Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

10 yılın sonunda Türkiye ekonomisi: Soğan-patates 7 TL

Sosyal medyada “10 yıl önce 10 yıl sonra” akımı ekonomiye uzandı. 2008’den 2018’e vatandaşın geçim derdini en iyi ifade eden fotoğraf soğanın 7 liraya kadar çıkması oldu.

Sosyal medyada “10 years challange” akımı ekonomiye uzandı. AKP hükümetinin son 10 yılında enflasyon, hayat pahalılığı, işsizlik ve borçlar artarken, reel ücretler ve vatandaşın alım gücü ciddi oranda geriledi.

2008’de kilosu 70-80 kuruşa alınan soğan-patatesin 2018’de 7-8 TL’ye kadar çıkması çarşı-pazarda gerçek enflasonun ne olduğunu gözler serdi.

ANALİZ- Sosyal medyada bir süredir devam eden “10 yıllık değişim” (Ten years challange) hareketi Türkiye ekonomisine uygulandığında 10 yıllık gerileme ortaya çıkıyor. Türkiye ekonomisi 2008 küresel krizinden bu yana bir ileri-iki geri, mehter havasıyla yoluna devam ediyor.

Verilere yakından bakıldığında tablo daha net ortaya çıkıyor.

ASGARİ ÜCRET 10 YILDA GERİLEDİ

2008 yılında Türkiye’de asgari ücret 479 dolara tekabül ederken, 2018’de bu rakam 326 dolar olarak gerçekleşti. Yani bütün zamlara rağmen asgari ücret 10 yılda yüzde 32 eridi.

Özellikle dar ve sabit gelirliler açısından hayati önem taşıyan enflasyon verilerine bakıldığında ise Üretici Fiyat Endeksi’nde (ÜFE) yüzde 282’lik, Tüketici Fiyat Endeksi’nde ise (TÜFE) yüzde 103’lük artış görünüyor.

2008’de ÜFE sadece yüzde 8,81’ken, 2018’i yüzde 33,64 seviyesinden kapatmış.

Maaşlar tek haneli artarken çarşı-pazarda fiyat artışı bazı kalemlerde yüzde 500’ü buluyor.

PATATES-SOĞAN 5 TL’Yİ GEÇTİ

Vatandaşın cebini doğrudan ilgilendiren TÜFE rakamlarında ise 2008’de yüzde 10,06 enflasyon, 2018’i yüzde 20,3’e yükseldi. Sadece gıda enflasyonu ise yüzde 25 seviyesinde.

10 yılda kur soğan yüzde 500, patates yüzde 287, yüzde 265 zamlandı. Hükümet soğan fiyatlarını düşürmek için depolara baskın düzenledi. Baskınlarla fiyat düşmeyince ithal soğanda Gümrük Vergisi sıfırlandı. Aynı şekilde salça fiyatlarının yüzde 100’e yakın arttı. Bu sefer de Çin’den salçalık dometes ithalatı için vergiler sıfırlandı.

2008 yılında 3,3 TL olan bir kilo nohut 2018 sonunda 10,5 TL’ye çıktı. Aynı dönemde kırmızı etin, zeytinin ve zeytinyağının fiyatı üçe katlandı.

İŞSİZ SAYISI 6,3 MİLYON

İşsizlik oranlarına bakıldığında ise küresel krizin yaşandığı 2008’den bu yana bir arpa boyu yol alamadığımız gibi, işsizler ordusunun daha da büyüdüğü ortaya çıkıyor. 2008 yılı işsizlik oranı yüzde 11 olurken, 2018 ekim itibarıyla işsizlik yüzde 11,6 seviyesinde ve bunun yıl sonunda daha da artması bekleniyor.

Gerçek işsizlik oranı yüzde 19,2 ve işsiz sayısı 6,3 milyon. İş bulma ümidini kaybedenler ile iş olsa çalışmaya hazır olan, fakat iş aramayanları işsiz kategorisinde gösterilmiyor. Bu yüzden işsis sayısı gerçekte olduğundan 2,5 milyon daha az çıkıyor.

Temel Gıda Fiyatlarında 10 Yıllık Değişim (Tablo: Dr. Aysel Gündoğdu)

KİŞİ BAŞINA GELİR ARTMAK YERİNE AZALIYOR

Kişi başı yıllık gelir seviyesine bakıldığında ise 2008’de 8 bin 890 dolar gelir varken, bu rakam 2018’de, Yeni Ekonomik Program (YEP) tahminine göre 9 bin 385 olarak gerçekleşecek.

Bu arada kişi başı gelirin 2013’te 12 bin 500 dolar seviyelerine kadar çıktığını da hatırlatalım. Görünen o ki bir ileri iki geri performansımız kişi başı gelir rakamlarında da devam etmiş.

10 YILDA BORÇLAR KATLANDI

10 yılda gelirimiz artmamış, fakat borçları artırmaktaki başarımız tartışılmaz!

2008’de kamunun dış borcu 78,3 milyar dolarken, bu rakam 2018’de 137 milyar dolar.

2008’de özel sektörün toplam dış borcu 188,4 milyar dolarken, 2018’de 305,8 milyar dolar.

Türkiye’nin toplam dış borcuna bakıldığında ise 2008’deki 280,8 milyar dolarlık borç yükü 2018’de 448,4 milyar dolara yükselmiş.

İCRA DOSYALARI 20 MİLYON

Son 10 yıldaki en çarpıcı ekonomik değişimlerden biri de icra dosyalarında yaşandı. İcra mahkemelerindeki dosya sayısı 2008’de 8 milyon adetken, 2018’de bu rakam 20 milyona yükseldi.

AKP hükümeti, 10 yılda icra ve borç batağında bir memleket ortaya çıkardı.

Hükümet kaşıkla verdiğini seçimden sonra kepçeyle geri alacak

BOLD ÖZEL

Burdur E Tipi Cezaevinde 22 koronavirüs vakası

Cezaevlerinde koronavirüslü hasta sayısı artıyor. Bugün Kahramanmaraş ve Burdur cezaevlerinde toplam 49 kişinin testi pozitif çıktı.

BOLD ÖZEL – Kahramanmaraş Türkoğlu Cezaevinde koronavirüs teşhisi konulan 27 mahpustan sonra Burdur E Tipi Kapalı Cezaevinde de 22 kişi Kovid-19’a yakalandı. Burdur’da 30 kişilik B1-1 koğuşundaki 22 kişinin testinin pozitif çıktığı belirtiliyor.

“ETİM KEMİKTEN AYRILIYOR SANKİ, ÇOK AĞRIM VAR”

Sabah saatlerinde ailesiyle görüşen S.A “Koğuşta hepimiz hastayız. Geçen hafta başladı belirtiler. İki kişi revire çıkmak için dilekçe verdi. Aşırız halsizim. Böyle bir hastalık hayatımda görmedim, aşırı ağrım var. Etim kemikten ayrılıyor sanki.” dedi.

Konuyu gündeme getiren HPD Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu da kendisine ulaşan bir mahpus yakının mesajını Twitter hesabından paylaştı: “Babam Burdur E Tipi Kapalı Ceza Ve İnfaz Kurumunda Tutuklu olarak bulunmakta. Bugün öğrendiğimiz bilgiye göre cezaevinin B1-1 koğuşu tamamı ile covid olmuş durumda.”

30 kişiye sabah yapılan koronavirüs testi akşam saatlerinde belli oldu. Burdur E Tipi Kapalı Cezaevinde Kovid-19 teşhisi konulan mahpusların tekli hücrelere alınıp alınmadığı henüz bilinmiyor. Kahramanmaraş Türkoğlu Cezaevindeki mahpuslar ise tekli hücrelerde tutuluyor.

Cezaevinde yine koronavirüs alarmı: 27 mahpus hücrelere konuldu

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Adalet tiyatrosu: Sahnede yakalayıp cezaevine attılar!

Tiyatrocu Mustafa Salim, sahnede gösteri yaptığı sırada polisler tarafından gözaltına alındı. Hakime ifade vermeden tutuklanarak cezaevine atıldı. 3.5 ay sonra mahkemeye çıkan Salim, hiç savunma yapmadan tahliye oldu. Salim aylar sonra tekrar gözaltına alındığında ise sinema setindeydi.

BOLD ÖZEL – Derin Sahne Tiyatrosu’nun Silifke İlçe Emniyet Müdürlüğü için organize edilen  ‘Yarınlara Geç Kalmadan’ oyunu için sahneye çıkan Mustafa Salim, polisler tarafından önce alkışlandı. Sonra aynı polisler tarafından terör suçlaması ile gözaltına alındı. İfade vermek için Emniyete götürülen Mustafa Salim o anları “ Bir arkadaş çağırmış da çay içmeye gidiyormuşuz gibi oldu” sözleri ile anlattı.

SAVCI KIZINCA MAHKEME YERİNE DİREK CEZAEVİNE GÖNDERDİ

Terör örgütü üyesi iddiası ile ifadesi alınan Mustafa Salim gözaltındaki ilk gecesini nezarette geçirdi. Trajik bir güne uyandığını söyleyen Mustafa Salim hakim karşısına bile çıkarılmadan demir parmaklıkların ardına gönderildi. Hiç görmediği hakimin tutuklama kararı ise günler sonra cezaevine gönderildi.

İfadesinde savcı, Salim’e Hizmet Hareketi’ne yakınlığı ile bilinen Canik Başarı Üniversitesine neden gittiğini sordu. Yüzde 100 burs kazandığını belirten Salim, kendini “Savcı Bey! Okulun açılışına zamanın Cumhurbaşkanı, Başbakanı geldi. Ben bu insanlara güvenmeyeceksem kime güveneceğim bu devlette” sözleri ile savundu. Bu sözlerine savcının çok sinirlendiğini anlatan Salim şöyle devam etti:

“Savcı ters ters baktı. İçtiği sigarayı yüzüme üfledi. ‘Sayın savcım kayda değer bana bir şey sorun. Yoksa ben gitmek istiyorum’ deyince vurdu masaya elini. ‘Sen kimsin? Ben savcıyım burada. Çık dışarı! Alın bunu buradan!’ dedi.”

HAKİMİ SONUNDA GÖRDÜ AMA SAVUNMA YAPMASINA İZİN VERİLMEDİ

Mustafa Salim’in cezaevine girmesi gibi tahliye olması da bir hukuk garabetiydi. 3.5 ay sonra tek sayfalık bir iddianame ile bu kez hakim karşısına çıkabildi ama savunma yapmasına yine izin verilmedi. Hakim “Savunmaya gerek yok” diyerek 6 yıl 3 ay ceza verdi. Ardından tahliye etti.

SİNEMA SETİNDE İKİNCİ KEZ GÖZALTINA ALINDI

Mustafa Salim, yarım kalan oyunculuk hayalini tamamlamak için kararlıydı. Kısa film yarışması için Kayseri’ye gitti. Polisler bir kez daha gözaltına aldı. Bu kez sinema filmi yarım kaldı. Sorgusunun ardından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan Salim, hakim ile olan diyaloğunu hayatı boyunca unutamayacağını söyledi. İkinci seferde, telefon görüşmesindeki ifadeleri için gözaltına alındığını belirten Salim “Tahliye olduktan sonra telefonumu dinlemişler. Silifke’deyken bir arkadaşın iddianamesinde suç gerekçesi Kuran-ı Kerim öğreticisi yazıyordu. Telefonda konuşurken bunu bir arkadaşıma söylediğim için beni çağırmışlar. Hakim, ‘Sen ne demek istiyorsun. O zaman bütün imamlar suçlu mu’ diye sordu” cümleleriyle ifade anısını anlattı.

Mustafa Salim ilk davasından 6 yıl 3 ay hapis cezası aldı. İkinci davası ise devam ediyor.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Yüzde 60 engelli Bilal Danış’ı cezaevinde esir tutuyorlar

Cezaevinde iki kez mide kanaması geçiren, 15 gün önce de koronavirüs teşhisi konulan yüzde 60 engelli Bilal Danış’ın cezaevinde yatması gereken süre dolduğu halde tahliye edilmiyor.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Türkiye cezaevlerinde tahliye hakkı doğduğu halde serbest bırakılmayan birçok mahpus var. 5275 Sayılı Ceza İnfaz Kanunu’nda yapılan son düzenlemeye göre engelli tutuklular cezasının son 3 yılını, diğerleri ise son bir yılını dışarıda geçirmesi gerekiyor.

Cemaat soruşturmaları kapsamında 20 Kasım 2016’da gözaltına alınıp bir gün sonra tutuklanan yüzde 60 engelli Bilal Danış, Bank Asya hesabı, kapatılan bir etüt merkezinde sigortasının olması ve içeriği olmayan mesajlaşma programı Bylock kullandığı gerekçesiyle 9 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.

4 yıldır İzmir Şakran 2 No’lu T Tipi Cezaevinde tutuklu olan Danış’ın cezaevinde kalması gereken süre 20 Kasım 2020’de doldu. Son 3 yılını dışarıda geçirebilmek için dilekçe yazıp cezaevi yönetimine veren Danış’a hala bir cevap verilmedi.

Geçen yıl ekim ayında iki kez üst üste mide kanaması geçiren Bilal Danış, bir kolunu 2010 yılında meydana gelen bir trafik kazasında kaybettiği için hapse girdiğinden bu yana sağlık sorunları yaşıyor. İki kez mide kanaması geçiren, bağırsaklarında da sürekli sancısı ve kanaması olan Danış’ın tedavisi salgın nedeniyle aksadı. İki aydır sağlık kurulu raporu için hastaneye gidip gelen Danış, 13 Kasım 2020’de tek başına kaldığı karantina hücresinde koronavirüse yakalandı.

“BÜTÜN İŞLERİNİ TEK KOLUYLA YAPMAYA ÇALIŞIYOR”

Cezaevi kampüsünün içindeki hastanede tedavi gören 30 yaşındaki Danış, 8 gün sonra tekrar hapse gönderildi. Şu anda yine tek kişilik koğuşta yaşıyor ve bütün işlerini tek koluyla yapmaya çalışıyor.

Bold Medya’ya konuşan annesi Mukadder Danış, “Tek koluyla bulaşığını, çamaşırını, her şeyini kendisi halletmeye çalışıyor. Geçen cuma görüşe gittik. Eline eldiven geçirmişti. Nasıl yaptın dedim, dişimle dedi. Koğuştayken arkadaşları yardımcı oluyordu. Kantinden aldığı paketleri de dişiyle açıyor. Acaba o yüzden mi virüs kaptı?” dedi.

“KOĞUŞ ARKADAŞLARI İLTİHABI BOŞALTTI”

Oğlunun hapse girdiğinden beri çok çektiğini ifade eden Danış,  “İlk dönemde yerde yatıyordu. Yatağını tuvalet kapısının önüne koymuşlar. Birinin ayağı kayınca oğlumun kırık koluna basabilmiş, kaç zaman onun ağrısını çekti. Sırtında, omurilik üzerinde çıban çıktı. Günlerce onunla uğraştık. En sonunda koğuştaki arkadaşları iğnenin ucuyla iltihabı boşalttılar. Hangi zamandayız? Nelere mecbur kalıyoruz” ifadelerini kullandı.

1990 doğumlu Bilal Danış, Ege Üniversitesi Tarih Bölümü’ne devam ederken 2010 yılında geçirdiği trafik kazasında sol kolunu kaybetti. Yüzde 60 engellilik raporu verilen Danış, İzmir Sağlık Müdürlüğünde çalışırken tutuklandı. Danış, hem hakkı olduğu halde tahliye edilmeyerek hem de engelli olmasına, koronavirüse yakalanmasına ve farklı sağlık sorunları yaşamasına rağmen cezaevinde tutularak hak ihlaline uğruyor.

Hasta tutuklu Bilal Danış cezaevinde koronavirüs kaptı

Yüzde 60 engelli hasta tutuklu iki kez mide kanaması geçirdi

Okumaya devam et

Popular