Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Erdoğan, Mahşerin Üç Atlısı’ndan Kolin’in üstünü çizdi mi?

Son yıllarda Türkiye'de gerçekleştirilen bütün tartışmalı ihalelerde imzası bulunan Kolin Grup, en büyük proje olan İGA'dan neden ayrıldı? (Fotoğraf: Capital Dergis)

AKP hükümetinden en fazla kamu ihalesi alan beş gruptan biri olan Kolin Grup’un, ani bir kararla en büyük proje olan İstanbul Havalimanı işletmesinden çekilmesi, çeşitli soruları da beraberinde getirdi. Kolin’in bu kararı kendi inisiyatifiyle alamayacağı yorumları yapılırken, kulislerde “Saray, yani Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kolin’in üstünü çizdi mi?” sorusu dolaşıyor.

İşte, Türkiye’deki bütün tartışmalarda imzası bulunan Kolin İnşaat’ın baş döndüren yükselişinin hikâyesi…

ANALİZ- Dünya Bankası verilerine göre altyapı yatırımlarında, dünyada en fazla ihale alan ilk 10 şirket arasında Limak Holding, Cengiz Holding, Kolin Grubu, Kalyon Grubu ve MNG Holding de bulunuyor.

Yaklaşık bir ay önce medyaya yansıyan bu haber, son 10 yılda “yandaş” diye nitelendirilen bazı müteahhitlik firmalarının ne kadar büyüdüğünü, bir kez daha gündeme taşımıştı.

KAMU İHALELERİNDE DÜNYA REKORU KIRDI

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hükümetinden önce adları fazla bilinmeyen bu şirketler, son 10 yılda milyarlarca dolarlık alt yapı projelerine imza attı ve dünyanın sayılı şirketlerine arasına girdi.

Soldan sağa: Naci Koloğlu (Kolin Grubu), Ulaştırma Bakanı Cahit Turhan, Cemal Kalyoncu (Kalyon İnşaat), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Binali Yıldırım, Mehmet Cengiz (Cengiz İnşaat), M. Nazif Günal (Mapa Grubu), Nihat Özdemir (Limak İnşaat).

MAHŞERİN ÜÇ ATLISI!

Bu beş firmadan üçü Cengiz, Kolin ve Limak kamuoyunda “mahşerin üç atlısı” olarak zikrediliyor. Son yıllarda pek çok büyük çaplı işte ortaklık yapmaları, isimlerinin hep birlikte anılmasına yol açtı. Bu üç atlıya proje bazında Kalyon ve Mapa’yı da ekleyebiliriz.

Son zamanlarda üç atlıdan Kolin dev projelerde yolunu diğer yandaşlardan ayırmaya başladı veya ayırmak zorunda kaldı. Bunun en çarpıcı örneği, beş yandaş firmanın yaptığı, tartışmasız en büyük proje denebilecek, İstanbul Havalimanı’nda yaşandı.

KOLİN İGA’DAN NEDEN AYRILDI?

İstanbul Grand Airport (İGA) adı altında, yeni havalimanının işletmesini 25 yıllığına devralan beş ortaktan Kolin, hisselerini Kalyon Grubu’na devrederek tam para kazanma safhasında dev projeden ayrılıverdi!

2018 yılı aralık ayında yapılan genel kurulda, sermayesi 7 milyar 368 milyon TL’ye yükseltilen İGA Havalimanı AŞ, 7 Ekim 2013 günü kuruldu. Şirketin kuruluşunda yer alan 5 ortak da eşit hisseye sahipti.

İhale rekortmeni Mehmet Cengiz (sağdan 2’nci), Erdoğan’a en yakın işadamlarından biri olarak biliniyor.

Şirketin son genel kurulu geçen 20 Aralık 2018 günü yapıldı. Ticaret Sicil gazetesinde 2 Ocak günü yayımlanan genel kurul kararına göre Cengiz İnşaat San. Ve Tic. AŞ, Mapa İnşaat ve Tic. AŞ, Limak İnşaat San. Ve Tic. AŞ, Kolin İnşaat Tur. San. Ve AŞ ve Kalyon Havacılık ve İnşaat AŞ’nin yüzde 20’şer pay sahibi olduğu kaydedilmişti.

Bu ayrılıkla beraber Kalyon Grubu’nun hissesi yüzde 40’a çıktı ve büyük ortak konumuna geçti. Kolin İnşaat AŞ adına yapılan yazılı açıklamada, taraflar arasındaki hisse devrine ilişkin sürecin devam ettiği kaydedilse de artık İGA’nın dört ortaklı olduğunu söyleyebiliriz.

KOLİN: YENİ BİR DEĞERLENDİRMEYE GİTME KARARI ALDIK

Kolin’in açıklamasında, “Türkiye’nin son dönemde ortaya koyduğu önemli mega projelerden biri olan İstanbul Havalimanı’nın sıfır noktasından itibaren ortakları arasında yer alan kuruluşumuz, bu yatırımın, projenin tamamlanma aşamasına gelmesi ve işletmeye açılmasıyla birlikte yeni bir değerlendirmeye gitme kararı almıştır. Kolin İnşaat olarak farklı işlerimizde de ortaklığımızı sürdürdüğümüz İGA’daki ortaklarımızla İGA’daki hisselerimizin devri üzerine görüşmeleri sürdürdüğümüzü bildirmek isteriz.” ifadelerine yer verildi.

Peki, tam işletmenin para kazanma aşamasında Kolin Grubu bu kararı neden aldı? Neden yeni bir değerlendirmeye gitme ihtiyacı hissetti?

BU İLK AYRILIK DEĞİL

Cengiz-Limak-Kolin arasındaki İGA ayrılığı aslında onların ilk ayrılığı değil. Bu üçlüyü kamuoyuna ilk tanıtan, Boğaziçi Elektrik Dağıtım ihalesine ortak olarak girip, ihaleyi kazanmaları olmuştu.

Türkiye’nin en büyük ve en önemli bölgesinde elektrik dağıtım işini alan üçlünün ortak şirketlerinin adı da, holdinglerin baş harflerinden mülhem, CLK Boğaziçi Elektrik olmuştu.

Erdoğan döneminde milyarlarca dolar tutarındaki kamu ihalesi Limak (Nihat Özdemir), Kolin (Naci Koloğlu), Cengiz (Mehmet Cengiz), Kalyon (Cemal Kalyoncu) ve Mapa (M. Nafiz Günal) gruplarına verildi.

Kolin’in “ekipten” ilk ayrılığı CLK’da yaşanmıştı. Kolin, 2016 yılı ekim ayında CLK’daki hisselerini devrederek, şirketi Cengiz ve Limak’a bırakmıştı. O dönem bu ayrılık hakkında, Hürriyet yazarı Vahap Munyar’a açıklama yapan Limak Holding’in patronu Nihat Özdemir, ekipten ayrılacak şirketin kura ile belirlendiği gibi tuhaf bir açıklama yapmıştı.

Özdemir, “Kolin ve Cengiz ile üçüncü havalimanı ve Ankara Garı’nda ortaklığımız sürüyor.” diye de eklemişti.

Vahap Munyar yazısını, “Bakalım bu, “iyi ayrılık” ortaklara zamanla nasıl yansıyacak?” diye bitirmişti.

İşte şimdi o yansımayı yaşıyoruz. Bugüne kadar aldığı bütün mega proje ihalelerinde, sarayın dizayn ettiği oyun alanında kalmaya özen gösteren ve bunun karşılığını da fazlasıyla alan Kolin İnşaat’ın, kendi inisiyatifiyle İGA’dan çekildiğine kimse ihtimal vermiyor.

Şimdi soru şu, Kolin Saray’dan çizik mi yedi? Sorunun cevabı için BOTAŞ’ın Kolin’e kestiği 50 milyon TL faturanın tarihi ile Kolin’in İstanbul Havalimanı’ndan ayrılış tarihine bakmak yeterli.

Kolin İnşaat, termik santral için Soma Yırca’da 6 bin zeytin ağacını iş makineleriyle vahşice yok etmişti.

SOMA’DA ZEYTİN AĞAÇLARINI KESTİREN GRUP

Kolin Grup’a biraz daha yakından bakacak olursak, farklı alanlarda yatırımlar yapmış, asıl odağını ise kamunun taahhüt projeleri oluşturmuş bir firma profili ortaya çıkıyor. Enerji de grubun gözde yatırım alanlarından.

Kolin Şirketler Grubu’nun “Amiral Gemisi” olan ve grubun bu günlere gelmesinde en önemli rolü üstlenen Kolin İnşaat’ın temelleri, Koloğlu Ailesi’nin mühendis fertleri tarafından 1977 yılında Elazığ’da atıldı.

Grubun yönetim kurulu başkanlığını Naci Koloğlu yapıyor. Celal Koloğlu ve Veysi Akın Koloğlu ise yönetim kurulu üyeleri. Kemal Koloğlu ise genel koordinatörlük görevini yürütüyor.

Kolin Grubu’nun kamuoyunda adının ilk duyulduğu olaylardan biri, Manisa’nın Soma ilçesi Yırca köyünde, termik santral kurmak için 6 bin zeytin ağacının iş makineleriyle kesmesi olmuştu.

Kolin, o olayda bölge halkıyla karşı karşıya gelmiş, halkın direnişi ile santral projesi askıya alınmıştı. Daha sonra yeri değiştirilen termik santral halen bitme aşamasında ve grubun en önem verdiği yatırımları arasında yer alıyor. Projenin yatırım tutarı 1,1 milyar dolar.

BÜTÜN TARTIŞMALI PROJELERDE VAR

Medyada görünmemeye özen gösteren Kolin Yönetim Kurulu Başkanı Naci Koloğlu, ilk ve tek söyleşisini aralık 2017’de Capital dergisine vermişti. Koloğlu, daha bir yıl önceki söyleşide yeni havaalanı İGA projesini övmüş, ortaklardan biri sıfatıyla projenin altyapı işlerini kontrol ettiğini açıklamıştı. Bu açıklamadan sadece 1 yıl sonra Kolin o projeden çekildi.

Kolin’in yer aldığı ve kamuoyunda tepkilere ve protestolara sebep olan projeler İGA ve Soma Termik Santrali’nden ibaret değil elbette. Sürekli fahiş geçiş ücretleriyle gündeme gelen Osmangazi Köprüsü’nün bağlantı yolu olan, Kuzey Marmara Otoyolu da Kolin’in ortağı olduğu mega projelerden.

Madencilik alanında da önemli işlere imza atan Kolin, Hekimhan Maden Sahası’nı da, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’ndan aldı. Kolin o bölgede, “Hekimhan Madencilik Siderit Kalsinasyon” tesisi kuruyor.

Naci Koloğlu’nun verdiği bilgilere Kolin Grup, sadece son beş yıldaki projelerden 770 milyon dolar ciro yapmış. Bunun içinde İGA ve Soma yok. Bu iki projeyle grubun cirosu 2 milyar dolara çıkıyor.

Naci Koloğlu mülakatında 5 yıl sonrası için 3 milyar dolar ciro hedefi koymuş. Şimdi İGA’nın devreden çıkmasıyla nasıl bir sonuç ortaya çıkacağı ise bilinmiyor.

Ankara’daki hızlı tren kazasının altından da Kolin çıkmıştı.

HIZLI TREN KAZASININ MEYDANA GELDİĞİ HATTI CLK ÜÇLÜSÜ İNŞA ETTİ

Kolin’in yine önemli yatırımlarından biri de Ankara Hızlı Tren Garı inşası ve işletmesi. Bu projeyi, yine ayrılmaz üçlü Cengiz-Limak-Kolin (CLK) aldı ve 19 yıl 7 aylık bir işletme hakkı kazandı. Ankara Hızlı Tren Garı projesi aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın (TCDD) ilk yap–işlet–devret projesiydi.

Bilindiği gibi bu hat, hizmete açıldıktan kısa süre sonra bir tren kazasıyla gündeme geldi. 13 Aralık 2018’deki kazada 9 kişi ölmüş, 92 kişi yaralanmıştı. Kazadan sonra hatta sinyalizasyon bulunmadığı ortaya çıkmıştı.

Kolin inşaatın internet sitesinde projeye dair verilen bilgiler arasında “sinyalizasyon işlerini de kapsamaktadır” bilgisi yer alıyor. Sinyalizasyon sistemi tamamlanmadan sefere başlayan Başkentray’ın 12 Nisan 2018’de açılışında, dönemin Başbakanı Binali Yıldırım “Ulaştırma Bakanı başta olmak üzere tüm ekibe teşekkür ediyorum. Yüklenici firma Kolin İnşaat’a da teşekkür ediyorum. Mucize sürede bitirdiler.” demişti.

ATV–SABAH İHALESİNDE DE KOLİN VARDI

Kolin Grubu’nun “tartışmalı” ihaleleri arasında elbette ilk ve en çarpıcı olanı Sabah – Atv’nin bünyesinde bulunduğu, Turkuvaz Medya Grup’un satın alınma süreciydi. Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla grubu Ahmet Çalık’tan almak için para toplayan iş adamlarından.

Mahşerin üç atlısından Mehmet Cengiz’in medya grubunu almak için topladığı 630 milyon dolar paraya, Celal Koloğlu’nun, Nihat Özdemir’le beraber 100 milyon dolar katkı yaptığı daha sonra sosyal medyaya düşen sen kayıtlarında yansımıştı. Grubu almak için Zirve AŞ’yi kuran isimse Kalyon Grubu’nun sahibi Cemal Kalyoncu’ydu.

CLK’NIN ORTAK OLDUĞU PROJELER

Mahşerin üç atlısı Cengiz-Limak-Kolin’in ortak olduğu projeler

  • Bedaş-İstanbul Avrupa Yakası Boğaziçi Dağıtım Şirketi özelleştirmesi, (Kolin bu projeden ayrıldı)
  • Akdeniz Elektrik dağıtımı özelleştirmesi
  • Bursa Uludağ Elektrik dağıtımı özelleştirmesi
  • Sivas-Tokat-Yozgat (Çamlıbel) elektrik dağıtımı özelleştirmesi
  • Yusufeli Barajı
  • Ankara Hızlı Tren Garı Projesi
  • İGA İstanbul Grand Airport İşletmesi (Kolin bu projeden ayrıldı)

Kazanın olduğu sinyalizasyonsuz yolun müteahhidi Sabah’ın patronu

BOLD ÖZEL

Cezaevlerinde kaç insan koronavirüsten öldü?

Türkiye’yi Mart 2020’de etkilemeye başlayan koronavirüs salgınının üzerinden 14 ay geçti. Bu süre içinde cezaevlerinde Kovid-19 nedeniyle resmi açıklamaya göre 9, İHD’nin araştırmasına göre 17 insan hayatını kaybetti. Bold Medya olarak ise koronavirüs nedeniyle ölen; adını, yaşını, ölüm tarihini, kaldığı cezaevini tespit ettiğimiz mahpus sayısı 14.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ANALİZ 

Bir hafta içinde Türkiye cezaevlerinde 3 insan koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti. Afyon Bolvadin Cezaevinde virüs kapan makine mühendisi Ali Orhan 4 Mayıs’ta, Çanakkale E Tipi Cezaevinde hastalanan Yrd. Doç. Halil Şimşek 5 Mayıs’ta, Silivri 5 Nolu Cezaevinde korona olan eski yarbay Erdal Kılınç ise 12 Mayıs’ta öldü.

Türkiye’yi 14 Mart 2020’de etkisi altına alan salgın nedeniyle bugüne kadar cezaevlerinde kaç kişi öldü? Ceza ve Tevkifleri Genel Müdürlüğü’nün açıkladığı 9 rakamı doğru mu? İnsan hakları dernekleri bu konuda ne diyor?

DOKUZ MAHPUS MU, YOKSA 17 MAHPUS MU?

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün 18 Şubat’ta yaptığı resmi açıklamaya göre 14 Mart 2020’den itibaren cezaevlerinde 240 Kovid-19 vakası görüldü. Bu vakalar arasında bulunan 9 hükümlü virüse bağlı olarak yaşamını yitirdi. 18 Şubat’tan sonra medyaya yansıyan ölüm sayısı 4.

İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) 1 Nisan’da açıkladığı 2020 Cezaevleri Hak İhlalleri raporuna göre ise 14 Mart 2020’den itibaren Türkiye cezaevlerinde 17 mahpus koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti. Raporda ayrıca 20 farklı hapishaneden 489 tutuklunun Kovid-19’a yakalandığına dair İHD’ye başvuru yapıldığı bilgisi yer aldı.

TEADAVİ VE MUAYENE TALEPLERİNE GEÇ CEVAP VERİLİYOR

Resmi rakamlara göre cezaevlerinde şu anda 276 bin tutuklu var. İHD’nin raporuna göre Türkiye hapishaneleri mahpus sayısı bakımından tarihinin en yoğun dönemini yaşıyor ve bu durum yoğun hak ihlâllerini de beraberinde getiriyor. İHD raporunda, koronavirüs belirtisi gösterenlerin “muayene ve tedavi taleplerinin karşılanmadığı ya da geç cevap verildiğine” ilişkin çok sayıda başvuru aldıklarını belirtiyor.

Bold Medya olarak bizim yaptığımız araştırmaya göre ise 14 Mart 2020’den itibaren cezaevlerinde koronavirüs nedeniyle ölen; adını, yaşını, mesleğini, ölüm tarihini ve kaldığı cezaevini tespit edebildiğimiz kişi sayısı 14. Arif Yıldırım ve İsmet Nice adlı iki mahpus dışında hepsinin de fotoğrafına ulaştık. İşte o isimler…

1- Mehmet Yeter (70), 3 Nisan 2020, Bafra T Tipi Cezaevi ve Samsun Cezaevi.

2- İsmet Nice (60), 4 Nisan 2020, Şakran Cezaevi (fotoğrafına ulaşamadık).

3- Arif Yıldırım (70), 14 Nisan 2020, Ankara Sincan Cezaevi (fotoğrafına ulaşamadık).

4- Veysel Atasoy, polis, 12 Eylül 2020, Kütahya Tavşanlı Cezaevi.

5- Yunus Gökgöz (30), memur, 10 Ekim 2020, İzmir Buca Cezaevi.

6- Hüseyin Özen (49), Bursa Telekom Bölge Müdür Yardımcısı, 14 Kasım 2020, Bursa H Tipi Cezaevi.

7- Kemal Polat (68), emekli şoför, 6 Aralık 2020, Kahramanmaraş Türkoğlu.

8- Metin Yücel (51), Avukat, 18 Ocak 2021, Düzce Cezaevi.

9- Kahraman Sezer, Diyarbakır Çevik Kuvvet eski Şube Müdürü, 30 Ocak 2021, İskenderun T Tipi Cezaevi.

10- Ersoy Karamustafa (44), Din Kültürü Öğretmeni, 13 Şubat 2021, Manisa T Tipi.

11- Önder Ateş (45), İngilizce öğretmeni, 3 Mart 2021, Samsun T Tipi Cezaevi.

12- Ali Orhan (56), makine mühendisi, 4 Mayıs 2021, Afyon Bolvadin Cezaevi (12 Nisan’da tahliye edilmişti).

13- Yrd. Doç. Halil Şimşek (53), 5 Mayıs 2021, Çanakkale E Tipi Cezaevi.

14- Yarbay Erdal Kılınç (48), 12 Mayıs 2021, Silivri 5 Nolu Cezaevi.

VAKALAR SAKLANIYOR MU?

Salgın başladığından bu yana cezaevlerindeki koronavirüs vakalarının saklandığı bilinen bir gerçek. Sincan Cezaevinde virüs kaptıktan sonra 14 Nisan 2020’de hayatını kaybeden 70 yaşındaki Arif Yıldırım’ın ölüm nedenini ortaya çıkardığı için insan hakları savunucusu HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu hakkında soruşturma başlatıldı. Gergerlioğlu ayrıca geçen yıl haziran ayında “Dalaman Açık Cezaevi’nden tahliye olduktan sonra vefat eden başka bir mahpus da var. Tahliye sonrası aileyle konuştum. Nusaybin’de yaşıyorlar. Bu mahpus da koronadan öldü.” demişti.

ÇELİŞKİLİ RESMİ AÇIKLAMALAR

Cezaevlerindeki vakaların saklandığına dair en kuvvetli delil, 3 Nisan 2020’de Samsun Cezaevinde koronavirüse yakalanıp ölen Mehmet Yeter ile ilgili iki ayrı resmi kurumdan yapılan çelişkili açıklamaydı. Samsun Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Müdürlüğü’nün 3 Nisan 2020’de yaptığı, Cumhuriyet Savcısı Serhan Güven imzalı açıklamaya göre Mehmet Yeter, Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybetti ve cenazenin bekletilmesi riskli olduğu için ailesine ulaşılmadan hemen defnedildi. Yeter’in ailesi ölümden ancak 5 gün sonra haberdar edildi ve oğlu Ferhat Yeter bu olaya isyan etti.

Sosyal medyada çok tepki çeken bu ölüm sonrasında 8 Nisan 2020’de Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı ikinci bir açıklama yapmak zorunda kaldı ve Mehmet Yeter’in koronavirüs nedeniyle değil, bacağındaki kangrene bağlı olarak hayatını kaybettiği ve ailesine de haber verildiği açıklandı.

Samsun ve Bafra olmak üzere iki cumhuriyet savcılığından açıklama yapılmasını nedeni; seker hastası Mehmet Yeter, 3 yıl Bafra Cezaevinde kaldıktan sonra sağlık sorunları nedeniyle 16 Mart’ta Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Hastanesi’ne yatırıldı. Bir hafta sonra sol bacağı kangren nedeniyle kesildi. 26 Mart’ta taburcu edilen Yeter, Samsun Cezaevine gönderildi. Burada tekrar fenalaşan Yeter, 3 Nisan 2020’de öldü. Hangi açıklama doğru ve akla daha yatkın? Hemen defnedilmesini talimat veren 3 Nisan’daki mi, yoksa ölümünden 5 gün sonra yapılan açıklama mı?

 

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Silivri’de koronaya yakalanan Yarbay Erdal Kılınç öldü

Yaklaşık bir ay önce Silivri Cezaevinde koronavirüse yakalanan eski yarbay Erdal Kılınç bu sabah yaşamını yitirdi. Kılınç, geçen hafta entübe edilmişti.

BOLD ÖZEL – Beş yıldır Silivri 5 Nolu L Tipi Cezaevinde tutuklu bulunan yarbay Erdal Kılınç (48) bu sabah hayatını kaybetti. Hapiste koronavirüse yakalanan Kılınç, geçen hafta Okmeydanı Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi’ne kaldırılmış ve entübe edilmişti.

32 KİŞİLİK KOĞUŞTA KALIYORDU

32 mahpusun yaşamaya çalıştığı C7 koğuşunda virüs kapan Kılınç’ın testi nisan ayı başında pozitif çıkmıştı. Aynı koğuşta askeri öğrencilerin de bulunduğu ve bazılarının testinin pozitif çıktığı öğrenildi. Türk Ceza Kanunu’na göre yoğun bakıma kaldırılan bir tutuklunun tahliye edilmesi gerekiyor ancak Erdal Kılınç tahliye edilmedi.

“ZATÜRRE YAYILMIŞ, DURUMU BAYAĞI KÖTÜ”

Doktor, Erdal Kılınç’ın avukatına geçen hafta, “Hasta uyutuldu, solunum cihazına bağlandı. Artık kendisi nefes alıp veremiyor. Akciğerlerinde yaygın bir zatürresi var, tüm vücuduna yayılmış durumda. Genel durumu çok kötü. Başında 10 jandarma var. Bugün solunum cihazına bağladı. Dün biraz kötüleşmeye başlamıştı. Bu sabah artık hiç nefes alamaz duruma geldi. Kendisi de ‘Artık yoruldum’ dedi. Ondan sonra uyuttuk. Durumu kritik. Yüksek oksijen veriyoruz. Akciğerleri çalışmıyor gibi bir şey. Durumu bayağı kötü. Düzelme durumu yüzde 5-10.” açıklamasında bulunmuştu.

Erdal Kılınç, 14’ü eski polis 114 kişinin bulunduğu, 15 Temmuz Çengelköy ve Kuleli Askeri Lisesi davalarında yargılandı ve İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Anayasayı ihlal ettiği gerekçesiyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. 15 Temmuz gecesi Çengelköy’de 8 vatandaş şehit oldu, 62 kişi yaralandı.

Cezaevinde kanser olan İsmet Torun hayatını kaybetti

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

İşsizin fonu 1 ayda 3,3 milyar ₺ eridi

AKP Hükumeti’nin Kovid-19 pandemisinde sarıldığı İşsizlik Sigortası Fonundaki erime devam ediyor. İşsizin Fonu 1 ayda 3 milyar 371 milyon 540 bin TL küçüldü.

BOLD ÖZEL – Saray Hükumeti’nin halka nakdi destek yerine işsizin parasını kullanması Fon’daki kaybı hızlandırdı. 2019 sonunda 131.5 milyar lira biriken İşsizlik Sigortası Fonu 5 yıl önceki seviyeye düştü. Geçen ay 92,6 milyar lira olan Fon’daki para bu ay 89,3 milyar liraya geriledi. Bir ayda işsizin parası 3 milyar 371 milyon 540 bin lira azaldı.

SADECE 201 BİN İŞSİZE MAAŞ

2000 yılında işini kaybedenlere maaş vermek için kurulan İşsizlik Sigortası Fonu AKP döneminde amacı dışında kullanıldı. Güneydoğu Anadolu Projesi’ne kaynak aktarıldı. Patronlara teşvik verildi. Son olarak Kovid-19 salgınında patronların vereceği çalışanların maaşları işsizin parasından ödendi. Hal böyle olunca geçen ay sadece 201 bin işsize maaş ödendi.

PATRONLARA 2 MİLYAR TL TEŞVİK ÖDEMESİ

Patronların ödemediği 1 milyon 10 bin çalışanın maaşı İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanırken, işverenlerin ücretsiz izne gönderdiği 862 bin 895 kişiye nakdi ücret desteği Fon’dan karşılandı. Çalışanların maaşlarının ödenmesi haricinde işverenlere ayrıca doğrudan 2 milyar TL teşvik ve destek ödemesi yapıldı.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0