Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

AİHM, 427 hakim ve savcının hukuksuz şekilde tutuklandığına hükmetti: Karara Türk hakim de katıldı

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 15 Temmuz’dan sonra görevlerinden alınan ve tutuklanan 427 hakim ve savcının başvurusunda Türkiye’yi mahkum etti. Yüksek Mahkeme, hakim ve savcıların tutuklulukların hukuksuz olduğuna hükmetti. Oybirliğiyle alınan ihlal kararına, Türkiye’nin atadığı Saadet Yüksel de katıldı. Türkiye, herbir hakim ve savcıya 5 bin euro tazminat ödeyecek.

BOLD – Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 15 Temmuz’dan sonra görevlerinden alınan ve tutuklanan 427 hakim ve savcının başvurusunda Türkiye’yi mahkum etti ve Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5.1 maddesini (özgürlük ve güvenlik hakkı) ihlal ettiğine karar verdi.

Oybirliğiyle alınan ihlal kararına, Türkiye’nin atadığı Saadet Yüksel de katıldı. Türkiye, herbir hakim ve savcıya 5 bin euro tazminat ödeyecek.

427 kişinin tamamı hakim ve savcılardan oluşuyor. Bu kişiler arasında istinaf mahkemelerinde (bölge adliye mahkemesi ve bölge idare mahkemesi) görev alan hakimler, yerel mahkemelerde görevli kürsü hakimleri ve savcılar da bulunuyor.

 427 HAKİM VE SAVCININ BAŞVURUSU

Hakimler ve savcılar, AİHM’e yaptıkları başvuruda 15 Temmuz’dan sonra yapılan tutuklamalarda, Türkiye’deki yargı mensuplarının yargılanmasını düzenleyen kanunların dışına çıkılarak ve temel hakları ihlal edilerek tutuklandıklarını ifade etmişlerdi. Bu kapsamda AİHS’nin 5.1 maddesinin özgürlük ve güvenlik haklarının ihlal edildiğini kaydetmişlerdi.

Bazı hakim ve savcılar, yeterli delil olmadan tutuklandıklarını ve tutukluluk sürelerinin çok uzun olduğunu savunmuşlardı. Bazı başvuranlar ayrıca AİHS’nin 5. 4 maddesi kapsamında şikayette bulundular. Bu kapsamda ‘gözaltı kararlarının mahkeme tarafından süratle karara bağlanması’ başlığını düzenleyen AİHS düzenlemesinin ihlal edildiğini, yerel mahkemelerce yürütülen incelemelerde mahkemelerin tutukluluk hallerini düzenleyen belirli usuli güvencelere uyulmadığını belirttiler. Ayrıca AİHS 5.5 maddesi kapsamındaki tazminat haklarının da ihlal edildiğini ifade ettiler.

YÜKSEK MAHKEMENİN KARARI

AİHM, 427 hakim ve savcının başvurusunu ve başvuranların ilk tutukluluk hallerinin hukuka uygunluğuna ilişkin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5.1 maddesi kapsamındaki şikayetinin kabul edilebilir olduğuna karar verdi.

AİHM,

  • Kürsü hakimi ve savcılarının ilk tutukluluk hallerinin hukuka aykırılığı olduğuna hükmetti. Bu kapsamda hakim ve savcıların özgürlük ve güvenlik hakkının (AİHS madde 5.1) ihlal edildiğine,
  • İstinaf (Bölge İdare ve Baölge Adliye Mahkemesi) hakimlerinin ilk tutukluluk hallerinin hukuka aykırılığı olduğuna hükmetti. Bu kapsamda hakim ve savcıların özgürlük ve güvenlik hakkının (AİHS madde 5.1) ihlal edildiğine.

oy birliğiyle hükmetti.

Mahkeme, başvuranların Sözleşme’nin 5. maddesi kapsamında kalan diğer şikayetlerinin kabul edilebilirliğini ve esasını incelemeye gerek olmadığına bire karşı 6 oyla karar verdi.

Mahkeme, ayrıca oybirliğiyle Türk devletinin herbir başvurucuya 5 bin euro tazminat ödemesi gerektiğine hükmetti.

TÜRKİYE’NİN ATADIĞI HAKİM DE KARARA KATILDI

Oybirliğiyle alınan ihlal kararına, AKP hükumetinin atadığı Saadet Yüksel de katıldı. Ancak Saadet Yüksel, ihlal kararına katılsa da bazı şerhler düştü.

Mustafa Kabakçıoğlu ve Gökhan Açıkkollu ile kim helalleşecek?

Dünya

IMF Başkanı uyardı: Bazı ülkelerde ekonomik çöküş görebiliriz

Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Georgieva, birçok ülkenin gelecek yıl korkunç bir krizle karşı karşıya kalacağını ve bazı ekonomilerin çökebileceği uyarısında bulundu.

BOLD – Uluslararası Para Fonu IMF’den ülke ekonomileri ile ilgili ürküten uyarı geldi. IMF Başkanı Kristalina Georgieva, birçok ülke ekonomisinin gelecek yıl batabileceği uyarısında bulundu.

BAZI ÜLKELERDE EKONOMİK ÇÖKÜŞ GÖRÜLEBİLİR

Düşük gelirli ülkelerin yaklaşık yüzde 60’ının yüksek risk altında veya borç sıkıntısı içinde olduğuna dikkat çeken Georgieva, “G20 kreditörleri, borç yeniden yapılandırmalarını hızlandırmayı kabul etmedikçe bazı ülkelerde ekonomik çöküş görebiliriz” dedi. Georgieva, G20’deki gelişmiş ekonomileri borç kurtarma girişimlerini genişletmeye ve iyileştirmeye çağırdı.

BATACAK ÜLKELERİN İSİMLERİN AÇIKLAMADI

Hangi ülkelerin krizle karşı karşıya olduğunu belirtmeyen Georgieva, sadece düşük gelirli ülkelerden söz etti. G20’deki gelişmiş ekonomiler, ‘yardım’ programını geçen yıl, yoksul ülkeleri borç ödeme sorunlarıyla karşı karşıya bırakan salgının ortasında açıkladı. G20, DSSI’nin süresini iki kez uzattı, ancak IMF ve Dünya Bankası, kreditörleri artan borç yüküne yardımcı olmak için daha fazlasını yapmaya çağırıyor. Program kapsamında yardım için uygun 73 ülke bulunuyor.

ÜLKELERİN BORÇ YÜKLERİ ARTTI

Dünya Bankası, yoksul ülkelerdeki borç yüklerinin 2020’de yüzde 12 artarak 860 milyar dolara yükseldiğini tahmin ediyor. Şu ana kadar yalnızca Çad, Etiyopya ve Zambiya borç erteleme programına başvurdu ancak onlar da “önemli gecikmelerle” karşı karşıya kaldı.

TÜRKİYE’NİN DE DURUMU PARLAK DEĞİL

Ekonomik olarak kriz yaşayan Türkiye’de değiştirilen Hazine ve Maliye Bakanları ile Merkez Bankaları Başkanları bu soruna çözüm olmadı. Son aylarda hızla artan dolar kuru AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın açıklamaları sonrası 14.05 lira ile rekor tazelerken, Merkez Bankası’ndan rezervleri kalmayan ve 450 milyar dolar borcu bulunan Türkiye’nin uluslararası risk priminin göstergesi olan 5 yıllık CDS’leri ise 525/535 baz puan ile Kasım 2020’den bu yana en yüksek seviyeyi gördü.

AKP’de ‘Arap Baharı’: Muhalefet fazla iyimser!

Okumaya devam et

Dünya

Yunan askerleri, AB için çalışan tercümanı dövdükten sonra Türk tarafına bıraktı

Yunanistan’ın ayrım gözetmeden bütün sığınmacıları acımasızca Türk tarafına geri ittiği bir kez daha kanıtlandı. Yunan güvenlik güçlerinin, göçmen zannettikleri ancak AB sınır teşkilatı Frontex için çalışan bir tercümanı dövdükten ve bütün eşyalarını aldıktan sonra sığınmacılarla birlikte Türk tarafına bıraktığı ortaya çıktı.

BOLD – Yunanistan, sığınmacılara yönelik geri-itme politikasını bir süredir neredeyse tavizsiz ve acımasızca uyguluyor. İnsan hakları kuruluşlarının ve uluslararası örgütlerin tepkisini çeken uygulamaya bir yenisi daha eklendi.

Yalnız bu kez durum biraz farklı. Bu kez itilen bir göçmen değil. Yunanistan’ın da üye olduğu Avrupa Birliği için çalışan bir tercüman.

Yunan güvenlik güçleri, Türkiye sınırında göçmen zannetikkleri ancak aslında Avrupa Birliği (AB) için çalışan bir tercümanı dövdükten sonra bir göçmen grubu ile birlikte Türk tarafına bırakmış. Eylül ayında yaşanan olay Yunan tarafının göçmenlere karşı geri itme politikasını acımasızca ve ayrım gözetmeden uyguladığını bir kez daha kanıtladı.

Göçmenlere yönelik hak ihlalleri ve geri-itme vakalarında hep Yunanistan’ın tarafından yer alan Avrupa Birliği’nin şimdi taraf olduğu bu rurum katrşısında ne yapacağı merakla bekleniyor.

FRONTEX ÇALIŞANI TERCÜMAN DURUMU AB YETKİLİLERİNE İLETTİ

Durumu Yunanistan için daha da karmaşık hale getiren ise Türk tarafına bırakılan kişinin Avrupa Birliği üyesi İtalya’da resmi olarak ikamet eden, Afgan asıllı bir kişi olması.

Aynı zamanda bu kişi göçmen akınını denetlemek ve hak ihlallerini önlemek için bölgeye yerleştirilen AB’nin sınır teşkilatı Frontex için bölgede görev yapıyordu.

Tercüman, yaşadığı olayla ile ilgili delilleri Avrupa Birliği yetkililerine de sunmuş.

AB GÖÇ KOMİSERİ: ANLATTIKLARINDAN SON DERECE ENDİŞELENDİM

Durum Avrupa Birliği yetkililerine iletilince AB Komisyonu’nun İçişleri ve Göç’ten Sorumlu Üyesi Ylva Johansson, geçen hafta Cuma günü tercümanla bizzat görüşmüş.

Görüşmeden sonra açıklamalarda bulunan Johansson, “25 Kasım’da (bu) kişiyle doğrudan, derinlemesine yaptığım görüşmeden sonra, anlattıklarımdan son derece endişelendim” dedi.

Tercümanın kendisine sınırdan itilen ve bazen de hırpalanan en az 100 göçmene tanık olduğunu anlattığını söyleyen Johansson, “Kişisel hikayesine ek olarak, bunun münferit bir vaka olmadığı iddiası ciddi bir meseledir” ifadelerini kullandı.

AB Göç Komiseri Johansson, konuyu pazartesi günü de Yunan Vatandaş Güvenliği Bakanı Takis Theodorikakos ile görüşmüş ve Yunan bakan iddiaları araştırma sözü vermiş.

AB, ŞİKAYETİNİ İNANDIRICI BULDU

The New York Times’a konuşan tercüman, Frontex’e yaşadıkları ile ilgili bir şikayette bulunduğunu ve Avrupa Birliği yetkililerinin “bulunduğu pozisyon, sunduğu belgeler, görüntülü ve sesli kayıtlar” dolayısıyla şikayetinin inandırıcı ve güvenilir olduğunu kendisine ilettiklerini söyledi.

DÖVÜLDÜ, ELBİSELERİ ÇIKARILDI, BELGELERİ VE PARASI ALINDI

Türkiye ile Yunanistan arasındaki sınırı belirleyen Meriç Nehri civarında Frontex için çalışan tercüman, Selanik’e gitmek için yola çıkmış. Mola verdiği sırada Yunan güvenlik güçleri, Frontex tercümanını göçmenlerle birlikte bir otobüsün içine zorla bindirmiş.

Tercüman, kendisinin ve birçok göçmenin dövüldüğünü ve elbiselerinin çıkarıldığını; polisin telefonlarını, paralarını ve belgelerini ellerinden aldığını söyledi.

Kendisinin kim olduğunu anlattığında polis tercümanının açıklamalarına gülerek inanmamış ve bir kez daha dövmüş. Ardından içinde çocukların ve kadınların da bulunduğu 100 göçmenle birlikte bir depoya götürülen Frontex tercümanı, botlara bindirilerek Meriç Nehri üzerinden Türk tarafına itilmiş.

Türk tarafına itilen tercüman, daha sonra İstanbul’a ve İtalyan başkonsolosluğuna ulaşmış. İtalyan konsolosluğunun sağladığı belgelerle de 18 Eylül’de ikamet ettiği İtalya’ya varmış.

“BU POLİTİKANIN BAŞARISIZLIĞI DEĞİL, BİZZAT BİR POLİTİKA”

Avrupa Parlamentosu milletvekili Hollandalı siyasetçi Sophie in ‘t Veld’e göre, tercümanın anlatımları, göçmenlere ve sığınmacılara yönelik Avrupa Birliği’nin hızla şiddetlenen gaddarca siyasetinin bir parçası.

Hollandalı siyasetçi, durumu şöyle özetliyor: “Bu politikada yaşanan bir başarısızlık değil. Bizzat politikanın bir parçası.”

Meriç’i geçip mahsur kalan 17 kişi donmamak için acil yardım istedi

Okumaya devam et

Dünya

Meriç’i geçip mahsur kalan 17 kişi donmamak için acil yardım istedi

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın insan hakları ihlallerinden kaçan 17 kişi Yunanistan tarafında mahsur kaldı. Aralarında 5’i çocuk ve 4 kadının bulunduğu 17 kişi Meriç Nehri’nin kenarından dünyaya yardım çağrısında bulundu.

BOLD- Çektikleri videoyla insani yardım çağrısında bulunan Türkiye’den gelen göçmenler, bebeklerin soğuktan donmak üzere olduklarını duyurdu.  Susuzluk, zorlu arazi ile soğuk hava nedeniyle çocuklar ve bebeklerle hareket edemediklerini belirten göçmenler, “Sığınma başvurusunda bulunmak istiyoruz.” diyor.

SOĞUKTA BEBEKLERİN AĞLAMA SESLERİ

Videoya konuşan kadın bir göçmen, “Hayatımız büyük tehlikede. Küçük çocuklarımız da var yanımızda. Bu noktada biran evvel insani yardım istiyoruz” dedi. Konuşma sırasında etraftaki bebeklerin ağlama sesleri videoya girdi.

ERDOĞAN’DAN KAÇIYORUZ, SİYASİ SIĞINMA İSTİYORUZ

Yalçın Toker ismindeki bir göçmen ise İngilizce olarak çektiği videoda dünyaya yardım çağrısında bulundu. Yunanistan tarafından bulunduklarını belirten Toker, “Meriç Nehri’ni geçtik ve 01 Aralık itibariyle Yunanistan tarafında bekliyoruz. Toplam 17 kişi (5 çocuk ve bebek, 4 kadın ve 8 erkek). Ne yazık ki susuzluk, zorlu arazi ve soğuk hava nedeniyle çocuklar ve bebeklerle hareket edemiyoruz. Diktatör Erdoğan’dan umutsuzca kaçıyoruz. Siyasi sığınma başvurusunda bulunmak istiyoruz. Nazik ve umutsuzca acil yardıma ihtiyacımız var.” ifadelerini kullandı.

Okumaya devam et

Popular

Shares