Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Trump, Guaido’yu “Venezuela’nın meşru lideri” ilan etti

Ğ
Venezuela Devlet Başkanı Maduro, başkent Caracas'ta başkanlık sarayının balkonundan kendisine destek verenlere hitap etti.

New York (BOLD)- ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’da Devlet Başkanı Nicolas Maduro hükümetinin meşruiyetini kaybettiğini iddia ederek, Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaido’yu “ülkenin meşru lideri” olarak tanıdığını duyurdu.

ABD’nin kararına sert tepki gösteren Maduro, diplomatik ilişkileri kestiklerini söyledi ve ABD’li diplomatların Venezuela’yı terk etmesi için 72 saat süre verdiğini söyledi. Guaido ise bütün büyükelçilerin Venezuela’da kalmalarını istedi.

MADURO: ERDOĞAN BENİ ARADI, “YANINIZDAYIZ” DEDİ

Venezuela Devlet Başkanı Maduro, başkent Caracas’ta muhalefetin düzenlediği gösterilere karşı Devlet Başkanlığı Sarayı önünde toplanan destekçilerine hitap etti.

ABD’nin meşru hükümete karşı bir darbe tertiplediğini iddia eden Maduro konuşmasında, “Türkiye Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip Erdoğan) beni aradı. Türkiye halkı, Venezuela halkının yanındadır.” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın yaptığı açıklamada “Cumhurbaşkanımız Venezuela’da Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu arayarak ‘Maduro’ kardeşim dik dur yanındayız.”dediğini açıkladı. 

RUSYA VE TÜRKİYE MADURO’YA DESTEK VERDİ

Venezuela Savunma Bakanı Vladimir Padrino, Guaido’nun başkanlığını ordunun kabul etmeyeceğini belirtti.

Avrupa Birliği seçimi işaret ederken Rusya, Meksika ve Bolivya Maduro’dan yana durdu.

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, “Venezuela’da anayasal düzene uygun bir şekilde, acilen güvenilir ve özgür seçimlerle sonuçlanacak siyasi bir süreç başlatılmalıdır.” çağrısında bulundu.

Rusya Federasyon Konseyi Dış İlişkiler Komitesi Başkan Yardımcısı Andrey Klimov, Rus haber ajansı RİA Novosti’ye yaptığı açıklamada, “Rusya da Nicolas Maduro’yu Venezuela’nın yasal bir şekilde seçilmiş devlet başkanı olarak tanımaktadır ve bu yaklaşımda bir değişiklik olmayacak.” dedi.

GUAIDO’DAN TRUMP’A TEŞEKKÜR

Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaido, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada  “Venezuela halkı adına Başkan Trump’a teşekkür ediyorum.” dedi.

POMPEO’DAN MADURO’YA SERT UYARI: HARKETE GEÇERİZ

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun “ABD diplomatik personelinin ülkeden ayrılması için 72 saat süre tanıyoruz” açıklamasının ardından, konuya ilişkin “Venezüella’da personelimizi tehlikeye atan kim olursa ona karşı harekete geçeriz” dedi.

Pompeo, Maduro için eski devlet başkanı ifadesini kullanması dikkat çekti. Bakan, ABD’nin “Maduro’nun ABD ile diplomatik ilişkileri kesmeye ya da diplomatlarımızı ‘istenmeyen kişi’ ilan etme yetkisi olduğunu düşünmemektedir.”ifadelerini kullandı.

Ayrıca Cumhuriyetçi Senatör Marco Rubio, Venezuela’da bulunan Amerikalı diplomatların ülkeyi terk etmemesini istedi. Trump yönetimi ise Maduro’nun diplomatların ülkeden göndermek istemesinin “anlamsız” olarak değerlendirdi.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro son 1 yılda 3 defa görüştü.

Trump yaptığı yazılı açıklamada, ABD’nin Venezuela’da demokrasinin yeniden tesis edilmesi için diplomatik gücünün tamamını kullanacağını söyledi.

 

“ABD’NİN ARDINDAN 7 ÜLKE DAHA GUAIDO’YU TANIYACAK” İDDİASI

ABD’nin ardından Kanada, Brezilya, Şili, Peru, Guatemala, Kolombiya ve Paraguay gibi ülkeler Guaido’yu tanıyacaklarını ilan etti.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, yaptığı açıklamada, Maduro’ya görevi bırakması, Venezuela ordusuna da demokrasinin yeniden tesisine yönelik çabalara destek vermesi çağrısı yaptı.

Venezuela’da ekonomik ve siyasi krizi protesto gösterileri devam ediyor.

İKİ MECLİSTEN BİRİ GUAİDO, DİĞERİ MADURO’YU DESTEKLİYOR

Venezuela’da iki tane parlamentodan  biri olan Kurucu Meclis, Maduro destekçilerinden oluşuyor. Ulusal Meclis ise muhalefetin elinde ve ABD, Kanada vb ülkeler tarafından destekleniyor.

Kendini demokratik yollardan seçilen tek meşru kurum olarak kabul eden Ulusal Meclis, geçtiğimiz günlerde Maduro’yu gayri meşru olduğunu ilan etmişti. Maduro’yu gayri meşru ilan eden Ulusal Meclis, Guaido’yu başkan olarak ilan etmişti.

Venezuela Yüksek Mahkemesi’nin yargıçlarından Christian Zerpa önceki günlerde Maduro’nun bir dönem daha göreve seçilmesini protesto ederek ABD’ye kaçmıştı.

35 yaşındaki muhalefet lideri Juan Guaido kendisini Venezuela’nın geçici lideri olarak ilan etti. (Fotoğraf: Reuters)

MADURO’YA KARŞI LİDERLİĞİNİ İLAN EDEN GUAIDO 35 YAŞINDA

2018 yılı aralık ayında Venezuela Ulusal Meclis Başkanı seçilen ve 5 Ocak’ta göreve resmen başlayan 35 yaşındaki muhalefet lideri Juan Guaido, 2009 yılından beri aktif siyasetin içinde.

Venezuela’nın kuzeyindeki Vargas eyaletinde doğan Guaido, 2011 yılında eyalet mahkemesinde boşalan bir koltuğa oturarak ilk kez temsilcilik rolü üstlendi.

Guaido’nun Maduro iktidarına karşı ilk eylemini 2015 yılında gerçekleştirdi. Hükümetin seçim takvimi belirlemesi için açlık grevi yapan Guaido daha sonra milletvekili seçildi ve bugüne kadar da çoğu sandalyesinin muhalefetin kontrolünde olduğu Ulusal Meclis’te en büyük siyasi grubun liderliğini üstlendi.

VENEZUELA’DA NELER OLUYOR?
  • Venezuela’da muhalif gruplar ekonomik krizin fâili olarak gördükleri Maduro yönetimini protesto etmek amacıyla gösteriler tertip ediyor.
  • Ülkenin içinde bulunduğu anayasal ve siyasi kriz sebebiyle iki parlamento bulunuyor.
    Bir yanda 2017 yılında anayasayı yeniden yazmak üzere oluşturulan Kurucu Meclis, diğer yanda da aynı dönemde yetkileri elinden alınarak geçersiz kılınan Ulusal Meclis var.
  • Kurucu Meclis’te Maduro destekçileri çoğunluğu oluşturuyor. Ulusal Meclis ise muhalefetin elinde ve ABD tarafından destekleniyor.
  • Ulusal Meclis, Maduro’nun 10 Ocak’ta yemin ederek yeni görev dönemine başlamasından birkaç gün önce toplandı.
  • Ulusal Meclis, kendisini Venezuela’da “demokratik yollardan seçilen tek meşru ve ayakta kalan kurum” olduğunu belirterek, Maduro’nun da gayrimeşru olduğunu ilan etti.
  • Ulusal Meclis, başkanlığına da Venezuela siyasetinde yeni bir yüz olan 35 yaşındaki Guaido’yu seçti ve “demokrasinin yeniden tesisi için gösterilen çabalara” ordudan destek istedi.

Venezuela’da yüzde 300 zamlı asgari ücret 20 dolar

Dünya

İngiltere’de 53 parlamenterden Türkiye’yle ilgili mektup: Kaygı duyuyoruz

İngiltere Parlamentosunda 53 milletvekili, Dışişleri Bakanı Dominic Raab’a Türkiye’deki insan hakkı ihlallerinden kaygı duyduklarını belirten bir mektup gönderdi. Mektupta, siyasetçi ve gazetecilerin cezaevine konması ve İstanbul Sözleşmesinden çıkılmasının kaygıları büyüttüğü belirtildi. İngiliz hükümetinin Türkiye ile ilişkilerini gözden geçirmesi istendi.

BOLD – İngiltere Parlamentosu’nda 53 milletvekili, Dışişleri Bakanı Dominic Raab’a bir mektup yazarak Türkiye’deki gelişmelerden kaygılı olduklarını belirtti.

Milletvekilleri, insan hakları ihlalleri, siyasetçilerin ve gazetecilerin cezaevine konması, Kobani davasındaki hukuksuzluğu ve İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının kaygıları büyüttüğünü ve Birleşik Krallık hükümetinin Türkiye ile ilişkilerini tekrar gözden geçirmesi gerektirdiğini kaydetti. Dışişleri Bakanı Raab’ın Türkiye’nin demokrasi, insan haklarına saygı ve çoğulculuk çizgisine geri çekilmesi için hükümetin izleyeceği politikaları ilan etmesi istendi.

Muhafazakar Parti Milletvekili Crispin Blunt ve İşçi Partisi Milletvekili Hilary Benn’in öncülüğünde parlamentoda açılan imza kampanyasına şimdiye kadar 53 milletvekili imza attı. İmza atılan metin Dışişleri Bakanı Raab’a gönderildi.

YANLIŞLARIN BİR FATURASI OLMALI

Parlamenterlerin mektubunda, Türkiye’nin Birleşik Krallık ile olan ilişkileri ve NATO üyesi olduğuna dikkat çekilerek, son yıllardaki insan hakları ihlallerinin ve hukuksuzlukların ciddi boyutlara ulaştığı ifade edildi. Mektupta, gazetecilerin tutuklanması, politikacılara siyaset yapma yasağının getirilmesi, insan hakları savunucularının tutuklanması, HDP gibi yasal bir partinin kapatılmaya çalışılması ve son olarak milletvekilliği düşürülerek cezaevine konulan HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ile İnsan Hakları Derneği Eş Başkanı Öztürk Türkdoğan’ın gözaltına alınmasının büyük yanlışlar olduğu ve bu büyük yanlışların bir faturasının olması gerektiği vurgulanıyor.

DEMOKRASİ CİDDİ TEHDİT ALTINDA

İktidardaki Muhafazakar Partili milletvekillerinin yanı sıra İşçi Partisi, Liberal Demokrat Parti ve Galler, İskoçya gibi parlamento üyelerinin de imzaladığı metinde, “Parlamenterler olarak, başta insan hakları mücadelesinden gelen milletvekilleri olmak üzere, cezaevine milletvekillerinin konulması oldukça kaygı vericidir” denildi. Farklı görüş ve inançlara saygı gösterilmediği ve Türk hükümetinin baskıcı politikaları sonucu demokrasinin ciddi tehdit altında olduğunun altı çizildi.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ KARARI KAYGILARIMIZI ARTIRDI

Milletvekilleri, insan hakları ihlalleri, demokrasinin tehdit altında olması, politikacıların ve gazetecilerin tutuklanmasının yanı sıra son olarak İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının kaygıları iyice artırdığını bildirdi. Birleşik Krallık hükümetinin Erdoğan’la ilişkilerini tekrar gözden geçirmesini isteyen milletvekilleri, hükümetin Erdoğan hükümeti ile olan ilişkilerini her koşulda iyi tutmayacağını kamuoyuna açıklamasını talep etti.

CEZAEVLERİNİ ZİYARET EDECEKLER

Birçok eski bakanın da imza attığı mektup dün Dışişleri Bakanı Dominic Raab’a ulaştırıldı ve iki hafta içinde parlamentoda Türkiye konulu bir oturum yapılması istendi. Dışişleri Bakanı Raab’ın iki hafta içinde 53 milletvekilinin mektubuna cevap vermesi bekleniyor. Ayrıca milletvekillerinin oluşturacakları bir heyetle Türkiye ziyaretlerine de başlayacağı, özellikle Doğu Anadolu illerinin yanı sıra bazı cezaevlerinde de incelemelerde bulunacağı belirtildi.

MEKTUBU İMZALAYAN İSİMLER
Ortak mektuba imza koyanların arasında Muhafazakar Parti’nin kıdemli isimlerinden Sir Roger Gale, Andrew Mitchell, Julian Lewis, İşçi Partisinin önde gelen isimlerinden Margaret Beckett, Kate Osamor ve Liberal Demokrat Parti dış politika sözcüsü Layla Moran gibi isimler de bulunuyor.

Türkiye’deki tutuklu gazeteciler ABD’de konferansta konuşulacak

Okumaya devam et

Dünya

ABD’de aşılananlara maske zorunluluğu kaldırılıyor

ABD’de federal sağlık yetkilileri, aşılanma sürecini tamamlamış kişilerin çoğu yerde maske takmadan veya sosyal mesafeye uymadan bulunabileceğini açıkladı.

BOLD – Kovid-19 pandemisine karşı 155 milyona yakın vatandaşın aşılandığı ABD’de maske zorunluluğu restoran, müze ve alışveriş noktalarında kaldırılıyor.

ABD Hastalık Koruma ve Önleme Merkezleri Direktörü Dr. Rochelle P. Walensky Beyaz Saray’da gerçekleştirdiği basın toplantısında, “Hepimiz bu anı heyecanla bekliyorduk. Tamamen aşılıysanız pandemi sebebiyle yapmayı bıraktığınız şeyleri tekrar yapmaya başlayabilirsiniz” dedi.

Walensky, “Tam olarak aşılanmış herkes içerideki veya dışarıdaki, büyük veya küçük tüm etkinliklere maske takmadan veya sosyal mesafe uygulamasına uymadan katılabilir” ifadelerini kullandı. CDC Direktörü, aşılı insanların toplu taşımada maske takmaya devam etmesi gerektiğini söyledi.

Aşılanan ABD’liler artık restoran ve kaldırımlarda, müze ve dükkanlarda maske takmak zorunda olmayacak.

Maske zorunluluğunun şartlı olarak kaldırılmasının aynı zamanda hala aşı olmayanları aşı olmaya teşvik etmesi bekleniyor. ABD’de çarşamba günü itibariyle 155 milyon kişi en az bir doz aşı oldu. 119 milyon kişi, yani yaklaşık ülkenin nüfusunun üçte biri tamamen aşılandı.

ABD Başkanı Joe Biden da maskesiz olarak yaptığı konuşmasında aşı yaptırmayı reddeden insanlara da saygı gösterilmesini belirtirken, “Lütfen onlara sevecen ve saygılı bir biçimde yaklaşın” açıklaması yaptı.

Yunanistan sezonu açıyor: Aşılanmış turistleri kabul edecek

Okumaya devam et

Dünya

Yunanistan sezonu açıyor: Aşılanmış turistleri kabul edecek

Yunanistan bu hafta başından itibaren aşılanmış ve testi negatif olan turistleri ülkede ağırlamaya hazırlanıyor. Kovid-19 pandemisinde turizm gelirleri düşen Yunanistan, ekonomisini yeniden canlandırmak istiyor.

BOLD – Yunanistan, 17 Mayıs 2021 itibariyle aşılanmış, Kovid-19 testi negatif çıkan ya da hastalandıktan sonra vücudunda antikor olduğunu gösteren testlere sahip turistleri kabul edecek.

Salgın sürecinde sıkı tedbirler alan ülkede tüm aşılar kabul edilirken, turistlere rastgele testler yapılması da planlanıyor.

Bloomberg’in haberine göre Yunanistan Turizm Bakanı Haris Theoharis, ülkenin turizm açılımıyla ilgili “Hayatımızda öncelikler artık yer değiştirdi” dedi. Theoharis, gerekmesi durumunda sınırların tekrar kapatılacağını kaydetti.

MİLLİ GELİRİN 5’TE 1’İ TURİZMDEN

Ülkede istihdamın yüzde 25’i, milli gelirin ise yaklaşık beşte biri turizm sektöründen geliyor. Turizm özellikle sınırlı ekonomik aktivitenin bulunduğu bölgelerde yerel ekonomiyi destekleyen bir sektör.

Turizm açılımının yanında ülke bölgeler arası seyahat kısıtlaması gibi bazı koronavirüs önlemlerini de kaldırmaya hazırlanıyor.

Bakanlıktan Türkiye’yi aşağılayan skandal video: Keyfini çıkar ben aşılandım

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0