Connect with us

Gündem

Cezaevleri ölüm kamplarına döndü: 2 bin 670 kişi cezaevinden tabutla çıktı

Türkiye’yi açık bir cezaevine dönüştüren AKP, cezaevlerinde tutukluların yaşamlarını ise kabusa çeviriyor. Büyük kısmı AKP döneminde olmak üzere son 25 yılda cezaevlerinde 2 bin 670 tutuklu hayatını kaybetti.

BOLD – Cezaevindeki ölümlerin mizah dergilerine kapak olduğu Erdoğan Rejimi’nde KHK’lı polis Mustafa Kabakçıoğlu gibi eski HSYK üyesi Teoman Gökçe de hapsedildiği hücrede yaşamını yitirdi. CHP’nin hazırladığı rapora göre cezaevlerinde 2 bin 670 kişi yaşamını yitirirken, yaklaşık o kadar hasta tutuklu da ölümü bekliyor.

RAPORDA SORUNLAR TEK TEK ANLATILDI

Gazeteduvar’dan Serkan Alan’ın haberine göre, CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, “Aradığınız Hakka Erişilemiyor-Cezaevlerinde Sağlığa Erişim” başlıklı rapor hazırladı. CHP Merkez Yönetim Kurulu’na sunulan raporda, tutuklu ve hükümlülerin yaşadığı barınma ve sağlık sorunlarına yer verilirken, hak ihlali oluşturan sorunlara karşı atılması gereken iyileştirici adımlar sıralandı.

TUTUKLULARIN HASTA OLUP OLMADIĞINA GARDİYANLAR KARAR VERİYOR

Raporda, Adalet Bakanlığı ve Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST) verilerinden elde edilen rakamlara da yer verildi. Hapishanelerdeki doktor sayısının azlığı ve cezaevindeki personelin kötü muamelesi olduğu belirtilen raporda, cezaevi personelinin “bir şeyin yok iyileşirsin” benzeri söylemleri nedeniyle hükümlü ve tutukluların sağlık problemlerinin tespit edilmesinde güçlükler yaşandığı vurgulandı.

CEZAEVLERİNDE KAPASİTENİN ÜZERİNDE MAHKUM KALIYOR

Raporda, 8 Nisan 2021 tarihinde Lozan Üniversitesi tarafından yayınlanan “Annual Penal Statistics on Prison Populations for 2020” raporu verilerine yer verildi. Bu rapora göre Türkiye’deki cezaevlerinin kapasitesi 233 bin 194 olmasına rağmen cezaevinde 297 bin 19 tutuklu ve hükümlü tespit edildi. Cezaevlerindeki kapasite oranlarına göre her 100 yer için 127 kişinin bulunduğu Türkiye’deki cezaevleri, bu oranla Avrupa Konseyi üye ülkeleri arasında cezaevi yoğunluğu bakımından ilk sırada yer aldı.

KALABALIK KOĞUŞLAR SAĞLIK SORUNLARINI ARTIRIYOR

Adalet Bakanlığı verilerine göre 30 Kasım 2021 tarihi itibarıyla, koronavirüsü iznine ayrılan hükümlüler de dahil olmak üzere Türkiye’de toplam 295 bin 754 kişi cezaevinde bulunuyor. 1 Aralık 2021 itibariyle ise 384 ceza infaz kurumunun toplam kapasitesi 266 bin 575 ile sınırlı. Raporda, Türkiye’deki cezaevlerinde koğuşların aşırı kalabalık ve kapasitenin oldukça üstünde kişi bulunmasından dolayı ciddi sıkıntılar yaşandığı vurgulandı.

CEZAEVLERİNDE BİN 605 HASTA BULUNUYOR

Cezaevlerinde en çok karşılaşılan sağlık sorunları arasında endokrin rahatsızlıkları, nörolojik sistem bozuklukları, kas-eklem sorunları, ürogenital sistem ve solunum sistemi rahatsızlıkları geliyor. İnsan Hakları Derneği’nin 1 Nisan 2021 tarihli açıklamasına göre, Türkiye’de bulunan tutuklu ve hükümlülerin 604’ü ağır olmak üzere bin 605’i çeşitli sağlık sorunları ile mücadele ediyor.

641 MAHKUM İNTİHAR ETTİ

Cezaevlerinde fiziksel etkisini gösteren hastalıkların yanı sıra psikolojik rahatsızlıklara da gereken önemin verilmediğini savunan rapora göre psikolojik rahatsızlıklarla ilgili tedavi talepleri çoğu zaman cezaevi idaresi tarafından kabul edilmiyor. Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’nin (CİSST) verilerine göre ise 2014’den günümüze intihar eden kişi sayısı 97 olarak kayıtlara geçti. Buna göre son 25 yılda Türkiye’deki cezaevlerinde intihar eden kişi sayısı toplam 641 oldu.

2 BİN 670 MAHKUMUN TABUTU ÇIKTI

Raporda son 25 yılda sağlık problemleri nedeniyle cezaevlerinde hayatını kaybeden tutuklu ve hükümlü sayılarına da yer verildi. Yaşlılık kaynaklı ölümlerin de yer aldığı Adalet Bakanlığı’ndan elde edilen verilere göre 1997 ile 2014 yılları arasında cezaevlerinde 2 bin 545 tutuklu ve mahkûm vefat etti. CİSST verilerine göre ise 2014’den günümüze cezaevlerinde vefat eden kişi sayısı 125 olarak kayıtlara geçti. Buna göre son 25 yılda cezaevlerinde hayatını kaybeden tutuklu ve mahkûm sayısı 2 bin 670 oldu.

GÜNCEL VERİLER KAMUOYUNA AÇIKLANMIYOR

Adalet Bakanlığı’nın cezaevlerindeki sağlık koşullarına ilişkin istatistikleri tutmadığı, kaç hasta olduğu, kaçının tedaviye erişebildiği yönünde etkin bir çalışma yapmadığı belirtilen raporda “Güncel verilerin hazırlanarak kamuoyuna açıklanması, bu sorun alanının çözümü açısından ilk adım olacaktır” denildi.

16 ay hücreye kapatılan eski HSYK üyesi Teoman Gökçe’nin son anları: Mezar gibi hücrede ölüme gönderdiler

Gündem

15 Temmuz ve SADAT düğümü çözülüyor

Aradan geçen 6 yıl sonra 15 Temmuz’un aydınlanmasına dair umut ışıkları belirmeye başladı. Kritik isimlerin o geceye dair bildiklerini yeni yeni dile getirmeye başlaması, karanlık geceye ait cevaplanması gereken başka soruları da beraberinde getiriyor.

BOLD – CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun SADAT’ın kapısına dayanması korku duvarlarını yıktı. Bazı önemli isimler 15 Temmuz ile ilgili bildiklerini anlatırken, gazeteciler de karanlıkta kalan noktaları gündeme taşıyor.

Erdoğan’ın bir dönem başdanışmanlığını da yapan Adnan Tanrıverdi’nin kurduğu SADAT ile 15 Temmuz arasındaki ilişki yıllardır dillendiriliyor.

Ruhat Mengi’ye konuşan Ümit Özdağ, Adnan Tanrıverdi’nin bir uçak seyahatinde kendisine “15 Temmuz öncesi sivillere eğitim verdik” dediğini aktardı.

Ümit Özdağ’ın ifşasıyla ortaya çıkan yeni soruları Fikret Bila Halktv’de dile getirdi.

O geceye ilişkin SADAT ile ilgili aydınlanmamış birçok karanlık nokta olduğuna dikkat çeken Bila, “O gece Genelkurmay’a giren siviller SADAT’ın eğittiği kişiler miydi? Köprüde sivillere ateş açanlardan bahsettiler kim? Bu hazırlık biliniyor idiyse Erdoğan’ın ‘Darbeyi eniştemden öğrendim’ açıklamasını nereye koyacağız?” dedi.

‘Kara Efe’sini kaybetti kızı için yaşıyor: Zekiye Ataç’ın kapısına yine polis dayandı

Okumaya Devam Et

Gündem

Suriye’ye yeni harekat MGK bildirisinde

Erdoğan’ın son kabine toplantısı sonrası sinyallerini verdiği, Suriye tarafından tepkiyle karşılan yeni harekat Milli Güvenlik Kurulu bildirisinde de yer aldı.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, son kabine toplantısı sonrası Suriye’ye yönelik yeni bir harekatın sinyalini verdi.

Suriye tarafından ise “Türkiye’nin topraklarımızda yapacağı herhangi bir askeri operasyon savaş suçuna denktir” açıklaması geldi.

ABD de bölgede istikrarı bozacağı gerekçesiyle yeni harekata sıcak bakmıyor.

MGK BİLDİRİSİNDE YENİ HAREKAT VURGUSU

Tayyip Erdoğan başkanlığında, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapılan MGK toplantısının ardından bildiri yayımlandı.

Bildiride, milli birlik ve beraberlik ile bekaya yönelik her türlü tehdit ve tehlikeye karşı, yurt içinde ve yurt dışında azim, kararlılık ve başarıyla icra edilen operasyonlar hakkında Kurul’a bilgi sunulduğu ve ilave tedbirlerin görüşüldüğü ifade edildi.

MGK Bildirisinde şunlar kaydedildi: “Güney sınırlarımızın terör tehdidinden arındırılması için halihazırda icra edilen ve edilecek harekatların komşularımızın toprak bütünlüğü ve egemenliğini hiçbir surette hedef almadığı, milli güvenlik ihtiyaçlarımızın gereği olduğu belirtilmiş, bu harekatların, komşularımızın da huzur ve güvenliğine ciddi katkı sağlayacağının altı çizilmiştir. Mensubu olduğu uluslararası kuruluşlarda ve ittifaklardaki yükümlülüklerinin gereğini her daim müttefiklik ruhu ve hukuku ile ahde vefa ilkesine uygun bir şekilde yerine getiren Türkiye’nin, aynı sorumluluk ve samimiyeti müttefiklerinden de beklediği vurgulanmış, bilhassa insanlığın ortak düşmanı olan terörizme destek vererek ve himaye ederek uluslararası hukuku açıkça ihlal eden ülkelere, bu tutum ve davranışlarına son verme ve Türkiye’nin güvenlik hassasiyetlerini dikkate alma çağrısında bulunulmuştur.”

UKRAYNA İLE RUSYA SAVAŞI

Ukrayna ile Rusya Federasyonu arasındaki savaşın durdurulması ve barışçıl çözüme giden yolun açılması için vakit kaybetmeksizin kapsamlı ateşkes ilan edilmesi gerektiği vurgulanan bildiride, Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğü çerçevesinde ulaşılacak bir çözümün, bölgede kalıcı barışın tesisine esas teşkil edeceği belirtildi.

MGK Bildirisinde, “Uluslararası hukuku ve taraf olduğu antlaşmaları ihlal eden Yunanistan’ın Ege Denizi’nde tedricen artan kışkırtıcı eylemleri ve iş birliği anlayışı ile hareket edilmesi gereken ittifakları istismar etmeye yönelik gayretleri ele alınmış, milletimizin hak ve menfaatlerinin korunması hususundaki kararlı tutumumuzun tavizsiz bir şekilde sürdürüleceği vurgulanmıştır.” ifadesi kullanıldı.

Son dönemde bazı ülkelerde İslam düşmanlığının yeniden yükselişe geçmesinden duyulan endişenin de belirtildiği bildiride, “İlgili ülkelere, kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’in yakılmasına ve vatandaşlarımızın fiili saldırılarla hedef alınmasına varan kışkırtıcı eylemlerin görmezden gelinmemesi ve engellenmesi hususundaki sorumlulukları hatırlatılmıştır.” ifadelerine yer verildi.

MGK Bildirisinde, Libya’da sağlanan istikrar ile ülkenin toprak bütünlüğünün korunmasının ve yeni çatışmalara yol açabilecek adımlardan kaçınılmasının öneminin vurgulandığı, halkın beklentileriyle uyumlu şekilde, milli uzlaşı temelinde adil, hür ve muteber seçimlerin tüm Libya sathında düzenlenmesine duyulan ihtiyacın teyit edildiği de aktarıldı.

Asker köşe sıkışan Erdoğan için mi Suriye’ye gönderiliyor

Okumaya Devam Et

Gündem

‘Kara Efe’sini kaybetti kızı için yaşıyor: Zekiye Ataç’ın kapısına yine polis dayandı

Eşi yıllardır cezaevinde olan ve 8 yaşındaki oğlu Ahmet Burhan Ataç’ı 2 yıl önce kaybeden Zekiye Ataç’ın kapısına yine polis dayandı. Zekiye Ataç ifadesinin ardından serbest bırakılınca, kızı Fatma Betül yapayalnız kalmaktan kurtuldu.

BOLD – 15 Temmuz sonrası yaşanan mağduriyetlerin kurbanıydı Kafa Efe lakaplı 8 yaşındaki Ahmet Burhan Ataç. KHK’lı annesi pasaport alamadığı için Almanya’daki tedavisine geç kalan Ataç, 2020 yılında kemik kanserine yenik düşerek hayatını kaybetti.

Ahmet Burhan Ataç’ın 8 yıllık hayatı çile ve mağduru olduğu zulümlerle dolu.

Ölümünden hemen önce “19 aydır babamı görmüyorum. Bir yıldır hastayım. Babama sarılmak ve iyileşmek istiyorum” diyen Kafa Efe’nin bu son isteği de savcı engeline takıldı.

Baba hasreti ve hastalığıyla mücadele eden Ataç’ın annesi Zekiye Ataç 2019 yılında çocuğunun durumunu sosyal medya hesabından paylaştığı gerekçesiyle gözaltına alındı.

Büyük tepki çeken gözaltından geri adım atıldı.

Oğlunu 2 yıl önce toprağa veren, kızı Fatma Betül ile hayata tutunmaya çalışan Zekiye Ataç’ın yüzü bir türlü gülmüyor.

Zekiye Ataç’ın evi bugün yine polisler tarafından basıldı.

ABLA ÇOK KORKUYORUM

Polislerin baskına geldiği sırada aktivist Natali Avazyan’ı arayan Ataç, ”Polisler kapıda. Ne için olduğunu bilmiyoruz ,abla çok korkuyorum sana güveniyorum” dedi.

Bu durumu sosyal medya hesabı sosyal medya hesabından paylaşan Avazyan, “Şimdi kardeşim Zekiye Ataç aradı ‘Polisler kapıda. Ne için olduğunu bilmiyoruz, abla çok korkuyorum sana güveniyorum’ Canım kardeşim Zekiye Ataçı götürüyorlar. Yeter yahu daha neyini alacaksınız Oğlunu aldınız” ifadelerini kullandı.

Avazyan, eşi cezaevinde olan Zekiye Ataç’ın yanında bulunan kızı Fatma Betül’ün de çok ağladığını aktardı.

SERBEST KALDI

Avazyan daha sonra yaptığı paylaşımda Zekiye Ataç’ın serbest bırakıldığını açıkladı.

Asker köşe sıkışan Erdoğan için mi Suriye’ye gönderiliyor

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar