Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Kaymakam Safitürk’ün öldürülmesinde savcının baskıyla ifade aldığı görüntüler

Savcı, işkence gördüğü anlaşılan Devran Aslan’a önce söyleyeceklerini anlatıyor, sonra avukat geliyor. Avukatın yanında anlattığı ifadeleri de müdahale ederek düzeltiyor.

BOLD – Derik Kaymakamı Muhammed Fatih Safitürk’ün öldürülmesine ilişkin açılan davada yargılanan Devran Aslan’ın savcılık ifadesinin görüntüleri ortaya çıktı. Savcının, elinde kanlı peçeteyle ifade veren Aslan’a sık sık müdahale ettiği görülüyor. Kaymakam Safitürk’ün abisi, olayın içinde devletin ve Emniyet görevlilerinin olduğunu iddia etmişti.

Mardin’in Derik Belediyesi’ne kayyum olarak atanan İlçe Kaymakamı Muhammed Fatih Safitürk, 10 Kasım 2016 tarihinde makamına konulan bombanın patlaması sonucu hayatını kaybetmiş, sonrasında olaya ilişkin gözaltına alınan 71 kişiden 15’i tutuklanmıştı. Tutuklular hakkında açılan dava da geçtiğimiz yıl Mardin 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından karara bağlanmıştı.

14 kişi hakkında beraat kararı veren mahkeme, dönemin Kaymakamlık Yazı İşleri Şefi Şerif Mesutoğlu hakkında, 2 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 18 yıl hapis cezası vermişti. Yerel mahkemenin verdiği kararı bozan Gaziantep Bölge İstinaf Mahkemesi ise, haklarında “Devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak”, “Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürmek”, “Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürmeye teşebbüs etmek” ve “Patlayıcı madde bulundurmak” suçlarından beraat kararı verilen Devran Aslan, Fikret Baği, Tahsin Erdaş, Vedat Erol, Nursel Eser, Zuhal Dalçin, Zinet Erdaş ve Mehmet Deniz’in yeniden yargılanmasına karar kılmıştı.

(Kaymakam Muhammet Fatih Safitürk)

131 GÜNDÜR AÇLIK GREVİNDE

Söz konusu karar sonrası Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3’üncü Ceza Dairesi’nde yeniden başlayan dava duruşmasının ilki 11 Temmuz günü görüldü. Kararın çıkmadığı duruşma 21 Kasım’a ertelendi. İstinaf Mahkemesi tarafından cezası “hukuka uygun” bulunan Şerif Mesutoğlu ise, 24 Haziran’dan bu yana (131’inci gün) “adil yargılanma talebi” ile açlık grevi eyleminde.

SAVCILIK GÖRÜNTÜLERİNDE KANLI PEÇETE

Hakkında yeniden yargılanma kararı verilen ve daha önceki duruşmalarda “İfadem savcının gözleri önünde kafama silah dayanarak alındı” diyen Devran Aslan’ın savcılıktaki ifade görüntüleri ortaya çıktı. 50 dakika 38 saniye süren görüntülerde, Aslan’ın ifade işlemi öncesi darp edildiği ve elinde bulunan kanlı bir peçete dikkat çekiyor. Yine Aslan’ın avukatı belli bir süre sonra görüntülere yansıyor. Görüntülerde, ifadeyi alan savcı S.Ö.’ün daha önce avukatı olmadan görüşme aldığını söylediği Aslan’a kimi uyarılarda bulunduğu görülüyor.

‘AVUKAT HUZURUNDA TEKRAR SÖYLE’

Savcının, “iyi düşün” şeklinde tembihlediği Aslan, önce burnunu sonra da başını işaret ederek, “Bu aralar burnum kanadı. Dengem yerinde değil” diyor.

Görüntülerin giriş kısmında savcı, “Bak şimdi, emniyetten arkadaşlar geldi bazı şeyler anlatmak istediğini söyledi. Şimdi olayı seninle baş başa bir görüştük. Eyvallah. Ama şimdi bize avukat huzurunda bazı şeyleri söylemen lazım. Bunlar senin ilk beyanların. Tamam mı? Ayrıntılı olarak beyanlarını daha sonra alacağım. Ama bana anlattıklarını avukatının huzurunda hiçbir baskı altında olmadan bize anlatmanı istiyoruz” ifadelerini kullanıyor.

Görüntülerin devamında Aslan’dan olayı anlatmasını isteyen savcı, “Şimdi kargo meselesinden önceki toplantıyı anlat bana. Toplantıdan başlayarak, patlama anına kadar yaşanan süreci aklında kalanları” diyor. Tam bu sırada Aslan, “Kargoya da gidelim mi sayın savcım” diye soruyor. Savcı da bunun üzerine, “Sen ilk önce toplantıdan başla, kargo alınması, yerleştirilmesi, patlatılması anına kadar ki süreci anlat” diye tembihliyor.

Safitürk’ün cenazesinde eşi ve çocuğu vedalaşırken görülüyor.

‘ÖNEMLİ DEĞİL İFADEDE GEÇSİN’

Söz konusu diyalogun ardından Aslan’ın avukatlığını yapan kişi görüntülerde beliriyor. Savcı, Aslan’dan olayı anlatmaya başlamasını istiyor. Konuşmaya başlayan Aslan’ın yer yer tarih, isim ve olayın nasıl yaşandığını karıştırması dikkat çekiyor. Aslan’ın “Sonra kargo gününe geldik” demesiyle araya giren savcı, “Kargo gününe gelme” diye müdahalede bulunuyor. Bu sırada savcının içeri giren başka biriyle “İstanbul ile temasa geçin. Önemli değil, ifadede geçsin cümleler” ifadesini kullandığı duyuluyor.

Aslan’ın, ifadesinin devamında bahsi geçen kargoyu almaya gitmesi üzerine konuşması üzerine savcı bir kez daha araya girerek, “Yani sen kargonun bomba olduğunu bile bile gittin” diye soruyor. Soruya “Evet” cevabı veren Aslan, devamında şu an tutuklu olan dönemin Kaymakamlık Yazı İşleri Müdürü Şerif Mesutoğlu üzerine ifade vermeye başlıyor.

‘UNUTTUM, BİR KERE SÖYLEDİM’

Aslan, 7 Kasım 2016’da Kaymakam Safitürk’ün binada olduğunu söylüyor. Bunun üzerine bir kez daha müdahale bulunan savcı, Safitürk’ün o gün Ankara’da olduğunu ve binada olamayacağını belirterek, daha önce yazılan ifadeyi okumaya başlıyor. Aslan da, “Evet onu söylediler” diye cevap vererek, “Şef çıktı odadan, şeyi aldı. Paketi. Odasına girdi” diye devam ediyor.

Savcı bu defa da, “Paket gelmedi daha. 7’sindeyiz daha” uyarısında bulunarak, “bombanın” rengini soruyor. Aslan ise, “Valla unuttum. Size bir kere söyledim sayın savcım” cevabı veriyor.

Kaymakam Safitürk’ün suikaste uğradığı makam odası.

BOMBALI KARGO DENİLEN ŞEY BARDAK ÇIKTI

Söz konusu görüntülerde kendisine daha önceden kimi bilgilerin ezberlettirildiği anlaşılan Aslan, yerel mahkemece yapılan duruşmalarda yaptığı savunmalarda birçok kez ifadelerinin zorla alındığını beyan etmişti. Aslan, ayrıca ifadesinin polislerce hazırlanarak, işkence ile kendisine kabul ettirildiğini söylemiş ve “İfadem savcının gözleri önünde kafama silah dayanarak alındı” iddiasında bulunmuştu.

Mahkeme ise, söz konusu ifadeleri Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) sisteminin kayıtta olması gerekçesiyle duruşma zaptına geçmemişti.

Öte yandan, görüntülerde Aslan’ın ifadesinde bahsini ettiği kargonun da, Kızılay Bölge Müdürlüğü’nden Şerif Mesutoğlu’na teşekkür için gönderilen kupa bardak olduğu ortaya çıkmıştı.

TANIĞIN İFADESİ DE YALAN

Yine, dosyanın “en önemli tanığı” olarak gösterilen ve tek kelime Türkçe bilmeyen zihinsel engelli Mehmet Ali Gezginci’nin de daha önce ifade görüntüleri ortaya çıkmıştı. Gezginci’nin, ifadesinde sadece sorulan sorulara “Ere-Na” şeklinde cevap verdiği, tercüman olarak sorgu odasında bulunan maskeli polisin Gezginci’nin ifadesini olayı anlatıyormuş şeklinde çevirdiği görüntülere yansımıştı. Gezginci’nin teşhis yaptığı anlara dair görüntülerde de tercümanlık yapan polisin yanlış çeviri yaptığı ortaya çıkmıştı.

Karanlık bir suikast: Kaymakam Safitürk

Gündem

Kadir Şeker’in kurtardığı kadın uyuşturucudan gözaltında

Konya’daki uyuşturucu operasyonunda çapıcı bir detay ortaya çıktı. Üniversiteye hazırlanan Kadir Şeker’in araya girdiği sevgili kavgasında Özgür Duran ölmüştü. Uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan şüphelinin ise Kadir Şeker’in kurtardığı Ayşe Dırla olduğu anlaşıldı.

BOLD – Konya Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Karatay’da durdurduğu bir araç içinde 900 gram eroin buldu. Polis, olayla ilgili olarak araçtaki iki şüpheliyi “uyuşturucu madde ticareti yapmak” suçundan gözaltına aldı.

Şüphelilerin adli makamlara sevki için işlem başlatılırken, şüpheli kadının Ayşe Dırla olduğu anlaşıldı. Ayşe Dırla ismini kamuoyu Kadir Şeker olayında duymuştu.

Üniversiteye hazırlanan Kadir Şeker, iddiaya göre, 5 Şubat’ta merkez Selçuklu ilçesi Kosova Mahallesi’ndeki bir parkta tartışma sesleri duydu. Tartışmada kadının şiddet gördüğünü düşünerek, çifti ayırmaya giden Kadir Şeker, Özgür Duran’ın sözlü ve fiziki müdahalesiyle karşılaştı.

Kadir Şeker’i bir süre kovalayan ve darbeden Özgür Duran, boğuşma sırasında aldığı bıçak darbesiyle hayatını kaybetti. Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada Şeker, “kasten öldürme” suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Okumaya devam et

Gündem

Kılıçdaroğlu’na yumruk davası: Öldürmek isteseydik çıkamazdı

Ankara Çubuk’ta CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik saldırının ilk duruşması görüldü. Kılıçdaroğlu’na yumruk atan Osman Sarıgün savunmasında, olayı hatırlamadığını söyledi. Sanık Vahit Delibaş ise, “Öldürmek isteseydik, zaten çıkamazdı” dedi.

BOLD – CHP lideri Kılıçdaroğlu’na saldırıyla ilgili 36 kişinin yargılandığı davanın ilk duruşması görülmeye başlandı. Duruşmaya Kılıçdaroğlu’na yumruk atan Osman Şiban’ın “Olayı hatırlamıyorum” savunması damga vurdu.

KILIÇDAROĞLU LİNÇTEN ZOR KURTULMUŞTU

Kemal Kılıçdaroğlu ve beraberindeki heyet, 21 Nisan 2019 tarihinde Sözleşmeli Er Yener Kırıkçı’nın Ankara Çubuk’taki cenaze töreninde saldırıya uğramıştı. Saldırıyla ilişkin dava Çubuk 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başladı. Hazırlanan iddianamede 6’sı kadın 36 sanık hakkında 1 yıl 8 ay 15 gün ile 28 yıl 10 ay arasında değişen hapis cezası isteniyor.

ÖNCE HATIRLAMADI SONRA ÖZÜR DİLEDİ

Kılıçdaroğlu’na yumruk atan Osman Sarıgün’ün savunmasında hakkındaki iddiaları reddederek, emniyette verdiği ifadesinin geçerli olduğunu söyledi. Sarıgün, hakimin “Olay nasıl oldu, anlat” sözüne “Unuttum, çok zaman geçti” diye yanıt verdi. Hakim, Sarıgün’ün emniyetteki ifadesini okudu. Bunun üzerine Sarıgün “Olaydan dolayı pişmanım, Kemal Kılıçdaroğlu’ndan özür diliyorum” beyanını tekrarladı.

Sarıgün, olayın ardından verdiği ifadesinde ise “Yumruğum Kemal Kılıçdaroğlu’na denk gelmiş. Ben, olay sırasında Kılıçdaroğlu’nu tam olarak görmedim. Kılıçdaroğlu’na küfür ya da hakaret etmedim” demişti.

KILIÇDAROĞLU’NUN AVUKATI ÇELİK: ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS VAR

Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik ise Sarıgün’ün suçtan kurtulmaya yönelik savunma yaptığını kaydederek, Sarıgün’ün adam öldürmeye teşebbüsten yargılanması gerektiğini belirtti. Şehidin ölümünden sorumlu olarak Kılıçdaroğlu’nu göstermesine ise ‘iftira’ suçunu işlediğini de açıklayan Çelik, Sarıgün’ün olay günü attığı sloganların da suç işlemeye tahrik olduğunu vurguladı ve ek savunma alınmasını istedi.

“DEĞNEK KÖPEKLERDEN KORUNMAK İÇİNDİ”

Sanık Vahit Delibaş, elindeki sopa ile Kılıçdaroğlu’nun sığındığı eve doğru hamle yapmasıyla ilgili “Benim köyüm ile olay yerindeki köy arası 3,5 km. Oraya gidip gelen herkes kendini korumak için eline değnek alır. Köpeklerden kendimi korumak için değnek elimdeydi” diyerek, kendini savundu. Delibaş, “PKK çık dışarı” diye slogan attığını ise kabul etti.

Avukat Çelik “Birçok sanık tarafından ‘Yakın’ diye bağırıldığı ortamda, sanığın sopa ile eve girmeye yönelik hamle yaptığı değerlendirildiğinde sanığın suçunun adam öldürmeye teşebbüs ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik olduğu görülecektir” dedi. Bu sözler üzerine sanık Delibaş, “Bizim öyle bir şeyimiz olsaydı, orada zaten öldürülürdü. Kışkırtmaya geldik. O anki kalabalığın yapmış olduğu bir iş. Gelme denilmesine rağmen gelmiş. Bunu kahvehanede cenaze gömüldükten sonra söylendi, cenaze evine gelme denmiş. O da çıkmış gelmiş. Kılıçdaroğlu’nu öldürmek isteseydik, zaten çıkamazdı. O kadar kalabalık vardı.” dedi.

‘ŞUURUM KAYMIŞTI’

Sanık Ayhan Onbaşı ise “Cenaze merasiminin sonrasında Kılıçdaroğlu’nun sığındığı evin etrafında mıydın?” sorusuna “Yoktum, şuurum kaymıştı. Köyde 3’üncü şehit” dedi.

CHP’li yetkililerin takip ettiği duruşma geniş güvenlik önlemleri altında yapıldı. Diğer yandan gazeteciler ilk önce duruşmanın yapılacağı salona alınmadı. Gazeteciler ancak mahkeme başkanı ile yapılan görüşmelerin ardından duruşmayı takip edebildi.

Okumaya devam et

Gündem

TTB: Kovid-19 üniteleri dolu, özel hastaneler vatandaşın hizmetine sunulmalı

Türk Tabipler Birliği (TTB) Sağlık Bakanlığı’na acil çağrıda bulunarak özel ve vakıf hastanelerinin Kovid-19 tedavisi için vatandaşların hizmetine sunulmasını istedi. TTB açıklamasında yoğun bakımların dolması sebebiyle kamu hastanelerinin çoğuna Kovid-19 hastası kabul edilemediğini belirtti.

BOLD – Türk Tabipler Birliği, Kovid-19 servisleri ve yoğun bakım ünitelerinin çoğunda yüzde 100 doluluk yaşandığını açıkladı. Türkiye’de birçok hastanede Kovid-19 tedavi ünitelerinin tamamının ya da tamamına yakınının dolu olduğunu belirten TTB, özel ve vakıf hastanelerinin de vatandaşın hizmetine sunulmasını istedi.

TTB: HASTANELER HASTA KABUL ETMİYOR

Açıklamada başta İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa, Kocaeli, Adana olmak üzere birçok şehirde problem yaşandığı belirtilirken “Durumun her geçen gün daha da kaygı verici boyuta ulaştığı ve aylar öncesinde uyardığımız tsunaminin yaşandığını biliyoruz.  Sağlık Bakanlığı ise pandeminin başından itibaren yoğun bakım yatak doluluk oranının düşük olduğunu ve yatak sayılarının yeterli olduğunu belirterek, pembe bir tablo çizmeye devam ediyor. Ülkemizde mevcut yoğun bakım yatak doluluk oranı %54,7, erişkin yoğun bakım doluluk oranı ise %71,3 olarak açıklanmasına rağmen bu rakamlar sadece COVID-19 hastaları değil, diğer tüm hastalar açısından da değerlendirildiğinde bizlere sahadan ulaşan veriler ile çelişmektedir.” denildi.

TTB hastanelerdeki durumu ise “Birçok kamu hastanesinde yoğun bakım yatakları tamamen doludur. Hastalar bazen günlerce acil servislerde yoğun bakım yatağı beklemektedir. Bir hasta vefat ettiğinde ya da iyileşip servise alındığında ancak yer açılmakta ve yerine hasta yatırılabilmektedir. Hastane kapasiteleri dolu olduğu için hastaneler arası nakiller de yapıl(a)mamaktadır. 112 merkezleri sürekli boş yatak aramakta, ancak boş yer bulmakta zorluk çekmektedirler.” cümleleri ile anlattı.

SAĞLIK BAKANLIĞINA ACİL ÇAĞRI

Bu tabloya karşın özel hastanelerin birçoğunun COVID-19 hastası kabul etmediğini veya seçili hasta kabul ettiğini belirten TTB, Sağlık Bakanlığı’na acil çağrı yaptı. Tablonun daha da ağırlaşacağını ileri süren TTB, “Yoğun bakım verileri sağlık çalışanları ve toplum ile şeffaf bir şekilde paylaşılmalı COVID-19 hastalarına uygun, yeterli donanım ve sağlık çalışanına sahip erişkin ve çocuk yoğun bakım yatak sayısı kamu ve özel-vakıf hastaneleri için ayrı ayrı açıklanmalıdır.” dedi.

Açıklamada ayrıca “Sağlık Bakanlığı özel ve vakıf hastanelerinin olanaklarını kamu iradesi ile yurttaşların hizmetine sunmalıdır.” talebine yer verildi.

Türk Tabipler Birliği sağlık personeli eksikliğine de dikkat çekerek “KHK’larla haksız-hukuksuz biçimde işlerine son verilen sağlık emekçileri görevlerine iade edilmeli, göreve atanmayı bekleyen sağlık çalışanları da göreve başlatılmalıdır.” çağrısında bulundu.

Okumaya devam et

Popular