Connect with us

Ekonomi

Kur korumalı mevduat Erdoğan’ı memnun etmedi: Nebati’ye kızgın

Gazeteci Erdal Sağlam, büyük umutlarla getirilen kur korumalı mevduat sisteminin dövizi yeterince düşürmediği gerekçesiyle AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati ve Merkez Bankası’nın yönetimine kızgın olduğunu yazdı.

BOLD – Doların 18 lirayı ve Euro’nun 20 lirayı bulduğu 20 Aralık günü açıklanan ‘kur korumalı TL vadeli mevduat’ sistemi ile birlikte dolar 11 liraya, euro da 13 liraya kadar çekildi. Ancak birkaç günlük düşüşün ardından döviz kurları yeniden yükselişe geçti. Euro 16 lirayı, dolar da 14 lirayı zorlamaya başladı.

Deutsche Welle Türkçe için bir yazı kaleme alan Gazeteci Erdal Sağlam, dövizdeki yükselişin sürmesi nedeniyle AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’ye ve Şahap Kavcıoğlu yönetimindeki Merkez Bankası’na kızgın olduğunu belirtti.

YENİ SİSTEMİN ETKİSİ 20 GÜN SÜRDÜ

20 Aralık’ta alınan yeni ekonomik kararlarının üzerinden 20 gün geçmeden piyasada yarattığı olumlu etkinin iyice zayıfladığını ifade eden Erdal Sağlam, Merkez Bankası rezervlerindeki büyük erimeye rağmen örtülü döviz müdahalelerinin sürdüğünü ve buna rağmen doları 14 TL sınırında tutmanın iyice zorlaştığını kaydetti.

Ekonomi yönetimince dolar kuru için belirlenen hedefin sürekli olarak yukarı yönlü revize edildiğini belirten Sağlam, “Gelen kulis bilgilerine göre Cumhurbaşkanı’nın sürekli kurda hedefin yukarı doğru değiştirilmesinden rahatsız olduğu, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati ile Merkez Bankası’na bu konudaki kızgınlığını belirttiği konuşuluyor.” ifadelerini kullandı.

MERKEZ BANKASI DÖVİZ SATIŞLARINA DEVAM EDİYOR

Bankacıların edindiği bilgilere göre Merkez Bankası ve kamu bankalarının neredeyse her gün kur hedefini korumak için örtülü döviz satışlarına devam ettiklerini kaydeden Sağlam, “Buna rağmen 14 TL’nin aşılabileceği, “Kur gördüğü yeri unutmaz” sözünden de yola çıkarak, dolar kurunun yeniden 18 TL’lere gitmesinin sürpriz olmayacağı görüşü hakim.” diye yazdı.

DÖVİZ HESAPLARI ARTTI

Dolar kurunun 10 TL’nin altına inmesiyle birlikte Erdoğan’a bankalardaki döviz mevduat hesaplarında 20-25 milyar dolar çözülme beklendiğinin de söylendiğini belirten Sağlam, buna karşılık döviz hesaplarının hiç bozulmayıp, vatandaşların döviz hesaplarının artmasının Erdoğan’ı kızdıran konulardan biri olduğunu ifade etti.

MERKEZ BANKASI’NIN NET REZERVLERİ EKSİ 66 MİLYAR DOLAR

Sağlam, Merkez Bankası’nın eksi 56 milyar dolara kadar inen net rezervlere rağmen döviz müdahalelerinin sürdürdüğünü ve buna kamu kuruluşlarının Merkez Bankası’ndaki hesapları da göz önüne alındığında net rezervlerin aslında eksi 66 milyar doları aştığını kaydetti.

FAİZ ARTTIRIMI GÜNDEME GELEBİLİR

Doların yükselişini durdurmak için birçok seçeneğin değerlendirildiğini ve dolar kurunun 14’te tutulmasının iyice zorlaştığını ifade eden Sağlam, yazısını şöyle sürdürdü:

“Kurdaki artış beklentilerinin, 20 günlük bir aranın ardından yeniden bozulması üzerine, özellikle yabancı bankacılar, son günlerde “Önümüzdeki 1-2 ay içinde böyle gitmeyeceğini görüp, Merkez Bankası’nın yüksek oranlı faiz artırımlarına gitmek zorunda kalacağını” yeniden dile getirmeye başladılar.”

Erdoğan’ın KKM’si tutmuyor ceremesini kamu bankaları çekiyor

Ekonomi

Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Türkiye’den en çok konut alanlar artık Ruslar

Yabancılara 250 bin dolarlık gayrimenkul karşılığında TC vatandaşlığı uygulamasından en çok yararlananların listesi değişti. Yıllardır ilk sırada İranlılar yer alırken, Rusya-Ukrayna savaşının ardından zirveye Ruslar yerleşti. Rusların talepleri nedeniyle Antalya’da satılık ve kiralık konut kalmadı.

BOLD – TÜİK’in nisan ayı konut satış istatistiklerini yayınladı. Buna göre yabancılara yapılan konut satışları Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 58,1 artarak 6 bin 447 oldu.

HER 100 KONUTTAN 4,8’İ YABANCIYA SATILIYOR

Nisan ayında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı yüzde 4,8 oldu. Yabancılara yapılan konut satışlarında ilk sırayı 2 bin 564 konut satışı ile İstanbul aldı. İstanbul’u sırasıyla bin 970 konut satışı ile Antalya, 333 konut satışı ile Ankara izledi.

Yabancılara yapılan konut satışları Ocak-Nisan döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 48,9 artarak 20 bin 791 oldu.
RUSLAR İLK KEZ İLK SIRAYA YÜKSELDİ
24 Şubat 2022 tarihinde Rusya’nın Ukrayna’ya saldırması üzerine başlayan savaş sonrası Rusların Türkiye’ye akın ettiği rakamlara yansıdı. Ülke uyruklarına göre en çok konut satışı Rusya Federasyonu vatandaşlarına yapıldı. Nisan ayında Rusya Federasyonu vatandaşları Türkiye’den bin 152 konut satın aldı. Rusların konut talepleri nedeniyle Antalya’da kiralık ve satılık konut kalmadı. Rusya Federasyonu vatandaşlarını sırasıyla 905 konut ile İran, 714 konut ile Irak vatandaşları izledi. Son üç yıldır hep ilk sırayı İranlılar alıyordu. Ukraynalılar ise 263 gayrimenkul alarak beşinci sırada yer aldı.
ARDAHAN VE HAKKARİ’DE SADECE 25 KONUT SATILDI
Türkiye genelinde konut satışları Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 38,8 artarak 133 bin 58 oldu. Konut satışlarında İstanbul, 26 bin 330 konut satışı ile en yüksek paya sahip oldu. Satış sayılarına göre İstanbul’u 12 bin 195 konut satışı ile Ankara, 8 bin 459 konut satışı ve İzmir izledi. Konut satış sayısının en az olduğu iller sırasıyla 25’er konut ile Ardahan ve Hakkari, 47 konut ile Bayburt oldu.
KREDİLİ KONUT SATIŞI YÜZDE 82 ARTTI
AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ekonomi modelinin temelini oluşturan kredili konut satışlarında da artış yaşandı. Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 82,9 artış göstererek 32 bin 30 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 24,1 olarak gerçekleşti. Ocak-Nisan döneminde gerçekleşen ipotekli konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 55,1 artışla 100 bin 372 oldu. Nisan ayındaki ipotekli satışların, 7 bin 239’u; Ocak-Nisan dönemindeki ipotekli satışların ise 25 bin 724’ü ilk el satış olarak gerçekleşti.

Okumaya Devam Et

Ekonomi

Dolar, 15.90’a dayandı: 9 günlük artış 1 TL’yi aştı

AKP Hükumetinin kur korumalı mevduat ve rezerv satışıyla 4 aydır bastırdığı dolar 9 gündür yükseliyor. Dolar itibariyle 15,90 seviyesine yaklaştı. Euro/TL ise yüzde 2’yi aşan günlük yükselişle 16,65’in üzerine çıktı.

BOLD – Türk Lirası’ndaki değer kaybı 9 gündür kesintisiz olarak devam ediyor. 4 Mayıs’tan bu yana yükselişini sürdüren dolar/TL’de bu sabah 15,80 seviyesi aşıldı. Dolar 15,90 sınırına dayandı.

MERKEZ BANKASI REZERV SATIŞANA DEVAM EDİYOR

Bu seviyelerden satış yapan Merkez Bankası’nın doları 16 liranın altında tutmaya çalıştığı belirtildi. Ancak eksi 55 milyar dolar seviyesindeki rezervler yüzünden TCMB’nin de hareket alanının daraldığı piyasa tarafından biliniyor. Hal böyle olunca dolardaki artış frenlenemiyor. 10 gün öncesine kadar 14.5-15 arasında iki ay boyunca yatay bir seyir izleyen dolar, Türk Lirası’nı eritti. TL, dolar karşısında yüzde 7 değer kaybetti. Böylece, 4 Mayıs 2022 günü 14,77’den işlem gören dolar/TL, aradan geçen 9 işlem gününde 1 TL yükselmiş oldu.

DOLAR GÖZÜNÜ 16,10 LİRAYA DİKTİ

Dolarda devam eden yükselişle kur korumalı mevduatın açıklandığı 20 Aralık’tan beri ilk kez 15,65’in üzerini dün görürken analistler kur politikasının sürdürülebilirliği sorgulamaya devam ediyorlar. Birçok bankacı doların yeni işlem bandını 15-15,5 olarak tahmin ediyordu. Ancak bu seviyenin aşılmış olması ile birlikte piyasa kamunun güçlü bir şekilde seviyelerin üst bandını savunup savunmayacağını takip edecek. Bankacılara göre güçlü döviz satışı yapılmazsa kurda yeni bant 15,5-16,00 olabilir.

TÜRKİYE’NİN RİSK PRİMİNDE REKOR ARTIŞ

Türkiye’nin beş yıl vadeli borcunu iflasa karşı korumanın maliyetini gösteren CDS’ler 720 puanı aşarak Refinitiv verilerine göre 2008’den bu yana en yüksek seviyeye çıktı. 14 yılın zirvesine çıkan risk primi ekonomideki krizin derinliğini de gösteriyor.

Türkiye’ye ait varlıkların taşıdığı risk hakkında gösterge olan CDS’teki belirgin yükseliş Hazine’nin dolar borçlanma maliyetlerini yükseltirken, bankacılar maliyetlerin çift haneye yaklaştığına dikkat çektiler.

Nebati ne dediyse tersi çıkıyor: Dolar 6 ay öncesine döndü

Okumaya Devam Et

Ekonomi

Erdoğan satmaya müşterileri almaya doymuyor: Apar topar yıkılan Atatürk Havalimanı için kime söz verildi

Özelleştirme rekortmeni AKP 20 yıllık iktidarında kamu kurumları, hazine arazisi, fabrikalar, sanayi tesisleri, askeri tesisler derken sonunda Türk vatandaşlığına da fiyat biçti. Erdoğan ve AKP satışa doymazken son günlerde tartışma konusu olan Atatürk Havalimanındaki yıkım ile ilgili de ilginç bir iddia ortaya atıldı. İyi Partili Ali Kıdık yıkım için, AKP’nin Birleşik Arap Emirlikleri’ne verdiği satış sözünü yerine getirmeye çalıştığını söyledi.

BOLD – Türkiye’de 1986’da başlayan özelleştirme sürecinde 2021’ye kadar 70 milyar dolarlık satış gerçekleştirildi. 2002’ye kadar geçen 16 yılda 8 milyar dolarlık özelleştirme işlemi tamamlandı. AKP döneminde ise özelleştirme miktarı 62.3 milyar dolara ulaştı.

ÖZELLEŞTİRİLEN HİSSELER

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) verilerine göre, 400’e yakın kuruluşun özelleştirme adı altında sermayelerindeki kamu payları satıldı. 1986’dan 2019’a kadar yapılan 46 milyar dolarlık satışın 39 milyar dolarlık bölümü AKP döneminde gerçekleşti.

TAŞINMAZLAR DA ÖZELEŞTİRİLDİ

Cumhuriyet gazetesinde yer alan CHP Ankara Milletvekili Tekin Bingöl’ün açıklamalarına göre, ÖİB verilerine göre, 1986-2021 arasında özelleştirilen kurumlara ait 3 bin üzerinde taşınmaz satıldı. Aralarında TEDAŞ, Sümer Holding, PETKİM, TEKEL, Şeker Fabrikaları’nın taşınmazlarının da yer aldığı 3.9 milyar dolarlık satışların 3.7 milyar dolarlık bölümü AKP döneminde gerçekleşti.

ERDOĞAN’A YETMEDİ

Türkiye’yi şirket gibi yöneteceğini söyleyen Tayyip Erdoğan’a özelleştirme rekortmeni olmak yetmedi. Türk Pasaportunun itibarını da ücret karşılığı satışa çıkardı.

Erdoğan’ın en iyi müşterileri de Ortadoğu ülkeleri oldu.

AKP, kan davası güttüğü bazı ülkelerle ilişkileri devletin itibarı ayaklar altına alınma pahasına yeniden geliştirmeye çalışıyor.

Bu ülkelerden biri de 15 Temmuz’un finansörü olmakla suçlanan Birleşik Arap Emirlikleri.

İLGİNÇ İDDİA

İyi Parti İBB Grup Sekreteri ve İBB Meclis üyesi Ali Kıdık İstanbul Havaalanı’nın Birleşik Arap Emirlikleri’ne satışı için Atatürk Havaalanı’nın yıkılmasına hız verildiğini iddia etti.

Kıdık, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Atatürk Havalimanı’nın apar topar yıkmak istemelerinin asıl nedeni İstanbul Havalimanı satış görüşmeleri. Abu Dabi Havalimanı işleticisi AUH en ciddi alıcı. Alıcı, İstanbul Havalimanı’nı almak için Avrupa yakasında başka bir havalimanı işletilmeyeceğini fiziki olarak görmek istiyor. Bu sebeple iş makineleri oraya yığıldı. Öte yandan İstanbul Havalimanı’nın satın alınmasının arkasından ikinci adım devreye girecek. Bu tip havalimanı işleten yatırımcılar aynı zamanda o ülkenin yerli havayolunu da işletmek ister. HUB olarak milli havayolumuzun kullandığı İstanbul Havalimanı yeni alıcıları tarafından satın alınma ihtimali çok yüksek. Zira alıcı, Abu Dabi Havalimanı’nı işletirken Etihad Havayolları’nın da sahibi. ADAC (Abu Dabi Havayolları) olmazsa devreye Katar girecek. Katan Havalimanı’nı işletenler Katar Airways sahibi. Dolayısıyla Katar Havayolları da THY’ye sahip olmak isteyecek” dedi.

KALYONCU AİLESİ DE İŞİN İÇİNDE

Gerçek Gündem’den Rıdvan Akar’a konuşan Kıdık, kaynağının İstanbul Havalimanı’nın işleten İGA Şirketi’nin çok üst düzey yöneticilerinden biri olduğunu söyledi. Birleşik Arap Emirlikleri firmasının yaklaşık 15 gündür, IGA hesaplarını incelemek için istişarelerde bulunduğunu belirten Kıdık, görüşmelerin IGA ortaklarından Kalyoncu Ailesi’nden bir isim tarafından sürdürüldüğünü iddia etti.

Kıdık, Katar sermayesinden gelen “biz de talip olabiliriz” isteğinin şimdilik bekletildiğini ve Birleşik Arap Emirlikleri firması ile yapılan görüşmelere göre bu seçeneğin masada olacağını iddia etti.

BAE’NİN İSTEĞİ YERİNE GETİRİLİYOR

THY’nin satışa ilişkin iddiaları için Kıdık, “Bu aslında sürecin doğal bir sonucu olarak yaşanacaktır. Zira havalimanı işleten kurumlar o ülkenin bayrak gösteren en büyük havayolu şirketine de sahip olmak isterler. Gerek Birleşik Arap Emirlikleri gerekse Katarlı şirketler bu yöntemle faaliyet gösterdi. Şimdi havalimanına talip olan Birleşik Arap Emirlikleri firmasının isteklerinden biri de yerine getiriliyor ve İstanbul’un Avrupa yakasındaki alternatif havalimanı olasılığı millet bahçesi gerekçesiyle ortadan kaldırılıyor.”

Hukuksuz KHK’ları iptal etmeyen AYM Başkanı Arslan: “OHAL KHK’larını denetliyoruz”

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar