Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Kaçırılan Yasin Ugan’a işkenceyle “Sezgin Tanrıkulu ve Ömer Faruk Gergerlioğlu FETÖ’cüdür” yazdırılmış

İnsan hakları savunucusu HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, MİT tarafından kaçırılan ve şu an cezaevinde bulunan Yasin Ugan’a işkenceyle “Sezgin Tanrıkulu ve Ömer Faruk Gergerlioğlu FETÖ’cüdür” diye yazdırıldığını söyledi. Ugan, yaşadıklarını avukatına gönderdiği 25 sayfalık belgede anlatmış.

BOLD –  13 Şubat 2019’da kaçırılıp 7 ay sonra Ağustos ayında Ankara Emniyet Müdürlüğünde ortaya çıkan Yasin Ugan, gördüğü işkenceleri geçen yıl Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesinde anlatmıştı. HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Yasin Ugan’a işkenceyle “Sezgin Tanrıkulu ve Ömer Faruk Gergerlioğlu FETÖ’cüdür” diye yazdırıldığını söyledi.

Haziran 2020’de ilk kez hakim karşısına çıkan Yasin Ugan, gördüğü işkenceleri çıkarıldığı Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesinde anlatmıştı. 6 ay boyunca kafasında poşetle yaşadığını söyleyen Ugan, ağır işkence gördüğünü, mosmor bırakıldığını ve sadece 3 kez banyo yapabildiğini söyledi. Mahkemede avukatını da azleden Yasin Ugan, 58 sayfalık ifadesini de görmeden imzaladığını belirtti.

“SON 5 YILDIR TÜRKİYE’DE EN AZ 35 KİŞİ KAÇIRILDI”

HDP’li Gergerlioğlu, Cumhurbaşkanlığı Plan Bütçe Komisyonu görüşmelerinde yaptığı konuşmada, Mehmet Eymür’ün açıklamalarına atıfta bulunarak, “Son beş yıldır Türkiye’de en az 35 kişi kaçırıldı, aylarca resmî olmayan yerlerde işkenceye tabi tutuldu, daha sonra Ankara Emniyetinde birden ortaya çıkıverdi veyahut da Sincan Cezaevinde ortaya çıkıverdi. Salim Zeybek Edirne’de kaçırıldı, eşi de beraber kaçırıldığında ‘Siz kimsiniz beni kaçırıyorsunuz.’ dediğinde, onlar ‘Biz devletiz.’ diyorlardı. Gökhan Güneş kaçırıldığında ‘Siz kimsiniz?’ dendiğinde ‘Biz görünmeyenleriz.’ diyorlardı. İşte, bize, bilhassa bu kaçırılma vakaları çok geliyor, bana ve Sezgin Tanrıkulu’na çok geliyor. Hepsini araştırıyorum, hiçbir şekilde kimliğini sormuyorum ‘Gelen kişi kimdir?’ diye, farklı kesimlerden olduğunu sonradan anlıyorum; sağdan, soldan, şuradan, buradan” ifadelerini kullandı.

“YUSUF BİLGE TUNÇ 28 AYDIR YOK”

Gergerlioğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Yusuf Bilge Tunç 6 Ağustos 2019’dan beri yok, yirmi sekiz aydır yok; nerede olduğu bilinmiyor, defalarca sordum. Zindaşti’nin yakını, Bahtiyar Fırat’ın eşi de başvurdu, Gökhan Güneş’in kız kardeşi de başvurdu, Yasin Ugan’ın eşi de, Salim Zeybek de ve Sayın Fuat Oktay’ın konuşmasında bahsettiği gibi uluslararası operasyonlarla Türkiye’ye getirilen Ayten Öztürk de başvurdu. Ayten Öztürk şu anda dışarıda, herkes onu dinleyebilir, altı ay boyunca kaçırıldığını, korkunç bir işkenceye tabi tutulduğunu, daha sonra cezaevine atıldığını ve arkadaşlarının onun vücudunda tam 898 yara saydığını söyledi; bunların hepsi medyada var. Şu anda bunları kim tasdik ediyor, teyit ediyor?”

“MİT MENSUBUYDU, KAÇIRILDI VE ÖLDÜRÜLDÜ”

Gergerlioğlu, 2016’dan beri kayıp olan eski MİT mensubu Ayhan Oran’ın hala bulunamadığını belirtti ve şöyle devam etti:

“Eski MİT Kontrterör Dairesi Başkanı Mehmet Eymür. Bir kişiden bahsediyor, ‘MİT mensubuydu, kaçırıldı ve öldürüldü.’ diyor. Kimdi o? Burada ben açıklayayım mı bu lafları çünkü konuya vâkıfım? Ayhan Oran, eski bir MİT çalışanı. MİT çalışanları, eski mesai arkadaşlarının hakkını hukukunu sormuyor. Ben soruyorum, yıllardır bunun peşindeyim, peşinde olduğumuz için de görmediğimiz muamele kalmadı. Sunay Elmas, Ayhan Oran, Yusuf Bilge Tunç uzun süredir yoklar, yok edilmişler. Sunay Elmas ve Ayhan Oran beş yıldır yok, Yusuf Bilge Tunç 6 Ağustos 2019’dan beri yok, yirmi sekiz aydır yok; nerede olduğu bilinmiyor, defalarca sordum. Ailesi diyor ki: ‘En azından ölüsünü istiyorum.’ ‘Ya hakkımızı istiyoruz.’ diyor. Hüseyin Galip Küçüközyiğit dokuz ay kaçırıldı, kaçırılmadan önceki kamera görüntülerinden kızı tespit etti, 3 kişi onu takip ediyordu ve daha sonra, dokuz ay sonra Sincan Cezaevinde aniden ortaya çıktı.”

“BU BELGEYİ İLK KEZ AÇIKLIYORUM”

Ömer Faruk Gergerlioğlu, MİT tarafından kaçırılıp 7 ay işkence gören Yasin Ugan’ın avukatı aracılığıyla yaptığı 25 sayfalık açıklamadan ayrıntılar paylaştı:

“İşte onlardan birisi, bir başkası Yasin Ugan. Şu gördüğünüz kişi, Altındağ ilçesi, Battal Gazi Mahallesinde kaçırıldı, bütün mahalle gördü kimin nasıl kaçırdığını, 50-60 kişilik resmî görevlilerin kaçırdığını tüm mahalle gördü. Ben de gittim orada bir inceleme yaptım, insanlarla konuştum ve daha sonra bu insan da altı ay boyunca işkence gördü, ardından mahkemede işkence gördüğünü beyan etti. Çok önemli bir şey söyleyeceğim o yüzden biraz müsaade… Ve bakın, bu belgeyi ilk kez açıklıyorum kamuoyuna, işkence gördüğünü beyan ettiği 25 sayfalık bu belgede kendisine işkenceyle ne söylettirilmiş biliyor musunuz? Meclisin buna çok dikkat etmesi lazım, işkenceyle ‘Sezgin Tanrıkulu ve Ömer Faruk Gergerlioğlu FETÖ’cüdür.’ diye yaz denmiş, yazmış ve daha sonra avukatına şu 25 sayfalık belgeyle bunu açıklamış. Bu çok önemli, kimsenin haysiyet cellatlığı ve itibar suikastı yapma hakkı yoktur. Ben ve Sezgin Tanrıkulu, insan hakları savunucusudur. Biz siyasete girmeden önce de insan hakları savunucusuyduk aynı bu şekilde kaybedilen insanların hakkını savunuyorduk ve savunmaya devam edeceğiz. Ben de bunları söylemeye devam edeceğim, Sezgin Bey de.”

İnsan hakları ihlalleri Ekim ayında da sürdü: 377 kişi işkence gördü

Gündem

İstanbul Adli Tıp’ın önündeki hasta tutsaklara özgürlük eylemine polis engeli

Hasta tutukluların hakları için İstanbul Yenibosna’daki Adli Tıp Kurumu’nun önünde toplanan mahpus ailelerinin eylemine izin verilmedi.

BOLD – Hasta tutukluların aileleri, cezaevi şartlarında sağlık hizmetlerine ulaşamayan ve zor koşullarda yaşayan hasta mahpuslara ‘cezaevinde kalabilir’ raporu veren İstanbul Adli Tıp Kurumu (ATK) önünde toplandı. İnsanlık dışı uygulamayla ilgili basın açıklaması yapmak isteyen ailelerin eylemine izin verilmedi.

HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu ve Tutsak Dayanışma İnisiyatifi öncülüğünde bir araya gelen ailelerin yapmak istediği basın açıklaması Bahçelievler Kaymakamlığı’nın kararıyla engellendi. Ellerinde “Hasta tutuklular serbest bırakılsın”, “hasta tutsaklara özgürlük” ve “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır” yazılı dövizler açan aileleri polis çembere aldı, daha sonra da alandan uzaklaştırdı.

“BEŞ DAKİKALIK AÇIKLAMADAN KİMSEYE ZARAR GELMEZ”

Görevli polislerin eylemi bitirmeleri için görüştüğü Ömer Faruk Gergerlioğlu, Twitter hesabından yayınladığı videoda, “Ben bununla ilgili Vali bey(@AliYerlikaya) ile bir görüşme yapmak istiyorum. Sabredelim. Burada 15-20 kişinin basın açıklamasından bir şey olmaz. Bu insanlar dertli, çocukları hapishanede hastalar, 5 dakikalık bir basın açıklamasından hiçbir zarar gelmez!” dedi. 

Gergerlioğlu, yetkililerin hasta mahpuslar için yapılacak beş dakikalık bir basın açıklamasından bile korktuklarını söyledi.

HASTA TUTSAKLARA ÖZGÜRLÜK

MA’nın haberine göre engellemeye tepki gösteren tutuklu annesi ve Barış Anneleri İnisiyatifi üyesi Perihan Akbulut, hastanenin tutuklular hakkında “cezaevinde kalamaz” raporu verdiğini, ancak ATK’nin tahliyelerini sağlayacak raporun tersine rapor hazırladığını ifade etti.

Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi üyeleri, her hafta perşembe günü “Hasta tutsaklara özgürlük” sloganıyla İstanbul Adli Tıp Kurumu önünde bir araya gelmeyi planlıyor.

LeMan’dan Enes ve Bahadır anısına kapak: Delikanlım iyi bak yıldızlara

Okumaya devam et

Analiz

Garo Paylan’dan Dink paylaşımı: Tedirgin güvercinin katilini biliyor

HDP Milletvekili Garo Paylan’ın Hrant Dink’i katledenlerle ilgili sözleri, sosyal medya gündemini salladı. “Dink’i ‘Mevzubahis vatansa gerisi teferruattır’ diyenler öldürdü” paylaşımı yapan Paylan’ın sözleri, Dink cinayetini fabrikasyon yalanlarla Gülen Hareketi gönüllülerine yıkma girişimini bir kez daha çürüttü.

BOLD ANALİZ – Hrant Dink suikastının 15. yıl dönümünde Halk Tv’de Ayşenur Arslan’ın sunduğu Medya Mahallesi programına konuk olan Paylan, “Dink’i ‘Mevzubahis vatansa gerisi teferruattır’ diyenler öldürdü” dedi.

Paylan, Dink’in hedef hale getirilmesinin sebebini ise şöyle anlattı: “Bizi düşüncelerimizden dolayı katletmeyi mübah gören bunu normal gören gelenek var. Bu yüzyılın hikayesi. Sabahattin Ali’den başlayabiliriz. Pek çok siyasi cinayet işlendi. Mevzubahis vatansa gerisi teferruattır diye bakan. Bu cinayetlerle kendi siyasi pozisyonlarını sürdürmeye çalışan ve hedef gösteren bir anlayış var. Hrant’ı da hedef gösterdiler. Ermeni tabusu var. Hrant Ermeni tabusu yıkan bir kişidir. 80 yıl boyunca Ermeni halkına küfür edildi. Hrant bunu kabullenemiyordu ve Türkçe bir gazete kurdu.”

Paylan’ın Dink suikastı için “ölme ve öldürme yeminleri” eden Ergenekon zihniyetini adres göstermesi, kendilerini ulusalcı olarak tanımlayan haber sitelerinde ve sosyal medyada büyük yankı uyandırdı.

Dink’i Gülen Hareketi’nin öldürttüğü iftirasını yinelediler hep bir ağızdan.

Dink’in Şişli Adliyesinde “Türklüğe hakaret” suçlamasıyla yargılanırken Veli Küçük ve Kemal Kerinçsiz gibi Ergenekon davası sanıkları tarafından hedef gösterildiğini, Dink’e “güvercin tedirginliği”ni yaşattıklarını ne çabuk unutmuşlar öyle.

Kimlerin Dink aleyhinde kampanya yürüttüğünü ve Ogün Samast ile Yasin Hayal’in bağlantıları da hafızalarından çıkıvermiş.

Erdoğan’ın ve AKP’nin yolsuzluklarının, hukuksuzlarının ve zulmünün arkasına saklanıp, menfur suikastı Gülen Hareketi’nin üstüne yıkmak işlerine geliyordu tabi.

ERDOĞAN’IN KİRLİ İTTİFAKI

Erdoğan, kurduğu kanlı ve kirli ittifak gereği, Ergenekon zihniyetinin her pisliğini örttüğü gibi, bu pislikleri Gülen Hareketi’nin üstüne yıkıvermişti yandaş yargı eliyle.

Ergenekon zihniyeti için Erdoğan’dan daha kullanışlı bir bir müttefik mi mi olur?! Olamaz elbette.

İşte bu yüzden Doğu Perinçek ve Nedim Şener gibileri açıktan, fakat çok büyük bir kısmı da perde arkasından ittifak ediyorlar Erdoğan’la.

İkinci kategorideki kesimin danışıklı ve pasif muhalefetinin sebebi de bu.

HAKİKAT ER GEÇ ORTAYA ÇIKACAK

Soykırım tarihine geçen son 7 yılda, tüm zulümlere rağmen en küçük bir şiddet olayına bulaşmayan Gülen Hareketi gönüllülerini bir suikastla yaftalamak elbette tutmazdı, tutmayacak.

Fabrikasyon ürünü yalanlarını istedikleri kadar söyleye dursunlar, istedikleri kadar Erdoğan’ın arkasına saklanıp çamur atmaya devam etsinler.

Hakikat er geç ortaya çıkacak.

Söyledikleri o yalanlar, attıkları o çamurlar günü geldiğinde kendi yüzlerine çarpılacak.

Garo Paylan’ın sözleri, yakın gelecekteki o sahnelerin bir fragmanından başka bir şey değil…

Lucifer’in eline su dökemeyeceği Şeytan!

Okumaya devam et

Gündem

İki yıldır kayıp olan Gülistan Doku’yu arayan ablasına hapis cezası verildi

747 gündür haber alınmayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’ya hapis cezası verildi.

BOLD – İki yıldır kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun ablası Aygün Doku’ya 5 ay hapis cezası ve 2 bin 250 TL idare para cezası verildi.

Twitter hesabından açıklama yapan Aygül Doku, “5 ay hapis 2 bin 250 TL para ceza verildi bana. Kardeşim nerede, evde kriminal inceleme yapmıyorsunuz dediğim için, aslında korkutmak için, sus demek için… Annem adliyenin önünde kızım nerde diye sorarken savcı ve hakimler de içerde diğer kızını ondan nasıl alabiliriz diye çalışıyor” dedi.

“İSTERSE İDAM OLSUN VAZGEÇMEK YOK”

Kardeşini aramaktan asla vazgeçmeyeceğini belirten Aygül Doku, “Ne mutlu bana demek ki kardeşimi arayabiliyorum. Zira siz de biliyorsunuz ki Gülistan bu karanlıkta kalmadan önce adliye girmişliğim bile yok. Nasıl hesap vereceksiniz çocuklarınıza. Kardeşini aradığı için ceza verdik, nasıl gururla söyleyebileceksiniz. İsterse idam olsun vazgeçmek yok.” ifadelerini kullandı.

TEHDİT VE HAKARET İDDİASI

5 Ocak 2020’den beri haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, dosya şüphelisi Zaynal Abakarov’un üvey babası Engin Yücer’in şikayeti üzerine “mala zarar vermek ve tehdit ve hakaret etme” gerekçesiyle soruşturma açılmıştı. Bugün görülen karar duruşmasında Aygül Doku’ya 5 ay hapis cezası ve 2 bin 250 TL idare para cezası verildi.

7 Mart 2020 tarihinde, Gülistan Doku’nun kaybolmasında baş şüpheli Zaynal Abarakov’un eski polis olan üvey babası Engin Yücer, Tunceli’deki evini taşımak istedi. Soruşturmanın tamamlanmadan ve evlerinde kriminal inceleme yapılmadan Yücer’in evini taşınmasını engelleyen Doku’nun ablası Aygül Doku hakkında, 22 Kasım 2020’de Engin Yücel’in şikayeti üzerine “mala zarar vermek ve tehdit ve hakaret etme” gerekçesiyle dava açıldı.

İki yıldır kayıp olan Gülistan Doku’nun ailesi oturma eylemi başlattı

21 yaşındaki Gülistan Doku tam bir yıl önce bugün kayboldu!

Okumaya devam et

Popular

Shares