Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

KHK’lı doktor Türkiye’yi terk etme sebebini anlattı: Arkadaşlarıma çok işkence yaptılar, ben göze alamadım

Gölcük Ana Üs Komutanlığı’nda gemi doktoru olarak görev yapan KHK’lı üsteğmen Hikmet Alan, işkenceye maruz kalmamak için 4 yıl önce Türkiye’den ayrılışını anlattı. Alan, “15 Temmuz gecesi memleketimdeydim. Hiçbir şey yapmamışsınız, tutuklanıyorsunuz. Birçok meslektaşıma çok işkence yaptılar. Ben bunları göze alamadım.” dedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL 

Türk Tabipler Birliği’nin raporuna göre 2021 yılında 1361 doktor Türkiye’den ayrılıp başka ülkelerde mesleğini yapmaya başladı. Kimi ekonomik kaygılar kimi bir gelecek göremediği için kimi de ülkede adalet ve hukuk kalmadığı için bu kararı aldı. 8 bine yakın doktor ise gitme arayışı içinde.

Çapa Tıp Fakültesi’nden 2013’te mezun olduktan sonra Gölcük Ana Üs Komutanlığı’na bağlı lojistik gemisinde göreve başlayan 31 yaşındaki pratisyen hekim Hikmet Alan, 15 Temmuz’dan sonra birçok meslektaşının gözaltında işkence gördüğünü öğrenince Türkiye’den ayrılmaya karar verdi.

31 Ekim 2016’da çıkan 677 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edilen KHK’lı askeri doktor Alan, Ağustos 2017’de bir kamyonun içinde çok zorlu bir yolculuktan sonra Almanya’ya sığındı.

15 TEMMUZ GECESİ MEMLEKETİNDE İZİNDEYDİ

Kendisi 15 Temmuz gecesi gemi doktoru olarak başladığı görev yerinde bile değildi. Kulağındaki bir problem nedeniyle birkaç ay önce tedavi görmeye başlamıştı. Yüzde 50 işitme kaybı vardı. İzne ayrılan Alan, o gece memleketi Mardin’deydi, arkadaşlarıyla halı saha maçı yapıyorlardı.

Komutanı tarafından gelen telefonların hiçbirini duymadı. Maçtan sonra görev yerine çağrılan Alan, 3-4 gün sonra Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde doktoruna göründü, sonra da Gölcük’e döndü.

“Askeri tabiplik çok tercih edilen bir meslek değil. Ben bu ülkeye hizmet etmek lazım diye düşünerek sınavlara girdim ve kazandım. Hem gemi doktoruydum hem üsteğmen olarak göreve başladım.” diyen Alan, terör örgütü üyesi olduğu iddiasıyla hakkında soruşturma açıldığını duyunca ideallerini, hayallerini geride bırakarak 2017’de ülkesini terk etti.

“İŞKENCE ALTINDA BAĞIRTA BAĞIRTA SLOGAN ATTIRDILAR”

Bu kararı almasının tek bir nedeni vardı: İşkence. “Hapishaneyi göze aldım da işkenceyi göz alamadım. Çünkü 15 Temmuz’dan sonra gözaltına alınan herkese çok işkence yaptılar.” diyen Alan çok vahim olaylar yaşandığını dile getiriyor:

“15 Temmuz’dan sonra Tuzla’daki Deniz Harp Okulu’na gitmiştim. Oradaki bir mühendis arkadaşım anlattı. Denizci bir yarbay ya da albayı 15 gün işkenceye tabi tutuyorlar. İşkence sırasında bağırta bağırta slogan attırıyorlar. Sonra ortaya çıktı ki, yarbay yanlışlıkla gözaltına alınmış, havacı bir tuğgeneralle isim benzerliğinden dolayı tutuklamışlar. Adil yargılanma yok, adalet yok. Hiçbir şey yapmamışsınız ama gözaltına alınıyorsunuz, tutuklanıyorsunuz, işkence görüyorsunuz. Sırf asker olduğunuz için başınıza ne geleceği belli değil.”

Şu anda Almanya’da doktorluk sınavlarını geçtiğini söyleyen Alan, yıl sonuna kadar bir hastanede doktorluk yapabilecek dil seviyesine gelmeyi hedeflediğini belirtiyor.  Ancak gelecek hedefleri arasında ticaret yapmak da var.

16 ay hücreye kapatılan eski HSYK üyesi Teoman Gökçe’nin son anları: Mezar gibi hücrede ölüme gönderdiler

BOLD ÖZEL

Tutuklu kanser hastası Gülden Aşık’a tetkik eziyeti: 1 ay bekleyecek

Cezaevinde tiroid kanserine yakalanan Gülden Aşık, tümörün vücuduna ne kadar yayılıp yayılmadığını öğrenebilmek için tam bir ay bekleyecek.

BOLD ÖZEL – Cezaevindeki hastalar, sağlık hizmetlerine ulaşamadığı ya da çok geç ulaştığı için hayatını kaybediyor. Kanser gibi ölümcül hastalığı olanların yaşam hakkı bu nedenle daha da tehlikeye atılıyor.

İki yıl önce Bandırma M Tipi Cezaevinde kansere yakalanan ev hanımı Gülden Aşık, o dönemde, aynı zamanda 7 haftalık bebeğini de kaybettiği için tahliye edilmişti. 15 Eylül 2021’de tekrar tutuklanan Aşık, dört aydır hapiste kanserle mücadele ediyor.

DOKTOR AMELİYAT DEDİ

Sürekli hastaneye gidip geldiği için karantina hücresinden kalan Aşık, iki gün önce ailesiyle yaptığı kapalı görüşte 22 Şubat 2022’de Bursa Uludağ Üniversitesi Hastanesi’ne götürüleceğini söyledi.

Bold Medya’ya konuşan Gülden Aşık’ın eşi İbrahim Aşık, “Önce Bandırma Devlet Hastanesi’ne götürmüşler. Oradaki doktor eşime ameliyat olması gerektiğini söylemiş, sevk etmişler. Bursa Uludağ Üniversitesi 22 Şubat’a gün vermiş. Tümörün vücuduna ne kadar yayıldığına bakacaklar önce. Her geçen gün ömründen gidiyor.” dedi.

AÇIK GÖRÜŞ HAKKI VERİLMİYOR

Eşinin sürekli karantina hücresinde kaldığı için açık görüş hakkının da verilmediğini söyleyen İbrahim Aşık, “Bandırma’da açık görüşler genelde ay sonunda yapılıyor. Eşim hapse girdiğinden beri çocuklarla hiç açık görüş yapamadı. Karantina olduğu için görüşe çıkarmıyorlar. Cezaevi yönetimine dilekçe yazdık prosedür böyle, dediler.” diye konuştu.

12, 11, 8 yaşlarında üç çocuk sahibi olan ev hanımı Gülden Aşık, Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 10 Nisan 2019’da Bandırma’da gözaltına alındı. 2 gün sonra tutuklanıp Bandırma M Tipi Cezaevine konuldu. Bylock kullandığı iddiasıyla ve tanık ifadelerine dayanılarak 26 Şubat 2020’de 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan Aşık’ın dosyası İstinaf Mahkemesi’nde bulunuyor.

Hapse girdiğinde hamile olduğunu öğrenen Aşık, 1 Haziran 2019’da bebeği 10 haftalıkken düşük yaptı. Ancak otopsi sonucunda bebeğin 7 haftalık 5 günlükken kalbi durduğu ortaya çıktı. Karnında ölü bebekle hapiste 3 hafta yaşayan Gülden Aşık, kürtajdan 1 gün sonra taburcu edilip tekrar hapse gönderildi.

Bebeğini kaybettikten sonra eşine 19 sayfalık bir mektup yazan Aşık, gardiyanların doğmamış çocuğuna çöp muamelesi yaptığını kaleme almıştı. Bold Medya’nın yayınladığı mektupta geçen Aşık’ın “Benim yavrum canım kanım, onlar için çöptü” cümlesi ise akıllara kazınmıştı.

Yedi haftalık bebeğini hapiste kaybeden kanser hastası Gülden Aşık yine tutuklandı

 

 

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Yangın uçağı bulunamayan Antalya’da, KHK’lı veteriner hekim özel uçakla tutuklandı

Yangın uçağı bulunamadığı için binlerce hektar ormanın yok olduğu, insanların öldüğü Manavgat yangınından kısa bir süre sonra tutuklanan veteriner hekim Ali Kara’nın özel uçakla Antalya’ya getirildiği ortaya çıktı.

BOLD ÖZEL | 12 gün süren Manavgat yangınında 7 kişi hayatını kaybetti. 70 bin hektar cayır cayır yandı. 38 köyün doğrudan etkilendiği yangında 12 köy ise tamamen yok oldu. Orman Bakanlığı’nın yangını söndürmek için organize olamaması ve yangın uçağı bulunamaması bütün Türkiye’yi ayağa kaldırdı.

Olaydan kısa bir süre sonra Hakkari’de gözaltına alınan veteriner Ali Kara ise özel uçakla hemen Antalya’ya getirildi.

GÖNÜLLÜ OLARAK HAKKARİ’YE ATANDI

Uzun yıllar Antalya ve Burdur çevresindeki illerde görev yapan Ali Kara, veteriner hekim olarak çalışmak için 2020 yılında Tarım ve Orman Bakanlığına yaptığı başvuru sonucu tayini, gönüllü olarak çalışmak istediği tayini Hakkâri’ye çıktı.

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, cezaevinde kalan ailelere yardım edildiği gerekçesiyle 13 Eylül 2021’de 36 kişi hakkında gözaltı kararı çıkardı. İki hafta gözaltında kalan 36 kişiden 25’i çıkarıldığı sulh ceza hakimlikleri tarafından tutuklandı. Tutuklananlar arasında veteriner hekim Ali Kara da yer aldı.

“TOPLUMU KORKUTMAK VE BASKI İÇİN YAPILIYOR”

Dört aydır Antalya L Tipi Cezaevinde tutuklu olan ve 21 Şubat 2022’de Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk duruşması görülecek olan Ali Kara, kendisini ziyaret eden avukatı Mücahit Gündoğdu’ya, “Eşleri cezaevinde bulunan ailelere yardım etmekle suçlanıyoruz. Özel uçakla getirilince kendimi çok özel hissettim. Ben ne yaptım ki!” dedi.

Mücahit Gündoğdu gazeteci Tuncer Çetinkaya’nın da Aksaray’dan Antalya’ya aynı şekilde getirildiğini, toplumda korku ve baskı oluşturmak için bunların bilinçli yapıldığını söyledi. Gündoğdu, “Tuncer Çetinkaya’nın böbrek rahatsızlığı nedeni ile cezaevinden ring aracıyla Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesine getirilirken yanında çok sayıda özel harekat polisi, jandarma ve infaz koruma memuru vardı ve birçok basın mensubu çağrılmıştı. Yazılan karalama haberlerle insanlara itibar suikastı yapıldı.” diye konuştu. (Abdurrahman Keskin) 

Öğretmen İlayda Tekgöz iki çocuğuyla birlikte 1 yıldır hapiste

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Annesi gözünün önünde tutuklanan KHK’lı çocuğu Elif Rana’nın günlüğünden: Hayatım karanlığa gömüldü

Burdur E Tipi Cezaevinde tutuklu olan eşini ziyarete gittiği gün kendisi de gözaltına alınan ve tutuklanan ev hanımı Günnur Şahin’in büyük kızı Elif Rana, o gün yaşadıklarını ve hissettiklerini günlüğüne yazdı. “Hayatım karanlığa gömüldü. Gecenin karanlığında polis ışıklarını altında ondan ayrılışım hala kalımda” diyen Elif Rana’nın cümleleri yürekleri dağlıyor.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 9 Eylül 2016’dan beri hapiste olan KHK’lı memur İbrahim Şahin’in eşi Günnur Şahin, 23 Kasım 2021’de eşini ziyarete gitti. O gün yanında 11 yaşındaki büyük kızı Elif Rana da vardı. 8 yaşındaki kızı Beyza Nur ise dede ve babaannesinin yanında kalmıştı.

Elif Rana görüş için gelen diğer çocuklarla kapıda oynarken Günnur Şahin’in yanına Afyon KOM Şube’den polisler gelmiş ve ifade vermesi gerektiğini söylemişti. Eşi beş yıldır tutuklu olan Şahin’in başından aşağı kaynar sular dökülmüştü. İki kızı vardı, şimdi ne olacaktı, eşine bu haberi nasıl verecekti? Çok zor bir görüş geçirdiler.

“BEN HASRET KÖRÜYDÜM”

Halen Afyon E Tipi Cezaevinde tutuklu olan Günnur Şahin’in yarın ilk mahkemesi görülecek.

Annesinin gözaltına alınmasına şahit olan Elif Rana hissettiklerini daha sonra günlüğüne yazdı. Anne-babası tutuklu bir çocuğun kaleminden dökülenler, tıpkı Bahadır Odabaşı gibi KHK’lı ailelerin yalnız bırakılan çocuklarının yaşadıklarını gözler önüne seriyor.

“Hayatım karanlığa gömüldü. Hiçbir şey görmüyordum. Ben hasret körüydüm. Gecenin karanlığında polis ışıklarını altında ondan ayrılışım hala kalımda. Ben kendimi tek başıma karanlık ve sessiz bir yolda yürüyormuş gibi hissediyorum.” diyen Elif Rana’nın üç bölüm şeklinde yazdığı günlüğü:

Kızının gözü önünde tutuklanan Günnur Şahin: O nezarethaneyi hatırlamak bile istemiyorum

 

Okumaya devam et

Popular

Shares