’nin hazırladığı raporda, etkin pişmanlığı kabul etmeyenlerin şartlı tahliyeden yararlandırılmadığı tespiti yer aldı.

BOLD – AKP Türkiye’sinde cezaevlerinde insan hakları ihlallerine her geçen gün bir yenisi ekleniyor. Çağdaş Hukukçular Derneği’nin (ÇHD) Sincan Kapalı Cezaevi’ne yaptığı ziyaret sonrasında yayımladığı rapor, etkin pişmanlığı kabul etmeyenlerin şartlı tahliyeden yararlandırılmadığı ortaya koydu.

KABUL ETMEDİKLERİ İÇİN TAHLİYE EDİLMEDİLER

ÇHD’nin raporuna göre cezaevi izleme kurulu tarafından şartlı tahliyeden faydalanmak isteyen hükümlülere pişmanlık dayatmasında bulunulduğu, kabul etmeyenlere iyi halli olmadığı gerekçe gösterilerek bu hakkın verilmediği öne sürüldü. Tahliye olmayı bekleyen üç siyasi mahkûmun bu sebeple tahliye olamadığının ifade edildiği raporda, pişmanlık dayatmasının amacının psikolojik baskı ve ıslah etmek olduğu belirtildi.

DİLEKÇELERE CEVAP VERİLMİYOR

Raporda tutukluların talep ve şikâyetlerini belirttikleri dilekçelere kimi zaman cevap verilmediği, dilekçelerin kaybolduğunun söylendiği, yanıtlanan dilekçelerdeki taleplerin de genellikle reddedildiği ve bu ret kararlarının gerekçesiz olduğunu yer aldı.

YEMEK PORSİYONLARI AZALTILDI

Yemeklerin porsiyonlarının küçüldüğü, kantindeki fiyatların çok yüksek olduğu, kadın tutsakların birçok temel ihtiyaçlarına ulaşamadığına raporda yer verildi.

ZİYARETÇİLERE GÜVENLİK SORUŞTURMASI YAPILIYOR

BirGün’den Nisa Küçük’ün haberine göre raporda, görüşmeci olarak ziyarete gelmek isteyenlere güvenlik soruşturması yapıldığı da belirtildi. ÇHD, bazen aylar süren güvenlik soruşturmalarının dayanağı ve uygulanan kriterlerin belirsiz olduğunu kaydetti.

 

CNN Türk’ün işi çok zor: Skandal mahkemeye taşınıyor

 

Okumaya devam et

Analiz

Ülkeyi bit pazarına çeviren Erdoğan Araplar’a ASELSAN sözü mü verdi?

Türkiye’den ucuza mal kapatmaya çalışan Körfez ülkeleri, BAE ve Katar ile ilgili ilginç iddialar basına yansıyor. Katarlı bakan Türkiye’deki krizi ülkesi için fırsata çevirmek istediklerini söylerken, BAE’nin ASELSAN için Savunma Dairesi Başkanlığı ile görüştüğü ortaya çıktı.

BOLD – Bütçe görüşmelerinin TBMM Genel Kurul’da görüşülmeye başladığı gün Katar’a giden AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Türk heyeti bir dizi anlaşmaya imza attı.

Geziye Katarlı bir gazetecinin, Mevlüt Çavuşoğlu’na “Para için mi geldiniz?” sorusu damga vurdu. Skandalın ardından Katar Dışişleri Bakanı ucuza mal kapatmaya çalıştıklarını itiraf etti. Katar Dışişleri Bakanı Sheikh Mohammed bin Abdulrahman Al-Thani “Türkiye’de ortaya çıkacak fırsatları değerlendiriyoruz” dedi.

Katar ziyaretinden önce Erdoğan, eski kan davalısı Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Veliaht Prensi ile görüşmüştü. 15 Temmuz’un finansörü olmakla suçlanan BAE Prensi, devlet töreniyle kırmızı halıda karşılandı.

BURNUNUZDAN FİTİL FİTİL GETİRİRİM

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, son grup toplantısında BAE ziyaretine ilişkin ilginç açıklamalarda bulundu.

AKP’lilerin bugüne kadar ‘Şerefsiz’ dedikleri bir kişiyi kırmızı halıda karşılamasını eleştiren Kılıçdaroğlu, “Bir kamuoyu araştırması yapılıyor. ‘Birleşik Arap Emirlikleri’nin yatırım kararıyla ilgili hangisi sizin görüşünüzü daha çok yansıtır’ diye soruluyor. İki seçenek var. ‘Türkiye’ye yatırım yapmak için gelmektedir’ katılanların yüzde 35,4’ü böyle diyor. Yüzde 64,6’sı ‘Türkiye’de ucuzlayan şirketleri almak için gelmektedirler’ diyor. Vatandaş gerçeği gayet görüyor. Gazetelere bir şey yansıdı. Bunlar geldiler, ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN bunları alacaklarmış, pazarlıklarını yapacaklarmış. Buradan Erdoğan’a ve BAE veliaht prensine de söylüyorum. Ordunun HAVELSAN’ına, ROKETSAN’ına ASELSAN’ına el koyarsanız, satarsanız fitil fitil burnunuzdan getiririm” dedi.

Aynı iddiaları Saadet Partisi Lideri Temel Karamollaoğlu da dile getirmişti. Karamollaoğlu, Batılı bir devletin BAE üzerinden ASELSAN’ı almaya çalıştığını iddia etmişti.

ASELSAN İDDİASI

Bloomberg’ten Fırat Kozok, bugün bu iddiaları doğrulayan bir habere imza attı. Kozok’un haberine göre BAE yetkilileri, pazartesi günü ASELSAN da dahil olmak üzere Ankara merkezli savunma sanayi şirketleriyle görüştü.

Bloomberg’e konuşan üst düzey bir yetkili, BAE heyetinin Pazartesi günü Savunma Sanayii Başkanlığı ile bir araya geldiğini ve ardından isminin açıklanmaması koşuluyla ASELSAN da dahil olmak üzere Ankara merkezli savunma şirketleriyle görüştüğünü aktardı. Yetkili, BAE ekibinin Türk SİHA üreticisi Bayraktar’ın temsilcileriyle de görüştüğünü söyledi. Görüşmelerin sonucu ise henüz belli değil.

Vatandaşın market-pazar maceraları: İlk 3 saniyede 50 TL bitiyor…

Okumaya devam et

Gündem

Özel yurtta ‘Deccal’ cinayeti! Aşçı üniversite öğrencisinin başını satırla kesti

ALİM Derneğine ait özel öğrenci yurdunda çalışan İhsan Güney, Akdeniz Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü birinci sınıf öğrencisi Mehmet Sami Tuğrul’un başını satırla keserek, “Deccal’i vurdum” diye bağırdı.

BOLD – Korkunç cinayet bugün saat 14.30 sıralarında, Antalya’nın Kepez İlçesi Kültür Mahallesi Hürriyet Caddesi üzerinde bulunan, Antalya İlim ve Kültür Derneği’nin (ALİM) 4 katlı öğrenci yurdunun yemekhanesinde meydana geldi. Yurdun aşçısı İhsan Güney (38), Akdeniz Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü birinci sınıf öğrencisi Mehmet Sami Tuğrul’un (18) başını satırla kesti.

DECCAL’İ VURDUM

Güney, kestiği başı Tuğrul’un göğsünün üzerine koyarak “Deccal’i vurdum” diye bağırdı. Güney, suç aleti satırı da gencin göğsünün üzerine bıraktı.

Olayın şahidi olan diğer öğrenciler yemekhanenin kapısını kilitledikten sonra polisi aradı. İhbar üzerine öğrenci yurduna gelen polis, İhsan Güney’i gözaltına aldı. Kısa süre önce yurtta aşçı olarak işe başladığı öğrenilen İhsan Güney, Antalya Emniyeti Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliğine götürüldü. Polisin olay yerindeki incelemesi sürüyor.

Mehmet Sami Tuğrul’un, kendi halinde sessiz bir öğrenci olduğu kaydedildi.

SORUMLUSU İKTİDAR

Cinayete tepki gösteren Öğrenci Kollektifleri, vahşi olaydan AKP hükumetinin yurt politikasını eleştirdi. Yapılan paylaşımda “Antalya İlim ve Kültür Derneği’nin yurdunda kalan sıra arkadaşımız Mehmet Sami Tuğrul, yurdun aşçısı tarafından vahşice katledildi. İktidar yurt sorununu çözmeyip, cemaatlere milyonlar ayırmaya devam ettiğinde tablo bu oluyor. Bu cinayetin sorumlusu iktidardır!” ifadeleri kullanıldı.

AİHM karar verdi: Gülen Hareketi’ni övmek suç değil, ifade özgürlüğü ihlal edildi

 

Okumaya devam et

Popular

Shares