Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Erdoğan, Mahşerin Üç Atlısı’ndan Kolin’in üstünü çizdi mi?

Son yıllarda Türkiye'de gerçekleştirilen bütün tartışmalı ihalelerde imzası bulunan Kolin Grup, en büyük proje olan İGA'dan neden ayrıldı? (Fotoğraf: Capital Dergis)

AKP hükümetinden en fazla kamu ihalesi alan beş gruptan biri olan Kolin Grup’un, ani bir kararla en büyük proje olan İstanbul Havalimanı işletmesinden çekilmesi, çeşitli soruları da beraberinde getirdi. Kolin’in bu kararı kendi inisiyatifiyle alamayacağı yorumları yapılırken, kulislerde “Saray, yani Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kolin’in üstünü çizdi mi?” sorusu dolaşıyor.

İşte, Türkiye’deki bütün tartışmalarda imzası bulunan Kolin İnşaat’ın baş döndüren yükselişinin hikâyesi…

ANALİZ- Dünya Bankası verilerine göre altyapı yatırımlarında, dünyada en fazla ihale alan ilk 10 şirket arasında Limak Holding, Cengiz Holding, Kolin Grubu, Kalyon Grubu ve MNG Holding de bulunuyor.

Yaklaşık bir ay önce medyaya yansıyan bu haber, son 10 yılda “yandaş” diye nitelendirilen bazı müteahhitlik firmalarının ne kadar büyüdüğünü, bir kez daha gündeme taşımıştı.

KAMU İHALELERİNDE DÜNYA REKORU KIRDI

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hükümetinden önce adları fazla bilinmeyen bu şirketler, son 10 yılda milyarlarca dolarlık alt yapı projelerine imza attı ve dünyanın sayılı şirketlerine arasına girdi.

Soldan sağa: Naci Koloğlu (Kolin Grubu), Ulaştırma Bakanı Cahit Turhan, Cemal Kalyoncu (Kalyon İnşaat), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Binali Yıldırım, Mehmet Cengiz (Cengiz İnşaat), M. Nazif Günal (Mapa Grubu), Nihat Özdemir (Limak İnşaat).

MAHŞERİN ÜÇ ATLISI!

Bu beş firmadan üçü Cengiz, Kolin ve Limak kamuoyunda “mahşerin üç atlısı” olarak zikrediliyor. Son yıllarda pek çok büyük çaplı işte ortaklık yapmaları, isimlerinin hep birlikte anılmasına yol açtı. Bu üç atlıya proje bazında Kalyon ve Mapa’yı da ekleyebiliriz.

Son zamanlarda üç atlıdan Kolin dev projelerde yolunu diğer yandaşlardan ayırmaya başladı veya ayırmak zorunda kaldı. Bunun en çarpıcı örneği, beş yandaş firmanın yaptığı, tartışmasız en büyük proje denebilecek, İstanbul Havalimanı’nda yaşandı.

KOLİN İGA’DAN NEDEN AYRILDI?

İstanbul Grand Airport (İGA) adı altında, yeni havalimanının işletmesini 25 yıllığına devralan beş ortaktan Kolin, hisselerini Kalyon Grubu’na devrederek tam para kazanma safhasında dev projeden ayrılıverdi!

2018 yılı aralık ayında yapılan genel kurulda, sermayesi 7 milyar 368 milyon TL’ye yükseltilen İGA Havalimanı AŞ, 7 Ekim 2013 günü kuruldu. Şirketin kuruluşunda yer alan 5 ortak da eşit hisseye sahipti.

İhale rekortmeni Mehmet Cengiz (sağdan 2’nci), Erdoğan’a en yakın işadamlarından biri olarak biliniyor.

Şirketin son genel kurulu geçen 20 Aralık 2018 günü yapıldı. Ticaret Sicil gazetesinde 2 Ocak günü yayımlanan genel kurul kararına göre Cengiz İnşaat San. Ve Tic. AŞ, Mapa İnşaat ve Tic. AŞ, Limak İnşaat San. Ve Tic. AŞ, Kolin İnşaat Tur. San. Ve AŞ ve Kalyon Havacılık ve İnşaat AŞ’nin yüzde 20’şer pay sahibi olduğu kaydedilmişti.

Bu ayrılıkla beraber Kalyon Grubu’nun hissesi yüzde 40’a çıktı ve büyük ortak konumuna geçti. Kolin İnşaat AŞ adına yapılan yazılı açıklamada, taraflar arasındaki hisse devrine ilişkin sürecin devam ettiği kaydedilse de artık İGA’nın dört ortaklı olduğunu söyleyebiliriz.

KOLİN: YENİ BİR DEĞERLENDİRMEYE GİTME KARARI ALDIK

Kolin’in açıklamasında, “Türkiye’nin son dönemde ortaya koyduğu önemli mega projelerden biri olan İstanbul Havalimanı’nın sıfır noktasından itibaren ortakları arasında yer alan kuruluşumuz, bu yatırımın, projenin tamamlanma aşamasına gelmesi ve işletmeye açılmasıyla birlikte yeni bir değerlendirmeye gitme kararı almıştır. Kolin İnşaat olarak farklı işlerimizde de ortaklığımızı sürdürdüğümüz İGA’daki ortaklarımızla İGA’daki hisselerimizin devri üzerine görüşmeleri sürdürdüğümüzü bildirmek isteriz.” ifadelerine yer verildi.

Peki, tam işletmenin para kazanma aşamasında Kolin Grubu bu kararı neden aldı? Neden yeni bir değerlendirmeye gitme ihtiyacı hissetti?

BU İLK AYRILIK DEĞİL

Cengiz-Limak-Kolin arasındaki İGA ayrılığı aslında onların ilk ayrılığı değil. Bu üçlüyü kamuoyuna ilk tanıtan, Boğaziçi Elektrik Dağıtım ihalesine ortak olarak girip, ihaleyi kazanmaları olmuştu.

Türkiye’nin en büyük ve en önemli bölgesinde elektrik dağıtım işini alan üçlünün ortak şirketlerinin adı da, holdinglerin baş harflerinden mülhem, CLK Boğaziçi Elektrik olmuştu.

Erdoğan döneminde milyarlarca dolar tutarındaki kamu ihalesi Limak (Nihat Özdemir), Kolin (Naci Koloğlu), Cengiz (Mehmet Cengiz), Kalyon (Cemal Kalyoncu) ve Mapa (M. Nafiz Günal) gruplarına verildi.

Kolin’in “ekipten” ilk ayrılığı CLK’da yaşanmıştı. Kolin, 2016 yılı ekim ayında CLK’daki hisselerini devrederek, şirketi Cengiz ve Limak’a bırakmıştı. O dönem bu ayrılık hakkında, Hürriyet yazarı Vahap Munyar’a açıklama yapan Limak Holding’in patronu Nihat Özdemir, ekipten ayrılacak şirketin kura ile belirlendiği gibi tuhaf bir açıklama yapmıştı.

Özdemir, “Kolin ve Cengiz ile üçüncü havalimanı ve Ankara Garı’nda ortaklığımız sürüyor.” diye de eklemişti.

Vahap Munyar yazısını, “Bakalım bu, “iyi ayrılık” ortaklara zamanla nasıl yansıyacak?” diye bitirmişti.

İşte şimdi o yansımayı yaşıyoruz. Bugüne kadar aldığı bütün mega proje ihalelerinde, sarayın dizayn ettiği oyun alanında kalmaya özen gösteren ve bunun karşılığını da fazlasıyla alan Kolin İnşaat’ın, kendi inisiyatifiyle İGA’dan çekildiğine kimse ihtimal vermiyor.

Şimdi soru şu, Kolin Saray’dan çizik mi yedi? Sorunun cevabı için BOTAŞ’ın Kolin’e kestiği 50 milyon TL faturanın tarihi ile Kolin’in İstanbul Havalimanı’ndan ayrılış tarihine bakmak yeterli.

Kolin İnşaat, termik santral için Soma Yırca’da 6 bin zeytin ağacını iş makineleriyle vahşice yok etmişti.

SOMA’DA ZEYTİN AĞAÇLARINI KESTİREN GRUP

Kolin Grup’a biraz daha yakından bakacak olursak, farklı alanlarda yatırımlar yapmış, asıl odağını ise kamunun taahhüt projeleri oluşturmuş bir firma profili ortaya çıkıyor. Enerji de grubun gözde yatırım alanlarından.

Kolin Şirketler Grubu’nun “Amiral Gemisi” olan ve grubun bu günlere gelmesinde en önemli rolü üstlenen Kolin İnşaat’ın temelleri, Koloğlu Ailesi’nin mühendis fertleri tarafından 1977 yılında Elazığ’da atıldı.

Grubun yönetim kurulu başkanlığını Naci Koloğlu yapıyor. Celal Koloğlu ve Veysi Akın Koloğlu ise yönetim kurulu üyeleri. Kemal Koloğlu ise genel koordinatörlük görevini yürütüyor.

Kolin Grubu’nun kamuoyunda adının ilk duyulduğu olaylardan biri, Manisa’nın Soma ilçesi Yırca köyünde, termik santral kurmak için 6 bin zeytin ağacının iş makineleriyle kesmesi olmuştu.

Kolin, o olayda bölge halkıyla karşı karşıya gelmiş, halkın direnişi ile santral projesi askıya alınmıştı. Daha sonra yeri değiştirilen termik santral halen bitme aşamasında ve grubun en önem verdiği yatırımları arasında yer alıyor. Projenin yatırım tutarı 1,1 milyar dolar.

BÜTÜN TARTIŞMALI PROJELERDE VAR

Medyada görünmemeye özen gösteren Kolin Yönetim Kurulu Başkanı Naci Koloğlu, ilk ve tek söyleşisini aralık 2017’de Capital dergisine vermişti. Koloğlu, daha bir yıl önceki söyleşide yeni havaalanı İGA projesini övmüş, ortaklardan biri sıfatıyla projenin altyapı işlerini kontrol ettiğini açıklamıştı. Bu açıklamadan sadece 1 yıl sonra Kolin o projeden çekildi.

Kolin’in yer aldığı ve kamuoyunda tepkilere ve protestolara sebep olan projeler İGA ve Soma Termik Santrali’nden ibaret değil elbette. Sürekli fahiş geçiş ücretleriyle gündeme gelen Osmangazi Köprüsü’nün bağlantı yolu olan, Kuzey Marmara Otoyolu da Kolin’in ortağı olduğu mega projelerden.

Madencilik alanında da önemli işlere imza atan Kolin, Hekimhan Maden Sahası’nı da, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’ndan aldı. Kolin o bölgede, “Hekimhan Madencilik Siderit Kalsinasyon” tesisi kuruyor.

Naci Koloğlu’nun verdiği bilgilere Kolin Grup, sadece son beş yıldaki projelerden 770 milyon dolar ciro yapmış. Bunun içinde İGA ve Soma yok. Bu iki projeyle grubun cirosu 2 milyar dolara çıkıyor.

Naci Koloğlu mülakatında 5 yıl sonrası için 3 milyar dolar ciro hedefi koymuş. Şimdi İGA’nın devreden çıkmasıyla nasıl bir sonuç ortaya çıkacağı ise bilinmiyor.

Ankara’daki hızlı tren kazasının altından da Kolin çıkmıştı.

HIZLI TREN KAZASININ MEYDANA GELDİĞİ HATTI CLK ÜÇLÜSÜ İNŞA ETTİ

Kolin’in yine önemli yatırımlarından biri de Ankara Hızlı Tren Garı inşası ve işletmesi. Bu projeyi, yine ayrılmaz üçlü Cengiz-Limak-Kolin (CLK) aldı ve 19 yıl 7 aylık bir işletme hakkı kazandı. Ankara Hızlı Tren Garı projesi aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın (TCDD) ilk yap–işlet–devret projesiydi.

Bilindiği gibi bu hat, hizmete açıldıktan kısa süre sonra bir tren kazasıyla gündeme geldi. 13 Aralık 2018’deki kazada 9 kişi ölmüş, 92 kişi yaralanmıştı. Kazadan sonra hatta sinyalizasyon bulunmadığı ortaya çıkmıştı.

Kolin inşaatın internet sitesinde projeye dair verilen bilgiler arasında “sinyalizasyon işlerini de kapsamaktadır” bilgisi yer alıyor. Sinyalizasyon sistemi tamamlanmadan sefere başlayan Başkentray’ın 12 Nisan 2018’de açılışında, dönemin Başbakanı Binali Yıldırım “Ulaştırma Bakanı başta olmak üzere tüm ekibe teşekkür ediyorum. Yüklenici firma Kolin İnşaat’a da teşekkür ediyorum. Mucize sürede bitirdiler.” demişti.

ATV–SABAH İHALESİNDE DE KOLİN VARDI

Kolin Grubu’nun “tartışmalı” ihaleleri arasında elbette ilk ve en çarpıcı olanı Sabah – Atv’nin bünyesinde bulunduğu, Turkuvaz Medya Grup’un satın alınma süreciydi. Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla grubu Ahmet Çalık’tan almak için para toplayan iş adamlarından.

Mahşerin üç atlısından Mehmet Cengiz’in medya grubunu almak için topladığı 630 milyon dolar paraya, Celal Koloğlu’nun, Nihat Özdemir’le beraber 100 milyon dolar katkı yaptığı daha sonra sosyal medyaya düşen sen kayıtlarında yansımıştı. Grubu almak için Zirve AŞ’yi kuran isimse Kalyon Grubu’nun sahibi Cemal Kalyoncu’ydu.

CLK’NIN ORTAK OLDUĞU PROJELER

Mahşerin üç atlısı Cengiz-Limak-Kolin’in ortak olduğu projeler

  • Bedaş-İstanbul Avrupa Yakası Boğaziçi Dağıtım Şirketi özelleştirmesi, (Kolin bu projeden ayrıldı)
  • Akdeniz Elektrik dağıtımı özelleştirmesi
  • Bursa Uludağ Elektrik dağıtımı özelleştirmesi
  • Sivas-Tokat-Yozgat (Çamlıbel) elektrik dağıtımı özelleştirmesi
  • Yusufeli Barajı
  • Ankara Hızlı Tren Garı Projesi
  • İGA İstanbul Grand Airport İşletmesi (Kolin bu projeden ayrıldı)

Kazanın olduğu sinyalizasyonsuz yolun müteahhidi Sabah’ın patronu

BOLD ÖZEL

Burdur E Tipi Cezaevinde 22 koronavirüs vakası

Cezaevlerinde koronavirüslü hasta sayısı artıyor. Bugün Kahramanmaraş ve Burdur cezaevlerinde toplam 49 kişinin testi pozitif çıktı.

BOLD ÖZEL – Kahramanmaraş Türkoğlu Cezaevinde koronavirüs teşhisi konulan 27 mahpustan sonra Burdur E Tipi Kapalı Cezaevinde de 22 kişi Kovid-19’a yakalandı. Burdur’da 30 kişilik B1-1 koğuşundaki 22 kişinin testinin pozitif çıktığı belirtiliyor.

“ETİM KEMİKTEN AYRILIYOR SANKİ, ÇOK AĞRIM VAR”

Sabah saatlerinde ailesiyle görüşen S.A “Koğuşta hepimiz hastayız. Geçen hafta başladı belirtiler. İki kişi revire çıkmak için dilekçe verdi. Aşırız halsizim. Böyle bir hastalık hayatımda görmedim, aşırı ağrım var. Etim kemikten ayrılıyor sanki.” dedi.

Konuyu gündeme getiren HPD Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu da kendisine ulaşan bir mahpus yakının mesajını Twitter hesabından paylaştı: “Babam Burdur E Tipi Kapalı Ceza Ve İnfaz Kurumunda Tutuklu olarak bulunmakta. Bugün öğrendiğimiz bilgiye göre cezaevinin B1-1 koğuşu tamamı ile covid olmuş durumda.”

30 kişiye sabah yapılan koronavirüs testi akşam saatlerinde belli oldu. Burdur E Tipi Kapalı Cezaevinde Kovid-19 teşhisi konulan mahpusların tekli hücrelere alınıp alınmadığı henüz bilinmiyor. Kahramanmaraş Türkoğlu Cezaevindeki mahpuslar ise tekli hücrelerde tutuluyor.

Cezaevinde yine koronavirüs alarmı: 27 mahpus hücrelere konuldu

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Adalet tiyatrosu: Sahnede yakalayıp cezaevine attılar!

Tiyatrocu Mustafa Salim, sahnede gösteri yaptığı sırada polisler tarafından gözaltına alındı. Hakime ifade vermeden tutuklanarak cezaevine atıldı. 3.5 ay sonra mahkemeye çıkan Salim, hiç savunma yapmadan tahliye oldu. Salim aylar sonra tekrar gözaltına alındığında ise sinema setindeydi.

BOLD ÖZEL – Derin Sahne Tiyatrosu’nun Silifke İlçe Emniyet Müdürlüğü için organize edilen  ‘Yarınlara Geç Kalmadan’ oyunu için sahneye çıkan Mustafa Salim, polisler tarafından önce alkışlandı. Sonra aynı polisler tarafından terör suçlaması ile gözaltına alındı. İfade vermek için Emniyete götürülen Mustafa Salim o anları “ Bir arkadaş çağırmış da çay içmeye gidiyormuşuz gibi oldu” sözleri ile anlattı.

SAVCI KIZINCA MAHKEME YERİNE DİREK CEZAEVİNE GÖNDERDİ

Terör örgütü üyesi iddiası ile ifadesi alınan Mustafa Salim gözaltındaki ilk gecesini nezarette geçirdi. Trajik bir güne uyandığını söyleyen Mustafa Salim hakim karşısına bile çıkarılmadan demir parmaklıkların ardına gönderildi. Hiç görmediği hakimin tutuklama kararı ise günler sonra cezaevine gönderildi.

İfadesinde savcı, Salim’e Hizmet Hareketi’ne yakınlığı ile bilinen Canik Başarı Üniversitesine neden gittiğini sordu. Yüzde 100 burs kazandığını belirten Salim, kendini “Savcı Bey! Okulun açılışına zamanın Cumhurbaşkanı, Başbakanı geldi. Ben bu insanlara güvenmeyeceksem kime güveneceğim bu devlette” sözleri ile savundu. Bu sözlerine savcının çok sinirlendiğini anlatan Salim şöyle devam etti:

“Savcı ters ters baktı. İçtiği sigarayı yüzüme üfledi. ‘Sayın savcım kayda değer bana bir şey sorun. Yoksa ben gitmek istiyorum’ deyince vurdu masaya elini. ‘Sen kimsin? Ben savcıyım burada. Çık dışarı! Alın bunu buradan!’ dedi.”

HAKİMİ SONUNDA GÖRDÜ AMA SAVUNMA YAPMASINA İZİN VERİLMEDİ

Mustafa Salim’in cezaevine girmesi gibi tahliye olması da bir hukuk garabetiydi. 3.5 ay sonra tek sayfalık bir iddianame ile bu kez hakim karşısına çıkabildi ama savunma yapmasına yine izin verilmedi. Hakim “Savunmaya gerek yok” diyerek 6 yıl 3 ay ceza verdi. Ardından tahliye etti.

SİNEMA SETİNDE İKİNCİ KEZ GÖZALTINA ALINDI

Mustafa Salim, yarım kalan oyunculuk hayalini tamamlamak için kararlıydı. Kısa film yarışması için Kayseri’ye gitti. Polisler bir kez daha gözaltına aldı. Bu kez sinema filmi yarım kaldı. Sorgusunun ardından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan Salim, hakim ile olan diyaloğunu hayatı boyunca unutamayacağını söyledi. İkinci seferde, telefon görüşmesindeki ifadeleri için gözaltına alındığını belirten Salim “Tahliye olduktan sonra telefonumu dinlemişler. Silifke’deyken bir arkadaşın iddianamesinde suç gerekçesi Kuran-ı Kerim öğreticisi yazıyordu. Telefonda konuşurken bunu bir arkadaşıma söylediğim için beni çağırmışlar. Hakim, ‘Sen ne demek istiyorsun. O zaman bütün imamlar suçlu mu’ diye sordu” cümleleriyle ifade anısını anlattı.

Mustafa Salim ilk davasından 6 yıl 3 ay hapis cezası aldı. İkinci davası ise devam ediyor.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Yüzde 60 engelli Bilal Danış’ı cezaevinde esir tutuyorlar

Cezaevinde iki kez mide kanaması geçiren, 15 gün önce de koronavirüs teşhisi konulan yüzde 60 engelli Bilal Danış’ın cezaevinde yatması gereken süre dolduğu halde tahliye edilmiyor.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Türkiye cezaevlerinde tahliye hakkı doğduğu halde serbest bırakılmayan birçok mahpus var. 5275 Sayılı Ceza İnfaz Kanunu’nda yapılan son düzenlemeye göre engelli tutuklular cezasının son 3 yılını, diğerleri ise son bir yılını dışarıda geçirmesi gerekiyor.

Cemaat soruşturmaları kapsamında 20 Kasım 2016’da gözaltına alınıp bir gün sonra tutuklanan yüzde 60 engelli Bilal Danış, Bank Asya hesabı, kapatılan bir etüt merkezinde sigortasının olması ve içeriği olmayan mesajlaşma programı Bylock kullandığı gerekçesiyle 9 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.

4 yıldır İzmir Şakran 2 No’lu T Tipi Cezaevinde tutuklu olan Danış’ın cezaevinde kalması gereken süre 20 Kasım 2020’de doldu. Son 3 yılını dışarıda geçirebilmek için dilekçe yazıp cezaevi yönetimine veren Danış’a hala bir cevap verilmedi.

Geçen yıl ekim ayında iki kez üst üste mide kanaması geçiren Bilal Danış, bir kolunu 2010 yılında meydana gelen bir trafik kazasında kaybettiği için hapse girdiğinden bu yana sağlık sorunları yaşıyor. İki kez mide kanaması geçiren, bağırsaklarında da sürekli sancısı ve kanaması olan Danış’ın tedavisi salgın nedeniyle aksadı. İki aydır sağlık kurulu raporu için hastaneye gidip gelen Danış, 13 Kasım 2020’de tek başına kaldığı karantina hücresinde koronavirüse yakalandı.

“BÜTÜN İŞLERİNİ TEK KOLUYLA YAPMAYA ÇALIŞIYOR”

Cezaevi kampüsünün içindeki hastanede tedavi gören 30 yaşındaki Danış, 8 gün sonra tekrar hapse gönderildi. Şu anda yine tek kişilik koğuşta yaşıyor ve bütün işlerini tek koluyla yapmaya çalışıyor.

Bold Medya’ya konuşan annesi Mukadder Danış, “Tek koluyla bulaşığını, çamaşırını, her şeyini kendisi halletmeye çalışıyor. Geçen cuma görüşe gittik. Eline eldiven geçirmişti. Nasıl yaptın dedim, dişimle dedi. Koğuştayken arkadaşları yardımcı oluyordu. Kantinden aldığı paketleri de dişiyle açıyor. Acaba o yüzden mi virüs kaptı?” dedi.

“KOĞUŞ ARKADAŞLARI İLTİHABI BOŞALTTI”

Oğlunun hapse girdiğinden beri çok çektiğini ifade eden Danış,  “İlk dönemde yerde yatıyordu. Yatağını tuvalet kapısının önüne koymuşlar. Birinin ayağı kayınca oğlumun kırık koluna basabilmiş, kaç zaman onun ağrısını çekti. Sırtında, omurilik üzerinde çıban çıktı. Günlerce onunla uğraştık. En sonunda koğuştaki arkadaşları iğnenin ucuyla iltihabı boşalttılar. Hangi zamandayız? Nelere mecbur kalıyoruz” ifadelerini kullandı.

1990 doğumlu Bilal Danış, Ege Üniversitesi Tarih Bölümü’ne devam ederken 2010 yılında geçirdiği trafik kazasında sol kolunu kaybetti. Yüzde 60 engellilik raporu verilen Danış, İzmir Sağlık Müdürlüğünde çalışırken tutuklandı. Danış, hem hakkı olduğu halde tahliye edilmeyerek hem de engelli olmasına, koronavirüse yakalanmasına ve farklı sağlık sorunları yaşamasına rağmen cezaevinde tutularak hak ihlaline uğruyor.

Hasta tutuklu Bilal Danış cezaevinde koronavirüs kaptı

Yüzde 60 engelli hasta tutuklu iki kez mide kanaması geçirdi

Okumaya devam et

Popular