Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Selahattin Demirtaş: Daha cesur olmanın vakti çoktan geldi de geçiyor

Gara operasyonu sonrası kaleme aldığı yazısında AKP iktidarının işine gelmediği için barışa yanaşmadığını belirten Selahattin Demirtaş, barış yanlılarının aktif tutum alması gerektiğini söyledi.

BOLD – Edirne F Tipi Cezaevi’nde yaklaşık 4,5 yıldır tutuklu bulunan Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın ‘Barış’ temalı yeni yazısı Medyascope’da yayınlandı.

Cezaevinde kaleme aldığı yazısında ‘Barış ve birlikte yaşam dışında seçeneğimiz yok’ diyen Demirtaş Gara operasyonu için: “Yaşanan trajedi, barışın ne kadar önemli ve hayati olduğunu hepimize acı bir şekilde hatırlattı” ifadelerini kullandı.

ANALAR EVLATLARINI AĞAÇTAN TOPLAMIYOR

Oy kaygısı güden AKP iktidarının koltuk için yapmayacağı çılgınlığın olmadığını söyleyen Demirtaş: “Ancak siyaset kurumunun ve devletin, bu akıl tutulmasına tümden teslim olmaması gerekiyor. Bunca yıkımın ortasında, barış umutlarını diri tutacak samimi ve ciddi bir iradenin ortaya konulmasına ihtiyaç var. Analar, babalar evlatlarını ağaçtan toplamıyorlar. Türk’üyle, Kürt’üyle halen canımızdan can gidiyor, kahroluyoruz. Silahı ve şiddeti çözüm yöntemi olarak görmek yerine demokratik siyaseti esas almamız gerekir. Demokratik siyasetten vazgeçilemez. Sorumluluk sahibi siyasetçiler kesin ve kalıcı çözümün altyapısını, zaman kaybetmeden oluşturmak zorundadır” dedi.

BARIŞ İÇİN DAHA CESUR OLMANIN VAKTİ GELDİ

AKP’nin işine gelmediği için barış arayışında olmadığını belirten Demirtaş: “Durum böyledir diye ölümlere sessiz kalmak, ölümleri seyretmek de insanlığımızdan kaybettirir. Evlatlarımız için, acı çeken ana babalarımızın hatırı için, birlikte yaşam iradesinin daha fazla yara almaması için, demokratik ve barışçıl bir çözüme fırsat sağlayabilmek için muhalefete büyük bir sorumluluk düşüyor. Bugüne kadar ana muhalefetten tüm muhalefet partilerine değin çözüm için isabetli birçok açıklama yapıldı. Fakat bu açıklamalarla paralel olarak ne yazık ki somut adımlar atılamadı. Acılar, ölümler sür git devam mı edecek yoksa barış için herkes elini somut adımlar atarak taşın altına koyacak mı? Kanımca, barışımız için daha cesur olmanın zamanı çoktan geldi de geçiyor. Bu doğrultuda somut politikalar üretmek için daha fazla geç kalınmamalı. Barış yanlısı tüm çevreler gecikmeksizin bir araya gelerek ortak akılla siyasi bir çözüm projesi üretmeli ve bunu topluma açıklamalıdır” diye konuştu.

BARIŞ UMUDU BÜYÜTÜLMELİ

Demirtaş yazısını şöyle sürdürdü: “Türkiye, barışı iç dinamikleriyle sağlayabilecek yeterliliktedir. İktidar bunu yapmıyorsa bile, bugüne kadar açıklamalarıyla, yayınladıkları rapor ve bildirilerle barışı sağlamaya niyetleri olduğunu dillendiren muhalefet, somut adım ve politikalar üreterek de bunu yapabileceğini, silahların Türkiye’nin gündeminden tümden çıkarılabileceğini ve yönetimi seçimle devralır almaz çözüm projesini somut adımlarla hayata geçirebileceğini cesaretle ortaya koymalıdır. Barışı savunan tüm çevreler ve geniş toplum kesimleri de bu iradeyi sahiplenmeli, barış umudunu büyütmelidir.

HDP başta olmak üzere tüm demokrasi güçleri ülkenin iç barışı için daha fazla inisiyatif almalı ve toplumu bu kaostan, umutsuzluktan çıkaracak somut bir yol haritasını ortaya koymalıdır. HDP’nin bu konuda ciddi çabaları var ancak HDP yönetimi, siyaset biçimi ve dilini de bu amaçlara uygun şekilde düzenlemelidir. Böyle bir ortamda HDP’yi kapatmayı ve dokunulmazlıkları kaldırmayı tartışmanın barışa katkısı olmayacağı açıktır. Ucuz siyasi hesaplar uğruna bir kez daha bu hataya düşülmeyeceğini umuyorum.

Bizim de savunduğumuz ve ana muhalefetten tutun, meclis içindeki ve dışındaki muhalefet partilerine kadar birçok kesimin belirttiği gibi, barış ve birlikte yaşam dışında seçeneğimiz yoktur. Sorunlarımızı siyasetle, konuşarak çözmek zorundayız. Artık bu çatışmalar, bu savaş bitmelidir. Bunu da hiçbir dış baskı olmadan kendimiz başarmalıyız. Orta Doğu’ya yönelik dış müdahale ve hesapların önüne geçebilmenin yolu da içeride ve dışarıda Kürt halkıyla yeni bir stratejik birliği sağlamakla mümkün olur. Başarısız olmuş çözüm süreçlerinden yola çıkarak siyasi çözüm arayışlarından vazgeçmek doğru olmaz.”

KALICI BARIŞA VE ÇÖZÜME ODAKLANILMALI

Barışın demokrasi ve ekonomi ile doğrudan bağlantılı olduğuna vurgu yapan Demirtaş: “Orta Doğu’da dengeler her gün sarsılıp yer yerinden oynarken bizim Türkiye’de tabulara ve anlamsız korkulara dayalı siyasetle hiçbir soruna çözüm bulamayacağımızı artık kavramamız gerekiyor. Kini, öfkeyi, intikam duygularını büyütmeden, el ele vererek kalıcı barışa ve çözüme odaklanmak en doğrusudur. Kürt sorununu kavgayla değil, demokrasiyi büyüterek çözebileceğimizi bugüne kadar sayısız açıklamayla dile getiren HDP dahil olmak üzere tüm muhalefet, bunu artık somut adımlarla tüm dünyaya göstermekle sorumludur.

Bunun için daha fazla acının yaşanmasını beklemeyelim. Herkes bulunduğu yerden samimiyetle destek olur, bu yangına bir damla su taşırsa her türlü zorluğun üstesinden beraberce gelebiliriz. Unutmayalım ki demokrasi, ekonomi ve barış konuları birbiriyle doğrudan bağlantılıdır ve birlikte ele alınmalıdır. Muhalefet de bunu çeşitli zamanlarda açıklamalarıyla vurgulamakta ama maalesef bununla paralel somut politikalar oluşturmada aynı istikrar görülmemektedir. Bu konuda, HDP dahil tüm muhalefetin somut adımlar atması zorunluluk haline gelmiştir.”

BARIŞ YANLILARI AKTİF TUTUM ALMALI

Barış yanlılarının aktif tutum alması gerektiğini aktaran Demirtaş: “Her türlü spekülasyonun önüne geçmek için şunu da açıklıkla ifade etmem gerekir ki, ben bugün için yeni bir çözüm sürecinden söz etmiyorum. Öncelikle, siyasette yeni bir çözüm anlayışı ile dilinin geliştirilmesi ve somutlaştırılması gerektiğine dikkat çekmek istiyorum. Bunu hep birlikte sağlayabilirsek emin olun gerisi çok da zor değil!

Meseleyi “kınama, mesafe koyma” kısır tartışmasının ötesine taşıyarak şiddeti ve silahı tamamıyla sonlandıracak güçlü bir inisiyatif için herkese ve hepimize sorumluluk düşüyor.

Yazımın başında belirttiğim gibi, silahı ve şiddeti çözüm yöntemi olarak görmek yerine demokratik siyaseti esas almamız gerekir. Bu zaten evrensel demokratik standartlarda şiddete karşı konulmuş mesafedir. Gittikçe ağırlaşan yoksulluğun, pandemi nedeniyle hayatımızı kısıtlayan sağlık sorunlarının ve derinleşmiş kutuplaşmanın ortasında barışı konuşmanın bile kolay olamadığının farkındayım. Fakat can yakıcı meselelerimizi de konuşmadan hiçbir sorunumuza kalıcı çözüm bulamayız. Bu nedenle her şeye rağmen artık barış umutlarını büyütme zamanıdır. Biz barış isteyenler, buna hazırız” ifadelerini kullandı.

Numan Kurtulmuş kimdir: Firavunlaştığını söylediği Tayyip Erdoğan’ın yerine mi geçecek?

Politika

Feyzioğlu’ndan Erdoğan’a övgü: Tayyip bey plastik değil gerçekten gülümsüyor

Çoklu baro yasasıyla koltuğunu garantiye alan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Fevzioğlu, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı öve öve bitiremedi. Danıştay töreninde kendisine “Yalan söylüyorsun edepsizlik yapıyorsun” tepkisi veren Erdoğan’la ilgili, “Tayyip bey gerçek bir insan. Plastik değil. Gerçekten öfkeleniyor, gerçekten gülümsüyor” dedi.

BOLD – TBB Başkanı Feyzioğlu’nun AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sevgisinin sınırları her geçen gün genişliyor. Erdoğan’ın açıkladığı ve kamuoyu tarafından eleştirilen hukuk reformunu “Yıldızlara çıkacağız” sözleriyle destekleyen Feyzioğlu, katıldığı bir programda Erdoğan’a “Tayyip bey gerçek bir insan” dedi.

Feyzioğlu, “Tayyip bey gerçek bir insan. Plastik değil. Bir siyasetçi tipi vardır. Öfkesi sevgisi duygulanması hep rol icabıdır. Tayyip bey gerçekten öfkeleniyor, gerçekten gözleri doluyor. Gerçekten gülüyor gülümsüyor. Bence çok önemli bir özellik bu siyasetçi için” ifadelerini kullandı. Feyzioğlu’nun sözleri üzerine sosyal medyada “Burhan Kuzu’nun veliahtı” yorumu yapıldı.

CUMHURBAŞKANI GÜL SAKİNLEŞTİREMEMİŞTİ

11 Mayıs 2014 tarihinde Danıştay’ın kuruluş yıldönümünde konuşan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun sözlerine sinirlenen Erdoğan, “Yalan söylüyorsun edepsizlik yapıyorsun” diyerek koltuğundan kalktı. Erdoğan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün kolundan tutup sakinleştirme çabalarına rağmen salonu terk etmişti. O günden sonra Feyzioğlu, Erdoğan’ın politikalarını desteklemeye başladı.

Sedat Peker’i öven TRT spikeri Ersoy Dede’nin zor anları

Okumaya devam et

Analiz

Davutoğlu’nun danışmanlığına getirilen ‘balıkçı’ İlhami Işık kimdir?

Geçmiş dönemlerde devletle PKK arasında arabuluculuk yapan gazeteci İlhami Işık, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun danışmanı oldu. Suriye’de PKK’nın uzantısı PYD’yi yakından takip eden İlhami Işık kimdir?

BOLD ANALİZ – ‘Balıkçı’ kod adıyla devletle 1990’larda görüşmeler yapan Işık, AKP’nin başlattığı çözüm sürecinde de ön plana çıktı. PKK’yı yakından takip eden gazeteci Işık, 8 yıl aradan sonra Abdullah Öcalan’ın avukatlarıyla görüşmesine izin verilmesinin yeni bir döneme işaret ettiğini açıklamıştı.

1980’DE ÖCALAN İLE TANIŞTI

Balıkçının Feneri isimli bir kitabı bulunan Işık, 1959 Batman doğumludur. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni henüz 1. sınıftayken terk etti. Işık, 1980 darbesi öncesi İlerici Gençlik Derneği’nin Doğu ve Güneydoğu sorumlusu oldu ve PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile tanıştı.

ÖZEL DÖNEMİNDE PKK İLE TEMAS KURDU

1990’larda Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın başlattığı PKK ile temaslarda görev aldığını saklamayan Işık, “Arabuluculuk dönemim devletin şiddetle problemi çözemeyeceğinin anlaşıldığı 24 Aralık 1995 seçim sonuçlarının ortaya çıkardığı tablo sonucu başladı. Devlet, Kürt meselesini şiddetle çözüleceğine o kadar kendisini inandırmıştı ki seçim sonuçları bunun tam tersini doğurdu. Bu tablo devlette bir anlayış değişikliği getirdi. Bugün itibariyle benim arabuluculuk yapmamın bir önemi kalmadı.” açıklaması yapmıştı.

SAADET PARTİSİ’NDEN BAŞKAN ADAYI OLMUŞTU

Çeşitli dergiler ve gazetelerde yazıları yayımlanan Işık, uzun süre tekstil sektöründe faaliyet gösterdi. Siyaset ile de yakından ilgili olan İlhami Işık’ın ismi kamuoyu tarafından “Çözüm Süreci”nde duyuldu. Işık, son yerel seçimlerde Saadet Partisinin Batman belediye başkan adayı olmuştu.

Sedat Peker’i öven TRT spikeri Ersoy Dede’nin zor anları

Okumaya devam et

Politika

“128 milyar dolar nerede?” afişine Erdoğan’a hakaretten soruşturma

Damat Berat Albayrak’ın Hazine ve Maliye Bakanlığı döneminde Merkez Bankası’ndan buharlaşan 128 milyar doları soran CHP’nin afişleri toplatıldı. Mudanya’da CHP ilçe teşkilatının “128 milyar dolar nerede?” yazılı afişler hakkında ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ soruşturması başlatıldı.

BOLD – Bursa’nın Mudanya ilçesinde reklam panolarına verilen ‘128 milyar dolar nerede?’ ilanlarına ilişkin “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla res’en soruşturma başlatıldı. Afişler güvenlik güçleri tarafından kaldırıldı.

SARAY SİLÜETİ HAKARET SAYILDI

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada, Mudanya Belediyesi’ne ait reklam panolarındaki ilan sebebiyle Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla resen soruşturma başlatıldığı belirtildi. Açıklamada, gerekli işlemleri başsavcılıkça sürdürüldüğü kaydedildi. Bursa Valiliğince yapılan açıklamada da, “Mudanya Belediyesine ait 6 reklam panosuna asılan ‘128 milyar dolar nerede’ ve ‘CHP’ yazısı ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi silueti bulunan afişlere Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığının el konulması talimatı üzerine, söz konusu afişler güvenlik güçleri marifetiyle kaldırılmıştır” ifadesi kullanıldı.

KILIÇADAROĞLU 128 MİLYAR DOLARI SURDU

Afişlerin kaldırılması sonrası sosyal medyada ‘128 milyar dolar nerede’  başlığıyla 100 bine yakın twit atıldı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Twitter hesabından “128 milyar dolar nerede?” ifadelerinin yer aldığı bir paylaşım yaptı. CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı da ‘128 milyar dolar nerede?’ sorusunun sorulduğu afişlerin kaldırılmasına tepki gösterdi. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Salıcı, “CHP Mudanya İlçe Başkanlığımızın yaptırdığı billboardlar gece operasyonuyla söküldü! Vatandaşın görmesini istemediğiniz soruyu en yüksek sesle sormaya devam edeceğiz. #128MilyarDolarNerede?” dedi. Kısa sürede Twitter’de Türkiye gündemine giren “128 Milyar dolar nerede?” başlığıyla 100 bine yakın mesaj paylaşıldı.

Gözaltındaki amiral Sadi Ünsal’ın eşi: Olayı işkenceye çevirdiler ölmelerini mi istiyorlar?

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0