Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Papa’dan Midilli’de mültecilere destek mesajı: Ege ‘Ölü Deniz’e dönüşmesin

Katolik Kilisesi’nin ruhani lideri Papa Francesco, Yunanistan ziyareti sırasında Midilli adasındaki göç merkezine giderek, sınırları değil insanları korumaya öncelik verme çağrısı yaptı. Papa, “Mare nostrum’un (bizim deniz) mare mortuum’a (ölü deniz) dönüşmesine izin vermeyelim” dedi.

BOLD – 2013’te göreve gelmesinden bu yana göçmenlerin yaşadıklarına dünyanın dikkatini çekme amaçlı eylem ve söylemlere ağırlık veren Katolik Kilisesi’nin ruhani lideri Papa Francesco, Yunanistan’ın Midilli adasındaki göçmen kampına giderek burada yaptığı konuşmayla Avrupa’ya ve dünyaya bu konuda mesajlar verdi.

Göçmen kampı ziyareti sırasında ‘sınırları değil insanları korumaya öncelik verme’ çağrısı yapan Papa Francesco, “Mare nostrum’un (bizim deniz) mare mortuum’a (ölü denizi) dönüşmesine izin vermeyelim” dedi. Papa’nın 50 kadar göçmeni de İtalya’ya götürmesi bekleniyor.

“SİZİN YANINIZDA OLDUĞUMU SÖYLEMEYE GELDİM”

Papa Francis ve Yunanistan Cumhurbaşkanı Katerina Sakellaropulu

Yunanistan Cumhurbaşkanı Katerina Sakellaropulu’nun da katıldığı buluşmada yaklaşık 200 göçmene hitap eden Papa, “Buraya, sizin yanınızda olduğumu söylemeye geldim” dedi.

2016’da da Midilli’yi ziyaret eden Papa, buradaki kamplardan bir grup Suriyeli göçmeni beraberinde Roma’ya götürmüştü. Papa, bugün adaya geri dönüşünde, “Buraya yaptığım ziyaretin üzerinden 5 yıl geçti. Bunca zaman sonra göç meselesinde çok az şeyin değiştiğini görüyoruz” diye konuştu.

Diğer birçok ülke gibi Yunanistan’ın da hala göç konusunda “baskı altında” olduğunu söyleyen Papa, “Üzülerek kabul etmeliyiz ki Avrupa’da hala bu meseleye kendilerini ilgilendirmeyen bir iş gibi yaklaşmakta ısrar edenler var” eleştirisini yaptı.

Papa, göçmenlerin “insana yakışmayan” koşullara mahkum edildiğini vurguladı ve Avrupa’yı işaret ederek “Dünyada insan haklarını teşvik etmekten geri kalmayan bu kıtada, bu insanların her birinin haysiyeti de her şeyin üzerinde tutulmalı” çağrısı yaptı.

“İÇE KAPANMALAR VE MİLLİYETÇİLİK FENA SONUÇLAR DOĞURUR”

Herhangi bir ülke ismi vermese de Avrupa’da özellikle son aylarda sınırlarda yaşanan göçmen dramlarına atıf yaptığı anlaşılan Papa, Nobel Barış Ödüllü Elie Wiesel’den alıntıyla, “İnsan hayatı tehlikeye girdiğinde, insan onuru tehlikeye girdiğinde ulusal sınırlar önemini yitirir” dedi.

Papa, “Tarihin de öğrettiği gibi içe kapanmalar ve milliyetçilikler feci sonuçlar doğurur” uyarısında bulundu.

Akdeniz’i aşarak Avrupa’ya ulaşmaya çalışırken hayatını kaybeden göçmenleri de anan Papa, “Sahillerde cansız yatan küçük bedenlerin görüntülerinden hızla kaçarak uzaklaşmayalım” diyerek şöyle devam etti:

“Binlerce yıl boyunca farklı halkları ve uzak diyarları birleştiren Akdeniz bugün mezar taşları olmayan soğuk bir mezarlığa dönüşmekte. Birçok medeniyetin beşiği olan bu su havzası şimdi ölümün aynasına benziyor. ‘Mare nostrum’un (bizim denizimiz) kasvetli bir ‘mare mortuum’a (ölüm denizi) dönüşmesine izin vermeyelim.”

GÖÇMEN TRAJEDİSİNİ MEDENİYETİN DENİZDE BATIŞINA BENZETTİ

Akdeniz’deki göçmen trajedisini medeniyetin denizde batışına benzeten Papa, “Lütfen, bu medeniyet batışını durduralım!” diye seslendi.

Tanrı’nın yanı sıra insanlara, “her bir insana” da yalvardığını söyleyen Papa, “Korkudan kaynaklanan felç halini, öldüren kayıtsızlığı aşalım” dedi.

GÖÇMENLERİN SİYASİ PROPAGANDA UNSURU HALİNE GETİRİLMESİNİ ELEŞTİRDİ

Birçok toplumda göçmenlerin siyasi propaganda için, korku vasıtasıyla “kamuoyunu sürüklemek” amacıyla kullanıldığı eleştirisini yapan Papa şunları söyledi:

“Peki neden yoksulların sömürülmesinden, unutulan ya da çoğu zaman cömertçe finanse edilen savaşlardan, insanların hayatları pahasına yapılan ekonomik anlaşmalardan, gizli silah ticareti manevralarından söz edilmiyor? Bunların sonucunda bedel ödeyen zavallı insanlarla değil, sebeplerle mücadele edilmeli!”

YİNE GÖÇMENLERİ GÖTÜRECEK

2 Aralık’ta başladığı Kıbrıs ve Yunanistan ziyaretini yarın sonlandırarak Vatikan’a dönecek olan Papa Francesco’nun, 50 kadar göçmeni de Vatikan sponsorluğunda İtalya’ya götürmesi bekleniyor.

Papa, 2016’daki Midilli ziyaretinde de, 3 aileden oluşan 12 Müslüman göçmeni beraberinde Roma’ya getirmişti. Bu kez ise göçmenlerin ayrı bir organizasyonla İtalya topraklarına getirilmesi planlanıyor.

İhraç savcı İbrahim Gündüz ve eşi Nurdan Gündüz Ege Denizi’nde hayatını kaybetti

Dünya

Yerli aşı Turkovac’a Almanya’dan vize yok

AKP Hükumeti’nin “yerli ve milli aşı” olduğunu belirtip halka dayattığı Turkovac, Almanya’dan olur alamadı. Almanya, Turkovac’ı olanların hiç aşı olmamış sayılıp ülkeye alınmayacağını duyurdu.

BOLD – Almanya, Türkiye’nin ilk yerli aşısı olan Turkovac’ı olanların ülkeye alınmayacağını duyurdu. Turkovac olanların hiç aşı olmamış sayılacaklarını belirten Almanya, AB’nin tanıdığı aşıları yaptıranların ülkeye girebileceklerini açıkladı.

HİÇ AŞI OLMAMIŞ SAYILACAKLAR

Türkiye’den sonra en çok Türk’ün bulunduğu Almanya, Türkler’e vize şartlarını güncelledi. Güncellemeye göre, ‘Almanya’da geçerli sayılan aşılardan yaptırmayanlar, hiç aşı olmayanlar; negatif testi olsa bile’ ülkeye alınmayacak. Turkovac aşısı olanlar Almanya’ya alınmayacak, hiç aşı olmamış sayılacaklar. AB’nin tanıdığı aşıları yaptıranlar ülkeye girebilecek.

VİZE OLANLARDAN DA ONAYLI AŞI TALEP EDİLECEK

Tam aşılarını olmayıp da, Almanya’ya girmesinde zorunluluk bulunanlar (duruşma, mahkemede şahitlik gibi) ancak bunu kanıtlarlarsa, karantina şartıyla girebilecek. Aşılarını yaptırmamış olanlar, vize başvurusunda bulunabilecek ancak vizesi olsa bile Moderna, BioNTech, AstraZeneca ya da Johnson&Johnson aşısı olmamışsa, Almanya’ya alınmayacak.

TURKOVAC’A SİNOVAC VE SPUTNİK MUAMELESİ

Sözcü’de yer alan habere göre Türk aşısı Turkovac da, Çin aşısı Sinovac ve Rus aşısı Sputnik gibi Almanya’da tanınmıyor. Turkovac yaptıranlar, iki dozunu bu aşıdan tamamlasa bile Almanya’ya alınmayacak. Türkiye’den seyahat kısıtlamaları sürdüğü için, koronavirüs kurallarına hep uyulması da talep edilirken, aşılarla ilgili Robert Koch Enstitüsü’nün sitesine bakılması önerildi. Bu sitede, AB’nin tanıdığı dört aşı dışında aşı bulunmuyor.

3. DOZ SONUÇLARI AÇIKLANMADI

Alman ARD televizyonu, Türk aşısı Turkovac’ın henüz bütün test sonuçlarının açıklanmadığını ve şüpheyle yaklaşımlar olduğunu duyurdu. ARD, Kayseri Erciyes Üniversitesi’nin etkinliğini yüzde 100 olarak açıklamasına rağmen, aşının etkisinde şüpheler olduğunu duyurdu. ARD, bilim adamlarının çalışmanın üçüncü doz sonuçlarının açıklanmasını talep ettiklerinin altını çizdi.

 

Batan ülkenin malları bunlar, yetişen kapıyor

Okumaya devam et

Dünya

‘Tekmeci danışman’ göreve başlamadan Almanya’da protestolar başladı

Soma maden faciasının yaşandığı günlerde polislerin yere yatırdığı bir maden içisini tekmeleyen dönemin başbakanı Erdoğan’ın özel kalem müdürü yardımcısı Yusuf Yerkel’in Frankfurt Başkonsolosluğu’na ticari ataşe olarak atanmasına tepkiler artıyor. Frankfurt Başkonsolosluğu önünde “Yerkel’i istemiyoruz” eylemi yapıldı.

BOLD – 2014 yılında 301 işçinin yaşamını yitirdiği Soma maden faciasında polislerin yere yatırdığı eylem yapan madenci Erdal Kocabıyık’ı tekmeleyerek Türkiye’nin gündemine oturan dönemin Başbakanı Erdoğan’ın “Özel Kalem Müdür Yardımcısı” Yusuf Yerkel’in aylık 6 bin Euro maaşla Frankfurt Başkonsolosluğu’na “Ticaret Ataşesi” olarak atanmasına tepkiler dinmiyor.

Bugün Almanya’daki sendikalar, başta Türk-Alman Toplumu olmak üzere, çeşitli Türk-Alman dernekleri, Alman SPD, Yeşiller, Sol Parti temsilcileri, Frankfurt Başkonsolosluğu önünde, “Yerkel‘i istemiyoruz” eylemi yaptı.

PERSONA NON GRATA (İSTENMEYEN ADAM)

Dondurucu soğuğa rağmen eyleme katılım oldukça yüksekti. Eylemde protestocular “Persona non grata” (istenmeyen adam) ve “Yusuf Yerkel‘i istemiyoruz” pankartları taşıdı.

Alman ‘IG Metall’ Sendikası temsilcisi ve parti temsilcileri birer konuşma yaptı.

Alman Sendikalar Birliği adına konuşan ve 6 büyük Alman sendikasını temsil eden Genel Müdür Philipp Jacks, “Böyle bir çağda, böyle bir atama olmaz. İşçi döven birini istemiyoruz. Frankfurt ve Hessen olarak kabul etmiyoruz. Bu atama Türk-Alman dostluğuna hizmet etmiyor” diye konuştu.

Polisin geniş güvenlik önlemleri aldığı eyleme Alman medyası da büyük ilgi gösterdi.

Eyleme katılan yaklaşık 30 dernek, STK ve kişi tarafından dün de “Bay Yerkel’i‚ istenmeyen şahıs’ olarak ilan ediyoruz” denilen ortak bir bildiri yayınlanmıştı.

ALMANYA AKREDİTE EDECEK Mİ?

Görevine başlamayan Yerkel’in geçtiğimiz günlerde ‘vize istenmeyen pasaportla’ Frankfurt’a geldiği ve ev baktığı basına yansımıştı.

Yerkel, henüz resmi olarak göreve başlamadığı için Alman hükumetinin bu konuda ne gibi bir tavır takınacağı ve Yerkel’i akredite edip etmeyeceği bilinmiyor.

Bir diplomatın başka bir ülkede görev yapabilmesi için ev sahibi ülke tarafından akredite edilmesi gerekiyor. Ev sahibi ülke, bu kişiye akredite vermezse diplomatı resmi muhatap olarak almıyor ve o kişinin görevini yapması oldukça zorlaşıyor.

Böyle durumlarda gönderen ülke diplomatını geri çekmek zorunda kalıyor.

Almanya’da yeni göreve başlayan koalisyondaki Sosyal Demokrat’ların işçi hakları konusundaki hassas tavrı ve Yeşiller’in Erdoğan’a karşı tepkisel tutumu bilinen bir gerçek. Angela Merkel’in Başbakanlıktan ayrılmasının ardından Sosyal Demokrat Başbakan Olaf Scholz’un bu konudaki tavrı dikkatle takip ediliyor.

Tekmeci danışmana Almanya’da tepki: Berlin, Yerkel’e akredite verecek mi?

Okumaya devam et

Dünya

İşkenceye af yok: Suriyeli istihbaratçıya Almanya’da müebbet hapis cezası verildi

Suriye’de yönetimi altındaki cezaevinde 27 kişiyi öldürmek ve binlerce kişiye işkence yapmak suçlamasıyla insanlığa karşı suç işlemekten dolayı Almanya’da yargılanan Suriyeli eski istihbaratçı, işkenceden müebbet hapis cezası aldı.

BOLD – Almanya’da görülen davada Suriyeli eski istihbaratçı Anwar R., iç savaş döneminde işlenen 27 ayrı cinayetten ve insanlığa karşı suç işlemekten suçlu bulunup müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

CEZAEVİNDEKİ BİNLERCE KİŞİYE İŞKENCE YAPMAKTAN CEZA ALDI

Almanya’da, Koblenz Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde görülen davada, eski Suriyeli istihbaratçı Anwar R., 27 ayrı cinayetten ve insanlığa karşı suç işlemekten suçlu bulundu, müebbet hapis cezasına çarptırıldı. 58 yaşındaki sanık, Suriye’deki iç savaşta binlerce insana yapılan işkencelerden sorumlu tutuluyor. Şam’da o dönem albay rütbesine sahip olan Anwar R.’nin yönetimi altındaki cezaevinde Nisan 2011 ile Eylül 2012 dönemleri arasında en az 4 bin kişinin şiddet gördüğü ve işkenceye maruz kaldığı ifade ediliyor.

ALMANYA’DAKİ SURİYELİLER SUÇ DUYURUSU YAPTI

DW Türkçe’nin haberine göre Esad yönetiminin işlediği suçlarla ilgili davalar Avrupa’da özellikle Almanya’da daha sık görülmeye başlandı. Almanya, Suriyelilerin hapishanelerde işkence gördüklerini bildiren suç duyuruları yapması üzerine evrensel yargı ilkesi gereğince, yabancı bir ülkede insanlığa karşı işlenen suçlar, savaş ve soykırım davalarına ilişkin yargı süreci başlatabiliyor.

 

Yoğun bakımda yatan Yusuf Bekmezci’nin eşine ziyaret izni verilmedi

 

Okumaya devam et

Popular

Shares