Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Tutuklu avukat Turan Canpolat: Hakkımdaki onama kararı sahtedir

2 yıldır hücrede tutuklu bulunan avukat Turan Canpolat, hakkında verilen cezanın hukuksuz olduğunu, Yargıtay savcısının tebliğnamesinin kendisine ve avukatlarına gönderilmeden karar verildiğini söyledi. Canpolat, “Hakikate aykırı olarak düzenlenmiş her belge sahtedir.” dedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 10 yıl hapis cezasına çarptırılan tutuklu avukat Turan Canpolat, Yargıtay Başsavcılığı’nın hakkında yazdığı 4 Aralık 2018 tarihli tebliğnamenin ne kendisine ne de avukatlarına gönderilmediği için onama kararının hukuka aykırı olduğunu ve bozulması gerektiğini yazdı.

Canpolat, “Maddi gerçeğe ve hakikate aykırı olarak düzenlenmiş her belge, mahkeme ilamı hukuken sahtedir. Bu husus hakkımdaki onama ilamı için de aynen geçerlidir.” dedi.

HİÇBİR DİLEKÇESİNE CEVAP VERİLMEDİ

Altı yıl önce tutuklanan, 2 yıl önce ise Elazığ 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevinde hücreye atılan Turan Canpolat, 9 Eylül 2021’de onaylanan 10 yıllık cezasının hukuksuz olduğuna dair aylardır hücresinden resmi makamlara dilekçe gönderiyor.

Hiçbir dilekçesine cevap verilmeyen Canpolat, en sonunda sorumlular hakkında görevlerini yapmadıkları için soruşturma başlatılması için bir dilekçe yazdı. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Fatih Gökçen, Canpolat’ın iddiasına 17 Eylül 2021 tarihinde cevap verdi.

Fatih Gökçen, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdiği resmi evrakta, tebliğnamenin Turan Canpolat’ın avukatlarına e-tebligat yoluyla 8 Nisan 2019’da gönderildiğini, bu nedenle karara itirazı gerektiren bir durum olmadığını belirtti.

DOSYA NUMARASI YANLIŞ

Ancak tutuklu avukat Turan Canpolat, tebligatın hiç kimseye ulaşmadığını iddia ediyor. Avukatlarına gönderildiği iddia edilen e-tebligatın bir kopyasının kendisine de gönderilmesini de defalarca talep etti. Bugüne kadar o da iletilmedi. Avukatları da söz konusu tebliğnamenin kendilerine gelmediğini Yargıtay Başsavcılığı’na bildirdi.

Ayrıca Fatih Gökçen’in bölge mahkemesine gönderdiği belgedeki 2019/6796 dosya numarası Turan Canpolat’a ait değil. Canpolat’ın dosya numarasının 2019/1529 olduğunu ifade eden ailesi, bu yanlışlığın ya da karışıklığın bilinçli yapıldığını iddia ediyor.

“TAM BİR KANUNSUZLUK HALİ”

Turan Canpolat, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazdığı dilekçesinde kendilerine tebliğ edilmeden yapılan temyiz incelemesinin tam bir kanunsuzluk hali olduğunu ifade etti.

Canpolat, “Suç tarihi, yeri ve zamanı yazılı olmayan bir iddianameyle yargılama yapılamaz. İddianamede gösterilemeyen, kavram dahi olarak geçmeyen Bylock ve Bank Asya iddialarına ilişkin deliller sübut delili sayılamaz. Takipsizlik kararı verilmiş olan Bylock iddiasına ilişkin iddia mahkumiyet gerekçesi yapılamaz. Bütün bu maddi gerçeklerin görmezden gelinmesi, Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yazısı gerçeğe aykırı olması sebebiyle sahteliği sonucunu doğurur. Evet maddi gerçeğe ve hakikate aykırı olarak düzenlenmiş her belge, mahkeme ilamı hukuken sahtedir. Bu husus onama ilamı için de aynen geçerlidir.” dedi.

27 Ocak 2016’dan bu yana tutuklu olan Turan Canpolat, daha önce de dosyasına giren bazı belgelerin sahte olduğunu mahkemede ispat etmiş ve bu mücadelesi nedeniyle 8 Mayıs 2017’de Malatya Cezaevinden Elazığ’a sürgün edilmişti.

TAHLİYE EDİLMESİ GEREKİYOR

Bir kişi hakkında bölge adliye mahkemesinin verdiği karar önce Yargıtay savcısına gönderiliyor. Yargıtay savcısı, yerel mahkemenin verdiği kararın hukuka uygun olduğuna ya da olmadığına dair kendi görüşünü içeren bir tebliğname düzenliyor.

Bu tebliğname, savunma hakkının tesisi için yargılanan kişiye ya da avukatlarına kanunen gönderilmek zorunda. Gönderilmezse Yargıtay Ceza Dairesi’nin verdiği onama kararı hukuksuz sayılıyor. Kararın bozulması ve tutuklunun da tahliye edilmesi gerekiyor.

AİHM VE YARGITAY KARARLARINA GÖRE HAK İHLALİ

Türkiye’de en son Yargıtay Genel Kurulu Raportör hakimliği yaparken ihraç edilen Süleyman Bozoğlu, tebliğnamenin tutuklu açısından önemini Bold Medya’ya değerlendirdi:

“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Yargıtay’ın kararlarına göre, tebliğnamenin tutukluya ve avukatlarına tebliğ edilmemesi silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerine aykırıdır. Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin Turan Canpolat hakkında verdiği onama kararı, eğer tebliğname tutuklunun kendisine ya da avukatlarına tebliğ edilmeden verildiyse hukuka aykırıdır. Bu durumda Yargıtay’ın onama kararına Yargıtay Başsavcılığınca itiraz edilmesi ve Ceza Genel Kurulunca onama kararının kaldırılması gerekir. Kural olarak tebliğname sanığa tebliğ edilmeden ve bu tebliğ, belgeyle ispatlanmadan dosya Yargıtay Ceza Dairesinde incelemeye alınmaz. Aksi halde sanığın savunma hakkı kısıtlanmış olur. Bununla birlikte bizim kanunlarımız avukatla takip edilen işlerde avukata yapılan tebligatı yeterli görüyor. Fakat ideal olan bu değil. Gerçek anlamda savunma hakkının tesis edilebilmesi için tutukluya ve tutuklunun avukatlarına ayrı ayrı tebliğnameyi tebliğ etmek gerekir. Somut olayda; eğer Turan Canpolat’a tebliğname tebliğ edilmemişse, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin onama kararına ilişkin olarak Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından “hak ihlali” kararı verilecektir. Nitekim bu konuda pek çok emsal karar bulunmaktadır.”

TURAN CANPOLAT’IN DİLEKÇELERİ

Hücredeki avukattan mektup var: Tarihe geçtiğimin farkındayım

BOLD ÖZEL

Tutuklu kanser hastası Gülden Aşık’a tetkik eziyeti: 1 ay bekleyecek

Cezaevinde tiroid kanserine yakalanan Gülden Aşık, tümörün vücuduna ne kadar yayılıp yayılmadığını öğrenebilmek için tam bir ay bekleyecek.

BOLD ÖZEL – Cezaevindeki hastalar, sağlık hizmetlerine ulaşamadığı ya da çok geç ulaştığı için hayatını kaybediyor. Kanser gibi ölümcül hastalığı olanların yaşam hakkı bu nedenle daha da tehlikeye atılıyor.

İki yıl önce Bandırma M Tipi Cezaevinde kansere yakalanan ev hanımı Gülden Aşık, o dönemde, aynı zamanda 7 haftalık bebeğini de kaybettiği için tahliye edilmişti. 15 Eylül 2021’de tekrar tutuklanan Aşık, dört aydır hapiste kanserle mücadele ediyor.

DOKTOR AMELİYAT DEDİ

Sürekli hastaneye gidip geldiği için karantina hücresinden kalan Aşık, iki gün önce ailesiyle yaptığı kapalı görüşte 22 Şubat 2022’de Bursa Uludağ Üniversitesi Hastanesi’ne götürüleceğini söyledi.

Bold Medya’ya konuşan Gülden Aşık’ın eşi İbrahim Aşık, “Önce Bandırma Devlet Hastanesi’ne götürmüşler. Oradaki doktor eşime ameliyat olması gerektiğini söylemiş, sevk etmişler. Bursa Uludağ Üniversitesi 22 Şubat’a gün vermiş. Tümörün vücuduna ne kadar yayıldığına bakacaklar önce. Her geçen gün ömründen gidiyor.” dedi.

AÇIK GÖRÜŞ HAKKI VERİLMİYOR

Eşinin sürekli karantina hücresinde kaldığı için açık görüş hakkının da verilmediğini söyleyen İbrahim Aşık, “Bandırma’da açık görüşler genelde ay sonunda yapılıyor. Eşim hapse girdiğinden beri çocuklarla hiç açık görüş yapamadı. Karantina olduğu için görüşe çıkarmıyorlar. Cezaevi yönetimine dilekçe yazdık prosedür böyle, dediler.” diye konuştu.

12, 11, 8 yaşlarında üç çocuk sahibi olan ev hanımı Gülden Aşık, Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 10 Nisan 2019’da Bandırma’da gözaltına alındı. 2 gün sonra tutuklanıp Bandırma M Tipi Cezaevine konuldu. Bylock kullandığı iddiasıyla ve tanık ifadelerine dayanılarak 26 Şubat 2020’de 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan Aşık’ın dosyası İstinaf Mahkemesi’nde bulunuyor.

Hapse girdiğinde hamile olduğunu öğrenen Aşık, 1 Haziran 2019’da bebeği 10 haftalıkken düşük yaptı. Ancak otopsi sonucunda bebeğin 7 haftalık 5 günlükken kalbi durduğu ortaya çıktı. Karnında ölü bebekle hapiste 3 hafta yaşayan Gülden Aşık, kürtajdan 1 gün sonra taburcu edilip tekrar hapse gönderildi.

Bebeğini kaybettikten sonra eşine 19 sayfalık bir mektup yazan Aşık, gardiyanların doğmamış çocuğuna çöp muamelesi yaptığını kaleme almıştı. Bold Medya’nın yayınladığı mektupta geçen Aşık’ın “Benim yavrum canım kanım, onlar için çöptü” cümlesi ise akıllara kazınmıştı.

Yedi haftalık bebeğini hapiste kaybeden kanser hastası Gülden Aşık yine tutuklandı

 

 

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Yangın uçağı bulunamayan Antalya’da, KHK’lı veteriner hekim özel uçakla tutuklandı

Yangın uçağı bulunamadığı için binlerce hektar ormanın yok olduğu, insanların öldüğü Manavgat yangınından kısa bir süre sonra tutuklanan veteriner hekim Ali Kara’nın özel uçakla Antalya’ya getirildiği ortaya çıktı.

BOLD ÖZEL | 12 gün süren Manavgat yangınında 7 kişi hayatını kaybetti. 70 bin hektar cayır cayır yandı. 38 köyün doğrudan etkilendiği yangında 12 köy ise tamamen yok oldu. Orman Bakanlığı’nın yangını söndürmek için organize olamaması ve yangın uçağı bulunamaması bütün Türkiye’yi ayağa kaldırdı.

Olaydan kısa bir süre sonra Hakkari’de gözaltına alınan veteriner Ali Kara ise özel uçakla hemen Antalya’ya getirildi.

GÖNÜLLÜ OLARAK HAKKARİ’YE ATANDI

Uzun yıllar Antalya ve Burdur çevresindeki illerde görev yapan Ali Kara, veteriner hekim olarak çalışmak için 2020 yılında Tarım ve Orman Bakanlığına yaptığı başvuru sonucu tayini, gönüllü olarak çalışmak istediği tayini Hakkâri’ye çıktı.

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, cezaevinde kalan ailelere yardım edildiği gerekçesiyle 13 Eylül 2021’de 36 kişi hakkında gözaltı kararı çıkardı. İki hafta gözaltında kalan 36 kişiden 25’i çıkarıldığı sulh ceza hakimlikleri tarafından tutuklandı. Tutuklananlar arasında veteriner hekim Ali Kara da yer aldı.

“TOPLUMU KORKUTMAK VE BASKI İÇİN YAPILIYOR”

Dört aydır Antalya L Tipi Cezaevinde tutuklu olan ve 21 Şubat 2022’de Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk duruşması görülecek olan Ali Kara, kendisini ziyaret eden avukatı Mücahit Gündoğdu’ya, “Eşleri cezaevinde bulunan ailelere yardım etmekle suçlanıyoruz. Özel uçakla getirilince kendimi çok özel hissettim. Ben ne yaptım ki!” dedi.

Mücahit Gündoğdu gazeteci Tuncer Çetinkaya’nın da Aksaray’dan Antalya’ya aynı şekilde getirildiğini, toplumda korku ve baskı oluşturmak için bunların bilinçli yapıldığını söyledi. Gündoğdu, “Tuncer Çetinkaya’nın böbrek rahatsızlığı nedeni ile cezaevinden ring aracıyla Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesine getirilirken yanında çok sayıda özel harekat polisi, jandarma ve infaz koruma memuru vardı ve birçok basın mensubu çağrılmıştı. Yazılan karalama haberlerle insanlara itibar suikastı yapıldı.” diye konuştu. (Abdurrahman Keskin) 

Öğretmen İlayda Tekgöz iki çocuğuyla birlikte 1 yıldır hapiste

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Annesi gözünün önünde tutuklanan KHK’lı çocuğu Elif Rana’nın günlüğünden: Hayatım karanlığa gömüldü

Burdur E Tipi Cezaevinde tutuklu olan eşini ziyarete gittiği gün kendisi de gözaltına alınan ve tutuklanan ev hanımı Günnur Şahin’in büyük kızı Elif Rana, o gün yaşadıklarını ve hissettiklerini günlüğüne yazdı. “Hayatım karanlığa gömüldü. Gecenin karanlığında polis ışıklarını altında ondan ayrılışım hala kalımda” diyen Elif Rana’nın cümleleri yürekleri dağlıyor.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 9 Eylül 2016’dan beri hapiste olan KHK’lı memur İbrahim Şahin’in eşi Günnur Şahin, 23 Kasım 2021’de eşini ziyarete gitti. O gün yanında 11 yaşındaki büyük kızı Elif Rana da vardı. 8 yaşındaki kızı Beyza Nur ise dede ve babaannesinin yanında kalmıştı.

Elif Rana görüş için gelen diğer çocuklarla kapıda oynarken Günnur Şahin’in yanına Afyon KOM Şube’den polisler gelmiş ve ifade vermesi gerektiğini söylemişti. Eşi beş yıldır tutuklu olan Şahin’in başından aşağı kaynar sular dökülmüştü. İki kızı vardı, şimdi ne olacaktı, eşine bu haberi nasıl verecekti? Çok zor bir görüş geçirdiler.

“BEN HASRET KÖRÜYDÜM”

Halen Afyon E Tipi Cezaevinde tutuklu olan Günnur Şahin’in yarın ilk mahkemesi görülecek.

Annesinin gözaltına alınmasına şahit olan Elif Rana hissettiklerini daha sonra günlüğüne yazdı. Anne-babası tutuklu bir çocuğun kaleminden dökülenler, tıpkı Bahadır Odabaşı gibi KHK’lı ailelerin yalnız bırakılan çocuklarının yaşadıklarını gözler önüne seriyor.

“Hayatım karanlığa gömüldü. Hiçbir şey görmüyordum. Ben hasret körüydüm. Gecenin karanlığında polis ışıklarını altında ondan ayrılışım hala kalımda. Ben kendimi tek başıma karanlık ve sessiz bir yolda yürüyormuş gibi hissediyorum.” diyen Elif Rana’nın üç bölüm şeklinde yazdığı günlüğü:

Kızının gözü önünde tutuklanan Günnur Şahin: O nezarethaneyi hatırlamak bile istemiyorum

 

Okumaya devam et

Popular

Shares